Tanri Adem'in gunahini bir sekilde bizim de gunahimiz haline getirmistir ki boylece bizim suclanmamiz adil olsun. ( Adem, Mesih ve Aklanmak Bolum 5 )Bu doktirinnin Kutsal Kitaba dayanan miras alinan gunah konusu John Piper'in Romalilar 5:12-21 konusundaki bes vaazinda ele alinmistir.Burda bunlari kisaca ozetlemeye calisacagim;
13. ve 14. Ayetlerin amaci 12. ayete su yolla aciklik getirmektir;12.Ayetteki "... ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi." nin anlami " olum butun insanlara yayildi cunku herkes Adem'de gunah isledi " dir. Olum sadece bireyin isledigi gunahlardan degil Adem'in yaptigindan dolayidir.
15 Ne var ki, Tanrı'nın armağanı Adem'in suçu gibi değildir. Çünkü bir kişinin suçu yüzünden birçokları öldüyse, Tanrı'nın lütfu ve bir tek adamın, yani İsa Mesih'in lütfuyla verilen bağış birçokları yararına daha da çoğaldı.Hepimiz kendi isledigimiz gunahlar nedeni ile degil, bir kisinin isledigi gunah yuzunden ( ayet 18) gunahkar kilindik. Kendi isledigimiz gunahlar yuzunden degil Adem'in isledigi suc yuzunden ( ayet 17) olecegiz. Kisisel suclarimizdan degil " bir kişinin suçu yüzünden birçokları " olecektir. Pavlus bir kisinin isledigi suc yuzunden hepimizin yargilandigini tekrar tekrar soylemistir. Bir baska degisle hepimiz Adem'le oylesine baglantiliyiz ki, onun isledigi suc bizim sucumuz sayilmakta ve bu yuzden cezayi hak etmekteyiz.
16 Tanrı'nın bağışı o tek adamın günahının sonucu gibi değildir. Tek suçtan sonra verilen yargı mahkûmiyet getirdi; oysa birçok suçtan sonra verilen armağan aklanmayı sağladı.
17 Çünkü ölüm bir tek adamın suçu yüzünden o tek adam aracılığıyla egemenlik sürdüyse, Tanrı'nın bol lütfunu ve aklanma bağışını alanların bir tek adam, yani İsa Mesih sayesinde yaşamda egemenlik sürecekleri çok daha kesindir.
18 İşte, tek bir suçun bütün insanların mahkûmiyetine yol açtığı gibi, bir doğruluk eylemi de bütün insanlara yaşam veren aklanmayı sağladı.
Çünkü bir adamın sözdinlemezliği yüzünden nasıl birçoğu günahkâr kılındıysa, bir adamın söz dinlemesiyle birçoğu da doğru kılınacaktır.Pavlus burda Adem'in gunahi ile hepimizin gunahkar kilindigini yazar. Adem'in soz dinlememezligi yuzunden hepimiz gunahkar hale geldik. Bu ayetteki " dogru kilinacaktir" sozleri adaletin yuce gercegini anlatmaktadir. Adalet, bizim karekterimizi, hayatimizi degistirmemizden kaynaklanmamaktadir. Ancak Tanri huzurundaki konumumuzun degismesinden gelir. Tanri bizleri Mesih araciligi ile dogru kilmaktadir ( 2 Korin 5:21 ).
| Fırat Çölgeçen |
|
21. yüzyılda günah sözcüğü kulağa hoş gelmeyen, karanlık çağların " öcü " korkutmacası niteliğinde bir şey olarak görülmektedir. Hatalardan söz edilebilir, ama günahtan söz edilemez. " Psikolojik takıntı ! " diyebilirsin, ama "Günah ! " diyemezsin. Oysa Tanrı'nın hesap defterinde sadece günahtan söz edilir. Tanrı, insanın günahlı olduğunu söyler ve ona günahlı olduğunu göstermek için Kutsal Yasa'yı göndermiştir. " Günah nedir ? " diye sorulacak olursa, " Tanrı'nın Yasa'sına karşı gelmektir ! " diye yanıtlanmalı. İnsan umursamazlıkla, "Ben Tanrı'nın Yasa'sını bilmiyorum, bundan dolayı günahlarımdan sorumlu olamam ! " diye kendisini savunmaya çalışabilir. Ama Tanrı Sözü diyor ki; Kutsal Yasa'yı bilmeyenler bu yasanın gereklerini yaptıkça, yasadan habersiz olsalar bile kendi yasalarını koymuş olurlar. Böylece Kutsal Yasa'nın gerektirdiklerinin yüreklerinde yazılı olduğunu gösterirler. Vicdanları buna tanıklık eder. Düşünceleri de onları ya suçlar ya da savunur." Yani, kısaca diyebiliriz ki, Tanrı her insanın içine günah bilincini koymuştur. Sadece bir bilinç olarak kalsaydı İsa'nın o korkunç çarmıh ölümüne gitmesi gerekmezdi. Günahın korkunç bir özelliği vardır. Günah, , insanı Tanrı'dan ayırır. Tanrı'nın kendisi bize diyor ki ; " Günahlarınız sizinle Tanrınız arasına ayrılık koymuştur ve suçlarınız O2nun yüzünü sizden gizlemiştir. Bu nedenle de sizi işitmiyor." Günahın bu korkunç özelliğini anlamadan yarattığı vahim sonucu tam olarak kavrayamayacağız. tanrı'dan ayrı kalmak, hayatın kendisinden , sonsuz mutluluktan, O'nun huzurundan ayrı kalmak, yani cehennem hayatı yaşamak demektir. .................. ............... İsa çarmıhta o korkunç acıları çekerken, günahın gerektirdiği sonuçlardan birini günahlı insan için yaşıyordu. " Günah, insanı Tanrı'dan ayırır ! " denmişti. İsa çarmıhta bizim günahlarımızı yüklenmiti.............Bi zim suçlarımız İsa'yı cehennemi yaşattı. Tanrı'dan kopuk kalan bir canın çekmesi gereken işkenceyi o karanlık zaman içinde çekti. Günahlarımızın gerektirdiği bir ceza vardır: Tanrı'dan sonsuza dek ayrı kalmak ! Sonsuzluktan gelen İsa sonsuzluğun ayrılığını bizler için yaşadı. ( Kamil MUSA ) Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun. |
