KİLİSE-10

KİLİSE-10 :  KİLİSE-10 | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Presbiteryenlik, Kalvinistlik, Reformistlik


Facebook | Twitter | Youtube

HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)




KİLİSE-10 sayfasını paylaşmak için adres:

 

KİLİSE-10
 

 KİLİSE-10
teoforos

KİLİSE-10


III.B. Kilise Ve Göklerin Egemenliği:
Göklerin Egemenliği, her dört İncil’de de merkezi bir konudur. Hatta tüm Yeni Antlaşma’nın merkezi konusu olduğunu bile söylemek doğru olur. Yani İsa Mesih İyi Haber’i, Müjde’yi vaaz etmeye başladığında; Göklerin Egemenliği haberini bildiriyordu. Bu nedenle Markos 1. bölüm, 14-15. ayetlerde İsa Göklerin Egemenliğini halka bildirmeye başlıyor ve şöyle diyor:“...Zaman doldu, Tanrı’nın Egemenliği yaklaştı. Tövbe edin, Müjde’ye inanın !” Müjde, Tanrı’nın Egemenliğinin Müjde’sidir. Tanrı’nın Egemenliği ile kilise arasındaki ilişki nedir? Bu Egemenlik hakkındaki anlayışımız, kilise anlayışımızı nasıl etkiler?
a-) Anlamamız gereken ilk şey; Yeni Antlaşma asla kiliseye, “Tanrı’nın Egemenliği” ya da “Göklerin Egemenliği” ismini vermez. Bunun çok iyi bir sebebi vardır: Çünkü Egemenlik, yani Krallık; Tanrı’nın nihai olarak her şey üzerindeki hükmüdür. Yani düşünülebilecek en kati, en geniş kapsamda bir hükmediştir bu. Mesih geri döndüğü zaman bütün yaradılış, Tanrı’nın Mesih içersinde gösterdiği Krallığını fark edecek ve herkes diz çöküp O’na tapınacak. Tüm evren, İsa Mesih’in Egemenliğine boyun eğdiği zaman, Tanrı’nın (Göklerin) Egemenliği gerçek anlamda gelmiş olacak. Eğer İsa Mesih: “Göklerin Egemenliği içinizdedir (aranızdadır)” diyorsa; bununla kastettiği şey: Bu Krallık, Kral olan Kişide bulunuyor demektir. Bu Kişi de İsa Mesih’tir. İsa Mesih de topluluğunun arasında bulunuyor. Ancak bu manada İsa: Göklerin Egemenliği içinizdedir (aranızdadır) diyebilir. İsa Mesih, Beden almış Göklerin Egemenliğidir. Bu nedenle İsa Mesih’in dünyadaki Varlığı, O’nun Krallığı’nın dünyadaki Varlığı demektir.
Bu dört Müjde’ye göre, Tanrı’nın Egemenliği (Göklerin Egemenliği), İsa Mesih dünyaya geldiğinde kurulmuştur. Fakat özellikle İsa Mesih’in ölümünde, şeytanın hükümranlığı yenildiğinde kurulmuş ve oturtulmuştur.
Yuhanna 12:31-33 Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak. Ben yerden yukarı kaldırıldığım zaman bütün insanları kendime çekeceğim. İsa bunu, nasıl öleceğini belirtmek için söylüyordu.
İsa burada: “O’nun yukarı çekilmesi ve ölümü ile, şeytanın hükümranlığının kırılacağını ve yargılanacağını “söylüyor. Yani Mesih’in çarmıhtaki ölümü, bu dünyanın yargılanmasını gerçekleştiriyor. Günahlı kadın ve erkeklerin hak ettiği cezayı, burada İsa Mesih Kendi üzerine alıyor. Bu ayetler de aslında dünyanın ne kadar günahlı olduğunu gösteriyor. Bunları söyledikten sonra İsa şunları söylüyor: “Artık bu dünyanın egemeni dışarı atılacak.” İsa Mesih’in ölümü ile artık şeytanın hükümranlığı yeniliyor ve Göklerin egemenliği zaferli çıkıyor. Göklerin Egemenliği aslında en geniş kapsamda, Sonsuz bir gerçektir. Tanrı’nın Mesih’te sunduğu sonsuz kurtuluşla eş anlamlıdır. Ve bu Krallık tüm yaradılışın yenilenmesini ve ölümün kırılmasını ve öldürülmesini içermektedir.
Bu nedenle Esinleme Kitab’ındaki Tanrı’nın hükmedişi, Kuzu’nun Düğün Şöleni ile bir arada gösteriliyor.
Vahiy 19:6-9Sonra büyük bir kalabalığın sesini, gürül gürül akan suların ve güçlü gök gürlemelerinin sesini andıran sesler işittim.
‘Haleluya !’ diyorlardı.
‘Çünkü gücü her şeye yeten Rab Tanrımız
egemenlik sürüyor.
sevinelim ve coşalım !
O’nu yüceltelim !
Çünkü Kuzu’nun düğünü başlıyor,
O’nun gelini hazırlandı.
Giymesi için ona temiz ve parlak,
İnce keten giysiler verildi.’
İnce keten, kutsalların adil işlerini simgeler. Melek bana, ‘Şunu yaz’ dedi. ‘Ne mutlu Kuzu’nun düğün şölenine çağrılmış olanlara !’Ve şunu ekledi: ‘Bunlar gerçek sözlerdir, Tanrı sözleridir.”
Melek burada neden “Haleluya!” diye bağırdı? Çünkü gücü her şeye yeten Rab Tanrı’mız Egemenlik sürüyor. Ve bundan sonraki ayette gördüğümüz gibi bu Egemenlik de Kuzu’nun Düğün Şöleni ile birlikte olmaktadır. Kurtuluş artık insanlara sunulmuştur. Ve artık kilisenin kurtuluşu tam bir gerçeklik haline gelmiştir. Bu nedenle kilise, Krallıkla ya da Göklerin Egemenliği ile eş anlamda olamaz. Zira Göklerin Egemenliği en derin manada, Tanrı’nın Sonsuz kurtuluşunu göstermektedir. Fakat kilise dünyada varlığını sürdürürken, hala kurtuluşunun sonuca erdirilmesini, tamamlanmasını beklemektedir. Egemenliğin gerçekliği, kilise gerçekliğinden sonsuz derecede ileridedir. Bu ikisi eş anlamlı olmamakla beraber, yine de aralarında çok yakın bir ilişki bulunur. Kilisenin nihai amacı, Tanrı’nın Egemenliğidir. Kilise, Tanrı’nın Egemenliği için var olmaktadır. Aslında şöyle bile diyebiliriz: Şu anki çağda yalnızca ve yalnızca kilise, Tanrı’nın bilgeliğini dünyaya gösteren araçtır. Sonsuz Krallık, bu çağda görünür bir şekilde bizlere sunulmaktadır. Fakat bu yalnızca bizim karşımıza kilisede çıkar. Matta 16. bölümde, Yeni Antlaşma’nın, kilise öğretisi hakkında kullandığı çok merkezi bir ayet veriliyor:
Matta 16:16-19 “Simun Petrus: ‘Sen, yaşayan Tanrı’nın Oğlu Mesih’sin’ cevabını verdi. İsa ona, ‘Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun !’ dedi. ‘Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babamdır. Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus’sun ve ben topluluğumu bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek. Göklerin Egemenliğinin anahtarlarını sana vereceğim. Yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak; yeryüzünde çözeceğin her şey göklerde de çözülmüş olacak.”
Elçilerin temsilcisi olarak Petrus’un bir “kaya” olarak nitelendirildiğini görüyoruz. Yani elçilerin verdiği İnanç Açıklaması ‘kayası’ üzerine bu kilisenin kurulacağını söylemiştik. Petrus burada, elçisel ikrarın bir temsilcisidir. Fakat Göklerin Egemenliğinin anahtarlarının ona verilmesi, yine temsili bir şeydir. Bunun anlamı da şudur:
Aynı İnanç ikrarı, Göklerin kapılarını açacak ya da kapatacaktır. İsa bu anahtarları tüm kiliseye veriyor. Zira kilise bu öğreti üzerine kurulduğu ve öğreti, bu kapıyı açıp-kapadığı için; bu anahtarlar tüm kiliseye veriliyor. Kilisenin bu Müjde’yi duyurması aracılığıyla insanlar İyi Haber’i alırlar ve Göklerin Egemenliğine girebilirler. İnsanlar kendilerine bildirilen bu Müjde’yi reddettiklerinde, Göklerin Egemenliğinin kapılarının yüzlerine kapandığını görürler.
Bu nedenle her ne kadar kilise ile Göklerin Egemenliği eş anlamlı şeyler değilse de; ayrılamayacak bir şekilde de birbirlerine bağlıdırlar. Kilisenin Müjde’yi vaaz etmesi, Tanrı Egemenliğinin ilerlemesinin; aracılığıyla yapıldığı ilk yoldur. Tanrı’nın Egemenliğinin, Yeni Antlaşma’da ne kadar büyük bir yer tuttuğunu gördüğümüzde; kilise olarak ne kadar büyük bir sorumluluk altında olduğumuzu da fark ederiz.
Aynı zamanda İsa Mesih’in Kendi kilisesine bu sorumluluğu ya da Krallığı vererek; ne kadar büyük bir ayrıcalık tanıdığını da görürüz. Yeni Antlaşma bizlere, İsa Mesih’in Kral olarak hükmettiğini gösterir. Baba’nın sağ tarafında oturmuş olan Mesih’tir. Yani bu da demektir ki; her şeyi yönlendirmek için yetki Kendisinde bulunmaktadır. Bu hükmediş ve bu güce, her nerede itaat edildiği görülürse; Tanrı’nın Egemenliği de o yerde fark edilmiş ve görülmüş olur.
Peki bu nerede oluyor? Bu, kilisede olmaktadır. Kilise ve Göklerin Egemenliği, bir arada gider. Aslında şöyle diyebiliriz: Kilise ve Göklerin Egemenliği, birbirlerinin gelişimini sağlamak için planlanmıştır. Bir kimse kiliseye girdiğinde, kurtuluşu aldığında; Krallık genişlemektedir. Göklerin Egemenliğinin ilerleyişi de kendisini, kilisenin büyüyüşünde gösterir. Bir teolog şöyle söylemiş: “Kilise, Tanrı’nın Egemenliğinin bir işareti ve aracıdır.” Aynı kişi kilisenin, Göklerin Egemenliğinin bir ön tadımı olduğundan da bahsetmiştir. Sonsuz Egemenliğin neye benzeyeceğini yalnızca kilisede (bir parçasını) görebiliriz. Bizler Rab’bin Sofrasından almak için toplandığımızda; O’na övgüler sunduğumuzda, adeta sonsuzluğa küçük bir adım atmış oluruz. İsa Mesih bizlere: “Gelin, alın ve yiyin, bu Ben’im Bedenim’dir” dediğinde; bizler sonsuzlukta gerçekleşecek olan bu Düğün Şölenini, önceden tatmaya başlamışızdır. Birbirimizle olan ilişkilerimizde büyüdüğümüzde, olgunlaştığımızda; Göklerin Egemenliğinin Sonsuz Barıştırmasının neye benzeyeceğini daha iyi görürüz.
Peki tüm bunların sonuçları nelerdir? Bizler Tanrı Egemenliğinin gerçeğine baktığımızda; ki bu bize kilise aracılığıyla verilmiştir, gerçekten de kilisenin ne kadar değerli olduğunu daha fazla anlarız. Çünkü yalnızca bu şeyler kilise içinde tadılır ve deneyimlenebilir. Zira yalnızca tapınma ve kilisenin toplu yaşantısının içersinde bizleri bekleyen bu büyük kurtuluşu tadıp, deneyimleyebiliriz.
Bu nedenle kilise, bir Hristiyan olarak yalnızca büyümemizin sağlandığı bir yer değildir. Kilise, aynı zamanda Göklerin Egemenliğinin ve kurtuluşun ne olduğunu anlamamız konusunda gereklidir. İsa Mesih, Matta 13. bölümde, 44-46. ayetler arasında, Tanrı’nın Egemenliğini çok değerli bir inciye benzetmektedir. Ve biz de, bu incinin ne kadar değerli olduğunu anlayarak; kilisenin gerçek değerini kavrayabiliriz. Kiliseyi, bir altın yüzüğün üzerine yapıştırılmış inci olarak örneklersek; bu hiç de yanlış bir düşünce olmaz.
Bu inci sahip olduğu değerden ötürü, üzerinde bulunduğu altın yüzüğe de çok büyük bir değer kazandırır. Göklerin Egemenliğinin değerinin anlaşılması, Mesih’in kilisesinin farkına varılıp; sevilmesini sağlayacaktır.
b-) Anlamamız gereken ikinci şey; kilisenin, Göklerin Egemenliğinin bir işareti ve aracı olması gerçeği, kilisenin devamlı olarak kendisinden daha ileriye bakmasını gerektirir. Çünkü eğer kilisenin gerçek tanımı kendisinde değil de, Göklerin Egemenliğinde ise; bu da demektir ki kilise, her zaman için gözlerini geleceğe ve Göklerin Egemenliğine dikmelidir. Yalnızca kilise üzerine odaklanmanın tehlikeleri vardır. Zira tüm dikkatimizi kiliseye çevirirsek; Göklerin Egemenliğini unutabiliriz. Daha sonra da bütün önceliğimiz kilise binası, kilise programları, kilise üyelerinin kaç kişi olduğu, kimin gelip, kimin gelmediği v.b. gibi konular olacaktır. Tabi ki bunların da önemi vardır. Şayet tüm dikkatimizi ve zamanımızı bunların üzerinde harcıyorsak; önceliklerimizi yalnızca ikinci derecede önem taşıyan şeylere göre ayarlamış olacağız.
Ne yazık ki Amerika’daki birçok kilise, bu örneği sergiliyor. Amerika’da büyük binaları ve kalabalık üyelere sahip, yoğun programlı kiliseler görmek mümkün. Fakat bu kişilerin bütün ilgi odağı, kilisenin kendisi olmuştur. Buradaki tehlike şudur: Kilise artık sonsuzluğa bakmak yerine; içine kapanmış ve sürekli kendisine bakmakla meşguldür. Tabi ki bu tehlike, bütün dünyada söz konusudur. Bu nedenle Mesih, kiliseden çok daha ileriye gözlerimizi dikmemizi istemektedir. Yani nihai olarak, O’nun Egemenliğine bakmamız gerekir. Sonsuz Egemenlik kendisini, kilisede gösterir. Bu da bizleri kilise hakkında çok heyecanlandırmalıdır. Tapınırken ve topluluk olarak olgunlaşırken; bizi motive etmelidir. Pazar sabahları olan ibadetleri, sadece belirli bir yükümlülük olarak değil; sonsuzluğun bir ön tadımı olarak algılamalıyız. Arkadaşlıklarımıza ve dostluklarımıza da geçici olarak değil; sonsuz bir barıştırılma kapsamı içersinde, Baba’nın önünde zevkini çıkarabileceğimiz bir ilişki olarak bakmalıyız.
Bizler sürekli olarak amaçlarımızı ve kilise için olan vizyonumuzu, devamlı Tanrı’nın Sonsuz Egemenliğinin amacı ile eşit düzeyde ve paralellikte tutmaya çağırılmaktayız. Tabii ki günümüz kilisesi ile , gelecekte bizi bekleyen Göklerin Egemenliği arasında sonsuz bir ayrım bulunmaktadır. Önümüze konulan bu resim şu an içinde bulunduğumuz kilise ile Göklerin Egemenliğini eşleştirmeye çaba sarf etmemizi sağlar. Öyle ki kilise, gittikçe daha fazla Tanrı’nın sonsuz kurtarışını ve Egemenliğini getiren araç ve bir işaret olabilsin.
Kiliseyi, gittikçe Göklerin Egemenliğine yaklaştırmaya çağırıldık. Öyle ki, Tanrı’nın kurtarışı kilise içinde daha büyük bir ölçüde gözüksün. Ve Tanrı bizlere bunu yapmak için, lütuf ve güç versin!

© Türk Dünyası Presbiteryen Kilisesi
www.presbiteryen.org

Rev. Donald Cobb, kilise öğretisi, Reform Seminer Notu,
Çeviren: Batur Alp Bal
Editör: Rev. İlhan Keskinöz







KİLİSE-10

Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 
KİLİSE-10 sayfasını paylaşmak için adres:


KİLİSE-10 konusuna benzer konular;

KİLİSE-5 <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"><meta name="ProgId" content="Word.Document"><meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"><meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"><link rel="File-List"...


KİLİSE-4 <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"><meta name="ProgId" content="Word.Document"><meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"><meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"><link rel="File-List"...


KİLİSE-3 <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"><meta name="ProgId" content="Word.Document"><meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"><meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"><link rel="File-List"...


KİLİSE-2 <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"><meta name="ProgId" content="Word.Document"><meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"><meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"><!--><xml> <w:WordDocument> ...


KİLİSE-1 <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"><meta name="ProgId" content="Word.Document"><meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"><meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"><link rel="File-List"...


KİLİSE-10
KİLİSE-10 :  KİLİSE-10 | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Presbiteryenlik, Kalvinistlik, Reformistlik


KİLİSE-10



| Hristiyanlık | Hıristiyanlık | İncil | İncil | Hıristiyan Olmak | Bedava İncil | Hristiyan Sohbet Chat | Türkçe Tevrat, Zebur, İncil Arama Motoru | Hristiyan Türk |
Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.

KİLİSE-10