evangelion
Tanrı'nın Kutsal Ruh'u ve İşi - (Kutsal Ruh - Rev. Robert Lynn - Bölüm 3)
TANRI'NIN KUTSAL RUH'U VE İŞİ
Öncelikle Kutsal Ruh kimdir sorusunu cevaplayarak başlayalım:
Bu ismindeki ilk söz ‘Kutsal’dır. Kutsal Yazılar bu kelimeye ‘ayrılmış’ anlamını yüklemektedir.
I.Petrus 1:15-16: Sizi çağıran Tanrı Kutsal olduğuna göre, siz de herdavranışınızda kutsal olun. Nitekim şöyle yazılmıştır: “Kutsal olun, çünkü ben kutsalım.
Dikkat edin! Petrus burada Tanrı hakkında bir gerçeği açıklarken Levililer kitabından alıntı yapıyor ve bizlere Tanrı’nın ne kadar kutsal olduğunu hatırlatıyor. Tanrı ayrıdır. Ama neden Tanrı’nın ayrı oluşuna dikkat edin!
I.Petrus 1:14: Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.
Dünya günah içersine düşmüştür. Tüm insanların davranışları günahla lekelenmiştir, bu yüzden Tanrı dünyadan ayrıdır: Tanrı Kutsal olduğundan; günahtan ayrıdır. İşte bu yüzden Tanrı, Petrus aracılığıyla diyor ki: “Ben dünyadan ayrı olduğum için; siz de dünyadan ayrı olun”
Tanrı Kutsal olduğu için, dünyadan ayrıdır; aynı zamanda Tanrı’nın Ruh’u da Kutsaldır ve O da günahtan ve dünyadan ayrıdır.
İşaya 6: 1 Kral Uzziya'nın öldüğü yıl yüce ve görkemli Rab'bi gördüm; tahtta oturuyordu, giysisinin etekleri tapınağı dolduruyordu. 2 Üzerinde Seraflar* duruyordu; her birinin altı kanadı vardı; ikisiyle yüzlerini, ikisiyle ayaklarını örtüyor, öbür ikisiyle de uçuyorlardı. 3 Birbirlerine şöyle sesleniyorlardı:
"Her Şeye Egemen RAB
Kutsal, kutsal, kutsaldır.
Yüceliği bütün dünyayı dolduruyor." 4 Seraflar'ın sesinden kapı söveleriyle eşikler sarsıldı, tapınak dumanla doldu. 5 "Vay başıma! Mahvoldum" dedim, "Çünkü dudakları murdar bir adamım, dudakları murdar bir halkın arasında yaşıyorum. Buna karşın Kral'ı, Her Şeye Egemen RAB'bi gözlerimle gördüm." 6 Seraflar'dan biri bana doğru uçtu, elinde sunaktan maşayla aldığı bir kor vardı; 7 onunla ağzıma dokunarak, "İşte bu kor dudaklarına değdi, suçun silindi, günahın bağışlandı" dedi.;
Yine bu bölümde Kutsallık kavramının nasıl kullanıldığına dikkat edin! Tanrı o kadar yüce ki; O’dan sadece Kutsal olarak bahsedilmiyor; O “Kutsal, kutsal, kutsaldır”
Bu bölümde iki kişi görüyoruz. Tanrı ve İşaya. Tanrı Kutsal olduğundan; yükseltilmiş ve yüceltilmiş durumdadır. Tanrı saf ve görkemliyken İşaya kendi günahlılığını anlıyor ve Rab’bin karşısında alçaltılıyor. İşaya kendi günahkarlığını ve kirliliğini fark ediyor. Bu yüzden “Vay başıma! Çünkü helak oldum” diyor. Tanrı’nın Kutsallığı; insanın günahlılığını ortaya çıkarıyor.
Üçlü Birliğin üçüncü kişisi olan Kutsal Ruh ile işte bu noktada karşılaşıyoruz. Ayrı ve görkemli olan Kişi… Ruh kelimesinin temel anlamı ‘rüzgar’ ya da ‘nefes’tir.
Eyüp 1: 19 ansızın çölden şiddetli bir rüzgar esti" dedi, "Evin dört köşesine çarptı; ev gençlerin üzerine yıkıldı, hepsi öldü. Yalnız ben kurtuldum durumu sana bildirmek için.
Burada ‘çok kuvvetli bir rüzgar’dan bahsediliyor. Burada sözü edilen ‘yel, rüzgar’ kelimesi, Tanrı’nın Ruh’u ile aynı kelimedir. Bu rüzgarın nasıl bir rüzgar olduğuna dikkat edin. Bu rüzgar, bir meltem ya da hafif serinlik veren bir rüzgar değildir. Büyük bir rüzgar, büyük bir yel… Yani güç patlaması şeklinde gelen bir rüzgar. Bu yel o kadar güçlü ki; bütün bir evi yok ediyor. Rüzgar, burada Tanrı’nın Ruh’unun gücünü tanımlamaktadır.
Eyüp 4: 9 Tanrı'nın soluğuyla yok oluyor,
Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.
Bu ayette yine gördüğümüz şey Tanrı’nın soluğunun (yelinin) gücüdür. Tanrı’nın soluğu o kadar güçlü ki; O’nun önünde yok oluyorlar. Burada yine bahsedilen şey; güçlü bir rüzgardır.
Mika 3:8 Ama Yakupoğulları'na başkaldırılarını,
İsrail halkına günahlarını bildirmek için
Ben RAB'bin Ruhu'yla, güçle,
Adalet ve cesaretle donatıldım.
Burada konuşan Mika peygamber kuvvetle dolu olduğunu söylüyor. Çünkü Rab’bin Ruh’u ile doludur. Kendi peygamberlik görevini yerine getirmesini sağlayan Rab’bin Ruhu’nun verdiği güçtür. Tanrı’nın Ruhu’nun gücünden bahseden başka bir bölüme bakalım:
Yuhanna 3: 5İsa şöyle cevap verdi: «Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse sudan ve Ruh'tan doğmadıkça Tanrı'nın Egemenliğine giremez. 6Bedenden doğan bedendir, Ruh'tan doğan ruhtur. 7Sana, `Yeniden doğmalısınız' dediğime şaşma. 8Yel dilediği yerde eser; sesini işitirsin, ama nereden gelip nereye gittiğini bilemezsin. Ruh'tan doğan her adam da böyledir.
Burada İsa, Nikodim’e yeniden doğmak hakkında bir şeylerden bahsediyor. Karşımıza çıkan şey Ruh’un iki özelliğidir: Tanrı’nın Ruh’u yine bir rüzgara benzetiliyor. 8. ayette karşımıza çıkan yine bu yelin çok güçlü oluşuna dair olan özelliğidir. Tanrı’nın Ruh’u bizlerin kontrol altına alabileceği bir güç değildir. O, Kadir bir Ruh’tur. O, Kendi istediği yerde çalışır; bizim istediğimiz yerde değil. İsa Mesih’in de burada vurguladığı; Tanrı’nın gücünün insanlar tarafından kontrol edilemeyecek tarzda bir güç olduğudur.
Kutsal Ruh’un hizmeti de oldukça gizemlidir. 8. ayetin son kısmından anladığımız şey; Tanrı’nın Ruhu’nun kuşatan vahşi bir güç olduğudur.
Tanrı’nın Ruh’u dokunduğu her şeyi değiştiren rüzgardır. Bir hortumun oluştuğu ve geçtiği andan sonra o şehrin durumuna ilişik bir resmi hiç gördüğünüz oldu mu? Gerçekten de hortumun geçtiği her şey yerle bir olur. Rüzgarı görememiş olsanız da; o şehirde bıraktığı etkileri görebilmeniz mümkündür. Yani rüzgarın işleyişi, gizemli ve güçlüdür. O fırtına da bir şehirden gelip geçtiğinde her şeyi değiştirebiliyor. Açıkçası Kutsal Ruh da bizim hayatlarımızda da bu şekilde çalışmaktadır. Kutsal Ruh bizim hayatlarımıza girip bizi değiştirmeye başladığı veya güçle hayatımıza girdiği zaman sanki hortumun geçişine benzer bir alt-üst olmuş intibası belirir. Tüm varlığımızı değiştirir. Tüm düzen kavramımızı, duygularımızı değiştirir. Tüm varlığımızla bize ait hissettiğimiz, değer verdiğimiz herşeyi alt-üst eder. Rüzgarı nasıl kontrol altına alıp dizginleyemezsek Kutsal Ruh’u da dizginleyemeyiz. Tevrat’da geçen Samson’un hikayesini hatırlamakta yarar vardır. Çok güçlü bir aslan Samson’a saldırmak üzereydi.
Hakimler 14. bölümde görebildiğimiz şey Tanrı’nın Ruhu’nun Samson’un üzerine gelişidir. Ve Samson Tanrı’nın gücü ile dolar. Bu güçle aslanı ikiye ayırır. Aynı hikayede başka bir örneği hatırlayın Rab’bin Ruh’u yine Samson’un üzerine tüm güç ve kudreti ile gelir. Samson Filistinliler tarafından hapsedilmiştir. Bütün bağlarını Rab’bin gücü ile çözer ve bin kadar Filistinliyi öldürür.
Ya da İsa’nın çöle gidip denenmeden önceki gücünü anlatan hikayeyi bir düşünün! Tanrı’nın Ruhu ile İsa çöle doğru yönlendirilir Ve kötü olanla savaşarak sonunda kazanır.
Elçi Pavlus’un, Kutsal Ruh hayatına geldiğinde neler olduğunu hatırlayın. Kiliseye zulüm eden bir kişiyken hizmet eden bir şahıs haline geldi. İşte bu da Kutsal Ruh’un doğasının gücünü bizlere açıklar. Tanrı’nın yeli, Pavlus’un hayatına girdi ve herşeyi alt-üst etti.
Kutsal Ruh’un, bizleri bir başkasını bağışlayabilmemiz için nasıl güçlendirdiği konusunda biraz düşünün. Ya da bizlere eziyet eden kişilere dua edebilme gücünü veren Kutsal Ruh’u şöyle bir düşünün! Bencil olan kişilerin hayatlarına Kutsal Ruh girdikten sonra tüm insanları sevip, onlara hizmet edebilecek kadar değişen insanları hatırlayın...
Bu nedenle hayatlarımızı Rab’bin Ruhu’na açmak hem harika hem de güçlü bir olaydır. Çünkü bizler hayatlarımızı Rab’be açtığımızda O bizleri hiç beklemediğimiz şeyleri yapmaya, Krallığına girebilmemiz için bazı riskler almaya yönlendirebilir. Hayatımızın gidişini değiştirecektir. Yeni bir cesaret verecek, hayat değiştiren Kendi gücü ile bizim hayatlarımızı dolduracaktır. Kutsal Ruh’un kim olduğunu iyi bilirsek bütün bu radikal değişiklilerin oluşumunu bekleyebiliriz. Hayatlarımızı güçle ve kudretle istila eden Tanrı’nın gücü hakkında biraz daha derin düşünelim: