Mezhepsiz Hristiyanlık konusu
2032 kez okundu,
11 kez cevaplandı. En son mesaj
datatip tarafından gönderildi.
Mezhepsiz Hristiyanlık konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.
Bu konunun diğer sayfaları:
1
2 3
>

29-08-10, 15:45
huzurlu
Değerli dostlar,
Bu konuya uygun yeri çok düşündüm bulamadım Karar veremedim daha doğrusu. Aceba mezhepsiz
Hristiyanlık ya da protestanlık bölümüne mi açsam konuyu yoksa serbest panoya mı diye çok düşündüm. Daha sonra en iyi yerin yine kendi mezhebimin altı olacağına kanaat getirdim. Bu konuda yönetimin ne kadar hassas olduğunu da bilecek kadar uzun zamandır sitedeyim. Hata yaptıysam bir defaya mahsus yönetimden konuyu doğru bölüme taşımasını istirham ederim.
Öncelikle 2 şeyi iafade etmek isterim. Birincisi yazdığım yazı tamamen benim kişisel düşüncemi yansıtmaktadır.İkincisi ise bu konuda derin bir teknik bilgi ile donanımlı da değilim. Dolayısıyla yazdıklarım doğru ya da yanlış olabilir ve de sadece beni bağlar. Ben sadece kendi hissytaım ve kalbur üstü yüzeysel gözlemlerimi ortaya koyacağım:
Mezhepsiz
Hristiyanlık kavramının postmodern bir çeşit protestan akımı olduğunu düşünüyorum. Ortodoks imanına sahipken ama henüz bir katekümenlik eğitimi almamışken ben de kendi adıma sitede bu tanımlamayı yapmıştım ancak benim durumum farklıydı. İmanım ortodoksluk adınaydı yine de. Bu yazımda 'Mezhepsiz
Hristiyan'kavramından kastım gerçekten mezhepsiz
Hristiyan olunması durumuyla ilgilidir. Ve bu düşünce sisteminin çok hassas olduğu sonucuna vardım. Çünkü özü itibariyle ben şahsen neyi nasıl düşünüyorsam o öyledir anlayışına dayalı ve her bir bireyi bir peygamber olarak tanımlayan ve kişiye kendini öyle tanımlatan bir düşünce sistemi bu. Böyle bir düşünce sistemine sahip olmak kişiyi bireysel yani yalnız bırakması açısından tehlikeli olabildiği gibi tehlikeli düşünce sistemlerine ve heretik tarikatların kurulmasına açık bir öğreti bu.
Ancak benim gözlemlediğim bundan daha başka bir sonucu ver mezhepsiz
Hristiyanlığın. Türk dil kurumu sözlüğü mezhebi şöyle tanımlar:
'Bir dinin görüş, yorum ve anlayış ayrılıkları sebebiyle ortaya çıkan kollarından her biri.' Şimdi mezhepsiz olduğunu idda eden kişi görüş yorum ve anlayış hakkında sınırsız olduğunu da düşünecektir beraberinde. Hal böyle olunca da aslında bir dinden bahsetmek de güçtür. Sana göre öyle bana göre böyle anlayışına sahip bir mantıkda dinden bahsedilebilir mi? Bu anlayışın insanı alıp götüreceği yer öncelikle deistlikten başka bişey değildir. Şanslı olan burada kalır. Hızını alamayan ise soluğu ateistlikde bulur. Sitemizde de buna tanık oluyoruz. İsim vermek doğru olmaz ancak bazı üyelerimiz
Hristiyanlıktan çıkıp ateist oldular. Adam bir belgesel seyrediyor bu belgesel onun ateist olmasına yetiyor. Neden? Çünkü o belgeselin bireye sunduğu görüş konusunda birey birseysel olarak çaresiz kalıyor. Beyni savunmasız. Tek başına cevap verecek altyapıda değil. Soruyu soracağı bir pederi, ruhanisi de yok. Cemaati yok. Din olayı beyinden önce yüreğe ve ruha hitab eder. Bunun da bilincinde değil. Kişisel fikrinin peşinde gidilince oluyor olsaydı Rab bu dünyaya peygamberler göndermezdi. Kitaplara da gerek yoktu. Öyle düşünelim öyle olsun, böyle düşünelim şimdi böyle olsun. Kendi aklına güvenmenin bir çeşidi olan mezhepsiz
Hristiyanlık bu yönüyle kişiyi savunmasız bırakması açısından tehlikelidir. İlla ortodoks ya da katolik olun demiyorum. kalvinist olun, luteran olun. Ama bu dinde kalmaya devam etmek niyetinde iseniz mutlaka bir mezhep seçmek zorundasınız. Başka bir dinden
Hristiyanlığa geçerken ilk adım için doğrudur belki mezhepsiz kalmak. Ancak bu uzatılmaya gelecek bri süreç değildir. Tüm mezhepleri incelemeli, yüreğinizin sesine kulak vermeli, birisini seçmeli ve ondan sonra da bu işi çok sorgulamadan onda kalmalısınız. Kendinizi o mezhepde geliştirmelisiniz. Aksi takdirde beyniniz sürekli saldırı altında kalacaktır. Leonardo di Caprio'nun son filmi Intimacy (başlangıç) filminde geçen çok güzel bir söz vardı. En tehlikeli virüs 'fikir'dir. İnsan beyni hergün sayısız virüs saldırısı altındadır. Bir mezhep en güzel bağışıklık sistemidir. Aksi takdirde hergün yüzlerce fikirle boğuşur eninde sonunda da yenilirsiniz. Kimsede öyle yüce bir beyin yok ki sürekli dayanabilsin ve her bir fikri yenebilsin. Kutsal kitapda iman da buna benzer bir benzetmeyle işlenir aslında. Tohum benzetmesi. Zaten birzamanlar müslümanken de aklımıza bir şekilde düşen tohumun yeşermesi sonucunda
Hristiyan olmadık mı çoğumuz? Hatta başta mücadele bile ettik bazılarımız ama tohumun filizlenmesini engelleyemedik. Şimdi de değişen birşey yok. Aklımıza hergün yeni tohumlar ekilmeye devam ediyor. Bunların çoğu da yabani otlar.. Kendi başımıza bir kısmını yok etsek de bu yabani otlar muhakkak birgün beynimizi ele geçirip iman filizimizi boğacaktır. İşte kilise ya da diğer ifademle mezhep burada bize yardımcıdır. Kendiliğinden filizlenrdirdiğimiz imanımızın solmadan korunması daha da büyümesi, bir ağaç olması için artık yardıma ihtiyacımız var. Bu konuda da yüzlerce yıllık birikime sahip hekimler, ziraatçiler var. Yani kilisemiz var. Oradaki uzmanlar biliyorlar yabani otların nasıl öldürüleceğini, iman filizimizn nasıl besleneceğiniz. Bu tecrübeden yaralanmak zorundayız kardeşlerim. Benim bir arkadaşım ceviz ağacı işine girdi fidanlar dikti her hafta ziraat ofislerinden çıkmıyor. Bu fidanlar ölecek diye ödü kopuyor. Bahçene bir fidan diktiğinde bile kendi aklına güvenmeyip ziraat ofislerine koşuyorsun da, uzman yadrımı alıyorsun da, kendi beynine güvenmiyorsun da sözkonusu olan iman ve Tanrı olduğunda mı birden bire kendi beynine güveneceğin tutuyor? Tek başına bu bile bir ego değildir de nedir? Aslında sadece kendi aklına güvenmen gerektiği fikri bile şeytan tarafından beynine ekilen bir virüsden ya da diğer benzetmeyle iman filizine dolanmaya başlayan zehirli bir sarmaşıkdan başka bişey değil.. Gün olacak bu zehirli sarmaşık iman fidanını tamamen sarıp onun bütün besinini alacaktır. Ve aklındaki tek fikir bu olacaktır: Kendi yüce aklına güvenmek... Bu sarmaşığın en bilinen meyvesi mi??? Kolay canım: Ateizm..
Sevgiyle kalın.
Huzurlu
Mezhepsiz Hristiyanlık

Hakkında Önemli Not: Daha önceleri protestan ilahiyatına tabi idim. Nisan 2008'den önce yazmış olduğum yazılar Ortodoks öğretisine uyum göstermeyebilir.

FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Mezhepsiz Hristiyanlık

29-08-10, 17:33
K A P K A N
Bence iki tür mezhepsiz
hristiyanlık var;
- Esasen protestanlıktan hiç bir farkı olmayan, Sola Scriptura ilkesine göre tüm inançsal öğretilerini derleyen, protestanlık içindeki bölünmüşlüğe tepki olan bir "mezhepsiz hristiyanlık"
- Gerçek anlamda ne katolik, ne ortodoks, ne protestan olan, Sola Scriptura ilkesi ya da her hangi bir kilise kanonu gibi kalıplar içinde kalmadan her mezhebin öğretisini inceleyen, tüm hristiyanlık içindeki bölünmüşlüğe tepki olan bir "mezhepsiz hristiyanlık"
Bence seçim için iki tür kaynak var;
- Akılsal yönlenme
- Duygusal, psikolojik yönlenme
Yazınız bir anlamda aklı ile seçim yapanları "Ego"ya köle ve günah işleyen konumuna sokmaktadır. Eğer akla göre seçim Ego'ya çıkıyorsa, kendi ruhsallığına, kendi duygusallığına, kendi psikolojisine göre seçim neye çıkmaktadır? İnsan akıl ve ruhsallığı, duygusallığı, psikolojisi haricinde neye göre seçebilir ki?
Oysaki
-bence- bir mezhebe ait olup sadece kendi mezhebini yüceltmek, "tek doğru benim" demek esasen Ego'ya köle olmaktır.
Eğer mezhepsiz
hristiyanlık "tek doğru benim" noktasına gitmişse Ego'dur. Eğer Katoliklik "tek doğru benim" noktasına gitmişse Ego'dur. Eğer Ortodoksluk "tek doğru benim" noktasına gitmişse Ego'dur. Eğer ki Protestanlık "tek doğru benim" noktasına gitmişse Ego'dur.
Bir kişide Ego'nun ortaya çıkmasına sebep olabilecek çok şey vardır. Aynı şekilde bir kişinin Ateist olmasına sebep olabilecek de çok şey vardır. Bu insanlar Egoist oldukları için Ateist olmadılar belki de. Ait oldukları mezhep onlara akli ya da ruhsal ya da hem akli hem ruhsal olarak yeterli gelmedi ve bunun sonucunda bir düşünsel/ruhsal krize girdiler. Ancak bunun sonucunda diğer mezheplere geçmeyi ya da sabırla hepsini araştırmayı değil ateist olmayı seçtiler. Çünkü "tek doğru X mezhebiydi", onları kendi mezhepleri tek doğru olarak lanse edilmişti. Kendi teolojik mantık sinsilesi içinde kendi mezheplerinin doktrinleri tutarlıydı. Bunun dışındaki bir mezhep doğru olamazdı. Öyleyse düşündüler; "Ben neyim şimdi?" Kendi mezhep dinleri çöktü ise Tanrı'nın sistemi de çöktü kabul ettiler ve Tanrı yok sonucuna ulaştılar.
Bu insanların bu hale gelmesi acaba "tek doğru benim" ilkesinin sonucu olmasın?
Her mezhepte iyi ve kötü şeyler var. Bu öğreti, uygulama ve kişiler olarak. Sadece şu doğru, bu yanlış ile yani dualizm ile hareket etmemek gerekir. Doğru bu diğeri yanlış şeklindeki elemeler sonunda binlerce olan mezhep arasından sayıyı 2'ye kadar indirebilirsiniz, sonra mezhebinizi seçersiniz. Çünkü elinizde yalnızca 1 kalmıştır. Peki ama sonra seçtiğiniz mezhepte yanlışlar bulursanız ne yaparsınız? 1'i de elerseniz elinizde geriye 0 kalır yani Ateizm. Unutmayalım ki bugün her mezhebin teolojisinde zayıf veya yanlış veya eksik olduğu yönler vardır. Kısacası bu şekilde davranılırsa 0'ı tüketiriz. Bir çok kişi Ateizm'i bilmedikleri ve gerçek anlamda olmadıkları halde, sadece kendi inanç sistemlerine dair bir durumu ya da soruyu cevaplayamadıkları için "ateist oldum" demektedir. Daha sonrasında ise hemen kendi eski inançlarına saldırmaktadırlar. Zaten bu durum hemen onların psikolojisi hakkında bize en büyük delili vermektedir. Ateist olduktan sonra bile kavgaları devam etmektedir. Bu sefer ellerindeki "0"ı savunmaktadırlar. Bak Ateizm doğru,
hristiyanlık yanlış... O doğru, bu yanlış...
İnsanların içinde Ego varsa bile, ki biliyoruz ki herkeste bu vardır, bu Ego'yu ortaya çıkaran mezhepselliktir. Bu bölünmeler her kafadan bir ses çıkmasına sebebiyet vermektedir. Oysaki çoğu kişi bilir ki protestanlar arasında da, protestanlıkta da, katolikler arasında da, katoliklikte de, ortodokslar arasında da, ortodokslukta da iyi, doğru ve güzel şeyler vardır. İşte bunu görmek ve kabul etmek devamında "zayıf olanın eksikliklerini yüklenmeyi" gerektirir. Ama diğer taraftan "zayıf olanın doğruluklarını ve üstünlüklerini de takdir etmeyi" gerektirir.
Mezhepçiliğin sonu bölünmedir, devamı Ateizm'dir. Tam ters yönde hareket etmek de "birlik" olmayı gerektirir. Mezhepçilik ateizme götürüyorsa tam tersi de ateizmin tam tersine götürür...
Tabi bunlar benim düşüncelerim.
Mezhepsiz Hristiyanlık
http://incil.blogspot.com
http://www.youtube.com/watch?v=vn0OOxZMS0c
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Mezhepsiz Hristiyanlık

29-08-10, 21:43
KAYRAM
Sevgili huzurlu kardeşim, ben seni anlıyorum ve katılıyorum. Aynı şeyleri ben de düşünüyorum. Gerçekden de bu hassas bir konu. Fazla bilgim yok zaten. Ama sevgili Kapkan kardeşin verdiği 2 maddeye baktım da, çevremde bu tür insanlar var. Sanırım bu 1. maddedekiler; Bu grup mezhepsiz kardeşler protestan olduklarını inkar ederler ama Meryem anamızdan, azizlerden ve azizelermizden saygısızca bahseder. Bunu burada ve başka sitelerde de gördük. Elçisel ( havarisel ) kiliseye inanmazlar. Bir grup mezhepsiz kardeşler var ki sanırım bu 2. maddedekiler; onlar da elçisel kiliseye saygı duyarlar asla kötü yorum yapmazlar tarafsızdırlar. Bunu burada ve başka sitelerde de gördük. Bu durum benim kafamı karışıtırıyordu, demek ki mezhepsizlik de 2' e ayrılmış :) ilginç.
Huzurlu kardeşim, geçen cuma beni çok üzen bir olaya şahid oldum. 10 yıl protestan olup, kilisesinde rahatsız edici olayları görüp mezhebini terk eden bir karı koca genç arkadaşım vardı. Karısı 6 yıldır karizmatik protestan kiliseye gitse de kocası 6 yıldır hiç bir kiliseye gitmedi. Kendisini meshepsiz ilan etmişdi. Eskiden vaazları ile meşhur bir abimizdi. Son 2 yıldır bu abi sürekli katolik olmak istediğini söylediği için alıp onu kiliseme götürdüm. Ama kilisede herşeye bir sorun bulup çıkarttı, orayı da bırakdı. Kilisede davranışları çok garipdi. Huzursuz, huysuzdu. Tüm yaz kendisini göremeyince ben de cuma günü onlara çaya gittim. Salona girdiğimde ortada masanın üzerinde kutsal kitap duruyordu. Daha merhaba nasılsın demeden, tevratı açıp burnuma sokdu ve başladı hırçın bir şekilde soru yağmuruna '' Tevrattaki Tanrı başka
incilde başka, ben böyle Tanrıya inanmıyorum, bu şu ayetlerin anlamı ne ? '' dondum kaldım. Tıpkı bir ateist gibi konuşuyordu ! Boşa geçen 6 yılın sonrası! cemaat yok kilise yok, imanlı bir tek arkadaşı yok. Ben hemen kalkıp orayı terk ettim zira oda ayağa kalkıp bana tuhaf bakmaya başlamışdı ! bende kapıdan sakince çıkarken Pavlusun yaptığı gibi eğilip paçalarımı silkdim. Abi gayet iyi anladı bu hareketi !
Tabi ki kimse kendi mezhebini övmemeli bu bir süre sonra Ego olayına döner tıpkı o abi gibi :( elindeki 1'i veya O 'ı egoistçe savunurken psikolojisini kaybetmiş! Çok üzüldüm.
Benim düşünceme göre; Petrusun üzerine kurulu elçisel ( havarisel ) kilise bir mezhep değildirdir,
hristiyanlık zaten budur. Bu yüzden elçisel kiliseye ait olan birinin kendi mezhebini ! savunurken Ego olayına düşeceğini hiç sanmıyorum. Bir de bu şekilde düşünmek lazım. Bu benim düşüncemdir. Sevgiler.
Mezhepsiz Hristiyanlık
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Mezhepsiz Hristiyanlık

29-08-10, 23:40
Aliriza
|
|
KAPKAN
|
Bence iki tür mezhepsiz hristiyanlık var;
- Esasen protestanlıktan hiç bir farkı olmayan, Sola Scriptura ilkesine göre tüm inançsal öğretilerini derleyen, protestanlık içindeki bölünmüşlüğe tepki olan bir "mezhepsiz hristiyanlık"
- Gerçek anlamda ne katolik, ne ortodoks, ne protestan olan, Sola Scriptura ilkesi ya da her hangi bir kilise kanonu gibi kalıplar içinde kalmadan her mezhebin öğretisini inceleyen, tüm hristiyanlık içindeki bölünmüşlüğe tepki olan bir "mezhepsiz hristiyanlık"
Bence seçim için iki tür kaynak var;
- Akılsal yönlenme
- Duygusal, psikolojik yönlenme
Yazınız bir anlamda aklı ile seçim yapanları "Ego"ya köle ve günah işleyen konumuna sokmaktadır. Eğer akla göre seçim Ego'ya çıkıyorsa, kendi ruhsallığına, kendi duygusallığına, kendi psikolojisine göre seçim neye çıkmaktadır? İnsan akıl ve ruhsallığı, duygusallığı, psikolojisi haricinde neye göre seçebilir ki?
Oysaki -bence- bir mezhebe ait olup sadece kendi mezhebini yüceltmek, "tek doğru benim" demek esasen Ego'ya köle olmaktır.
Eğer mezhepsiz hristiyanlık "tek doğru benim" noktasına gitmişse Ego'dur. Eğer Katoliklik "tek doğru benim" noktasına gitmişse Ego'dur. Eğer Ortodoksluk "tek doğru benim" noktasına gitmişse Ego'dur. Eğer ki Protestanlık "tek doğru benim" noktasına gitmişse Ego'dur.
Bir kişide Ego'nun ortaya çıkmasına sebep olabilecek çok şey vardır. Aynı şekilde bir kişinin Ateist olmasına sebep olabilecek de çok şey vardır. Bu insanlar Egoist oldukları için Ateist olmadılar belki de. Ait oldukları mezhep onlara akli ya da ruhsal ya da hem akli hem ruhsal olarak yeterli gelmedi ve bunun sonucunda bir düşünsel/ruhsal krize girdiler. Ancak bunun sonucunda diğer mezheplere geçmeyi ya da sabırla hepsini araştırmayı değil ateist olmayı seçtiler. Çünkü "tek doğru X mezhebiydi", onlara kendi mezhepleri tek doğru olarak lanse edilmişti. Kendi teolojik mantık sinsilesi içinde kendi mezheplerinin doktrinleri tutarlıydı. Bunun dışındaki bir mezhep doğru olamazdı. Öyleyse düşündüler; "Ben neyim şimdi?" Kendi mezhep dinleri çöktü ise Tanrı'nın sistemi de çöktü kabul ettiler ve Tanrı yok sonucuna ulaştılar.
Bu insanların bu hale gelmesi acaba "tek doğru benim" ilkesinin sonucu olmasın?
Her mezhepte iyi ve kötü şeyler var. Bu öğreti, uygulama ve kişiler olarak. Sadece şu doğru, bu yanlış ile yani dualizm ile hareket etmemek gerekir. Doğru bu diğeri yanlış şeklindeki elemeler sonunda binlerce olan mezhep arasından sayıyı 2'ye kadar indirebilirsiniz, sonra mezhebinizi seçersiniz. Çünkü elinizde yalnızca 1 kalmıştır. Peki ama sonra seçtiğiniz mezhepte yanlışlar bulursanız ne yaparsınız? 1'i de elerseniz elinizde geriye 0 kalır yani Ateizm. Unutmayalım ki bugün her mezhebin teolojisinde zayıf veya yanlış veya eksik olduğu yönler vardır. Kısacası bu şekilde davranılırsa 0'ı tüketiriz. Bir çok kişi Ateizm'i bilmedikleri ve gerçek anlamda olmadıkları halde, sadece kendi inanç sistemlerine dair bir durumu ya da soruyu cevaplayamadıkları için "ateist oldum" demektedir. Daha sonrasında ise hemen kendi eski inançlarına saldırmaktadırlar. Zaten bu durum hemen onların psikolojisi hakkında bize en büyük delili vermektedir. Ateist olduktan sonra bile kavgaları devam etmektedir. Bu sefer ellerindeki "0"ı savunmaktadırlar. Bak Ateizm doğru, hristiyanlık yanlış... O doğru, bu yanlış...
İnsanların içinde Ego varsa bile, ki biliyoruz ki herkeste bu vardır, bu Ego'yu ortaya çıkaran mezhepselliktir. Bu bölünmeler her kafadan bir ses çıkmasına sebebiyet vermektedir. Oysaki çoğu kişi bilir ki protestanlar arasında da, protestanlıkta da, katolikler arasında da, katoliklikte de, ortodokslar arasında da, ortodokslukta da iyi, doğru ve güzel şeyler vardır. İşte bunu görmek ve kabul etmek devamında "zayıf olanın eksikliklerini yüklenmeyi" gerektirir. Ama diğer taraftan "zayıf olanın doğruluklarını ve üstünlüklerini de takdir etmeyi" gerektirir.
Mezhepçiliğin sonu bölünmedir, devamı Ateizm'dir. Tam ters yönde hareket etmek de "birlik" olmayı gerektirir. Mezhepçilik ateizme götürüyorsa tam tersi de ateizmin tam tersine götürür...
Tabi bunlar benim düşüncelerim.
|
Sevgili Kapkan kardeşime katılmıyorum. Mezhepsiz bir insanın dönüp dolaşıp gideceği yer ya deizm veya ateizm'dir . Müjde'yi okuduğumda kafamda yorumlayarak sonuca ulaşamadığım konular vardı. Mezhepsiz bir kişinin bu sorulara yanıt bulması gerçekten çok zor. Sorduğu soruya 4 farklı yanıt geldiğinde hangisinin doğru olduğunu nasıl yorumlayacağını bilmesi gerçekten zor olacaktır. Kafasındaki soru işaretlerine yanıt bulamayan kişi tekrar çıkışa yönelecektir.
Mezhepsiz hristiyan olan arkadaşların mutlaka bir mezhep içinde inançlarını geliştirmeleri süreklilik açısından gerekli olacaktır.
Mezhepsiz Hristiyanlık
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Mezhepsiz Hristiyanlık

30-08-10, 00:55
K A P K A N
Düşüncelerimi kabul etmeyebilirsiniz, istediğinizi düşünmekte özgürsünüz, ancak şunu da belirtmem gerekir ki 2000 yılından beri internet ve kilise ortamı toplamı olarak binlerce hristiyanlık diyaloğu içinde bulundum, aktardıklarım kişisel tecrübelerimdir. Ateist olarak tanıdıklarımın HEPSİ bir mezhepten ateistliğe geçmişlerdir. En sağlam hristiyan olarak güvendiğim ilk 3 kişi 2. tür mezhepsiz hristiyan dediğim kişilerdir...
Teolojik teorilerle yorum yapmak mümkündür, ancak tecrübelerin analizleri bizlere bambaşka gerçekleri göstermektedir.
Bugün hristiyan dünyasını kurtarabilecek tek yol birliktir. Profilinizde yazan "Ortodoks" kilisesi bile "Ekümenizm" ile bu yolda ilerlemektedir.
Mezhepsiz Hristiyanlık
http://incil.blogspot.com
http://www.youtube.com/watch?v=vn0OOxZMS0c
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Mezhepsiz Hristiyanlık
Mezhepsiz Hristiyanlık konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.
Bu konunun diğer sayfaları:
1
2 3
>