Fırat Çölgeçen
Lütuf: Gerçekten de hayret vericidir !
Sizler bir zamanlar, içinde yaşadığınız suç ve günahlarınızdan ötürü ölüydünüz. Bu dünyanın gidişine ve havadaki hükümranlığın egemenine, yani söz dinlemeyen insanlarda şimdi etkin olan ruha uymaktaydınız. Bir zamanlar hepimiz böyle insanların arasında, doğal benliğin ve aklın isteklerini yerine getirerek benliğimizin tutkularına göre yaşıyorduk. Ötekiler gibi doğal olarak gazap çocuklarıydık. Ama merhameti bol olan Tanrı bizi çok sevdiği için, suçlarımızdan ötürü ölü olduğumuz halde, bizi Mesih'le birlikte yaşama kavuşturdu. O'nun lütfuyla kurtuldunuz. Tanrı bizi Mesih İsa'da, Mesih'le birlikte diriltip göksel yerlerde oturttu. Bunu, Mesih İsa'da bize gösterdiği iyilikle, lütfunun sonsuz zenginliğini gelecek çağlarda sergilemek için yaptı. İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı'nın armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir ( Ef. 2:1-9 ).
Dikkat edilecek sözler: " lütufla... iman aracılığıyla... Tanrı'nın armağanıdır. "
En büyük beklentilerimizden biri, görkemli bir gün, hiçbir övünmenin, kendine paye vermek için ünlü isimlerden bahsetmenin, hiçbir bencilliğin olmadığı bir yerde olmaktır. Burası neresi olabilir ? Yanıt: Cennet. Orada, birisinin süper dev başarılarına dikkati çekmek için kulağa ruhsal gelen tanıklıklar olmayacaktır. Orada, hiç böyle şeyler olmayacaktır. Herkesin yaşamının üzerine lütuf sözcüğü yazılı olacaktır. Orada, lütuftan daha çok duyulan bir söz olmayacaktır. Her yerde; lütuf, lütuf, lütuf !
Sahip çıktığımız tek şey, lütuf olduğunda övgü kime gider ? Yanıt: Çarmıha giden kişiye.
Şimdi gelelim önemli soruya: Lütuf katillerinin, bu büyük gerçeğe neden saldırdıklarını anlayabilir misiniz ? Bu, " Kendin-yap-ve-övgüyü-al " dininin tam yüreğine bıçağı saplar. Luther'in zamanında olduğu gibi, " Çok uğraşmanız gerektiğini biliyorsunuz " ya da " imanızın içtenliğini kanıtlamanız gerek " ya da "Tanrı sizin hayatınızda şu şeyi gerçekleştirmeden önce şunu, şunu yaparak bunu hak etmeniz gerek " diyerek her nesilde ikna edici tartışmalarla ortaya çıkarlar. Bunu, unutunuz. Tanrı, lütufla size karşılıksız bağışlanma hediyesini sunuyor. Bütün yapmamız gereken, onu almamızdır. Onu bir kez aldıktan sonra, size ondan vazgeçme, üzerinize almak, çıkartmak, bırakmak, başlamak - her şey gücü verilecektir. Ama bu konuyu, kurtuluşla karıştırmamalıyız. Bu, kesinlikle ve sadece, Tanrı'nın karşılıksız armağanı temel alınarak bizimdir. Farklı olarak işittiğimiz bütün her şeye karşın; vurgu, bizim Tanrı için yaptıklarımızda değil, Tanrı'nın bizim için yaptıklarındadır.
Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız.
YHVH, sizi lütfu ile korusun.