| HRİSTİYAN FORUM
> Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar
> Tevrat ve Zebur
> Çıkış (Mısır'dan çıkış)
: 8 Musa:Tanrı Sina Dağında konusu 206 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj halleluya tarafından gönderildi. 8 Musa:Tanrı Sina Dağında Musa: Tanrı Sina Dağında<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p> <o:p> </o:p> Size esenlik olsun.<o:p></o:p> <o:p> </o:p> Tanrı, İsrail oymaklarının açlıktan ölmemeleri için gökten yiyecek vererek onlar ile kurak çölde ilerlemişti. <o:p></o:p> Aynı zamanda İsrailliler’in Tanrı’yı, imansızlıkları ve sadakatsizlikleri nedeniyle zaman zaman nasıl tahrik ettiklerini de farkettik.<o:p></o:p> <o:p> </o:p> Tanrı İsrail halkına çölde nasıl görünmüştü? ve onlara kutsal Yasasını nasıl vermişti?<o:p></o:p> Kutsal Yazılar şöyle der: İsrailliler Mısır'dan çıktıktan tam üç ay sonra Sina Çölü'ne vardılar. (Mısır’dan Çıkış 19:1)<o:p></o:p> Musa ve İsrailliler çölde yaptıkları yolculuğun şimdi neresindeydiler? <o:p></o:p> Sina Dağı’na gelmişlerdi. Tanrı,... 8 Musa:Tanrı Sina Dağında
HEMEN ÜYE OLUN!Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.
8 Musa:Tanrı Sina Dağında konusu 206 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj halleluya tarafından gönderildi.
Musa: Tanrı Sina Dağında
Size esenlik olsun.
Tanrı, İsrail oymaklarının açlıktan ölmemeleri için gökten yiyecek vererek onlar ile kurak çölde ilerlemişti.
Aynı zamanda İsrailliler’in Tanrı’yı, imansızlıkları ve sadakatsizlikleri nedeniyle zaman zaman nasıl tahrik ettiklerini de farkettik.
Tanrı İsrail halkına çölde nasıl görünmüştü? ve onlara kutsal Yasasını nasıl vermişti?
Kutsal Yazılar şöyle der: İsrailliler Mısır'dan çıktıktan tam üç ay sonra Sina Çölü'ne vardılar. (Mısır’dan Çıkış 19:1)
Musa ve İsrailliler çölde yaptıkları yolculuğun şimdi neresindeydiler? Sina Dağı’na gelmişlerdi. Tanrı, Musa’yı ilk kez çağırdığında ve yanan ama tükenmeyen çalıdan onun ile konuştuğunda, Musa’nın nerede olduğunu hatırlıyor musunuz?
Aynı yerde, Sina Dağı’nda. Öyküyü anımsıyor musunuz?
Tanrı’nın Sina Dağı’nda Musa ile nasıl konuştuğunu hatırlıyormusunuz? RAB, «Halkımın Mısır'da çektiği sıkıntıyı yakından gördüm» dedi, «Angaryacılar yüzünden ettikleri feryadı duydum. Acılarını biliyorum. Bu yüzden onları Mısırlılar'ın elinden kurtarmak için geldim. Şimdi gel, halkım İsrail'i Mısır'dan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.» Tanrı, «Kuşkun olmasın, ben seninle olacağım» dedi, «Seni benim gönderdiğimin kanıtı şu olacak: Halkı Mısır'dan çıkardığın zaman bu dağda bana tapınacaksınız.» (Mısır’dan Çıkış 3:7,8,10,12)
Tanrı, Musa’ya vaat etmiş olduğu şeyi yerine getirdi mi? Kesinlikle evet!
Musa’yı ve İsrail topluluğunu, Tanrı’nın kırk yıl önce yanan çalının içinden Musa ile konuşurken, “Halkı Mısır’dan çıkardığın zaman, bu dağdabana tapınacaksınız”sözleri ile verdiği vaadi yerine getirmiş olarak Sina Dağı’nın eteklerinde görüyoruz.
Şimdi Tanrı’nın Musa’ya yeniden nasıl göründüğünü ve İsrail halkının tümüne Sina Dağı’nda nasıl konuştuğunu görmek için okumaya devam edelim. Musa Tanrı'nın huzuruna çıktı. RAB dağdan kendisine seslendi: «Yakup soyuna, İsrail halkına şöyle diyeceksin: Mısırlılar'a ne yaptığımı, sizi nasıl kartal kanatları üzerinde taşıyarak yanıma getirdiğimi gördünüz. Şimdi sözümü dikkatle dinler, antlaşmama uyarsanız, bütün uluslar içinde öz halkım olursunuz. Çünkü yeryüzünün tümü benimdir. Siz benim için kâhinler krallığı, kutsal ulus olacaksınız. İsrailliler'e böyle söyleyeceksin.» Musa gidip halkın ileri gelenlerini çağırdı ve RAB'bin kendisine buyurduğu her şeyi onlara anlattı. Bütün halk bir ağızdan, «RAB'bin söylediği her şeyi yapacağız» diye yanıtladılar. Musa halkın yanıtını RAB'be iletti. (Mısır’dan Çıkış 19:3-8)
İsraillilerin Tanrı’ya nasıl yanıt verdiklerini duydunuz mu?
Halk: “Rabbin söylediği her şeyiyapacağız.” dediler.
Söyledikleri şey gerçek miydi? Tanrı’nın tüm buyruklarını yerine getirebildiler mi?
Tanrı, İsraillilere buyurduğu her şeyi İsraillilerin yerine getiremeyeceklerini çok iyi biliyordu.
Tanrı’nın onlardan gerçekten istediği, Tanrı’yı hoşnut etme konusundaki yetersizliklerini fark etmeleri, O’nun önündeki günahlı konumlarını kabul etmeleri ve günahkarları kurtarmak için dünyaya gelecek olan Kurtarıcı ile ilgili İyi Haber’e inanmalarıydı.
Tanrı, ataları İbrahim, İshak ve Yakup’un günahlarını, onların Tanrı’nın vaatlerine olan imanları temelinde bağışlamıştı.
Tanrı, İsrail halkını da aynı şekilde yalnızca imanları aracılığı ile bağışlamak istiyordu.
Tanrı’nın kurtuluş yolu daima yalnızca iman aracılığı ile oldu.
Tanrı’ya ve O’nun kurtuluş yoluna iman!
Kutsal Yazılar şöyle der: “Tanrı katında hiç kimsenin Yasa ile aklanmadığı açıktır, çünkü iman ile aklanan yaşayacaktır.” (Galatyalılar 3:11)
Ancak her şeye rağmen İsrail halkı bu noktaya kadar Tanrı’nın önünde kendi çabaları ile doğruluk elde edebileceklerini umdular.
Ne kadar akılsızdılar! Bilgelikten yoksundular.
Tanrı’yı ne kadar çok gücendirdiklerini unutmuşlardı!
Tanrı katında, günahlarının ne kadar büyük olduğunu hala fark edememişlerdi.
Onların düşüncelerine göre günah öyle ciddi bir sorun değildi.
Ama onları yargılaması gereken Tanrı’nın gözünde günah korkunç bir sorundu! Tanrı kutsal ve mükemmeldir! Mükemmelden daha az olan hiç bir şeyi onaylayamaz.
Ancak İsrail halkı içinde bulundukları bu noktaya kadar, bu gerçeğin farkına henüz varmamışlardı.
Bu nedenle (küstahcasına) şöyle dediler: “Rabbin söylediği her şeyi yapacağız!”
Tanrı onlara tüm sözlerini yerine getiremeyeceklerini göstermeyi planlıyordu.
Neydi Tanrı’nın planı? Birlikte gözlemleyelim.
Şimdi Tanrı’nın Sina Dağı’na nasıl indiğini, görkemini ve kutsallığını nasıl açıkladığını ve İsrail oymaklarına On Buyruğu nasıl verdiğini görelim.
Kutsal Yazıları okumaya devam edelim: RAB Musa'ya, «Git, bugün ve yarın halkı arındır» dedi, «Giysilerini yıkasınlar. Üçüncü güne hazır olsunlar. Çünkü üçüncü gün bütün halkın gözü önünde ben, RAB Sina Dağı'na ineceğim. Dağın çevresine sınır çiz ve halka de ki, 'Sakın dağa çıkmayın, dağın eteğine de yaklaşmayın! Kim dağa dokunursa, kesinlikle öldürülecektir. Ya taşlanacak, ya da okla vurulacak; ona insan eli değmeyecek. İster hayvan olsun ister insan, yaşamasına izin verilmeyecek.' Ancak boru uzun uzun çalınınca dağa çıkabilirler.» Sonra Musa dağdan halkın yanına inip onları arındırdı. Herkes giysilerini yıkadı. Musa halka, «Üçüncü güne hazır olun» dedi, «Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.» Üçüncü günün sabahı gök gürledi, şimşekler çaktı. Dağın üzerinde koyu bir bulut vardı. Derken, çok güçlü bir boru sesi duyuldu. Ordugahta herkes titremeye başladı. Musa halkın Tanrı'yla görüşmek üzere ordugahtan çıkmasına öncülük etti. Dağın eteğinde durdular. Sina Dağı'nın her yanından duman tütüyordu. Çünkü RAB dağın üstüne ateş içinde inmişti. Dağdan ocak dumanı gibi duman çıkıyor, bütün dağ şiddetle sarsılıyordu. Boru sesi gitgide yükselince, Musa konuştu ve Tanrı gök gürlemeleriyle onu yanıtladı. RAB Sina Dağı'nın üzerine indi, Musa'yı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı. (Mısır’dan Çıkış 19:10-20) Tanrı şöyle konuştu: «Seni Mısır'dan, köle olduğun ülkeden çıkaran Tanrın RABbenim. (Mısır’dan Çıkış 20:1-2) «Benden başka tanrın olmayacak. (Çık.20:3) «Kendine yukarıda gökyüzünde, aşağıda yeryüzünde ya da yer altındaki sularda yaşayan herhangi bir canlıya benzer put yapmayacaksın. Putların önünde eğilmeyecek, onlara tapmayacaksın. Çünkü ben, Tanrın RAB, kıskanç bir Tanrı'yım. (Çık.20:4-5) «Tanrın RAB'bin adını boş yere ağzına almayacaksın. Çünkü RAB, adını boş yere ağzına alanları cezasız bırakmayacaktır. (Çık.20:7) «Şabat Günü'nü* kutsal sayarak anımsa. (Çık.20:8) «Annene babana saygı göster. (Çık.20: 12) «Adam öldürmeyeceksin. (Çık.20: 13) «Zina etmeyeceksin. (Çık.20: 14) «Çalmayacaksın. (Çık.20: 15) «Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin. (Çık.20: 16) «Komşunun evine, karısına, erkek ve kadın kölesine, öküzüne, eşeğine, hiçbir şeyine göz dikmeyeceksin.» (Çık.20: 17) Halk gök gürlemelerini, boru sesini duyup şimşekleri ve dağın başındaki dumanı görünce korkudan titremeye başladı. Uzakta durarak Musa'ya, «Bizimle sen konuş, dinleyelim» dediler, «Ama Tanrı konuşmasın, yoksa ölürüz.» Musa, «Korkmayın!» diye karşılık verdi, «Tanrı sizi denemek için geldi; Tanrı korkusu üzerinizde olsun, günah işlemeyesiniz diye.» Musa Tanrı'nın içinde bulunduğu koyu karanlığa yaklaşırken halk uzakta durdu. (Mısır’dan Çıkış 20:18-21)
Anlamamız gereken şey şudur: Tanrı Kutsal’dır ve bizler O’na asla kendi çabalarımız aracılığı ile yaklaşamayız. Kutsal Yazılar bize,“Tüm insan soyunun ota benzediğini”(1.Petrus 1:24) ve “Tanrı’nın yakıp tüketen bir ateş olduğunu” (İbraniler 12:29) öğretir.
Yabani bir ateşin yoluna çıkan bir otun başına ne geleceğini hepimiz biliriz!
İsraillilerin Musa’ya, ‘Rabbin söylediği her şeyi yapacağız’ dediklerini demişlerdi.
Böyle konuşmalarının nedeni, Tanrı’nın kutsallığının farkına varmamış olmalarıydı.
Tanrı’yı, kendi çabaları aracılığı ile bir şekilde hoşnut edebileceklerini düşündüler.
Tanrı, onlara Sina Dağı’nda göründükten sonra düşünceleri kesinlikle değişti!
İsrailliler gök gürlemelerine, çakan şimşeklere, her yanından duman tüten dağa ve Tanrı’nın on kutsal buyruğu veren sesini duyduktan sonra, “korkudan titrediler ve uzakta durarak Musa’ya, ‘Bizim ile sen konuş, dinleyelim’ dediler, ‘Ama Tanrı konuşmasın, yoksa ölürüz.”
Böylece İsrail halkı Tanrı’nın kesin kutsallığının ve O’na yaklaşma konusunda kesinlikle yetersiz olduklarının farkına nihayet varmaya başladılar.
Sina Dağı’nın eteğinde, Kutsal Yazılardaki gerçeğe gözleri açıldı: “Tüm insan soyu ota benzer” ve “Tanrı, yakıp tüketen bir ateştir.” (1.Petrus 1:24; İbraniler 12:29)
Tanrı’nın, Kutsal Olan’ın yüce huzurunda İsrailliler, dürüst bir şekilde “Sorun yok! Rabbin söylediği her şeyi yapacağız” diyebildiler mi? Hayır, diyemediler!
İsrailliler şimdi bir sorun ile karşı karşıya olduklarını fark ettiler; çok ciddi bir sorun!
Tanrı’nın kutsallığını ve buyruklarının kesinliğini hissettiler; aynı zamanda da kendilerinin kutsal olmadıklarını ve Tanrı’nın mükemmel yasasını yerine getirme konusundaki yetersizliklerini anladılar.
Kendilerini yabani bir ateşin yolundaki kuru ot gibi hissettiler!
Kardeşler, Rabbin kutsallığını fark ediyor musunuz?
Tanrı’nın ve Yasasının doğru ve mükemmel olduklarını anlıyor musunuz?
Yüreğinizin ve kendi işlerinizin Tanrı’nın önünde kötü ve kusurlu olduklarını hissediyor musunuz?
Yoksa siz de, ‘Sorun yok! Rabbin istediği her şeyi yapacağız! İyi işlerimiz aracılığı ile Tanrı’ya yaklaşacağız!” diye düşünen İsrailliler gibi misiniz?
Bu tür düşünceler gerçekten de Tanrı’nın düşünceleri ile anlaşmazlar.
Günah ile kirlenmiş ve lekelenmiş olan bu kişiler saf ve kutsal Olan ile bir araya gelebilirler mi? Hayır, gelemezler!
Tanrı, yarı iyi ve yarı kötü olanı onaylayabilir mi? Hayır, onaylayamaz ve onaylamayacaktır da!
Tanrı kutsaldır ve kutsal olmayanı hoş göremez.
Tanrı, mükemmellik talep eder! Bu gerçeğin farkında mısınız?
Yoksa, Yargı Günü’nde “iyi işlerinizin (sevaplarınızın)” bir şekilde, kötü işlerinizi (günahlarınızı) sileceğini mi umuyorsunuz?
Eğer durum böyle olsaydı, o zaman Tanrı adil bir yargıç olmazdı!
Bu konu ile ilgili bir örnek verecek olursak, bir katile, ‘Adam öldürmekten suçlusun. Ama geçmişte yaptığın iyi işler nedeni ile seni mahkum etmeyeceğim.
Özgürsün, gidebilirsin” diyen bir yargıç hakkında ne düşünürüz?
Onun kötü ve adaletsiz bir yargıç olduğunu ilan ederiz.
Kardeşler, tanrı, adil bir yargıçtır!
Günahı görmezlikten gelemez!
Dünyayı yargılaması gereken Rab Tanrı, yalnızca doğru olanı yapabilir.! Tanrı’nın doğruluğu ve adaleti, günah için bir bedel ödenmesini gerektirir.
Ödenmesi gereken bu bedel, ölüm ve Tanrı’dan sonsuz ayrılıktır!
Yaptığımız iyi işler, günahlarımızı iptal edemezler.
İyi işlerimiz hakkında kutsal Yazılar şöyle der: “Hepimiz murdar olanlara benzedik. Bütün doğru işlerimiz kirli adet bezi gibi.”(Yeşaya 64:6) Tanrı, yakıp tüketen bir ateşe benzer ve Ademoğullarının iyi işleri, kuru ot gibidirler.
Kendi doğruluğumuz ile Tanrı’nın kutsal yargısının ateşinin önünde durabilmemiz mümkün değildir!
İsrailliler, Sina Dağı’nın üstüne inen Tanrı’nın ateşine yaklaşmaya cesaret ettiler mi?
Tanrı’nın bulunduğu dağa tırmanmayı denediler mi?
Gök gürültüsü ve şimşekler ile şiddetle sarsılan ve her yanından adeta ocak dumanı gibi dalgalar halinde duman çıkan dağa yaklaşacak kadar cesur muydular? Hayır!
Dağa yaklaşamadılar. Uzakta durdular ve korku içinde titrediler.
Rab Tanrı’nın kutsallığının ve O’nun müthiş gücünün önünde hissettikleri korku nedeni ile aralarından bir tanesi bile dağa yaklaşmaya cesaret edemedi.
Ancak, duydukları bu korku onlar için çok yararlıydı, çünkü Tanrı Sözü şöyle der: “Rab korkusu, bilgeliğin başlangıcıdır!” (Süleyman'ın Özdeyişleri 1:7) Tanrı kutsaldır ve insanları Kendi kutsallığının standardına göre yargılaması gerekir. Tanrı kutsaldır ve günaha karşı kayıtsız kalamaz. Tanrı kutsaldır ve bizler, O’na kendi çabalarımızın iyi işleri temelinde yaklaşamayız!
Siz, O’nun Sözü’ndeki şu temel gerçek üzerinde düşünürken Tanrı sizi bereketlesin ve size yön versin: “Rab korkusu, bilgeliğin başlangıcıdır.” (Süleyman’ın Özdeyişleri 1:7)
Sevgiyleeeeee
8 Musa:Tanrı Sina Dağında konusuna benzer konular;
7 Musa: Çöldeki Ekmek (Man) Musa: Çöldeki Ekmek (Man)<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Size esenlik olsun.<o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Tanrı’nın İsrail halkını firavunun ve ordularının elinden nasıl kurtardığını inceledik. <o:p></o:p>
İsrailliler Kızıldeniz’in kıyısına vardıkları zaman, firavunun ordusundan kaçabilmek için hiç bir şansları yoktu. <o:p></o:p>
Ama yine de biz Tanrı’nın İsrail halkının denizin ortasından kuru toprak üzerinde geçerek yürüyebilmeleri için suları nasıl ikiye bölmüştü. <o:p></o:p>
Ama Mısır orduları denizi geçmeyi denedikleri zaman, boğuldular. <o:p></o:p>
Böylece, Rab Tanrı İsrail’i Mısır halkının elinden kurtardı ve onlar Rabbin büyük gücünü gördükleri zaman, O’ndan korktular ve O’na coşkuyla ezgiler söylediler,...
5 Musa: Fısıh Kuzusu Musa: Fısıh Kuzusu
Size esenlik olsun.
Tanrı Mısır’da köle olan İsrail halkını kurtarmayı planladı, ama Mısır kralı onları köleleri olarak tutmakta kararlıydı.
Böylece Tanrı’nın Musa ve Harun’un sözü aracılığı ile Mısır’ın üzerine nasıl dokuz korkunç bela getirdiğini gördük.
Ancak tüm bu mucizeler ve belirtiler yine de firavunun Tanrı’nın Sözü’ne boyun eğmesine ve İsraillilerin ülkeden ayrılmalarına izin vermesine neden olmadı.
Ama Tanrı,2nın bir planı daha vardı. Mısır’ın üzerine son bir bela daha gönderecekti.
Dokuzuncu beladan sonra firavunun Musa ve Harun’a şöyle dediğini işittik, ‘Git başımdan! Sakın bir daha karşıma çıkma! Yüzümü gördüğün gün öleceksin.’ (Mısır’dan Çıkış 10:28)
3 Musa: Firavunun Tanrı Tanımazlığı Musa: Firavunun Tanrı Tanımazlığı
Size esenlik olsun.
Bir gün Musa seksen yaşına geldiği zaman, Tanrı ona Sina olarak adlandırılan bir dağda bir çalıdan yükselen alevlerin içinden ona göründü.
Çalı yanıyor, ama tükenmiyordu. Musa bu durumun farkına vardığında çok şaşırdı.
Neler olup bittiğini araştırmak için çalıya yaklaştığı zaman, Tanrı’nın sesini duydu;
Tanrı şöyle diyordu: “Ben babanın Tanrısı, İbrahim’in Tanrısı, İshak’ın Tanrısı ve Yakup’un Tanrısıyım.”
Musa dehşete düştü, yüzünü kapadı, çünkü bakmaya korkuyordu.
Sonra Tanrı sözlerine devam etti: “Çarıklarını çıkar, çünkü bastığın yer kutsal topraktır. Halkımın Mısır’da çektiği sıkıntıyı yakından gördüm. Ettikleri feryatları duydum, acılarını biliyorum. Bu yüzden onları kurtarmak için aşağı geldim. Şimdi git, seni...
2 Musa, Sina Dağı’nda Musa, Sina Dağı’nda
Size esenlik olsun!
Mısır kralı firavunun İbrahim’in soyu olan İsraillileri köle yaparak ve amansızca çalıştırarak onlara zulmetmekteydi.
Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar.(Mısır’dan Çıkış 1:12)
Firavun en sonunda doğan her İsrailli erkek çocuğun ölmesi için ırmağa atılması konusunda ferman verdi.
Ama yine de Şeytan’dan daha güçlü olan Tanrı’nın firavunun yaptığı kötülüğü tersine çevirecek bir planı vardı.
Böylece firavunun kızının, ırmaktaki sepetin içinde bulduğu İsrailli bir bebeğe sahip çıkmıştı.
1 Musa Peygamber Musa Peygamber<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Size esenlik olsun.<o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Tevrat’ta Tanrı’nın peygamberi Musa’nın yazdığı beş kitap bulunur.<o:p></o:p>
Mısır’dan Çıkış olarak adlandırılan ikinci kitabı birlikte inceleyeceğiz. <o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
Daha önce Tevrat’ın ilk kitabının bittiği yerde ikinci kitabının nasıl başladığını öğrendik.<o:p></o:p>
Böylece, İbrahim, İshak ve Yakup’un soyunun, yani, İsrailoğullarının Tanrı’nın onlara vermeyi vaat etmiş olduğu Kenan ülkesinden çok uzakta bulunan Mısır’a nasıl yerleştiklerini gördük.<o:p></o:p>
<o:p> </o:p>
HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız
HRİSTİYAN OLMAK Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...
HRİSTİYAN GAZETE Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.
HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...
İNCİL Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...
İNCİL .TV Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...
Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlıkİncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil