HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.
Ne mutlu RAB'be güvenen insana! Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana. Ya RAB, Tanrım, Harikaların, düşüncelerin ne çoktur bizim için. Sana eş koşulmaz! Duyurmak, anlatmak istesem yaptıklarını, saymakla bitmez. (Mezmur 40:4-5)
İBRAHİM'İN İMANI
RAB Avram'a (Yüce Baba), ülkeni, halkını, babanın evini bırak, sana ün kazandıracağım. Bereket kaynağı olacaksın. Seni kutsayanları kutsayacağım. Seni lanetleyeni lanetleyeceğim. Yeryüzündeki halkların hepsi Senin aracılığınla kutsanacak.
Bundan sonra, RAB bir görümde Avram'a şöyle seslendi: Korkma, Avram. Senin kalkanın benim. Ödülün çok büyük olacak. Avram, Ya RAB, bana ne vereceksin, dedi. Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezer'e kalacak. Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir hizmetkâr mirasçım olacak. RAB yine Avram'a seslendi: O senin mirasçın olmayacak, öz çocuğun mirasçın olacak. RAB Avram'ı dışarı çıkararak, göğe bak, dedi. Yıldızları sayabilir misin? İşte, soyun onlar kadar çok olacak. Avram RAB'be inandı. RAB bunu ona doğruluk saydı.
Avram (Yüce Baba) doksan dokuz yaşındayken RAB ona görünerek: Ben Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'yım, dedi. Benim yolumda yürü, kusursuz ol. Seninle yaptığım antlaşmayı sürdürecek, soyunu alabildiğine çoğaltacağım. Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı, seninle yaptığım antlaşma şudur, dedi. Birçok ulusun babası olacaksın. Artık adın Avram değil, İbrahim (Avraham; Çokların Babası) olacak. Çünkü seni birçok ulusun babası yapacağım. Seni çok verimli kılacağım. Soyundan uluslar doğacak, krallar çıkacak. (Yaratılış 12:1-3; 15:1-6; 17:1-6)
MUSA'NIN YASASI
Tanrınız RAB'bi unutmamaya dikkat edin. Bugün size bildirdiğim buyruklarını, ilkelerini, kurallarını savsaklamayın. Yiyip doyduğunuzda, güzel evler yapıp yerleştiğinizde, sığırlarınız, davarlarınız çoğaldığında, altınınız, gümüşünüz ve her şeyiniz arttığında, böbürlenmemeye ve sizi Mısır'dan, köle olduğunuz ülkeden çıkaran Tanrınız RAB'bi unutmamaya dikkat edin.
RAB o büyük ve korkunç çölde, zehirli yılanlarla, akreplerle dolu o kurak, susuz toprakta sizi yürüttü. Size sert kayadan su çıkardı. Atalarınızın bilmediği man ile sizi çölde doyurdu. Sizi sıkıntıya soktu, sınadı. Öyle ki, sonunda üzerinize iyilik gelsin. Bu serveti toplayan kendi yeteneğimiz, güçlü elimizdir, diye düşünebilirsiniz. Ancak bu serveti toplama yeteneğini size verenin Tanrınız RAB olduğunu anımsayın. Atalarınıza ant içerek yaptığı antlaşmayı yerine getirmek amacıyla bugün de bunu yapıyor. Tanrınız RAB'bi unutur, başka ilahların ardınca giderseniz, onlara tapar, önlerinde yere kapanırsanız, bugün size açıkça belirtirim ki, tamamen yok olacaksınız. Tanrınız RAB önünüzden ulusları yok ettiği gibi, sözüne kulak vermediğiniz için sizi de yok edecek.
Ey İsrail, kulak ver! Bugün sizden daha büyük, daha güçlü ulusların topraklarını mülk edinmek için Şeria Irmağı'ndan geçeceksiniz. Onların kentleri büyük, surları göğe dek yükseliyor. Bu güçlü, uzun boylu halk Anaklılar'dır. Onları biliyorsunuz. Kim Anaklılar'a karşı durabilir, deyişini duydunuz. Bilin ki, yakıp yok eden ateş olan Tanrınız RAB önünüzden gidecek. Onları ortadan kaldıracak, size boyun eğmelerini sağlayacak. Onları kovacak ve RAB'bin verdiği söz uyarınca bir çırpıda yok edeceksiniz.
Tanrınız RAB bu ulusları önünüzden kovunca, RAB doğruluğumuzdan ötürü bu ülkeyi mülk edinelim diye bizi buraya getirdi, diye düşünmeyin. Çünkü RAB, bu ulusları yaptıkları kötülükler yüzünden önünüzden kovuyor. Onların topraklarını mülk edinmeye gitmenizin nedeni doğruluğunuz, erdeminiz değildir. Tanrınız RAB bu ulusları kötülükleri yüzünden ve atalarınız İbrahim'e, İshak'a, Yakup'a ant içerek verdiği sözü yerine getirmek için önünüzden kovacak. Şunu anlayın ki, Tanrınız RAB'bin bu verimli toprakları mülk edinesiniz diye size vermesinin nedeni doğruluğunuz değildir. Çünkü siz dikbaşlı bir halksınız.
Tanrınız RAB'bi çölde nasıl kızdırdığınızı anımsayın, hiç unutmayın. Mısır'dan çıktığınız günden buraya varıncaya dek, RAB'be sürekli karşı geldiniz. Horev Dağı'nda RAB'bi öyle kızdırdınız ki, sizi yok edecek kadar öfkelendi. Daha önce taş levhaları -RAB'bin sizinle yaptığı antlaşmanın levhalarını- almak için dağa çıkmıştım; orada kırk gün, kırk gece kaldım. Ne yedim, ne içtim. RAB Tanrı parmağıyla yazmış olduğu iki taş levhayı bana verdi. Bu levhalar, dağda toplandığınız gün RAB'bin ateşin içinden size bildirdiği bütün buyrukları içermekteydi. Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi. Haydi, buradan hemen in, dedi. Çünkü Mısır'dan çıkardığın halkın yoldan çıktı. Onlara buyurduğum yoldan hemen saptılar. Kendilerine dökme bir put yaptılar.
Sonra RAB bana, bu halkı gördüm, dedi. İşte dikbaşlı bir halk! Bırak da onları yok edeyim; adlarını da göğün altından sileyim. Seni onlardan daha güçlü, daha büyük bir ulus kılayım. Dönüp dağdan aşağıya indim. Dağ alev alev yanıyordu. Antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi. Tanrınız RAB'be karşı günah işlediğinizi gördüm. Kendinize buzağıya benzer bir dökme put yapmıştınız. RAB'bin size buyurduğu yoldan hemen sapmıştınız. Bu yüzden iki levhayı fırlatıp attım, gözünüzün önünde parçaladım. Bir kez daha RAB'bin huzurunda bir şey yemeden, içmeden kırk gün kırk gece yere kapanıp kaldım. Çünkü günah işlemiştiniz; RAB'bin gözünde kötü olanı yaparak O'nu öfkelendirmiştiniz. RAB'bin kızgın öfkesi karşısında korktum. Öfkesi sizi yok edecek kadar alevlenmişti. Ama RAB yakarışımı yine duydu. RAB Harun'a da onu yok edecek kadar öfkelenmişti. O sırada Harun için de yakardım.
Yaptığınız günahlı nesneyi, o buzağıya benzer dökme putu alıp yaktım. Parçalayıp ince toz haline getirinceye dek ezdim. Sonra tozu dağdan akan dereye attım. Tavera'da, Massa'da, Kivrot-Hattaava'da da RAB'bi öfkelendirdiniz. RAB sizi Kadeş-Barnea'dan gönderirken, gidin, size vereceğim ülkeyi mülk edinin, diye buyurmuştu. Sizse Tanrınız RAB'bin buyruğuna karşı geldiniz. O'na güvenmediniz, sözüne kulak vermediniz. Sizi tanıdığım günden bu yana RAB'be sürekli karşı geldiniz.
RAB sizi yok edeceğini söylediği için, kırk gün kırk gece O'nun önünde yere kapanıp kaldım.
RAB'be şöyle yakardım: Ya RAB, büyük kudretinle, fidyeyle kurtarıp güçlü elinle Mısır'dan çıkardığın halkını, kendi mirasını yok etme. Kulların İbrahim'i, İshak'ı, Yakup'u anımsa. Bu halkın dikbaşlılığını, kötülüğünü, günahını dikkate alma. Yoksa bizi çıkardığın ülkenin halkı, RAB söz verdiği ülkeye götüremediği, onlardan nefret ettiği için çölde yok etmek amacıyla onları Mısır'dan çıkardı, diyecek. Oysa onlar, büyük güç ve kudretle Mısır'dan çıkardığın kendi halkın ve mirasındır. (Yasa Kitabı 8:11-20; 9)
DAVUT'UN DUASI
Sözlerime kulak ver, ya RAB. İniltilerimi işit. Feryadımı dinle, ey Kralım ve Tanrım! Duam sanadır. Sabah sesimi duyarsın, ya RAB. Her sabah sana duamı sunar, umutla beklerim. Çünkü Sen kötülükten hoşlanan Tanrı değilsin. Kötülük senin yanında barınmaz. Böbürlenenler önünde duramaz. Bütün suç işleyenlerden nefret duyar, yalan söyleyenleri yok edersin.
Ya RAB, Sen eli kanlılardan,aldatıcılarda n tiksinirsin. Bense bol sevgin sayesinde Kutsal tapınağına gireceğim; Oraya doğru saygıyla eğileceğim.
Ya RAB, öfkeyle azarlama beni. Gazapla yola getirme. Lütfet bana, ya RAB, bitkinim. Şifa ver bana, ya RAB, kemiklerim sızlıyor,çok acı çekiyorum. Ah, ya RAB! Ne zamana dek sürecek bu? Gel, ya RAB, kurtar beni. Yardım et sevginden dolayı. (Mezmur 5:1-7; 6:1-4)
MESİH İSA'NIN EYLEMİ
Ben gerçek asmayım ve Babam bağcıdır. Bende olup meyve vermeyen her çubuğu kesip atar, her meyve vereni de daha çok versin diye budayıp temizler. Size söylediğim sözle siz şimdiden temizsiniz. Bende kalın, Ben de sizde kalayım. Çubuk asmada kalmazsa kendiliğinden meyve veremez. Bunun gibi, siz de Bende kalmazsanız meyve veremezsiniz. Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende kalan ve Benim kendisinde kaldığım kişi çok meyve verir. Bensiz hiçbir şey yapamazsınız.
Bir kimse Bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar. Siz Bende kalırsanız ve Sözlerim sizde kalırsa, ne isterseniz dileyin, size verilecektir. Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz. Baba'nın Beni sevdiği gibi, Ben de sizi sevdim. Benim sevgimde kalın. Eğer buyruklarımı yerine getirirseniz sevgimde kalırsınız, tıpkı Benim de Babamın buyruklarını yerine getirdiğim ve sevgisinde kaldığım gibi...
Bunları size, sevincim sizde olsun ve sevinciniz tamamlansın diye söyledim. Benim buyruğum şudur: sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin. Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur. Size buyurduklarımı yaparsanız, benim dostlarım olursunuz. Artık size kul demem. Çünkü kul efendisinin ne yaptığını bilmez. Size dost dedim. Çünkü Babamdan bütün işittiklerimi size bildirdim. Siz Beni seçmediniz, Ben sizi seçtim. Gidip meyve veresiniz, meyveniz de kalıcı olsun diye sizi Ben atadım. Öyle ki, Benim adımla Baba'dan ne dilerseniz size versin.
Size şu buyruğu veriyorum: birbirinizi sevin! Dünya sizden nefret ederse, sizden önce Benden nefret etmiş olduğunu bilin. Dünyadan olsaydınız, dünya kendisine ait olanı severdi. Ne var ki, dünyanın değilsiniz; Ben sizi dünyadan seçtim. Bunun için dünya sizden nefret ediyor. Size söylediğim sözü hatırlayın: Köle, efendisinden üstün değildir. Bana zulmettilerse, size de zulmedecekler. Benim sözüme uydularsa, sizinkine de uyacaklar. Bütün bunları size Benim adımdan ötürü yapacaklar. Çünkü Beni göndereni tanımıyorlar. Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama şimdi günahları için özürleri yoktur. Benden nefret eden, Babamdan da nefret eder. Başka hiç kimsenin yapmadığı işleri onların arasında yapmamış olsaydım, günahları olmazdı. Şimdiyse yaptıklarımı gördükleri halde hem Benden hem de Babamdan nefret ettiler. Bu, yasalarında yazılı, hiçbir neden yokken Benden nefret ettiler, sözü yerine gelsin diye oldu.
Baba'dan size göndereceğim Yardımcı, yani Baba'dan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, O Bana tanıklık edecek. Siz de tanıklık edeceksiniz. Çünkü başlangıçtan beri Benimle birliktesiniz. Bunları size, sendeleyip düşmeyesiniz diye söyledim. Sizi havra dışı edecekler. Evet, öyle bir saat geliyor ki, sizi öldüren herkes Tanrı'ya hizmet ettiğini sanacak. Bunları, ne Baba'yı ne de Beni tanımadıkları için yapacaklar. Bunları size şimdiden bildiriyorum. Öyle ki, saati gelince bunları size söylediğimi hatırlayasınız. Başlangıçta bunları size söylemedim. Çünkü sizinle birlikteydim.
Şimdiyse Beni gönderenin yanına gidiyorum. Ne var ki, içinizden hiçbiri Bana, nereye gidiyorsun, diye sormuyor. Ama size bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu. Size gerçeği söylüyorum, Benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı size gelmez. Ama gidersem, O'nu size gönderirim. O gelince dünyanın günah, doğruluk ve gelecek yargı konusundaki suçluluğunu dünyaya gösterecektir. Günah konusunda; çünkü Bana iman etmezler. Doğruluk konusunda; çünkü Baba'ya gidiyorum, artık Beni görmeyeceksiniz. Yargı konusunda; çünkü bu dünyanın egemeni yargılanmış bulunuyor.
Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız. Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi her gerçeğe yöneltecek. O kendiliğinden konuşmayacak, yalnız işittiklerini söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek. O Beni yüceltecek. Çünkü Benim olandan alacak ve size bildirecek. Baba'nın her nesi varsa Benimdir. Benim olandan alacak ve size bildirecek, dememin nedeni budur. Kısa süre sonra Beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra Beni göreceksiniz.
Öğrencilerinden bazıları birbirlerine şöyle dediler: Kısa süre sonra Beni görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra Beni göreceksiniz; çünkü Baba'ya gidiyorum, diyor. Bize ne söylemek istiyor? Kısa süre, dediği nedir? Söylediklerini anlamıyoruz, deyip durdular. İsa kendisine soru sormak istediklerini anladı. Onlara dedi ki; kısa süre sonra Beni görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra Beni göreceksiniz, dedim. Birbirinizle bu sözü mü tartışıyorsunuz?
Size doğrusunu söyleyeyim, siz ağlayıp yas tutacaksınız, dünya ise sevinecektir. Kederleneceksiniz, ama kederiniz sevince dönüşecek. Kadın doğum yapacağı zaman ağrı çeker. Çünkü saati gelmiştir. Ama doğurunca, dünyaya bir çocuk getirmenin sevinciyle çektiği acıyı unutur. Bunun gibi, siz de şimdi kederleniyorsunuz, ama sizi yine göreceğim ve yüreğiniz sevinecek. Sevincinizi kimse sizden alamaz. O gün Bana hiçbir şey sormayacaksınız.
Size doğrusunu söyleyeyim, Benim adımla Baba'dan ne dilerseniz, onu size verecektir. Şimdiye dek Benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle ki, sevinciniz tam olsun.
Size bunları örneklerle anlattım. Öyle bir saat geliyor ki, artık örneklerle konuşmayacağım; Baba'yı size açıkça tanıtacağım. O gün dileyeceğinizi Benim adımla dileyeceksiniz. Sizin için Baba'dan istekte bulunacağımı söylemiyorum. Çünkü Beni sevdiğiniz ve Baba'dan çıkıp geldiğime iman ettiğiniz için Baba'nın kendisi sizi seviyor. Ben Baba'dan çıkıp dünyaya geldim. Şimdi dünyayı bırakıp Baba'ya dönüyorum. Öğrencileri, işte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun, dediler. Şimdi Senin her şeyi bildiğini anlıyoruz. Kimsenin Sana soru sormasına gerek yok. Tanrı'dan geldiğine bunun için iman ediyoruz. İsa onlara, şimdi iman ediyor musunuz, diye karşılık verdi. İşte, hepinizin evlerinize gitmek üzere dağılacağınız ve beni yalnız bırakacağınız saat geliyor, geldi bile. Ama Ben yalnız değilim, Baba benimle birliktedir. Bunları size, Bende esenliğiniz olsun diye söyledim. Dünyada sıkıntınız olacak. Ama cesur olun, Ben dünyayı yendim!
İsa bunları söyledikten sonra, gözlerini gökyüzüne dikip şöyle dedi: Baba, saat geldi. Oğlunu yücelt ki, Oğul da seni yüceltsin. Çünkü Sen O'na tüm insanlık üzerinde yetki verdin. Öyle ki, O'na verdiklerinin hepsine sonsuz yaşam versin. Sonsuz yaşam, tek gerçek Tanrı olan seni ve gönderdiğin İsa Mesih'i tanımalarıdır. Yapmam için bana verdiğin işi tamamlamakla Seni yeryüzünde yücelttim. Baba, dünya var olmadan önce Ben Senin yanındayken sahip olduğum yücelikle şimdi Beni yanında yücelt. Dünyadan Bana verdiğin insanlara Senin adını açıkladım. Onlar senindiler, Bana verdin ve Senin sözüne uydular. Bana verdiğin her şeyin Senden olduğunu şimdi biliyorlar. Çünkü Bana ilettiğin sözleri onlara ilettim, onlar da kabul ettiler. Senden çıkıp geldiğimi gerçekten anladılar, Beni Senin gönderdiğine iman ettiler. Onlar için istekte bulunuyorum. Dünya için değil, Bana verdiğin kimseler için istekte bulunuyorum. Çünkü onlar Senindir. Benim olan her şey Senindir, Seninkiler de Benimdir. Ben onlarda yüceltildim. Ben artık dünyada değilim, ama onlar dünyadalar. Ben Sana geliyorum.
Kutsal Baba, onları Bana verdiğin Kendi Adınla koru ki, Bizim gibi Bir olsunlar. Kendileriyle birlikte olduğum sürece, Bana verdiğin Kendi Adınla onları esirgeyip korudum. Kutsal Yazı yerine gelsin diye, mahva giden adamdan başka içlerinden hiçbiri mahvolmadı. İşte şimdi Sana geliyorum. Sevincimin onlarda tamamlanması için bunları Ben dünyadayken söylüyorum. Ben Onlara Senin Sözünü ilettim, dünya ise onlardan nefret etti. Çünkü Ben dünyadan olmadığım gibi, onlar da dünyadan değiller. Onları dünyadan uzaklaştırmanı değil, kötü olandan korumanı istiyorum. Ben dünyadan olmadığım gibi, onlar da dünyadan değiller. Onları gerçekle kutsal kıl. Senin Sözün gerçektir. Sen Beni dünyaya gönderdiğin gibi, Ben de onları dünyaya gönderdim. Onlar da gerçekle kutsal kılınsınlar diye kendimi onların uğruna adıyorum.
Yalnız onlar için değil, onların sözüyle Bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, Senin Bende olduğun ve Benim Sende olduğum gibi, onlar da Bizde olsunlar. Dünya da Beni Senin gönderdiğine iman etsin. Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, Bizim Bir olduğumuz gibi bir olsunlar. Ben onlarda, Sen Bende olmak üzere tam bir birlik içinde bulunsunlar ki, dünya Beni Senin gönderdiğini, Beni sevdiğin gibi onları da sevdiğini anlasın. Baba, Bana verdiklerinin de bulunduğum yerde Benimle birlikte olmalarını ve Benim yüceliğimi, Bana verdiğin yüceliği görmelerini istiyorum. Çünkü dünyanın kuruluşundan önce Sen Beni sevdin. Adil Baba, dünya Seni tanımıyor, ama Ben Seni tanıyorum. Bunlar da Beni Senin gönderdiğini biliyorlar. Bana beslediğin sevgi onlarda olsun, Ben de onlarda olayım diye Senin Adını onlara bildirdim ve bildirmeye devam edeceğim. (Yuhanna 15; 16; 17)
Kurtuluş nedir?Merhaba,
Dinler Tarihinde yüksek lisans öğrencisiyim, "Hıristiyanlıkta Kurtuluş" konulu bir tezim var. Ancak danışman hocam, tezimi bir türlü beğenmiyor. Konuyu anlayamamışsın diyor. Ben de size danışmak istedim. Hıristiyan düşüncesinde kurtuluş nedir?
Yardımcı olursanız çok teşekkür ederim, çok sevinirim..
Yönetim Notu: Üniversiteniz? Lisans teziniz? Hocanızın ismi nedir?
Kurtuluş Nedir?Kurtuluş Nedir?
Ruhsal anlamda Aç mısınız? Yaşamınızda açlığını duyduğunuz bir şeyler var mı? İçinizde derinliklerinde doyum bulamadığınız bir şeyler var mı? Varsa İsa çözümdür!! İsa, «Yaşam ekmeği ben'im. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden hiçbir zaman susamaz» dedi. (Yuhanna 6:35)
Kafanız karışık mı? Hayatta bir yol, bir amaç edinemediniz mi? Karanlıkta olup da aydınlamak için elektrik düğmesini bulamıyor musunuz? Öyle ise İsa çözümdür!! İsa yine halka seslenip şöyle dedi: «Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.» (Yuhanna 8:12)
Hayatta bütün kapıların yüzünüze kapandığını mı düşünüyorsunuz? Bir sürü kapıyı açmaya çalışıp arkasında sadece anlamsızlık, bir boşluk mu...
Kurtuluş KavramıKURTULUŞ KAVRAMI
Genelde kurtuluş kavramı
Sözel anlamıyla kurtuluş her türdeki hoş olmayan durumlardan uzağa kaçma ve özgür olma çabasıdır. Örneğin, sınavdan kurtulma, ateşten kurtulma, hastalıktan kurtulma, borçlardan kurtulma, kazalardan kurtulma gibi.
Herhangi bir olumsuz durumda kişi kurtulma çabasının bilinci içinde olduğu gibi, tinsel yani ruhani durumda da kişi, Tanrı önünde günahlı ve reddedilmiş olduğunu kişisel olarak bilmeli ve Tanrı’nın kurtarıcı eline sarılmalıdır.
Kutsal Kitap’ta açıklanan kurtuluş kavramı
Kurtuluş, Kutsal Kitabın ana konusudur. Kutsal Kitap yaprakları boyunca Hıristiyan kişi, günaha düşmüş atalarının çok kötü durumunu ve şeytanla kurtarıcı Mesih’in savaşına tanık olur. Genelde Hıristiyanlık...
Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler