Deniz Kazası
Tepesine kadar yüklü bir yük gemisi Kuzey Buz Denizi’nin ortasında Hollanda limanlarına doğru giderken fırtınaya düştü. Gemiyi döven büyük dalgalar nerdeyse gemiyi denizin dibine çekeceklerdi. Onlarca Yunan gemicisi son anlarını yaşadıklarını sanıyorlardı. Fırtına neticesinde geminin otomatik pilotu ve radarı bozulmuştu. Meçhule doğru yol alıyorlardı. Fırtınanın içinde büyük tecrübeye sahip kaptanın sesi duyuldu, artık gereksiz emirler vermiyor ve samimiyetle denizcilerine durumu izah ediyordu “Batıyoruz. Kurtuluşumuz için Tanrι’ya dua edin”. Gemisinin kayıp olabileceğini gören kaptan gemisinde bulundurduğu dua yerinde diz çöker. Rus Aziz Yuhanna’nιn ikonasιnιn önϋnde yakarmaya başlar: “Aziz’im ne benim ne de büyük değerlere mal olan bu gemi için sana yalvarıyorum fakat şimdi kayıp olmaya yüz tutmuş, ekmeklerini yabanda denizin tuzuyla yoğuran bu garip gemiciler ve aileleri için senden onları kurtarmanı diliyorum” der.
Bütün gece soğuk denizin dalgaları ve fırtınanın çığlıkları içerisinde kaptan duasına devam eder. Şafak vakti denizciler gözlerine inanamazlar, Gemi Rotterdam limanının emin bir noktasında bağlanmış bulunuyordu. Faciayı geçiştirip onları oraya götüren pilot kimdi? Rus Aziz Yuhanna idi. Bunun aksisini geminin kaptanı Dim. Varutsikas’a kimse iddia edemez. Okyanuslarda görmediği kalmamış tecrübeli kaptan, bu mucizeyi yaşadıktan sonra, gemisini tadilat için Rotterdam’da bırakıp Yunanistan’a indi. Hanımıyla birlikte kilise malzemeleri satan bir dükkana giderek satın alabileceği tüm değerli kilise gereçlerini alarak Aziz Yuhanna’nιn kilisesine armağan etti.
Bu gün bu armağanlar Kutsal Masa’yι yani Sunağι süslerler.
23-01-1978