HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.
XIV.2-) Kutsal Kitap’ta Ondalık-Sunu-Sadaka Elçilerin İşleri 20:31 Bunun için uyanık durun. Üç yıl boyunca, aralıksız, gece gündüz demeden, gözyaşı döke*rek her birinizi nasıl uyardığımı hatırlayın.
32 "Şimdi sizi Tanrı'ya ve O'nun lütfunu bildiren söze emanet ediyorum. Bu söz, sizi ruhça geliştirecek ve kut*sal kılınmış olan bütün insanlar arasında mirasa kavuş*turacak güçtedir.
33 Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.
34 Siz de bilirsiniz ki, bu eller hem benim, hem de be*nimle birlikte olanların gereksinmelerini karşılamak için hizmet etmiştir.
35 Yaptığım her işte sizlere, böyle emek vererek güçsüz*lere yardım etmemiz ve Rab İsa'nın, 'Vermek, almaktan daha büyük mutluluktur' diyen sözünü unutmamamız gerektiğini gösterdim."
Bu ayetlerde “VERME” konusunun Tanrı’nın İlahi ve Kutsal Sözü’ne göre nasıl biçimlendiğine dikkat edin. Mesih gibi Kelam’dan uyarmak; Mesih gibi Kelam’a uyarak yaşamak ve bu şekilde ruhça gelişerek kutsal kılınmak;“komşunun ma*lına göz dikmeyeceksin” diyen emre göre yaşamak (Çıkış 20:17 –On Emir) ile ilişkili olarak; bütün bunların sonucu olaraktan “emek vererek güçsüzlere yardım etmemiz” söz ko*nusudur.
Böyle “emek vererek” çalışıp kazanıp biriktirerek ve bunları Tanrı’nın yüceliği ve görkemine adayarak “Ondalık-Sunu-Sadaka” vermek; ve bunu “güçsüzlere yardım etmemiz” için emek vererek kullanmamız Mesihsel yaşamın bir parçası olarak vardır.
Böylece “Ondalık-Sunu-Sadaka” hayatımızdan eksik kalırsa Mesihsel yaşamımızın içinden bir şeyi çıkarmış; yani hem dünyasal hem ruhani hayatımızda Mesihsel yaşamın bereket*lerinden bir payı dışarıda tutmuş olacağız.
Bu ayetlerde “vermek” mutluluk ile yani bereketlenme ile ilişkilendiriliyor. Böylece Tanrı’nın Sözü’nde yazılana göre bir yaşamı benimsemiş olarak verenler (bağışta bulunanlar) bereketleneceklerdir. Kilisenin ve görevlilerin ihtiyacı için, Müjde’nin ilanı ve tanıklığı için, Tanrı halkının ve ulusların yaralarını sarmak için verenler bereketleneceklerdir.
Ancak günah ve düşüşün bize bıraktığı kötü miras “VERME” konusu önünde bir engeldir. Günahın “içimizde her türlü açgözlülüğü ürettiğini” bilen Tanrımız (Romalılar 7:8) On Emir’de bu yüzden “açgözlü olmayacaksın” demiştir. Bu yüzden de Mesih’e bakmakla ve O’nun gibi yaşamakla cömert olmak konusunda doğru bir örneğe bakmış ve doğru bir örneği yaşamış oluruz. Çünkü Mesih çok vermiştir; Mesih bütün varlığını Tanrı’yı hoşnut eden bir kurban sunusu olarak bize vermiştir; ve Mesih bunlardan önce sahip olduğu yüceli*ğinden soyunmuş yani kendi zenginliğinden vazgeçmiştir; Mesih bu şekilde çok vermiştir.
Bizse Tanrı’nın koyduğu düzene göre sahip olduklarımızın onda birini vermeye çağrılıyoruz. Ve her verdiğimizde, Tan*rı’nın bize daha çok vermiş olduğunu daha açık bir şekilde görmüş, göstermiş ve bunu dünyaya ilan etmiş oluyoruz. “Günah içimizde her türlü açgözlülüğü üretti” diyen Roma*lılar 7:8 ayetini tekrar hatırlarsak “Ondalık-Sunu-Sadaka” kurbanları ile bir anlamda yaşamlarımızı günah ve düşüşten önceki duruma getirme arzumuzu güçlendiririz. Bu maddi kurbanlar ile kendimizi açgözlülükten koruyarak yaşamla*rımızın Tanrı’nın iradesi altına getirme arzumuzu güçlendi*ririz.
Bize verilenden fazlası değil, bize verilenin azı istenmektedir. Ve bu “az” miktar Tanrı’nın bereketlemesi ile bize mutluluk yani bereket getirmekte; yani her şeyde ve her zamanda tat*minkâr yaşamı getirmektedir.
Bu tatminkâr yaşam da başka bir zamanda sizin eksiğinizin Rab’de tamamlanacağı güvenini içermektedir: II. Korintliler 8:13-15 Amacımız sizi sıkıntıya sokup baş*kalarını rahatlatmak değildir. Ama eşitlik olsun diye, şimdi elinizdeki fazlalık onların eksiğini tamamladığı gibi, başka zaman onların elindeki fazlalık sizin eksiğini*zi tamamlasın. Öyle ki, "Çok toplayanın fazlası, az topla*yanın da eksiği yoktu" diye yazılmış olduğu gibi, eşitlik olsun. Böylece “Ondalık-Sunu-Sadaka” kurbanları Tanrı’ya ve O’nun İlahi Sözü’ne olan güvenimizin bir ifadesi olarak vardır.
Beş ekmek ve balığı çoğaltan Mesih’in beş bin kişiyi nasıl doyurduğunu hatırlarsak (Luka 9:10-17); “onlara siz yiyecek verin” diyen Mesih’e (Luka 9:13) itaat ile, bizler de kendi*mizde olanın azını sunduğumuzda bize düşen işi yapmış ve gerisini Tanrı’nın lütufkar sağlayışına teslim etmiş oluruz. Böyle bir güven ile yaşayanlar “Tanrım da her ihtiyacınızı kendi zenginliğiyle Mesih İsa'da görkemli bir biçimde kar*şılayacaktır” diyen Filipililer 4:19 ayetini yaşamış olurlar; bu ayeti bir tanıklık vesilesi yapmış olurlar.
Tanrı Sözü’nde yazılana göre böyle bir güvenle sunulan mad*di kurbanlar Mesih’in sözlerini ve mucizelerini ilan yanında bunlara olan güvenin de bir işareti olurlar.
ondalık-sunu-sadaka/1Kişilerin “Ondalık” konusunda bir bilgi eksikliği olmasına rağmen, kiliseye giden pek çok insan bir araştırmacı ya da bir pastör kadar olmasa da ondalığın ‘kiliseye verilmesi gereken bir şey’ olduğunu bilir. Ancak çok az insan ondalığını samimiyetle yerine getirir.
Bir çok insan için “ondalığın kiliseye verilmesi gereken bir şey olduğunu bilmek” bile tek başına ondalığı samimiyetle yerine getirmeye yetmez. Çünkü ondalık konusunda esas sorun daha derinlerdedir; ondalık konusunda esas sorun bilgi eksikliği değil, YÜREK EKSİKLİĞİDİR! <?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler