Sevgili ÖZGÜR BEYİN
Kutsal Kitapların yazım dili ile ilgili birazcık araştırma yapan her insanın ilk öğrendiği bilgilerden birisi, yazılı anlatımda İNSANBİÇİMCİ tasvir olarak tanımlanan bir anlatım ile tanımlayamadıkları ( ŞEYLERİ ) anlattıklarını görürsünüz.
24
RAB Musa'ya, "Sen, Harun, Nadav, Avihu ve İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi bana gelin" dedi, "Bana uzaktan tapın.
2 Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı."
3 Musa gidip RAB'bin bütün buyruklarını, ilkelerini halka anlattı. Herkes bir ağızdan, "RAB'bin her söylediğini yapacağız" diye karşılık verdi.
4 Musa RAB'bin bütün buyruklarını yazdı. Sabah erkenden kalkıp dağın eteğinde bir sunak kurdu, İsrail'in on iki oymağını simgeleyen on iki taş sütun dikti.
5 Sonra İsrailli gençleri gönderdi. Onlar da RAB'be yakmalık sunular sundular, esenlik sunusu olarak boğalar kestiler.
6 Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.
7 Sonra antlaşma kitabını alıp halka okudu. Halk, "RAB'bin her söylediğini yapacağız, O'nu dinleyeceğiz" dedi.
8 Musa leğenlerdeki kanı halkın üzerine serpti ve, "RAB'bin sizinle yaptığı antlaşmanın bütün maddelerini işte bu kan geçerli kılıyor" dedi.
9 Sonra Musa, Harun, Nadav, Avihu ve İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi dağa çıkarak
10 İsrail'in Tanrısı'nı gördüler. Tanrı'nın ayakları altında laciverttaşını andıran bir döşeme vardı. Gök gibi duruydu.
11 Tanrı İsrail soylularına zarar vermedi. Tanrı'yı gördüler, sonra yiyip içtiler.
12 RAB Musa'ya, "Dağa, yanıma gel" dedi, "Burada bekle, halkın öğrenmesi için üzerine yasalarla buyrukları yazdığım taş levhaları sana vereceğim."
13 Musa'yla yardımcısı Yeşu hazırlandılar. Musa Tanrı Dağı'na çıkarken,
14 İsrail ileri gelenlerine, "Geri dönünceye kadar bizi burada bekleyin" dedi, "Harun'la Hur aranızda; kimin sorunu olursa onlara başvursun."
15 Musa dağa çıkınca, bulut dağı kapladı.
16 RAB'bin görkemi Sina Dağı'nın üzerine indi. Bulut dağı altı gün örttü. Yedinci gün RAB bulutun içinden Musa'ya seslendi.
17 RAB'bin görkemi İsrailliler'e dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.
18 Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.
ÖNCELİKLE 24. BÖLÜMÜN TAMAMINA BAKTIĞINIZDA 72 kişinin dağın eteklerinde olduğunu ve TANRI'YI yüzyüze görmediklerini anlıyabilirsiniz.
Çelişki olarak adlettiğiniz her iki ayetde insanbiçimci dil'in kullanıldığunu görmekdeyiz. Detayını acacak olur isek ;
"ayağının altında" denmiştir fark ettiyseniz insanbiçimci dil ile Tanrıyı tasvir etmeye çalışmış ve mecazi bir anlatımla ifade etmiştir. ve osnra O ayakların altında "kaldırım taşı gibi bir şey" gördüler ,denmiştir . Burada Tanrının yüzlerini sadece Tanrı'nın ayaklarını görebilecek kadar kaldırdıklarını fark ettiniz mi ? Tamamını görselerdi zaten TASVİR ederlerdi . Burada o 72 kişi Tanrı'nın varlığının bir görümünü görmüşler (GÖRMEK = İMAN ) ve şenlik yapmışlardır .
2. Ci ayette ise anlatılmak istenen ( Yine insanbiçim ifade dili ile ) Musa'nın Tanrı ile yüzyüze görüşmesi değil samimi ve ayrıcalıklı bir konumda görüşmesidir. Burdada verdiğiniz ayetin tamamına bakar iseniz Musa'nın Tanrı'dan yüceliğini ( suretini ) göstermesini dilediğini Ama Tanrı'nın Musa'ya "Yüzümü göremezsin çünkü insan beni görüpde yaşayamaz" dediğinide görürsünüz
Yani sevgili ÖZGÜR BEYİN bu sorular defalarca sorulmuş ve defalarca yanıtlanmıştır
sevgiler