15 Musa:On Emir - 7- Zina Etmeyeceksin

hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Tevrat ve Zebur > Çıkış (Mısır'dan çıkış) : 15 Musa:On Emir - 7- Zina Etmeyeceksin


HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)





Bu konu kapatılmıştır
 
 

hristiyanlık
halleluya

15 Musa:On Emir - 7- Zina Etmeyeceksin


Musa: Tanrı’nın Kutsal Buyrukları

On Emir - 7- Zina Etmeyeceksin

Size esenlik olsun.

7) Yedinci buyrukta Tanrı şöyle dedi: Zina etmeyeceksin.” (Mısır’dan Çıkış 20:14)

Evlilik, Tanrı tarafından verilen değerli bir armağandır.
Tanrı, bizim için en iyisinin ne olduğunu bilir, bu nedenle bir erkeğe evlenmesi için bir eş verdikten sonra onun kendisini karısı ile sınırlamasını ve herhangi başka bir kadına şehvet içeren tek bir arzu bile hissetmeyi reddetmesini ister.

Tanrı sözü şöyle der:
kocalar karılarını kendi bedenleri gibi sevmelidir.” (Efesliler 5:28)
Karısını fuhuştan başka bir neden ile boşayıp başka bir kadın ile evlenen, zina etmiş olur.”(Matta 19:9)
İnsanlar Tanrı’nın yasasına itaatsizlik ettikleri ve kendilerine yasaklanan şeyi yaptıkları zaman, genellikle eylemlerinin sonuçlarını bedenlerinde görürler.
Tanrı tarafından buyrulan evliliğin sınırları dışında cinsel ilişkiler yaşayan kişilerin pek çok ölümcül hastalıklara yakalanmalarının nedeni budur.
Bilmeniz gereken bir başka şey daha vardır: Zina, yalnızca bedenlerimiz ile sırlı değildir, aynı zamanda düşüncelerimizde olanları da kapsar.
Bu konu ile ilgili olarak Kutsal Yazılar şöyle der: Bir kadına şehvet ile bakan her adam, yüreğinde o kadın ile zina etmiş olur.”(Matta 5:28)

Tanrı gerek erkeği, gerekse kadını kendi suretine ve benzeyişine göre yarattı.
Rab, erkek için bir kadını yarattı; bir çok kadını ona sunmadı.

Doğru bir evlilik bağında Tanrı, üçüncü taraftır.
Evlilik yaşamına Tanrı bir anlam, amaç verir; eşlerin yanlışlarını düzeltir.
O’nun sevgisi yetkinliğin vazgeçilemez koşuludur.
Tanrı’yı seven, eşini de sürekli sever.
Evlilikte Tanrı, kendi sevgisi aracılığıyla iki bencil insanı bir araya getirmekte ve kutsamaktadır..

Tanrı, kadını erkekten yarattı; bunun tam tersi olmadı.
Kadının erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmış olmasının sebebi, Kadının erkek üzerindeki hükmünü yok etmek içindi.
Kadın baş kemiklerinden (kafatası) yaratılmadı ki, hükmedici olabilsin.
Yada ayak kemiklerinden yaratılmadıki, ezilebilsin veya horgörülebilsin.
Kadın kaburga kemiklerinden yaratıldı. Göğsün en sıcak yerinden.
Sevginin hissedildiği yürek bölgesinden yaratıldı. Erkeğin yanından yaratıldı.
Bu varoluş erkeğin eksiklerini tamamlaması, onunla bir bütün olabilmesi içindi.

Kutsal Kitap, evliliğin sağlıklı gelişimi için büyük öneme sahip temel bir ilkeyi de belirtiyor: erkek anasını, babasını terk etmeli. Her iki eş de bir birlik oluşturmalı, birlikte Tanrı’nın huzurunda günlük yaşamın üstesinden gelmelidirler.
Onlar ruhta ve bedende birliğin örneği olmalıdırlar.
Cinsellik ve erotizm, eşlerin bağını güçlendiren Tanrısal bağışlardır.
Günaha düşüş; kesinlikle ve kesinlikle, erkekle kadının cinsel birleşimi sonucu doğmadı.
Günaha düşüşten çok önce, çocuk edinmek Tanrı’nın bir bağışıydı.
Kişi Tanrı’nın düzeninde yaşadığı müddetçe aşk ve cinsellik kötü değil, aksine kutsaldır.

İnsanın günaha düşüşü, ilkin onun zihninde meydana geldi.
Erkek, Kötü’nün zehrine, gurur tuzağına kendisini kaptırdı, Tanrı gibi olmak istedi.
Düşünce, dilek ve duyguda başlayan günah, yaşam ortamının zarar görmesiyle sonuçlandı.
Ölüm, günahın kefareti oldu. Kadın artık erkeğe bağımlıydı ve dünyayı tek başına anlayamıyordu.
Erkek binbir sıkıntı içinde tarla işini görürken, o da acılar içinde çocuklarını dünyaya getirecekti.
Tanrı ve kadın arasındaki temel bağın bozulmasına karşın, tek eşli evlilik günaha düşüşten sonra da devam etti.


Ne yazık ki, Eski Antlaşma’da çoğu ünlü şahsiyetin birden fazla kadınla evlenmiş olduklarını okuyoruz.
Onlar bununla soylarına büyük acı ve sorunlar bıraktılar.
Yakub’un mesela hem sevdiği eşi Rahel’den, hem de ilk karısı Lea’dan çocukları oldu.
Gönlünü kaptırdığı evli bir kadına sahip olmak için Davut bir insan öldürdü; ama Rab onu buna ceza olarak öldürmeden, Davut tövbe etti.
Birçok erkek Davut gibi günah işliyor, ama pek azı tövbe ediyor.
Bu Tanrı adamının tövbesinin derinliğini anlayabilmek için 51. Mezmur’u dikkatlice okumalıyız.
Sayısız putçu kadınla evlenip, onların kendi putlarını halkına sunmalarına göz yuman Süleyman da bilgece davranmadı.
Bu putlar, halkın gerçek Tanrı’dan sapmasına yol açtı.

Çok eşli evliliğin Eski Antlaşma’da anlayış görmesine karşın, zina, yasa dışı cinsel ilişkinin taşlamayla cezalandırılması öngörülüyordu. (Levililer, 20:10-16; Tesniye, 22:22-26)
Eski Antlaşma’nın bu konuya ilişkin getirmiş olduğu yasa kurallarını okuyan kişi, bugüne değin açık ya da kapalı devam eden türlü zina yolları karşısında dehşete düşer.
Aşiret ve aileler içinde işlenen cinsel sapıklıklar, sanıldığından daha çoktur.
Tüm bu cinayetlerin cezası ölümdür.
Gerek erkekler, gerekse kadınlar arasındaki eşcinselliğin cezası da tartışmasız ölümdür.
İnsanla hayvan arasındaki cinsel ilişki Tanrı katında çok daha iğrençtir.
Tanrı, evlilik kurumunun çatısı altında erkekle kadın arasındakinden başka hiçbir ilişkiye izin vermiyor.
Tanrı’nın Yaratılış kanununa aykırı davranan, kendisini lânet ve ölüme getirtir.
Burada ölümden kastımız; bedensel bir ölüm değil, ruhsal ölümdür.
Tanrıdan kopuk, benliğin zevkleriyle dolu bir yaşam tercihidir.

Zina, yalnızca, bir başkasıyla bedensel birleşme sonucu gerçekleşmiyor.
Zinaya giden yol çoğu kez, yavaş yavaş Tanrı ve eşten uzaklaşmayla gerçekleşiyor.
Yaratan’la beraber yaşayan kişi, eşini gün be gün daha derinden sever, asla bu denemeye düşmez.
Bozuk, ciddiyetten uzak bir yaşam, zinanın ilk basamağıdır. Taraflar birbirlerine karşı anlayışsızlaşır, ayrılık kaçınılmaz olur. Sonunda günah tuzağına düşerler.

Zina tohumu daha düşüncedeyken atılır.
Ayartıcı resimler zihne adeta yapışır, ayrılmaz.
Denemeye anında, İsa’nın adında direnmeyen kişi, ayartıcı güce teslim olur, günahı bilinçli olarak işler.
Baştan çıkan can, artık güçsüz, dirençsiz, karanlığın pençesindedir.
Başlangıçta sızlayan rahatsız vicdan, yerini yürek katılığına bırakır; zina bir alışkanlık halini alır.
Düşündürücü olan, yaptığı işin suç olduğunu zina edenin de bilmesidir.
İsa, "Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir" dedi. (Yuhanna, 8:34)
Bunun için, Oğul sizi özgür kılarsa, gerçekten özgür olursunuz. (Yuhanna, 8:36) demektedir

İsa Mesih’in lütfu, insan yaşamının en derin katmanlarına kadar nüfuz eder; O, bizi, istersek, arıtıp kutsayabilir.
Gerçi geçmişin yaraları, kimi denemeler silinip gitmez, ama Tanrı’nın Oğlu İsa Mesih’in kanı canlarımızı her türlü günahtan arındırır, denemelerin üstesinden gelmemize yardımcı olur. Tanrı’nın Oğlu’nun özgür kıldığı, gerçekten özgürdür.

İsa, tek evliliği vurguladı, erkekle kadın arasındaki ilişkiyi, yaşam boyu bağ olarak niteledi.
İsa şu karşılığı verdi: "Kutsal Yazılar'ı okumadınız mı? Yaradan başlangıçtan 'İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı' ve şöyle dedi: 'Bu nedenle adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak.'
Şöyle ki, onlar artık iki değil, tek bedendir. O halde Tanrı'nın birleştirdiğini, insan ayırmasın." (Matta, 19:4-6).

Tanrı, erkek ve kadın arasındaki bozulmuş olan üçlü bağ, İsa aracılığıyla yeniden kuruldu.
Kutsal Ruh’un yüreklere yerleşmesiyle pekiştirildi.
Mesih’in Ruhu; bedeni, canı ve ruhu yönetiyor, bizi Tanrı’nın diri tapınağına dönüştürüyor.
O’nun Ruh’unda evlilik, Rab’bin onur verdiği bir cennet bahçesini benzemektedir.
İsa’nın kanı aracılığıyla gerçekleşen bağışlama, bedensel arılığı da peşinden getiren ruhsal paklık doğurur.
İsa sayesinde iki eşin yaşamına yeni bir anlam, nitelik ve hedef girer.
Bundan ötürü, mutlu bir evliliğin temel koşulu, Mesih imanlısının, ancak kendisi gibi bir imanlı eş seçmesidir.
İsa’yı seven, hayat yoldaşını da sever, ölene dek sadakatle ona hizmet eder.

Erkeğin ana babasını bırakıp eşine bağlanması ve kadının da erkeğine bağımlı oluşu ilkesini ne İsa, ne de elçileri geçersiz kıldı.

Kutsal Ruh her iki eşi alçakgönüllülük ve lütfa teşvik eder; bu iki erdem onların yaşamına damgasını vurur.
Erkekten istenen; kadınını, İsa’nın İmanlılar Topluluğu’nu sevdiği gibi sevmesidir.
Gerçek aşk ve sevgi, ömrü zevk içinde tüketmek değil, karşılıklı saygıdır.
Kutsal Ruh’un etki alanından ayrılmayan bir yaşamda evlilik, arzuların tatmininden ziyade, birlikte Tanrı’ya onur veren tanrısal bir bağdır.

Evlilik konusunu inceleyecek olursak; yeryüzündeki yaşamında İsa, hepimiz için geçerli bir ölçüt gösterdi:
Ama ben size diyorum ki, bir kadına şehvetle bakan her adam, yüreğinde o kadınla zina etmiş olur. (Matta, 5:28)
Kutsal Tanrı’nın önünde hepimizin günahlı olduğu gerçeğini bir kez daha görüyoruz.
O’nun önünde açıkça günahlarını itiraf eden, ne mutludur!
İsa’nın sunduğu kurtuluş sürecinin başarıyla tamamlanabilmesi için, her türden cinsel suçu açıkça itiraf etmek zorunludur.

Zina ederken suç üstü yakaladıkları bir kadını İsa’ya getirdiler.
İsa onun günahını küçümsemedi; tersine, şeriat uyarınca derhal taşlanmasını buyurdu.
Fakat O, son derece belirleyici olan şu sınırlamayı getirdi: Kimin günahı yoksa, ilk taşı o atacaktı.
Vicdanı rahatsız edilen topluluk, İsa’nın izleyicileri ve öğrencileri de dahil olmak üzere dağılıp gitti. Günahsız biri aralarında yoktu.
Sonunda İsa’yla zina eden kadın bir başlarına kaldılar.
Kutsal, günahsız İsa, şimdi kadını taşlayıp şeriatın gereğini yerine getirebilirdi; ama O bunu yapmadı.
İsa; kadına, evine gitmesini ve bir daha da günah işlememesini söyledi.
İsa bunu yapmakla şeriatı mı çiğnedi, ya da onu geçersiz mi kıldı?
Asla! O, kadının günahlarını, işlediği zina suçunu kendisi yüklendi; cezayı onun yerine kendisi çekti.
Bundan dolayı O’nun, günahları bağışlama hakkı vardır. Zina eden biri, (günah) ancak çarmıh tarafından bağışlanabilir.

İsa evlilik kurumunun bozulup dağılamayacağı ilkesini vurguladı.
İsa’nın adında bir evliliğin bundan ötürü, inceden inceye düşünülerek yapılması gerekir.
Eşler yaş, karakter, yetenek ve tahsili durumu açısından birbirine uyuyorlar mı?
Seçilen eş, Üçlük’te bir olan Tanrı’ya kesin olarak inanıyor mu, yoksa yüzeysel bir dindarlık maskesi altında mı gizleniyor?
Evlilik adımını atmadan önce bu ve benzeri sorulara duayla cevap aranmalıdır.
Karşılıklı uyumun bulunmadığını bile bile evlenmektense, nikâh bozmak daha hayırlıdır.

Evlilik öncesi her türlü cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.
Evlilik anına kadar sabredemeyeceğini söyleyen kişi, evlenmese daha iyi olur; böyle birinin daha sonra sadakatsizlikte bulunmayacağını kimse garanti edemez.

İnsandaki cinsel dürtü günah değil, tanrısal bir bağıştır.

Ancak her insan kendisini tutmasını bilmeli, kimseyi baştan çıkarmamalıdır.
İsa, gençlerin kötü yola düşmemelerini tembihliyor.
"Ama kim bana iman eden bu küçüklerden birini günaha düşürürse, boynuna kocaman bir değirmen taşı asılıp denizin dibine atılması kendisi için daha iyi olur. (Matta, 18:6)
Günahkârların, Tanrı Egemenliği'ni miras almayacağını bilmiyor musunuz? Aldanmayın! Ne fuhuş yapanlar Tanrı'nın Egemenliği'ni miras alacaktır, ne puta tapanlar, ne zina edenler, ne oğlanlar, ne oğlancılar, ne hırsızlar, ne açgözlüler, ne ayyaşlar, ne sövücüler, ne de soyguncular.
Bazılarınız böyleydiniz; ama yıkandınız, kutsal kılındınız, Rab İsa Mesih adıyla ve Tanrımız'ın Ruhu aracılığıyla aklandınız. (I. Korintliler, 6:9-11)

İmanlı bir aileye sahip ya da Mesih’e gönül vermiş bir arkadaş grubu sayesinde ruhsal ve bedensel gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlayan gençlerin şükretmeleri gerekir.
Ama yine de kendimizi aldatmamalıyız; cennetin bağrında bile ayartıcı yılan vardı.
İnsan yaşamında gerçekleşmesi beklenen güven ve kutsanmanın, mutlak şifanın vazgeçilmez şartı, İsa’ya kişisel teslimiyettir.

Mümkünse İmanlılar Topluluğu’nun da katılacağı evlilik töreni, taraflara mutlu bir yaşam umudu verir.
Üçüncü halkayı İsa’nın oluşturduğu bir evlilikte, ne refah düzeyi, giyim kuşam, ne de onur, “haysiyet” gibi yeryüzü değerleri, birlikte yaşamın özünü ifade eder.
Rab’bin Sözü imanlı bir çiftin yaşamında da gerçekleşecektir:
Siz öncelikle O'nun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir. (Matta, 6:33)
İktidarsızlık ya da kısırlık halinde bile böylesi bir evlilik anlamını yitirmez.
Evlat edinme ya da başka hizmetlerde bulunma imkânı her zaman açıktır.

Üçlük’te bir olan Tanrı’nın taraf olmadığı bir evlilikte boşanma ya da zina, önceden programlanmıştır.
Kurtarıcı’ya imanla yeniden doğmayanların kendilerini inkâr edebilmeleri son derece güç ve nadirdir.
Onlar evlilikte, başkalarının hesabına kendi hedef ve arzularını gerçekleştirmek sevdasındadırlar.
Geçici bir evlilik, “gevşek” bir birlikte yaşam, Tanrı korkusuna yer vermeyen yanlış bir özgürlük anlayışının meyveleridir.
“Deneme evlilikler”, Tanrı’nın istemiyle kesinlikle bağdaştırılamaz.
Dünyanın neresinde gerçekleşirse gerçekleşsin, bu çeşit bir evlilik ancak tanrısızlık ruhundan kaynaklanabilir.
Zina, dekolte giysiler, yakası bağrı açık şakalar, şarkılar, uyuşturucu tutkusu bugün milyonlarca insanı tutsak etmiş durumdadır.
Kimi mezhepler, sapık ruhsal akımların törenleri cinsel taşkınlıklarla neticeleniyor.
Kutsal Kitap, Tanrı’dan ve İsa’nın izleyicilerindeki Kutsal Ruh’tan uzak insanların kirli ruhundan boş yere söz etmiyor.
Ya bu dünyanın zevkine dalıp Şeytan’ın boyunduruğuna gireceğiz, ya da İsa’da yaşayacağız.
O’nun kudreti zayıflığımızda gücünü gösterecektir.
Dünyamız maddecidir ve İsa Mesih’in İmanlılar Topluluğu’nda uyulan yaşamsal ilkelere küçümseyerek bakıyor.

Sınır tanımayan cinselliğin nedeni, kaybolan Tanrı korkusudur.
Tanrı’dan ayrı düşüş, dünyada bir ahlak anarşisi doğurdu.
AIDS belası, eşcinseller, genelev kadınları, uyuşturucu müptelâları kadar, eşlerine sadık kalmayanlar için de ilahi bir cevaptır.

Pavlus Romalılara gönderdiği mektubunda,
Bu yüzden Tanrı, birbirlerinin bedenlerini aşağılasınlar diye, onları yüreklerinin tutkuları içinde ahlaksızlığa teslim etti.
Tanrı'yla ilgili gerçeğin yerine yalanı koydular. Yaradan'ın yerine yaratığa tapıp kulluk ettiler. Oysa Tanrı sonsuza dek övülmeye layıktır! Amin.
İşte böylece Tanrı onları utanç verici tutkulara teslim etti. Kadınları bile doğal ilişki yerine doğal olmayanı yeğlediler.
Aynı şekilde erkekler de kadınla doğal ilişkilerini bırakıp birbirleri için şehvetle yanıp tutuştular. Erkekler erkeklerle utanç verici ilişkilere girdiler ve kendi bedenlerinde sapıklıklarına yaraşan karşılığı aldılar.
Tanrı'yı tanımakta yarar görmedikleri için Tanrı onları yararsız düşüncelere, yakışıksız davranışlara teslim etti. (Romalılar, 1:24-28) diye yazmakta.

Tanrısal yargı Yahudilere, Müslümanlara ya da Hıristiyanlara ayrıcalıklı davranmıyor. “Zina etmeyeceksin!” buyruğunu çiğneyen, duymazlıktan gelen kişi, günahıyla intihar yoluna girmiş demektir.
“Ölüm günahın ücretidir” gerçeği bir kez daha karşımızda bütün açıklığıyla durmaktadır.

İsa “Kötü düşünceler, öldürme, zina, fahişelik, yürekten kaynaklanır” diyor.
Yeni bir yüreğe, ruha, düşünceye ve zihniyete ihtiyacımız var.
Bir zamanlar hem cinayet, hem de zina günahını işlemiş olan Davut’un tövbe duası, bize yol gösteriyor:
Ey Tanrı, temiz bir yürek yarat,
Yeniden kararlı bir ruh var et içimde.
Beni huzurundan atma,
Kutsal Ruhunu benden alma. (Mezmur, 51:10-11)


Böyle samimi bir biçimde dua edip İsa’ya günahlarını açıkça itiraf eden kişi, O’nun dudağından şu kurtarıcı sözü duyar:
“Oğlum cesur ol, günahların bağışlandı.” (Matta, 9:2; Luka, 7:48)

Rab bize bunun yanında, kutsal bir yaşam için kendi Ruhu’nun gücünü bağışlar. Denemelerde tek başımıza kalmayız, her güçlükte İsa yanımızdadır.

Tanrı, Sözü’nde yer alan şu ifadedeki önemli gerçeği size açıklasın ve sizi bereketlesin:
Ey Tanrı, temiz bir yürek yarat,
Yeniden kararlı bir ruh var et içimde.
Beni huzurundan atma,
Kutsal Ruhun'u benden alma. (Mezmur, 51:10-11)


Sevgiyleeeee


[COLOR=sienna][B][I]''Tanrı'da yaşıyorum''[/I] diyen, Mesih'in yürüdüğü yolda yürümelidir.[/B] (1.yu.2:6)[/COLOR]



15 Musa:On Emir - 7- Zina Etmeyeceksin

Bu konu kapatılmıştır
 
 



15 Musa:On Emir - 7- Zina Etmeyeceksin konusuna benzer konular;

14 Musa:On Emir - 6- Adam öldürmeyeceksin Musa: Tanrı’nın Kutsal Buyrukları<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p> <o:p> </o:p> On Emir - 6- Adam öldürmeyeceksin<o:p></o:p> <o:p> </o:p> <o:p> </o:p> Size esenlik olsun.<o:p></o:p> <o:p> </o:p> 6) Altıncı buyrukta, Tanrı şöyle dedi: “Adam öldürmeyeceksin.” (Mısır’dan Çıkış 20:13) <o:p></o:p> <o:p> </o:p> Tanrı’nın bu buyruk ile söylemek istediği şudur: Bir adam öldüren, Tanrı’ya karşı günah işler, çünkü her insana yaşam ve can veren Tanrı’dır. <o:p></o:p>


13 Musa:On Emir - 5- Annene, babana saygı göster Musa: Tanrı’nın Kutsal Buyrukları<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p> <o:p></o:p> On Emir - 5- Annene, babana saygı göster<o:p></o:p> <o:p> </o:p> Size esenlik olsun.<o:p></o:p> <o:p> </o:p> 5) Tanrı, verdiği beşinci buyrukta şöyle dedi: “Annene, babana saygı göster, öyle ki, Tanrın Rab’bin sana vereceği ülkede ömrün uzun olsun.” (Mısır’dan Çıkış 20:12) <o:p></o:p> <o:p> </o:p> Aile, cennetten arta kalan parçadır. Kendi yüceliğini yansıtmaları, çoğalıp yeryüzünü doldurmaları için Tanrı, erkek ve dişiyi yarattı. <o:p></o:p>


11 Musa:On Emir - 3- Tanrın Rab’bin adını boş yere ağzına alma Musa: Tanrı’nın Kutsal Buyrukları<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p> <o:p></o:p> On Emir - 3- Tanrın Rab’bin adını boş yere ağzına alma<o:p></o:p> Size esenlik olsun.<o:p></o:p> <o:p> </o:p> 3) Üçüncü buyrukta Tanrı şöyle dedi: «Tanrın RAB'bin adını boş yere ağzına almayacaksın. Çünkü RAB, adını boş yere ağzına alanları cezasız bırakmayacaktır. (Mısır’dan Çıkış 20:7)<o:p></o:p> <o:p> </o:p> Yaratan’ı olmaksızın insan var olamaz. İnsan, Tanrı’nın suretine göre yaratıldı; ama O’nu terk etti. <o:p></o:p>


10 Musa:On Emir - 2- Putların önünde eğilmeyecek, onlara tapmayacaksın Musa: Tanrı’nın Kutsal Buyrukları <?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p> <o:p> </o:p> On Emir - 2- Putların önünde eğilmeyecek, onlara tapmayacaksın<o:p></o:p> <o:p> </o:p> <o:p> </o:p> Size esenlik olsun.<o:p></o:p> <o:p> </o:p> 2) İkinci buyrukta Tanrı şöyle dedi: «Kendine yukarıda gökyüzünde, aşağıda yeryüzünde ya da yer altındaki sularda yaşayan herhangi bir canlıya benzer put yapmayacaksın.<o:p></o:p> Putların önünde eğilmeyecek, onlara tapmayacaksın. Çünkü ben, Tanrın RAB, kıskanç bir Tanrı'yım. (Mısır’dan Çıkış 20:4-5a) <o:p></o:p> <o:p> </o:p>


9 Musa: On Emir - 1-Benden Başka Tanrın Olmayacak Musa: Tanrı’nın Kutsal Buyrukları<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p> <o:p></o:p> On Emir - 1-Benden Başka Tanrın Olmayacak<o:p></o:p> <o:p> </o:p> <o:p> </o:p> Size esenlik olsun.<o:p></o:p> <o:p> </o:p> Sina Dağı’ndan ocak dumanı gibi duman çıktığını gördük, çünkü Rab Tanrı ateş içinde dağın üstüne inmişti. <o:p></o:p> İsrailoğulları’na On Buyruğu vermek için dağın üstüne indiğinde, gök gürlüyor ve şimşekler çakıyordu. <o:p></o:p>



Şu anda bulunduğunuz sayfa: hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Tevrat ve Zebur > Çıkış (Mısır'dan çıkış) : 15 Musa:On Emir - 7- Zina Etmeyeceksin





Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

| HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU | İNCİL | İNCİL .TV | HRİSTİYAN GAZETE | HRİSTİYAN OLMAK | HRİSTİYAN CHAT | HRİSTİYAN FORUM FACEBOOK | HRİSTİYAN FORUM TWITTER | HRİSTİYAN FORUM YOUTUBE | BEDAVA İNCİL |



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.