| Fırat Çölgeçen |
|
Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, eğer bakıyorsak; görüyorsak; anlıyorsak ; seviyorsak; hissediyorsak; değiştirmek istiyorsak,iyi, güzel ve aydınlık günleri özlemle bekliyorsak, bütün bu karanlık içinde onurlu ve seven bir insan olarak bir şey yapmadan duramıyorsak, sık sık gözyaşlarına boğulmak olanaksız. Yüreğimiz böyle dopdolu, gözlerimiz bulgur bulgur yaşlı olduğunda Kutsal Kitap'ta bir teselli bulmak ne kadar tatlı, ne kadar güzel. "Gözyaşları içinde ekenler, sevinç çığlıklarıyla biçecek; Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek. " Tanrı'nın sözünün en sevdiğim yanı ,insanın temel duygularına seslenecek ve ihtiyaçlarını karşılayacak kadar yakın olmasıdır. Tanrı, insanı olduğu şekliyle anlar ve amaçları için bir araç olarak kullanır. Nihayetinde, Yaratıcımız O'dur ve bizi gözyaşlarımızla baş başa bırakmadı. Emeğimiz ve acılarımız, bizi, gözyaşlarına boğuyorsa da boşuna olmadığını biliyoruz. Kutsal Yazılar'da; Tanrı'nın, gözyaşlarını yeryüzünde yapmak istediklerini gerçekleştirmek üzere bazı kapıları açmak için kullandığını, onların eşsiz bir rol oynadığını görüyoruz.Burada, kırık bir ruhla ekilen tohumların, sadece ruhsal bir hasat zamanı hazırlamakla kalmayıp aynı zamanda tohum ekeni bu süreçte sevinçle dolduracağını anlıyoruz.Göz pınarlarımız ağlamaktan kurusa da, sonunda kucağımız boş dönmeyeceğini biliyoruz. İmanlının ruhsal savaş alanında gözyaşları kaçınılmazdır. Bazen keder gözyaşlarıdır akıttığımız ( 2. Krallar 20:5 ), bazen sevinç gözyaşları ( Yar. 21:33).Bazen derin bir sevgiyle ağlarız ( YU. 11:35), bazen umarsız bir yas içinde (Ester 4:1-3). Bir de tövbe gözyaşları var ki ( Yoel 2:12-13), yüreklerimizi paralayan, günahtan özgür kılar bizi. Çarmıhtan gelen bağışı ılık bir merhem gibi sürerken, bir demet "affettim çiçeği " olur kucağımıza bırakılan Rab'den. Günahımızdan, geçmişimizden, emekle yürüdüğümüz yolda hasat toplamaktan, evet inannıyoruz, demetlerle döneriz ! " ( Çiğdem ÖZBEK ) Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun. |