evangelion
Kutsal Ruh 'un Hizmeti - (Rev. Robert Lynn - Bölüm 9)
KUTSAL RUH’UN HİZMETİ
Ruh’un yaptığı hizmetlerden ilki, bize kurtuluşumuz hakkında verdiği güvencedir. O, güvence Ruh’udur. O, kendisi evlatlık Ruh’udur. İşte bu nedenle Romalılar 8. bölümde şöyle der:
14Tanrı'nın Ruhuyla yönetilenlerin hepsi Tanrı'nın oğullarıdır. 15Çünkü sizi tekrar korkuya götüren kölelik ruhunu almadınız, oğulluk ruhunu aldınız. Bu ruhla, «Abba, Baba!» diye sesleniriz. 16Ruh'un kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrı'nın çocukları olduğumuza tanıklık eder. 17Eğer Tanrı'nın çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçıyız. Mesih'le birlikte yüceltilmek üzere Mesih'le birlikte acı çekiyorsak, Tanrı'nın mirasçılarıyız, Mesih'le ortak mirasçılarız.
Bu nedenle İsa Mesih aracılığıyla Ruh’a imanla baktığımızda, O bizlere her gün Tanrı’nın ailesine ait olduğumuz güvencesini verir. Bir başka hizmeti de bize verdiği özgürlük ruhudur:
Galatyalılar 5: 1Mesih bizi özgürlük için özgür kıldı. Bunun için dayanın. Bir daha kölelik boyunduruğunu takınmayın.
Bu özgürlüğün anlamını nedir?
Bizler Ruh aracılığıyla, Tanrı önünde Yasa’yı tutmak anlamında tüm iyi işleri yapma ihtiyacından, kısacası Yasa’dan özgür kılındık. Bu anlamda Yasa’yı tutarak, Tanrı önünde O’nun lütfuna layık olduğumuzu kanıtlamak ihtiyacından ve Tanrı’nın önünde kendimizi aklamaktan da Ruh aracılığıyla özgür kılındık. Böylece Yasa’dan özgür kılındığımızda Yasa’nın lanetinden de özgür kılınmış olduk. Çünkü gerçek şu ki; hiç kimse Yasa’nın önünde aklanamaz. Zira Yasa’nın belirlediği standartlara erişmek mümkün değildir.
Yasa mükemmelliyeti gerektirdiğinden, bizler bu mükemmelliyete asla erişemeyiz. İsa Mesih, bizim yerimize Yasa’nın bütün gereklerini yerine getirdiğinden bizler bu yükümlülükleri yerine getirme eyleminden özgürüz.
Peki bu istediğimiz her şeyi yapabiliriz anlamını mı taşır? Lütfa eriştik diye, günahın varlığına izin mi vermeliyiz?
Yanıt elbette “Hayır” olmalıdır. Çünkü içimizde yaşayan bu Ruh kudret ve güç ruhudur. Yani üçüncü hizmeti kudret ve güç’tür.
Romalılar 8: 3Doğal insan benliğinden ötürü güçsüz olan Kutsal Yasa'nın yapamadığını Tanrı yaptı. Öz Oğlunu günahlı insan benzerliğinde günah için kurban olarak gönderip günahı insan benliğinde yargıladı. 4Öyle ki, Yasa'nın gereği, doğal benliğe göre değil, Ruh'a göre yaşayan bizlerde yerine gelsin.
Pavlus’un tam olarak ne dediğine dikkat edin: “Yasa tam olarak bizi Tanrı’nın önünde aklamak için güçsüzdü” Ama 4. ayete dikkat edersek, söylediği şeyi anlayabiliriz. “Biz Ruh’ta yaşadıkça Yasa’nın gereği bizlerde yerine gelir” Buradan da çıkaracağımız şey şudur: Bizler de İsa Mesih’ten ayrıyken iki şeyin eksik olduğunu fark ediyoruz:
a-) Tanrı’nın Yasa’sını yerine getirmek isteği ve arzusu,
b-) Tanrı’nın Yasa’sını yerine getirebilme gücü.
Ama Tanrı’nın isteklerini yapma ve O’nu hoşnut etme arzusunu içimizde oluşturan, etkin olan yine Tanrı’nın Kendisi’dir. Bu yüzden Tanrısal yaşam için bizlerde etkin olan şey Yasa değil; Kutsal Ruh’un Kendisi’dir.
Kutsal Ruh’un dördüncü hizmeti Mesih’e benzeme ruhudur. Bunlar Galatyalılar 5. bölümde bahsedilen Hristiyan hayatının çok harika özellikleri olan sevgi, esenlik, sabır, yumuşak huyluluk gibi özelliklerdir. Kutsal Kitap bunlara “Ruh’un meyveleri” adını veriyor. İşte Kutsal Ruh içimizde çalıştıkça; Kendi meyvelerini veriyor. Ve Kutsal Ruh içimizde meyveler verdikçe, bizler Mesih’e daha da çok benzemeye başlıyoruz.
Ruh’un beşinci hizmeti yönlendirme hizmetidir. Bu yüzden Romalılar 8. bölümde “Ruh ile yönetilenler, Tanrı’nın oğullarıdır” diyor. Bizler Mesih’i izlemek istedikçe Kutsal Ruh bizi bu yolda yönlendirir.
Ruh’un altıncı hizmeti dua’yı güçlendirir. Efesliler 3. bölümde “Yahudi ya da Grek, hepimiz tek bir Ruh’tan Baba’nın önüne çıkabiliriz” diyor. Ve eğer siz kendinizde dua edecek gücü bulamıyorsanız duanızı güçlendirecek olan Kutsal Ruh’u arayın.
Ruh’un yedinci hizmeti birlik ruhudur. Bizlerin paylaştığı birliği yaratan Kutsal Ruh’tur. Çünkü hepimiz “Tek Bir Ruh Olan” Kutsal Ruh’u paylaşıyoruz. Bu Ruh, Mesih’in diriliş hayatında bizleri birleştirir. Bu inanlıların birliğinin temelini oluşturur. Birliği biz yaratmayız. Birliği bizler Kutsal Ruh’tan armağan olarak alırız.
Ruh’un sekizinci hizmeti barış ruhudur. Yahudiler ve Grekler antik çağda birbirlerine çok az saygı duyuyorlardı. Aslında Yahudiler, Greklere köpek muamelesi yapıyordu. Buna rağmen Efesliler 2. bölümde Yahudi halkı ve uluslar arasındaki engel duvarının Mesih’in bedeninde kalktığını böyleceRuh’ta hepimizin Baba’nın huzuruna çıkabileceği yazılmıştır. İşte Kutsal Ruh, dünyadaki her ırktan, her mezhepten, her dilden, her yaşantıdan insanı Mesih’te tek bir beden olarak barıştırır.
Ruh’un dokuzuncu hizmeti paydaşlık ruhudur. Bu yüzden Korintliler Mektubu kiliseyi Kutsal Ruh’un paydaşlığında bereketler. Ve bu paydaşlık da bizlerin bir kulüp ya da bir derneğe ait olmasından çok daha farklıdır. Çünkü bizler Kutsal Ruh’un tapınan topluluğuyuz. Paydaşlığımızın ortak bir amaçtan daha öte ve daha derin bir anlamı vardır. Bizim birliğimiz hem Tanrı Söz’üne hem de Tanrı’nın verdiği Yüce Göreve (Matta 28:18-20) olan ortak adanmışlıktan gelir. Ve işte bu yüzden de Kutsal Ruh’un paydaşlığını alırız.
Elçilerin İşleri 2. ve 4. bölüme baktığımızda aynı zamanda Kutsal Ruh’un bizim tapınmamızı sağladığını görmekteyiz. Paydaşlığın en harika özelliklerinden bir tanesinin İsa Mesih’te olan harika tapınma olduğunu görmekteyiz. Ve bunu sadece Kutsal Ruh bizleri Üç kişilikte “Bir Olan” Tanrı’ya çekip bizleri bir tapınan topluluk yapabilir.
Ruh’un onuncu hizmeti sakramentleri Tanrı halkı arasında faydalanılabilir yapar. Bu önemli olguyu bazen imanlılar olarak yanlış anlıyor ya da karıştırıyoruz. Bizler vaftizi ya da Rab’bin Sofrasını düşündüğümüzde bunların her birinin kendi eylemlerimiz olduğunu sanıyoruz. Bu yüzden de vaftiz, vaftiz olan kişinin tanıklığı haline dönüşür ya da Rab’bin Sofrası, sadece İsa Mesih’in bizler için neler yaptığını anmak haline dönüşür. Ama bu sakrametler sadece bizlerin Tanrı’ya yaklaşması ile kısıtlı olmayan, Tanrı’nın Kutsal Ruh ile bizlere yaklaşması ile alakalıdır. Vaftiz olan bir kişinin vaftiz öncesi verdiği tanıklık vaftiz töreninin bir bölümü olabilir ama bu tanıklıklıktan daha da önemlisi, Tanrı’nın Ruh’u aracılığıyla vaftiz olan kişi üzerine su vasıtasıyla Kendi işaretini koymasıdır. Yani vaftiz aracılığıyla Lütuf Tanrı’sı vaftiz olan kişiye yanaşır. Aynı prensip Rab’bin Sofrası için de geçerlidir. Sessizce Rab’bin Sofrasına yaklaşırken; elbette hepimiz Rab’bin bizler için neler yaptığını düşünür, hatırlarız. Ama bu Sofranın önemi geçmişin ne kadar önemli olduğunu hatırlamakta değildir; Ruh’un Gücü ve bu sakrament aracılığıyla İsa Mesih bizlere yaklaşır ve bizleri Kendisiyle besler. Bu Sofra’da İsa Mesih’in Kendisi bizlere yaklaşarak Kendisinden bir parça verir.
Sevdiğiniz birine öpücükle bu sevginizi gösterdiğinizde bu yanlızca sevginizin bir işareti değil, aynı zamanda ona olan sevginizi kanıtlayan bir davranış şeklidir. Aynı şekilde “Kutsal Ruh’un Gücü aracılığıyla, Rab’bin Sofrası ve vaftiz, Kurtarıcımız tarafından Kendi halkına verdiği birer sevgi öpücüğüdür” İşte bu yüzden Kutsal Ruh bu sakramenti güçlendiren Ruh’tur.
Ruh’un onbirinci özelliği olan Tanrı’nın topluluğunu bina edişidir. Kutsal Ruh’un armağanlarını zaman zaman unutma eğilimini gösterebiliriz. Ruh’un armağanlarının veriliş nedeni yanlızca verilişinin tadını çıkaralım diye değildir. Armağanlar topluluğun bina edilmesi için verilmiştir. Yani kişilerin ruhsal armağanlara sahip olmasının ana sebebi bir başka kişinin iyiliği içindir. Her birimizin sahip olduğu armağanların birbirimizin iyiliği ve bina edilişine yönelik kullanılması gerektiğinin bilinmesi çok önemlidir. Ruhsal armağanların amacı sadece bunları deneyimlememiz veya yaşatmamız değil; Tanrı’nın topluluğunun hizmetine sunabilmektir.
Kutsal Ruh’un onikinci özelliği de vaazları güçlendirir.
I.Korintliler 2:1-4 ayetlerinde vaaz esnasında Kutsal Ruh’un gücünün Pavlus’un kendisiyle beraber olduğunu görüyoruz. Bu ayetten şu anlamı çıkarmamalıyız: “Tabi ki Pavlus’la Kutsal Ruh’un Gücü birlikteydi. Çünkü Pavlus onikiler’den biriydi, elçiydi” Ayetin burada esas göstermek istediği şey Tanrı Söz’ü ne zaman ve nerede vaaz edilirse edilsin orada Kutsal Ruh’un güçle bulunacağıdır. İşte bu yüzden Tanrı Söz’ü ön plana çıkarıldığında ve yayıldığında Kutsal Ruh’un gücü orada etkindir.
Böylece günahta ölü olan insanlar artık Mesih’te yeni bir hayata doğru dirilirler. Rab’bin kutsalları artan ölçüde Mesih’e benzerliğe dönüştürülüp, değiştirilirler. İşaya peygamberin de söylediği (47:23) gibi: “Tanrı Söz’ü her zaman ileri gidecek ve hiçbir zaman boş olarak geri gelmeyecektir” Her zaman güçlü bir etkisi olacaktır. Çünkü Tanrı Söz’ü, Kutsal Ruh’un Gücü ve hizmetiyle beraber yayılmaktadır.