| HRİSTİYAN FORUM
> Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar
> Lutheryenlik
: Türkiyede Protestanlık ve düzeltilmesi gerekenler konusu 8391 kez okundu, 65 kez cevaplandı. En son mesaj Frollo tarafından gönderildi. Türkiyede Protestanlık ve düzeltilmesi gerekenler (Not&Giriş: Öncelikle bu konu belli bir grubu veya öğretiyi hedef almamaktadır,tamamen İsa Mesihe iman etmiş mezhepler üstü kardeşler arası sevgiye dayanan ''Agape'' kavramı baz alınarak tek vaftiz ve imanda buluşulan Hristiyan ekümenizmi altında,Protestanlığın veya ülkemizde bulunan Protestan cemaatlerin yanlışlarının neler olduğunu,düzeltilmesi için neler gerektiği üzerine Protestan,Katolik ve Ortodoks veya mezhepsiz Hristiyan geleneğinde olan tüm kardeşlerin (iyi niyetli) olumlu eleştirilerini belirtecekleri ,görüşlerini bildirecekleri bir forumdur. ) <!----> <!----> Protestan cemaatlerin genel olarak düştükleri hatalar ve yetersizlikleri: a) Protestan cemaatlerin kendi aralarında olan sorunlar: Birlik ve beraberlikten uzak olmak Herkesin bildiği üzere genel olarak elçisel kilise... Türkiyede Protestanlık ve düzeltilmesi gerekenler
HEMEN ÜYE OLUN!Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.
Türkiyede Protestanlık ve düzeltilmesi gerekenler konusu 8391 kez okundu, 65 kez cevaplandı. En son mesaj Frollo tarafından gönderildi.
(Not&Giriş: Öncelikle bu konu belli bir grubu veya öğretiyi hedef almamaktadır,tamamen İsa Mesihe iman etmiş mezhepler üstü kardeşler arası sevgiye dayanan ''Agape'' kavramı baz alınarak tek vaftiz ve imanda buluşulan Hristiyan ekümenizmi altında,Protestanlığın veya ülkemizde bulunan Protestan cemaatlerin yanlışlarının neler olduğunu,düzeltilmesi için neler gerektiği üzerine Protestan,Katolik ve Ortodoks veya mezhepsiz Hristiyan geleneğinde olan tüm kardeşlerin (iyi niyetli) olumlu eleştirilerini belirtecekleri ,görüşlerini bildirecekleri bir forumdur. )
Protestan cemaatlerin genel olarak düştükleri hatalar ve yetersizlikleri:
a) Protestan cemaatlerin kendi aralarında olan sorunlar:
Birlik ve beraberlikten uzak olmak
Herkesin bildiği üzere genel olarak elçisel kilise geleneğinin aksine, (Katolik-Ortodoks ve diğer kökenlerini elçilere dayandıran Apostolik gelenekteki kiliseler),Protestan kiliseler merkezi bir sistem altında toparlanmazlar ve tek yetki kaynağı genel olarak Kutsal Kitap kabul edildiğinden,cemaatlerin yönetimi bağımsız olarak kilise ihtiyarlar heyeti tarafından belirlenir.
Merkezi bir otorite olmadığından Kutsal Kitabın ayetlerinin yorumu kiliseden kiliseye değişebileceği için (Komünyon sofrasında İsa Mesih'in gerçek varlığıyla orada bulunması ve bebek-yetişkin vaftizi,kadınların pastörlük yetkisinin bulunup bulunmaması vs. gibi doktrinsel mevzular) ,ortak bir Protestan kilise birliğinden söz edemeyiz ama bu yine de bazı konularda beraberce adım atmaktan bu kiliseleri ve onlara bağlı bulunan imanlıları alıkoymamalıdır.
b) Kiliselerin altyapısının bulunmaması ve imanlılara hizmet yoksunlukları:
Protestan kiliselerin ''cemaatleşme'' konusunda eksiklikleri
Kiliselerin görevi Rabbin Kelamını duyurmak (Kutsal Kitaptan paylaşım) ve sakramentlerin icra edilmesiyle sınırlı değildir.Bir kilisenin ruhani görevlerinin yanında,cemaatine karşı dünyasal bazı sorumlulukları da bulunmaktadır. ''SOLA SCRIPTURA'' doktrininin yanlış algılanmasından ötürü,herşey Kutsal Kitabın üzerine yıkılmaktadır,Protestan kiliseler öncelikle Kutsal Kitabı bir fihrist,Adan Zye bir ''sarı sayfalar'' tarzı kullanma kılavuzu olarak görme anlayışından sıyrılmalıdırlar.Kutsal Kitap iman konusunda rehber olsa da,her kilisenin liturjik uygulamalarını belirleyecekleri ayrı kilise kanonları ve nizamnamesinin bulunması gerekmektedir.
Protestan kiliseler olayı sadece iman etmeye ve Kutsal Kitabın vaazına indirgediklerinden, 'cemaatleşme' konusunda evrimlerini tamamlayamamışlardır. Hristiyan olma bilinci ''İman ettik,kurtulduk,Halleluya !!'' demekle bitmemektedir,bunun devamını getirebilmek ve belli bir düzen kurmak önemlidir..
Bu konudaki eksiklikleri özellikle defin,cenaze,mezarlık alanı gibi dünyevi çaba gerektiren mevzuatta ortaya çıkmaktadır.Pastörler bu konuları geçiştirmekte,üzerine düşmemekte ve pasifist bir duruş sergilemektedirler. c) Cemaat olma bilincinin gelişmemesinin bireysel olarak imanlılara yansıması,liberalleşme ve bölünme:
Belli merkezi bir otoritenin yoksunluğu ve her imanlının rahipliği yetkisi anlayışının sonucunda, Kutsal Kitap ayetlerini herkes kendine göre yontmakta ve kadın pastörlerin atanmasından eşcinsel beraberliklerin kutsanmasına kadar olan konularda İncilsel referans gösterilebilip,kendi davalarını ayetler üzerinden yalan yanlış aklayabilmektedir.
Kutsal Kitap yorumu her cemaatin kendi anlayışına teslim edilmiştir.
Bir ayeti bir yerden çekip çok başka bir noktaya taşımak ,kelime oyunları ile son derece mümkündür.Bu yüzden Protestanlık sabit stabil bir inanç sistemi olamamakta,devamlı hücresel bölünme yaşayan ve gitgide amip gibi kendi içinde bölünerek binlerce değişik mezhebin mantar gibi ortaya çıkmasına olanak sağlayan hizipsel bir akıma dönüşmüştür.
Protestanlık diye sabit bir iman ve inanç birliğinin bulunmaması ve binlerce değişik öğretinin,doktrinin varlığı,elçisel kiliseye iman eden Hristiyanlara da 'Hangi Protestan,ne tür Protestan' karmaşasını yaşatarak ,Protestan adledilen kiliselere karşı şüpheli bir yaklaşımı doğurmuştur.
Protestanlık insanlara bu açılardan güven vermemektedir ve bunun neticesinde kiliseye gidiş oranlarının azalması ve liberalleşme Protestanlığın hakim olduğu ülke ve bölgelerde hız kazanmıştır.
Protestan kiliselerin tek İsaya iman etmeleri ve aynı Kutsal Kitabı okumalarının haricinde ortak bir paydaları olmaması ve Protestanların kendi içsel ayrılıklarının,gerek doktrinsel gerek liturjik uygulamada genel olarak Katolik-Ortodoks vs. mezhepsel ayrımlardan daha derin olması,Protestanlık diye tek bir dinin ve inancın mevcut olmaması ve binbir başlı bir deve dönüşmesi de inanlıların kiliseye karşı olan saygılarını azaltmış ve liberalliği körüklemiştir.
Kiliselerin görevi Rabbin Kelamını duyurmak (Kutsal Kitaptan paylaşım) ve sakramentlerin icra edilmesiyle sınırlı değildir.Bir kilisenin ruhani görevlerinin yanında,cemaatine karşı dünyasal bazı sorumlulukları da bulunmaktadır. ''SOLA SCRIPTURA'' doktrininin yanlış algılanmasından ötürü,herşey Kutsal Kitabın üzerine yıkılmaktadır,Protestan kiliseler öncelikle Kutsal Kitabı bir fihrist,Adan Zye bir ''sarı sayfalar'' tarzı kullanma kılavuzu olarak görme anlayışından sıyrılmalıdırlar.Kutsal Kitap iman konusunda rehber olsa da,her kilisenin liturjik uygulamalarını belirleyecekleri ayrı kilise kanonları ve nizamnamesinin bulunması gerekmektedir.
Yine ayni konu sizin Kutsal Kitap ile alip veremediginiz nedir?
Sizin KAYNAGINIZ nedir onu ogrenebilirmiyim Tanri Sozunden baska?
O "Kaynagi" Kutsal Kitaptan ustun gordugunuz icin boyle GERCEK DOKTRIN den uzaklasmis olmayin sakin!!
Sayın Temple
Protestanları ferisilere benzetiyorlar. Ama atladıkları, görmedikleri şu; Biz yazıya geçirilmiş olan Rabbin sözleri olarak yalnızca Kutsal Kitabı referans alırız. Ama en önemli referansımız Rabdir , onun Kutsal Ruhudur. Kutsal Ruhla Tanrı'yı görmesek de, onun ruhuyla olan paydaşlığımızdan dolayı Rabbin düşüncelerini, istedikleri biliriz ve bunun yanında somut olan, gözün gördüğü kaynağımız ise Kutsal Kitap'ta yer alan Rabbin sözleri ve imanlıların hayatlarıdır.Ve bunar uyum içinde ise yalnızca Kutsal Kitabı somut kaynak olarak almamız neden eksik olsun. Dahası eksik olsa bile Rabbin açıklayıcı Ruhunu barındırıyoruz. Eksiğimiz olmayacak. Bütün sözler ortadan yok olsa bile ( Rab buna izin vermeyeceğini söylüyor)Rabbin Ruhu bizi bırakmaz. En önemli kaynağa sahibiz. Rabbin Ruhu ve Kutsal Kitapta ki sözleri yeterlidir.
Bir imanlı elbette ki Kutsal Kitapı rehberi olarak alır,ama sevgili Tuğba buradaki konu Kutsal Kitabın eksikliği veya yanlışlığı değil,Temple her zamanki gibi konuyu çarpıtma ve başka yere çekme alışkanlığıyla hareket etmiş.
Burada mevzu bahis olan konu,Kutsal Kitabı kimin doğru olarak yorumlayabileceğidir.Her bireyin kiliseden bağımsız olarak Kutsal Kitabı yorumlaması sonucu bugün eşcinsel evliliklere ve kadın pastörlere bir takım kiliseler tarafından Kutsal Kitaptan dayanak bulunmaktadır!Bazı ayetleri ucundan kırparak gerçek müjdenin mesajından çok farklı anlamlar çıkarılabilmektedir!
Burada asıl değinmek istediğimiz nokta Protestanlıkta Kutsal Kitabın tek bir dini kurul tarafından yorumlanması ve bu boşluğun önüne geçilmesidir.
Söz konusu olan 'Tanrı Kelamı' olunca bir şey hem ak hem de kara olamaz!
Ama Protestan kilisesi diye merkezi bir kilise bulunmadığı için ve hatta Protestanlık diye tek başına bir oluşum bulunmadığı için ve binlerce değişik gelenek söz konusu olduğu için Kutsal Kitabın ayetleri kiliseden kiliseye değişiklik göstermektedir.
Kiliselerin görevi Rabbin Kelamını duyurmak (Kutsal Kitaptan paylaşım) ve sakramentlerin icra edilmesiyle sınırlı değildir.Bir kilisenin ruhani görevlerinin yanında,cemaatine karşı dünyasal bazı sorumlulukları da bulunmaktadır. ''SOLA SCRIPTURA'' doktrininin yanlış algılanmasından ötürü,herşey Kutsal Kitabın üzerine yıkılmaktadır,Protestan kiliseler öncelikle Kutsal Kitabı bir fihrist,Adan Zye bir ''sarı sayfalar'' tarzı kullanma kılavuzu olarak görme anlayışından sıyrılmalıdırlar.Kutsal Kitap iman konusunda rehber olsa da,her kilisenin liturjik uygulamalarını belirleyecekleri ayrı kilise kanonları ve nizamnamesinin bulunması gerekmektedir.
Yine ayni konu sizin Kutsal Kitap ile alip veremediginiz nedir?
Sizin KAYNAGINIZ nedir onu ogrenebilirmiyim Tanri Sozunden baska?
O "Kaynagi" Kutsal Kitaptan ustun gordugunuz icin boyle GERCEK DOKTRIN den uzaklasmis olmayin sakin!!
Sayın Temple
Protestanları ferisilere benzetiyorlar. Ama atladıkları, görmedikleri şu; Biz yazıya geçirilmiş olan Rabbin sözleri olarak yalnızca Kutsal Kitabı referans alırız. Ama en önemli referansımız Rabdir , onun Kutsal Ruhudur. Kutsal Ruhla Tanrı'yı görmesek de, onun ruhuyla olan paydaşlığımızdan dolayı Rabbin düşüncelerini, istedikleri biliriz ve bunun yanında somut olan, gözün gördüğü kaynağımız ise Kutsal Kitap'ta yer alan Rabbin sözleri ve imanlıların hayatlarıdır.Ve bunar uyum içinde ise yalnızca Kutsal Kitabı somut kaynak olarak almamız neden eksik olsun. Dahası eksik olsa bile Rabbin açıklayıcı Ruhunu barındırıyoruz. Eksiğimiz olmayacak. Bütün sözler ortadan yok olsa bile ( Rab buna izin vermeyeceğini söylüyor)Rabbin Ruhu bizi bırakmaz. En önemli kaynağa sahibiz. Rabbin Ruhu ve Kutsal Kitapta ki sözleri yeterlidir.
Pentekostal ve karizmatik kiliselere hiç gittinizmi?
Ruh tarafından yönetildiklerini söylerler ve yaptıklarını savunduklarını Kelamda görmek neredeyse imkansızdır.
Fakat savunma yaparken Rabbin Ruhuna sarılıyorlar ne yapacağız şimdi?
Tabi bende Ruh var diye şifacılık, büyücülük türlü türlü şaklabanlık yapanları saymıyorum.
O zaman elde bir tek Kelam kaldı fakat Kelamda da her aradığımız cevap yok... ne yapacağız sizce?
Mesajlarınızı kişiselleştirme boyutuna götürdüğünüz sürece mesajlarınız silinecektir.Ama elbetteki konu hakkında genel bir paylaşımınız olacaksa buyrun yazın..
Sorunuzu cevaplamak gerekirse....;
Kendi sözleri inandığı öğretiyle çelişen kimselerin sözlerini kaynak olarak almam,sizin veya başkasının sözlerine bakmam,ben kaynak olarak elçisel kilisenin ve kilise babalarının yorumladığı Kutsal metinleri kaynak alırım.
Kutsal Kitabı ve onun ayetlerini her inanlı ve inanlı olduğunu iddia eden kişinin ''kendi yorumuna bırakılmayacak kadar'' önemli görürüm ve de önemserim..!
Siz belki müslüman kökenden geldiğiniz için olaya daha rasyonel boyuttan bakıyorsunuz ve de hristiyan ruhaniyetini yakalayamıyorsunuz..
Ama Murat ve Kyrie Eleison rumuzlu arkadaşların da belirtmek istediği gibi,Kutsal Kitap olarak adledilen metinler gök yüzünden zembille inmemiştir ve yine elçisel kilise tarafından ve kilise babaları tarafından düzenlenip bir kitap haline getirilmiştir ve bu kilise babaları dediğimiz kişiler ve de elçisel kilise kurumu Kutsal Ruh'un birebir koruması altındadır ve biz Hristiyanlar bu yüzden Kutsal Kitabın gerçek Tanrı Kelamı olduğuna itikat ederiz...
Sadece Musa'ya indirilen yasa levhalar halinde birebir Tanrı tarafından gönderilmiştir ama Yeni Ahit dediğimiz Yeni Antlaşma söz konusu olduğunda bugün Kutsal Kitap olarak adlettiğimiz kitaplar ve onu içeren bölümler elçisel kilise ve kilise babaları tarafından düzenlenerek metin haline getirilmiştir.
Yeni Ahitin kitap haline getirilmesine katkıda bulunan kilise babaları ve elçisel kilisenin hizmetinde olan kişiler ruhla dolu olduklarından Kutsal Kitap denen metinlerin birebir Tanrı Kelamı olduğuna inanırız...
Kyrie Eleison adlı kardeşin de belirttiği gibi, ''SOLA SCRIPTURA''yı körü körüne savunan bir kısım Protestan daha SCRIPTURAnın ne ifade ettiğini anlayamayacak kadar ilahiyat bilgisinden yoksundur ya da art niyetlidir veya kişisel rant peşindedir (buna Rab karar verir ve yargılar) En kötü durum yarı-cahilliktir veya daha neyi savunduğunu bilmeden körü körüne savunmaktır..
Kutsal Kitabı bugünkü haline getiren kilise babalarını inkar etmek,çok trajikomik bir durumdur..Ayrıca ahde vefa ilkesine ve hristiyan ruhuna da aykırıdır..Hristiyan kökenlerine ihanettir..
Martin Luther ve diğer Reformcular bile yazınlarında başta Hippolu Aziz Augustine'in olmak üzere, diğer bir çok kilise babalarının ve kutsalların felsefesinden ve görülerinden yararlanmışlardır.
Bunu dünyevi boyuta indirgediğimizde bir örnek vermek gerekirse, ''Marksizme inanıyorum ama Karl Marx'a inanmıyorum'' demek kadar çelişkili,saçma ve mantıksız bir durumdur..
Türkiyede Protestanlık ve düzeltilmesi gerekenler konusuna benzer konular;
Türkiyede dogan aziz ve azizeler merhabalar,
bugün kilisemin sevgili din görevlisi Giorgi bey ile uzun uzun sohbet etme imkani buldum.Bana türkiyenin hristiyan tarihi acisindan öneminden bahsetti ve anadolu topraklarinda dogan aziz Nikolaus`tan. Konusmamizin sonunda benden suanki türkiyenin bulundugu cografyada dogan azizlerle ilgili arastirma yapip, bu arastirmayi da kilise cemaatiyle paylasmami rica etti.Su ana kadar bulduklarim Aziz Pavlus, Azize barbara, Aziz Ahillios, Aziz Parthenios. Konu ile ilgili arkadaslarimdan yardimlarini bekliyorum.
Güzel Günler,
K.
Türkiyede Arapça Kuranı Bilmemek Daha İyi Arap ülkelerden farkımız arapçayı bilmiyor oluşumuzdur.Türkiyede müslüman otoriterler kuranı arapça bilmek gerektiği ve arapçayıda öğrenmek gerektiğini ancak bu şekilde kuranın doğru anlaşılacağını iddia ederler.
Bunun yararıda vardır;Böylece kuranın karmaşalarından uzaklaşmış olurlar.Böylece hayali bir kuran yaratılıyor.Kuranın sevgi dini,anlayış ve hoşgörü dini olduğuna inandırılıyor.
Hiç olmazsa kuranın karmaşalarına girmektense kuranı bilmeden-anlamadan arapça ezberleyerek ibadet etmeleri daha iyi.
Arap ülkelerinden (Arabistan ve Libya'dan gelenlerle görüşmüştüm) gelenler "böyle bir din olamaz" diye tepkilerini-gerilimlerini ifade ediyorlardı.Ee onlar Arapça biliyorlar ve kuranın karmaşalarından kurtulmaları mümkün olmuyor ancak bu ülkelerde Türkiyeyi gerçek müslüman olarak...
Türkiyede ibadete açık Anglikan/Episkopal kiliseler Türkiye'de ibadetlerini aktif olarak sürdüren Anglikan/Episkopal Kiliseler
ANKARA:
St. Nicholas Episkopal Kilisesi
İngiliz Başkonsolosluğu,Şehit Ersan Cad. , 46A , Çankaya-Ankara
Rabbin Sofrası ve Ayin saatleri: Her pazar 10:15,ibadet 1 saat sürüyor.
Neden hristiyanlığa Türkiyede önyargı fazla Düşünüyorumki,Türkiye de en vahşi din olarak Hristiyanlığı gösterme nedenini psikolojik olarak görüyorum.
Hristiyanlık sevgiden bahseder
Eğer bir insanın sevgisi ölmüşse,durumu vahim demektir.
Sevgisi ölen,duygularınıda yitirdiğinden herşeyi cinsellik olarak görebiliyor
Sevgi verildiğinde,bu kişiler anlamıyor ve cinsellik peşinde olduğunuz yargısı gelişiyor
ve bunun ile yargılıyorlar
Bunu belirledim ve araştırmalarım devam ediyor.
Başka yargılamalarda olabilir.Malında gözünüz olduğunu düşünebilirler falan
Biz esenlik içinde olurken onlardaki ruhsal ölümü sıçratıyorlar
Ruhsal ölüme uğramış kişilerde, cinsel karmaşalar dışında Başka belirlemeler bulursam tekrar yazarım
Türkiyede bulunan Antakya Rum Patrikliğine ait olan Cemaat’ler Bunlar 7 Ortodoks Kilise, Vakıf ve Başkanlar'dan ulaşmaktadır.
*Antakya (Başkan) Fadi Hurigil
*Samandag (Başkan) Mahir Hilenoglu
*Mersin (Başkan) Mişel Diker
*Iskenderun (Başkan) Corç Boğazoğlu
HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız
HRİSTİYAN OLMAK Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...
HRİSTİYAN GAZETE Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.
HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...
İNCİL Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...
İNCİL .TV Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...
Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlıkİncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil