Kuran’a Göre Kutsal Kitap’ın Ayetlerini İnkâr Edenlerin Durumu Nedir? konusu
1076 kez okundu,
0 kez cevaplandı. En son mesaj
admin1 Ken Block tarafından gönderildi.
Kuran’a Göre Kutsal Kitap’ın Ayetlerini İnkâr Edenlerin Durumu Nedir? konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

01-03-09, 13:05
admin1 Ken Block
Kuran’a Göre Kutsal Kitap’ın
Ayetlerini İnkâr Edenlerin Durumu Nedir?
“Bize indirilene de,
size indirilene de inandık...
Ayetlerimizi, kâfirden başkası
inkâr etmez.”
(Ankebut 29:46-47)
William
Shakespeare (M.S. 1564-1616) şunu doğru söyledi: “Yargılamaktan çekinin, çünkü hepimiz günahkârız.”
1 Kur’ân’ı Kerim’in kendi sözlerine bakılırsa şu görülecektir, her kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse, o kişi bir
kâfirdir. Bu husus sadece Kur’ân ile ilgili değildir. “
Size indirilene de” sözleri Kur’an’a göre Kutsal Kitap ile ilgilidir. Dolayısıyla Kutsal Kitap için aynı şey söz konusudur. Çünkü o Kitaplar da Tanrı’nın Kelâmı, Tanrı’nın âyetleridir. Þimdi başka bir ayete bakalım.
“Fir’avn âilesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibi.
Onlar da
âyetlerimizi yalanladılar, Allâh da onları
günâhlarıyla yakaladı. Allâh’ın
cezâsı şiddetlidir.
(Al-i İmrân 3:11)
Kimin âyetleri söz konusu burada? Hz.
Musa’nın. Burada söz konusu olan Tanrı’nın Musa’ya vermiş olduğu
Tevrât’ta bulunan âyetler! Mûsâ ve Firavun arasındaki çekişme
Tevrât’ta yazılıdır. (Çıkış 5-14 arasındaki bölümler bakınız) Firavun Musa’nın sözlerini reddetmiş ve şiddetli bir cezaya çarptırılmıştı. Yani, her kim Tanrı’nın Tevrât’ta bulunan ayetlerini yalanlarsa, onların cezâsı şiddetli olacaktır.
“İnkâr edip
âyetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar da
cehennemin halkıdır. Allâh,
İsrâil oğullarından
söz
almıştı... Bundan sonra sizden kim
inkâr ederse,
düz yolu
sapıtmış olur.” (Mâide 5:11-12)
Bu ayetlerde söz konusu İsrail oğullarından alınmış olan söz
Tevrât’tır. Bu ayetleri yalanlayanların cezası cehennemdır. Tevrât’ın ayetlerini inkâr edenler Tanrı’nın doğru yolundan sapmış oluyorlar.
____________________
1. Shakespeare,
Henry VI, 3. kısım, iii.
“Onlardan sonra
Mûsâ’yı, mûcizelerimizle Fir’avun’a ve onun
ileri gelen adamlarına gönderdik,
ayetlerimize haksızlık
ettiler; fakat bak,
bozguncuların sonu nasıl oldu!”
(A’râf 7:103)
Buradaki konu nedir? Bazı insanlar Tanrı’nın Mûsâ’nın aracığıyla verilmiş olan sözlerini reddediyorlar.
Acaba bu aynı günah, yani Musa’ya verilmiş olan sözlerini reddetmek bügün mümkün olabilir mi? Evet! Her kim Mûsâ’nın Tevrât’ta bulunan sözleri için haksızlıkla “Tevrât tahrif edilmiştir” derse, o bozguncunun sonu bellidir.
“Bir zaman da üzerlerine dağı, bir gölge gibi kaldırmıştık,
üstlerine düşecek sanmışlardı: ‘
Size verdiğim (Kitab)ı
kuvvetle tutun ve içinde olanı hatırlay(ıp yap)ın ki
(azâbımızdan korunasınız!’ (demiştik). Rabb’in, Adem oğul-
larından, onların bellerinden zürriyetlerini almış ve onları
kendilerine şâhit tutarak: ‘
Ben sizin Rabb’iniz değil
miyim?’ (demişti). “Evet, (buna) şâhidiz!” dediler.
Kıyâmet
günü ‘Biz bundan habersizdik’ demeyesiniz. (A’râf 7:171-172)
“Bir zaman da sizin sözünüzü almış, üzerinize dağı
kaldırmıştık: ‘
Size verdiğimizi kuvvetle tutun, içinde
olanı hatırlayın ki (azabımızdan) korunasınız.’ demiştik.”
(Bakara 2:63)
Acaba Kur’ân’daki bu olaylar nereden kaynaklandı?
Eski Ahit’ten! Yani Tevrât ve diğer peygamberlerin kitaplarından. Bu dağdaki olay Çıkış’ın 34’üncü bölümünden; ‘
Size verdiğim (Kitab)ı kuvvetle tutun’ kısmı Tesniye 6:4-15’den; ve ‘
Ben sizin Rabb’iniz değil miyim?’ olan kısmı ise İşaya peygamber 45:21’inci ayetinden yansıtılmıştır. Dikkat edersek, burada Tanrı’nın arzusu nedir? “Size verdiğim (Kitab)ı kuvvetle tutun.” Peki hangi Kitap söz konusudur?
Elbette Tevrât’tır! Ne zamana kadar? Tanrı “
kıyamet günü”ne kadar herhangi bir bahane kabul etmeyeceğini söylüyor. O halde bazı tahrifcilerin tövbe zamanı geldi; “Biz bundan habersizdik’ diyemezsiniz.”
“Zaman doldu” diyordu, “
Tanrı’nın Egemenliği yaklaştı. Tövbe
edin,
Müjde’ye inanın!” (Markos 1:15)
“Yarattıklarımızdan (öyle) bir ümmet var ki Hakk’a iletirler
ve hak ile adâlet yaparlar.
Ayetlerimizi yalanlayanları hiç
bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helâke yaklaştıracağız.”
(A’râf 7:182)
Þimdi A’râf 7:182 üzerinde biraz düşünelim. Acaba burada bahsedilen haklı ümmet kimlerdir? Eğer Kur’ân’ın buna benzeyen diğer ayetlerini ele alırsak buradaki halkın
Ehl-i Kitap Yahudiler ve Mesih İnanlıları olduğunu kolaylıkla görebiliriz.
“
Kitâb ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle emânet
bıraksan, onu sana öder.” (Al-i İmrân 3:75)
“Kitab’lılar içinde, gece saatlerinde ayakta durup
Allâh’ın
ayetlerini okuyarak secdeye kapanan bir topluluk da
vardır.”
(Al-i İmrân 3:113)
“Eğer onlar
Tevrât’ı ve İncîl’i ve kendilerine indirileni
gereğince uygulasalardı, muhakkak ki üstlerinde(ki ağaçların
meyvelerinden ve ayaklarının altın(daki mahsûller)’den
yerlerdi.
İçlerinde (ileri geri gitmeyen) mu’tedil bir ümmet
var, ama çoğu, ne kötü işler yapıyorlar?” (Mâide 5:66)
Evet, ne yazık ki birçok Yahudi ve
Hıristiyan, elindeki Tanrı’nın âyetlerinden ayrılıp düşmüşlerdir.
“İşte biz,
âyetleri böyle açıklıyoruz, artık herhalde döner
(yola gelir)ler. Onlara şu adamın haberini de oku: Ona
âyetlerimizi verdik de onlardan sıyrıldı, çıktı, şeytan onu
peşine taktı, böylece azgınlardan oldu. Dileseydik elbette
onu o
âyetlerle yükseltirdik, fakat o, yere saplandı ve
hevesinin peşine düştü. Onun durumu, tıpkı şu
köpeğin
durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini sarkıp solur,
bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte
âyetlerimizi
yalanlayanların durumu budur.
Bu kıssayı anlat, belki
düşünür (öğüt alır)lar. (A’râf 7:174-176)
“
Bu kıssayı anlat” diyor. Neden? Çünkü bugün bile bazı insanlar Tanrı’nın verdiği Tevrât’ın ayetlerini inkâr edip yalanlıyorlar.
Þimdi kendiniz hakkında düşünün: şu anda hangisine daha çok benziyorsunuz? Tanrı’nın Tevrât’taki ayetlerini yalanlıyor musunuz, yoksa Tanrı’nın Tevrât’taki öğüdünü benimseyip haklı bir ümmetin durumuna mı benziyorsunuz?
“...insan yarattık ki
kalbleri var, fakat onlarla anlamazlar;
gözleri var, fakat onlarla görmezler;
kulakları var, fakat
onlarla işitmezler. İşte onlar havyanlar gibidir, hattâ daha
da sapık... ve işte onlar gaafillerdir!” (A’râf 7:179)
“Yeşaya’nın şu peygamberlik sözü onların bu durumunda
gerçekleşmiş oluyor: ‘Duyacak duyacak ama
hiç
anlamayacaksınız, bakacak bakacak, ama
hiç görmeyeceksiniz!
Çünkü bu
halkın yüreği duygusuzlaştı,
kulakları ağır işitir
oldu. Gözlerini de kapadılar. Öyle ki, gözleri görmesin,
kulakları işitmesin, yürekleri anlamasın, ve bana
dönmesinler. Dönselerdi, onları iyileştirirdim.
(Matta 13:14-15)
2
Peki, bu durumu biraz düşünelim. Acaba bugünkü Müslümanların çoğu A’râf 7:174-179’daki aynı hatayı yapıyorlar mı? Onların
Tevrât ve İncîl’e karşı kulak ve gözleri var mıdır? Maalesef pek yoktur. Neden? Çünkü Tanrı’nın kitapları “
tahrif edilmiştir” diyorlar. Böylece “onların” yüreği duygusuzlaştı, kullakları ağır işitir oldu. Gözlerini de kapadılar.” Peki, Tanrı’nın Tevrât ve İncîl içinde bulunan âyetlerini yalanlıyorlar mı?
“
İsa’nın
Mesih olduğunu
inkâr eden yalancı değilse, yalancı
kimdir?
Baba’yı ve Oğul’u inkâr eden, Mesih-karşıtıdır.
Oğul’u inkâr eden hiç kimsede Baba da yoktur. Oğul’u açıkça
kabul eden kişide Baba da vardır.
Başlangıçtan beri
işittiğiniz söz içinizde yaşasın. Eğer başlangıçtan beri
işittiğiniz söz içinizde yaşarsa, siz de Oğul’da ve Baba’da
yaşarsınız. Mesih’in bize vaadettiği budur, yani, sonsuz
yaşamdır.” (1 Yuhanna 2:22-24)
“
Ayetlerimizi yalanlayanları hiç bilmeyecekleri yerden yavaş
yavaş helâke yaklaştıracağız.” (A’râf 7:182)
“
İnkâr edenler dediler ki: ‘Biz ne bu Kur’ân’a, ne de
bundan
önce gelen (kitab)lara inanmayız.’
Ayetlerimizi boşa
çıkarmağa çalışanlara gelince, onlar da azâbın içine
getirilmişlerdir.” (Sebe’ 34:31 & 38)
Bu ayetlere göre, her kim Tanrı’nın ayetlerini boşa çıkarmaya çalışırsa, o kişi azaba uğrayacaktır. Burada 31. ayete dikkat ederseniz, “bundan önce gelen (kitab)lar”
Tevrât, Zebûr, ve İncîli kastetmektedir. Kur’ân’ın bu ayetine göre,
Kur’ân-ı Kerîm ve
Kutsal Kitab’ın eşit değerde olduğunu göstermektedir. Kutsal Kitab’ın bozulması asla söz konusu olamaz. Böylece, tüm Müslümanlar Kutsal Kitab’ın bütün ayetlerini okuyup inanmak zorundalar.
____________________
2. Ayrıca Bakınız: İşaya 6:9-10.
Kur’ân-ı Kerîme göre, Kutsal Kitab’ın ayetlerini boşa çıkarmaya çalışanlar Tanrı’nın azabını kendi üzerlerine davet ediyorlar.
“Kendilerine
Kitab verilenlerin yemeği, size helâl, sizin
yemeğiniz de onlara helâldır.... Kim
inanmayı kabul etmezse,
onun ameli boşa çıkmıştır ve o, âhirette kaybedenlerdendir.”
(Mâide 5:5)
Bu ayetin gelişine göre, “
inanma” kelimesi neler hakkındadır? Yahudi ve
Hıristiyanların helal olan yemekleri hakkında. Peki, eğer bir Müslüman,
Ehl-i Kitapların helal olan yemeklerinin hangileri olduğunu bulmak isterse, nereye bakmak gerekiyor? Tabi ki,
Kutsal Kitab’a. Önemli olan Kitab’ın helal veya yasak ilan ettiği yemekler. O zaman, bu Kur’ândaki ayeti geçerli sayabilmek için, Kitab-ı Mukaddes’in devamlı aynı kalması lazım. Elbette Hz. Muhammed’in döneminde Kutsal Kitap geçerli bir ölçü olarak sayılıyordu. Birisi bunu kabul etmek istemezse, ne olacak? “
onun ameli boşa çıkmıştır ve o, âhirette kaybedenlerdendir.”
“And olsun biz,
senden önce de elçiler gönderdik. (Allâh)
size
âyetlerini gösteriyor.
Allâh’ın âyetlerinden
hangisi inkâr ediyorsun?” (Mü’min 40:78 & 81)
“Bize indirilene de,
size indirilene de inandık...
Ayetlerimizi,
kâfirden başkası
inkâr etmez.”
(Ankebut 29:46-47)
“
Yazılmış bir kitâptır. (Hakk’ı)
yalanlayanların vay hâline
o gün!... Ona
âyetlerimiz okunduğu zaman: Eskilerin
masalları” der.” (Mutaffifin 83:9-10 & 13)
“Öğüte ve
her şeyin açıklamasına dâir ne varsa hepsini
Mûsâ
için levhalara yazdık. ‘
Bunları kuvvetle tut kavmine de
emret...’
Ayetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanların
amelleri boşa çıkmıştır.” (A’râf 7:145 & 147)
Buradaki “
ayetlerimiz” ifadesi hangi kitap ile ilgilidir? Kesinlikle Hz. Mûsâ’nın Tevrâtı ya da Tanrı’nın Kutsal Kitabı ile ilgidir. Bir kimse, kim olursa olsun, Tanrı’nın Musa’ya verilmiş olan ayetlerini yalanlarsa, o kişinin amellerine ne olacak? Boşa çıkacaktır! Siz iyi bir insan veya iyi bir Müslüman olmaya çabalamıyor musunuz? O zaman dikkatli olun! Eğer siz, Tanrı’nın Musa’ya verilmiş olan ayetlerini inkâr ederseniz, kesinlikle boşa çıkacaksınız. Bu ayet de herkes için geçerlidir: “Bunları kuvvetle tut, kavmine de emret...” Tevrât’ta bulunuyor; İncîl’de bulunuyor; ve Kur’ân’ı Kerim’de bulunuyor. (A’râf 7:145) Aşağıdaki ayet Yahudilerin meşhur olan “
Þema” (iman akide veya amentüsü) olarak bilinir:
“Dinle ey İsrâil: Allahımız RAB bir olan RABDİR; ve
Allahımız RABBİ bütün yüreğinle, ve bütün canınla, ve bütün
kuvvetinle seveceksin. Ve bugün
sana emretmekle olduğum bu
sözler senin
yüreğinde olacaklar; ve onları oğullarının
zihinine iyice koyacaksın, ve evinde oturduğun, ve yolda
yürüdüğün, ve yattığın, ve kalktığın zaman
bunlar hakkında
konuşacaksın.” (Tesniye 6:4-7)
3
“‘Öğretmenim, Kutsal Yasa’da en önemli buyruk hangisi?’
İsa ona şu karşılığı verdi: ‘Tanrın olan Rab’bi bütün
yüreğinle, bütün
canınla ve bütün
aklınla sev.’ İşte ilk ve
en önemli buyruk budur.” (Matta 22:36-37)
4
“
İnkâr edenler(e gelince): Yıkım onlara! (Allâh) onların
işlerini boşa çıkarmıştır. Böyledir, çünkü onlar, Allâh’ın
indirdiğinden hoşlanmamışlar, Allâh da onların amellerini
heder etmiştir.” (Muhammed 47:8-9)
Bu adamlar bile bile Allah’ın ayetlerini yalanlıyorlar! Bakın Kur’ân-ı Kerîm bunlar hakkında ne diyor:
“
Allâh’ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden
daha
zâlim kim olabilir?” (En’âm 6:157)
“Kendisine
Rabb’inin âyetleri hatırlatıldığı halde onlardan
(öğüt almayıp) yüz çeviren ev ellerinin (yapıp) öne sürdüğü
(günahlarını, isyanları)nı
unutandan daha zâlim kim
olabilir?” (Kehf 18:57)
“Kendisine
Rabb’inin ayetleri hatırlatıldıktan sonra
onlardan yüz çevirenden daha zâlim kim olabilir?” Muhakkak
ki biz, suçlulardan öç alıcıyız. Andolsun biz
Mûsâ’ya da
Kitâb vermiştik. Sakın onun kavuşması hakkında
şüphe içine
düşme.” (Secde 32:22-23)
____________________
3. Ayrıca bakınız: Tesniye 10:12-13.
4. Ayrıca bakınız: Markos 12:28-30.
“Bize indirilene de,
size indirilene de inandık...
Ayetlerimizi,
kâfirden başkası
inkâr etmez.”
(Ankebut 29:46-47)
Tahrif olduğunu iddia edenler neden Tanrı’nın sözüne karşı çıkıyorlar? Kur’ân-ı Kerîm, Kitab-ı Mukaddes’in gerçek ve doğru olduğuna tanıklık ederken, bunun aksini söyleyerek, yani onun ayetlerini yalanlayarak ve değiştirildiğini söyleyerek kendi inancının kutsal kitab’ı olan Kur’ân-ı Kerîm’e göre zâlim ve kâfir olmuyor mu? İslâmi kaynaklardan
Hıristiyanlığa karşı birçok eser okudum. Ne yazık ki, okuduğum eserlerin çoğunun, olumlu bir yaklaşımı yoktu. Dr. Baki
Adam’a göre, “Doğrudan Yahudi kaynaklarından faydalanan Müslüman müellif pek azdır. Bunlar da, Yahudiliğin gerçek mânâda ne olduğundan ziyade, onun
olumsuz yönlerini delilleriyle ortaya koymak çabasındadırlar. İslâm dünyasında Yahudilik ve Yahudilerle ilgili
olumlu bir fikre rastlamak pek mümkün değildir.”
5
İncîl üstâdı, Prof. Dr. R.C.
Sproul, Þeytan’ın amacı hakkında şunu demişti: “Eğer ben Þeytan olsaydım, ilk hedeflerimden biri insanların Kutsal Kitab’ı derinden derine incelemelerini durdurmak olurdu. Kutsal Kitab’ın Tanrı Sözü olduğunu ve insanlara Tanrı’yı tanıyıp, sevip, hizmet etmelerini öğrettiğini bildiğimden insanları korkutup ondan uzaklaştırmak, onu ruhsal çukurlar, dikenli çitler ve tuzaklarla çevirmek için elimden gelen her şeyi yapardım.”
6
Eğer Kur’ân diyorsa, Tanrı’nın ayetlerini yalanlamak, zâlim, ve kâfir olmaktır, bu konu hakkında düşünür ve konuşurken dikkatli olmalıyız. Çünkü Kur’ân, Kutsal Kitab’ın ayetlerinin Tanrı’nın sözü olduğuna tanıklık ederken, bizler onları inkâr eder ve yalanlarsak, Tanrı’yı yalancı durumuna sokar, zâlim ve kâfir durumuna düşmüş olmaz mıyız? Tanrı’nın ayetlerini inkâr edenler için mutlak çetin bir azap vardır:
“
Bunları söyleyeni reddetmemeye dikkat edin. Çünkü onlar
yeryüzünde kendilerini uyaranı reddettiklerinde nasıl
kurtulmadılarsa, göklerden bizi uyarandan yüz çevirirsek,
bizim kurtulamayacağımız daha da kesindir.”
(İbraniler 12:25)
____________________
5. Adam, “Yahudiliğin
Hıristiyanlığa ve İslâma Bakışı,” s. 333.
6. Sproul,
Kutsal Kitap’ı Anlamak: Yorum Bilimi, s. 5.
“Sana Kitabı hak ile ve kendinden
öncekini doğrulayıcı
olarak indirdi. Bundan önce de insanlara
doğru yolu
göstermek için
Tevrât ve İncîl’i indirmişti. (Doğruyu
ve eğriyi birbirinden) ayırdeden (Kitablar)ı da
indirdi.
Allâh’ın ayetlerini inkâr edenler için
mutlaka çetin bir azap vardır. Allah daima üstündür ve
öç alandır.” (Al-i İmrân 3:3-4)
“vay başına! ...Rabbin
yaptığına dikkat etmiyorlar, ve onun
ellerinin işine bakmıyorlar. Kavmın bundan ötürü
, bilgi
eksikliğinden sürgüne götürüldü... çünkü ordular RABBİNİN
şeriatini kendilerinden attılar, ve
İsrail Kuddusunun sözünü
hor gördüler.” (İşaya 5:11-13 & 24)
Þimdi, Kutsal Kitab’a inanan olarak mı, yoksa onu inkâr eden olarak mı kalacaksın? Müslümanların Tevrât’ın tahrifini kabul etmeleri ve ileri sürmeleri aslında kendi kitapları olan Kur’ân-ı Kerîmi red ve inkâr etmektir. Kur’ân-ı yanlış yorumlayan İslâm alîmleri halkın bilmeden kitabını yanlış anlamasına neden olmuşlardır.
İnanlıların yanlışlıkları, inançsızların düşüncelerinden kat kat daha iyidir. Tanrı’nın doğru sözleri her zaman doğru kalacaktır. Þeytan yüce Tanrı’nın sözlerini iptal edemez. Elimizde bulunan sonsuz Kutsal Kitab’a inanmamak için hangi bahaneyi Tanrı kabul edecek? Bir alim şöyle özetledi: “Kitab-ı Mukaddes’e karşı olan tek itiraz, kötü bir hayattır.”
7
“İnsanı kirleten, ağzına giren değildir. Ağzından çıkandır
insanı kirleten. Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten
kaynaklanır. İnsan kirleten de budur. Çünkü kötü
düşünceler, cinayet, zina, ahlaksızlık, hırsızlık,
yalan
tanıklık ve iftira hep yürekten kaynaklanır. İste bunlar
kirletir insanı.” (Matta 15:11 & 18-20)
“Oysa
ne sıcak ne de soğuksun, ılıksın. Bu yüzden seni
ağzımdan kusacağım. Onun için gayretli gel ve
tövbe et.
Kulağı olan,
Ruh’un topluluklara ne dediğini işitsin.”
(Esinleme 3:16, 19 & 22)
____________________
7. Meade,
The Encyclopedia of Religious Quotations, s. 32.
Yazar: Daniel Wickwire
Kaynak:
http://www.hristiyan.net
Kuran’a Göre Kutsal Kitap’ın Ayetlerini İnkâr Edenlerin Durumu Nedir?
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Kuran’a Göre Kutsal Kitap’ın Ayetlerini İnkâr Edenlerin Durumu Nedir?
Kuran’a Göre Kutsal Kitap’ın Ayetlerini İnkâr Edenlerin Durumu Nedir? konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.