Müjdecilik - Misyoloji

Müjdecilik - Misyoloji :  Müjdecilik - Misyoloji | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Müjdecilik


Facebook | Twitter | Youtube

HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)




Müjdecilik - Misyoloji sayfasını paylaşmak için adres:

 

Müjdecilik - Misyoloji
 

 Müjdecilik - Misyoloji
admin1 Ken Block

Müjdecilik - Misyoloji


YÜCE GÖREV
(Müjde’yi Duyurma ve Öğrenci Yetiştirme)
( Misyolojiye Giriş )


TÜRK DÜNYASI PRESBİTERYEN KİLİSESİ
Rev. İlhan Keskinöz





İÇİNDEKİLER
Önsöz
I.Genel Bakış
II. Müjdeleme ve Öğrenci Yetiştirmeye Bakış
III. Mesih’in Öğrencisi Olma Ayrıcalığı
IV. Mesih’i Taklit Etmek
V. Kutsal Ruh
VI. Mesih ve Müjde Uğruna

Kısaltmalar:
BİA: Belçika İnanç Açıklaması
WİA: Westminster İnanç Açıklaması
WUİ: Westminster Uzun İlmihal
Hİ: Heidelberg İlmihali


Önsöz

Genelde “Müjdeleme” konusuna bakarken insanlara kaç adımda kurtuluş konusunda kısa ve öz bir mesaj verilebileceği ya da Mesih’in Rab’liğinin en kısa ve öz bir şekilde nasıl anlatılacağı ya da insanlarla Hristiyanlık veya Kutsal Kitap veya Kutsal Üçlük hakkında en kısa şekilde sıra ile nelerden konuşulabileceği ya da insanların ilgisini Kutsal Kitap okumaya çekmek için sıra ile hangi soruların sorulabileceği hakkında izlemeleri gereken yol ve öğrenmeleri gereken “kısa ve öz pratik bilgiler” olarak düşünürler.

Ancak Müjdelemeyi öğreten kişinin “kısa ve öz öğretilerini” ya da temel prensiplerini” bilmek farklı bir şey; Kutsal Kitap’ın Misyolojiye bakışını bir bütün halinde bilerek Müjde’yi duyurmayı istemek farklı bir şeydir.

Bu yüzden de bir vaiz yetiştirmek için gerekli olan süre ve materyal ne kadar ise bir Müjdeciyi de yetiştirecek şeyler en az o kadar olmalıdır.

Bu yüzden de Misyoloji çalışmak, bazı yöntemler ışığında bazı şeyleri paylaşmaktan farklı bir şeydir. Misyoloji bizlerin Müjde’ye bakışını ve Müjdelemeye olan bakışını etkiler; çünkü Misyoloji öncelikle kişisel olarak her bir Hristiyanın yaşamını etkiler [etkilemelidir].

Bu kısa çalışmanın amacı, Misyolojinin her adımında bir ayet karşınıza çıkararak Misjolojiye bakışınıza bir yenilenme getirmek; ayetlerin işaret ettiği şekilde Kutsal Kitap’a bir bütün olarak bakabilme pratiğini yerleştirmeye çalışmaktır.

Böylece Mesih İsa’nın “Müjde’yi Duyurma ve Öğrenci Yetiştirme” konusunda yaptıklarına bakarak okuyucuların kendilerine ilkeler çıkarabilmesi amaçlanmıştır.

Tanrı halkına bereket olması dileği ile…

Rev. İlhan Keskinöz



YÜCE GÖREV
(Müjde’yi Duyurma ve Öğrenci Yetiştirme)

Matta 28: 18 İsa yanlarına gelip kendilerine şunları söyledi:
"Gökte ve yeryüzünde
bütün yetki bana verildi.
19 Bu nedenle gidin,
bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin;
onları
Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla vaftiz edin;
20 size buyurduğum her şeye uymayı
onlara öğretin.
İşte ben,
dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim."



YÜCE GÖREV
(Müjde’yi Duyurma ve Öğrenci Yetiştirme)

Elçilerin İşleri 6:1 İsa'nın öğrencilerinin sayıca çoğaldığı o günlerde, Grekçe konuşan Yahudiler, günlük yardım dağıtımında kendi dullarına gereken ilginin gösterilmediğini ileri sürerek İbranice konuşan Yahudilerden yakınmaya başladılar.
2 Bunun üzerine Onikiler, bütün öğrencileri bir araya toplayıp şöyle dediler: «Tanrı sözünü yayma işini bırakıp maddi işlerle uğraşmamız doğru olmaz.
3 Bu nedenle kardeşler, aranızdan Ruh'la ve bilgelikle dolu, yedi saygın kişi seçin. Onları bu iş için görevlendirelim.
4 Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yayma işine adayalım.»
5-6 Bu öneri bütün topluluğu hoşnut etti. Böylece, iman ve Kutsal Ruh'la dolu biri olan İstefan'ın yanısıra Filipus, Prokorus, Nikanor, Timon, Parmenas ve Yahudiliğe dönme Antakyalı Nikolas'ı seçip elçilerin önüne çıkardılar. Elçiler de dua edip ellerini onların üzerine koydular.
7 Böylece Tanrı'nın sözü yayılıyor, Kudüs'teki öğrencilerin sayısı arttıkça artıyor, kâhinlerden birçoğu da iman çağrısına uyuyordu.


I. GENEL BAKIŞ

I.1. Yüce Görev Hakkında İlk Aklımızda Olması Gerekenler
I.2. Yüce Görevin Evrenselliği
I.3. Müjde Nedir?
I.4. Okuma ve Araştırma Notları

I.1. Yüce Görev Hakkında İlk Aklımızda Olması Gerekenler

I.1.a-) Yüce Görev bize Mesih’in yetkisini açıklayarak başlıyor:
Luka 8:25 İsa öğrencilerine, "Nerede imanınız?" dedi. Onlar korku ve şaşkınlık içindeydiler. Birbirlerine, "Bu adam kim ki, rüzgara, suya bile buyruk veriyor, onlar da sözünü dinliyor!" dediler.
Yuhanna 10: 18 Canımı kimse benden alamaz; ben onu kendiliğimden veririm. Onu vermeye de tekrar geri almaya da yetkim var. Bu buyruğu Babam'dan aldım.
Yuhanna 17: 1 İsa bunları söyledikten sonra, gözlerini gökyüzüne kaldırıp şöyle dedi: "Baba, saat geldi. Oğlun'u yücelt ki, Oğul da seni yüceltsin.
2 Çünkü sen O'na bütün insanlık üzerinde yetki verdin. Öyle ki, O'na verdiklerinin hepsine sonsuz yaşam versin.
Elçilerin İşleri 10: 37-38 Yahya'nın vaftiz çağrısından sonra Celile'den başlayarak bütün Yahudiye'de meydana gelen olayları, Tanrı'nın, Nasıralı İsa'yı nasıl Kutsal Ruh'la ve kudretle meshettiğini biliyorsunuz. İsa her yanı dolaşarak iyilik yapıyor, İblis'in baskısı altında olanların hepsini iyileştiriyordu. Çünkü Tanrı O'nunla birlikteydi.
Romalılar 1: 2-4 Tanrı, Oğlu Rabbimiz İsa Mesih'le ilgili bu Müjde'yi peygamberleri aracılığıyla Kutsal Yazılar'da önceden vaat etti. Rabbimiz İsa Mesih beden açısından Davut'un soyundandır; kutsallık ruhu açısından ise ölümden dirilmekle Tanrı'nın Oğlu olduğu kudretle ilan edildi.

I.1.b-) Yüce Görev bize Müjde’nin evrenselliğini vurguluyor:
Matta 24: 14 Göksel egemenliğin bu Müjdesi bütün uluslara tanıklık olmak üzere dünyanın her yerinde duyurulacak. İşte o zaman son gelecektir.
Elçilerin İşleri 1:8 Ama Kutsal Ruh üzerinize inince güç alacaksınız. Yeruşalim'de, bütün Yahudiye ve Samiriye'de ve dünyanın dört bucağında benim tanıklarım olacaksınız.

Yüce Görev bir insan çabası olmaktan çok Kutsal Ruh’un gücü ile devam etmesi gereken bir şeydir (Elçilerin İşleri 1:8); bu yüzden de yeniden doğuş veren Kutsal Ruh’un gücü ile gerçekleşecektir (Yuhanna 4:14). Bu göreve yeni yaratıklar olarak devam etmek için Tanrısal gerçek ile kutsallaşma (Kutsal Kılınma) veren Kutsal Ruh eski yaratılışımızı yenileyecektir.
İlave Okumalar:
WUİ 75, 77-78

Böylece bizler özel bir amaç için kutsal kılınmış bir şekilde Tanrı’ya adanmış yaşamlarla Yüce Görevi yerine getirebilelim diye Mesih kendisini bizler için feda etti:
Efesliler 5:26 Mesih, inanlılar topluluğunu suyla yıkayıp Tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.

Böylece Müjde’nin evrenselliği Kutsal Ruh’un yardımı ile, yani bizi Yüce Görev için kutsal kılan aynı Ruh’un yardımı ile duyurulacaktır:
Markos 13:9 «Ama siz kendinize dikkat edin! İnsanlar sizi mahkemelere verecekler, havralarda dövecekler. Benden ötürü valilerin ve kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara tanıklık edeceksiniz.
10 Ne var ki, önce Müjde'nin tüm uluslara duyurulması gerekir.
11 Sizi tutuklayıp mahkemeye verdiklerinde, `Ne söyleyeceğiz?' diye önceden kaygılanmayın. O anda size ne esinlenirse onu söyleyin. Çünkü konuşacak olan siz değil, Kutsal Ruh olacak.

I.1.c-) Yüce Görev bize Müjde’yi vaaz etmenin ayrıcalığı ve sorumluluğu üzerinde düşündürmelidir:
Mesih on iki elçiyi seçtikten sonra onlara vaaz etme görevi vermişti (Matta 10:1-14):
Matta 10:7 Gittiğiniz her yerde Göklerin Egemenliği'nin yaklaştığını duyurun.

Vaaz ederken de hizmet ederken de kime ait olduğumuzun cesaretiyle vaaz etmemizi emretmiştir:
Matta 10:27 Size karanlıkta söylediklerimi, siz gün ışığında söyleyin. Kulağınıza fısıldananı, damlardan duyurun.
28 Bedeni öldüren, ama canı öldüremeyenlerden korkmayın. Canı da bedeni de cehennemde mahvedebilen Tanrı'dan korkun.

İsa Mesih vaaz etme sorumluluğunu her yerde ve her durumda vermiştir:
Markos 16: 15 İsa onlara şöyle buyurdu: "Dünyanın her yanına gidin, Müjde'yi bütün yaratılışa duyurun.
Luka 9: 60 İsa ona şöyle dedi: "Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün. Sen gidip Tanrı'nın Egemenliği'ni duyur."

Bu ayrıcalıklı görev için Mesih, öğrencilerine “dünyanın sonuna kadar” birlikte olma vaadi vermiştir:
Elçilerin İşleri 5: 17-18 Bunun üzerine, kıskançlıkla dolan başkâhin ve yanındakilerin hepsi, yani Saduki mezhebinden olanlar, elçileri yakalatıp devlet tutukevine attırdılar.
19-20 Ama geceleyin Rab'bin bir meleği zindanın kapılarını açıp onları dışarı çıkarttı. "Gidin! Tapınağa girip bu yeni yaşamla ilgili sözlerin hepsini halka duyurun" dedi.

Böylece Yüce Görev bir “iş” sorumluluğundan ayrı olarak Hristiyan yaşamının kendisidir; Hristiyan yaşamının gereği olarak vardır:
II.Timoteyus 4:1-2 Tanrı'nın ve dirilerle ölüleri yargılayacak olan Mesih İsa'nın önünde, O'nun gelişi ve egemenliği hakkı için sana buyuruyorum: Tanrı sözünü duyur. Zaman uygun olsun olmasın, bu görevi sürdür. İnsanları tam bir sabırla eğiterek ikna et, uyar, isteklendir.[1]



I.1.d-) Yüce Görev bize iman ve sakramentlerin el ele gittiğini öğretiyor:
Yuhanna 3: 5 İsa şöyle yanıt verdi: "Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse sudan ve Ruh'tan doğmadıkça Tanrı'nın Egemenliği'ne giremez.
Elçilerin İşleri 2: 38 Petrus onlara şu karşılığı verdi: "Tövbe edin, her biriniz İsa Mesih'in adıyla vaftiz olsun. Böylece günahlarınız bağışlanacak ve Kutsal Ruh armağanını alacaksınız.
39 Bu vaat sizler, çocuklarınız, uzaktakilerin hepsi için, Tanrımız Rab'bin çağıracağı herkes için geçerlidir."

Böylece iman adımı ve sakramentlere ciddiyetle katılarak vaftizimizin temsil ettiği bütün bereketlere sahip çıkmak; Hristiyan sorumluluğu içinde yaşayarak Yüce Görevi layık bir şekilde yerine getirme sorumluluğumuz vardır.

I.1.e-) Yüce Görev bize yaratılışın ve kurtuluşun Tanrısının kimliğini vurguluyor:
Yuhanna [1:1-3, 14] 14: 26 Ama Baba'nın benim adımla göndereceği Yardımcı, Kutsal Ruh, size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak (15:26).
II.Korintliler 13: 14 Rab İsa Mesih'in lütfu, Tanrı'nın sevgisi ve Kutsal Ruh'un
paydaşlığı hepinizle birlikte olsun.

Tanrı’nın kimliğinin doğru bilinmesi, O’nun iyi tanınması için Mesih alçarak aramıza gelmiştir (Filipililer 2:6-8 [9-11]). Bu yüzden de Hristiyanlar olarak Mesih’i tanımanın üstün değeri yanında sahip olduğumuz bütün dünyasal ayrıcalıkları bir kenara bırakarak (Filipililer 3:7-9) alçakgönüllü bir şekilde Tanrı’nın Krallığının Müjdesini ilan etmeye ve öğrenciler yetiştirmeye çağrıldık.

I.1.f-) Yüce Görev bize bütün dünyaya öğretme, bütün dünyanın da bizi öğrenilecek model olarak görebilmesi için gerekli ayrıcalık ve sorumluluklarımız olduğunu vurguluyor:
Yuhanna 13:34 Size yeni bir buyruk veriyorum: Birbirinizi sevin. Sizi sevdiğim gibi siz de birbirinizi sevin.
35 Birbirinize sevginiz olursa, herkes bununla benim öğrencilerim
olduğunuzu anlayacaktır (14:15, 21).
I.Yuhanna 3:23 O'nun buyruğu Oğlu İsa Mesih'in adına inanmamız ve İsa'nın buyurduğu gibi birbirimizi sevmemizdir.

Mesih’i sevmek ve O’nun buyruklarını yerine getirmek birlikte olan bir şeydir; bir “görev” gibi değildir, Yüce Görev sevginin hizmetidir:
Yuhanna 15:10 Eğer buyruklarımı yerine getirirseniz sevgimde kalırsınız, tıpkı benim de Babam'ın buyruklarını yerine getirdiğim ve sevgisinde kaldığım gibi... (15:14).

I.1.g-) Yüce Görev bize bütün Hristiyan yaşantımızı eskatolojik açıdan görerek düzenlememizi vurguluyor:
Matta 13: 39 Deliceleri eken düşman, İblis'tir. Biçim vakti, çağın sonu; orakçılar ise meleklerdir.
Matta 13:49-50 Çağın sonunda da böyle olacak. Melekler gelecek, kötü kişileri doğruların arasından ayırıp kızgın fırına atacaklar. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır."



Mesih İsa’dan itibaren artık SON ÇAĞ içinde yaşadığımızı biliyoruz:
İbraniler 9:26 Öyle olsaydı, dünyanın kuruluşundan beri Mesih'in tekrar tekrar acı çekmesi gerekirdi. Oysa Mesih, kendisini bir kez kurban ederek günahı ortadan kaldırmak için çağların sonunda ortaya çıkmıştır.

Böylece Mesih içinde yaşadığımız “şimdiki zamana” sonsuzluktan bakarak Hristiyan hayatımızı düzenlememizi; hizmet ve tanıklık sorumluluğumuzu böylece yerine getirmemizi istiyor. Mesih’in ikinci geliş ile tamamlanacak olan bu SON ÇAĞ’ı, Vahiy Kitabında kilisenin dünyadan, benlikten, şeytandan kurtulmuş ve zaferli olduğu bir çağ olarak öğretmektedir. Öyleyse bizler şimdiden zaferli olduğumuz, şimdiden kurtulmuş olduğumuz bilincinde yaşayan ve hizmet eden bir topluluk olarak dünya üzerinde varız.

Yüce Görevin çağın sonuna hizmet eden; Mesih’in ikinci gelişine hizmet eden bir yönü olduğunu görüyoruz. Öyleyse Kilise Yüce Görev için hizmet verirken bu dünyanın düzenine karşı ya da yaşadığımız ülkelerin dünyasal yönetim ve sistemleri için değil; sonsuzluktaki GÖKSEL YERUŞALİM’e doğru bir yönde [geçici olan için değil, kalıcı olan için] hizmet vermektedir:
Matta 24:3 İsa, Zeytin Dağı'nda otururken öğrencileri yalnız olarak yanına geldiler.
"Söyle bize" dediler, "Bu dediklerin ne zaman olacak, senin gelişini ve çağın bitimini gösteren belirti ne olacak?"
4 İsa onlara şu karşılığı verdi: "Sakın kimse sizi saptırmasın!
5 Birçokları, 'Mesih benim' diyerek benim adımla gelip birçok kişiyi aldatacaklar.
6 Savaş gürültüleri, savaş haberleri duyacaksınız. Sakın korkmayın! Bunların olması gerek, ama bu daha son demek değildir.
7 Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.
8 Bütün bunlar, doğum sancılarının başlangıcıdır.
9 "O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.
10 O zaman birçok kişi imandan sapacak, birbirlerini ele verecek ve birbirlerinden nefret edecekler.
11 Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak.
12 Kötülüklerin çoğalmasından ötürü birçoklarının sevgisi soğuyacak.
13 Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktır.
14 Göksel egemenliğin bu Müjdesi bütün uluslara tanıklık olmak üzere dünyanın her yerinde duyurulacak. İşte o zaman son gelecektir.

I.2. Yüce Görevin Evrenselliği
Tanrı’nın, kral olarak mesh ettiği ve “Sen benim oğlumsun” dediği bir kişiye yeryüzünün bütün uslularını vermesi vaadi:
Mezmur 2:8 Dile benden, miras olarak sana ulusları,
Mülk olarak yeryüzünün dört bucağını vereyim.

Mesih’in çarmıha gerilişinin anlatıldığı bir Mezmurda ise acı ve sıkıntı içinde Tanrı’ya yalvaran, acı çekerek ölüm toprağına yatırılan Kişi’nin (Mesih) bu acılarının sonunda olan şeylerin neler olduğuna bakın:
Mezmur 22:27 Yeryüzünün dört bucağı anımsayıp RAB'be dönecek,
Ulusların bütün soyları O'nun önünde yere kapanacak.
28 Çünkü egemenlik RAB'bindir,
Ulusları O yönetir.
29 Yeryüzündeki bütün zenginler doyacak
Ve O'nun önünde yere kapanacak,
Toprağa gidenler,
Ölümlerine engel olamayanlar,
Eğilecekler O'nun önünde.
30 Gelecek kuşaklar O'na kulluk edecek,
Rab yeni kuşaklara anlatılacak.

Mezmur 68 toplu bir tapınma resmediyor. Tanrı’nın düşmanlar üzerindeki zaferinin kutlandığı bu Mezmur Tanrı’ya övgü sunma daveti ile başlıyor (1-5). İsrail halkının kurtuluşu ve vaat edilen topraklara yerleştirilmesinin Tanrı’nın işi olduğu hatırlatılıyor (6-16).

17-18 ayetlerinde ise Tanrı’nın geçmişte yaptığı bu zaferin Mesih’te gerçekleşen zaferin bir ön bildirimi olduğunu görmekteyiz (Efesliler 4:8-12):

19-35 ayetlerinde ise düşmanlar üzerinde zafer kazanarak kendi halkını güçlü kılan Tanrı’ya övgü sunulur. Bu ayetler Tanrı’nın bu zaferi O’na güvenip O’nun iradesine itaat eden halk için kazandığını ilan etmektedir.

Mezmur 68:31-32 ayetlerine baktığımızda Tanrı’ya başka ulusların gelip el açacağını, bütün yeryüzünün krallıklarının İsrail’in TanrıRab’be geleceğini okuyoruz. Bu Mezmur İsrail’in kurtuluşu ile ulusların kurtuluşunu birlikte kutlamaktadır. Yine gördüğümüz şey şudur: Tanrı, İsrail aracılığı bir iş yaparken, bunu dünyanın diğer uluslarına taşıyacak şekilde yapmaktadır. Bu ayetlerde sadece Mısır’dan önemli kişiler değil, Mısır halkından (Kûş) çoğunluğun da İsrail’in Tanrısına geldiklerini; ulusların İsrail’e aşılandıklarını görmekteyiz:
31 Mısır'dan elçiler gelecek,
Kûşlular ellerini Tanrı'ya doğru kaldırıverecek.
32 Ey yeryüzünün krallıkları, Tanrı'ya ilahiler söyleyin,
Ezgilerle övün Rab'bi,

Mezmur 96 dünyanın bütün uluslarını Tanrı’ya çağırmaktadır; uluslara “Kralınız Tanrı’dır; Tanrı’nın Krallığını vaaz edin” diye çağrıda bulunmaktadır:
2 Ezgi söyleyin, RAB'bin adını övün,
Her gün duyurun kurtarışını!
3 Görkemini uluslara,
Harikalarını bütün halklara anlatın!
4 Çünkü RAB uludur, yalnız O övgüye değer,
İlahlardan çok O'ndan korkulur.
5 Halkların bütün ilahları bir hiçtir,
Oysa gökleri yaratan RAB'dir.
6 Yücelik, ululuk O'nun huzurundadır,
Güç ve güzellik O'nun tapınağındadır.
7 Ey bütün halklar, RAB'bi övün,
RAB'bin gücünü, yüceliğini övün,
8 RAB'bin görkemini adına yaraşır biçimde övün,
Sunular getirip avlularına girin!
9 Kutsal giysiler içinde RAB'be tapının!
Titreyin O'nun önünde, ey bütün yeryüzündekiler!
10 Uluslara, "RAB egemenlik sürüyor" deyin…

İşaya 2. bölüme baktığımızda gelecekteki Siyon’u görüyoruz. Orada doğruluk ve adalet olacak. Araya akın eden bütün dünya ulusları aracılığı ile Tanrı’nın doğruluğu ve adaleti bütün dünyaya yayılacak:
2 RAB'bin Tapınağı'nın kurulduğu dağ,
Gelecekte dağların en yücesi, tepelerin en yükseği olacak.
Ulusların hepsi oraya akın edecek.
3 Birçok halk gelecek,
"Haydi, RAB'bin Dağı'na,
Yakup'un Tanrısı'nın Tapınağı'na çıkalım" diyecekler,
"O bize kendi yolunu öğretsin,
Biz de O'nun yolundan gidelim."
Çünkü Yasa Siyon'dan,
RAB'bin sözü Yeruşalim'den çıkacak.
5 Ey Yakup soyu, gelin RAB'bin ışığında yürüyelim.[2]

Tanrı’nın, İsrail’in sunularından ve kurbanlarından hoşnut kalmadığı bir dönemde ne dediğine bakın:
Malaki 1:11 Doğudan batıya kadar uluslar arasında adım büyük olacak! Her yerde adıma buhur yakılacak, temiz sunular sunulacak. Çünkü uluslar arasında adım büyük olacak!" diyor Her Şeye Egemen RAB.

1-) İleri Çalışma İçin:
- Kutsal Kitap’ın Yunus Bölümüne “Misyoloji” açısından bakarak bir inceleme yazısı hazırlayınız.

2-) İleri Çalışma İçin:
a-) Mezmur 8’i okuyunuz:
b-) “Çoğalmak ve Hükmetmek” konusuna Yüce Görev açısından bakarak aşağıdaki ayetleri sıra ile inceleyiniz:
[b.1] Tekvin 1:27-28
[b.2] Tekvin 9:1-7; 17:1-7
[b.3] Matta 28:18-20
[b.4] Matta 6:9-10
[b.5] Elçilerin İşleri 1:8; 16:15; 28:31
[b.6] Efesliler 4:8-16; İbraniler 2:5-12
[b.7] Vahiy 21:1-4, 22-27

Tanrı gelecekteki görkemli olan krallığından burada da bize bir resim sunuyor. Tanrı’ya tapınmanın merkezi durumunda olan Yeruşalim büyüyüp bütün dünyaya yayılıyor. Artık sadece Yeruşalim’de değil, dünyanın her yerinde [yani bütün uluslar arasında] İsrail’in Tanrısına tapınma sunulacağı Müjdeleniyor (Yuhanna 4:20-24).

Bütün bu ayetler bizi tek bir sonuca götürüyor: Tanrı “dünyayı” seviyor; çünkü yaratılış O’nun eseri olarak iyidir[3]. Tanrı bu iyi olan yaratılışı kendi egemenliği ile doldurmak istiyor. Çünkü Tanrı kendi yaratılışını seviyor (Yuhanna 3:16).

Böylece İsa Mesih ile başlamış gibi görünen ULUSLARA MÜJDELEME aslında Tanrı’nın yaratılışın en başından beri dünyadaki bir çalışma yolu olarak karşımıza çıkmaktadır. Öyle ki, bütün dünya Tanrı’nın Tapınma Evi olsun (İşaya 56:7, Yeremya 7:11):
Markos 11:17 Halka ders verirken şunları söyledi: «`Benim evime, tüm ulusların dua evi denecek' diye yazılmamış mıdır? Ama siz burayı haydut inine çevirdiniz.»

Bu yüzden İsa Mesih’in bizlere öğrettiği dua gözlerimizi yaratılışın en başına çevirir. Tanrı’nın suretinde yaratılmış olan Adem ve Havva çoğalarak ve hükmederek bütün yeryüzünü denetimleri altına aldıklarında[4] Tanrı’nın egemenliği yerin bütün uçlarına yayılmış olacaktı. Düşüş ile gelen günah ve Tanrı’dan ayrılış bile bu planı bozamadı.

Böylece Tanrı, Adem ve Havva’nın yapamadıklarını ilerletmek için İsrail’i kendi halkı olarak seçti. İsrail aracılığı ile ulusları kendisine aşıladı. İsrail halkı da günah ve düşüş sebebi ile bu görevini tam olarak yerine getiremedi. Çağın Sonunda ise gerçek İsrailli olan Mesih İsa geldi ve Tanrı’nın bu amacını bütün uluslara taşıdı ve Elçilerle birlikte bu Yüce Görevi kilisesine verdi.

İleri Çalışma İçin:
Westminster Uzun İlmihal 191. İkinci ricada ne için dua ediyoruz?
İkinci ricada (Egemenliğin gelsin), kendimizin ve tüm insanlığın doğal olarak günahın ve şeytanın egemenliği altında olduğunu bildirerek,[5] günahın ve şeytanın krallığının yıkılması,[6] Müjde’nin bütün dünyaya yayılması,[7] Yahudilerin çağrılması,[8] [öteki] ulusların sayısının tamamlanması,[9] kilisenin Müjde’nin bütün hizmetçileriyle ve Müjdesel düzenlemelerle[[10]] dolması, [kilisenin] çürümekten arınması,[11] hükümet tarafından desteklenerek korunması,[12] Mesih’in düzenlemelerinin paklıkla etkin bir şekilde yapılması (verilmesi), [Mesih’in düzenlemeleri aracılığı ile] günah içinde yaşayanların dönmesi (tövbe etmesi) ve halen tövbe etmiş olanların onaylanması, teselli ve bina edilmesi,[13] Mesih’in yüreklerimizde hüküm sürmesi,[14] ikinci gelişinin ve O’nunla sonsuza dek hüküm sürmemizin çabuklaştırılması,[15] O’nun gücünün krallığının en iyi bir şekilde sonuçlanarak, [Tanrı’yı] hoşnut edici bir şekilde bütün dünyada hüküm sürmesi için dua ediyoruz.[16]

I.3. Müjde Nedir?
I.3.a-) Müjde, İsa Mesih ile ilgilidir:
Genellikle “Müjde Nedir?” sorusu karşısında “İnsanların karşılıksız olarak Mesih İsa’daki lütuf ile kurtuluşları hakkındaki bir mesaj” şeklinde ya da buna benzer bir ifade akıllara gelir. Şüphesiz ki, böyle bir tanım Müjde’nin öğretisi içinde vardır. Ancak tek başına bu ifade Müjde’yi tanımlamak için yeterli değildir.

Matta 1:1-2 İbrahim oğlu, Davut oğlu İsa Mesih'in soy kaydı şöyledir: …
Tanrı’nın İbrahim ile Ahit ilişkisi içine girmesine bakarak Müjde’nin Antlaşmasal bir mesaj içerdiğini aklımızda tutmamız gerekir.

Tanrı’nın Davut’a bir krallık vermesine bakarak Müjde’nin Antlaşmasal bir devamlılık içerisinde bir krallık bildirisi içerdiğini görürüz.

Müjde, İsa Mesih ile ilgilidir –Müjde İbrahim ile yapılan antlaşmasal ilişkide bile açıktır. Davut’un krallığı Mesih’in Krallığının ne kadar büyük olduğunu gösteren bir ön bildiridir.

Markos 1:1 Tanrı'nın Oğlu İsa Mesih'le ilgili Müjde'nin başlangıcı.
Müjde, Baba Tanrı ve Oğul Tanrı gerçeğini öğretir.

Müjde, İsa Mesih ile ilgilidir.

Luka 1:5 Yahudiye Kralı Hirodes zamanında, Aviya bölüğünden Zekeriya adında bir kâhin vardı. Harun soyundan gelen karısının adı ise Elizabet'ti.
Luka Müjde’sinde ise Eski Ahit’in son peygamberi olan Yahya ile başlangıç yapılarak İsa Mesih’e işaret edilir. Mesih’in bir ön habercisi olan Yahya’nın tanıklığı Müjde’yi Eski Ahit’e bağlar.

Böylece Yahya’nın babası Zekariya’nın şükran ilahisinde gördüğümüz üzere Müjde, Tanrı’nın kendi halkına fidye ile sunduğu kurtuluşa işaret eder:
Luka 1: 68 İsrail'in Tanrı Rab'be övgüler olsun!
Çünkü halkının yardımına gelip onları fidyeyle kurtardı.

Matta Müjde’sindeki İbrahim ve Davut tiplemelerinden yola çıkarak Müjde’nin Güçlü bir Kurtarıcı ve O’nun getirdiği kurtuluş hakkında olduğunu söyleyebiliriz:
Luka 1: 69-71 Eski çağlardan beri
Kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi,
Kulu Davut'un soyundan
Bizim için güçlü bir kurtarıcı çıkardı;
Düşmanlarımızdan,
Bizden nefret edenlerin hepsinin elinden
Kurtuluşumuzu sağladı.

Müjde, Tanrı’nın merhameti ve Kutsal ANTlaşması ile ilişkilidir:
Luka 1: 72 Böylece atalarımıza merhamet ederek
Kutsal antlaşmasını anmış oldu.

Müjde, kurtuluş, kutsallık, doğruluktur. Müjde aynı zamanda kurtulmuşlukta, kutsallıkta ve doğrulukta devam eden bir tapınma –dolayısı ile de tanıklık- yaşamı hakkındadır:
Luka 1: 73-75 Nitekim bizi düşmanlarımızın elinden kurtaracağına
Ve ömrümüz boyunca
Kendi önünde kutsallık ve doğruluk içinde,
Korkusuzca kendisine tapınmamızı sağlayacağına dair
Atamız İbrahim'e ant içerek söz vermişti.

Müjde ve Müjde’ye dair her şey Mesih ile ilgili olduğu için daha önceki peygamberlerin hiç birinde olmadığı bir şekilde Müjde de Mesih’in gelişi üzerine özel bir hazırlık görülür: Müjde ve Müjde’ye dair her şey Mesih ile ilgili olduğu Eski Ahit içinde Müjdelenmiş bir habercinin (Malaki 3:1; 4:5, Matta 11:14; 16:14; 17:12-13, Yuhanna 1:26-27; 29-34) Mesih’in gelişinden önce ortaya çıkması ve O’nun gelişine yüreklerin ve yaşamların hazırlanması gerekecektir:
Luka 1: 76-77 Sen de, ey çocuk,
Yüceler Yücesi'nin peygamberi diye anılacaksın.
Rab'bin yollarını hazırlamak üzere önünden gidecek
Ve O'nun halkına,
Günahlarının bağışlanmasıyla kurtulacaklarını bildireceksin.

Müjde, Tanrı’nın merhametini getiren bir Müjde’dir; ancak bu merhamet ve esenlik karanlık ve ölüm üzerine kendi Krallık yetkisi ile hüküm veren Mesih ile ilgilidir:
Luka 1: 78-79 Çünkü Tanrımız'ın yüreği merhamet doludur.
O'nun merhameti sayesinde,
Yücelerden doğan Güneş,
Karanlıkta ve ölümün gölgesinde yaşayanlara ışık saçmak
Ve ayaklarımızı esenlik yoluna yöneltmek üzere
Yardımımıza gelecektir.

İleri Çalışma İçin:
Kutsal Yazılar boyunca Yahya’nın hayatına ve tanıklığına verilen önem Yahya’nın işaret ettiği Mesih’e ve O’nun Müjdesine olan önemi güçlendiriyor. Diğer yandan da Misyon konusuna bakış açımızı etkiliyor.

1-)
İşaya 40:3, Matta 3:1, 13; 4:12, 11:2, 7-11, Luka 1:13, 76,

2-)
- Matta 14:3
- Luka 1:80; 3:2-3, Yuhanna 5:33
- Matta 3:4
- Matta 3:7; 14:4
- Markos 1:5
- Markos 1:7, Yuhanna 1:19-23
- Markos 6:20
- Yuhanna 5:35
- Matta 11:11, Luka 7:24-27
- Yuhanna 10:41
- Matta 14:10

Müjde, Üçlü bir Tanrı’nın yaratılışın başında gördüğümüz üzere Tanrı Sözünün benden alıp aramıza gelmesi ile ilgilidir (Tekvin 1:1-3):
Yuhanna 1: 1 Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı.
2 Başlangıçta O, Tanrı'yla birlikteydi.
3 Her şey O'nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O'nsuz olmadı.
14 Söz, insan olup aramızda yaşadı. O'nun yüceliğini Baba'dan gelen,
lütuf ve gerçekle dolu biricik Oğul'un yüceliğini gördük.

Yani Müjde, İsa Mesih ile ve O’nun ile tamamlanmış ve mühürlenmiş olan Tanrısal gerçek ile ilgilidir.

1-) İleri Çalışma İçin:
Müjde’nin karakteri, Müjde’nin öğretisi, Müjde’ye hizmet hakkında neler öğrenebiliriz?

a-)
Matta 4:23 (9:35), Matta 3:1-2, Markos 16:20 (Luka 9:6), Elçilerin İşleri 28: 31

b-)
Efesliler 2: 4-17, II.Korintliler 4: 3 (I.Petrus 3:19; 4:6),.II.Selanikliler 1:7-8

c-)
Elçilerin İşleri 20: 4, I.Korintliler 9:12, Efesliler 6:19, Filipililer 1:27, I.Selanikliler 1:5

2-) İleri Çalışma İçin:
Müjde’nin Peygamberlikler ile ilişkisi üzerine düşününüz (Matta 24:14, İşaya 2:2-3; 29:18; 52:7 v.s.).

3-) İleri Çalışma İçin –Misyon ve Müjde:
Mezmur 2:8; 22:27; 68:31; 96:3, İşaya 11:9; 42:4, Daniel 2:44-45, Vahiy 14:6

4-) İleri Çalışma İçin –Mesih’in büyüyen Krallığına bakış [Müjde’nin Gücü]:
Mezmur 72:16, İşaya 9:7; 54:3, Markos 4:31-32

Buraya Kadar olan her şeyi I.1 maddesindeki esaslar ışığında yorumlamamız gerekiyor;
Mesih’in yetkisi, Mesih’in Müjdesinin evrenselliğini, Mesih’in Müjdesini vaaz etmenin ayrıcalığı, Mesih’in Müjdesinin açıkladığı iman ve sakramentler, Mesih’in Müjdesinin açıkladığı yaratılışın ve kurtuluşun Tanrısının kimliğini, Mesih’in Müjdesinin eskatolojik olması gibi konular bize Müjde’nin bildirisinin Mesih hakkında olduğunu öğretmektedir.

Öyleyse Müjde hakkında vaaz ettiğimiz şeyler sadece bize Müjde’nin ne söylediğini dünyaya ilan etmek değil; aynı zamanda Müjde’yi ulusların yaralarına bir merhem olarak götürmeyi de gerektirmektedir (Yakup 2:14-16; 3:13, Tesniye 10:17-19 Amos 2:6-7, Çıkış 23:2, İşaya 1:10-23; 61:1-3):
Yakup 1:25 Oysa mükemmel yasaya, özgürlük yasasına yakından bakan ve ona bağlı kalan, unutkan dinleyici değil de etkin uygulayıcı olan adam, yaptıklarıyla mutlu olacaktır.
27Baba Tanrı'nın gözünde temiz ve kusursuz olan dindarlık kişinin, öksüzlerle dulları sıkıntılı durumlarında ziyaret etmesi ve kendini dünyanın lekelemesinden korumasıdır.
Mezmur 68: 5 Kutsal konutundaki Tanrı,
Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.
6 Tanrı kimsesizlere ev verir,
Tutsakları özgürlüğe ve gönence kavuşturur,
Ama başkaldıranlar kurak yerde oturur.

I.3.b-) Müjde hakkındaki esaslara kısa bakış:
Kutsal Kitap, yaratan ve kurtaran tek Tanrı’nın vahyidir. Tarih boyunca peygamber, kahin, kral ve elçilere gönderilmiş olan vahyin yazılı olarak kayıt altına alınması ile oluşmuştur. Tanrı’nın büyük lütfu ve merhametiyle düşmüş yaratılışı ve düşmüş insanı kurtarış haberine de Müjde –İyi Haber– diyoruz.

Böylece Müjde bize Tanrı’nın varlığından, karakterinden, emir ve yasaklarından bahsederken diğer yandan da bize günahlılığımızı öğretiyor. Bu da bizleri kurtuluşumuz için Tanrı’ya ne kadar çok şükranla bağlı olduğumuzu hatırlatıyor.

Bu yüzden Müjde’nin açıkladığı kurtuluş da sadece Mesih’e iman iledir; bizlerin yerine alçalış ve ayartı, utanç ve aşağılanma, çarmıh, ölüm ve mezardan geçen Mesih Kişisine iman ile kurtuluş

Böylece Kutsal Kitap’ı okuyup vaaz ederek Müjde’yi duyuyoruz, öğreniyoruz. Bütün bunlara iman, itaat, saygı ve şükran ile sarıldıkça da ruhsal anlamda büyüyoruz.

Böylece Müjde’yi duydukça ve öğrendikçe de bunu ilan ediyoruz –Müjde, içindeki gerçeklerle bizi bu İYİ HABER’i duyurmaya teşvik ediyor:
Matta 10:7 Gittiğiniz her yerde Göklerin Egemenliği'nin yaklaştığını duyurun.
27 Size karanlıkta söylediklerimi, siz gün ışığında söyleyin. Kulağınıza
fısıldananı, damlardan duyurun.
Markos 16:15 İsa onlara şöyle buyurdu: "Dünyanın her yanına gidin, Müjde'yi bütün yaratılışa duyurun.
Elçilerin İşleri 5:19-20 Ama geceleyin Rab'bin bir meleği zindanın kapılarını açıp onları dışarı çıkarttı. "Gidin! Tapınağa girip bu yeni yaşamla ilgili sözlerin hepsini halka duyurun" dedi.

Matta 10:7 ayetindeki “Göklerin Egemenliği’nin yaklaştığını” ifadesi bizlerin düşüncelerini içinde bulunduğumuz çağda Mesih’in ikinci gelişinde tamamlanacak olan şeye odaklanarak ‘yeni yaşam’da devam etmemiz gerektiğini öğretmektedir. Bu da bizlere Müjde’nin Eskatolojik bir haber olduğunu bilerek yaşamamız gerektiğini vurgulamaktadır.

I.4. İlave Okuma ve Çalışma Notları
I.4.a-) İlave Okumalar:
Mezmur 72
İşaya 52:7-15
İşaya 60
İşaya 62
(Yunus)
Romalılar 10:12-21
Elçilerin İşleri 8:5-17
Elçilerin İşleri 13:1-52
Elçilerin İşleri 14:1-26
Elçilerin İşleri 15:36-41
Elçilerin İşleri 16:1-40

I.4.b-) İlave Çalışma Notları:
- BİA 26, WİA VIII.3, WUİ 42, Hİ 50
-BİA 33, WUİ 154; 162
- WİA XXV.3, 5
-WUİ 35; 108
- BİA 27, WUİ 53; 54, Hİ 31; 57




[1] Tanrı sözünü duyur” dedikten sonra “insanları tam bir sabırla eğiterek ikna et, uyar, isteklendir” şeklindeki sözlere kilise dikkat etmelidir. Yüce Görev sadece Müjde’yi duyurmak değil, bu duyuruya cevap verenleri “eğitmek ve yetiştirmek” yani Mesih’in öğrencileri yapmak ile ilişkilidir.

[2] İşaya 11:9; 42:1-5 ayetlerine ayrıca bakınız.

[3] Tekvin 1:31 Tanrı yarattıklarına baktı ve her şeyin çok iyi olduğunu gördü. Akşam oldu, sabah oldu ve altıncı gün oluştu [ aynı şekilde Tanrı ışığı yaratıyor ve iyi olduğunu söylüyor; Tanrı karayı ve denizleri oluşturuyor ve iyi olduğunu söylüyor, Tanrı ağaçlar ve bitkiler yaratıyor ve iyi olduğunu söylüyor, Tanrı gece ve gündüz yaratıyor ve iyi olduğunu söylüyor, Tanrı sularda canlılar, yerde ve gökteki kuşlar yaratıyor ve iyi olduğunu söylüyor, Yeryüzünde çeşit çeşit canlı yaratık, evcil ve yabanıl hayvan, sürüngen yaratılyor / iyi olduğunu söylüyor Tekvin 1:4, 10, 12, 17-18, 24-25].

[4] Tekvin 1:27 Tanrı insanı kendi suretinde yarattı. Böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı. 28 Onları kutsadı ve, "Verimli olun, çoğalın" dedi, "Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun.

[5] Efesliler 2:2-3

[6] Mezmur 68:1, 18, Vahiy 12:10-11

[7] II.Selanikliler 3:1

[8] Romalılar 10:1

[9] [ulusların sayısının tamamlanması: Yahudi olmayanların iman etmesi] Yuhanna 17:9, 20, Romalılar 11:25-26, Mezmur 67

[10] düzenlemelerle (ordinances): Sözün okunması, vaaz edilmesi, dinlenmesi, sakramentlerin uygulanması, dua, ilahi, tapınma v.s (108.soru). Matta 9:38, II.Selanikliler 3:1

[11] Malaki 1:11, Tsefanya 3:9

[12] I.Timoteyus 2:1

[13] Elçilerin İşleri 4:29-30, Efesliler 6:18-20, Romalılar 15:29-30, 32, II.Selanikliler 1:11; 2:16-17

[14] Efesliler 3:14-20

[15] Vahiy 22:20

[16] İşaya 64:1-2, Vahiy 4:8-11




Müjdecilik - Misyoloji


 Müjdecilik - Misyoloji
admin1 Ken Block

Müjdecilik - Misyoloji


YÜCE GÖREV
(Müjde’yi Duyurma ve Öğrenci Yetiştirme)
( Misyolojiye Giriş )

İÇİNDEKİLER
Önsöz
I.Genel Bakış
II. Müjdeleme ve Öğrenci Yetiştirmeye Bakış
III. Mesih’in Öğrencisi Olma Ayrıcalığı
IV. Mesih’i Taklit Etmek
V. Kutsal Ruh
VI. Mesih ve Müjde Uğruna

Kısaltmalar:
BİA: Belçika İnanç Açıklaması
WİA: Westminster İnanç Açıklaması
WUİ: Westminster Uzun İlmihal
Hİ: Heidelberg İlmihali


II. MÜJDELEME VE ÖĞRENCİ YETİŞTİRMEYE BAKIŞ

II.1. Öğrencilik: Mesih ile Birlikte Olma Farkı
II.2. Öğrenci Yetiştirmede Mesih’in Yolu

II.1. Öğrencilik: Mesih ile Birlikte Olma Farkı

İsa Mesih büyük bir amaç için yeryüzüne gelmişti. Ancak bu amacını yerine getirirken büyük kitlelere ulaşmak birincil hedefi olmadı. Bunun yerine kendisine Elçiler (elçiler) ve bazı öğrenciler seçti. Sayıca çok kimseyi etrafına toplama girişimi yerine çoğunluğu etkileyip kendisine ve öğretisine tabi kılacak sayıca daha az kimseleri yetiştirmek birincil hedefi oldu. Bu da II.Timoteyus Mektubunda bahsedilen artarak çoğalma yoludur:
2:2 Birçok tanık önünde benden işittiğin sözleri, başkalarına da öğretmeye yeterli olacak güvenilir kişilere emanet et.

Yani İsa Mesih “bütün ulusları kendi öğrencileri olarak yetiştirilmesi” vizyonu için yaptığı iş Elçileri yetiştirmek oldu (Matta 28:18-20). Böylece İsa Mesih Yüce Görevi emanet edeceği Elçileri seçti. Ancak Elçiler tapınakta çalışan bilgili, iyi eğitimli kimseler değildi; tersine sıradan kimselerdi. Hayatın içinde gündelik yaşamda dikkatimizi çekmeyecek kimselerdendi.

Bu haliyle İsa Mesih’in bu insanları (Elçileri) böyle büyük bir amaç için nasıl kullanacağı soru işareti olarak karşımıza çıkar. Çünkü bu kimseler çok özel eğitimli, kültürlü kimseler değildir. Bu insanların Mesih’in etrafında “Elçiler” olarak toplandığını görenler böyle yüksek bir vizyonu –Mesih’in vizyonunu yerine getirme vizyonunu- yerine getirebilecek kimseler olduğunu düşünmemişlerdi.

Ancak Tanrı’nın Krallığı için gereken böyle sıradan insanlardı:
I.Korintliler 1: 18 Çarmıhla ilgili bildiri mahva gidenler için saçmalık, biz kurtulmakta olanlar içinse Tanrı gücüdür.
19 Nitekim şöyle yazılmıştır: «Bilgelerin bilgeliğini yok edeceğim, Akıllıların aklını boşa çıkaracağım.»
20 Hani nerede bilge kişi? Din bilgini nerede? Nerede bu çağın hünerli tartışmacısı? Tanrı dünya bilgeliğinin saçma olduğunu göstermedi mi?
21 Mademki dünya Tanrı'nın bilgeliği uyarınca Tanrı'yı kendi bilgeliğiyle tanımadı, Tanrı iman edenleri saçma sayılan bildiriyle kurtarmaya razı oldu.
22 Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Grekler'se bilgelik arar.
23 Ama biz çarmıha gerilmiş Mesih'i duyuruyoruz. Yahudiler bunu yüzkarası, öteki uluslar da saçmalık sayarlar.
24 Oysa Mesih, çağrılmış olanlar için -ister Yahudi ister Grek olsun- Tanrı'nın gücü ve Tanrı'nın bilgeliğidir.
25 Çünkü Tanrı'nın «saçmalığı» insan bilgeliğinden daha üstün, Tanrı'nın «zayıflığı» insan gücünden daha güçlüdür.
26 Kardeşlerim, aldığınız çağrıyı düşünün. Birçoğunuz insan ölçülerine göre bilge, güçlü ya da soylu kişiler değildiniz.
27 Ne var ki, Tanrı bilgeleri utandırmak için dünyanın saçma saydıklarını, güçlüleri utandırmak için de dünyanın zayıf saydıklarını seçti.
28 Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.
29 Öyle ki, Tanrı'nın önünde hiç kimse övünemesin.

Elçiler dünyanın anladığı anlamda bir kariyer ve eğitim sahibi kimseler değillerdi. Ama Mesih’in bilgeliğinden, doğruluğundan ve kutsallığından beslenerek öğrenmiş kimselerdi:
I.Korintliler 1: 30 Ama siz Tanrı sayesinde Mesih İsa'dasınız. O bizim için tanrısal bilgelik, doğruluk, kutsallık ve kurtuluş oldu.

Petrus ile Yuhanna’nın sakat dilenciyi iyileştirmesine bakalım (Elçilerin İşleri 3:1-4:22):
Petrus ve Yuhanna tapınağın kapısına dilenmek üzere bırakılan sakat bir dilenciyi iyileştiriyorlar (3:1-11). Bu mucizeyi gören halk şaşkınlık ve hayret içinde (3:10) her zaman dilenmekte olan bu sakat adamı sağlam bir halde görünce onların etrafında toplanıyor. Bu etrafa toplanan kalabalığa bir açıklama yapma fırsatını değerlendiren Petrus verdiği vaazda İsa’nın kimliğinin doğru anlaşılması için O’nun Antlaşmasal yönünü vurgulayarak başlıyorlar:
Elçilerin İşleri 3: 13 İbrahim'in, İshak'ın ve Yakup'un Tanrısı, atalarımızın Tanrısı, Kulu İsa'yı yüceltti. Siz O'nu ele verdiniz. Pilatus O'nu serbest bırakmaya karar verdiği halde, siz O'nu Pilatus'un önünde reddettiniz.

Sonra O’nun ölümünü ve dirilişini vurguluyorlar (3:14-15). Ölülerin dirilişi mesajını taşıyan bu vaaz bazı kimseleri kızdırıyor (4:1-2).

Elçilerin bu şekildeki vaazı toplumlun ileri gelenlerinde rahatsızlık yaratmıştı. Ancak bu vaazdan sonra iman edenlerin sayısı beş bine ulaşmıştı. Bu toplumsal değişiklik ve heyecan Başkahin tarafından yüksek kurulun toplanmasına ve Elçileri sorgulamasına sebep oldu:
Elçilerin İşleri 4: 5 Ertesi gün Yahudiler'in yöneticileri, ileri gelenleri ve din bilginleri Yeruşalim'de toplandılar. 6 Başkâhin Hanan'ın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı. 7 Petrus'la Yuhanna'yı huzurlarına getirtip onlara, "Siz bunu hangi güçle ya da kimin adına dayanarak yaptınız?" diye sordular.

Elçilerin yüksek kurulun sorgusuna verdiği cevap onların İsa tarafından yetiştirilip atandığını göstermekteydi:
Elçilerin İşleri 4: 9-10 Eğer bugün bir hastaya yapılan iyilik nedeniyle bizden hesap soruluyor ve bu adamın nasıl iyileştiği soruşturuluyorsa, hepiniz ve bütün İsrail halkı şunu bilin: Bu adam, sizin çarmıha gerdiğiniz, ama Tanrı'nın ölümden dirilttiği Nasıralı İsa Mesih'in adı sayesinde önünüzde sapasağlam duruyor.

Onların elçilikleri Mesih tarafından onaylanmıştı. Elçilerin de bu onaylanmaya verdikleri cevaplar İsa’nın Mesih olduğuna ve dirilişine tanıklık etmekten ibaretti.[1] Çünkü İsa’dan ölülerin dirilişi üzerine eğitim almışlardı. Kurul üyelerinin Elçileri sorgulamasından ortaya çıkarttıkları sonuç şuydu:
Elçilerin İşleri 4: 13 Kurul üyeleri, Petrus'la Yuhanna'nın yürekliliğini görüp de bunların eğitim görmemiş, sıradan kişiler olduklarını anlayınca şaştılar ve onların İsa'yla birlikte bulunduklarını fark ettiler.

Onlar cesur ve eğitim görmemiş kimselerdi; ancak o toplumda çok görülebilecek bu sıradan özelliklerden onları ayıran bir şey vardı: onlar İsa'yla birlikte bulunmuş kimselerdi”.

Diğer yandan Mesih’in öğretilerinde pek çok kez Eski Ahit’in tanıklığına dayanarak konuşmasından dolayı Elçiler Kutsal Kitaba Mesih’in gözü ile bakmayı öğrenmişlerdi. Yeni Ahit’in tamamına baktığımızda Mesih’in doğrudan konuştuğu bölümlerin dışında kalan ayetlerin Eski Ahit ile ilişkilendirilmesi bunun en çarpıcı örneğidir:[2]
Luka 24:44 Sonra onlara, «Ben daha sizlerle birlikteyken size şu sözleri söylemiştim: `Musa'nın Yasasında, peygamberlerin yazılarında ve Mezmurlarda benimle ilgili yazılmış olanların tümünün gerçekleşmesi gerektir'» dedi.

İleri Çalışma İçin:
(Efesliler 6:17 Kurtuluş miğferini ve Tanrı sözü olan Ruh'un kılıcını alın)
- Mesih’in ve Elçilerin vaazlarında Eski Ahit’in ayetlerine dayalı konuşmalar yapabilmesi üzerine ayet ezberleme konusunda düşününüz.

Bu fark da onların vaazından bir çok kimsenin iman etmesini açıklıyordu:
Elçilerin İşleri 4: 4 Ne var ki, konuşmayı dinlemiş olanların birçoğu iman etti. Böylece imanlı erkeklerin sayısı aşağı yukarı beş bine ulaştı.

Kurul üyeleri eğitimli, kültürlü, Kutsal Kitap konusunda oldukça bilgili kimselerdi. Onların açısından baktığımızda elçiler insan ölçülerine göre bilge, güçlü ya da soylu” kimseler değillerdi (I.Korintliler 1:26).

Ancak bu kimselere Rab yeni bir kimlik, yeni bir bakış açısı vermişti.
I.Korintliler 2: 1 Kardeşler, Tanrı'yla ilgili bildiriyi duyurmak için size geldiğimde, söz ustalığıyla ya da üstün bilgelikle gelmedim. 2 Aranızdayken, İsa Mesih'ten ve O'nun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım. 3 Size zayıflık ve korku içinde geldim, tir tir titriyordum! 4 Sözüm ve bildirim, insan bilgeliğinin ikna edici sözlerine değil, Ruh'un kanıtlayıcı gücüne dayanıyordu. 5 Öyle ki, imanınız insan bilgeliğine değil, Tanrı gücüne dayansın.

Elçilerden başka Mesih’in etrafında değişik görevler üstlenen başka öğrenciler de vardı. Ancak O’nun öğrencileri [sadık olanlar] göründüğünden daha azdı. Çünkü insanlar Tanrısal Krallığın öğretilerini duydukça, Mesih’in kimliğine dair olan gerçekler açıldıkça bazı kimseler korkup geri döndüler:
[3]Yuhanna 6:60 Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, "Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir?" dediler.
61 Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, "Bu sizi şaşırtıyor mu?" dedi.
62 "Ya İnsanoğlu'nun önceden bulunduğu yere yükseldiğini görürseniz...?[4]
63 Yaşam veren Ruh'tur. Beden bir yarar sağlamaz. Sizlere söylediğim sözler ruhtur, yaşamdır.
64 Yine de aranızda iman etmeyenler var." İsa iman etmeyenlerin ve kendisine ihanet edecek kişinin kim olduğunu baştan beri biliyordu.[5]
65 "Sizlere, 'Baba'nın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez' dememin nedeni budur" dedi.
66 Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık O'nunla dolaşmaz oldular.

Fakat Mesih’in etrafında “öğrenci” olarak bulunan kimselerin toplu bir şekilde ayrılmasına rağmen, Mesih odaklandığı hedefinden vazgeçmedi.[6]
Elçiler Mesih’in başkahin olarak yaptığı dua ile kutsanmış[7] ve böylece Mesih’in hizmet vizyonu için ayrılmışlardı. Elçiler de Mesih’in dünyadaki hizmetini bıraktığı yerden devam ettireceklerdi.[8]

Diğer yandan Mesih İsa öğrenci yetiştirirken kendisini halktan hiç ayırmadı. Onlarla bir araya gelme fırsatlarını iyi kullanmaya çalıştı. Hem tek tek (Yuhanna 3:1; 4:7, Luka 19:7)[9] hem de kalabalıklara (Matta 5:1-2) konuştu. Ancak Mesih İsa kendi dönemindeki dini önderlerden farklı bir şekilde, “yetkili biri olarak” öğretiyordu (Matta 7:29):
Markos 1:22Halk O'nun öğretişine şaşıp kaldı. Çünkü onlara din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.

Böylece bütün bunların yanında halk ile ilişkisi de farklıydı. Bu yüzden halk O’nu [Matta 2:1-2, Markos 15:2] kendi Kralı yapmak bile istedi:
Luka 19: 36 İsa ilerlerken halk, giysilerini yola seriyordu. 37 İsa Zeytin Dağı'ndan aşağı inen yola yaklaştığı sırada, öğrencilerinden oluşan kalabalığın tümü, görmüş oldukları bütün mucizelerden ötürü, sevinç içinde yüksek sesle Tanrı'yı övmeye başladılar. 38 "Rab'bin adıyla gelen Kral'a övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!" diyorlardı.

Çünkü Mesih’in öğretisi, insanlarla ilişkisi, farklı kişiliği kalabalıkların dikkatini çekmekteydi:
Yuhanna 12: 17 Lazar'ı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsa'yla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti. 18 İsa'nın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk O'nu karşılamaya çıktı. 19 Ferisiler ise birbirlerine, "Görüyorsunuz, elinizden hiçbir şey gelmiyor. Bütün dünya O'nun peşine takıldı" dediler.

Ancak Mesih İsa etrafına toplanmış olan kalabalığı hiçbir zaman bu dünyanın kendisine yönelttiği tepkilere karşı bir güç unsuru veya savunma silahı olarak kullanmayı düşünmedi.[10] Çünkü O dünyasal bir Kral ya da en büyük askeri bir komutan olarak gelmemişti. Bu yüzden de dünyasal krallıkların güç kullanma yöntemleri O’nun ilgisini çekmedi. Mesih güç kullanarak dünyanın güçlerini yenmek için değil, çarmıh ölümüyle dünyayı yenmek ve halkını kurtarmak için gelmişti:
Matta 17: 9 Dağdan inerlerken İsa onlara, "İnsanoğlu ölümden dirilmeden, gördüklerinizi kimseye söylemeyin" diye buyurdu.

Böylece İsa Mesih “Yüce Görev” vizyonu için kalabalıkları peşinden sürükleyecek önderleri yetiştirmeyi amaçladı. Kendisi tek başına kalabalıkları peşinden sürükleyen biri olmak istemedi. Böylece “Yüce Görev” vizyonu için Elçilere özel bir ilgi gösterdi:
Luka 22: 32 Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.

Çünkü iyi yetişmiş önderler olmaksızın halk acınacak bir durumda olacaktı:
Markos 6: 34 İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Çobansız koyunlara benzeyen bu insanlara acıdı ve onlara birçok konuda öğretmeye başladı.

Çünkü ancak iyi donanımlı önderler öderlik ettikleri sürüyü dünyaya ve şeytana karşı koruyup onlara doğru yön verebilecektir.

Böylece Mesih İsa Tanrısal Krallığa ve Müjde’yi yayma hizmetinde büyük kalabalıklardan çok, tek tek kişilerle olan yakın ilişkiye dayalı bir öğrenci yetiştirme ve Müjdeleme yolu izlemiştir. Yüce görev için kilisenin takip etmesi gereken yol da budur.[11]

Böylece Mesih “Yüce Görev” vizyonunu yerine getirmek için en başında tek tek kişisel ilişkiye dayalı bir Müjdeleme/Öğrenci Yetiştirme modeli uygulamıştır. Böyle bir yolla kişilerin bu vizyon için gerekli donanımı edinmesine çalışmıştır. Çünkü yaşamlar radikal bir şekilde değişmedikçe kişiler başkalarının yaşamlarını yenilemek üzere hizmet edemezlerdi.

İsa Mesih’in yeryüzündeki hizmeti böyle bir çalışmaya dayanmaktadır: bütün bir sürü için sevgi ile, bilgi ile, dua ile hizmet edecek, adanmışlıkla dolu önderler yetiştirmek… Mesih’in kiliseye model olarak gösterdiği yoldur.

Mesih’in Elçilere yönelik yaklaşık üç yıllık verdiği özel eğitim onların denenmelerde galip bir tanıklık, çarmıh yolunda adanmışlıkla Müjde’ye hizmet etmesi için gereken donanıma sahip olmaları içindi. Böylece Elçilerin eğitilmesi, “Yeruşalim’de, Yahudiye’de, Samiriye’de ve yerin bütün uçlarında” yaşayan insanlara tanıklık ve onların eğitilmesi için gerekliydi.
Elçilerin İşleri 1: 8 Ama Kutsal Ruh üzerinize inince güç alacaksınız. Yeruşalim'de, bütün Yahudiye ve Samiriye'de ve dünyanın dört bucağında benim tanıklarım olacaksınız.

Ancak Elçiler Mesih ile birlikteyken onları Müjdeleme konusunda çok fazla aktif olarak görmüyoruz. Ancak Mesih İsa, Elçileri çağırırken onları Göklerin Egemenliği için “insan tutan balıkçılar” olmak üzere çağırmıştı (Matta 4:19). Elçilerin etkin bir topluluk olması Mesih’in Pentekost gününden itibaren başlıyor. O zamana kadar yaklaşık yüz yirmi kişilik küçük bir topluluk idiler. Bu durumda Elçilerin Mesih’in çarmıh ve yükselişine tanık olana kadar Mesih’in yaptıklarına ve vaazlarına dayalı olarak bir eğitim döneminden geçtikleri gerçeği ile karşılaşıyoruz.

Bu yüzden Efesliler Mektubu (4:12) kutsalların hizmet görevini yapmak ve Mesih'in bedenini geliştirmek üzere donatılmasından” bahsediyor. Çünkü kalabalıklar iyi donanıma sahip önderleri izlerler.

Öyleyse imanda henüz yeni kimseler, Rab ile birlikte yürüme birikimleri olmayan, henüz denenmelerle karşılaşmamış kimselerin Müjdeleme konusunda ciddi bir faaliyet içine girmeleri erken bir karar olacaktır –ancak kişilerin yakın çevreleri ile olan diyaloglarında Rab’bi paylaşma için olan isteklerini de bir ölçüde makul karşılamak gerekir.[12]

Hristiyan hayatında henüz yeni olan kimselerin eskatolojik bir Müjdenin evrenselliğini kavramaları çok zordur. Yeterli bir eğitim alma süreci yaşamamış kimseler –dolayısı ile belirli bir süre boyunca da henüz hizmet için gereken tecrübelerden geçmemiş kimseler- birden hizmet etme konumuna getirildiklerinde o kişilerin iyi bir eğitim ile geliştirecekleri yetenek ve armağanlarının önüne engel konulmuş olur –kendilerini yeterince geliştiremezler. Bu kişiler bir ruhsal savaşta olduğunun henüz tam anlamıyla bilincinde değilken, henüz sabır, özdenetim, yumuşak huyluluk gibi meyvelerde büyümeleri gereken bir çağda hizmet sorumluluğu aldıklarında cesaretlerini çok çabuk kaybedebilir, bazen de korku ile bu hizmetlerini bırakabilirler; diğer yandan dünyasal kaygılar veya hevesler kişiyi yoldan çıkarabilir. Unutmamak gerekir, kalabalıklar iyi donanıma sahip önderleri izlerler; kalabalıklar kendisini vaftiz edecek kimseleri aramıyor; iyi donanıma sahip önderler Mesih’in öğrencisi olarak insanları yetiştirmek üzere vaftiz ederler.

İleri Çalışma İçin:
- Mesih on ikileri göreve gönderirken onlara karşılaşacakları sıkıntılar ve baskılar konusunda da öğretmiştir. Matta 10. bölümün tamamına bakarak Matta 10:16, 22, 25, 28, 32 ayetlerini değerlendiriniz.


II.2. Öğrenci Yetiştirmede Mesih’in Yolu

II.2.a-) Tek bir kişi ya da topluluk
Mesih İsa kalabalıklara ve tek tek kişilere konuştuğunda Elçiler bütün bu öğretişlere tanık oldular. Böylece Mesih bütün zamanını sadece Elçilerle baş başa kalarak değil, onlara hayatın içindeki her durumda bir şeyler göstererek öğretti.

Ancak kalabalıklara, tek tek kişilere ve Elçilere ayırdığı zamanın yanında Mesih’in kendisi için ayırdığı özel zamanlar da vardı:
Markos 6: 46 Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı.[13]

Öyleyse Yüce Göreve hizmet eden kişiler kendilerini ve hizmetlerini gözden geçirmek; toplu dua ve tapınma pratiğinden farklı olarak Rab ile ilişkilerini yenilemek ve derinleştirmek için kendilerine özel zaman ayırmalıdır. Kilisede Kelam, dua, sakramentler ve Tanrı halkı ile devam eden paydaşlık için hizmetkarlar kişisel olarak Kelam ve dua ile Rab’be bakmayı ve O’nun ile paydaşlıkta derinleşmeyi aramalıdırlar.[14]

Mesih ve Elçiler arasındaki yakınlık bazen Mesih’in yalnız kalmasına müsaade etmeyecek kadar derindi.
Matta 10: 24 Öğrenci öğretmeninden, köle efendisinden üstün değildir.
Luka 11: 1 İsa bir yerde dua ediyordu. Duasını bitirince öğrencilerinden biri, "Ya Rab"dedi, "Yahya'nın kendi öğrencilerine öğrettiği gibi sen de bize dua etmesini öğret."
Yuhanna 13: 33 Çocuklar! Kısa bir süre daha sizinleyim. Beni arayacaksınız, ama Yahudiler'e söylediğim gibi, şimdi size de söylüyorum, benim gideceğim yere siz gelemezsiniz (21:5).

Ancak Müjde’ye hizmet eden görevlilerin ‘zamanı doğru kullanma’ konusunda denge sağlamaya gayret etmeleri gerekir. Bir kişiye ya da bir yere verilen Müjdeleme hizmetini, ev-iş-aile-kilise sorumluluğuna engel teşkil etmemelidir.

Bu yakınlıkla onları tanıkları olarak yetiştirdi:
Yuhanna 15: 27 Siz de tanıklık edeceksiniz. Çünkü başlangıçtan beri benimle birliktesiniz.
Markos 3: 14-19 İsa bunlardan on iki kişiyi yanında bulundurmak, Tanrı sözünü duyurmaya göndermek ve cinleri kovmaya yetkili kılmak üzere seçti…

II.2.b-) Her yerde Mesih’le birlikte olmak
- Kör bir adamımın gözlerinin açılması (Luka 18:35-43) örneğine baktığımızda iyileşen adam Mesih’in ardından gidiyor; Mesih’in öğrencileri arasına katılıyor.

- İyileşen kör adamın kendisine katılmasına izin veren Mesih, Geresa bölgesindeki cinli adamın iyileştirilmesi (Markos 5:1-20) örneğine baktığımızda ise kendi öğrencileri arasına katılmak isteyen bu adama izin vermediğini görmekteyiz:
Markos 5: 18 İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam O'na, "Seninle geleyim" diye yalvardı.
19 Ama İsa adama izin vermedi. Ona, "Evine, yakınlarının yanına dön" dedi. "Rab'bin senin için neler yaptığını, sana nasıl merhamet ettiğini onlara anlat."
20 Adam da gitti, İsa'nın kendisi için neler yaptığını Dekapolis'te duyurmaya başladı. Anlattıklarına herkes şaşıp kalıyordu.

Bu örneklerde iki farklı olay, iki farklı kişi görüyoruz. Ancak her ikisinde de ortak bir yön var –değişen, yenilenen bir yaşam; her ikisi de Mesih’e tanıklık hizmetinin birer [farklı] örneği… Böylece bizler Müjdelediğimiz kişinin bizim yanımızda kalmasını, bizim topluluğumuzda devam etmesini belirlemeye kalkmadan önce onların en verimli olacağı alana gönderilmesini gözetmeliyiz.[15]

II.2.c-) İsa'yı izlemenin bedeli ve öncelikler
Matta 8: 18 İsa, çevresindeki kalabalığı görünce gölün karşı yakasına geçilmesini buyurdu. 19 O sırada din bilginlerinden biri O'na yaklaşıp, "Öğretmenim" dedi, "Nereye gidersen, senin ardından geleceğim." 20 İsa ona, "Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlu'nun başını yaslayacak bir yeri yok" dedi.
21 Başka bir öğrencisi İsa'ya, "Ya Rab, izin ver, önce gidip babamı gömeyim" dedi. 22 İsa ona, "Ardımdan gel" dedi. “Bırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün”.

Bu ayetlerde Mesih’in öğrencilerini kişisel istekleri, ihtiyaçları ve görevleri açısından Tanrı’nın çağrısını nasıl cevaplamaları gerektiğini görüyoruz:
- a.18) Bazen kişilerde bir istek görüyoruz senin ardından geleceğim.
- a.20) Ancak Mesih onlara yaşamsal rahatlığa ve kişisel ihtiyaçlara dair bir söz vermiyor (–yeme, içme, barınma…).
- a.21) Kişilerin dünyasal öncelikleri uygun bir sıraya koyamamasından dolayı bazenMesih’in ardından gitme istekleri” kişinin kendine öncelik edindiği işlerin listesi içinde en alt sırada kalıyor gidip babamı gömeyim.
- a.21) Hristiyan olarak sorumluluklarımız ve görevlerimiz bazen dünyanın önceliklerinden faklı olmak durumundadırBırak ölüleri, kendi ölülerini kendileri gömsün.

II.2.d-) Tanrı’nın çağrısına öncelik verilmeli:
Tesniye 26: 2 Tanrınız RAB'bin size vereceği ülkenin topraklarından topladığınız bütün ürünlerin ilk yetişenlerini alıp bir sepete koyacaksınız. Sonra Tanrınız RAB'bin adını yerleştirmek için seçeceği yere gideceksiniz.
I.Krallar 17:13 İlyas kadına, "Korkma, git yiyeceğini hazırla" dedi, "Yalnız önce bana küçük bir pide yapıp getir. Sonra oğlunla kendin için yaparsın.
Matta 6: 33 Siz öncelikle O'nun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.
Sayılar 3:13 Çünkü bütün ilk doğanlar benimdir. Mısır'da ilk doğanların hepsini yok ettiğim gün, İsrail'de insan olsun hayvan olsun bütün ilk doğanları kendime ayırdım. Onlar benim olacak. Ben RAB'bim.

Bu ayetlerden hayatın her alanında Tanrı’ya öncelik verilmesinin gerekliliğini öğreniyoruz. Tarlada çalışmak da, birisi ile paydaşlıkta bulunmak da, evdeki yaşam da Rab’bin yüceliğine ve görkemine adanmış olmalıdır.

Yüce Görev kişisel performans ve aktiviteler ile ilişkili olmaktan Hristiyan yaşamının tamamı boyunca vardır; Yüce Görev, Hristiyan yaşamının devamı boyunca, yaşamın kendisi olarak vardır. Hristiyan yaşamı bütün nefes aldığımız zamanın gizlilik ve açıklıkları ile Rab’be adanmasıdır.

Öyleyse tarlada çalışan Hristiyan bir işçi ile aynı tarlada çalışan Hristiyan olmayan bir işçi arasında bir fark olmalıdır. Yani Hristiyan kişi bu dünyadaki yaşamını ruhsal yaşam ve dünyasal yaşam diye ikiye bölemez; Hristiyan kişiler bekarlıklarıyla, evlilikleriyle, geçimlerini sağladıkları işleriyle; komşuları, arkadaşları, akrabaları ve içinde yaşadıklarıkları sosyal çevre ile olan bütün zamanlarında Rab’bin görkemine öncelik vererek yaşamalıdırlar:
Matta 25 [32-39]: 40 "Kral da onları şöyle yanıtlayacak: 'Size doğrusunu söyleyeyim, bu en basit kardeşlerimden biri için yaptığınızı, benim için yapmış oldunuz.'
I.Korintliler 10: 31 Sonuç olarak, ne yer ne içerseniz, ne yaparsanız, her şeyi Tanrı'nın yüceliği için yapın.
Koloseliler 3: 18 Ey kadınlar, Rab'be ait olanlara yaraşır biçimde kocalarınıza bağımlı olun.
19 Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.
20 Ey çocuklar, her konuda anne babalarınızın sözünü dinleyin. Çünkü bu Rab'bi hoşnut eder.
21 Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.
22 Ey köleler, dünyadaki efendilerinizin her sözünü dinleyin. Bunu, yalnız insanları hoşnut etmek isteyenler gibi göze hoş görünen hizmetle değil, saf yürekle, Rab korkusuyla yapın.
23-24 Rab'den miras ödülünü alacağınızı bilerek, her ne yaparsanız, insanlar için değil, Rab için yapar gibi candan yapın. Rab Mesih'e kulluk ediyorsunuz.

Kutsal Kitap bizleri önceliğin Tanrı’ya verildiği bir yaşama çağrımaktadır.[16] Çünkü bizler Tanrı’ya ayrılmış yaşamlarla ‘ışık’ olarak dünya yol ve örnek göstermek için varız. Öyle ki, Oğul birçok kardeş arasında ilk doğan olsun” (Romalılar 8:29):
Matta 5: 14 "Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.
15 Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar.
16 Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız'ı yüceltsinler!"
I.Petrus 2: 12 İnanmayanlar arasında olumlu bir yaşam sürün. Öyle ki, kötülük yapanlarmışsınız gibi size iftira etseler de, iyi işlerinizi görerek Tanrı'yı, kendilerine yaklaştığı gün yüceltsinler.

Hayatımız bütün yaratılışın ilk doğanı olan Mesih’e, O’nun ölümü ve dirilişine tanıklık etmelidir (Koloseliler 1:15):
Kololseliler 1: 18 Bedenin, yani kilisenin başı O'dur. Her şeyde ilk yeri alsın diye başlangıç olan ve ölüler arasından ilk doğan O'dur.

Çünkü Tanrı’nın ev halkı olan bizler kişisel olarak ve kilise topluluğu olarak bütün yaratılışın önünde “ilk meyve” yani turfan olarak varız.
Yakup 1: 18 O, yarattıklarının bir anlamda ilk meyveleri olmamız için bizleri kendi isteği uyarınca, gerçeğin bildirisiyle yaşama kavuşturdu.

Yaşamda ve ölümde Rab’be ilk önceliği vermeye çağrılmışız:
Romalılar 14: 7 Hiçbirimiz kendimiz için yaşamayız, hiçbirimiz de kendimiz için ölmeyiz. 8 Yaşarsak Rab için yaşarız; ölürsek Rab için ölürüz. Öyleyse, yaşasak da ölsek de Rab'be aitiz.

II.2.e-) Yetiştirme ve gönderme
Luka 10: 1 Bu olaylardan sonra Rab yetmiş kişi daha görevlendirdi. Bunları ikişer ikişer, kendisinin gideceği her kente, her yere kendi önünden gönderdi.

Mesih’in tek tek ya da kalabalıklara yaptığı hizmet neticesinde etrafında öğrenciler çoğaldı. Bunları hizmet için, öğrendiklerini kullansınlar diye gönderdi. Elçiler bütün bu aşamalara tanık oldular. Böylece Mesih’in öğrencileri Mesih’in onlara ya da başkalarına olan öğretilerine, davranışlarına tanık olarak yetiştiler.

Mesih’in ikişer ikişer öğrenci gönderme modeli için söyleyeceğimiz şey öncelikle şudur: öğrenci yetiştirme ve paydaşlık birlikte devam eden bir şey olarak karşımıza çıkmaktadır –yani Mesih’le birlikteliğimiz olduğu için birbirimizle paydaşlığımız vardır. Luka 10:17 ayetinde Yetmişler’in sevinç içinde döndüğünü okuyoruz. Birlikte öğrenme, birlikte hizmet –“ben yaptım” değil; Rab yaptı” diyebilmeyi de getirecektir.

Matta 8:20 ayetinde Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlu'nun başını yaslayacak bir yeri yok diyen ayet Mesih’in alçakgönüllülüğünü vurgulaması açısından ayrı bir örnektir.[17] Yetişen öğrenciler Rab yaptı” diye tanıklık verirken O’nun alçakgönüllülüğünü de örnek almalıdır.

II.2.f-) Mesih’in yaşam değiştiren Müjde’sini yayıp uluslara öğretecek öğrenciler nasıl yetişmelidir?
Müjde’yi yayacak önderlerin yetişme modeline baktığımızda Elçilerin Mesih’in dizi dibinde öğrendiklerini görüyoruz. Burada da yine karşımıza çıkan model öğretmen-öğrenci birlikteliğine [paydaşlığına] dayalı bir yetiştirme modelidir.

İnsanların hayatlarında kökten bir değişim getirecek önderlerin öncelikle kendilerinin hayatlarının değişmesi gerekecektir. Mesih’in Elçilerle gece gündüz haftanın bütün günleri bir arada olmasına baktığımızda bugünün öğrenci yetiştirme modelinin neden aksak adımlarla devam ettiği anlaşılabilir. Pazar ibadetleri ve hafta içi Kelam çalışmalarıyla bir öğrenci yetiştirme modeli ile Mesih’in Elçilerle sürekli birliktelik içinde olma modeli arasında fark vardır: öğrenci yetiştirmeyi haftanın birkaç günü ile başarmak zordur.

Kiliseye yeni katılan kimselerin üyelik ve vaftiz öncesi hazırlığı için gerekli materyallerin hazırlanması yanında, bu iş için uygun kimselerin Kiliseye yeni katılan kişilere ayırdığı özel zamanlar olmaldır: birlikte Kelam okuma ve çalışma, birlikte dua yanında kişinin Kelama ve gündelik hayata dair bakışını doğru bir şekilde yönlendirmek, kişinin sorunları ile ilgilenmek; onların hayata olan bakışına Kelami bir açı kazandırmak, Müjde’yi yaşamlarının her alanında bir temel ve öncelik yapabilmek…




[1] Elçilerin İşleri 1: 21-22 "Buna göre, Yahya'nın vaftiz döneminden başlayarak Rab İsa'nın aramızdan yukarı alındığı güne değin bizimle birlikte geçirdiği bütün süre boyunca yanımızda bulunan adamlardan birinin, İsa'nın dirilişine tanıklık etmek üzere bize katılması gerekir."

[2] –önder karakteri: Kutsal Kitabı iyi bilmek.

[3] Yuhanna 6:26-29 ayetlerine bakınız

[4] Mesih’in dirilişi ve yükselişinden sonra Müjde, Mesih’in yeryüzündeki hizmetinden daha fazla görkem ile parlayacaktı (Yuhanna 12:24 Size doğrusunu söyleyeyim, buğday tanesi toprağa düşüp ölmedikçe yalnız kalır. Ama ölürse çok ürün verir).

[5] Mesih’in öğrencisi olmak Mesih ile sürekli birlikteliği gerekli kılacaktır (Elçilerin İşleri 4:12). Hristiyan İmanı, Mesih’in ölümünde ve dirilişinde O’nun ile birleşmişliği gerekli kılar (Romalılar 6:4-5). Çünkü dünyanın sonuna kadar bizimle birlikte olma vaadini veren O’dur (Matta 28:20).

[6] –önder karakteri: amaca adanmışlık, yalnızlık ve teşviksiz durumda bile amaca adanmışlık, kararlılıkla öğrenci yetiştirmeye devam etmek, bereketlemek, atamak, göndermek...

[7] Yuhanna 17. bölümdeki duaya bakınız.

[8] –önder karakteri: öyleyse bütün kilise önderleri, kilisede hizmet edenler [müjdeciler], Mesih’e olan adanmışlıklarını ve hizmete bağlılıklarını zaman zaman gözden geçirmeleri gerekir. Çünkü bütün bunlar hizmetin ürün getirmesi ile yakından ilişkilidir.

[9] –önder karakteri: Mesih’in bir dini alime de bir ünü iyi olmayan yabancı bir kadına da aynı saygı ve sabırla konuştuğuna dikkat ediniz (Yuhanna 3:1-21; 4:1-42).

[10] Matta 26: 51 İsa'yla birlikte olanlardan biri, ani bir hareketle kılıcını çekti, başkâhinin kölesine vurup kulağını uçurdu.52 O zaman İsa ona, "Kılıcını yerine koy!" dedi. "Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek. 53 Yoksa Babam'dan yardım isteyemez miyim sanıyorsun? İstesem, hemen şu an bana on iki tümenden fazla melek gönderir.

[11] Kiliseler yaptıkları etkinliklere kaç kişinin geldiğine, kaç kitap ve benzeri materyal dağıttıklarına, kiliseye her yeni etkinlikten sonra kaç kişinin geldiğine v.s. rakamsal kriterlere göre başarı ölçmeye başlarlarsa bu durum zaman içinde hem gurura hem de hayal kırıklığına yol açabilir. Zaten rakamlar hiçbir zaman tek tek her bir kişinin Rab’bi nasıl kabul ettiklerini, tek tek her bir kişinin nasıl tövbe ettiğini ya da yüreklerinin nasıl değiştiğini, tek tek her bir kişinin Tanrı sevgisi ve Tanrı korkusuyla nasıl dolduğunu, kısacası yaşamların nasıl değiştiğini açıklayamaz. Böylece Müjde’ye hizmet yolu dünyanın başarı yolu olarak gördüğü politik veya stratejik yoldan farklıdır.

[12] Elçilerin ilk göreve çıkması onların Mesih tarafından atanmasından (Matta 10:1-4) sonra başlıyor. Bu durumda Matta Müjdesinde 10. bölüme gelene kadar Elçilerin o zaman kadar Mesih’ten gördüklerini pratik etmek üzere gönderilmeleri (Matta 10:5-15) onları gelecekteki daha büyük tanıklıklara bir hazırlama pratiği gibidir. –Mesih İsa’nın onları göndermek için gerekli talimatları verdikten hemen sonra gelecekteki sıkıntılara dikkat çekmesi bu günün kiliseleri için iyi bir modeldir. Müjdeleme pratiği yapmak üzere yetiştirilen kimseler diğer yandan da büyük tanıklıklar için hazırlanmalıdır (Kelam bilgisi, dua, hizmet, ayartı, zorluklar, baskılar v.s. konularda).

[13] Önder karakteri: duada örnek olmak. Mesih’in dua konusundaki farklılığı o dönemin dua eden diğer insanlarından farklı olmalıydı ki, Elçiler kendisine gelerek “bize dua etmeyi öğret” dediler.

[14] Bazı kiliselerde görevliler belirli bir zaman hizmet ettikten sonra “sabatik yıl” denilen dinlenmeye ayrılırlar, bu zaman boyunca kilisedeki aktif hizmetlerinden dinlenir; Kelam ve dua yanında ilahiyata ait başka kitapları araştırıp Tanrı Sözüne yoğunlaşırlar. Böylece geçmiş hizmet dönemlerinin ciddi bir muhasebesini yaparak yeniden hizmete döndüklerinde kendileri düzeltmiş olarak başlama fırsatı elde etmiş olurlar.

[15] –önder karakteri: sayı kaygısından uzak bir şekilde eldeki sayının kalitesinin ve verimliliğinin yükselmesini hedeflemek.

[16] Matta 10: 37 Annesini ya da babasını beni sevdiğinden çok seven bana layık değildir. Oğlunu ya da kızını beni sevdiğinden çok seven bana layık değildir. Matta 6: 33 Siz öncelikle O'nun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir. Luka 9: 62 İsa ona, "Sabanı tutup da geriye bakan, Tanrı'nın Egemenliği'ne layık değildir" dedi.

[17] Mesih doğumunda yemlikte (Luka 2:6-7), ölümünde iki haydut (Matta 27:38) arasındadır. Yeryüzündeki hizmeti boyunca da “suçlularla bir sayılma” (Luka 22:37, Elçilerin İşleri 8:32-33) gerçeğini pratik etmiştir. Zenginliğine rağmen bizler için yoksul olmuştur (II.Korintliler 8:9).




Müjdecilik - Misyoloji


 Müjdecilik - Misyoloji
admin1 Ken Block

Müjdecilik - Misyoloji


YÜCE GÖREV
(Müjde’yi Duyurma ve Öğrenci Yetiştirme)
( Misyolojiye Giriş )

İÇİNDEKİLER
Önsöz
I.Genel Bakış
II. Müjdeleme ve Öğrenci Yetiştirmeye Bakış
III. Mesih’in Öğrencisi Olma Ayrıcalığı
IV. Mesih’i Taklit Etmek
V. Kutsal Ruh
VI. Mesih ve Müjde Uğruna

Kısaltmalar:
BİA: Belçika İnanç Açıklaması
WİA: Westminster İnanç Açıklaması
WUİ: Westminster Uzun İlmihal
Hİ: Heidelberg İlmihali


III. MESİH’İN ÖĞRENCİSİ OLMA AYRICALIĞI

III.1-) Adanmışlık
III.2-) Mesih’i İzlemenin Bedeli
III.3-) Mesih’e Sevgi ile Bağlı Olmak
III.4-) Mesih’i İzlemek; Mesih’e Benzemek
III.5-) Öğrenmek-Öğretmek
III.6-) Mesih’in İtaatkarlığından Öğrenmek
III.7-) Tanrı Halkı ve Dünya
III.8-) Dua ve Vizyon
III.9-) Tanrı Halkı ve Ruhsal Savaş

III.1-) Adanmışlık:
Matta 11:29 Ben yumuşak huylu ve alçakgönüllüyüm. Boyunduruğuma girin ve benden öğrenin, böylece canlarınız huzur bulur.
30 Boyunduruğum kolay taşınır, vereceğim yük de hafiftir.»

“Elçi –Havari” ya da “Resul” olmak çağrılmış ve ayrılmış olmak ile ilişkilidir. Mesih’in “yumuşak huylu ve alçakgönüllü olan boyunduruğu” altına girmeden O’ndan öğrenemeyiz. Mesih’in boyunduruğu altına girmeden O’na benzeyemeyiz. Canlarımız Mesih’in hafif olan boyunduruğunda esenlik bulmadan “ayaklarımızda esenlik Müjdesi yayma hazırlığı” olamaz (Efesliler 6:14-15).

Böylece Mesih’in öğrencisi olma ayrıcalığımız Mesih’e tam bir itaat sorumluluğumuzdan ayrı düşünülemez. Mesih İsa kendi öğrencilerinden yüksek başarı, söz kabiliyeti gibi vasıflar beklemiyor; hatta Mesih’in öğrencilerinin çok zeki kimseler olması bile gerekmiyor.[1] Mesih’in boyunduruğuna teslim olmak bir şeyi getirecektir; Mesih’e benzer olmayı. Yarışı tamamlayacak ya da savaşı kazanacak olan biz değiliz, Mesih’in kendisidir.

Hristiyan ismi Mesih’e benzeyen” demek olduğundan Mesih’in öğrencileri dünyanın standartlarını değil, Mesih’in yolunu takip ederek O’na benzer olacaklardır –Müjde’nin uluslara yayılması sırasında uluslar bir şeyi fark ettiler; Mesih’e inanalar da aynen O’na benzemektedir (Elçilerin İşleri 11:25-26).

Mesih’in kimliğini doğru bilmek (Matta 16:16, Yuhanna 1:45, 49), O’nun Rab, bizim ise günahkar bir insan olduğumuzu bilmek (Luka 5:8) Mesih’in öğrencisi olmanın başlangıcıdır. Bundan sonra izlememiz gereken tek yol Mesih’e bakarak yürüyeceğimiz çarmıh yoludur (Matta 10:38-39).

III.2-) Mesih’i İzlemenin Bedeli:
Matta 10: 34 "Yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! Barış değil, kılıç getirmeye geldim.
35 Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.
36 'İnsanın düşmanı kendi ev halkı olacak.'
37 Annesini ya da babasını beni sevdiğinden çok seven bana layık değildir. Oğlunu ya da kızını beni sevdiğinden çok seven bana layık değildir.
38 Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.
Mesih’in bu sözleri Mesih’e ve Müjde’ye adanmışlığı gerektirmektedir. Aileniz ve akrabalarınız tarafından reddedilseniz bile yüklenmiş olduğunuz çarmıhı bırakamazsınız. Çarmıhı taşımak, Mesih’in ve Müjde’nin uğruna hayatını bile gözden çıkarmayı gerektirir. Yüce Görev böyle bir ‘teslim oluş’ içindeki kimseleri beklemektedir.

Mesih’in hafif olan boyunduruğu altına girmek, hayatını Mesih’e teslim etmek anlamına gelir:[2]
Matta 11: 29 Boyunduruğumu yüklenin, benden öğrenin. Çünkü ben yumuşak huylu, alçakgönüllüyüm. Böylece canlarınız rahata kavuşur.

Bu ayetin anlamı açıktır; Mesih’e teslim olmak, teslim olma yoksa, öğrenme de yoktur; öğrenme yoksa Yüce Görev yapılamaz. Ancak Önderlik ve Müjdeleme konusundaki kötü hatıralar dikkate alınırsa insanların genelde diğerlerini kendi boyunduruğu altına almaya çalıştıkları gözlemlenebilir –bu durumda ortada olan boyunduruk, içinde Mesih’in olmadığı bir boyunduruk olacaktır.

Ya, Mesih’in boyunduruğu altına girer O’nun yönlendirmesiyle Tanrı’nın Krallığına doğru ilerlersiniz ya da insanları kendi krallığınıza doğru sürüklersiniz.[3]

Mesih’in Kefarnahum’daki havrada öğretişinden sonra (Yuhanna 6:26-59), o güne kadar O’nu izleyen büyük bir çoğunluğun Bu söz çok çetin, kim kabul edebilir? diye kendileri ve Mesih’in öğretişi ile bir yüzleşme durumuna gelmişlerdi (Yuhanna 6:60). Mesih, Krallığın Müjdesini açtıkça bir çoğu buna dayanamadı ve ayrıldılar:
Yuhanna 6: 66 Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık O'nunla dolaşmaz oldular.
67 İsa o zaman Onikiler'e, "Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?" diye sordu.

İşte, Mesih’i kabul ettiğine tanık olduğumuz kişilerin çoğunun zaman içinde ayrılması kişilerin genelde zaman içinde Mesih’in hayatı ve kendi hayatlarıyla, Mesih’in yolları ve kendi yollarıyla, Mesih’in öğretisi ve kendilerinin kabul etmek istediği öğreti arasındaki farkı keşfetmeleri ile açığa çıkar –Dünyasal krallıkla Mesih’in Krallığını birbirine karıştırmamak gerekir.

İnsanlar genel de Mesih’in Kurtarıcılığını ve kendilerine gösterdiği sevgiyi kabul ederler. Ancak zaman içinde Mesih’i kabul ettiğini düşünen bazı kimseler Mesih’in Rab’liğini kabul etmeyi istemezler. Kurtuluşu, sonsuz yaşamı, bereketleri hepimiz isteriz; burada bir sorun yok. Sorunumuz şudur; Mesih’in boyunduruğu altına girmeyi istemememiz, eski yaşantımızdan ve eski yollarımızdan dönmeyi istemememiz, sevgiyle, yumuşak huylulukla kiliseye hizmet istemememizdir.

Ancak Mesih kendisine koşulsuz itaat etmemizi bekler. Sonsuz yaşam için ne yapılmasını soran birine Mesih söyle demiştir (Markos 10:17-27):[4]
Markos 10: 21 Ona sevgiyle bakan İsa, "Bir eksiğin var" dedi. "Git neyin varsa sat, parasını yoksullara ver; böylece gökte hazinen olur. Sonra gel, beni izle."

Çünkü ya Mesih’in yanındayızdır ya da değilizdir. İkisi birden mümkün değildir:
I.Korintliler 10: 21 Hem Rab'bin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rab'bin, hem cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.

Yüreklerimizde dünya ve benlik mi, Mesih mi hüküm sürüyor? Hayatımızı kendi planlarımız, kendi öncelik ve arzularımız mı, Kelamın öğretisi mi yönlendiriyor?

Mesih’in getirdiği Müjde sadece koşulsuz bir itaat değil; yeni yaşamın meyvelerinin de görülmesini gerekli kılmaktadır. O halde Hristiyan oldum” demek hayatını Tanrı’nın Krallığının yasasına yönlendirmek demektir. Dağdaki vaaz bu konuda yeterince açıktır:
Matta 5: 16 Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız'ı yüceltsinler!
20 Size şunu söyleyeyim: Doğruluğunuz din bilginleriyle Ferisiler'inkini aşmadıkça, Göklerin Egemenliği'ne asla giremezsiniz!
22 Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul'da yargılanacaktır. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecektir.
29 Eğer sağ gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme atılmasından iyidir.
44 Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin.

III.3-) Mesih’e Sevgi İle Bağlı Omak:
Kişiler Mesih sevgisi ile olmaksızın çarmıhı günlük olarak taşıyamazlar:
Markos 8: 34 … Ardımdan gelmek isteyen kendini inkâr etsin, çarmıhını yüklenip beni izlesin.

Mesih’e sevgi ile bağlı olmak da O’na itaat etmeyi gerekli kılar:
Yuhanna14: 21 Kim buyruklarımı bilir ve yerine getirirse, işte beni seven odur. Beni seveni Babam da sevecektir. Ben de onu seveceğim ve kendimi ona göstereceğim."
23 İsa ona şu karşılığı verdi: "Beni seven sözüme uyar, Babam da onu sever. Biz de ona gelir, onunla birlikte yaşarız.

Mesih’e sevgi ile bağlı olmak aynı zamanda Mesih’in bedeni olan kilise topluluğuna da Mesih’e hizmet eder gibi hizmet etmeyi gerekli kılar (Matta 25:31-36):[5]
Markos 10: 44 Aranızda birinci olmak isteyen, hepinizin kulu olsun.
45 Çünkü İnsanoğlu bile hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları için fidye olarak vermeye geldi.

Tek tek her bir Hristiyanın Mesih ile olan birlik ve paydaşlığı onları aynı zamanda birbirleri ile paydaşlığa getirir:
I.Yuhanna 4:20 Eğer bir kimse, «Tanrı'yı seviyorum» der ve kardeşinden nefret ederse, yalancıdır. Çünkü görmüş olduğu kardeşini sevmeyen, görmemiş olduğu Tanrı'yı sevemez. 21«Tanrı'yı seven, kardeşini de sevsin» diyen buyruğu Mesih'ten aldık.

Hristiyanların birlik ve paydaşlık içindeki yaşamları Mesih’in kurtarıcılığının bir başka şekilde dünyaya ilan edilmesidir:
Yuhanna 17:20-21 «Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin.

Mesih’in Öğretisini sevgi ve bağlılık olmaksızın taşıyabilmek zordur. Bu yüzden de O’nu takip eden kalabalıklar aslında gerçek öğrencilerin sayısını göstermez. Çarmıhtan sonra Petrus’un yaklaşık yüz yirmi kişilik bir toplulukta önderlik yaptığını görüyoruz (Elçilerin İşleri 1:15-16).

Mesih İsa hastaları iyileştirirken O’nu izleyen kalabalıklar çarmıhtan sonra neredeydi?
Matta 4: 25 Celile, Dekapolis, Yeruşalim, Yahudiye ve Şeria Irmağı'nın karşı yakasından gelen büyük kalabalıklar O'nun ardından gidiyordu.

İsa’nın kalabalıklara yönelik konuştuğu büyük vaazını dinleyenler çarmıhtan sonra neredeydi?
Matta 5: 1 İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi.
Matta 8: 1 İsa dağdan inince büyük bir kalabalık O'nun ardından gitti.

İsa’nın havralarda öğrettiği kalabalıklar, şifa verdiği insanlar ve bütün bu öğretiş ve mucizelerine tanık olan kalabalıklar çarmıhtan sonra neredeydi?
Matta 9: 35 İsa bütün kent ve köyleri dolaşarak havralarda öğretiyor, göksel
egemenliğin Müjdesi'ni duyuruyor, her hastalığı, her illeti iyileştiriyordu.
36 Kalabalıkları görünce onlara acıdı. Çünkü çobansız koyunlar gibi şaşkın ve perişandılar.

İsa’nın balık ve ekmeği çoğaltarak doyurduğu kalabalıklar (Matta 15:32-38), İsa Mesih Yeruşalim’e girerken O’na övgü sunan kalabalıklar çarmıhtan sonra neredeydi?
Matta 21: 9 Önden giden ve arkadan gelen kalabalıklar şöyle bağırıyorlardı:
"Davut Oğlu'na hozana!
Rab'bin adıyla gelene övgüler olsun,
En yücelerde hozana!"

Bütün bu kalabalıklar Göklerin Egemenliğinin bereketlerini kabul ediyorlardı; ancak Mesih’i izlemenin gerektirdiği sorumlulukları taşımak istemiyorlardı; Mesih’in kurtarıcılığını, bereketlerini, mucizelerini, armağanlarını istiyorlardı ancak Mesih’in RAB olarak hayatlarına hükmetmesini istemiyorlardı; onlar hem Mesih ile hem dünya ile dost olmak ve kendi hayatlarını kendileri yönetmek istiyorlardı:[6]
Yakup 1: 7-8 Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rab'den bir şey alacağını ummasın.
Yakup 4: 8 Tanrı'ya yaklaşın, O da size yaklaşacaktır. Ey günahkârlar, ellerinizi günahtan temizleyin. Ey kararsızlar, yüreklerinizi paklayın.

Böylece İsa Mesih kendisine “Rab” diyerek ardından gelmek istediğini belirten ama önce evindekilerle vedalaşmayı arayan kişilere Sabanı tutup da geriye bakan, Tanrı'nın Egemenliği'ne layık değildir” demiştir (Luka 9:61-62).

Böylece Mesih İsa ve Müjde uğruna fedakarlık yapmak istemeyenler bir gerçek ile karşı karşıya kaldılar. Göklerin Egemenliği Müjdesinin “çok çetin” olduğu gerçeğine dayamadılar ve “bunu kim kabul edebilir dediler (Yuhanna 6:60):
Yuhanna 6: 66 Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık O'nunla dolaşmaz oldular.

Burada dikkat çeken diğer bir unsur da Mesih’in, öğrencilerin sayıca çokluğu için gitmek isteyen kimseleri kendisine geri dönmesi için bir şeyler yapmadığıdır. Eğer Tanrı’nın Egemenliği için hizmetçi olmak isteyenler varsa acı, sıkıntı ve ölüm dahil olmak üzere her şeyi göze almaları gerekiyordu:
Matta 10: 22 Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek. Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktır.
Matta 24: 9 "O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek.

Yüce Görev öyle önemli bir şeydi ki, Mesih adından dolayı yargılanma ve mahkum edilme durumda bile bir öğrencinin görevi Mesih’e tanıklık etmekti:
Luka 21:12 Ama bütün bu olaylardan önce sizi yakalayıp zulmedecekler. Sizi havralara teslim edecek, zindanlara atacaklar. Benim adımdan ötürü kralların, valilerin önüne çıkarılacaksınız.
13 Bu size tanıklık etme fırsatı olacak.
14 Buna göre kendinizi nasıl savunacağınızı önceden düşünmemekte kararlı olun.
15 Çünkü ben size öyle bir konuşma yeteneği, öyle bir bilgelik vereceğim ki, size karşı çıkanların hiçbiri buna karşı direnemeyecek, bir şey diyemeyecek.
16 Anne babanız, kardeşleriniz, akraba ve dostlarınız bile sizi ele verecek ve bazılarınızı öldürtecekler.
17 Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek.

Bu yüzden de kendisini izlemek isteyenlere Mesih İsa dünyasal bir onurları olmayacağını açıkça söylemişti:
Luka 9: 57 Yolda giderlerken bir adam İsa'ya, "Nereye gidersen, senin ardından geleceğim" dedi.
58 İsa ona, "Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlu'nun başını yaslayacak bir yeri yok" dedi.

Böylece Mesih kendisini izlemek isteyenlerin dünyasal bir onurları bir yana bütün varlıklarını da gözden çıkartmaya hazır olmalarını istedi (Luka 14:33). Aksi bir durum dadını yitirmiş tuz olmak anlamına geldiği için, Mesih’in işine yaramayacaktı:
Luka 14: 33 Aynı şekilde sizden kim varını yoğunu gözden çıkarmazsa, öğrencim olamaz.[7]
34 "Tuz yararlıdır. Ama tuz tadını yitirirse, bir daha nasıl o tadı kazanabilir?
35 Ne toprağa, ne de gübreye yarar; onu çöpe atarlar. İşitecek kulağı olan işitsin.

Açıkça görülüyor ki, Mesih’e sevgi ile bağlanmadan kimse çarmıhı taşıyamazdı. Mesih’in öğrencileri olmak demek, çarmıhı sadece Mesih’in istediği şekilde taşımak demekti; öğrenciler çarmıhı kendi yaşam şekillerine ya da kültürlerine göre değil, Mesih’in öğretisine teslim olarak taşımak durumundaydı. Bu da koşulsuz bir itaati, yani “kul” itaatini gerekli kılmaktaydı; “Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez” diyen Mesih (Matta 6: 24), öğrencilerinin dünyayı bırakarak kendisine kulluk edebileceklerini bildirmiş, sadece ve sadece Mesih’e kulluk etmekle yükümlü olmayı arzulamalarını istemişti.[8]

III.4-) Mesih’i İzlemek; Mesih’e Benzemek:
II.Korintliler 3: 17 Rab Ruh'tur, Rab'bin Ruhu neredeyse orada özgürlük vardır.
18 Ve biz hepimiz peçesiz yüzle Rab'bin yüceliğini görerek yücelik üstüne yücelikle O'na benzer olmak üzere değiştiriliyoruz. Bu da Ruh olan Rab sayesinde oluyor.

Yüce Görev ancak Mesih’e bezediğimiz oranda başarılı olabilir. Bu yüzden ilk imanlılar ile Mesih arasındaki benzerliği görenler onlara Mesih’e benzeyen” anlamında Hristiyan demişlerdi (Elçilerin İşleri 11:25-26).

Mesih’in boyunduruğu altına girmiş kişiler Mesih’ten öğrendikçe Mesih’e benzeyeceklerdir. Mesih benzerliğinde ilerleyen kişiler gittikçe artan bir şekilde Mesih’in Krallığının yollarında ilerleyecek ve O’nun krallığını dünyaya doğru bir şekilde taşıyacaktır.

Bizler Müjde aracılığı ile sunulan vaatlere baktığımızda Mesih’in yüceliğini gördüğümüz gibi, dünyasallıktan da korunaraktan Tanrısal özyapıya ortak edilmekteyiz (II.Petrus 1:4).

Koloseliler 3: 10 eksiksiz bilgiye erişmek için Yaratıcısı'na benzer olmak üzere yenilenen yeni yaradılışı giyindiniz.
O halde Mesih’in öğrencileri olarak Yüce Görev için yola çıktığımızda sonsuzlukta giyineceğimiz [9] Mesih benzerliğindeki yeni yaratılışımızı şimdiden pratik etmekteyiz. Bu da demektir ki, Yüce Görevi yerine getirmek için gerekli donanımı Mesih bizlere bağışlamıştır.



III.5-) Öğrenmek-Öğretmek:
Mesih’e adanmışlıkla ve sevgi ile bağlı olmak, öğrenci olmanın sorumluluklarını, zorluklarını iyi anlayarak Öğrenme-Öğretme [vaaz, Müjdeleme, öğrenci yetiştirme] sorumluluklarımıza başlayabiliriz. Öğrenme ve öğretme görevine başlarken Mesih’te olduğumuz, artık yeni yaratık olduğumuz bilinciyle başlamalıyız (II.Korintliler 5:17). Bu yüzden de öğretme adımının ilk basamağı olan öğrenme dünyasal yollara değil; Mesih’in yollarına bağlı olarak yapılır.

Mesih’in Müjdesini öğretebilmek için öğrenmenin yolu da sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetim” meyvelerini gerektirir (Galatyalılar 5: 22-23).

Kutsal Ruh’un meyveleri de Mesih ile birlikte yürüyen kimselerde kendisini gösterir. Bu durumda Müjdecilik iman olgunluğunda yürüyen kimselerin tanıklığı ve öğretisi ile amacına uğraşır.

Mesih İsa pek çok defa acı çekerek öleceğini Elçilere bildirmesine rağmen (Matta 17:9, 22, Markos 8:31, Yuhanna 10:11) onlar durumun ciddiyetini henüz kavramamışlardı. Sahip oldukları dünya görüşü Mesih ve “çarmıh” ilişkisini görmelerini engelliyordu.[10] Ancak Mesih’in, Elçilerin gözü önünde çarmıha gerilmesi onlar için öğrenmenin başlangıcı olmuştu.

Çarmıhtan önce Elçiler kendileri için en önemli makamları elde etmeyi bile düşünmüşlerdi. Ancak Mesih’in Krallığı ile dünyasal kralıkların yolu birbirinden ayrıydı. Mesih’in Krallığında birinciler alçak gönüllülükle bir hizmetçi gibi hizmet eden kimseler olacaktı:
Markos 9: 33 Kefarnahum'a vardılar. Eve girdikten sonra İsa onlara, "Yolda neyi tartışıyordunuz?" diye sordu.
34 Hiç birinden ses çıkmadı. Çünkü yolda aralarında kimin en büyük olduğunu tartışmışlardı.
35 İsa oturup Onikiler'i yanına çağırdı. Onlara şöyle dedi: "Birinci olmak isteyen en sonuncu olsun, herkesin hizmetkârı olsun."

Mesih’in öğrencileri canını gözden çıkarmış bir şekilde bu işe başlamaları gerekecekti. Öyle ki, onlar öldüklerinde çok ürün versinler:
Yuhanna 12: 24 "Size doğrusunu söyleyeyim, buğday tanesi toprağa düşüp ölmedikçe yalnız kalır. Ama ölürse çok ürün verir.
25 Canını seven onu yitirir. Ama bu dünyada canını gözden çıkaran onu sonsuz yaşam için koruyacaktır.
26 Bana hizmet etmek isteyen, ardımdan gelsin. Ben neredeysem bana hizmet eden de orada olacak. Baba, bana hizmet edeni onurlandıracaktır

Böylece öğrenciler çarmıha baktıklarında günaha, benliğe, dünyaya ölü olmaları gerektiğini öğrendiler –zaten ölmeden Ruh’un meyveleri çıkmazdı (Galatyalılar 5:22-23).

Yuhanna 8:31- 32 İsa kendisine iman etmiş olan Yahudiler'e, "Eğer benim sözüme bağlı kalırsanız, gerçekten öğrencilerim olursunuz. Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak" dedi.
Bu ayet öğrenci olmanın bağlılık gerektirdiğini açıkça vurguluyor. Mesih’e olan bağlılık aynı zamanda Mesih’in uğruna çarmıha gittiği kilise topluluğuna yönelik sevgiyi gerekli kılar (Beni seviyorsanız buyruklarımı yerine getirirsiniz –Yuhanna 14:15; Benim buyruğum şudur: sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin –Yuhanna 15:12)

III.5-) Mesih’in İtaatkarlığından Öğrenmek
Mesih’in itaatkarlığı Baba’ya o kadar sevgi ile bağlı ki, henüz on iki yaşındayken bile ailesini [dünyasal anne ve babasını] bırakabiliyor:
Luka 2:49 O da onlara, «Beni niçin arayıp durdunuz?» dedi. «Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz[11]
İşaya 59: 17 Doğruluğu göğüslük gibi kuşandı,
Kurtuluş miğferini başına taktı,
Öç giysisini giydi,
Gayreti kaftan gibi sarındı.
Yuhanna 9:4 Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz.
Matta 26:39 Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. «Baba» dedi, «mümkünse bu kâse benden uzaklaştırılsın. Yine de benim değil, senin istediğin olsun.»

Mesih’in itaatkarlığı çarmıhta doruk noktasındadır. Baba’nın isteğine itaat için çarmıha çıkmıştır.

Mesih’in öğrencilerine örnek olarak bıraktığı yol da budur; Mesih benzerliğinde itaatkar birer hizmetçi olmak:
Yuhanna 13:15 Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek verdim.
16 Size doğrusunu söyleyeyim, köle efendisinden üstün değildir. Elçi de kendisini gönderenden üstün değildir.
17 Bildiğiniz bu şeyleri yaparsanız, size ne mutlu!

Böylece Mesih’in öğrencilerine düşen pay da Baba’nın isteğini tamamlamak olacaktır. Mesih kendi rahatlığını aramadığı gibi, aynı şekilde Mesih’in öğrencileri de Yüce Görevi yerine getirirken bunu bir “iş” ya da “görev” sorumluluğu ile değil; bir esenlik ve mutluluk yolu olarak yapmaları gerekecektir. Mesih’in ailesinin bir üyesi olmak Mesih’in yolu ve çağrısını paylaşmaktır:
Yuhanna 4:34 İsa, «Benim yemeğim, beni gönderenin isteğini yerine getirmek ve O'nun işini tamamlamaktır» dedi.
Matta 12:50 «Göklerdeki Babamın isteğini kim yerine getirirse, kardeşim, kızkardeşim ve annem odur

Mesih’e “kul” olarak bağlı olanların dünyadan Tanrı’ya ayrılmış bir hayat yaşamaları gerekecektir. Ayrıcalık beklemeden, kendisine sofra kurulmasını beklemeden, sofranın hizmetçisi olmaları gerekecektir:
Luka 17: 7 «Hanginizin çift süren ya da çobanlık eden bir kölesi olur da, tarladan dönüşünde ona, `Çabuk gel, sofraya otur' der?
8 Tersine ona, `Yemeğimi hazırla, kuşağını bağla ve ben yiyip içerken bana hizmet et. Ondan sonra da sen yiyip içersin' demez mi?
9 Verdiği buyrukları yerine getirdi diye köleye teşekkür eder mi hiç?
10 Siz de böylece, size verilen buyrukların hepsini yerine getirdikten sonra, `Biz değersiz kullarız; sadece yapmamız gerekeni yaptık' deyin

Böylece öğrencilik ve önderlikte kişinin yaşamını belirleyen en önemli unsur Kutsal Kitap’ta yazılana bağlılık olarak karşımıza çıkar.

Buraya kadar baktığımız konular ve ayetler ışığında düşündüğümüz zaman açık olan bir şey var ki, o da Tanrı Sözü bir öğrencinin bütün yaşamını belirleyici bir unsur olmalıdır. Genel olarak özetlersek aşağıdaki unsurlar karşımıza çıkıyor:
- Tanrı’yı ve insanlık ailesini seven,
- Evrensel bir görevi üstlenmiş olmanın gerektirdiği tüm donanımlara sahip,
- Sıradan bir kul olarak kendisine lütuf gösterildiğinin bilincinde,
- Adanmışlıkla hizmet eden,
- Çarmıhın zayıflığının zaferinin farkında,
- Hristiyan paydaşlığına önem veren,
- Kutsal Ruh’un meyvelerinde büyüme gayretinde,
- Hizmet etmeye adanmış,
- Mesih’in itaatkarlığını benimsemiş.

III.7-) Tanrı Halkı ve Dünya
İsrail’e verilen emir de aynı şekilde onların bütün yaşamları için Tanrı Sözü’nün en üst standart olmasını gerektiriyordu. Öyle ki, İsrail dünyadaki tüm uluslardan ayrılmış bir şekilde yaşasın, uluslar da İsrail’e baktıklarında “Tek Tanrı için yaşayan halkın kendilerinden farkını görsün; uluslar İsrail halkına baktıklarında sadece inanış açısından değil, yaşamları ve kültürleriyle onların diğer uluslardan ayırt edici özellikleri olduğu görülsün:[12]
Tesniye 6: "Tanrınız RAB'bin size öğretmek için bana verdiği buyruklar, kurallar, ilkeler bunlardır. Mülk edinmek için gideceğiniz ülkede onlara uyun.
2 Yaşamınız boyunca siz, çocuklarınız ve torunlarınız, size verdiğim bütün kurallara, buyruklara uyarak Tanrınız RAB'den korkun ki, ömrünüz uzun olsun.
3 Kulak ver, ey İsrail! Söz dinleyin ki, üzerinize iyilik gelsin, atalarınızın TanrıRAB'bin size verdiği söz uyarınca süt ve bal akan ülkede bol bol çoğalasınız.
4 "Kulak ver, ey İsrail! Yahve Tanrımız'dır, O tektir.
5 Tanrınız Yahve'yi bütün yüreğinizle, bütün canınızla, bütün gücünüzle seveceksiniz.
6 Bugün size verdiğim bu buyrukları aklınızda tutun.
7 Onları çocuklarınıza benimsetin. Evinizde otururken, yolda yürürken, yatarken, kalkarken onlardan söz edin.
8 Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın,
alnınıza takın.
9 Evlerinizin kapı sövelerine, kentlerinizin kapılarına yazın."

Aynı şekilde Yeni Ahit’in de Tanrı’ya bağlanma (Mesih İsa'da olan lütufla güçlen), ve kuşaklar yetiştirme konusunda Tesniye 6. bölümdeki ayetlerle benzer paralellik içerdiğine dikkat ediniz:
II.Timoteyus 2:1 Oğlum, Mesih İsa'da olan lütufla güçlen.
2 Birçok tanık önünde benden işittiğin sözleri, başkalarına da öğretmeye yeterli olacak güvenilir kişilere emanet et.
3 Mesih İsa'nın iyi bir askeri olarak benimle birlikte sıkıntıya göğüs ger.
4 Askerlik yapan kişi günlük yaşamın işlerine karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.

Mesih İsa’nın Yahudilerle tartışırken onlara ne dediğine bakın:
Yuhanna 8:23 İsa onlara, «Siz aşağıdansınız, ben yukarıdanım» dedi. «Siz bu dünyadansınız, ben bu dünyadan değilim.

O halde Mesih’e ait olanlar “yukarıdan” yani “gökten tarafta” olduklarını unutmamalılar. Bu gerçek Hristiyan kişinin sözlerini, düşüncelerini, yaşamını belirlemeli; Hristiyan kişinin ruhsal ve dünyasal hayatının temeli olmalıdır. Çünkü Yüce Görev için sadece ilahiyatımızı iyi bilmekle değil, bunu yaşamakla yerine gelecek bir şeydir. Bunun farkında olmadan yaşayan Hristiyanlar Yüce Görevi sadece bir tartışma ve propaganda düzeyine indirmiş olurlar. Oysa Yüce Görev Kutsal Ruh’un yardımıyla yürüyebilecek bir şeydir. İnsan zekasının veya insan çabasının sonucu bir takım işlerle tek başına amacına ulaşamaz.

Yuhanna 17:14 Ben onlara senin sözünü ilettim, dünya ise onlardan nefret etti. Çünkü ben dünyadan olmadığım gibi, onlar da dünyadan değiller.
15 Onları dünyadan uzaklaştırmanı değil, kötü olandan korumanı istiyorum.
16 Ben dünyadan olmadığım gibi, onlar da dünyadan değiller.
Bize “Söz” iletilmiş olduğu için bizler bu dünyadan değiliz. Bizler bu dünyadan uzaklaşmış bir şekilde değil, bu dünyada gökselliğe en yakın bir şekilde yaşamaya çağrılmış kişileriz.

Çarmıha gitmeden Mesih’in vali Platus önündeki yaptığı konuşmayı hatırlayın:
Yuhanna 18:36 İsa, «Benim krallığım bu dünyadan değildir» diye karşılık verdi. «Krallığım bu dünyadan olsaydı, yandaşlarım, Yahudilere teslim edilmemem için savaşırlardı. Oysa benim krallığım buradan değildir.»

Öyleyse bizler bu dünyadan olmayan bir krallığın vatandaşlarıyız. Öyleyse bizler bu dünyada Göksel Krallığın vatandaşları olarak bir temsilci, birer büyükelçi gibi görevlendirilmiş kimseleriz:
Filipililer 3:20 Oysa bizim vatanımız göklerdedir. Ve oradan, Kurtarıcı olan Rab İsa Mesih'i bekliyoruz.
21 O, her şeyi kendine bağlı kılmaya yeterli olan gücünün etkinliğiyle bizim zavallı bedenlerimizi değiştirip kendi yüce bedenine benzer hale getirecektir.

Bizler Mesih’in ikinci gelişi ile birlikte tamamlanacak olan bir krallığın vatandaşlarıyız. Tamamlanacak olan bir planın parçalarıyız; öyleyse Yüce Görev de Mesih’te tamamlanacak olan bir gerçeğe emek vermektir.

Tesniye 6:1-9, Matta 5:13-16, II.Timoteyus 2:1-4 ayetleri ışığında Tanrı halkı olarak “dünyada olmamıza rağmen dünyadan olmadan yaşamak” çağrımız ancak imanın gündelik yaşamda pratik edilmesiyle mümkündür. Yani iman gündelik hayatın her adımını belirlemelidir (İbraniler 11).

Başlangıçta Tanrı ve insan arasında özel bir yakınlık ve diyalog vardı. İnsan’ın görevi bahçede çalışmak ve etrafını güzelleştirmekti. İnsan bunu niye yapacaktı ki? İstediği meyveyi yiyebilirdi. İnsan bahçede çalışırken bunu Tanrı’nın görkemi için yapacaktı.

Benzer şekilde Hristiyan hayatı Tanrı’nın görkemi için yaşamaktır. Yani hayatı dünyasal işler ve ruhani yaşam olarak ikiye bölmeden yaşamak gerekir. Hristiyan kişiler inançlarını içselleştirmezlerse “Evde otururken, yolda yürürken, yatarken, kalkarken” inancın bütün esaslarına göre hareket edip her durumda ondan söz edip, ona tanıklık verecek şekilde yaşayamazlar (Tesniye 6:7). İnancın Tanrı’ya ayrılmayı gerektirdiğinin bir belirtisi olarak Kutsal Yasa“ellerimize bağlamak, alnımıza takmak, evlerimizin kapı sövelerine, kentlerimizin kapılarına yazmak” inancımızı emirleri ve yasakları ile iyi bilip, adanmış bir şekilde yaşamayı gerekli kılar; öyle ki, ellerimizde ve ayaklarımızda Kutsal Yasa hüküm sürsün, aklımızda ve yüreğimizde Kutsal Yasa hüküm sürsün, evlerimizde ve işlerimizde Kutsal Yasa hüküm sürsün...

İleri Çalışma İçin:
Westminster Uzun İlmihal 99. On Emrin doğru bir şekilde anlaşılması için hangi kurallar izlenmelidir?
On Emrin doğru bir şekilde anlaşılması için şu kurallar izlenmelidir:
1-) Yasa mükemmeldir ve insanın bütününde herkesi bunun doğruluğuna ve bütününe tam olarak ebediyen uymaya bağlar; böylece her sorumluluğun en yüce mükemmellikle uygulanmasını gerektirir ve günahın en küçüğünü bile yasaklar.[13]

2-) Yasa ruhsaldır, bu nedenle sözlere, işlere ve tavırlara olduğu kadar canın diğer tüm güçleriyle birlikte anlayışına, iradesine ve duygularına kadar ulaşır.[14]

3-) Tek ve aynı şey çeşitli açılardan bir kaç buyrukta şart koşulur yahut yasaklanır.[15]

4-) Bir sorumluluk buyrulduğunda, bunun tersi yasaklanmıştır;[16] ve bir günahın yasaklandığı bir yerde, tersi olan sorumluluğun yerine getirilmesi buyrulmuştur:[17] öyle ki, her nereye bir vaat iliştirilmiş ise, karşıtı olan tehdit de buna dahil edilmiştir;[18] ve her nereye bir tehdit iliştirilmiş ise, karşıtı olan vaat de buna dahil edilmiştir.[19]

5-) Tanrı’nın yasaklamış olduğu şey, hiçbir zaman yapılmamalıdır;[20] buyurmuş olduğu şey ise her zaman için bizlerin yükümlülüğüdür;[21] buna karşın, her yükümlülüğün [aynı anda] sürekli olarak yerine getirilmesi gerekli değildir.[22]

6-) Günah ya da yükümlülük altında olan bir şey varsa, bunların tüm nedenleri, oluş şekilleri, görünüşleri ve bunların kışkırtmaları ile birlikte tüm benzerleri de yasaklanmış ya da buyrulmuştur.[23]

7-) Sahip olduğumuz konuma uygun olarak bizler için yasaklanmış ya da bizlere buyrulmuş olan şeylerin, başkalarının da kendi konumlarına göre bunları yapmasına ya da yasaklananlardan kaçınmasını sağlamaya çalışma yükümlülüğümüz bulunmaktadır.[24]

8-) Başkalarına buyrulmuş olan şeylere ilişkin, kendi konumumuza ve çağrımıza uygun olarak o kişilere yardım etmek;[25] ve kendilerine yasaklanmış olan şeylerde onlara ortak olmamak için özen gösterme yükümlülüğü altında bulunmaktayız.[26]

Ancak bu şekilde dünyadan etkilenmeden, dünyaya benzemeden yaşayabilmemiz mümkündür –bu da Yüce Görevin kendisidir. Dünyaya benzemeden, dünyadan ayrılmış bir şekilde yaşayanlar dünyayı değiştirebilir; tersi bir durum ise dünyada Göksel Vatanımızı yansıtmak yerine bizlerin dünyaya benzemesi olur –Bu yüzden Yüce Görevin öndeki engeller biri de yeryüzünde Göklerin Krallığını (cenneti) yansıtma misyonunu unutmuş olan kilise topluluklarıdır.

Bir örnek vermek gerekirse, pastörlük hizmetim boyunca en çok tanık olduğum, ihmal edilen ve/veya fazla önemsenmeyen konulardan biri Şabat (sebt) hakkındadır.[27] Havanın çok sıcak olması ya da çok yağışlı olması gibi sebeplerle kiliseye gelmeyi ihmal edenler vardır ya da arkadaşlarıyla şehir dışına çıktığı zaman Pazar günü kilisede olmam gerekir” diyerek dönmesi gerektiği zamanda dönerek kendi çevresine “Tanrı ile ilişki” hakkında bir mesaj verebilme ya da onları düşündürme yerine “ortam çok keyifli olduğu için” kiliseyi ihmal ederek dünyaya benzeriz. Ancak Yüce Görev, Hristiyanların sadakat ve sevgi ile yaşayarak dünyayı kiliseye benzetmelerini gerektirir.

İleri Çalışma İçin:
Heidelberg İlmihali 103. Dördüncü emirde Tanrı’nın sizden isteği nedir?
İlk olarak,
Müjdenin hizmeti ve eğitimi
özellikle dinlenme gününde devam ettirilmelidir,1
Tanrı Sözü’nün ne öğrettiğini öğrenmek için2
sakramentlere katılmak için3
topluluk içinde Tanrı’ya dua etmek için4
Hristiyan sunusunu yoksullara getirmek için5
Tanrı halkının toplantısına sürekli katılmalıyım.6

İkinci olarak,
hayatımın her günündeki
kötü yollarımı bırakmalı,
Kutsal Ruh’u aracılığı ile Rab’bin bende çalışmasına izin vererek
böylece sonsuz sebte (dinlenmeye)
bu hayatta şimdiden başlamalıyım.7

1 Tesniye 6:4-9; 20-25, I.Korintliler 9:13-14, II.Timoteyus 2:2; 3:13-17, Titus 1:5, 2 Romalılar 10:14-17, I.Korintliler 14:31-33; I.Timoteyus 4:13, 3 I.Korintliler 11:23-25, 4 Koloseliler 3:16, I.Timoteyus 2:1, 5 Mezmur 50:14; I.Korintliler 16:2; II.Korintliler 8 & 9, 6 Tesniye 12:5-12, Mezmur 40:9-10; 68:26, Elçilerin İşleri 2:42-47, İbraniler 10:23-25, 7 İşaya 66:23, İbraniler 4:9-11

İlave Okumalar:
- Sabat gününü takdis etmek için onu hatırında tut. Altı gün işleyeceksin ve bütün işini yapacaksın; fakat yedinci gün Tanrın RAB’be Şabattır; sen ve oğlun ve kızın, kölen ve cariyen ve hayvanların ve kapılarında olan garibin, hiçbir iş yapmayacaksınız. Çünkü RAB gökleri, yeri ve denizi ve onlarda olan bütün şeyleri altı günde yarattı ve yedinci günde istirahat etti; bunun için RAB Şabat gününü mübarek kıldı ve onu takdis etti.
-WUİ 116; 117; 118; 119; 120; 121

Böylece bir noktaya geliyoruz: Yüce Görev için öncelikle Kilise öğretimizi gözden geçirmeliyiz. İnanç Açıklamamıza baktığımız zaman Tanrı’nın yaratıcı işi ve Mesih’in kurtarıcı işi sonucunda Kutsal Ruh’un gelmesi takip eden sırada Kilise olduğunu görmekteyiz. Bu Kilise durgun bir varlık olmaktan öte Mesih’in ikinci gelişini bekleyen dinamik bir topluluktur.

“Dünya Görüşleri” bireycilik, bağımsızlık ve bencillikten etkilenmiş bir çok Hristiyan ile karşılaştım. Onlar uzun bir süredir bir kilise topluluğuna katılmalarına karşın üye değillerdi. Bunun anlamı “ben dua ve tapınma için ya da bazı etkinlikler için buraya katılıyorum, benim üzerimde bu kilisenin ya da önderlerinin, ya da kilise yönetiminin bir yetkisi yoktur” şeklinde bir düşünceye bağlanmış olmaktır. Böylece kişi Hristiyan hayatında ilerlemesi yolunda önderlerin öğreti, uyarı ve disiplinini kabul etmez. Bu tür çoğunluğun olduğu yerlerde de kilise Yüce Görev sorumluluğunu sadece Müjdeleme araçlarını dağıtma (Kitap, broşür v.s.) ya da farklı inançlarla inancını tartışma yoluna giderek yerine getirmeye çalışır. Ancak Kutsal Kitabın Kilise Öğretisini” doğru bir şekilde anlamayanlar İnanç Açıklamasının “Kutsalların Birliği (paydaşlığı)” öğretisini de anlayamamışlardır.

İleri Çalışma İçin –Kilise:
Heidelberg İlmihali 54. ‘Kutsal evrensel (katolik) kilise’ ile ilgili neye inanıyorsunuz?
Tanrı’nın Oğlu’nun Ruh’u ve Sözü1 aracılığı ile
bütün halklardan,2
dünyanın başından sonuna kadar,3
kendisi için topladığı, koruduğu ve saklı tuttuğu
ve sonsuz yaşam için bir topluluk seçtiği4
ve gerçek imanda birleştirdiğine5 inanıyorum.
ve ben bu topluluğun şimdi 6 daima7 yaşayan bir üyesi kalacağım.

1 Yuhanna 10: 14-16 Elçilerin İşleri 20:28, Romalılar 10.14-17, Koloseliler 1:18, 2 Tekvin 26:3-4, Vahiy 5:9, 3 İşaya 59:21, I.Korintliler 11:26, 4 Matta 16:18, Yuhanna 10:28-30, Romalılar 8.28-30, Efesliler 1.3-14, 5 Elçilerin İşleri 2:42-47, Efesliler 4:1-6, 6 I.Yuhanna 3:14, 19-21, 7 Yuhanna 10:27-28, I.Korintliler 1:4-9, I.Petrus 1:3-5

Westminster Uzun İlmihal 63. Gözle görülen kilisenin ayrıcalıkları nelerdir?
Gözle görülen kilise, Tanrı’nın özel ilgisi ve yönetimi altında olma;[28] tüm düşmanlarının saldırılarına rağmen, tüm çağlar boyunca savunulma ve korunma ayrıcalığına;[29] ve kutsalların paydaşlığını, ve kurtuluşun sunulmak için kullanıldığı doğal araçları tatma[30] ve O’na her kim inanırsa kurtulacağına[31] ve Kendisine gelen hiç kimsenin geri çevrilmeyeceğine[32] ilişkin tanıklık edip, Müjde hizmetinde bulunan tüm gözle görülen kilise üyelerine Mesih’in sunduğu lütufları tatma ayrıcalığına sahiptir.

İlave Okumalar:
- BİA 27; 28; 29, WİA XXV.1-3

İleri Çalışma İçin –Birlik/Paydaşlık:
Heidelberg İlmihali 55. ‘Kutsalların paydaşlığı’ndan ne anlıyorsunuz?
İlk önce inanların bu topluluğun üyeleri olarak, her biri
Mesih’te ve Ondaki tüm hazinelere ve armağanlara paydaş olurlar.8

İkinci olarak her üye bu armağanları diğer üyelere hizmet ve onların zenginleşmesi için gönülden ve sevinçle kullanmayı bir görev olarak düşünmek zorundadır.9
İkinci olarak her üye topluluğun diğer üyelerine hizmet etmek ve onları bütün her şeyde zenginleştirmek için bu armağanları gönülden ve sevinçle kullanmayı düşünmek zorundadır.

8 Romalılar 8:32, I.Korintliler 6:17; 12:4-7, 12-13, I.Yuhanna 1:3, 9 Romalılar 12:4-8, I.Korintliler 12:20-27; 13:1-7, Filipililer 2:4-8

İlave Okumalar:
-WİA XXVI.1-2, Hİ 32

ÖZETLERSEK; Yüce Görev sorumluluğu Kutsal Kitabı emirleri ve yasaklarıyla iyi öğrenmeyi, Şabat Günü, Kilise ve Paydaşlık konularındaki doğru yaklaşımı bilmeyi ve buna göre yaşamayı gerektirmektedir. Bütün bunlar da dua ile el ele gitmelidir.

III.8-) Dua ve Vizyon
Kutsal Kitabın dua için verdiği modellere baktığımızda kişilerin sadece kendileri için değil, başka insanlar için, kendileri ve başkalarının ihtiyaçları için dua ettiklerini görmekteyiz.

Böylece övgü, şükran, dilek, tövbe duaları yanında başkaları için yaptığımız dualarla da Yüce Görev için olan vizyonumuzu geliştiririz. Mesih’in bizler için ne yaptığının nasıl aracılık ettiğinin farkında olmak, gözlerimizi dünyanın ihtiyaçlarına çevirmemizde önemli bir unsurdur. Böylece bizler başkaları için dua ettiğimizde Mesihsel bir misyonu üstlenmiş kimseler olarak Tanrı’nın karşısına çıkarız. Çünkü bizler de bir zamanlar Tanrı halkının gözünde “başkaları” yani dünyadan kimselerdik:
Titus 3:3 Çünkü bir zamanlar biz de anlayışsız, söz dinlemez, aldanan, çeşitli arzulara ve zevklere köle olan, kötülük ve kıskançlık içinde yaşayan, nefret edilen ve birbirimizden nefret eden kişilerdik.
4-6 Ama Kurtarıcımız Tanrı, iyiliğini ve insana olan sevgisini açıkça göstererek bizi kurtardı. Bunu, doğrulukla yaptığımız işlerden dolayı değil, kendi merhametiyle, yeniden doğuş yıkamasıyla ve Kurtarıcımız İsa Mesih aracılığıyla üzerimize bol bol döktüğü Kutsal Ruh'un yenilemesiyle yaptı.
7 Öyle ki, O'nun lütfuyla aklanmış olarak ümit içinde sonsuz yaşamın mirasçıları olalım.

WUİ 178. Dua nedir? Dua, arzularımızı Tanrı’ya[33] Mesih’in adında,[34] Kutsal Ruh’un yardımıyla,[35] günahlarımızın itirafıyla[36] ve O’nun merhametlerini bilerek şükranla sunulmasıdır.[37]

1-) İleri Çalışma İçin:
WUİ 179. Yalnızca Tanrı’ya mı dua etmeliyiz?
Yalnızca Tanrı yürekleri araştırabilir,[38] ricaları işitebilir,[39] günahları bağışlayabilir,[40] herkesin arzularını yerine getirebilir;[41] ve yalnızca Tanrı’ya inanılmalı,[42] yalnızca Tanrı’ya dindarca tapınılmalıdır;[43] bunun da özel bir parçası duadır[44] ve başka hiç kimseye değil[45] yalnızca O’na yapılmalıdır.[46]

WUİ 180. Mesih’in adında dua etmek nedir?
Mesih’in adında dua etmek, O’nun buyruğuna uyarak ve vaatlerinden emin olarak O’nun adına dayanarak merhamet dilemek;[47] yalnızca O’nun adını [düşüncesizce] söylemek değil,[48] Mesih’ten ve O’nun aracılığından aldığımız teşvik ile cesaretle, güçle dualarımızın kabul edileceğini, umut ederek dua etmektir.[49]

WUİ 181. Neden Mesih’in adında dua etmeliyiz?
İnsanın günahlılığı ve Tanrı’dan uzaklığı o denli büyüktür ki, aracı olmaksızın O’nun huzuruna giremeyiz;[50] bu görkemli işi yapabilecek gökte ve yerde atanmış ya da uygun başka biri olmadığından, sadece Mesih[51] [olduğundan], başka birinin adıyla değil sadece O’nun adıyla dua etmeliyiz.[52]

WUİ 182. [Kutsal] Ruh dua etmemize nasıl yardımcı olur?
Ne için dua etmemiz gerektiğini bilmeyiz, Ruh bize güçsüzlüğümüzde yardım eder, doğru bir şekilde dua edebilmemiz için kim için ve ne için ve nasıl dua etmemiz gerektiğini anlamamızı sağlar; gerekli korkular, duygular ve lütuflar aracılığı ile yüreklerimizde çalışarak ve bunları güçlendirir (herkeste aynı şekilde ve aynı ölçüde olmasa da).[53]

WUİ 183. Kimler için dua etmeliyiz?
Mesih’in yeryüzündeki bütün kilisesi için dua etmeliyiz,[54] yöneticiler,[55] pastörler,[56] kendimiz,[57] [iman] kardeşlerimiz,[58] düşmanlarımız[59] ve yaşamakta olan bütün insanlar[60] ve bizden sonra yaşayacaklar için dua etmeliyiz;[61] ölüler için[62] ve ölümcül günah işlemiş olanlar için[63] dua etmemeliyiz.

BİA Bölüm 36 –Hükümetler; son paragraf
Daha da ötesi herkes,
statü, durum ve rütbe farkı olmadan,
hükümete itaat etmeli,
ve vergilerini ödemeli,
ve temsilcilerine hürmet ve saygı göstermeli,
ve Tanrı’nın Söz’ü ile
çelişmeyen her konuda onlara itaat etmeli,
onları tüm yollarında
Rab’bin isteği onları yönlendirsin
dindarlıkla ve ahlaklı bir şekilde
esenlik dolu ve sakin bir hayat sürebilelim diye.
dua etmeliyiz.

2-) İleri Çalışma İçin:
Matta 6:9-13 (Luka 11:2-4)

1-)İlave Okumalar:
-Hİ 116-118; 120-129

2-) İlave Okumalar:
İşaya 53:12
Luka 22:32
Luka 23:34
Yuhanna 14:16
(Yuhanna 17)
Romalılar 8:34
İbraniler 7:25

3-) İlave Okumalar:
Tekvin 37:21, 26; 44:33
I.Samuel 19:4; 25:24
Yeremya 38:9
Filimun 10

4-) İlave Okumalar:
Çıkış 32:32
Sayılar 12:13,
Tesniye 9:26
I.Tarihler 21:17
I.Samuel 7:5
I.Krallar 13:6
II.Tarihler 30:18
Eyüp 42:10
Mezmur 106:23
Efes 1:16

5-) İlave Okumalar:
Matta 8:6
Markos 7:32
Luka 4:38; 9:38
Yuhanna 4:47

Dua konusunda aklımızda olması gereken bir şey de Mesih’in kahinliğini göz önünde tutmamızdır (İbraniler 3:1; 5:5; 6:20; 8:1-2; 9:11):[64]
İbraniler 2:17 Bunun için her yönden kardeşlerine benzemesi gerekiyordu. Öyle ki, Tanrı'ya olan hizmetinde merhametli ve sadık başkâhin olup halkın günahlarını Tanrı'ya bağışlatabilsin.

Böylece bizler de ilk aileden gelen inanış dışında bizlerden biri olan insanlık ailesine tövbe çağrısı, günahların bağışlanması ve sonsuz yaşam” çağrısı yapan ve bunun için dua eden,[65] başkaları için Mesih gibi olmaya çalışan hizmetkarlarız.

Mesih’in kahinliğinin ve zayıflıklarımıza, günah ve isyanlarımıza rağmen nasıl bize şefkat gösterdiğini iyi bilirsek; insanlık ailesine de aynı şefkat ile, Mesih’in şefkati ile yaklaşabiliriz:
İbraniler 4:14 Gökleri aşmış olan büyük başkâhinimiz Tanrı'nın Oğlu İsa varken, açıkça benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım.
15 Çünkü zayıflıklarımızda bize yakınlık duyamayan değil, tersine, her alanda bizim gibi sınanmış, yine de günah işlememiş bir başkâhinimiz vardır.

III.9-) Tanrı Halkı ve Ruhsal Savaş
: relative; top: 0pt;">“Ruhsal Savaş” bir savaşa girmek istediğimiz zaman başlayan bir şey değildir; ruhsal savaş, Hristiyanlığının farkında olarak yaşamanın kendisidir. Böylece dikkatli bir gözle bakanlar görecektir ki, dünyanın, benliğin ve şeytanın kiliseyi zayıflatmak ve onun mesajını çarpıtmak, Müjdenin vaazını engellemek, Hristiyan paydaşlığını ve tanıklığını bozmak için neler yaptığının fakında olmakla ruhsal savaşa bilinçli bir şekilde girmiş oluruz. Bir savaşta olduğunu fark etmeden yaşayan bir kişinin tanıklığını da dünya fark etmeyecektir. Ruhsal Savaşta silahımız Kutsal Kitap ve duadır.

İnananlar gündelik Kelam ve Dua ile yürümeli, fırsat bulabilirlerse şabat günü haricinde de bir araya gelerek dua, paydaşlık ilişkisi içinde birbirlerinden öğrenmeli, birbirlerini teşvik etmelidir.

İleri Çalışma İçin:
Efesliler 6: 18 Her türlü dua ve yalvarışla, her zaman Ruh'un yönetiminde dua edin. Bu amaçla, bütün kutsallar için yalvarışta bulunarak tam bir adanmışlıkla uyanık durun.
19 Ağzımı her açtığımda bana gerekli söz verilsin diye benim için de dua edin; öyle ki, Müjde'nin sırrını cesaretle bildirebileyim.
20 Uğruna zincire vurulmuş durumda elçilik ettiğim Müjde'yi gerektiği gibi cesaretle duyurabilmem için dua edin.

Anafikir: Müjde’nin İlan Edilip Yayılması İçin [YÜCE GÖREV için] Dua Edin!

Öyleyse nasıl dua etmeliyiz?
1-) KENDİMİZ İÇİN ve özellikle MÜJDE’NİN HİZMETKARLARI Sözü hikmetle vaaz edebilmesi için (Ağzımı her açtığımda bana gerekli söz verilsin diye…”).[66]
2-) Müjde’yi cesaretle vaaz etmek için.
3-) Müjde’yi bir Elçi sorumluluğu ile vaaz edebilmek için.

Bu ayetler (6:18-20) Ruhsal savaş hakkındaki (Efesliler 6:10-20) öğretinin bir kısmına değiniyor.

14. ayetteki “yerinizde durun” emri bundan sonraki bütün fiiller için bağlayıcı bir nitelik taşımaktadır: “yerinizde durun, [16] iman
kalkanını alın, [17] yerinizde durun Ruh’un kılıcını alın, [18] yerinizde durun Ruh’un yönetiminde dua edin,…” [67]

Böylece Tanrı’nın silahlarını kuşanmış olanların ilk önceliği olarak DUA ETMEK oluyor; dua etmek ruhsal savaşın merkezinde bir konu olarak karşımıza çıkıyor –Düşmanlarla savaştaki en büyük silah dua etmek. Eğer Pavlus için dua etmek önemliyse bu sizin için ne kadar çok önemlidir?

-Mesih’ in hayatına bakmak, duanın önemini hatırlamamız için yeterli olacaktır.

Ayet, ruhsal savaşın içinde olan bizlere yerinizde durun ve dua edin demektedir. Dua etmek bundan önceki ayetlerin yapmamızı istediği şeyler kadar önelidir.

Pavlus’un burada öğrettiği gibi kendi yaşamınızda duayı aynı önemde yer tutan bir konu olarak görüyor musunuz?

Azizlerin elindeki en güçlü silah dua olarak karşımıza çıkıyor: Efesliler 6:13-17 ayetlerinde ruhsal savaş konusunda her ayette bir konuya odaklanıyor; ancak 18-20 ayetlerinde sadece “dua” konusuna odaklanıyor.

Azizlerin elindeki en güçlü silah olan dua onların bütün yaşamları için belirleyici bir konudur:
Efesliler 1: 15-16 Bunun için, Rab İsa'ya iman ettiğinizi ve bütün kutsalları sevdiğinizi duyduğumdan beri ben de sizin için sürekli şükrediyor, sizi dualarımda hep anıyorum. 17 Rabbimiz İsa Mesih'in Tanrısı, yüce Baba, kendisini tanımanız için size bilgelik ve vahiy ruhunu versin diye dua ediyorum.
Koloseliler 1:9 Bunu işittiğimiz günden beri biz de sizler için dua etmekten, tam bir bilgelik ve ruhsal anlayışla Tanrı'nın isteğini bütünüyle bilmenizi dilemekten geri kalmadık.
Koloseliler 4: 2 Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.
3 Aynı zamanda bizim için de dua edin ki Tanrı, sözünü yaymamız ve uğruna hapsedildiğim Mesih sırrını açıklamamız için bize bir kapı açsın.
4 Bu sırrı gerektiği gibi açıklıkla bildirebilmem için dua edin.
5 Sizden olmayanlara karşı bilgece davranın. Fırsatı değerlendirin.
II.Selanikliler 1:11 İşte bu nedenle Tanrımız sizi çağrısına layık görsün, iyiliğe yönelik her dileğinizi, imana dayanan her uğraşınızı kendi gücüyle sonuçlandırsın diye sizin için her zaman dua ediyoruz.

Kendisi kiliseler için sürekli olarak dua eden Pavlus, diğer yandan da Kiliselere sürekli dua etmeyi hatırlatıyor:
I.Selanikliler 5: 17 Sürekli dua edin. [Koloseliler 4:2]

Aynı şekilde Pavlus kendi hizmeti için dua edilmesini istiyor:
I.Selanikliler 5:25 Kardeşler, bizim için dua edin; [Koloseliler 4:3]
II.Selanikliler 3: 1 Son olarak, kardeşler, Rab'bin sözü aranızda olduğu gibi hızla yayılıp yüceltilsin diye bizim için dua edin.
2 Ahlaksız, kötü insanlardan kurtulmamız için de dua edin. Çünkü herkes iman etmiş değildir.

Pavlus’un Efesliler mektuplarındaki sözlerine baktığımızda [orijinal metinde] dört defa aynı vurguyu yapıyor:
her türlü dua ve yalvarışla
her zaman Ruh’un yönetiminde dua edin
bütün azizler için
bütün adanmışlıkla uyanık durun

Bu vurgulardan her durumda, her şey için, kapsamlı bir şekilde, tüm hayatımızın Tanrı’ya dua olması gibi, sınırsızca dua etmemiz gerektiğini görüyoruz.

her zaman Ruh’un yönetiminde (Ruh’ta) dua edin:
Dua etmediğimiz bir zaman olmamalı[68] bütün hayatımızı Göksel Baba’nın önünde yaşadığımıza göre, her şey O’nun önünde açıktır. Hayatımızın her zamanında O’na gelme ihtiyacı içindeyiz. Sevincimizi, üzüntümüzü, hayal kırıklığımızı, endişelerimizi, günahlarımızı ve zaferlerimizi duada O’na getirmeliyiz.

Mesih’in öğrencisi olmayı gösteren karakter dua hayatı ile açığa çıkar. Pavlus burada “her zaman” derken “kairos” kelimesi kullanılmıştır. Böylece dua etmenin eskatolojik olarak bütün bir zamanı kapsadığı vurgulamış oldu:[69]
Yani HER ZAMAN –BÜTÜN ZAMANLAR BOYUNCA- dua etmeliyiz.

her zamanRuh’ta (Ruh’un yönetiminde):
Dualarımız Kutsal Ruh’ta olmalıdır; insanın çabalarına bağlı olmamalıdır. Dualarımız dini bir hareketi yerine getirmek şeklinde olmamalıdır.[70] Gerçek ruhsal dua Kutsal Ruh’un gücü ile yapılan duadır. Böyle bir dua için Kutsal Ruh’un içimizde çalışıyor olması gerekir.

Gerçek dua için Üçlü Bir Tanrı ile ilişki içinde olmak gerekir. Çünkü Kutsal Ruh aracılığı ile dua ederken aynı zamanda Üçlü Bir Tanrı’nın tahtının huzuruna çıkmış oluyoruz –belki her zaman duygusal olarak hissedilmiyor, ancak gerçek budur.

Kutsal Ruh sadece bize dua için yardım etmiyor, ancak Kutsal Ruh hem duanın hem de Hristiyan hayatının atmosferidir:
Romalılar 8: 26 Bunun gibi, Ruh da güçsüzlüğümüzde bize yardım eder. Ne için dua etmemiz gerektiğini bilmeyiz, ama Ruh'un kendisi, sözle anlatılamaz iniltilerle bizim için aracılık eder. 27 Yürekleri araştıran Tanrı, Ruh'un düşüncesinin ne olduğunu bilir. Çünkü Ruh, Tanrı'nın isteği uyarınca kutsallar için aracılık eder.
Efesliler
2:18 O'nun aracılığıyla hepimiz tek Ruh'ta Baba'nın huzuruna çıkabiliriz.
2:22 Siz de Ruh aracılığıyla Tanrı'nın konutu olmak üzere hep birlikte Mesih'te inşa ediliyorsunuz.
3:5 Bu sır önceki kuşaklara açıkça bildirilmemişti. Şimdiyse Mesih'in kutsal elçilerine ve peygamberlerine Ruh aracılığıyla açıklanmış bulunuyor.
5:18 Şarapla sarhoş olmayın, bu sizi sefahate götürür. Bunun yerine Ruh'la dolun:

her türlü dua ve yalvarışla:
Sadece kendimiz için değil, sadece kendi ihtiyaçlarımız için değil, herkes için, her şey için, her şekilde dua etmemiz gerekiyor. Dua kişisel bir eylem olmakla beraber kapsamı bütün topluluk ve bütün dünya çapındadır. Övgü, şükran, aracılık, tövbe, aydınlanış dualarını tek tek ve topluluk halde uygulamamız gerekiyor.

bütün adanmışlıkla uyanık durun
Gerçek dua bir iş yapmak gibi gayret gerektirir; adanmışlıkla, kararlı bir şekilde dua etmemiz gerekir. Ancak bu çaba bizden gelirse eksik olacak ve bunu doğru olarak yapamayacağız; bu çaba için Kutsal Ruh’un gücü gerekmektedir. Dua etme, yemek içmek gibi bütün hayatımızın alışkanlıkları içinde merkez bir yerde olmalıdır; zaman zaman değil, sürekli olmalıdır.

Diğer yandan adanmışlığımıza uyanıklığı da eklememiz gerekiyor. –Koloseliler 4:2, Luka 18:1-2, “uyanık durun”

Özellikle Mesih’in Getsamani Baçesindeki uyarısı (Markos 14:38) bu yöndedir:
uyanık durun, dua edin, ayartılmayasınız…

Bu uyarıya kulak vermeyip uyuyan elçilerin sonunu hatırlayın: Petrus kendi gücüne güvenerek önce başkahinin kölesinin kulağını kesiyor; daha sonra Petrus’u Mesih’i üç kez inkar ederken görüyoruz (Luka 22:56-60).

Böylece Mesih’e bağlılık sözü vermiş kimselerin nasıl korku ile dağıldığını görüyoruz –dua zamanında uyudukları için yenildiler.

Mesih İsa dünyanın sonu hakkında konuşurken uyanık kalın, ve İnsanoğlu'nun önünde durabilmek için dua edin” demektedir:
Luka 21:36 Her an uyanık kalın, gerçekleşmek üzere olan bütün bu olaylardan kurtulabilmek ve İnsanoğlu'nun önünde durabilmek için dua edin.

Mesih’in ikinci gelişi için hazır olmak için sürekli olarak duada uyanık durmamız gerekiyor. Yani bir ayağımız bu dünyada diğer ayağımız sonsuz çağdaki dünya üzerinde durarak dua etmeliyiz. Böylece Tanrı’nın bu çağda başlamış olan krallığının tamamlanacağı zamana odaklanarak dua edebiliriz. Ruhsal savaş için bu bakış açısı çok gereklidir.

Eğer bizler Hristiyan hayatına ve Müjde Hizmetine dünyasal açıdan bakarsak hiçbir umut göremeyiz. Dünya, benlik ve şeytan eskatolojik bakış açısı olmayan insanlar için çok güçlüdür. Mesih’in ikinci gelişinde tamamlanacak olan Krallığa bakmadan sadece dua ve sözün vaazı ile düşmanı yenemeyiz. Çünkü duamız ve Müjde’nin vaazı tek bir amaca odaklanmış olmalıdır: Mesih’in İkinci Gelişi…

Dünya kendi gücüne bakınca kiliseyi çok zayıf, Hrisityanları da çok akılsız olarak görebilir. Ancak bizler içinde bulunduğumuz şimdiki zamanı Tarihin Sonuna bakarak yaşamalıyız.

Vahiy Kitabında (6:9-11) Müjde ve Tanrı Sözüne tanıklık uğruna öldürülmüş olanlar kanlarının öcünün ne zaman alınacağını sordukları zaman onlara beyaz kaftan veriliyor. Çünkü Azizler öldürüldükleri anda bile zaferliydiler.

Aynı şekilde Vahiy Kitabında (12:10-11) Mesih’i ölüm derecesinde sevenlerin Kuzu’nun kanıyla ve tanıklığın bildirisi (vaaz) aracılığı ile şeytanın yenilmiş olduğunu görüyoruz.

Böylece bugün zayıf görünen ve acı çeken kiliseler bir şey biliyor ki, Mesih geldiği zaman bütün yaratılışın önünde onların suçsuzlukları açıkça ilan edilecektir kilise şimdiden galip taraftadır.

bütün azizler için
Efesliler 1:15-16 Bunun için, Rab İsa'ya iman ettiğinizi ve bütün kutsalları sevdiğinizi duyduğumdan beri ben de sizin için sürekli şükrediyor, sizi dualarımda hep anıyorum.

Azizlerin (kilise topluluğunu oluşturan her bir kişinin) birbirleri için dua etmeleri yumuşak huylu olmayı ve bencillikten ayrılmayı gerektirir.

Bizler kendi ihtiyaçlarımıza odaklanıp dua etmekten kaçınmalıyız. Çünkü tek başına değil, topluluk olarak Mesih’in bedenini teşkil ediyoruz. Tanrı’nın kilisesi bizim kilisemizden daha büyüktür.

Bütün dünya üzerindeki kardeşlerimizi dualarımızla desteklemeliyiz; kardeşler için nasıl dua edebileceğimizi öğrenmeli ve gayret dua etmeliyiz. Özellikle Mesih’in acı çeken bedeni için dua etmeliyiz.

I.Timoteyus 2: 1-2 Her şeyden önce şunu öğütlerim: Tanrı yoluna tam bir bağlılık ve ağırbaşlılık içinde sakin ve huzurlu bir yaşam sürelim diye, krallarla bütün üst yöneticiler dahil, bütün insanlar için dilekler, dualar, yakarışlar ve şükürler sunulsun.[71]
I.Petrus 5:9 Dünyanın her yerindeki kardeşlerinizin de aynı acıları çektiğini bilerek imanda sarsılmadan İblis'e karşı direnin.
Bu ayetlerden tüm azizler için dua etmeyi, ama aynı zamanda kilisenin görevlileri için dua etmenin bir görev olduğunu öğreniyoruz.

1-)
Böylece 19. ayete baktığımızda Tanrı’nın Sözüne hizmet eden bütün görevlilerin vaaz ederken, dua ve tanıklık hizmetinde Tanrı’nın hikmetli sözleri onlara verilsin diye dua etmeliyiz.

Pavlus burada Tanrı’nın Sözünü ağzına almaktan; Tanrı Sözündeki sırrın cesaretle bütün dünyaya ilan edilmesinden bahsetmektedir. Bu sır eski zamandan beri saklı olmasına rağmen İsa Mesih’in gelişi ile ilan edilip Kutsal Ruh aracılığı ile açıklanmış bir gerçektir (vahiy edilmiştir –Efesliler 3:3-10) –zamanın üzerindeki örtü Mesih’in gelişi ile açılmıştır.

O halde Tanrı halkı Kutsal Kitap’tan vaaz ederken, öğretirken, Mesih’e tanıklık verirken, öğrenciler yetiştirirken Kutsal Ruh’un vahiy ettiği bir gerçeğe tanıklık ediyor –bu çok ciddi bir iştir; Böylece “ağzımızı hikmetle açmamız” gerekmektedir (I.Korintliler 9:19-23):
Koloseliler 4: 6 Sözünüz tuzla terbiye edilmiş gibi her zaman lütufla dolu olsun. Böylece herkese nasıl karşılık vermek gerektiğini bileceksiniz.
I.Petrus 3: 15 Mesih'i Rab olarak yüreklerinizde kutsayın. İçinizdeki umudun nedenini soran herkese uygun bir yanıt vermeye her zaman hazır olun.

Mesih’in hizmetkarlarının her durumda söyleyecek uygun bir sözü olmalıdır. Aynı zamanda bizler Kutsal Yazılara dayalı olarak dua etmeli, vaaz ettiğimiz Sözü doğru bir şekilde hayatımıza uygulamalıyız. Kelam, Tanrı Sözü olduğuna göre bunu yanlış kullanırsak güçsüz ve boş bir söz söylemiş olacağız.

Doğru Öğretiş olsun diye dua etmeliyiz; toplumların geleneklerin, aile ve yetişme tarzının, dünya görüşünün belirlediği Hristiyanlık ile Kutsal Kitap Hristiyanlığı arasındaki farkı görünür kılmalıyız.

2-)
Müjde’nin hizmetkarlarının vaaz etmek için cesareti olsun diye dua etmeliyiz.[72] Çünkü vaaz edenler, öğretenler öğrenci yetiştirenler bazen ölüm tehlikesi ile denenebilirler. Pavlus, Müjde uğruna cesaretle vaaz etti, ölümü, tutuklanmayı ve işkenceyi göze aldı:
II.Korintliler 11: 24 Beş kez Yahudiler'den otuz dokuzar kırbaç yedim.[73]

Pavlus’un Efes’teki karışıklıkta (Elçilerin İşleri 19:23-41), Yeruşalim’deki karışıklıkta (Elçilerin İşleri 21:27-22:22) ne kadar cesaretle dayandığını hatırlayınız.[74]

Elçilerin İşleri 20: 27 Tanrı'nın isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.
Sözün hizmetkarları Tanrı’nın isteğini tam olarak bildirme cesareti ile vaaz etmelidir.

Pavlus, Efesliler Mektubunu yazdığı zamanlarda Roma’da tutuklu olarak Sezar’ın önüne çıkmak için bekliyordu. Kurtulmak için değil, cesaretle vaaz edebilmek için dua istiyor; bu fırsatı en bereketli bir şekilde kullanmak için dua istiyordu.

Pavlus’u bu ayetlerde heyecanlı olarak görmekteyiz. Çünkü İmparator önünde ve imparatorun yakınlarının karşısında tanıklık verecek. Bütün bunlar Müjde’nin yayılması için önemli bir fırsattı (Elçilerin İşleri 2:29; 4:13, 29, İbraniler 10:32-35).[75] Yüce Görev böyle bir adanmışlığı, sorumluluğu ve disiplini gerektirir.

Sözün cesaretle ve açık bir şekilde vaaz edilmesi Hristiyanlığın en yüksek olan evrensel bir çağrısıdır.

Böylece tüm dünyadaki gözetmenler için, Müjde’yi vaaz edenler için dua etmeliyiz; öyle ki, onlar cesaretle Müjde’nin gerçeğini duyurabilsinler.

3-)
Müjde’nin vaazı ve öğretilmesi için çalışan bütün hizmetçilerin çağrısı Elçi Pavlus’un çağrısından daha az önemli değildir –aslında bir Hristiyanın çağrısı bir Elçinin çağrısından daha az değildir. Bizler bütün ulusların önünde Kralın elçileri olarak duruyoruz. Dünya bizim sözlerimiz kadar yaşayışımızdan da Hristiyanlık hakkında fikir sahibi olmaktadır.

Hristiyan çağrısına uygun bir yaşam sürmek için dua etmeliyiz. 19. ayette cesaret için dua istenirken, 20. ayette ise Elçi, Müjde’yi vaaz etmek için cesaretten bahsediyor –cesaret konusu böylece daha da ileri giderek ciddi bir sorumlulukla birlikte hatırlatılıyor.

Pavlus sadece bir vaiz değil, aynı zamanda bir elçidir. Pavlus şimdiye kadar kendi hakkında fazla konuşmamıştı (Efeslilier 3:1; 4:1). Böylece kendisini örnek göstererek bütün kiliseye gözetmenler için dua etmeyi öğretiyor. Aynı zamanda Pavlus’un hayatı bütün Hristiyanlar için örnektir.

Roma o dönemde imparatorluğun merkezi idi. Roma’da çok uluslardan elçiler bulunuyordu. Pavlus kendi varlığını Roma’da içinde bulunduğu hapishane duruma rağmen bir elçi ziyareti gibi değerlendiriyordu. Çünkü o herhangi bir ülkeden değil, Göksel Vatandan gelen bir elçi idi. Pavlus, Kralların KRALI olan Tanrı’yı temsil ediyordu. Pavlus’un zincire vurulmuş olması onu ya da mesajını daha az önemli göstermiyordu –bu durum Pavlus’un kendi yaşadığı çağda ne kadar Mesih’in ikinci gelişine, yani zaferli bir tarihe odaklanmış bir şekilde bakarak hizmet ve tanıklık ettiğini anlamamıza yardım ediyor; Pavlus kendisini temsil etmek için değil, Mesih’i temsil etmek için Roma’da (dünyada) olduğunu biliyor. Eğer Mesih acı çekti ise O’nun öğrencileri de acı çekecekti (Matta 10:18-28).

20. ayetteki gerektiği gibi” ifadesi Pavlus’un elçi olarak Sözü yaymak ile ilişkili olan zorunluluğunu göstermektedir:
II.Korintliler 5: 19 Şöyle ki Tanrı, insanların suçlarını saymayarak dünyayı Mesih'te kendisiyle barıştırdı ve barıştırma sözünü bize emanet etti.
20 Böylece, Tanrı aracılığımızla çağrıda bulunuyormuş gibi Mesih'in adına elçilik ediyor, O'nun adına yalvarıyoruz: Tanrı'yla barışın.
21 Tanrı, günahı bilmeyen Mesih'i bizim için günah sunusu yaptı. Öyle ki, Mesih sayesinde Tanrı'nın doğruluğu olalım.

Yani Mesih, seçtiği elçiler aracılığı ile Roma imparatorluğuna ve bütün dünyaya konuşuyor. Zincirler, Pavlusu’un zayıflığında etkin olan Müjde’nin gücünü göstermekteydi. Roma yıkıldı, ancak kilise yeryüzünde çoğalarak halen yayılmaya devam ediyor. Çünkü Müjde’nin zayıflığı dünyanın güçlülüğünü yener (I.Korintliler 1:18-25).

Pavlus muhtemelen bir zincir ile Romalı bir askere bağlanmıştı. Ancak Pavlus’a göre bu resim onun ile Mesih arasındaki bağlantıyı göstermektedir (3:1 –Mesih İsa’nın tutuklusu; 4:1 –Rab’bin uğruna tutuklu).

Böyle zincirle birine bağlı olmak, bir kişi ne yöne giderse ya da nasıl hareket ederse ona uygun olarak hareket etmeyi gerekli kılar. Böylece Pavlus istekli olarak Rab’be zincirle bağlı olduğu için Rab nereye giderse, Rab ne yaparsa aynısı yapmak istemektedir. Pavlus’un kendi planı, kendi yolu yok; Rab ne isterse onu yapmak istiyor.

Bu örnek bütün Hristiyanlar için iyi bir örnektir. Hepimiz aynı derecede Rab’be bağlı bir şekilde yaşayarak Yüce Görev için doğru bir şekilde hizmet edebiliriz.

SONUÇ OLARAK,
Bizler kilisenin öğreten ve yöneten bütün gözetmenleri için; onlara Tanrı Sözü verilsin, onlara Tanrı’dan cesaret verilsin, onlar elçilik çağrılarını layıkıyla yapabilsinler diye dua etmeliyiz.

Fakat bunlar tek başına yeterli değildir:
- Sadece gözetmenler değil, bütün Hristiyanlar bir gözetmen çağrısı ile yaşasın diye dua etmeliyiz.
- Her Hristiyan kişi okulda, işinde, aile ve akraba çevresinde, komşularına karşı Mesih’in tutuklusu bir elçi olarak yaşasın ve tanıklık çağrısını cesaretle ilan etsin diye dua etmeliyiz.

Kutsal Kitap bilgisinde, duada zayıf kalan kimseler ruhsal olgunlukta da zayıf kalacaklardır. Böylece imanda büyüyüp olgunlaşmamış kimselerin Yüce Görev için zaman zaman bazı etkinliklere katılmış olmalarında da bir meyve görülmeyecektir (çağımızın kiliselerinin, elçilerin kilisesinden çok daha fazla imkanlara sahip olmasına rağmen yaşadıkları toplumlarda Müjde’nin gücünün fark edilememiş olması düşündürücüdür).

Teolojiyi küçümsemek çarmıhı taşımayı da önemsiz hale düşürmüştür. Gerek duasızlık gerekse iman olgunluğu olmadan yetişmiş kimselerin tanıklığı Yüce Görev açısından bakıldığında zayıf kalmaktadır. Kutsal Kitabı tam bir şekilde bilmemek vasat bir şekilde yaşayan Hristiyanları doğurmuştur. Hal böyle olunca onların da Yüce Görev adına yaptıkları girişimler çoğu zaman Müjde’nin ve Kutsal Ruh’un gücünden yoksundur. Böyle kimselerin Yüce Görevi bir öncelik olarak görmeden önce kendi iman olgunluklarında büyümeyi bir öncelik olarak görmeleri daha yararlı olacaktır.

I.Petrus 3:15 Mesih'i Rab olarak yüreklerinizde kutsayın. Sizdeki ümidin nedenini soran herkese uygun bir yanıt vermeye her zaman hazır olun.
Kilisenin en sıkıntılı ve dünya ölçülerine göre en zayıf olduğu bir dönemde yazılmış olan Petrus Mektubundaki ayetler Yüce Görev için istekli olmanın yanında hazır olmaktan da bahsediyor –herkese, her durumda cevap vermeye hazır olmak.

Mesih'i Rab olarak yüreklerimizde kutsamak
Kutsal Kitabı iyi bilmek, Kelama ve duaya hayatında düzenli bir yer vermek, Tanrı’nın çağrısı dikkate almak, Mesih’e adanmışlık ve sevgi ile bağlı olmak… Bunlar olmadan da bir ümitten bahsedemeyiz.

Ancak ruhani hayatını gittikçe artan bir şekilde daha üst düzeye çıkarmak için çalışmayanların bu dünyanın bazen zorlukları, bazen de akıl çelen yönleri Hristiyan kişiye umundu unutturur. Böylece ruhsallığa ilgisi azalmış olaraktan kendisinindeki yanlışlıklara veya eksikliklere bakmak yerine bir başkasında olan hatalara bakarak kendisinin “en azından başkalarından daha iyi” olduğunu düşünen insanlar çoğalmaya başlar. Böyle kişilerin hallerine bakan kimselerde çoğunlukla onlarda bir ümit görmediği için onlara da bir sorusu olmaz. I.Petrus 3:15 ayeti Müjde’nin yaşamlara radikal bir şekilde yerleşmişliği ile ortaya çıkan bir ümitten bahsediyor; Mesih, Rab olarak yüreklerde kutsamalı, böylece yaşayan bir ümitte yaşanılmalıdır.

İleri Çalışma İçin:
Mesih'i Rab olarak yüreklerimizde kutsamak (Mesih’te Yaşamak):
Yuhanna 14:20-23
Galatyalılar 2:19-20
Efesliler 3:16-19
Koloseliler 1:25-29
I.Yuhanna 3:23-24

Hazır Olmak:
II.Korintliler 8:12-21; 9:2
II.Timoteyus 2:21-26
Titus 3:1-2

Ruhsal Umut:
Romalılar 4:18-21
Romalılar 5:1-5
Romalılar 8:23-25
Romalılar 15:1-4
I.Korintliler 13
I.Yuhanna 3:2-3
- “Tanrın Rab’bin ismini boş yere ağzına almayacaksın; çünkü Rab kendi ismini boş yere ağzına alanı suçsuz tutmayacaktır”.
- WUİ 112. Üçüncü emirde şart koşulan sorumluluklar nelerdir?
Üçüncü emir, Tanrı’nın isminin, unvanlarının ve niteliklerinin,[76] kurallarının,[77] Sözünün,[78] sakramentlerinin,[79] duanın,[80] andların,[81] adakların,[82] O’nun işlerinin[83] ve Kendisini açıkladığı başka herhangi bir yolun, kutsal bir şekilde ve saygıyla düşünüş,[84] derin düşünüş,[85] söz,[86] ve yazı ile;[87] kutsal bir tavır,[88] Müjde’ye yaraşır bir yaşayışla,[89] Tanrı’nın yüceliği,[90] kendimizin[91] ve diğerlerinin iyiliği için[92] kullanılmasıdır.




[1] I.Korintliler 1:18-21 (Belçika İnanç Açıklaması -5: … Çünkü kör olanlar bile Kutsal Yazılar’da önceden bildirilenlerin gerçekleştiğini gözleriyle görmektedir)

[2] Boyunduruk takılan hayvanların eşit boyda olmasına dikkat edilir; çünkü bir taraf diğer taraftan yüksek ise, yüksek olan taraf bütün yükü taşımak zorunda kalacaktır –Mesih’le aynı boyunduruğa girmek de böyle bir şeydir; kendini Mesih’e teslim etmek ve O’nun çektiği şekilde ilerlemek (Küçük çocukların paket taşıyan büyüklerine yardım etmek için paketin bir tarafından tuttukları zaman taşıyan kişinin yükünü daha da ağırlaştırmış olduğunu hemen herkes deneyimlemiştir –boyunduruk eşit güç sistemi üzerine kurulmuş olduğu için aynı boyda, aynı yükseklikte iki hayvan tarafından taşındığında; taşınan yükü birlikte paylaşmış olurlar).

[3] Mesih’i ağlayarak ya da büyük bir sevinçle kabul eden pek çok kimse gördüm. Ancak bu kimselerden pek azının adanmışlıkta devam ettiklerine tanık oldum.

[4] Luka 16: 13 Hiçbir uşak iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrı'ya, hem paraya kulluk edemezsiniz.

[5] Matta 25:35 Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız. 36 Çıplaktım, beni giydirdiniz; hastaydım, benimle ilgilendiniz; zindandaydım, yanıma geldiniz.'

[6] Matta 6: 24 "Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrı'ya, hem de paraya kulluk edemezsiniz." I.Korintliler 10: 21 Hem Rab'bin, hem cinlerin kâsesinden içemezsiniz; hem Rab'bin, hem cinlerin sofrasına ortak olamazsınız.

[7] Göklerin Egemenliği Uğruna Ailesini Bırakmak: Luka 18: 29-30 İsa onlara şöyle dedi: "Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği uğruna evini, karısını, kardeşlerini, annesiyle babasını ya da çocuklarını bırakıp da bu çağda bunların kat kat fazlasına ve gelecek çağda sonsuz yaşama kavuşmayacak hiç kimse yoktur." Göklerin Egemenliği Uğruna İşini Bırakmak: Luka 5:27-28; Göklerin Egemenliği Uğruna Bütün ayrıcalıklarını Bırakmak: Filipililer 3:4-9.

[8] Matta 4: 10 İsa ona şöyle karşılık verdi: "Çekil git, Şeytan! 'Tanrın Rab'be tapacak, yalnız O'na kulluk edeceksin' diye yazılmıştır."

[9] Filipilier 3: 20 Oysa bizim vatanımız göklerdedir. Oradan Kurtarıcı'yı, Rab İsa Mesih'i bekliyoruz. 21 O her şeyi kendine bağlı kılmaya yeten gücünün etkinliğiyle zavallı bedenlerimizi değiştirip kendi yüce bedenine benzer hale getirecektir.

[10] I.Korintliler 1: 21 Mademki dünya Tanrı'nın bilgeliği uyarınca Tanrı'yı kendi bilgeliğiyle tanımadı, Tanrı iman edenleri saçma sayılan bildiriyle kurtarmaya razı oldu. 22 Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Grekler'se bilgelik arar. 23 Ama biz çarmıha gerilmiş Mesih'i duyuruyoruz. Yahudiler bunu yüzkarası, öteki uluslar da saçmalık sayarlar.

[11] Mezmur 119: 139 Gayretim beni tüketti, Çünkü düşmanlarım unuttu senin sözlerini. Yuhanna 2:17 Öğrencileri, «Senin evin için gösterdiğim gayret beni yiyip bitirecek» diye yazılmış olan sözü hatırladılar.

[12] Matta 5: 13 "Yeryüzünün tuzu sizsiniz. Ama tuz tadını yitirirse, bir daha ona nasıl tuz tadı verilebilir? Artık dışarı atılıp ayak altında çiğnenmekten başka işe yaramaz. 14 "Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez. 15 Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar. 16 Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız'ı yüceltsinler!"

[13] Mezmur 19:7, Yakup 2:10, Matta 5:21-22

[14] Romalılar 7:14, Tesniye 6:5, Matta 22:37-39; 5:21-22, 28-28, 33-34, 37-39, 43-44

[15] Koloseliler 3:15, Amos 8:5, Süleymanın Meselleri 1:19, I.Timoteyus 6:10

[16] İşaya 58:13, Tesniye 6:13, Matta 4:9-10; 15:4-6

[17] Matta 21-25, Efesliler 4:28

[18] Çıkış 20:12, Süleymanın Meselleri 30:17

[19] Yeremya 18:7-8, Çıkış 20:7, Mezmur 15:1, 4-5; 24:4-5

[20] Eyüp 13:7-8, Romalılar 3:8, Eyüp 36:21, İbraniler 11:25

[21] Tesniye 4:8-9

[22] Matta 12:7

[23] Matta 5:21, 22, 27-28; 15:4-6, Galatyalılar 5:26, Koloseliler 3:21

[24] Çıkış 20:10, Levililer 19:17, Tekvin 18:19, Yeşu 14:15, Tesniye 6:6-7

[25] II.Korintliler 1:24

[26] İşaya 44:6

[27] Buna ondalıklar, dua, Kelam okuma ve çalışma gibi şeyler de ekleyebiliriz. Kutsal Kitabı emirleri ve yasaklarıyla doğru bir şekilde öğrenmeyenler bilemedikleri konularda dünyanın yargılarına göre karar vereceklerdir. Böylece “Dünya Görüşü” Hristiyanlık İnancıyla şekilleneceğine tam tersi Hristiyanlık dünyaya benzer olmaya başlar.

[28] İşaya 9:5-6, I.Timoteyus 4:10

[29] Mezmur 115:1-2, 9, İşaya 31:4-5, 8-9, Zekeriya 12:2-4, 8-9

[30] Elçilerin İşleri 2:39, 42

[31] Mezmur 147:19-20, Romalılar 9:4, Efesliler 4:11-12, Markos 16:15-16

[32] Yuhanna 6:37

[33] Mezmur 57:8

[34] Yuhanna 16:23

[35] Romalılar 8:26

[36] Mezmur 32:5-6, Daniel 9:4

[37] Filipililer 4:6

[38] I.Krallar 8:39, Elçilerin İşleri 1:24, Romalılar 8:27

[39] Mezmur 65:2

[40] Miha 7:18

[41] Mezmur 145:18

[42] Romalılar 10:14

[43] Matta 4:10

[44] I.Korintliler 1:2

[45] Romalılar 10:14

[46] Mezmur 50:15

[47] Yuhanna 14:13-14; 16:24, Daniel 9:17

[48] Matta 7:21

[49] İbraniler 4:14-16, I.Yuhanna 5:13-15

[50] Yuhanna 14:6, İşaya 59:2, Efesliler 3:12

[51] Yuhanna 6:27, İbraniler 7: 25-27, I.Timoteyus 2:5

[52] Koloseliler 3:17, İbraniler 13:15

[53] Romalılar 8:26-27, Mezmur 10:17, Zekeriya 12:10

[54] Efesliler 6:18, Mezmur 28:9

[55] I.Timoteyus 2:1-2

[56] Koloseliler 4:3

[57] Tekvin 32:11

[58] Yakup 5:16

[59] Matta 5:44

[60] I.Timoteyus 2:1-2

[61] Yuhanna 17:20, II.Samuel 7:29

[62] II.Samuel 12:21-23

[63] I.Yuhanna 5:16

[64] WUİ 44. Mesih kahinlik görevini nasıl yerine getirmiştir? Mesih, halkının günahları için barıştırmalık olmak için kendisini lekesiz olarak Tanrı’ya tek bir kere sunmasıyla; ve onlar için sürekli yakarışta bulunmasıyla kahinlik görevini yerine getirmiştir.

[65] WUİ 184. Ne için dua etmeliyiz? Tanrı’nın yüceltilmesine yönelik olan her şey için,. kilisemizin gelişmesi, kendimizin ve başkalarının iyiliği için dua etmeliyiz; fakat yasal olmayan şeyler için dua etmemeliyiz. WUİ 185. Nasıl dua etmeliyiz? Korku dolu bir anlayış ile Tanrı’nın görkemini için; kendi değersizliğimizi, ihtiyaçlarımızı, ve günahlarımızı derinden kavrayarak, tövbe ile, şükran ile ve Tanrı önünde açık yüreklerle dua etmeliyiz; anlayışla, imanla, içtenlikle, gayretle (hararetle), sevgiyle ve dayanmayla Tanrı’nın için (önünde) bekleyerek O’nun iradesine alçakgönüllülükle boyun eğmeliyiz.

[66] bana gerekli söz verilsin diye…: Bu ayette kullanılan kelime Grekçe’de “gerekli; etkin” anlamına gelen bir kelime olup, antik çağda çok önemli bir ilan (duyuru) için kullanılırdı. Dolayısı ile “çok önemli; çok ciddi” anlamlarını içermektedir. Böylece ayet “ağzımı her açtığımda bana Kral’ın Sözü verilsin” şeklinde anlaşılabilecek bir ifade kullanılmaktadır. Mezmur 51:15 ayetindeki ifade burada anlatılmak istenen şeyi tam olarak açıklıyor: “ben ağzımı açayım ama Senin sözlerin benden çıksın” şeklinde bir anlam vardır.

[67] [a.16] “ iman kalkanını alarak yerinizde durun, [a.17] Ruh’un kılıcını alarak yerinizde durun, [a.18] Ruh’un yönetiminde dua ederek yerinizde durun,” … şeklinde bir ifade vardır.

[68] Luka 18:1 1-2 İsa öğrencilerine, hiç usanmadan, her zaman dua etmeleri gerektiğini belirten şu benzetmeyi anlattı: "Kentin birinde Tanrı'dan korkmayan, insana saygı duymayan bir yargıç vardı… Romanlılar 12:12 Umudunuzla sevinin. Sıkıntıya dayanın. Kendinizi duaya verin. Pilipililer 4:6 Hiç kaygılanmayın; her konudaki dileklerinizi, Tanrı'ya dua edip yalvararak şükranla bildirin. I.Selanikliler 5:17 Sürekli dua edin.

[69] gündelik olağan zaman için “kronos” kelimesi kullanılır.

[70] Yuhanna 4: 23 Ama içtenlikle tapınanların Baba'ya ruhta ve gerçekte tapınacakları saat geliyor. İşte, o saat şimdidir. Baba da kendisine böyle tapınanları arıyor. 24 Tanrı ruhtur, O'na tapınanlar da ruhta ve gerçekte tapınmalıdırlar.

[71] Kilisenin aracılık dualarını dayandırdığı bir ayetlerden biri de budur. Bundan dolayı “(1-) devletimiz ve yöneticiler için, (2-) Kiliseler ve görevlileri için, (3-) Acı ve sıkıntı çekenler için, (4-) Aileler, çocuklar ve gençler için, (5-) Tüm dünyanın barışı için” olan dualar, bütün büyük dualarımız içinde yer alır. Kilise tarihi boyunca kullanılan bütün toplu dua örneklerine baktığımızda bu özet beş konunun değişik şekillerde ifade edildiğini görürüz.

[72] Yaşadığımız dünyanın kültürüne bazen ters düşme korkusu bile Müjde’nin yayılmasında bir engeldir.

[73] II.Korintliler 11:25 Üç kez değnekle dövüldüm, bir kez taşlandım, üç kez deniz kazasına uğradım. Bir gün bir gece açık denizde kaldım. 26 Sık sık yolculuk ettim. Irmaklarda, haydutlar arasında, gerek soydaşlarımın gerekse öteki ulusların arasında tehlikelere uğradım. Kentte, kırda, denizde, sahte kardeşler arasında tehlikelere düştüm. 27 Emek verdim, sıkıntı çektim, çok kez uykusuz kaldım. Açlığı, susuzluğu tattım. Çok kez yiyecek sıkıntısı çektim, soğukta çıplak kaldım.

[74] Aynı şekilde Pavlus, Vali Felix’in önünde (Elçilerin İşleri 24:1-26), Vali Festus’un önünde (Elçilerin İşleri 25:1-12), Kral Agripa önünde (Elçilerin İşleri 25:23-26:29), Roma’daki Yahudiler ve Romalılar önünde (Elçilerin İşleri 28:17-31) Müjde’yi hikmetli bir şekilde savunmuştur.

[75] Elçilerin İşleri 9: 15 Rab ona, "Git!" dedi. "Bu adam, benim adımı öteki uluslara, krallara ve İsrailoğulları'na duyurmak üzere seçilmiş bir aracımdır. 16 Benim adım uğruna ne kadar sıkıntı çekmesi gerekeceğini ona göstereceğim.

[76] Matta 11:9, Tesniye 28:58, Mezmur 29:2; 68:4, Vahiy 15:3-4

[77] Malaki 1:1-14, Vaiz 5:1

[78] Mezmur 138:2

[79] I.Korintliler 11:24-25, 28-29

[80] I.Timoteyus 2:8

[81] Yeremya 4:2

[82] Vaiz 5:2-5

[83] Eyüp 36:24

[84] Malaki 3:16

[85] Mezmur 8:1, 3-4, 9

[86] Koloseliler 3:17, Mezmur 105:2-5

[87] Mezmur 102:18

[88] I.Petrus 3:15, Mika 4:5

[89] Filipililer 1:27

[90] I.Korintliler 10:31

[91] Yeremya 32:39

[92] I.Petrus 2:12




Müjdecilik - Misyoloji


 Müjdecilik - Misyoloji
admin1 Ken Block

Müjdecilik - Misyoloji


YÜCE GÖREV
[font=Garamond](Müjde’yi Duyurma ve Öğrenci Yetiştirme)
( Misyolojiye Giriş )

İÇİNDEKİLER
Önsöz
I.Genel Bakış
II. Müjdeleme ve Öğrenci Yetiştirmeye Bakış
III. Mesih’in Öğrencisi Olma Ayrıcalığı
IV. Mesih’i Taklit Etmek
V. Kutsal Ruh
VI. Mesih ve Müjde Uğruna

Kısaltmalar:
BİA: Belçika İnanç Açıklaması
WİA: Westminster İnanç Açıklaması
WUİ: Westminster Uzun İlmihal
Hİ: Heidelberg İlmihali

[font=Garamond]
IV. MESİH’İ TAKLİT ETMEK

IV.1-) Mesih’te Bize Bağışlananlar
IV.2-) Almak ve Vermek
IV.3-) Önde Olmak ve Örnek Olmak

IV.1-) Mesih’te Bize Bağışlananlar

Matta 11:28 Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size huzur veririm.
Bu ayet Mesih’in kendi halkına verdiği şeyler üzerinde düşünmemize sebep olmaktadır Mesih’in cömertliği hakkında da düşünebiliriz. Mesih kendi halkına dinlenme veriyor.

İleri Çalışma İçin:
Mesih’te Bize Bağışlananlar:
Göklerin Egemenliğinin anahtarlarını –Matta 16:19
Kötü Güçler üzerinde yetki –Luka 10:19
Yaşam suyu –Yuhanna 4:14
Göksel Ekmek –Yuhanna 6:51
Sonsuz Yaşam –Yuhanna 10:28
Krallığın Esenliği –Yuhanna 14:27 (Vahiy 2:26, 28; 21:6)
Kutsal Ruh –Yuhanna 20:22, Elçilerin İşleri 1:8; 2:4

1-) İlave Okumalar:
Çıkış 23:25-27
Mezmur 81:16
İşaya 30:23-26
Amos 9:13-15
Malaki 3:10-12
Matta 6:25-33

2-) İlave Okumalar:
İşaya 56:4-5
Yeremya 24:7
Hezekiel 11:19
Vahiy 2:10, 17

3-) İlave Okumalar:
Tekvin 1:29
Tesniye 8:18
Tesniye 11:14
Mezmur 127:2
Mezmur 136:25

Yuhanna 16:33 Bunları size, bende esenliğiniz olsun diye söyledim. Dünyada sıkıntınız olacak. Ama cesur olun, ben dünyayı yendim!
Mesih bizlere huzur ve dinlenme verirken diğer taraftan da bizleri gelecek olan sıkıntılara hazırlamak istiyor; dünyayı yenme konusunda emin olmak için esenlik veriyor.

Bu kadar donanım ne için? Ruhsal savaş için olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bütün Hristiyan sorumluluğumuzu ve bütün Hristiyan yaşamımızı On Emir ile ilişkili düşünmeliyiz –özetle; Tanrı’yı sevmek ve insanı sevmek.

Öyleyse bu donanımlarımıza baktığımızda Tanrı’yı sevmek, O’na hizmet etmek, O’na layık olduğu yüceliği sunmak, kutsal saygı ve kutsal korku ile O’nu övmek ve dünyaya ilan etmek için gerekenlerin bize bağışlanmış olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzden de bütün Hristiyan sorumluluklarımız ve yaşamımız içinde bütün bunları aynı zamanda insanlık ailesine sevgi ile ilan ederiz.

Bu açıdan baktığımızda YÜCE GÖREV “sorumluluklarına sahip çıkılmış bir Hristiyan yaşamı” olarak karşımıza çıkar.

Mesih’in bütün yüceliğinden soyunarak, kendini alçaltıp aramıza gelmesi, bizler için denenmeler ve acılardan geçmesi, bizlerin yerine çarmıhtan ve mezardan geçmesi bir amaç içindi; vaaz ettiği Müjde’yi tamamlamak ve mühürlemek için… Böylece Mesih bütün bunları bize Göksel Krallığı vermek için yaptı.

Bundan sonra Tanrı halkına düşen şey Mesih’in gittiği yoldan giderek O’nun örnek bıraktığı şekilde yaşamak ve O’nun yaptıklarını ilan etmektir. Bizler bize verilmiş olan Göksel Krallığı, en iyi şekilde, bu dünyada Göksel Krallığın vatandaşları olarak yaşamakla yansıtabiliriz.

IV.2-) Almak ve Vermek
Böylece Mesih’in yaşamı, hizmeti ve tanıklığına baktığımızda yaptığı her şeyi Baba’nın iradesini yerine getirmek ve bize bir şeyleri vermek için yaptığını görüyoruz. Bu da bizlere Mesih’e benzemek konusunda izleyeceğimiz yolu gösteriyor:
–Baba’nın iradesi bağlılık ve öylece dünyaya hizmet.
–bütün uluslara tanıklık.
–bize bağışlananları Tanrı’ya adamak ve öylece insanlık ailesine hizmet için kullanmak.

1-) İlave Okumalar:
Galatyalılar 1:4
Efesliler 5:26
Titus 2:14
Yuhanna 15:15
Yuhanna 17:4-8

2-) İlave Okumalar:
Romalılar 6:2-4,
Galatyalılar 2:20; 5:24
Koloseliler 3:3
I.Petrus 2:24

Böylece Mesih bizlere hizmet etmek için gereken sevgi ve sevinci vermiştir (Yuhanna 15:9-11).

Mesih’in başkahinsel duaTanrı’dan bize bağışlananlarla nasıl yaşamamız ve hizmet etmemiz gerektiği konusunda başka bir örnektir:[1]
Yuhanna 17: 18 Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.
20-21 «Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin.
22 Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.
23 Ben onlarda, sen bende olmak üzere tam bir birlik içinde bulunsunlar ki, dünya beni senin gönderdiğini, beni sevdiğin gibi onları da sevdiğini anlasın.
24 Baba, bana verdiklerinin de bulunduğum yerde benimle birlikte olmalarını ve benim yüceliğimi, bana verdiğin yüceliği görmelerini istiyorum. Çünkü dünyanın kuruluşundan önce sen beni sevdin.
25 Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.
26 Bana beslediğin sevgi onlarda olsun, ben de onlarda olayım diye senin adını onlara bildirdim ve bildirmeye devam edeceğim

Burada Baba ve Oğul arasındaki birlik (a.20-21, 23) ile Oğul ve Tanrı halkı arasındaki birliğe (a.20-21, 23, 26) dikkat ediniz. Aynı şekilde bu duada ‘Misyon’u (Görevi) başlatan taraf Baba ve Oğul olarak karşımıza çıkıyor (a.18, 23, 25). Böylece kiliseye verilen Yüce Görev başlatılmış bir işin; Tanrı’nın bir işinin; Tanrı’nın planının bir parçası olarak bize verilmiş olduğunu görüyoruz (a.18).

İleri Çalışma İçin:
- Yuhanna 17:1-26
- Yuhanna 17:2; 6:44; 10:27-29
- Yuhanna 17:5 “dünya var olmadan önce sahip olduğum yücelik” (WUİ 54, BİA 10).
- Yuhanna 17:6 “Onlar senindiler” (WUİ VIII/1, 8).
- Yuhanna 17:9 “Onlar için istekte bulunuyorum. Dünya için değil” (10:14-15, 27-30, BİA 16, WİA III/6).
- Yuhanna 17:11 “bizim gibi bir olsunlar” (14:11; 17:21-23).
- Yuhanna 17:15 “kötü olandan korumanı istiyorum” (WUİ 195).
- Yuhanna 17:17 “Onları gerçekle kutsal kıl. Senin sözün gerçektir“ (Tanrı’nın verdiği “gerçek” ve “kutsallık” hakkında düşününüz).

Hristiyanlar olarak bizler Mesih’in yüceliğine bakarak hizmet etmekteyiz. Yani hizmetimizi yönlendiren şey dünyanın anladığı başarı grafikleri değil, Mesih’in yüceliği olmalıdır. Mesih İsa bizlere Yüce Görevi verirken “dünyanın sonuna kadar” birlikte olma vaadi vermişti. Yuhanna 17:26. ayetteki duası da aynı şekilde “dünyanın sonuna kadar birlikte olma vaadi” içermektedir –Mesih’in duasının ve vaatlerinin kilisenin Yüce Görevi yerine getirmesinde ne kadar büyük bir teşvik olduğunu hizmet ederken göz önüne almalıyız.

1-) İlave Okumalar:
Filipililer 2:6-11
Filipililer 3:4-11 (2:20-22, 25-26, 30)

2-) İlave Okumalar:
Matta 10:16-20

Öyleyse Baba Tanrımız bizlere olan harika sevgisini ve büyük lütfunu göstermek için Biricik Oğul ile aramıza gelip diri sözlerini açıkladı ve bize yapmamız gerekenler için bir örnek bıraktı ise, yaşamamız gereken yol da aynı şekilde kendi önceliklerimizi bırakmak ve öylece vermek üzerine olmalıdır:
Yuhanna 13 [13:13-17]:15 Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek verdim.
I.Petrus 2:21 Nitekim bunun için çağrıldınız. Mesih, kendi izinden gidesiniz diye uğrunuza acı çekerek size örnek oldu.
I.Petrus 5:1-3 Bu nedenle aranızdaki ihtiyarlara, ben de onlar gibi bir ihtiyar, Mesih'in çektiği acıların tanığı ve açığa çıkacak olan yüceliğin de paydaşı olarak rica ediyorum: Tanrı'nın size verdiği sürüyü güdün. Zorunluymuş gibi değil, Tanrı'nın istediği şekilde, gönüllü olarak gözetmenlik yapın. Para hırsıyla değil, gönül rızasıyla, size emanet edilenlere egemenlik taslamadan sürüye örnek olarak görevinizi yapın.

Yüce görev için bir asker gibi yola çıkmış olan kimselerin Mesih’in son akşam yemeği sırasında Elçilerin ayaklarını yıkaması örneğine dikkat etmesi gerekir (Yuhanna 13:4-14). Mesih’in bu uygulaması aynı zamanda Müjdesel gerçeklerin yaşamsal bir tanıklığıdır. Mesih, bir alçakgönüllü hizmetkarlar tarafından sunulmak üzere Yüce Görevi vermek istemiş ve yaptıkları ile de buna örnek göstermiştir.

Böylece Yüce Görev için adanmış kişilerin kafasında daha en başında dünyasal saygınlık, toplumsal onay ve beğenilme gibi şeyler olmamalıdır; Mesih’in öğrencileri mutluluğu bu yüzden dünyasal değerlerde değil, “vermek” ile bulacaklardır –Elçilerin İşleri 20:30Vermek, almaktan daha büyük mutluluktur.

Öyleyse Yüce Görev için emek verdiklerini düşünenler şu soru ile yüzleşmelidir: dünyanın sevmediği yoksulluk, dünyanın değer vermediği yumuşak huyluluk ve alçak gönüllülük, dünyanın kaçmak istediği sıkıntı, zorluk, baskı ve ölüm gibi konulara Yüce Görevin hizmetkarlarının bakış açısı ne olmalıdır; bu unsurlar onların hizmetlerinin önünde birer engel midir?

İlave Okumalar:
Elçilerin İşleri 6:9-12; 7:[2-50] 51-60
I.Korintliler 4:9-13
II.Korintliler 11:23-33
Koloseliler 1:24-29

Diğer yandan Mesih’in yoksulara, toplum dışına itilmiş kimselere, her şekilde yardıma muhtaç olan merhameti de Yüce Görev için hizmetkar olan kimselere verilmiş bir modeldir. Çünkü Tanrı’nın fakirlere (ezilmiş kimselere, toplum dışına itilmiş kimselere, dullara, yetimlere, gurbette olanlara) ilgisi aynı şekilde devam ettirilmesi gereken bir hizmettir (Yakup 2:5):
Mezmur 68: 5 Kutsal konutundaki Tanrı,
Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.
6 Tanrı kimsesizlere ev verir,
Tutsakları özgürlüğe ve gönence kavuşturur,
Ama başkaldıranlar kurak yerde oturur.

Bu hizmet aynı zamanda bu dünyanın zayıf kimselerine Tanrı’nın adaletini, gücünü duyurma yoludur.
Tesniye 10:17 Çünkü Tanrınız Yahve, tanrıların Tanrısı, rablerin Rabbi'dir. O kimseyi kayırmayan, rüşvet almayan, ulu, güçlü, heybetli Tanrı'dır. 18 Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.

Böylece Mesih İsa’nın hem Yahudilere hem de diğer uluslara yönelik olan merhamet hizmetinde Tanrı’nın adaletini, Tanrı’nın iyiliğini ve sevgisini dünyanın önemsiz ya da güçsüz saydığı kimselere duyurma amacı olduğunu görüyoruz. Çünkü Tanrı kendi halkından böyle kimselere ilgi göstermesini istiyor:
Tesniye 10:19 Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısır'da siz de yabancıydınız.
Amos 2:6 RAB şöyle diyor:
İsraillilerin cezasını kaldırmayacağım,
Çünkü günah üstüne günah işlediler;
Doğruyu para için,
Yoksulu bir çift çarık için sattılar.
7 Onlar ki,
Yoksulun başını toz toprak içinde çiğner
Ve mazlumun hakkını bir yana iterler.
Baba oğul aynı kızla yatarak
Kutsal adımı kirletirler.
Yakup 1:27 Baba Tanrı'nın gözünde temiz ve kusursuz olan dindarlık kişinin, öksüzlerle dulları sıkıntılı durumlarında ziyaret etmesi ve kendini dünyanın lekelemesinden korumasıdır.

İlave Okumalar:
Mezmur 112: 9
Süleymanın Meselleri 14:21; 14:31; 19:17; 22:9; 28:27; 29:7; 31:20,
İşaya 58:7

Böylece Yüce Görev “vermek” üzerine dayalı bir yaşam olarak karşımıza çıkıyor:
Matta 10:8 Hastaları iyileştirin, ölüleri diriltin, cüzamlıları temiz kılın, cinleri kovun. Karşılıksız aldınız, karşılıksız verin.
Luka 6:38 Sizde olanı verin, size verilecek. İyice bastırılmış, silkelenmiş ve taşmış, dolu bir ölçekle kucağınıza boşaltılacak. Hangi ölçekle ölçerseniz, size de aynı ölçek uygulanacak.»

Yüce Görevde bütün hizmetimizin kalitesini belirleyen şey sevgiyle ve sevinçle, karşılıksız vermek” şeklindedir; Tanrı’nın adaletini, merhametini ve bereketlerini ilan için seçtiği yoldur:
Romalılar 12: 7 Hizmetse, hizmet etsin. Öğreten biriyse, öğretsin.
8 Öğüt veren, öğütte bulunsun. Bağışta bulunan, bunu cömertçe yapsın. Yöneten, gayretle yönetsin. Merhamet eden, güler yüzle etsin.
14 Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.
15 Sevinenlerle sevinin, ağlayanlarla ağlayın.
17 Hiç kimseye kötülüğe karşı kötülük etmeyin. Herkesin gözünde iyi olanı yapmaya dikkat edin.
18 Mümkünse, elinizden geldiğince bütün insanlarla barış içinde yaşayın.

1-) İlave Okumalar:
Matta 22:37-39
Yuhanna 13:9-10, 35
Romalılar 12:9-10
Romalılar 16:3-4
II.Korintliler 12:15
I.Yuhanna 2:6-9 [3:11]
Tesniye 10:12 [6:5]

2-) İlave Okumalar:
Matta 5:9, Romalılar 14:19
İbraniler 12:14, Yakup 3:17

Diğer yandan Yüce Görevde bütün hizmetimizin ve vaazımızın kalitesini belirleyen tek ölçü Kutsal Ruh’un gücü ve tanıklığına dayanmasıdır. Böylece Hristiyanların Tanrı’ya ayrılmış yaşamları ve vaazları dünyaya suçluluğunu göstermelidir:
Yuhanna 16:7 Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı size gelmez. Ama gidersem, O'nu size gönderirim.
8 O gelince dünyanın günah, doğruluk ve gelecek yargı konusundaki suçluluğunu dünyaya gösterecektir.
9 Günah konusunda çünkü bana iman etmezler.
10 Doğruluk konusunda çünkü Baba'ya gidiyorum, artık beni görmeyeceksiniz.
11 Yargı konusunda çünkü bu dünyanın egemeni yargılanmış bulunuyor.

Bu durumda yaşamlarımız ve vaazlarımız dünyanın hoşuna gitmeyebilir. Sadece Tanrı’nın hoşnutluğunu arayarak yürüyebilmek; dünyasal kaygı ve korkulardan uzak bir şekilde hizmetimizi ve tanıklığımızı devam ettirmemiz esastır. Bunun için de Kelam’da iyi bir şekilde donanıma sahip olarak dua disiplini ile yürümek, ruhsal savaşın bilincinde olarak dünyaya bakmak ve eskatolojik bir halk olduğunun bilincinde olaraktan zorluk, baskı ve ayartılara karşı adanmışlıkla yürüyebilme kararlılığı esastır.[2]

IV.3-) Önde Olmak ve Örnek Olmak
Böylece Kutsal Ruh ile kutsanmış olarak dünyaya çıktığımızda aslında dünyadaki insanlardan farklı kişiler olarak çıkarız. Bu anlamda Hristiyanlar genel olarak yaşadıkları toplumun gözü önünde olmaktan dolayı “önde” duran kimselerdir. Onların bu pozisyonu onları çoğu zaman toplumda birer “önder” olarak yürümeyi gerektirir. Çünkü önderliğin de diğer bir özelliliği “örnek” olmaktır –önderlik ettikleri kimselere örnek olmak; yaşadıkları topluma örnek olmak, kendinden sonraki kuşaklara örnek bir miras ve tanıklık bırakmak...

Mesih’in öğretim şekli kendisini öğretisi ve yaşantısıyla örnek olarak ortaya koymaktır. Eğer Yüce Göreve hizmet edeceksek öğrenci yetiştirirken yaptığımız ve söylediğimiz şeyler Mesih’i ortaya koymalıdır. Mesih bize “yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek verdim; bu şeyleri yaparsanız, size ne bereket olsun” (Yuhanna 13:15-17) demiştir. O halde tanıklık verirken ve öğrenci yetiştirirken izleyeceğimiz örnek Mesih ve O’nun yolu olduğu takdirde kalabalıklar içinde “önde” giden kimseler olarak “örnek ve önder” olabiliriz (II.Korintliler 6:4-8, I.Timoteyus 4:12).[3]:
I.Korintliler 11:1 Ben Mesih'i örnek aldığım gibi, siz de beni örnek alın

Önde olmak ve Örnek olmak” aynı zamanda önderler için değil, bütün kilise topluluğu içindir. Çünkü Mesih’in yeryüzündeki ruhani bedeni olan kilise sadece aktif rolleri ve sorumlulukları bulunan önderlerle değil, önderler ve cemaatle birlikte oluşur:
I.Selanikliler 1:7 Böylece Makedonya ve Ahaya'daki bütün imanlılara örnek oldunuz.
I.Selanikliler 2:14 Çünkü kardeşler, siz, Tanrı'nın Yahudiye'de bulunan ve Mesih İsa'ya bağlı olan topluluklarını örnek aldınız. Onların Yahudilerden çektiği sıkıntıların aynısını siz de kendi yurttaşlarınızdan çektiniz.

İleri Çalışma İçin:
Örnek olmak konusuna aşağıdaki ayetler ışığında bakınız:
Markos 1:17
Elçilerin İşleri 2: [14-42] 43-47
Elçilerin İşleri 4:1-4
Elçilerin İşleri 5:1-11




[1] Mesih’in başkahinsel duasının tamamına baktığımızda şunu görüyoruz: (1-) Yuhanna 17:1-5 ayetlerde Mesih’in ve Baba’nın yüceliğine tanık oluyoruz. Aynı zamanda bu bölüm Mesih’in yetkisini açıklayarak başlıyor (17:2). Bu yetkinin açıklanmasından sonra sıra öğrencilerin gönderilmesini görüyoruz (17:18); bundan sonra da öğrencilerle birlikte olma vaadi (17:26) karşımıza çıkıyor. Matta 28:18 ayetinde Mesih’in yetkisine tanık oluyoruz; sonra öğrencilerin gönderilmesine sıra geliyor (Matta 28:19); bundan sonra da öğrencilerle birlikte olma vaadini görüyoruz (Matta 28:20). (2-) Yuhanna 17:6-12 ayetlerine baktığımızda Mesih’in kilisede yüceltilmesine tanık oluyoruz (17:10). Çünkü Mesih bütün görkemini dünyaya kilise aracılığı ile açıklayacak. Bu bölüm aynı zamanda kilisenin dünyadan ayrılmışlığı, korunması üzerine de bizleri düşündürüyor. (3-) Yuhanna 17:13-19 ayetlerine baktığımızda kiliseye sevinçli bir hizmet için bereketleme verildiğini görüyoruz. 17:3 ayetinde Mesih’in sevincinin kiliseye verilmesi ve 17:17 ayetinde kilisenin “gerçekle kutsal kılınması” bu bereketlemenin kendisidir. 17:19 ayetinde kiliseye Tanrı Sözü verilmiş olduğu için 17:18 ayetinde kilise bu Sözü alarak Yüce Görev için gönderilir. (4-) Yuhanna 17:20-26 ayetlerine baktığımızda Baba ve Oğul ile birlikte başlatılmış bu ‘Misyon’un kilise aracılığı ile çağlar boyunca devamı ve “birlik” içinde olması konusuna yer verilmektedir.

[2] Vahiy 12:11 Kardeşlerimiz, Kuzu'nun kanıyla ve ettikleri tanıklığın bildirisiyle onu yendiler. Ölümü göze alacak kadar can sevgisinden vazgeçmişlerdi.

[3] –önder karakteri: kendini örnek gösterebilme cesareti; kendi örneğine Mesih’i tanık tutabilme cesareti.




Müjdecilik - Misyoloji


 Müjdecilik - Misyoloji
admin1 Ken Block

Müjdecilik - Misyoloji


YÜCE GÖREV
(Müjde’yi Duyurma ve Öğrenci Yetiştirme)
( Misyolojiye Giriş )

İÇİNDEKİLER
Önsöz
I.Genel Bakış
II. Müjdeleme ve Öğrenci Yetiştirmeye Bakış
III. Mesih’in Öğrencisi Olma Ayrıcalığı
IV. Mesih’i Taklit Etmek
V. Kutsal Ruh
VI. Mesih ve Müjde Uğruna

Kısaltmalar:
BİA: Belçika İnanç Açıklaması
WİA: Westminster İnanç Açıklaması
WUİ: Westminster Uzun İlmihal
Hİ: Heidelberg İlmihali


V. KUTSAL RUH

V.1-) Yardımcı
V.2-) Kutsal Yazılar ve Dua

V.1-) Yardımcı
Mesih’in Elçileri ile birlikte bütün öğrencileri, Mesih yeryüzündeki hizmetindeyken O’na her zaman ve her durumda sorabilir ve öğrenebilirlerdi. Ancak Mesih, öğrencilerine bir zaman sonra onlardan ayrılacağını söylemeye başladı. Mesih onlarla birlikteyken her konuda onlara yardımcı olmuştu. Onlar Mesih’in sözlerinin eşsizliğine, gücüne, kutsallığına, mucizelerine her gün tanık olmaktaydılar. Bu durumda Mesih’in öğrencileri O yokken böyle bir yardım ve desteği nasıl bulabileceklerdi?

Mesih kendisinin bir şekilde onlardan ayrılacağını vurgulayarak aynı zamanda onların günün birinde bir yardımcıya olan ihtiyaçlarını nasıl karşılayacakları konusunda düşündürmek istemiş de olabilir. Mesih’in dünyadan ayrılacağını söylemesi aynı zamanda öğrencileri korkutmuş da olabilir. Bu durumda öğrenciler Mesih’in aralarından ayrılması sonrasında nasıl yaşayacaklar, nasıl öğretecekler, baskı ve zorluklarda nasıl bir yol gösteren olmadan yürüyebileceklerdi?

Bu yüzden Mesih onlara bir Yardımcı (Gerçeğin Ruhu, Kutsal Ruh) göndereceğini söyledi. Bu Yardımcı, inananlar ile her zaman birlikte olacaktı. Mesih belirli bir süre için öğrencilerin yanında olduğu gibi bundan sonra da sürekli onlarla olsun diye bir Öğütçü (Tesellici, Avutucu) geleceğini vaat etti.

Bu gelecek Yardımcı (Kutsal Ruh) sadece Mesih’in yaptığı işi devam ettirmek için değil; öğrencilere Mesih kadar yakın olmak için de gelecekti. Bu yüzden de öğrenciler öksüz kalmayacaktı (Yuhanna 14:18); yani yalnızlık, yönsüzlük, bilgisizlik, umutsuzluk ya da teşviksizlik içinde kalmayacaklardı.

Gelecek olan bu Yardımcı hakkında diğer önemli bir şey de dünyanın kabul edemeyeceği bir Yardımcı olmasıdır. Burada Mesih ve Kutsal Ruh arasında güçlü bir paralellik vardır. Dünya, Mesih’i bir Kurtarıcı ve Rab olarak tanıyıp kabul etmediği gibi, aynı şekilde Kutsal Ruh’u da reddedecekti (14:16-17).

Gelecek olan Yardımcı sadece öğrencilerin yanlarında değil içlerinde olacaktı. Böylece de Mesih onlarla sonsuza kadar birlikte olacaktı (Yuhanna 17:26, Matta 28:20). Böylece Mesih’in dünyadan ayrılması ve Kutsal Ruh’un gelmesi ile inananların önünde yeni bir sayfa açılacaktı.

Tarih boyunca insanlar kendilerinden önce yaşamış ve ölmüş bir peygamberin yazılı sözlerine bakarak yön bulmaya çalışmışlardı. Ancak Mesih ile birlikte bir şeyler değişmekteydi. Gelecek olan Kutsal Ruh önceki peygamberler gibi değildi. O sürekli olarak var olacaktı, inananlarla birlikte yaşayacak, Mesih’in öğretisini onların yüreklerine yazacaktı, onları Tanrı’nın gerçeğine yönlendirecekti, gelecekte olacakları bildirecekti, Mesih’e ait olan her şeyi sürekli olarak her inanan kişiye göstererek, yönlendirerek, öğreterek rehberlik edecekti.

Böylece Hristiyan Yaşamı ve Müjde Hizmeti İçinde Olan Her Şey Kutsal Ruh ile Devam Edecekti. Böylece Yüce Görev, Kutsal Ruh’un etkinliğini, kutsamasını, teşviğini, yönlendirmesini arayarak devam edeceğimiz bir şey olarak karşımıza çıkmaktadır.

İleri Çalışma İçin:
- Yuhanna 14:16Ben de Baba'dan isteyeceğim. O size başka bir Avutucu verecektir; sonsuza dek sizinle birlikte kalsın diye.
- Yuhanna 14:26; 15: 26-27; 16: 7-9 16:13
- Yuhanna 14:12-13; 16:23-24, (16:14-15)

Mesih böyle bir güvence vererek Elçilerden ayrılacağını bildirdiğinde onların da gereken zaman boyunca beklemek için yeterli umut ve teşvikleri oldu (Elçilerin İşleri 1:4). Böylece zaman geldiğinde bütün canlarıyla Rab’bin doluluğu yaşadıklarında Yüce Görev için önlerinde bekleyen yolu ve engelleri aşmaya güçleri ve yeterlilikleri olacaktı. Pentekost günü yaşanan tecrübe de bu oldu.[1] Bundan böyle de hizmet, dua ve tanıklıklarında Kutsal Ruh’un önderliği, gücü ve yönlendirişi etkin oldu:
-Sakat dilencinin iyileştirilmesi (Elçilerin İşleri 3:1-9) olayında kendilerini Yüksek Kurul önünde yargılanmada bulan Petrus ve Yuhanna’nın o ana kadar geçen vaazları (Elçilerin İşleri 3:11-26) ve o andaki mahkemeye verdikleri savunmalarında Kutsal Ruh’u kendi yaşamlarında güçlü bir şekilde tecrübe ettiler:
Elçilerin İşleri 4: 8 O zaman Kutsal Ruh'la dolan Petrus onlara şöyle dedi: "Halkın yöneticileri ve ileri gelenler!

Elçiler böyle bir mucize tecrübesinden ve hemen arkasından da yargılanma ayartısından geçince vaaz verirken ve savunma yaparken yaptıkları konuşmaların kendilerinden değil de Mesih’ten geldiğini kendi yaşamlarında pratik etme fırsatı buldular –bu olay da onların Rab’be ve O’nun sözlerine, dolayısı ile imana sarılmalarına teşvik oldu:
Matta 10: 17 İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.
18 Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.
19 Sizleri mahkemeye verdiklerinde, neyi nasıl söyleyeceğinizi düşünerek kaygılanmayın. Ne söyleyeceğiniz o anda size bildirilecek.
20 Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanız'ın Ruhu olacak.
Yuhanna 16: 14 O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek.

Benzer şekilde Kutsal ve bilgelikle dolu olan İstefan’ın (Elçilerin İşleri 6:3, 5-6) yaşadığı tecrübe de elçilerin tecrübesini doğrulamaktadır.
Elçilerin İşleri 6: 8 Tanrı'nın lütfuyla ve kudretle dolu olan İstefanos, halk arasında büyük belirtiler ve harikalar yapıyordu.
9 Ne var ki, Azatlılar Havrası diye bilinen havranın bazı üyeleri ve Kirene'den, İskenderiye'den, Kilikya'dan ve Asya İli'nden bazı kişiler İstefanos'la çekişmeye başladılar.
10 Ama İstefanos'un konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruh'a karşı koyamadılar.[2]

İstefan’ın şehit edilmesi de Müjde’nin uluslara yayılmasında bir dönem başlatmıştır. Baskı ile dağılan Hristiyanlar Müjde’yi diğer uluslara taşımışlardır (Elçilerin İşleri 8:1, 5).

Böylece Şunu Görüyoruz ki; Yüce Görev Kutsal Ruh ile Birlikte Yürüyerek Yapılır ve Yayılır.

V.2-) Kutsal Yazılar ve Dua
Bu Bölüme başlarken “III.8-) Tanrı Halkı ve Ruhsal Savaş” başlığı altındaki İleri Çalışma için verilmiş “Dua” konusundaki yazıyı tekrar gözden geçiriniz.

Kutsal Yazılardan Tanrı hakkında ve insan hakkında pek çok şey öğreniyoruz; emirler ve yasaklar yanında Tanrı ile yürüyen ve Tanrı ile yürümeyen insanların hayatlarını öğreniyoruz; ruhsal yaşam hakkındaki bilmemiz ve uygulamamız gereken prensipler yanında kaçınmamız gereken şeyleri öğreniyoruz; peygamberler, elçiler ile birlikte Mesih İsa’nın bütün Kutsal Kitap’a ve hayata dair bakışını, Tanrı’nın Sözlerinin nasıl yorumlandığını öğrenmekteyiz. Bütün bunların farkında olmanın da bizlerin hem gündelik yaşamına hem de dua ve tapınma hayatına bir etkisi ve yönlendirişi vardır:
II.Timoteyus 3: 16 Kutsal Yazılar'ın tümü Tanrı esinlemesidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek, doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır.

Böylece bizler de Kutsal Yazılara baktığımızda bunların Kutsal Ruh’tan geldiğini; bu yüzden de Mesih’i işaret ettiğini bilerek (Yuhanna 16:14) baktığımızda yaşamımızın; dua ve tapınma hayatımızın merkezine Mesih’i koymamız gerekmektedir.

İleri Çalışma İçin:
- Mesih’in dua konusundaki yaklaşımına ilişkin ayetleri bulup inceleyiniz (Luka 3:21-22, Matta 26:27 gibi).
- Mesih’in Eski Ahit’ten alıntı yaptığı bölümleri inceleyip O’nun bu Yazıları nasıl kullandığını ve yorumladığını araştırınız (Dağdaki vaaz gibi).
- Yuhanna 15:7-8 ayetlerine bakarak “Kutsal Yazılar, Dua ve Yaşam” konusuna Müjde’nin geneline bakarak bir inceleme yazısı hazırlayınız.

Böylece Kutsal Yazılar’ın öğrettiği gerçeğe dayalı olarak Mesih İsa’nın yorum, öğretiş, dua ve yaşayışına bakarak Kutsal Kitap öğretisini benimsemek Yüce Görev için esas bir başlangıç oluşturacaktır.

Hristiyan imanının Kutsal Yazılar’ın gerçekliğinde öğrettiği esaslarda temellenerek her kültürde, her ulusta, her çağda gerek farklı dinlerin dindar halkları arasında gerekse putperest ya da Tanrı tanımazlık ortamında Müjde’yi her zaman ve her yere yaşantımızla, duamızla, hizmetimizle birlikte taşıyabiliriz. Bu da Hristiyan kişiyi önde[r] ve örnek olarak; yaşadığı topluma ve çağa yazılmış açık birer mektup olarak ortaya çıkarır.

Yani hizmet ve tanıklık için ortam aramaya çalışmak ya da bazı şartların oluşmasını beklemek yerine her durumda yapacağı Kelami bir davranışı, söyleyeceği Kelami bir sözü olan insanların olması esastır –Mesih’in öğrenci yetiştirme yolu da böyleydi.

Elçilerin dönemini kilise tarihi içinde diğer dönemlerden ayıran en önemli nokta da buydu: onların nasıl Müjdeleme yapacakları konusunda sistematik bildiler içeren bir broşürü yoktu. Onlar sadece Müjde’yi her yerde gerçeklikle yaşayıp Mesih’in tanıkları olmuşlardı; Müjde’nin her toplumdan insana nasıl verildiğini Mesih’in hayatında canlı bir şekilde görmüşlerdi; Tanrı’nın merhametinin yoksullara, zenginlere bilgelere ve cahillere nasıl verildiğine tanık olmuşlardı. Mesih’in öğrenci yetiştirmesinde kullandığı sınıf yeri meydanlar, havralar, kısaca sokağın ve yaşamın içinde olan her yer idi.

Böylelikle Mesih’in Kutsal Yazılara bakışı ve dua konusuna bakışı O’nun gündelik yaşamdaki tavrı konusunda bizlerin yaşamları için de belirleyici bir konudur.

İleri Çalışma İçin:
Yüce Görev konusunda aşağıdaki ayetler ve benzerlerinin ışığında Kutsal Kitap’ı iyi bilmenin, dua ve dayanmada Mesih’i örnek almanın, Hristiyanlar bireyler olarak önde[r] ve örnek olmanın sorumlulukları ve gerektirdikleri üzerinde düşününüz:
- Romalılar 5: 3-4 Yalnız bununla değil, sıkıntılarla da övünüyoruz. Çünkü biliyoruz ki, sıkıntı dayanma gücünü, dayanma gücü Tanrı'nın beğenisini, Tanrı'nın beğenisi de umudu yaratır.
5 Umut düş kırıklığına uğratmaz. Çünkü bize verilen Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrı'nın sevgisi yüreklerimize dökülmüştür.
- II.Korintliler 1: 5 Çünkü Mesih'in acılarını nasıl büyük ölçüde çekiyorsak, Mesih sayesinde büyük teselli de buluyoruz.
6 Sıkıntı çekiyorsak, bu sizin teselliniz ve kurtuluşunuz içindir. Teselli buluyorsak bu, bizim çektiğimiz acıların aynısına dayanmanızda etkin olan bir teselli bulmanız içindir (- II.Korintliler 6:4-8, II.Timoteyus 3:10-12, Yakup 1:3-4 ).
-II.Petrus 1: 5-7 İşte bu nedenle her türlü gayreti göstererek imanınıza erdemi, erdeminize bilgiyi, bilginize özdenetimi, özdenetiminize dayanma gücünü, dayanma gücünüze Tanrı yoluna bağlılığı, bağlılığınıza kardeşseverliği, kardeşseverliğinize sevgiyi katın.
- Matta 5: 44 Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin (Matta 26: 41 Elçilerin İşleri 16: 25, Romalılar 15: 30 II.Korintliler 1: 10-11).




[1] Hiç şüphesiz bu tecrübe inananlara alçalış, samimi itiraf ve tövbe ile yürek ve yaşam değişikliği getirmiştir. Böyle kökten bir değişim onları Mesih benzerliğine dönüşmek üzere yenilemiştir. Böylece Kutsal Ruh’un armağanları ve meyveleri ile donatılmış olarak yetkilerini hizmet için kullanmaya ve bu şekilde düşmanlık ve ayrılıklardan uzak olarak Yahudi ve Uluslara Müjde’yi götürmeye başlamışlardır.

[2] [Taşlanarak şehit edilmesinden önce verdiği vaaz sırasındayken] Elçilerin İşleri 7: 55 Kutsal Ruh'la dolu olan İstefanos ise, gözlerini göğe dikip Tanrı'nın görkemini ve Tanrı'nın sağında duran İsa'yı gördü.




Müjdecilik - Misyoloji


 Müjdecilik - Misyoloji
admin1 Ken Block

Müjdecilik - Misyoloji


YÜCE GÖREV
(Müjde’yi Duyurma ve Öğrenci Yetiştirme)
( Misyolojiye Giriş )

İÇİNDEKİLER
Önsöz
I.Genel Bakış
II. Müjdeleme ve Öğrenci Yetiştirmeye Bakış
III. Mesih’in Öğrencisi Olma Ayrıcalığı
IV. Mesih’i Taklit Etmek
V. Kutsal Ruh
VI. Mesih ve Müjde Uğruna

Kısaltmalar:
BİA: Belçika İnanç Açıklaması
WİA: Westminster İnanç Açıklaması
WUİ: Westminster Uzun İlmihal
Hİ: Heidelberg İlmihali


VI. Mesih ve Müjde Uğruna
VI.1 Müjde Uğruna Mesih
VI.2 Müjde Uğruna Biz
VI.3 Takım Çalışması

VI.1 Müjde Uğruna Mesih
Mesih İsa Müjde uğruna yüceliğinden soyunarak alçalıp aramıza gelmiştir (Filipililer 2:6-9). Ancak O’nun alçalışı sadece bakireden doğuş ile sınırlı değildir. Mesih çarmıha kadar geçen süre içinde günahlı insanların baskısı ve eleştirilerine maruz kalmış; düşmüş dünyada yaşarak günahın baskısı sürekli hissetmişti. Çarmıh ve mezardan geçmesi ise O’nun alçalışının en üst noktasıdır; çünkü ölüm ve gömülme Adem’e günahtan sonra verilen bir lanettir.

Matta 10: 25 Öğrencinin öğretmeni gibi, kölenin de efendisi gibi olması yeterlidir. İnsanlar evin efendisine Baalzevul derlerse, ev halkına neler demezler!"
Mesih, Müjde uğruna hakaret ve aşağılanmalara uğramıştır. Müjde eskatolojik bir haber olduğu için dünya bunu kabul edemezdi. Böylece Müjde’nin öğretisi daha en başında dünyanın öğretisinden farklıdır. Bu yüzden Mesih kurtuluş Müjdesini yayarken aşağılanmalara uğramayı göze almıştır.

Mesih’in hizmetinin en başından beri O’na karşı insanların birleşmeleri, O’nu tuzağa düşürmek için entrikalar planlamaları göz önüne alınırsa (Markos 3:6; 12:13) Mesih’in bunca zaman emek verdiği Müjde’nin değeri üzerinde zaman zaman yeniden düşünmemiz gerekecektir.

Mesih pek çok kişi tarafından sürekli denenmeye çalışılmış (Luka 10:25; 11:16, Yuhanna 8:6), insanlarca reddedilmiştir (Matta 13:57, Luka 4:28-29; 9:53, Yuhanna 1:11). Mesih’in uğruna emek verdiği Müjde O’nun hayatı pahasına devam eden hizmeti ile noktalanmıştır.

Mesih’i (Işığı) “karanlık alt edemediği” gibi (Yuhanna 1:5) Müjde “karanlık yerde ışık saçan çıra gibi (II.Petrus 1:19) parlamaya devam edecektir. Bundan böyle müjdeciye düşen şey bu büyük hazinenin değerini iyi bilmek ve nasıl büyük bir zenginliğe sahip olduğunun bilincinde olarak; Mesih’in böyle büyük bir fedakarlık ile (çarmıh ile) getirdiği Müjde’yi doğruluk ve kutsallıkta uluslara taşımak olacaktır.

VI.2 Müjde Uğruna Biz
Acaba bizler Mesih’in bıraktığı yoldan gitmeye hazır mıyız? Bu yolda bizi bekleyen sıkıntılara, zorluklara, baskılara hazır mıyız (Elçilerin İşleri 9:15-16)?

Matta 5: 11 "Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size!
12 Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşayan peygamberlere de böyle zulmettiler."
Bu ayetlerde Mesih bir bereket yoluna (ne mutlu) işaret ediyor. Ancak bu yol sıkıntılardan geçmektedir.

Benzer şekilde elçilerin tanıklığı da bu yöndedir (Romalılar 5:3-4, I.Selanikliler 3:1-4, Vahiy 7:13-14, Yuhanna 16:33):
Elçilerin İşleri 14:21-22 Pavlus'la Barnaba daha sonra Listra, Konya ve Antakya'ya dönerek öğrencileri ruhça pekiştirdiler, imana bağlı kalmaları için onlara cesaret verdiler. «Tanrı'nın Egemenliğine, birçok sıkıntıdan geçerek girmemiz gerek» diyorlardı.

Matta 10: 25 Öğrencinin öğretmeni gibi, kölenin de efendisi gibi olması yeterlidir. İnsanlar evin efendisine Baalzevul derlerse, ev halkına neler demezler!"
Bu durumda Mesih’in karşılaştığı zorluklarla kişisel olarak yüzleşmeye hazır mıyız?

Matta 10: 16 "İşte, sizi koyunlar gibi kurtların arasına gönderiyorum. Yılan gibi
zeki, güvercin gibi saf olun.
17 İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.
18 Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara ve uluslara tanıklık edeceksiniz.
19 Sizleri mahkemeye verdiklerinde, neyi nasıl söyleyeceğinizi düşünerek kaygılanmayın. Ne söyleyeceğiniz o anda size bildirilecek.
20 Çünkü konuşan siz değil, aracılığınızla konuşan Babanız'ın Ruhu olacak.
Mesih İsa on ikileri gönderirken tanıklık etme işinde onları bekleyen şeyleri de belirtiyor. Ancak bu sıkıntı ve zorluklar sadık olan öğrenciler için Kutsal Ruh’ta yürüme ve Kutsal Ruh’ta yaşam pratiği olacaktır.

Böylece Yüce Görev ve öğrenci yetiştirme çabaları düşmanın baskısı ile karşılanacak ama bunlar sadık öğrenciler için dünyanın gücü karşısında Müjde’nin gücünü tecrübe etmeye vesile olacaktır.

Unutmamak gerekir ki, Yüce Görev ve Öğrenci Yetiştirme insanın isteğinden değil Rab’bin isteğinden çıkmıştır:
Yuhanna 20: 21 İsa yine onlara, "Size esenlik olsun!" dedi. "Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.

Böylece Müjde’yi yaymak üzere yola çıkanlar her durumda Rab’be bakmalı, her durumda Tanrısal vaatlere bakmalı, her durumda Mesih’in zaferine bakarak umudunu yenileyerek yola devam etmelidir.

VI.3 Takım Çalışması
Müjdecilik her bir Hristiyanın günlük yaşamda pratik ettiği bir uygulamadır. Ancak sonuçları açısından bakıldığında bireysel bir eylem olmaktan öte kilisenin yaşamsal aktivitesidir.

Mesih’in on ikileri ikişerli guruplar halinde göndermesi örneğine dikkatlice bakmalıyız. Burada kişisel, bağımsız eylemlerden çok bir takım çalışması modeli olduğunu düşünebiliriz.[1]

Elçilerin daha sonra görevden döndükten sonra yaptıkları şeyler hakkında bilgi vermek üzere Mesih ile birlikte tenha bir yere çekildiklerini görmekteyiz (Luka 9:10). Bu zaman zarfında kuşkusuz ki, Mesih onların neler yaptıkları dinledi, hatalarını düzeltmeleri için onlara öğretti. Bu örnekten yola çıkarsak müjdeciler bir kilise altında çalışan kimseler olmalıdır. Böylece Müjdeleme için yola çıkan kimseler kilisenin vizyona sahip kimseler olaraktan kiliseyi bütün öğretisi ve amaçları ile gittikleri her yerde temsil ederekten Rab’be hizmet edeceklerdir.

Müjdeleme faaliyetinin çapı dünyadır; Mesih bütün dünyaya gitmeyi emretmiştir; Tanrı’nın Krallığının bütün yeryüzüne yayılması amacına hizmet etmek için Müjdeleme Mesih tarafından emredilmiştir. Böylece yerel kilisenin yetkisi ve öğretisi doğrultusunda yetiştirilmiş iyi donanımlı kimselerin kilise yetkisi, teşviği ve desteği altında Müjdeleme faaliyetleri yapması hem kiliseyi güçlendirecek hem müjdecileri kendi tecrübe ve fikirlerini kilise yönetimini altında paylaşmaları her iki tarafa da yeni şeyler öğretecek ve her iki tarafı gelecekte olabilecek hatalara karşı düzeltecektir.

Benzer şekilde Mesih’in yetmiş kişiyi görevlendirip bunları ikişer ikişer, kendisinin gideceği yerlere kendi önünden göndermesi (Luka 10:1) örneğine bakarsak aynı şeyleri görmekteyiz. Onlar da daha sonra yaptıkları şeyler hakkında bildirmek üzere tekrar Mesih’le buluşmuşlardı (Luka 10:17).

Bu durumda müjdeciler tek başına bir yerlere de gidiyor olsalar bile bağımsız hareket etmekten kaçınmalıdırlar. Bir kilisenin vizyonuna hizmet ederek, kilisenin yönetiminin dua desteğini alarak yola çıkmalılardır. Müjdeci olarak yola çıkan kişi kilise ile el ele yürümelidir.

Unutmayalım ki, bilgimiz ve tecrübemiz ne kadar yüksek olursa bile her zaman hata yapabiliriz. Bir kilise ile takım ruhu içinde birlikte çalışmanın getireceği bereket yanlış adımlardan korunma olacaktır. Buna en iyi örnek Yakup ve Yuhanna’nın Samiriyeliler üzerine ateş yağdırmak istemesidir; bunun üzerine İsa onları azarlayarak (Luka 9:53-55) yanlış düşünce ve davranışlardan vazgeçmeleri sağlamıştı. O zaman şunu aklımızda tutmalıyız, inananların her zaman birbirlerinden öğreneceği bir şey vardır.

İleri Çalışma İçin:
WİA XXX/1-4; XXXI/1-5

VI.3.a-) Hristiyan Paydaşlığı
Mesih kilisesi uğruna haça çıktığı ve zaferli olduğu için Mesih’te olan her şeye inananlar paydaş olurlar (Romalılar 8:32).

I.Korintliler 6: 17 Rab'le birleşen kişiyse O'nunla tek ruh olur.
Her bir Hristiyan tek tek Mesih ile birleşmiş olduğundan her bir Hristiyanın doğal olarak bir diğer Hristiyan ile de paydaşlığı vardır. Mesih ile olan birleşmişliğimizden dolayı Hristiyan paydaşlığını güçlendirmek ve kilisenin iyiliği, gelişmesi için her bir Hristiyana Mesih’ten verilmiş bir pay vardır (I.Korintliler 12:4-7). Böylece Kilise bütün dünya önünde her dilden, her ulustan, her kültürden inanan kişilerden oluşan; farklı biçimlerine rağmen (I.Korintliler 12:12-13) yeryüzünde bir amaç için vardır; tek bir beden oluşturmak (I.Yuhanna1:3).

Müjdeciler kiliseden bağımsız hareket ettikleri zaman bu Hristiyan paydaşlığından kendilerini çekmiş oldukları gibi Mesih’in kilise uğruna öldüğü gerçeğini Müjdelemekte da zayıf kalacaklardır.


İleri Çalışma İçin:
Kilise ve Kutsalların birliği ” öğretisini ve Yüce Görev açısından değerlendiriniz.
- BİA 27-29, Hİ 54, WİA XXV/1-6, WUİ 61-64
- Wİa XXVI/1-3, Hİ 55; 57-58, WUİ 82-83; 86, 90

VI.3.b-) Eskatolojik Halk Olarak Devam Etmek:
Yüce Görev ve Öğrenci Yetiştirme için kilise daima gözlerini Mesih’in ikinci gelişine çevirmiş olmalıdır. Kilise en sonunda Mesih’in galip geleceği bir zamana bakarak, bu dünyanın baskı ve ayartılarından korkmadan, “yenilgi içinde gibi kaldığı durumlarda bile” Mesih’in zaferine bakarak yoluna devam etmelidir.

Mesih İsa bizleri her bu dünyaya hizmet ve tanıklık için gönderirken (Matta 10:16) karşılaşacağımız zorlukları da önceden bildirmiştir (Matta 10:18-21). Bu hizmette kiliseye düşen şey gönderilmiş olduğunun bilincinde olarak gitmek (Matta 10:23) ve dayanmaktır (Matta 10:22, II.Timoyetus 2:12, Yakup 5:11).

İman ümit ve sevgimiz Mesih’ten kaynaklandığı için dayanır (I.Korintliler 13:7):
I.Korintliler 15:58 Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, Rab'bin yolunda verdiğiniz emeğin boşa gitmeyeceğini bilerek dayanın, sarsılmayın, Rab'bin işinde her zaman gayretli olun.
II.Korintliler 6:4-8 Ama Tanrı'nın hizmetkârları olarak olağanüstü dayanmada, sıkıntı, güçlük ve elemlerde, dayak, hapis, karışıklık, emek, uykusuzluk ve açlıkta; pak yaşayışta, bilgi, sabır, iyilik, Kutsal Ruh ve içten sevgide; gerçeğin ilanında ve Tanrı'nın gücünde; sağ ve sol ellerimizde doğruluğun silahlarıyla, yücelik ve onursuzlukta, kötü ün ve iyi ünde, kendimizi her durumda örnek gösteriyoruz. Aldatanlar sayılıyorsak da dürüst kişileriz.

Bu dünyada dayanmak için Mesih’e iman eden bizlere gerekenler verilmiştir (Efesliler 6:13). Hizmetimizin temelinde olan şey kendi çabamız ya da planlarımız değil, Mesih’in gücü ve O’ndan kaylananan imanımızdır (II.Selanikliler 1:11):
İbraniler 12:2 Gözümüzü, imanımızın öncüsü ve tamamlayıcısı İsa'ya dikelim. O, kendisini bekleyen sevinç uğruna utancı hiçe sayıp çarmıhta ölüme katlandı ve Tanrı'nın tahtının sağında oturdu.
3 Yorulup cesaretinizi yitirmemek için günahkârların bunca karşı koymasına katlanmış Olan'ı düşünün.
Koloseliler 1:29 O'nun güçlü biçimde bende etkin olan kudretine dayanarak uğraşıp emek vermemin amacı da budur [1:11].

Mezmur 7: 16 Kötülüğü kendi başına gelecek,
Zorbalığı kendi tepesine inecek.
17 Şükredeyim doğruluğu için RAB'be,
Yüce RAB'bin adını ilahilerle öveyim.
Vahiy 16:9 İnsanlar korkunç bir ısıyla kavruldular. Tövbe edip bu belalara egemen olan Tanrı'yı yücelteceklerine, O'nun adına sövdüler.
Bu ayetler Tanrı’ya ve Mesihine karşı” savaşanların (Mezmur 2:2-5) sonuna dikkat çekmektedir. Böylece Vahiy 16:9 ayetinde insanlar korkunç bir ısıyla kavrulduklarını okuduğumuzda Elçi Yuhanna’nın Mesih’in gelişine kadar olan bütün zamanlarda ne kadar güçlü bir teşvik verdiğini görmekteyiz –Dayanın, zafer Tanrı’dadır; O her şeyi biliyor.

Vahiy 17: 8 Gördüğün canavar bir zamanlar vardı, ama şimdi yok. Biraz sonra dipsiz derinliklerden çıkacak ve yıkıma gidecek. Yeryüzünde yaşayan ve dünya kurulalı beri adları yaşam kitabına yazılmamış olanlar canavarı görünce şaşacaklar. Çünkü o bir zamanlar vardı, şimdi yok, ama yine gelecek.
Bu ayette de aynı şekilde Tanrı’nın Mesih’te seçmiş olduğunu halkını (Efesliler 1:4) kesinlikle kurtaracağını görüyoruz. Kiliseye karşı savaşmakta olan canavarın kesinlikle bu savaştan yenilgiyle çıktığını görüyoruz.

Böylece dünya kralları dahil Tanrı halkına karşı savaşmak üzere birleşip güçlerini canavara verdiklerinde bile (Vahiy 17:9-11) sadece kısa bir zaman için onlara müsaade edilecek (Vahiy 17:12-13). Fakat sonunda Mesih galip gelecek:
Vahiy 17: 14 Kuzu'ya karşı savaşacaklar, ama Kuzu onları yenecek. Çünkü Kuzu, rablerin Rabbi, kralların Kralı'dır. O'nunla birlikte olanlar, çağrılmış, seçilmiş ve O'na sadık kalmış olanlardır."

Vahiy Kitabındaki bir başka savaş sahnesine baktığımızda yine benzer şeyler görmekteyiz:
Vahiy 19: 11 Bundan sonra göğün açılmış olduğunu, beyaz bir atın orada durduğunu gördüm. Binicisinin adı Sadık ve Gerçek'tir. Adaletle yargılar, savaşır.
12 Gözleri alev alev yanan ateş gibidir. Başında çok sayıda taç var. Üzerinde kendisinden başka kimsenin bilmediği bir ad yazılıdır.
13 Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrı'nın Sözü adıyla anılır.
14 Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş O'nu izliyorlardı.
15 Ağzından ulusları vuracak keskin bir kılıç uzanıyor. Onları demir çomakla güdecek. Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'nın ateşli gazabının şarabını üreten masarayı kendisi çiğneyecek.
16 Kaftanının ve kalçasının üzerinde şu ad yazılıydı: KRALLARIN KRALI VE RABLERİN RAB
17-18 Bundan sonra güneşte duran bir melek gördüm. Göğün ortasında uçan bütün kuşları yüksek sesle çağırdı: "Kralların, komutanların, güçlü adamların, atlarla binicilerinin, özgür köle, küçük büyük, hepsinin etini yemek için toplanın, Tanrı'nın büyük şölenine gelin!"
19 Sonra canavarı, dünya krallarını ve onların ordularını, ata binmiş Olan'la O'nun ordusuna karşı savaşmak üzere toplanmış gördüm.
20 Canavarla onun önünde doğaüstü belirtiler gerçekleştiren sahte peygamber yakalandı. Sahte peygamber, canavarın işaretini alıp heykeline tapanları bu belirtilerle saptırmıştı. Her ikisi de kükürtle yanan ateş gölüne diri diri atıldı.
21 Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.

Mesih’in elbisesi bu savaştan dolayı kanla boyanmış; ancak O’nu takip eden kilise halkı ise savaşa rağmen elbiseleri bembeyaz; çünkü Mesih kendi halkının önünden gidiyor ve savaşı o yapıp kazanıyor ama zaferini kilisesine veriyor. Öyleyse bu son çağda yaşayan Tanrı halkı bütün hizmet ve tanıklığında bir şeyi iyi hatırlamalıdır: savaş Mesih’in savaşıdır; galip gelen ise Tanrı halkıdır.

Vahiy 12:10 Bundan sonra gökte yüksek bir sesin şöyle dediğini duydum: «Tanrımızın kurtarışı, gücü, egemenliği ve Mesihinin yetkisi şimdi gerçekleşti. Çünkü kardeşlerimizin suçlayıcısı, onları Tanrımızın önünde gece gündüz suçlayan, aşağı atıldı.
11 Kardeşlerimiz, Kuzu'nun kanıyla ve ettikleri tanıklığın bildirisiyle onu yendiler. Ölümü göze alacak kadar can sevgisinden vazgeçmişlerdi.
12 Bunun için, ey gökler ve göklerde yaşayanlar, sevinin! Yer ve deniz, vay halinize! Çünkü İblis, zamanının az olduğunu bilerek büyük bir öfkeyle üzerinize indi.»
Yine bu ayetlerde de kilisenin suçlayıcısının’ aşağı atıldığını görüyoruz. Çünkü Mesih egemenliği alıyor. Aynı şekilde 11. ayette Tanrı halkının Mesih’in zaferini vaaz ederken öldürülmüş olduklarını görüyoruz. Ancak öldürülen Tanrı halkı sadece Kuzu’nun kanı sayesinde, öldürülmüş olmalarına rağmen galip geliyor; “tanıklığın bildirisiyle” yani Kuzu’nun zaferini (“Kuzu’nun kanıyla”) ilan ederek zafer kazanıyorlar. Öyleyse Vahiy Kitabında çağın sonuna baktığımızda gördüğümüz teşvik budur: kilise, Kuzu’nun kanıyla zaferlisin; dayan, vazgeçme; Mesih tekrar gelecek ve egemenliği aldığında düşmanı yenmiş olacak.

İleri Çalışma İçin:
- BİA 37, Hİ 57, WİA XXXII/1-5, WUİ 84-87
- Hİ 58; 123, WİA XXXIII/1-3, WUİ 88-90




[1] Bir öğrencinin zayıf yanlarına karşılık bir diğerinin güçlü olan yanları bir arada olunca tanıklık daha güçlü olacaktır. Diğer yandan yanımızdaki biri bizim yaptıklarımız ve söylediklerimiz üzerinde bir oto-kontrol olacağından tanıklığımıza daha dikkatle devam edeceğimiz açıktır.




Müjdecilik - Misyoloji


 Müjdecilik - Misyoloji
AKAY

Müjdecilik - Misyoloji


MÜJDECİLİK KARŞILIKSIZ ÇIKARDAN UZAK ÜCRETİ AMAÇLAMADAN RUHANİ AMAÇLARLA İNSANLIĞIN HAYRI RABBİN SEÇMESİ VE EMRİYLE YAPILAN EN YÜCE EN ÖNEMLİ GÖREVDİR.




Müjdecilik - Misyoloji

Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 
Müjdecilik - Misyoloji sayfasını paylaşmak için adres:


Müjdecilik - Misyoloji konusuna benzer konular;

Katolik İnancı'nda müjdecilik Kutsal katolik itikadında müjdecilik yani iman yayma nasıl yapılır?cemaat mi ?ruhbanlarmı inancı yaymada görevlidir?saygılarımla. Yönetim Notu: Lütfen başlıklarınızda küçük harf ve sorunuz ile alakalı başlıklar kullanmaya çalışınız. Başlığınız...


Müjdecilik - Misyoloji
Müjdecilik - Misyoloji :  Müjdecilik - Misyoloji | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Müjdecilik


Müjdecilik - Misyoloji



| Hristiyanlık | Hıristiyanlık | İncil | İncil | Hıristiyan Olmak | Bedava İncil | Hristiyan Sohbet Chat | Türkçe Tevrat, Zebur, İncil Arama Motoru | Hristiyan Türk |
Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.

Müjdecilik - Misyoloji