Kutsal Ruh nedir? - Sayfa 3

hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Kutsal Ruh : Kutsal Ruh nedir? - Sayfa 3


HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)





Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 

hristiyanlık
K.Ulaş

Kutsal Ruh nedir?


Size esenlik olsun;
Kardeşlerimin yazdıklarında onlarla hemfikirim elbette. Üçlü birliğin tam anlamı ile kavranışı şuan bizler için mümkün değildir. Muhakkak ki bu bir çok insanı hoşnut edecek bir açılım değildir. Size önerebileceğim şudur, bazı konuları veya olguları algılarken, eylemsel olarak düşününüz. işlevsel özelliklerine bakarak umarım daha rahat kavrayabilirsiniz.

Evet Yuhanna İncil’inde ayet şöyle der:

Yu.4: 24 Tanrı ruhtur, O’na tapınanlar da ruhta ve gerçekte tapınmalıdırlar."

Fakat burada düşünmememiz gereken sanırım şudur; Tanrı her şeye egemendir ve aynı anda her yerdedir. O’nu kısırlaştırma veya dar bir alana hapsetme lüksüne sahip değiliz. Evet O Ruh’tur ve her şeye egemendir. O Ruh’un kutsaması ile ve etkin isteği ile bizler iman ederiz ve bedenlerimiz O Ruh’un tapınağı olur.

1.Ko.3: 17 Kim Tanrı'nın tapınağını yıkarsa, Tanrı da onu yıkacak. Çünkü Tanrı'nın tapınağı kutsaldır ve o tapınak sizsiniz.

Peki, şimdi buradan şöyle bir sonuca ulaşabilir miyiz? İsa Tanrı’nın ta kendisi idi. O Yeruşalem’de iken, Tanrı sadece Yeruşalem’de miydi? Elbette ki hayır. İsa’nın bedeninde etkin olan O Ruh aynı zamanda tüm dünyaya hâkim durumdaydı elbette ki. Bu durumda hiçbir şekilde böyle bir kısırlaştırmaya varamayız demektir. Bu Ruh, işlevsel olarak bizlere kendisini BABA-OĞUL-KUTSAL RUH olarak açıklar fakat özde birdir. Nasıl Mesih’in işi, günahsız bir yaşam sürerek o temiz bedeninde bizlerin günahlarını üstlenmek ve ölümü yenerek bizlere sonsuz yaşamı bağışlamak ise, Kutsal Ruh’un işi de, karanlıkta olan yüreklerimizi ışıkla doldurarak, gözlerimizi YHVH’ye çevirmek, bizleri yönlendirmek ve teselli etmektir. İsa’da beden alan Ruh’da Tanrı’dır, bizleri tesseli eden ve yönlendirende Tanrı’dır, yani her şeye egemen olan Ruh’tur. Şimdi, milyonlarca insanda taht kurmuş olan Kutsal Ruh'tur dediğimizde, Tanrı milyon parçaya mı bölündü demeliyiz? Hayır. Göksel Babamız her şeye egemendir ve göklerde taht kurmuştur. Bizlerde etkin olan ise Kutsal Ruh'tur. İşlevde farklılık vardır fakat O birdir ve RUH'tur.

1.Ko.6: 17 Rab'le birleşen kişiyse O'nunla tek ruh olur.


Egemen olan Ruh, bizlerde kendi varlığını açıklarken veya yansıtırken, işlevsel olarak etkin olan Kutsal Ruh’tur.


Yar.41: 38 Firavun görevlilerine, "Bu adam gibi Tanrı Ruhu'na sahip birini bulabilir miyiz?" diye sordu.


Westminster Uzun İlmihali 11.
Oğul’un ve Kutsal Ruh’un, Baba il eşit derecede Tanrı oldukları ne şekilde belirgindir?
Kutsal Yazılar, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a yalnızca Tanrı’ya atfedilebilecek isimler, özellikler, eylemler ve tapınış vererek Baba ile eşit derecede Tanrı olduklarını ortaya koyarlar.


Rom.8: 14-17 Tanrı'nın Ruhu'yla yönetilenlerin hepsi Tanrı'nın oğullarıdır. Çünkü sizi yeniden korkuya sürükleyecek kölelik ruhunu almadınız, oğulluk ruhunu aldınız. Bu ruhla, "Abba, Baba!" diye sesleniriz. Ruh'un kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrı'nın çocukları olduğumuza tanıklık eder. Eğer Tanrı'nın çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçıyız. Mesih'le birlikte yüceltilmek üzere Mesih'le birlikte acı çekiyorsak, Tanrı'nın mirasçılarıyız, Mesih'le ortak mirasçılarız.



Heidelberg İlmihali 25.
Tek bir Tanrı olduğu halde neden Baba, Oğul, Kutsal Ruh üçlüğünden söz ediyoruz?
Çünkü Tanrı kendi sözünde öyle açıkladı. Bu farklı üç kişi tek, gerçek ve sonsuz Tanrı’dır.
53. Kutsal Ruh ile ilgili neye inanıyorsunuz?
İlk olarak O, Baba ve Oğul gibi sonsuz Tanrı’dır. İkinci olarak O bana, gerçek iman aracılığı ile beni Mesih’e ve O’nun bütün bereketlerine paydaş kılsın, beni teselli etsin ve sonsuza dek benimle kalsın diye kişisel olarak verilmiştir.


Ruh, hem yaratan, hem de kurtarandır. Ruh, hem kutsayan, hem de yönlendirendir. Ruh, hem güç veren, hem de teselli edendir.


Yalnızca Seni överiz ey Göklerdeki Babamız!
Yalnız Sana taparız ey RAB İsa Mesih!
Yalnız Seni yüceltiriz ey teselli veren Kutsal Ruh!
Baba’ya, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun. Başlangıçta olduğu gibi, şimdi, daima ve ebediyen. Âmin.

RAB sizi kutsasın ve korusun.





Kutsal Ruh nedir?


hristiyanlık
burakesen1

Kutsal Ruh nedir?


burakesen1
Kutsal Ruh için Tanrı'nın ruhudur deniyor fakat Kutsal Kitap Tanrı için zaten Ruh'tur ifadesini kullanıyor. Bu çelişki değilmidir? Ruh'un Ruh'u?

Bir şeyi anlamadan kabul etmek, tapınmak ve dua etmek ne kadar akla yakındır? İman = güven demek ise bilemeyip açıklayamadığınız birşeye asla tam olarak güvenemezsiniz.

Bilemeyip açıklayamadığına iman etmek imansızlığa iman etmek değilmidir?



SİTE YÖNETİMİNİN BU MESAJA NOTU: Öncelikle nerede hangi kelimelerin kullanıldığını lütfen ayetleri vererek yazınız.

Ek olarak Tanrı için zaten Ruh'tur deniyor ama Ruh'un Ruh'u denmiyor, bunu siz söylemektesiniz. Tanrı'nın kendi açıklamasına kendi tanımlamanızı, şekillendirmenizi katmaktasınız, ondan sonra da bu tanımlamanızı çelişki olarak nitelendirmektesiniz. Öncelikle "çelişki" sadece insanlar için vardır, sebebi de insan zekasının seviyesidir.

"Bir şeyi anlamadan kabul etmek, tapınmak ve dua etmek ne kadar akla yakındır?" Öncelikle şuna cevap vermek gerekir; Tanrı gibi bir kavramı kendi aklımız ile tamamen kavramaya bağımlı kılmak, herşeyin yargıcı olarak sona insan zekasını koymak ne kadar "akla" yatkındır? Ölçüt akla yatkınlık mıdır? Ölçüt insan aklı mıdır?

İman = "İman umut edilenlere güvenmek ve görünmeyen şeylerin varlığından emin olmaktır." (İbraniler 11:1) Tam olarak bilemeyip açıklayamadığımız bir şeye güvenemeyiz diye bir iddia size aittir, öncelikle bunu ispatlamanız gerekir. Güvenebilmeyi başarabilenler vardır. Esas dikkat çekici olan Tanrı ve iman dahil olmak üzere herşeyin sizin tarafınızdan kendi aklınıza endeksli hale gelmiş olmasıdır. Aklınızın almadığı her şeyin varlığı veya anlamı sizin için şüphelidir...

Biz aynı zamanda kendi gücümüzle veya aklımızla iman ettiğimizi söylemiyoruz ki. Hem imanın, eminliğin hem de umudun kendisi Tanrı'dan geliyor diyoruz. Tanrı gibi bir kavram eğer gerçekten söylediği gibi yüceyse zaten hiç bir insan tarafından kavranılamayacak yönlerinin olduğuna inanıyoruz. Herşeyi değil ama bazı noktaların bizler tarafından kavranılamaması gerektiğine inanıyoruz. Bir bilgisayarın bile herşeyini bilen yoktur, kaldı ki Tanrı bilinsin.

Bu konuda derin anlamları olan bir yazı: http://www.hristiyanforum.com/forum/showthread.php?t=952
Kutsal Kitabınızda “Tanrı Ruh'tur” yazar (ayet numarasını vermeme gerek yok) soruyu cevaplayama çalışan bir Hristiyan ise Kutsal Ruh için O, Tanrı'nın Ruh'u dur diye açıklamış.

Buna dayanarak Ruh'un Ruh'u diye tanımlama yaptım. Yok bu tanımlama hatalı ise kendisini Hristiyan ilan eden birisi Kutsal Ruh hakkında hatalı bir önermede bulunuyor demektir. Bu forum aracılığı ilede insanlar hatalı bilgileniyorlar.

Bu konuda tartışmak niyetim yok, Kutsal Ruh kavramı ya da kişiliğinin kiliseye kaçıncı yüzyılda ve ne şekilde girdiğini merak eden Erken Kilise tarihini açıp tarafsız bir gözle araştırır.

Tanrı'nın kavranılamaz ve tam olarak anlaşılamadığını kabul ediyorsunuz. Bu doğru bir yaklaşım.

Fakat iman açıklamalarınıza baktığımda Teslis gibi şu an Hiçbir Hristiyanın tam olarak açıklayamadığı ve kavrayamadığı bir öğreti Hristiyan olan kişiye dayatılmaktadır. Bu doğrumu?

Yani, Hristiyan olacak birisi teslise iman etmelidir, Teslis Tanrı'nın bir tür açıklaması ise niçin anlaşılması akıl ve insan yeterliliği dışında olan bir konuda bu tür bir zorlama vardır? Üstelik Kutsal Kitabın içinde hiçbir şekilde açık biçimde teslis hakkında bir öğreti olmamasına rağmen.

“Ölçüt akla yatkınlık mıdır? Ölçüt insan aklı mıdır?” Denmiş.
İkiside diyorum, Tanrıyı anlama konusunda şu anda tek ölçütümüz insandır. Çünkü kutsal metinler gök yüzünden yazılı olarak gelmediler. Ölçüt olan insan aracılığı ile yazıldılar. Daha da enteresan olan hangi metinleri kutsal metin olacağına yine İNSAN karar verdi. (Kanon oluşumu)
Çok doğru aklımızın almadığı ya da onaylamadığı diyelim, her şey bizim için şüphelidir.

Kavrayamadığına güvenmeyi başarabilenler olabilir denmiş. Bazı kişisel deneyimler yaşayanlar diyelim bunlara, fakat ben düşüncede şüphesizlikten bahsediyorum. Düşüncede şüphesiz olmak daha düşünmekte bile zorlandığın varlık hakkında imkansızdır. Buradan bir Tanrı olmadığı ile ilgili çıkarım yapmaya çalıştığım düşünülmesin.

Söylemek istediğim Teslis gibi Kutsal Ruh gibi kavramların asla kavranılamayacak olan ile ilişkilendirilemeyeceği ve buna iman ederkende düşüncede şüphesiz olunamayacağıdır. Tabiki bir yaratıcı vardır fakat bu yaratıcıya sıfatları, isimleri, tanımlamaları ve dahası kişilikleri yükleyen insandır. O halde Tek Olana iman eden insana niçin kilisenin yazmış olduğu bir “inanıyorum” dayatılmaktadır.

Biz aynı zamanda kendi gücümüzle veya aklımızla iman ettiğimizi söylemiyoruz ki. Hem imanın, eminliğin hem de umudun kendisi Tanrı'dan geliyor diyoruz. Tanrı gibi bir kavram eğer gerçekten söylediği gibi yüceyse zaten hiç bir insan tarafından kavranılamayacak yönlerinin olduğuna inanıyoruz. Herşeyi değil ama bazı noktaların bizler tarafından kavranılamaması gerektiğine inanıyoruz. Bir bilgisayarın bile herşeyini bilen yoktur, kaldı ki Tanrı bilinsin.


Bakın akıl ve muhakeme yeteneği eğer Tanrısal bir lütuf ise (böyledir inanırım) zaten bu araçlar ile bir yaratıcı fikrine doğal ya da rasyonel teoloji ile ulaşırsınız. Örneğin Pavlus Romalılar Mektubunun girişinde insanlara doğal teoloji ile Varlık bilgisine ulaşabileceklerini ve hatta bu yüzden özürleri olamayacağını söyler. Burada insanın elindeki tek araç akıldır. Pavlus'un söylediklerini Tanrısal söz olarak kabul ettiğinize göre akıl ile iman arasında bir ilişkiyi Tanrının kurmaya çalıştığını kabul edersiniz. Fakat gel görki aynı Pavlus bir başka mektupta kurtuluş konusuna insanlara akıllarını bir kenara bırakmalarını söylüyor. Dahası Tanrı akıllıların akıllarını boşa çıkaracağından bahsediyor. İnsanların saçmalık saydığı bir yol ile kurtuluş sunacağını ifade ediyor.


Şunu demeye çalışıyorum, eğer Tanrı verdiği akıl ile kendisini bulmamı istiyorsa bir adım sonra akıl dışı kavramlarla devam etmez bu yaratığı herşeyle çelişmesi demek olur. Evet Tanrı ile ilgili bir noktada tıkanır ve kalabilirim fakat O'nun var olduğunu ve yaratılışa bakarak doğal düzene bakarak iyi olduğunu ve benim içinde iyi bir planı olduğuna inanabilirim. İbrahim gerçekten tarihsel bir kişilik olarak yaşadıysa yaptığı şeyde aynen buydu diye düşünüyorum. Bir şeyi umut etti tam olarak kavrayamadı fakat güvenle ileriye bakarak selamladı. (İbraniler )

Sonuç olarak bu cümleniz ile yine aynı yere geliyoruz. Ölçüt her aşamada insan ve insan yetersiz Tanrı aşkın, kavranılamaz ise, O'nu bu kadar keskin ve anlaşılamaz ifadelerle tanımlamaya çalışmak yerine tam aksine eksik tanımlamalardan sakınmak daha akla yakın değilmidir.




Kutsal Ruh nedir?


hristiyanlık
admin1 Ken Block

Kutsal Ruh nedir?


burakesen1
Kutsal Kitabınızda “Tanrı Ruh'tur” yazar (ayet numarasını vermeme gerek yok) soruyu cevaplayama çalışan bir Hristiyan ise Kutsal Ruh için O, Tanrı'nın Ruh'u dur diye açıklamış.

Buna dayanarak Ruh'un Ruh'u diye tanımlama yaptım. Yok bu tanımlama hatalı ise kendisini Hristiyan ilan eden birisi Kutsal Ruh hakkında hatalı bir önermede bulunuyor demektir. Bu forum aracılığı ilede insanlar hatalı bilgileniyorlar.

Bu konuda tartışmak niyetim yok, Kutsal Ruh kavramı ya da kişiliğinin kiliseye kaçıncı yüzyılda ve ne şekilde girdiğini merak eden Erken Kilise tarihini açıp tarafsız bir gözle araştırır.
Erken kilise tarihi ile ilgili iddiaları özellikle hristiyan olmadan önce, hristiyan olmayanların gözünden okuduk, ne olduğunu gayet iyi görüyoruz. Kutsal Ruh kavramının kökeni Eski Antlaşma'ya kadar dayanmaktadır.

burakesen1
Tanrı'nın kavranılamaz ve tam olarak anlaşılamadığını kabul ediyorsunuz. Bu doğru bir yaklaşım.

Fakat iman açıklamalarınıza baktığımda Teslis gibi şu an Hiçbir Hristiyanın tam olarak açıklayamadığı ve kavrayamadığı bir öğreti Hristiyan olan kişiye dayatılmaktadır. Bu doğrumu?
Bir dayatma yoktur, siz bunu bu şekilde "dayatma" olarak lanse ediyorsunuz. Bu birincisi. İkinci olarak da insanlar Kutsal Kitap'taki belli bir konuda inandıkları şeyi kısaca ifade etmişlerdir, bir çeşit özet sunmuşlardır, buna "doktrin" de denir. Bu bir dayatma değildir.

Tanrı'nın kavranılmaz ve %100 olarak anlaşılamadığını ifade ettiğimizi belirtmiştik, Tanrı'ya dair olan açıklamaları yaptığımızda aynı durumun olması doğal değil midir? Açıkçası sorunuz biraz saçmalık arz ediyor. Çünkü hem dayatma yok, hem de açıkladığımız kavramın tam olarak kavranılamaz ve anlaşılamaz olduğunu zaten ifade ettik, bunu gördüğünüzü ve doğru bir yaklaşım olduğunu ifade ettiniz ama bir satır altında tekrar soruyorsunuz. İman açıklamaları sanki Tanrı değil de başka şeyler anlatıyor...

Sizin ne istediğiniz pek net değil, maksadınız saldırmak mıdır?


burakesen1
Yani, Hristiyan olacak birisi teslise iman etmelidir, Teslis Tanrı'nın bir tür açıklaması ise niçin anlaşılması akıl ve insan yeterliliği dışında olan bir konuda bu tür bir zorlama vardır? Üstelik Kutsal Kitabın içinde hiçbir şekilde açık biçimde teslis hakkında bir öğreti olmamasına rağmen.
Böyle bir şey yok, zorlama yoktur, kim zorlamış gösterin. İncil okuyun denir, kişi okur, soruları varsa açıklanır, cevaplanır, sonra kişi karar vermişse iman ikrarı yapar. Teslise iman ediyorum değil İsa (Yahşuah) Mesih'in YHVH (Tanrı)'nın Oğlu olduğuna iman ediyorum der. Bunda zorlama yoktur.

burakesen1
“Ölçüt akla yatkınlık mıdır? Ölçüt insan aklı mıdır?” Denmiş.
İkiside diyorum, Tanrıyı anlama konusunda şu anda tek ölçütümüz insandır. Çünkü kutsal metinler gök yüzünden yazılı olarak gelmediler. Ölçüt olan insan aracılığı ile yazıldılar. Daha da enteresan olan hangi metinleri kutsal metin olacağına yine İNSAN karar verdi. (Kanon oluşumu)
Bize göre öyle değildir, bize göre insanları kullanan Tanrı (YHVH) karar vermiştir. Tek ölçütümüz insan değildir, eğer verdiğimiz linkteki yazıyı okusaydınız burada aynı linki tekrar vermek zorunda kalmazdık: http://hristiyanforum.com/forum/showthread.php?t=294 Oradaki 3. mesajdaki ayetlerde açıkça YHVH'i kendi aklımızda kavrayamayacağımız ifade edilmektedir;

Alıntı:
1. korintliler 1:9 Yazılmış olduğu gibi, «Tanrı'nın, kendisini sevenler için hazırladıklarını
hiçbir göz görmemiş,
hiçbir kulak işitmemiş,
hiçbir insan yüreği kavramamıştır.»

1. Korintliler 1:14 Doğal haliyle kişi, Tanrı'nın Ruhuyla ilgili gerçekleri kabul etmez. Çünkü bunlar ona saçma gelir. Ruhça değerlendirildikleri için de bunları anlayamaz.
Alıntı:
1. korintliler 1:4 Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruh'un kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu.

1. korintliler 1:12 Tanrı'nın bize lütfettiklerini bilelim diye, bu dünyanın ruhunu değil, Tanrı'dan gelen Ruh'u aldık.

1. korintliler 1:7>8 Biz, Tanrı'nın gizli, saklı kalmış bilgeliğinden söz ediyoruz. Tanrı'nın, zamanın başlangıcından önce bizim yüceliğimiz için belirlediği bu bilgeliği bu çağın önderlerinden hiçbiri anlamadı. Anlasalardı, yüce Rab'bi çarmıha germezlerdi.

1. korintliler 1:9 Yazılmış olduğu gibi,

«Tanrı'nın, kendisini sevenler için hazırladıklarını
hiçbir göz görmemiş,
hiçbir kulak işitmemiş,
hiçbir insan yüreği kavramamıştır.»

1. korintliler 1:10 Oysa Tanrı bunları bize Ruh aracılığıyla açıkladı...
Bunlar size verdiğimiz linklerdeydi, ama demekki size link vermemize gerek yok çünkü okumamaktasınız.

Kanon oluşumunda insan "fiziksel" olarak karar vermiştir, kanon listesini kağıda döken Atanasyus karar vermemiştir esasen, onun o an orada bulunup, o güne dek topluluklar tarafından Kanon'da yer alan kitapların kullanılmasını sağlayan, o listeyi çıkarma isteğini ve nefesini veren YHVH karar vermiştir. Bir başka okumadığınız yazıda el ve insan örneği vardı. Harfleri yazan el midir yoksa insan mıdır? Keşke size verilen yazıları birazcık dikkate alarak, saygı ile ve öğrenme amacıyla okusaydınız. Ancak biz hissediyoruz ki düşünceniz üzüm yemek değil.

burakesen1
Çok doğru aklımızın almadığı ya da onaylamadığı diyelim, her şey bizim için şüphelidir.

Kavrayamadığına güvenmeyi başarabilenler olabilir denmiş. Bazı kişisel deneyimler yaşayanlar diyelim bunlara, fakat ben düşüncede şüphesizlikten bahsediyorum. Düşüncede şüphesiz olmak daha düşünmekte bile zorlandığın varlık hakkında imkansızdır. Buradan bir Tanrı olmadığı ile ilgili çıkarım yapmaya çalıştığım düşünülmesin.
Doğal haliyle olan insan için aynen dediğiniz gibidir, bunu hristiyanlar da İncil de söyler. Ancak kişi tümden gelimle inanıyorsa, kendi aklının kapasitesini biliyorsa, bu şüphe yerini son günde "herşeyi tam olarak bileceğiz" umuduna bırakır.

Alıntı:
http://www.hristiyanforum.com/forum/...ad.php?t=38624 4Sevgi katlanır, iyilikle davranır, kıskançlık bilmez. Sevgi büyüklenmez, böbürlenmez, 5utandırıcı bir şey yapmaz, kendi çıkarını kovalamaz, içerlemez, kötülüğün hesabını tutmaz. 6Haksızlık karşısında sevinmez, gerçek karşısında sevinir. 7Sevgi her güçlüğe dayanır, her şeye inanır, her şeyden umutlanır, her duruma sabreder.

8Sevgi yozlaşmaz. Peygamberliklere gelince geçip gidecekler. Diller susacak, bilgi de yok olacak. 9Çünkü bilgimiz de, peygamberliğimiz de tam değil, sınırlıdır. 10Ama Yetkin Olan geldiğinde, sınırlı olan ortadan kalkacak. 11Çocukken çocuk gibi konuşur, çocuk gibi düşünür, çocuk gibi kafa yorardım. Olgunluk döneminde çocukluğa özgü davranışları geride bıraktım. 12Çünkü şimdi aynada bir bilmeceye bakarcasına görüyoruz; ama o zaman yüz yüze göreceğiz. Şimdi kısıtlı kapsamda biliyorum; ama Tanrı’nın beni tam olarak bildiği gibi o zaman ben de tam olarak bileceğim.
Kilise tarihini okumuşsunuz ama 1. Korintliler'i okumamışsınız.

burakesen1
Söylemek istediğim Teslis gibi Kutsal Ruh gibi kavramların asla kavranılamayacak olan ile ilişkilendirilemeyeceği ve buna iman ederkende düşüncede şüphesiz olunamayacağıdır. Tabiki bir yaratıcı vardır fakat bu yaratıcıya sıfatları, isimleri, tanımlamaları ve dahası kişilikleri yükleyen insandır. O halde Tek Olana iman eden insana niçin kilisenin yazmış olduğu bir “inanıyorum” dayatılmaktadır.
Bir dayatma olmadığını yukarıda ifade etmiştik, o sizin kendi "dayatmanızdır"

burakesen1
Biz aynı zamanda kendi gücümüzle veya aklımızla iman ettiğimizi söylemiyoruz ki. Hem imanın, eminliğin hem de umudun kendisi Tanrı'dan geliyor diyoruz. Tanrı gibi bir kavram eğer gerçekten söylediği gibi yüceyse zaten hiç bir insan tarafından kavranılamayacak yönlerinin olduğuna inanıyoruz. Herşeyi değil ama bazı noktaların bizler tarafından kavranılamaması gerektiğine inanıyoruz. Bir bilgisayarın bile herşeyini bilen yoktur, kaldı ki Tanrı bilinsin.


Bakın akıl ve muhakeme yeteneği eğer Tanrısal bir lütuf ise (böyledir inanırım) zaten bu araçlar ile bir yaratıcı fikrine doğal ya da rasyonel teoloji ile ulaşırsınız. Örneğin Pavlus Romalılar Mektubunun girişinde insanlara doğal teoloji ile Varlık bilgisine ulaşabileceklerini ve hatta bu yüzden özürleri olamayacağını söyler. Burada insanın elindeki tek araç akıldır. Pavlus'un söylediklerini Tanrısal söz olarak kabul ettiğinize göre akıl ile iman arasında bir ilişkiyi Tanrının kurmaya çalıştığını kabul edersiniz. Fakat gel görki aynı Pavlus bir başka mektupta kurtuluş konusuna insanlara akıllarını bir kenara bırakmalarını söylüyor. Dahası Tanrı akıllıların akıllarını boşa çıkaracağından bahsediyor. İnsanların saçmalık saydığı bir yol ile kurtuluş sunacağını ifade ediyor.

Evet bunu ifade ediyor, kavrayamamanız sizin kaybınız.

burakesen1
Şunu demeye çalışıyorum, eğer Tanrı verdiği akıl ile kendisini bulmamı istiyorsa bir adım sonra akıl dışı kavramlarla devam etmez bu yaratığı herşeyle çelişmesi demek olur. Evet Tanrı ile ilgili bir noktada tıkanır ve kalabilirim fakat O'nun var olduğunu ve yaratılışa bakarak doğal düzene bakarak iyi olduğunu ve benim içinde iyi bir planı olduğuna inanabilirim. İbrahim gerçekten tarihsel bir kişilik olarak yaşadıysa yaptığı şeyde aynen buydu diye düşünüyorum. Bir şeyi umut etti tam olarak kavrayamadı fakat güvenle ileriye bakarak selamladı. (İbraniler )
Tanrı verdiği akıl ile kendisini bulmamızı istiyor demedik, bu sizin iddianızdır, tam tersi yönde şeyler söyledik, söylendi, bu verdiğimiz diğer linkte yer alıyordu, ne yazıkki vakit ayırıp okumamışsınız. http://www.hristiyanforum.com/forum/...read.php?t=952

İlgili ayet: Yeremya 29:12-13'tür, Tanrı verdiği akıl ile değil, tüm gücümüzle, tüm yüreğimizle arayarak bulmaya çalışmamızı, ancak buna rağmen yine de kendisinin kendisini bize buldurtacağını ifade etmektedir: "Beni arayacaksınız, bütün yüreğinizle arayınca beni bulacaksınız, kendimi size buldurtacağım, RAB diyor"


burakesen1
Sonuç olarak bu cümleniz ile yine aynı yere geliyoruz. Ölçüt her aşamada insan ve insan yetersiz Tanrı aşkın, kavranılamaz ise, O'nu bu kadar keskin ve anlaşılamaz ifadelerle tanımlamaya çalışmak yerine tam aksine eksik tanımlamalardan sakınmak daha akla yakın değilmidir.
Bu son paragrafınızdakilerle ilgili olarak bir önceki paragrafta zaten açıklama yaptım. Sonuç olarak sizin öğrenme amaçlı olmadığınızı, size verilen yazıları dikkate almadığınızı, kendi düşüncenizi kabul ettirmek için çaba harcadığınızı, arayışınızda samimi olmadığınızı, Yeremya 29'daki gibi Tanrı'yı aramadığınızı, 1. Korintliler 1-2 deki gibi "doğal haliyle insan" konumunda olduğunuzu, bu tavrınızda ne ruhen, ne de mantıken birşey kavrayamayacağınızı, kendi tavrınızın buna engel olacağını ifade ediyoruz.




Kutsal Ruh nedir?


hristiyanlık
burakesen1

Kutsal Ruh nedir?


advertiser
Size esenlik olsun;
Kardeşlerimin yazdıklarında onlarla hemfikirim elbette. Üçlü birliğin tam anlamı ile kavranışı şuan bizler için mümkün değildir. Muhakkak ki bu bir çok insanı hoşnut edecek bir açılım değildir. Size önerebileceğim şudur, bazı konuları veya olguları algılarken, eylemsel olarak düşününüz. işlevsel özelliklerine bakarak umarım daha rahat kavrayabilirsiniz.

Evet Yuhanna İncil’inde ayet şöyle der:

Yu.4: 24 Tanrı ruhtur, O’na tapınanlar da ruhta ve gerçekte tapınmalıdırlar."

Fakat burada düşünmememiz gereken sanırım şudur; Tanrı her şeye egemendir ve aynı anda her yerdedir. O’nu kısırlaştırma veya dar bir alana hapsetme lüksüne sahip değiliz. Evet O Ruh’tur ve her şeye egemendir. O Ruh’un kutsaması ile ve etkin isteği ile bizler iman ederiz ve bedenlerimiz O Ruh’un tapınağı olur.

1.Ko.3: 17 Kim Tanrı'nın tapınağını yıkarsa, Tanrı da onu yıkacak. Çünkü Tanrı'nın tapınağı kutsaldır ve o tapınak sizsiniz.

Peki, şimdi buradan şöyle bir sonuca ulaşabilir miyiz? İsa Tanrı’nın ta kendisi idi. O Yeruşalem’de iken, Tanrı sadece Yeruşalem’de miydi? Elbette ki hayır. İsa’nın bedeninde etkin olan O Ruh aynı zamanda tüm dünyaya hâkim durumdaydı elbette ki. Bu durumda hiçbir şekilde böyle bir kısırlaştırmaya varamayız demektir. Bu Ruh, işlevsel olarak bizlere kendisini BABA-OĞUL-KUTSAL RUH olarak açıklar fakat özde birdir. Nasıl Mesih’in işi, günahsız bir yaşam sürerek o temiz bedeninde bizlerin günahlarını üstlenmek ve ölümü yenerek bizlere sonsuz yaşamı bağışlamak ise, Kutsal Ruh’un işi de, karanlıkta olan yüreklerimizi ışıkla doldurarak, gözlerimizi YHVH’ye çevirmek, bizleri yönlendirmek ve teselli etmektir. İsa’da beden alan Ruh’da Tanrı’dır, bizleri tesseli eden ve yönlendirende Tanrı’dır, yani her şeye egemen olan Ruh’tur. Şimdi, milyonlarca insanda taht kurmuş olan Kutsal Ruh'tur dediğimizde, Tanrı milyon parçaya mı bölündü demeliyiz? Hayır. Göksel Babamız her şeye egemendir ve göklerde taht kurmuştur. Bizlerde etkin olan ise Kutsal Ruh'tur. İşlevde farklılık vardır fakat O birdir ve RUH'tur.

1.Ko.6: 17 Rab'le birleşen kişiyse O'nunla tek ruh olur.


Egemen olan Ruh, bizlerde kendi varlığını açıklarken veya yansıtırken, işlevsel olarak etkin olan Kutsal Ruh’tur.


Yar.41: 38 Firavun görevlilerine, "Bu adam gibi Tanrı Ruhu'na sahip birini bulabilir miyiz?" diye sordu.


Westminster Uzun İlmihali 11.
Oğul’un ve Kutsal Ruh’un, Baba il eşit derecede Tanrı oldukları ne şekilde belirgindir?
Kutsal Yazılar, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a yalnızca Tanrı’ya atfedilebilecek isimler, özellikler, eylemler ve tapınış vererek Baba ile eşit derecede Tanrı olduklarını ortaya koyarlar.


Rom.8: 14-17 Tanrı'nın Ruhu'yla yönetilenlerin hepsi Tanrı'nın oğullarıdır. Çünkü sizi yeniden korkuya sürükleyecek kölelik ruhunu almadınız, oğulluk ruhunu aldınız. Bu ruhla, "Abba, Baba!" diye sesleniriz. Ruh'un kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrı'nın çocukları olduğumuza tanıklık eder. Eğer Tanrı'nın çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçıyız. Mesih'le birlikte yüceltilmek üzere Mesih'le birlikte acı çekiyorsak, Tanrı'nın mirasçılarıyız, Mesih'le ortak mirasçılarız.



Heidelberg İlmihali 25.
Tek bir Tanrı olduğu halde neden Baba, Oğul, Kutsal Ruh üçlüğünden söz ediyoruz?
Çünkü Tanrı kendi sözünde öyle açıkladı. Bu farklı üç kişi tek, gerçek ve sonsuz Tanrı’dır.
53. Kutsal Ruh ile ilgili neye inanıyorsunuz?
İlk olarak O, Baba ve Oğul gibi sonsuz Tanrı’dır. İkinci olarak O bana, gerçek iman aracılığı ile beni Mesih’e ve O’nun bütün bereketlerine paydaş kılsın, beni teselli etsin ve sonsuza dek benimle kalsın diye kişisel olarak verilmiştir.


Ruh, hem yaratan, hem de kurtarandır. Ruh, hem kutsayan, hem de yönlendirendir. Ruh, hem güç veren, hem de teselli edendir.


Yalnızca Seni överiz ey Göklerdeki Babamız!
Yalnız Sana taparız ey RAB İsa Mesih!
Yalnız Seni yüceltiriz ey teselli veren Kutsal Ruh!
Baba’ya, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun. Başlangıçta olduğu gibi, şimdi, daima ve ebediyen. Âmin.

RAB sizi kutsasın ve korusun.
Açıklamanız bana kilise tarihinden Kapadokyadan Caesarea'lı Basil in ifadelerini hatırlattı.
Algımızın ötesinde Tanrı'nın tözü (ousia) var fakat bunun algımız dahilinde dünya üzerindeki eylemleri mevcut(energeiai). Bu açıklama kabul edilebilir ya da bir başlangıç olabilir fakat Tanrı'nın tözü ile ilgili hiçbir açıklama getirmez, zaten bu konuda Kutsal Kitap sessizdir. (töz)


Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un aynı Tanrı olduklarını savunmak için aynı tözden olduklarını kanıtlamak gerekir. Teslis'i kiliseye armağan eden Athanasius ilk olarak bu ifadeyi Baba ve Oğul için kullandı. (homoousion) Aynı tözden. (o yıllarda daha Kutsal Ruh ortada bile yok) Oysa bu Kutsal Kitap dışı bir kelime ve kesinlikle Kutsal metinlerden dayanak bulamaz. Athanasius bu açıklamayı İznik Konsili sonrası yapıp bu konuda nokta koyduğunu düşünse bile İsa'nın Tanrılığı konusu İznik sonrasında tam 200 yıl daha tartışıldı.


Logos ve Kutsal Ruh'u açıklanamayan Töz'ün dünya üzerindeki eylemleri olarak ele alırsak ne yazıkki ortada teslis ve tek tözde üç kişilik öğretisi diye bir şey kalmaz. Yani Tanrı'nın her an her yerde olmasının gerekliliği Ruh olmak ise. Bu bizim onu sadece metafizik bir varlık olarak tanımlama zorlunluluğumuz ya da zorluğumuzla ilişkilidir. Ruh bir etkinliktir Ya da enerjidir diyebilirsiniz fakat bu Ruh'u bir kişi Ya da Tanrı yapmaz. Oysa inancınızda Kutsal Ruh Tanrısal 3. kişiliktir.


SİTE YÖNETİMİNİN BU MESAJA NOTU: Advertiser isimli üye Kutsal Ruh'un işinden bahsediyor, Kutsal Ruh'un işi diyor, siz Logos ve Kutsal Ruh'u açıklanamayan Tanrı'nın dünya üzerindeki eylemleri olarak ele alırsak diyorsunuz. Açıkçası kişilerin yazdıklarını okumuyorsunuz, bunda bir sorun görmüyor musunuz? Ya okumuyorsunuz, ya anlamıyorsunuz, ya da saldırmak için konuyu çarpıtıyorsunuz. Enerji veya etkinlik diyen yok, buna benzer tanımlamalar uzakdoğu dinlerinde görülüyor, siz kendiniz sürekli olarak tanımlama yapıyorsunuz ve daha sonra da kendi yaptığınız tanımlamalardan mantık testi yapıp güya hristiyan inancını bu testi geçememiş gibi lanse ediyorsunuz. Ne Ruh'un Ruh'u, ne etkinlik, ne enerji.
Tekrar edeyim, advertiser size bir açıklama yapıyor, sonunda da sonuç olarak "Tanrı'yı bölüyor muyuz" diyor, konu bambaşka bir noktada.

Athanasius kendi kelimelerinin kutsal kitapta olduğunu söylemiyor, buna dayanak bulamazsınız diyorsunuz da kendisinin zaten öyle bir iddiası yok. Her hangi bir inanç açıklamasında yer alan her hangi bir kelimenin veya her kelimenin zaten kutsal kitapta olması şartı diye birşey yok. Bu konuya kısaca inananlar tarafından yapılmış bir tanımlama bu, bu kutsal kitabin içinde kelime olarak geçiyor denmiyor, Üçlü Birlik'teki kişilerle ilgili ayetler ele alınıp, incelenip o konudaki özet yazılıyor, bu her konu için yapılır, buna da teoloji deniyor, yüzlerce teoloji kitabi var, hiç kimse yazdıklarının kutsal kitap olduğunu veya tanımlamalarının kutsal kitapta geçtiğini veya kullandığı kelimelerin kutsal kitapta olduğunu söylemiyor, sizin burada bir saptırmanız söz konusu. İnsanlar bir konudaki analizleri sonucu özeti yazıyorlar ve doktrin oluşuyor.


Bundan sonra yazdığınız her iddiayı ispat etmek zorundasınız, kaynak göstermek zorundasınız ve şimdiye kadar verilmiş yazıları ve cevapları okumak zorundasınız, aksi takdirde size cevap yazmayacağız, yazılmış cevapları bile onaylayamayacağız, çünkü saptırma yapmakta, yazılmış şeyleri kendinize göre tanımlama yapmaktasınız.




Kutsal Ruh nedir?


hristiyanlık
burakesen1

Kutsal Ruh nedir?


Bu sitede Atanasyus iman açıklaması yer alıyor. Westmister ve Heidelberg de var. Özellikle Atanasyus iman açıklamasını buraya tekrar aktarmaya gerek yok. Teslis'i kabul etmeyeni bırakın Hristiyan olmayı adeta lanetliyor o açıklama.
İfadeleriniz tutarsız, ben ne tarihte nede bu gün İsa'ya Rab ve Kurtarıcı olarak iman edipte Teslisi reddeten bir Hristiyan görmedim ve böyle bir imanlıyıda kilisenin kabul ettiğini.


Verdiğiniz linkleri okumamakla suçlayamazsınız, tıkladım ve daha önce bir çok defa gördüğüm metinler olduğu için zaman harcamadım sadece.


Bakın sizin bakmadığımı söylediğiniz metinden bir alıntı aşağıda. Siz Kanonu oluşturanları Tanrı yönlendirdi diyorsunuz fakat referans böyle söylemiyor.


Kiliseyi kanonik listeler yazmaya iten güçler (zulüm, tarihsel İsa'dan uzaklık, Montanizm
baskısı, Gnostisizm'in ortaya çıkışı ve reddedilmesi, gereken yazıları içeren başka hareketler dahil
olmak üzere) ne olursa olsun, hangi kitapların kanonik olduğuna karar verilmesinde kilisenin
kullandığı kriterler üç taneydi:[26]
1. Kanoniklik konusundaki temel bir gerekçe olan “iman kuralı”na uygunluk (o kanwn tez
pistewz [ho kanon tes pisteos], Latince'de regula fidei), yani belge ve Ortodoksluk (kiliselerde
temel olarak kabul edilen Hıristiyan gerçeklik) arasında uygunluk. Birçok araştırmacı, Yeni
Antlaşma dönemi bir yana, elçiler sonrası dönemde bile “Ortodoksluk” ve “sapkınlık” arasında net
bir ayrımın yapıldığını reddetse de, Galatyalılar 1:8-9; Koloseliler 2:8; 1. Timoteos 6:3 ve 1 ve 2.
Yuhanna'da bu ayrımın köklerini görmemek zordur. İgnatius'ta bile gerçeği yalandan ayırma
endişesini görüyoruz, bu endişe zamanla artmıştır.
2. Babalar için önemli olan kriterlerin belki en sık bahsedileni elçiselliktir; bu terim kriter
anlamında elçilerle yakın ilişki içinde olmuş kişileri dahil eder. Bu şekilde Markos'un Müjde'sinin
Petrus'la ilintili olduğu, Luka'nınkinin de Pavlus'a ilintili olduğu anlaşıldı. Muratorian Fragmanı'nda
Hermas Çobanı'nın topluluk içinde okunmasının istenmemesi, fazlasıyla yakın bir tarihe
dayandırılması ve dolayısıyla “sayıları tam olan peygamberler ve elçiler” (burada “peygamberler”
Eski, “elçiler” de Yeni Antlaşma'yı kasteder) arasında yeri olmaması yüzündendir. Böylece Babalar
bir takma addan şüphelendikleri eserleri kabul etmediler.
Gördüğümüz gibi (8. bölüm), Yeni Antlaşma'nın kendisi takma adla yazılmış mektupları
reddeder (özellikle 2Se. 2:2; 3:17); şimdi de görüyoruz ki, Babalar Kutsal Yazı yetkisi taşıyan
belgelerde takma adla yazılmış yazıların olamayacağını kabul eder. Bu da, antik dünyada takma ad
kullanmanın yaygın olduğunu savunan çağdaş düşüncelere pek yer bırakmaz. Takma adla yazılmış
vahiylerin olduğu kanıtlanabilir ama takma adla yazılmış mektupların olduğuna dair bir kanıt
yoktur; elimizdeki kanıtlara göre de, Yeni Antlaşma'ya takma adla yazılmış herhangi bir belge
bilinçli olarak dahil edilmemiştir.[27]
3. Önemi az olmayan bir diğer kriterse, belgenin geniş çevrelerce kabul edilmesi ve her
yerdeki kiliselerde kullanılmasıydı. Dolayısıyla Jerom, İbraniler yazarının kim olduğunun önemli
olmadığı, her halükârda bir “kilise yazarı”na (ecclesiastici viri, bununla muhtemelen kiliselerde
öğretilen gerçekle uyumlu, yani birinci kriterin bir türü olduğunu kastetmektedir) ait olduğu ve
devamlı kiliselerde okunduğu konusunda ısrar eder (Epist. 129). Latin kiliseleri İbraniler'i, Yunan
kiliseleri de Vahiy'i kabul etmekte tereddütlüydü, ancak Jerom her ikisini de kabul eder; bunun bir
nedeni de birçok antik yazarın ikisini de kanonik olarak kabul etmiş olmasıydı.[28]

Çok açıkki Kanon'u kilise belirledi bunu yaparkende akıl yürüttü. Her ne olursa olsun bu gün Protestanlar şunu iyi düşünmeli. Kanon'un ortaya çıkışına baktığımızda acaba “Sadece Kutsal Kitap” sloganı ne kadar anlamlı?


Yani yetki kilisedemi, Sadece Kutsal Kitaptamı?
Diğer bir sorunda, Kanon'u oluşturan Kutsal Ruh ise niçin aynı Kutsal Ruh kendi kanonlarını oluşturan bazı kilise ve önderlerde aynı biçimde çalışmadı. Örnek, M. Luther (hemde reform önderi), Apokrif kitaplar sorunu.


Benimle ilgili endişeleriniz için eğer samimi iseniz teşekkür ederim. Hristiyanlık hakkında öğrenme amacım yok bu doğru. Bu konuda gerçeği bilecek kadar çok öğrendiğimi düşünüyorum. Farklı bakış açıları getirmeye çalışıyorum sadece. Fakat yazışmalarda seviye düşecekse yazmam tabiki.




Kutsal Ruh nedir?

Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 



Kutsal Ruh nedir? konusuna benzer konular;

Kutsal Kitaba Gore Dostluk Nedir? Rab Isa Mesih bize gercek dostun tarifini vermis bulunmaktadir; ".... " ( Yuhanna 15:13-15) Isa, gercek arkadasligin katiksiz ornegidir cunku O arkadaslari, dostlari icin Kendi yasamini vermistir. Dahasi, O'na kisisel kurtarici olarak iman edip guvenenlere sahsi dostu olma hediyesini vererek Kendisinde yeni bir Yasam sunmustur. Davut ve Saul'un oglu Yonatan arasindaki iliski de gercek dostluga bir ornektir. Yonatan babasinin Davud'u oldurme cabalarina ragmen arkadasinin safhinda yer almistir. Bu hikayeyi 1 Samuel 18-20 bolumlerden okuyabilirsiniz. Ozet ayetler ise ; " Saul'la Davut'un konuşması sona erdiğinde, Saul oğlu Yonatan'ın yüreği Davut'a bağlandı. Yonatan onu canı gibi sevdi. 2 O günden sonra Saul Davut'u yanında tuttu...


Alinyazisi (Onceden belirleme, bilme, secilmislik ) nedir? Kutsal Kitaba dayanir mi? Romalilar 8:29-30 bize sunu soyler; " Çünkü Tanrı önceden bildiği kişileri Oğlu'nun benzerliğine dönüştürmek üzere önceden belirledi. Öyle ki, Oğul birçok kardeş arasında ilk doğan olsun.Tanrı önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı ve akladıklarını yüceltti." Efesliler 1:5 ve 11 de sunu ilan eder; " Kendi isteği ve iyi amacı uyarınca İsa Mesih aracılığıyla kendisine oğullar olalım diye bizi önceden belirledi...Her şeyi kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Tanrı'nın amacı uyarınca önceden belirlenip Mesih'te seçildik ." Bir cok kisi alinyazisi doktirinine karsi guclu derecede dusmanlik hisleri beslemektedir. Ancak alinyazisi Kutsal Kitaba dayali bir doktirindir. Bu konuda anahtar, Kutsal Kitaba gore alin yazisinin...


Kutsal Kitap’ın Tanrı Sözü olduğuna seni düşündüren/inandıran şey nedir? Kutsal Kitap’ın Tanrı Sözü olduğuna seni düşündüren/inandıran şey nedir? Peygamberlik. İsa doğmadan önce Eski Antlaşma yazıldı. Yeni Antlaşma İsa’yı bilen, O’nunla yürüyen, yemek yiyen ve O’dan öğrenen insanlar aracılığıyla yazıldı. Eski Antlaşma’da O’nun doğumuna (Mika 5:1-2), bakireden doğacağına (Yeşaya 7:14) ve kendi halkı tarafından reddedileceğine (Yeşaya 53:3), yakın arkadaşı tarafından reddedileceğine (Yeşaya 41:9), ve ölümden dirileceğine (Mezmur 16:10, 49:15) ilişkin peygamberlikler var. Yeni Antlaşma’da bunlar ve diğer 300’den fazla peygamberlik İsa’da gerçekleşmiştir. Şimdi sizin yanıtlamanız gereken soru şudur: “Eğer Kutsal Kitap Tanrı’nın esini değilse, neden bu kadar çok peygamberlik gerçekleşmiştir?” Eğer Kutsal Kitap...


Hristiyan İnancında Kutsal Kitap Nedir? Behnan Konutgan'ın çok güzel bir özet çalışması. Rab kendisini ve çalışmalarını bereketlesin. Amin. Batı dillerinde Bible diye bilinen Kutsal Kitap Grekçe Biblia sözcüğünden türemiştir. Biblia “Biblion” sözcüğünün çoğuludur, “Kitaplar” anlamına geliyor. Türkçe’de kullandığımız Kitabı Mukaddes değimi Arapça’dan alınmış. Araplar ‘Elkitab-el Mukaddes’ derler. Kitabı Mukaddes için ‘Yazılar’ ya da ‘Kutsal Yazılar’ değimi de kullanılıyor. II. Tim. 3:15’te şöyle yazılıdır: ‘Seni bilge kılıp kurtuluşa kavuşturmak güçte olan Kutsal Yazılarında...’ Aynı bölümün 16. ayetinde ‘Tüm Kutsal Yazı Tanrı esinidir’ diye yazılıdır. Genel olarak Kutsal Kitap tek cilt halinde yayınlanır. Gerçekte ise asırlar boyunca meydana getirilmiş ya da yazılmış...


Peki o zaman Baba Oğul ve Kutsal Ruh nedir? Kutsal Kitap, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un birlik ve eşitliklerini vurgularcasına onları sürekli yanyana tanıtır. Bu sıkı ortaklık, birlik veya kaynaşma içerisine asla birer yaratık olan, ne insan ne de melekler girebilirler. Eski Antlaşma'da her ne kadar Üçlü-Birliğin izlerine rastlasak da bu öğreti özellikle Yeni Antlaşma'da daha da belirgin olmuştur (Tek. 1:1.26, 3:26, 11:7, 18:1, 2:16, İş.6:8, Hoş.1:6-7). İsa Mesih ve öğrencilerin konuşmaları sürekl i bu üç Tanrısal benlik etrafında dönerdi: "Gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin. Onları Baba ,Oğul ve Kutsal Ruh' un adıyla vaftiz edin." ( Mat. 28:19). "Rab İsa Mesih'in lütfu, Tanrı'nın sevgisi ve Kutsal Ruh' un beraberliğ i hepinizle birlikte olsun." (2Kor. 3:14). ...



Şu anda bulunduğunuz sayfa: hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Kutsal Ruh : 3- Kutsal Ruh nedir? - Sayfa 3





Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

| HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU | İNCİL | İNCİL .TV | HRİSTİYAN GAZETE | HRİSTİYAN OLMAK | HRİSTİYAN CHAT | HRİSTİYAN FORUM FACEBOOK | HRİSTİYAN FORUM TWITTER | HRİSTİYAN FORUM YOUTUBE | BEDAVA İNCİL |



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.