Kapitalizm'in Zorunlu Şartı: "Protestan Ahlak" (İshak Torun)
| HRİSTİYAN FORUM
> Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar
> Presbiteryenlik, Kalvinistlik, Reformistlik
: Kapitalizm'in Zorunlu Şartı: "Protestan Ahlak" (İshak Torun) konusu 3093 kez okundu, 12 kez cevaplandı. En son mesaj tsadoktosilas tarafından gönderildi. Kapitalizm'in Zorunlu Şartı: "Protestan Ahlak" (İshak Torun) "Her hristiyanın bilmesi gerekenler" diye yazı içinde de ismi geçen Richard Baxter isimli Reformist vaizin kitabı var. Bence aşağıdaki Max Weber'in "Kapitalizm'in Ruhu: Protestan Ahlak" kitabının ismi de "Her protestanın bilmesi gerekenler" olmalı... <TABLE border=0 width="100%"><TBODY><TR><TD bgColor=#eeeeee align=right>Page 1</TD></TR></TBODY></TABLE> C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 3, Sayı 2, 2002 89 KAPİTALİZMİN ZORUNLU ŞARTI “PROTESTAN AHLÂK” İshak TORUN Özet Bu makale, Max Weber’e göre kapitalizmin dominant şartının analiz edilmesiyle sınırlıdır. Weber’in kapitalizmden kastettiği, “Endüstriyel Kapitalizm” dir. Weber’e göre; Endüstriyel Kapitalizm’in zorunlu şartı Protestanlıktan mülhem iktisat ahlâkıdır. Bu çalışma, sistemci yaklaşım, betimleyici model ve... Kapitalizm'in Zorunlu Şartı: "Protestan Ahlak" (İshak Torun)
HEMEN ÜYE OLUN!Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.
Kapitalizm'in Zorunlu Şartı: "Protestan Ahlak" (İshak Torun) konusu 3093 kez okundu, 12 kez cevaplandı. En son mesaj tsadoktosilas tarafından gönderildi.
"Her hristiyanın bilmesi gerekenler" diye yazı içinde de ismi geçen Richard Baxter isimli Reformist vaizin kitabı var. Bence aşağıdaki Max Weber'in "Kapitalizm'in Ruhu: Protestan Ahlak" kitabının ismi de "Her protestanın bilmesi gerekenler" olmalı...
Page 1
C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 3, Sayı 2, 2002
89
KAPİTALİZMİN ZORUNLU ŞARTI
“PROTESTAN AHLÂK”
İshak TORUN
Özet
Bu makale, Max Weber’e göre kapitalizmin dominant şartının analiz edilmesiyle
sınırlıdır. Weber’in kapitalizmden kastettiği, “Endüstriyel Kapitalizm” dir. Weber’e göre;
Endüstriyel Kapitalizm’in zorunlu şartı Protestanlıktan mülhem iktisat ahlâkıdır. Bu
çalışma, sistemci yaklaşım, betimleyici model ve bilimsel metotla hazırlanmıştır.
Bu konuyu açan arkadaşıma bir sorum aslında yorumum olacak. Temeli ve referansı Kutsal Kitap olmayan her söz her bilgi sadece kafamızı meşgul edecektir. Buradaki bunca yazıda Kafamızı meşkul etmekten başka bir işimize yaramayacağı gibi Bunların Kutsal kitapta hiç bir yeri yoktur. Saygılarımla
Bu konuyu açan arkadaşıma bir sorum aslında yorumum olacak. Temeli ve referansı Kutsal Kitap olmayan her söz her bilgi sadece kafamızı meşgul edecektir. Buradaki bunca yazıda Kafamızı meşkul etmekten başka bir işimize yaramayacağı gibi Bunların Kutsal kitapta hiç bir yeri yoktur. Saygılarımla
Kutsal Kitap'ta yerinin olması mı gerekiyor bir şey hakkında düşünmemiz için?
Bu makaleye (Ishak Torun'a) bir suredir cevap vermek istiyordum ama bir turlu zamanim el vermedi. Elestirimi okurken bunun zorunlu olarak ‘Protestanlik’ savunmasi olarak okunmamasi konusunda ozel bir vurgu yapmak istiyorum. Dunya ‘Protestan-Katolik-Ortodoks’ ayrimi yapmaz. Bir Musluman Protestanlik hakkinda bir yazi okudugunda, iyi ya da kotu olsun, edindigi izlenim tum Hiristiyanlar’a yoneliktir. Lutfen yaziyi bunu akilda tutarak okuyunuz. C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 3, Sayı 2, 2002
Protestanlık, bizim saydığımız ve diğer benzer mezhepleri ifade etmek için
kullanılan genel bir isimdir. Kalvinizm, Protestan mezhepleri arasında en yaygın
olanıdır ve Protestanlığın ağırlıkla teorik-dogmasını oluşturur. Bu gerekçe ile
Protestanlık ile Kalvinizm terimleri biri diğerinin yerine kullanıla gelmiştir. Yine
Kalvinizm, çoğunlukla Puritanizmle aynı anlamda kullanılan sinonim tabirler
olarak dilimize yerleşmiştir (Ülgener,1991:17) ve genel anlamıyla Protestanlık
öğretisine Püritanizm de denmektedir (Bodur, 1991: 82). Weber, Protestan
mezheplerin asketik olan ile asketik olmayanları arasında dikkatle ayırım yapar
(Weber, 1978: 544-550). (s91)
Bu paragrafta o kadar cok hata varki, bu kadar fiziksel hatayla dolu bir paragrafi okuduktan sonra yazarin yazdigi konuyla ilgili ne kadar bilgili oldugunu sorgulamak gerekiyor. Kalvinizm bir Protestan mezhebi degil, bir Hiristiyan teolojisidir. Ornegin Baptist (bu bir mezheptir) kiliseler arasinda Kalvinist olanlar oldugu gibi Arminian olanlar da vardir. Bir kilisenin Kalvinist olmasi o kilisenin mezhebinin Kalvinist olmasi anlamina gelmez, Kalvinist teolojiye inandiklari anlamina gelir. Kalvinizme gore, insanlar gunah nedeniyle ozgur iradeleriyle iman etmeyi secemezler, ancak Tanri iman etmelerini saglayabilir. Protestanlikla Kalvinizmin birbiri yerine kullanilmasi hicbir temeli olmayan bir ifadedir. Bircok Protestan kilise Arminiandir, yani insanlarin kendi ozgur iradeleriyle Tanri`yi bulabilebileceklerine inanirlar. Protestanliga Puritanizm dendigi iddiasi da yine temelsizdir. Puritanlik Protestanligin bir mezhebidir, ustelik kucuk bir mezhebidir.
Katoliklerle Protestanların yaşadığı ülkelerde, Protestanlar fert ve cemaat olarak nispeten zengindir. (s91)
Akademik yazilarda genel cumleler kurmak tehlikelidir, eger bu cumleye ‘bazi, kimi’ gibi sozcukler eklenseydi soylenecek soz olmazdi. Ancak bu durumda yazarin amacina daha iyi hizmet ettigi dusunulmus olmalidir. Ornegin bu cumle Turkiye ya da Italya ya da Fransa ya da Rusya icin de gecerli midir?
Aynı şekilde, bir ülkedeki din ve meslek istatistikleri yan yana konulunca, yüksek eğitimli teknik ve ticari personelin, büyük sermaye sahiplerinin ve işletme liderlerinin çoğunun Protestan olduğu görülür. (s91)
Yukarida yazdiklarim bunun icin de gecerlidir. Islam, Budizm, Hinduizm gibi diger dinleri de denkleme dahil edince sonuclar cok daha carpici hale gelir. Ornegin Hindistan’daki ya da Yunanistan’daki durum nedir? Bu kisiler yine Protestan midir?
Weber' in 1895' de bir öğrencisine yaptırdığı istatistiğe göre; Protestanlar,
Katoliklere nispeten daha zengin ve iktisadi faaliyetlere katılmaya daha
isteklidir. (s91)
Bir Sosyal bilimcinin 1895’te yapilan bir istatistik degerlendirmeden yola cikarak yargiya varmasi korkunctur. Herseyden once istatistik bilimi, diger tum bilimler gibi, 100 yilda cok fazla degismistir. Ayni zamanda toplum dinamiklerinin de 100 yil oncekilerle ayni oldugunu soylemek dogru olmaz.
Reformasyondan beri ekonomik bakımdan gelişmiş Batılı
ülkelerin hepsi Protestan’ dır: Hollanda, İngiltere, Amerika ve Almanya gibi..
Buna karşın, kalkınamamış ülkelerde Katolik nüfus yoğunluktadır: İtalya,
İspanya, Portekiz ve Yunanistan gibi. (s92)
Yine ‘hepsi’ sozcuguyle bir genelleme yapiliyor ve yukaridakilerle ayni yanlisa dusuluyor. Bu ulkelerin arasinda en guclu Katolik ulke olan, ve yuzlerce yildir Avrupa’da Katolikligin kalesi olan Fransa’nin adinin gecmemis olmasi ilginctir.
Ortodokslugun adinin zaten anilmamasi baska bir ilginc durumdur. Ortodoks ulkeler bu denklemin tamamen disinda birakilmistir. Oysaki Avrupa ve Asya’da bircok Ortodoks ulke vardir ve tarih boyunca Ortodokslar Rusya ve Bizans gibi devletlerle guclu bir ekonomik sisteme sahip olmustur.
Etkisini ozellikle Weber’den (1864-1920) sonra gostermis olmasindan gerek, komunist ulkelerden soz edilmemistir. Hatta ‘Protestan' Almanya’nin batisi kapitalizmi benimserken yine ‘Protestan’ olan Almanya’nin dogusu komunizmi benimsemistir.
Ayrica komunizmin Avrupa’da cogunlukla Ortodoks ulkelerde benimsenmis olmasi Ortodokslugun komunizmin ruhu oldugu anlamina mi geldigi sorulabilir.
Batı tipi kapitalizm, Batı uygarlığı dışında, hiçbir yerde gelişmemiştir. (s92)
Tabiki! Cunku Bati tipi zaten. Dogu’da neden Bati tipi herhangi birsey gelissin?
Sayılan ilkeler üç terimle özetlenebilir: 1) Her ferde cennet önceden
müjdelenmiştir. 2) Çalışma (iş) bir fazilettir ve 3) insan kendi mesleğini kendi
seçmelidir (s93)
Kalvinizm'den cikarilan bu sonuclar yanlistir. 1) Yanlis. Kalvinizm'e gore Tanri kimin cennete kimin cehenneme gidecegini onceden belirlemistir ve bunun bilgisine sahiptir. Ancak kimseye cennet mujdelenmemistir. 2) Yanlis. Tanri icin calismayi ‘ise gitmek’ olarak anlamak ancak Hiristiyanligi bilmeyen birine ozgu olabilir. Hiristiyanliga gore, gunahkarlar da ve hatta Seytan bile son tahlilde Tanri’nin yuceltilmesinde rol almakta, yani O'nun yuceligi icin calismaktadir. 3) Bunu nereden cikardigini ben anlayamadim.
Kalvinci mezhepler, dünyevi (ekonomik) başarılarda
seçilmişliğin (felahın) kanıtının bulunduğunu düşünürler. Birey, kurtuluş
(seçilmiş olmak) belirsizliğinin verdiği korkudan kurtulmak için çalışmaya
yönlendirilir. Seçilmişliğinden emin olmak için bir meslekte aralıksız çalışmanın
en iyi yol olduğu özellikle salık verilir. Dinsel kuşkuyu sadece bu yatıştırır ve
bağışlanma kesinliğini verir. (s93)
Bir Hiristiyan icin secilmisligin kaniti (eger bu ogretiye inaniyorsa) Tanri Sozu'ne bagli kalmasi, Tanri’yi ve insanlari sevmesi, Tanri cocuklarina yakisan bir yasam surmesi olabilir (Yuhanna 8:31, 13:35, 15:8, vd.). Isini iyi yapmak kuskusuz iyi bir tanikliktir ve ahlaksal olarak dogrudur, ancak kurtulusu garantilemez ve ruhsal yasamda Tanri’ya itaat etmenin yerini tutmaz.
Protestanlığın pragmatik düşünürlerine gönderme yaparak tezini
ispatlamaya çalışmıştır. Weber, en önde gelen prüten düşünür olarak kabul ettiği Benjamin Franklin’ den şunları aktadır (s94)
Bu cumledeki anahtar sozcuk Pragmatiktir. Amerika’daki onde gelen felsefi sistem pragmatizmdir. Pragmatistler Protestan ya da Hiristiyan dinine de mensup olabilir baska bir dine de. Benjamin Franklin’in bir devlet adami oldugu dogrudur ama en onde gelen Puritan dusunur denmesi biraz ileriye gitmektir. Ekonomistleri ve politikacilari da dusunur ele alacak olursak Suleyman Demirel’in yazdigi kitaplari ve makaleleri goz onune alarak dusunur kategorisine almamiz gerekir, bunu yapmanizda benim icin bir mahsur yoktur.
Protestanlık ile modern kapitalizmin aynı zamanda görünmeleri de aralarındaki ilişki ve etkilenmeyi tesadüf olmaktan çıkarmaktadır. (s96)
Iki seyin ayni zamanda ortaya cikmasi (kapitalizm ve protestanlik arasinda birkac yuzyillik bir fark vardir) aralarindaki iliskinin tesaduf olmadigini mi gosteriyor? Nasil? Bu tarihte bir defa olup bitmis bir fenomendir ve tekrari mumkun degildir. Tesaduf olup olmadigini, ya da aralarinda dogrudan bir neden-sonuc iliskisi oldugunu nereden bilebiliriz? Bir kisi yuzerken bacagina kramp girse ve ayni zamanda yakindan hizla bir surat teknesi geciyor olsa bu ikisi arasinda bir neden-sonuc iliskisi var mi demektir? Cok kucuk bir olasilik. Bir patlama duysaniz ve ardindan ayni yonden duman ciktigini gorseniz bu ikisi arasinda zorunlu bir neden-sonuc iliskisi mi var demektir? Daha olasi ama gidip gormeden bunu kesin olarak bilemezsiniz. Ornekler cogaltilabilir. Zamanda yakinlik zorunlu bir neden-sonuc iliskisine isaret etmez.
GENEL ELESTIRI
Genel olarak Hiristiyanligin ‘Hiristiyan toplumlarinin’ neredeyse her alanini etkiledigi dogrudur. Burada mesele Hiristiyanlik-Kapitalizm arasinda dogrudan bir neden-sonuc iliskisi olup olmadigidir.
Makale boyunca ozellikle Hiristiyanlik hakkinda verilen eksik ve yanlis bilgiler de dusundurucudur.
Insan zihni genellemeler yaparak bilgi edinir, beynimiz bilgileri kategorilere ayirarak calisir ve kategorilere ayirmayi da genellemeler yaparak basarir. Sosyoloji icin de ayni ilke gecerlidir. Toplumlari ve onlari olusturan ogeleri siniflandirma yapmaksizin anlamli bir bilgiye ulasmak mumkun degildir. Aksi takdirde edinilen her bilgi rasgele olacaktir. Ancak bu makalede yazilanlari Hiristiyanlarin kabul etmesi gibi bir zorunluluk yoktur. Herkes kendini yanlis bir bicimde kategorize eden bir yaziyi elestirme hakkina sahip olmalidir. Sonucta Weber toplumlari bir bicimde yorumlamistir, Marx bunu baska bir bicimde yapmistir, diger sosyologlar ise baska bicimlerde.
Sosyoloji icin zor olan durum, sosyolojik formullerde cok fazla degisken olmasidir. Bir toplumun ekonomik yapisini belirleyen cok sayida etmen vardir. Bunlardan hangilerinin belirleyici hangilerinin tesadufi oldugunu belirlemek kolay degildir ve genellikle bu konuda celisen varsayimlar vardir. Weber’in sistemi bunlardan sadece birisidir.
Kapitalizm, ozellikle Turkiyeli Hiristiyanlar arasinda kotu bir sistem olarak gorulur (ve ben de buna katiliyorum). Cunku (benim gozlemleyebildigim kadariyla) genellikle ‘alevi-solcu’ bir cevreden gelmektedirler. Ancak bu tum dunya icin gecerli degildir. Gunumuzde bircok Hiristiyan (Protestan-Katolik-Ortodoks) kapitalizmle baris icinde yasamaktadir. Ayrica dusmus bir dunyada yasadigimizi ve ekonomik olarak lanetlendigimizi unutmayalim (Gen.3:17-19). Dunya hicbir zaman cennet gibi olmayacak, her zaman gunahla dolu olarak kalacaktir.
Akademik bir yazi yazmak bir deneme yazmaktan farklidir. Ilk kurallardan birisi her zaman orijinal kaynaklara gitmektir. Ancak yazarin Protestanlik hakkinda yazmasina ragmen hicbir orijinal Protestan kaynaga basvurmadigi gorulmektedir. Bu akademik olarak kabul edilemez bir durumdur. Bunun orneklerini yazi boyunca goruyoruz. Ornegin Benjamin Franklin’den bir alinti yapiliyor ve ama bu bir baskasinin kitabindan aliniyor.
Diger kaynaklara gelince (bkz. Kaynakca), Hiristiyanlik hakkindaki bilgilerinin tamamen Islami kaynaklara bagli oldugunu soyleyebiliriz. Bu nokta ozellikle Hiristiyanlar icin onemli olmalidir. Cunku Hiristiyanlik hakkinda soyleyecek sozu olan kisilerin bunu Hiristiyanlik kaynaklarina basvurarak yapmalarini isteriz. Hiristiyanlik hakkindaki olumsuz dusunceleri sir olmayan bir din olan Islam kaynaklarina basvurularak bu yazinin yazilmasi Muslumanlar icin olagan, hatta dogru olan sey olabilir, ancak Hiristiyanlar icin kabul edilemezdir.
Ozet olarak, Max Weber’in sosyoloji teorisi diger teorilerin arasinda bir digeridir. Bu teori hakkinda 100 yildir eminim cok fazla sey yazilip cizilmistir. Weber’e karsi yoneltilen elestirileri bile okumadan bunlari dogru kabul etmek dogru bir yaklasim olmaz. Bu elestirilerden bir tanesi, Protestan ulkelerde herkesin kendi Kutsal Kitap’inin olmasi ve okumasi gerektigi yonunde okur-yazarligin tesvik edildigi ve bunun daha egitimli toplumlarin ortaya cikmasiyla sonuclandigi bicimindedir. Cunku Protestanlikta Kutsal Kitap okunmasi kisinin bireysel olarak (haftada en az bir gun, Pazar gunleri toplu olarak) yapmasi gereken bir tapinma bicimidir. Bu, zamanla yenilige daha acik bir toplumsal yapiyi getirmis ve bu toplumsal yapinin modernlesme, ekonomik gelisme ve buyume gibi sonuclari olmustur. Kuskusuz bunlarin iyi olup olmadigi ayri bir tartisma konusudur.
Dunya Mesih’e karsidir ve O’na yaptiklarinin daha fazlasini Tanri cocuklarina yapmistir ve yapmaktadir. Dunya’dan kaynaklanan yazilari okuyalim, ancak her zaman elestiriye hazir olalim. Gozu kapali olarak sadece isminin basinda akademik bir unvan olan (bu dunyaya ait) kisilerin yazdiklarini hemen dogru olarak kabul etmeyelim. Ozellikle Turkiye’de Hiristiyan yazarlarin kitaplarinin cevirisini bulmak kolay olmayabilir. Cunku cogunlukla Musluman olan bir ulkede gercek Hiristiyan perspektifiyle yazilmis kitaplari basmanin pek mantigi yoktur. Yine de tartismali konularda otorite olarak bu tip gorusleri kabul etmek yerine kilisemizin onderine ya da bu konularda bilgisi oldugunu dusundugumuz diger imanlilara gitmek en dogrusudur.
Protestanlık ve kapitalizm ilişkisi zaman zaman kuruluyor ve her zaman Kuzey Avrupa ülkeleri örnek veriliyor. Ancak birazda rakamlara bakalım bence. Gallup' un 2007-2008 döneminde yaptığı araştırmada Estonyalıların %84' ü, İsveçlilerin %83' ü, Danimarkalıların %80' i, Norveçlilerin %78' i, İngilizlerin %71' i, Finlandiyalıların %69' u "Din hayatımda önemli değil" seçeneğini işaretlemiştir. (1)
Aynı araştırmaya göre Ortodoks Romanya' da %18, Gürcistan' da %22, Güney Kıbrıs' ta %24, Ermenistan' da %29, Yunanistan' da %30' dur.
Ayrıca kapitalizm gibi bir ideolojiyle Hristiyanlık' ı özdeşleştirmek veya bağlantı kurmak son derece yanlış diye düşünüyorum.
(1) "Lack of Importance of Religion in Europe by Gallup poll (2007–2008)" araştırması.
Kapitalizm'in Zorunlu Şartı: "Protestan Ahlak" (İshak Torun) konusuna benzer konular;
İslami medyada "haç" ve "T" harfi üzerinden misyonerlik propagandası suçlamaları Milliyet Gazetesinin internet sitesi olan www.milliyet.com.tr haber sitesinin spor sayfasında “Sakatlık” işareti karşılığına Kızılhaç işareti konulmuş.
Milliyet Hıristiyan bir ülkede mi yayın yapıyor, Milliyet’in okuyucu kitlesi Hıristiyan mı? Türkiye’de sağlık hizmetlerinin işareti KIZILAY’DIR. Ülkemizde yayın yapan bütün kurum ve kuruluşlar sağlık hizmetlerini gösteren amblem yerinde Kızılay logosunu kullanmaktadır. Milliyet internet sitesinde de doğal olarak “KIZILAY” olması gerekirken hangi mantık ile Milliyet yayınlarında Kızılhaç kullanılmaktadır merak ediyoruz. Milliyet gazetesinin internet sitesi olan milliyet.com.tr.’de misyonerlik mi yapılıyor? Milliyet gazetesinin yetkililerinin bu olaydan haberleri yok mu? Haberleri yoksa bu daha da büyük sorun. Şayet haberleri var olduğu...
Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı. Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için “7. Gün Adventisleri”ni yazdı.
http://www.hristiyangazete.com/wp-content/uploads/2011/06/Ece-Elibolo%C4%9Flu-Dipnot-Tablet-okuyucular%C4%B1-i%C3%A7in-7.-G%C3%BCn-Adventisleri-ni-yazd%C4%B1..jpg
Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için “7. Gün Adventisleri”ni yazdı.
Onlara tarikat diyen de var, hristiyan bir cemaat olarak bilen de…Ama onlar kendilerini ‘Allah’ın bağışlayan sevgi dolu karakterini en iyi şekilde temsil etmeye çalışan bir hizmet topluluğu’ olarak görüyor. İsa’nın yeniden dünyaya geleceği
günü bekliyorlar. Sağlıklı ve sade yaşamak, yaşam felsefeleri. Vejeteryanlar. Japon Okinavalılarla birlikte dünyada en uzun yaşayan topluluklar olarak pek çok araştırmaya konu olmuşlar. Dünyada sayıları milyonları...
"İtici güç" demek, ne büyük "ayıpmış"! - Yiğit Bulut "İtici güç" demek, ne büyük "ayıpmış"! (3 Haziran 2009) - Yiğit Bulut - Vatan Gazetesi
"Evrim-yaratıcı zeka" yazılarımı bitirdim ama sağolsunlar "köşe yazarı arkadaşlarım ve mail grupları" devam ettiriyorlar. Bazı dostlarım yazmışlar "milliyetçi bir çizgi, okyanus ötesinde icat edilen Darwin karşıtı bir çizgi ile nasıl uyuşur"! Bazıları daha da ileri gitmişler ve beni "kara gömlekli" olmakla suçlamışlar! Neyse "kara cüppeli" dememişler!
Bu "karşılaştırmalara", yine o yazıları yazanlardan biri olan dostumun cümlesi ile "aklım şaştı"! Türkiye'yi "sevmek" Darwin'i desteklemekle mi başlıyor? Veya Darwin'in teorilerini tatminkar bulmayıp "dahasını" arayanlar, Türkiye'yi sevmiyorlar mı?
Sevgili dostlar, "saçmalık" tam olarak burada başlıyor! Vay "itici güç" dedi, vay...
Eski bir Yunan-Protestan pastörün tanıklığı:Yunan Protestanlar soruyor: "Neden Ortodoks Olmalı?" <OBJECT id=ieooui classid=clsid:38481807-CA0E-42D2-BF39-B33AF135CC4D></OBJECT><STYLE> st1\:*{behavior:url(#ieooui) } </STYLE>Yunan Protestanlar soruyor:Neden Ortodoks olmalı?<?xml:namespace prefix = o /><o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Bu soru,Yunan Ortodoks kilisesine mensup bir imanlıya çok absürd gelebilirken,Ortodoks imana sahip olmayan veya Ortodokslukla pek bir ilgisi olmayan başka bir Yunanlı için çok önem arzedebilir.<o:p></o:p>
<o:p></o:p>
Şimdi Ortodoks kilisesine geçmiş olan ben; -Yunan Protestan bir grubun eski kurucusu olarak- , kendi kişisel geçmiş deneyimlerimden yararlanarak ,bir Yunan Protestanın bakış açısıyla ,onun gözünden ve de Ortodoks kilisesinin eski azılı bir düşmanı olarak bu soruya yanıt aramanın kayda değer ve gerekli bir şey olduğunu düşünüyorum.<o:p></o:p>...
"Nereye gideceğim ve senden nerede gizleneceğim?" - Romalı Klemens Nereye gideceğim ve senden nerede gizleneceğim?
Gökler, Allah’ın şanını anlatıyor, gök kubbe onun ellerinin eserini duyuruyor.
Ey sevgili kardeşlerim, İsa Mesih’i ölülerin arasından dirilterek bize bir ilk örnek veren Rabbin dirilişinin sürekli örneklerini nasıl bize verdiğine dikkat edin.
Zaman yasasında oluşan dirilişe dikkat edelim. Gündüz ve gece bize dirilişi gösteriyorlar. Gece uykuya dalar, gündüz dirilir. Gece gider, gündüz gelir.
Örnek olarak meyveleri alalım. Tohum nedir, nasıl ürer? Tohum ekicisi çıktı ve toprağa tohumların her birini serpti. Yere düşen bu kuru ve çıplak tohumlar çürürler. Ondan sonra yüce ve tedbirli Tanrı çürümenin içinden onları diriltir, tek bir tohumdan birçoğunu elde eder ve meyve verecek duruma getirir.
HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız
HRİSTİYAN OLMAK Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...
HRİSTİYAN GAZETE Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.
HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...
İNCİL Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...
İNCİL .TV Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...
Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlıkİncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil