halleluya
13 Musa:On Emir - 5- Annene, babana saygı göster
Musa: Tanrı’nın Kutsal Buyrukları
On Emir - 5-Annene, babana saygı göster
Size esenlik olsun.
5) Tanrı, verdiği beşinci buyrukta şöyle dedi: “Annene, babana saygı göster, öyle ki, Tanrın Rab’bin sana vereceği ülkede ömrün uzun olsun.” (Mısır’dan Çıkış 20:12)
Aile, cennetten arta kalan parçadır. Kendi yüceliğini yansıtmaları, çoğalıp yeryüzünü doldurmaları için Tanrı, erkek ve dişiyi yarattı.
Aile, insan yaşamının ana gözdesi, tüm kültürlerin temelidir; koruma, güven ve birlik duygusu aşılar, tüm yıkıcı ideolojilerden daha güçlü olduğunu her an ispatlar.
Hemen hemen her din ve dünya görüşü, ana babaya saygı gösterilmesi gereğinde birleşir.
Tanrı bu buyrukla aileyi himayesine alıyor.
Aile varlığının sırrı için O’na şükretmeliyiz.
Beşinci Emir’le Tanrı, erkek ve aile reisi olarak yalnızca babaya değil, anneye de saygı gösterilmesini buyuruyor.
Kadın da erkek gibi, yaşamında Tanrı’nın görünümünü yansıtmakla yükümlü olup erkeğiyle birlikte ailenin sorumluluğunu taşır.
Ana babanın aynı saygı ve hürmeti görmeleri zorunluluğu, Eski ve Yeni Antlaşma’nın temel öğretilerinden biridir.
Ana babamız bize yıllar boyu eşlik ederler.
Tüm gelişimimiz ve ruhsal hareketlenmeler onlar tarafından izlenir.
Bunun için onlar belki Yaratan’a şükrederler.
Eğer İsa Mesih’in egemenliği altında yaşıyorlarsa, ta baştan itibaren bizi Diri Tanrı’nın ellerine teslim ederler, O’nun emirlerini bize öğretir, yüreklerimizi Yaratan’a, İyi Çoban’a imana özendirirler.
Böyle ana babalar, çocuklarını Tanrı’nın adında eğitir, bereketler ve sever.
Gece gündüz demeden onların dertleriyle meşgul olur, yeterli besin ve giyeceğe sahip olmaları için didinirler.
Ana babayla çocuklar arasında sıkı bir yaşam bağı vardır.
Karşılıklı saygı ve güven onlar arasında bu nedenle doğaldır.
Tanrı ile kıyaslandığında, nasıl ana baba günahlıysa, çocuk da doğası gereği günahlıdır.
Hem küçükler, hem de yetişkinler, Tanrı’nın affı ve karşılıklı bağışlamanın bereketinde yaşıyorlar.
Bağışlama, hoşgörü ve sabır olmaksızın, ailede kalıcı bir huzur bulunamaz.
Yanlışı, suçu itirafın gereğinde, özür dilemenin bilinmediği bir yerde boğucu bir ortam hâkimdir.
Böylesi erdemlerle donanmış bir yaşam biçimini ana babalarından öğrenmiş çocuklara ne mutlu!
Ana babaların çocuklarını iman esası üzerine mi yetiştirmeleri gerekiyor, yoksa bir başka esasa göre mi?
Bu sorun ailelerin takdirine bırakılmış değildir.
Tanrı’nın Oğlu, “Çocukları bana getirin, onları kutsayayım” diyor.
Ana babalar İsa’nın özünü, ilkelerini çocuklarına anlatmalı; O’nun emir ve vaatlerini iyice zihin ve yüreklerine yerleştirmelidirler.
Ana ve baba, çocukların eğitiminde eşit bir sorumluluk taşımalarına karşın, kendi imanlarını onlara miras gibi aktaramayacaklarını, ya da onları buna zorlayamayacaklarını bilmelidirler.
Bu konuda kararı çocuk tek başına vermelidir.
Ama şu da unutulmamalıdır: İmanlı ana babanın bereketi ve kutsallığı, soyun bininci üyesine kadar ulaşır.
Çocuklarını şımartmamak, onları tembelliğe sevk etmemek, ama aynı zamanda, güçlerini aşan ödevlerle de bunaltmamak, ana babanın görevlerinden biridir.
Doğal bir biçimde gelişmelerini tamamlayabilmek için çocuklar, çocukluklarını yaşayabilmelidirler.
Eğitimin odak noktasını okul ya da meslek eğitimi değil, yürekte Tanrı korkusunu uyandırmak; yetişmekte olan nesli temizlik, doğruluk ve çalışkanlık erdemleriyle donatmak oluşturur.
Ailelerin çocukları için zaman ayırmaları, onların da sorunlarını ana babalarıyla açıkça konuşabilmeleri zorunludur. En önemli ödev ise, “yeniden doğup” yaşamalarını İsa ile birlikte geçirmeleri için çocukları, günlük duaların en başında söylemektir.
Biz ana babalar, İsa’nın şu sözlerini hatırımızdan çıkarmamalıyız: “Kim bana iman eden bu küçüklerden birini günaha düşürürse, boynuna kocaman bir değirmen taşı asılıp denizin dibine atılması kendisi için daha hayırlı olur.” (Matta, 18:6)
Uyarmaksızın, onların kötü yollara sapmalarına seyirci kalmak da “günaha düşürmek”tir.
Bereketli bir eğitim, ancak, Rab korkusunun olduğu bir yerde gerçekleşebilir.
Okuyup yazabilmek bir insanın değerini göstermez; okul eğitimi bir insanı ne düzeltebilir, ne de kutsayabilir.
Ana babanın çocuklar üzerindeki yetkisi, ne diplomalarına, ne de servetlerinin büyüklüğüne bağlıdır.
Belirleyici olan, çocukları için ana babaların tanrısal arşın huzuruna çıkmalarıdır.
Gerçek ana babaları etkileyip biçimlendiren, Tanrı’nın özü, O’nun Ruhu’dur.
Gerçek ana baba sevgisinin temelini de, O’nun Baba’ya sevgisi oluşturur.
Tanrı, ana babaları bağış, ümit ve sabra yöneltir; İsa’nın kurtarmalık ölümü onları çocukları için fedakârlıkta bulunmaya teşvik eder.
Tanrı, Sözü’nde yer alan şu ifadedeki önemli gerçeği size açıklasın ve sizi bereketlesin:
Tanrı "herkese, yaptıklarının karşılığını verecektir."
Sürekli iyilik ederek yücelik, saygınlık, ölümsüzlük arayanlara sonsuz yaşam verecek.(Rom.2: 6-7)
Sevgiyleeee
[COLOR=sienna][B][I]''Tanrı'da yaşıyorum''[/I] diyen, Mesih'in yürüdüğü yolda yürümelidir.[/B] (1.yu.2:6)[/COLOR]