KİLİSE-5

KİLİSE-5 hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > Presbiteryenlik, Kalvinistlik, Reformistlik : KİLİSE-5 konusu 461 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj teoforos tarafından gönderildi. KİLİSE-5 <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"><meta name="ProgId" content="Word.Document"><meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"><meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"><link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Cilhan%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"><!--><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables/> <w:SnapToGridInCell/> <w:WrapTextWithPunct/> <w:UseAsianBreakRules/> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><!--><style> <!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm;... KİLİSE-5

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


KİLİSE-5 konusu 461 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj teoforos tarafından gönderildi.

KİLİSE-5 konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


KİLİSE-5 hristiyanlık incil isa tevrat zebur26-02-09, 10:43
KİLİSE-5
teoforos


I.D: Mesih’in bedeni olarak Kilise
Mesih’in bedeni olarak kiliseye baktığımızda; bu kilise öğretisinin ne kadar pratik olduğunu fark edebiliyoruz. Şu ana kadar gösterilenlerden açıkca anlaşılmış olmalı ki kilise; İsa Mesih’ten ayrılamaz bir bütündür. Kiliseyi toplayan ve onu Kendi varlığı, bereketleri ve armağanları ile dolduran İsa Mesih’tir. İsa Mesih, gerçek İsrail’dir. Bu yüzden bizler de gerçek İsrail’iz. Yeni Antlaşma bizlere İsa Mesih’le kilisesinin, ne kadar yakın bir ilişkide olduğunu göstermektedir. Bunu, şu şekilde yapar: Kiliseye, Mesih’in Bedeni sıfatını verir. Mesih’in Bedenin’den bahsederken; birkaç şeyi vurgulamak gereklidir:
1-) Öncelikle bu ifadenin ne anlama geldiğini bilmek zorundayız. Kilisenin, Mesih’in Bedeni olduğunu söylemek, ne demektir? Bu nereden geliyor?
Kilisenin, Mesih’in Bedeni olduğunu söylemek, aslında bizleri Baba önünde temsil etmesinden gelmektedir. İsa Mesih, Tanrı’nın önüne çıktığında ve Tanrı İsa’ya dediğinde: “Ben, bu insanları neden cezalandırmayayım?” İsa şu cevabı vermektedir: “Çünkü o insanlar, Bana aittir.” İmanımız aracılığıyla bizler, İsa Mesih’in çarmıhtaki fiziksel ölümünden ve fiziksel dirilişinden pay alırız. O’nunla birleşir ve tek oluruz. Pavlus’un yazılarında tekrar ve tekrar karşımıza çıkan önemli bir ifade şudur: “Bizlerin İsa Mesih’te olduğumuz.” Ve bizler İsa Mesih’te olduğumuz için; İsa Mesih’i, İsa Mesih yapan her şey bizlere de verilmiştir. Pavlus’un yazılarında karşımıza çıkan anlam şunu kast eder: Bizler İsa Mesih’e o kadar yakınızdır ki; neredeyse O’nun bedeni, Kendisi olacak kadar yakınızdır. Efesliler 5:25-32 ayetlerine bakalım:

25 Ey kocalar, Mesih inanlılar topluluğunu nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin. 26 Mesih, inanlılar topluluğunu suyla yıkayıp Tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti. 27 Öyle ki, inanlılar topluluğunu, üzerinde leke, buruşukluk ya da buna benzer bir şey bulunmadan, görkemli bir biçimde kutsal ve kusursuz olarak kendine sunabilsin. 28 Aynı şekilde, kocalar da karılarını kendi bedenleri gibi sevmelidir. Karısını seven kendini sever. 29 Hiç kimse hiçbir zaman kendi bedeninden nefret etmemiştir. Tersine, onu besler ve kayırır, tıpkı Mesih'in inanlılar topluluğunu besleyip kayırdığı gibi. 30 Çünkü biz O'nun bedeninin üyeleriyiz. 31"Bunun için adam annesini babasını bırakacak, karısına bağlanacak ve ikisi tek bir beden olacaklar." 32 Bu sır büyüktür; ve ben bunu Mesih ve inanlılar topluluğuyla ilgili olarak söylüyorum.
Pavlus burada açıkca eşler arasındaki ilişkiden bahsediyor. Kocaların, eşlerini sevip; onların ihtiyaçlarını karşılamaları gerektiğini söylüyor. Fakat bunu, İsa Mesih’in kilise ile olan ilişkisi ile karşılaştırarak yapıyor. 29. ayette: “Mesih’in inanlılar topluluğunu besleyip kayırdığı gibi, kocalar da karılarının bedenlerini kendi bedenleri gibi sevmeliler.” diyor.
Eşlerimizi neden bu şekilde sevmeye çağırılıyoruz?
Çünkü bizler de O’nun yani Mesih’in bedeninin üyeleriyiz. Mesih bizleri besliyor, ihtiyaçlarımızı karşılıyor. Zira bizler Onun bedeninin üyeleriyiz. Burada çok önemli ve harika olan şey, İsa Mesih’in kiliseden bahsetmesidir. “Kadın ve adam birleşecek, tek bir beden olacak.” diyor Pavlus. 32. ayette ne dediğine dikkat edelim:
Efesliler 5:32 “Bu sır büyüktür; ve ben bunu Mesih ve inanlılar topluluğuyla ilgili olarak söylüyorum.”
Yani tüm bu verdiği örneklerin sonucunda diyor ki: Ben bütün bunları, Mesih ile inanlılar topluluğu arasındaki birliğe ilişkin söyledim. İşte tüm bunlardan da karşımıza çıkan sonuç şudur: Kilise olarak bizlerin ilişkisinin ne kadar derin ve yakın olduğudur. Kocalarımız ve hanımlarımızla içinde bulunduğumuz yakınlık çoğu zaman sıkıdır. Fakat bizlerin Mesih’le olan yakınlık ve sevgisi, sonsuzluk derecesinde bundan çok daha yakındır. Zira bizler artık İsa Mesih’in gelini olmuşuzdur. (Burada bahsettiğimiz şey, bir benzetmedir. Biz şunu söylemek istemiyoruz: Kilise, Mesih’in fiziksel Beden’inin yerini alır. Fakat kullandığımız bu terim ve benzetmeler, İsa Mesih’le kilisesi arasındaki yakınlık ve derin ilişkinin önemini ve anlamını vurgulamaktadır.)
2-) İkinci olarak kilisenin, Mesih’in bedeni olduğu söylenmesi; İsa Mesih’e tümüyle bağlı olduğumuzu göstermektedir (Bu ifadeden çıkan anlam budur). Efesliler 4:13-16 ayetlerine bakalım:
13 Sonunda hepimiz imanda ve Tanrı'nın Oğlunu tanımada birliğe, yetkinliğe ve Mesih'in doluluğundaki olgunluk düzeyine erişeceğiz. 14 Böylece artık insanların kurnazlığıyla, aldatıcı düzenler kurmaktaki hünerleriyle, her öğretinin yeliyle çalkalanan ve öteye beriye sürüklenen çocuklar olmayacağız. 15 Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesih'e doğru her yönden büyüyeceğiz. 16 O'nun önderliğinde bütün beden, her eklemin yardımıyla kenetlenmiş ve kaynaşmış olarak, her üyesinin düzenli işleyişiyle büyüyüp sevgide gelişiyor.

Kilisenin ve bireylerin olgunlaşması, çok özel bir biçimdedir. Çünkü bu olgunlaşma, Mesih’te büyüme ve gelişmedir. Bu nedenle Pavlus 13. ayette...hepimiz imanda ve Tanrı’nın Oğlu’nu tanımada ...olgunluk düzeyine erişeceğiz.” diyor. Ama aynı zamanda “Mesih’in doluluğundaki olgunluğa” erişeceğimizi söylüyor. Bizlerin olgunlaşması, kendimizin daha fazla artması, olgunlaşması değil; tam tersine bizlerdeki Mesih’in artması ve olgunlaşmasıdır. Aynı şeyi 15. ayette de görüyoruz. Şöyle diyor: “...bedenin başı olan Mesih’e doğru her yönden büyüyeceğiz”. Yani bu olgunlaşma yalnızca ve yalnızca Mesih’ten gelmektedir. Pavlus’un burada söylediği şey, İsa’nın Yuhanna 15. bölümde söylediği şeye çok benziyor:
Yuhanna 15:5 “Ben asmayım, siz çubuklarsınız...”
O’nda kaldığımız sürece bizlerin büyüyebileceğini anlatıyor. Ve bizler İsa Mesih’e bağlı kaldığımız ve bu ilişki olduğu sürece Kutsal Ruh, bu armağan ve özellikleri bizlere veriyor. Bizlerin O’na bağlı kalmakla ve O’nda olmakla meyve verebileceğimizi söylüyor. Bu yüzden İsa Mesih Yuhanna 15:5 ayetinin devamında diyor ki: “bensiz hiçbir şey yapamazsınız.”
Bazen kendi kendimize güçlü olmaya; bazı sıkıntılara dayanmaya çalışırız. Ama hem İsa’nın, hem de Pavlus’un dediklerine dikkat edersek; görürüz ki, gücümüz İsa Mesih’e dayanmaktan ve O’na bağlı kalmaktan gelir. İsa Mesih: “Bensiz hiçbir şey yapamazsınız.” diyor. Bu nedenle takındığımız tavır, bir güç düşüncesi değil ama “Rab, ben güçsüzüm, bana yardım et!, Sana sadık kalabilmek için, Senin gücünü almak üzere dua ediyorum” demek olmalıdır.Kişisel olarak kutsallaşmamızdaki en önemli şey, kendi gücümüzle değil; sürekli olarak İsa’nın Kendi gücünü dilemek için yalvarmaktan gelmektedir. Efesliler 4. bölümde, bizlere nasıl bu olgunluğu verdiğini görebiliyoruz:
Efesliler 4:10-12 “İnmiş olan ve her şeyi doldurmak üzere tüm göklerden çok yukarı çıkmış olan Kişi aynıdır. Kendisi bazılarını elçi, bazılarını peygamber, bazılarını müjdeci ve bazılarını önder ve öğretmen olmak üzere atadı. Öyle ki kutsallar, hizmet görevini yapmak ve Mesih’in bedenini geliştirmek için donatılsın.”
Bu metin için aslında neredeyse komik bir metin diyebiliriz. Çünkü bizler İsa Mesih’in ölümden dirilip; göğe çıktığını okuyoruz. Bu yetki konumundan tüm armağan ve bereketlerini kilisesinin üzerine döküyor. Aslında bize verdiği bu armağanların, bir anlamda güç-kudret armağanları olmasını bekliyoruz. Gerçekte bu armağanların ne olduğuna lütfen dikkat edin!11. ayette:Bu armağanların bazıları elçiler, peygamberler, müjdeciler, öğretmen ve önderler olmak
Bizler olgunlaşmamızda Tanrı’nın çok güçlü ve kudretli bir şekilde hayatımıza girerek; kudret vermesini bekliyoruz. Fakat Tanrı bunu değil; bizlere yukarıdaki ayetlerde yazan armağanları, elçi, öğretmen, önder, peygamber olma yoluyla veriyor. Aslında burada çok önemli bir prensip mevcut. Çünkü İsa Mesih bizlere sadece, bir tek güç vermek isteseydi; bizler kiliseden bağımsız olarak da yaşayabilirdik. Ama İsa Mesih’in bizleri olgunlaştırma yolu; önderler, kiliselerdir. Tüm bunlardan da şunu fark edebiliyoruz:
Kilise olmaksızın yaşayamayız.
Fakat yine de görmemiz gereken şey; elçilik, önderlik gibi armağanların, yalnızca bizlerin olgunlaşması için verilen birer araç olduğudur. Olgunlaşma ve büyüme, Mesih’in Kendisinden gelir. Bu nedenle de olgunlaşmak için, hala O’na bağlıyızdır.
3-) Üçüncü olarak İsa Mesih’in altını çizdiği şey; bir Bedenin üyeleri olarak aldığımız bu farklı armağanlar, birbirini tamamlayan, birbirlerine yardımcı olan, işleyen armağanlardır. Bu armağanlar farklı farklıdır. Farklı olduklarından ötürü, Bedenin iyiliği için çalışırlar. Bunların her biri, bu Bedeni bina etmek için gereklidir. Romalılar 12:3-8 ayetlerine bakalım:

3 Tanrı'nın bana bağışladığı lütufla hepinize söylüyorum, kimse kendisine gereğinden çok değer vermesin. Herkes, Tanrı'nın kendisine verdiği iman ölçüsüne göre düşüncelerinde ölçülü olsun. 4-5 Bir bedende ayrı ayrı işlevleri olan çok sayıda üyemiz olduğu gibi, çok sayıda olan bizler de Mesih'te tek bir bedeniz ve birbirimizin üyeleriyiz. 6 Tanrı'nın bize bağışladığı lütfa göre, ayrı ayrı ruhsal armağanlarımız vardır. Birinin armağanı peygamberlikse, imanının ölçüsüne göre peygamberlik etsin. 7 Hizmetse, hizmet etsin. Öğreten biriyse, öğretsin. 8 Öğüt veren, öğütte bulunsun. Bağışta bulunan, bunu cömertçe yapsın. Yöneten, gayretle yönetsin. Merhamet eden, güler yüzle etsin.
Aslına bakarsak almış olduğumuz tüm bu armağanların, kendimiz için olduğunu düşünmek çok kolay ! Kendimize hep şunu diyoruz: “Herkesten çok armağanlarım bana faydalı oluyor. Armağanlarım sadece benimle Tanrı arasında olan bir şeydir.” Fakat Pavlus ise yukarıdaki ayetlerde, bu düşüncenin tamamen zıttı fikirler savunmaktadır. İlk olarak bu armağanların bize verilmesinin amacı kendimiz için değildir. Bu armağanlar bizlere bedenin diğer üyeleri için kullanılmak üzere verilmiştir. Bizlere verilen bu armağanlar, bizleri birbirimize daha çok yaklaştırmak üzere verilmiştir. Bu da armağanlara güzel ve çok derin bakış açısıdır! Tanrı sana neden armağanlar veriyor? “Öyle ki birbirinizi güçlendiresiniz, öyle ki beni güçlendirebilesiniz” Ve ben de sizleri güçlendirebilmek için bu armağanları aldım. Aslında burada yine Tanrı’nın bizleri kutsallaştırma işleminde kullandığı çok muhteşem bir yol görüyoruz: Tanrı, Kendisi beni bina ediyor. Ama bunu size verdiği armağanlar aracılığıyla yapıyor. Bu, her birimiz için geçerli.
Tanrı, bizlerin iyi gözükmesi için, bizlere armağanlar vermiyor. Bunu, birbirimizin ruhsal iyilikleri için yapıyor. İşte bu yüzden 3. ayette ruhsal armağanlarla-alçakgönüllülük arasında bir ilişki görüyoruz. Pavlus “Kimse kendisine gereğinden fazla değer vermesin. Ama armağanlarınızı diğerleri için kullanın” diyor. Pavlus I.Korintliler 12. bölümde bu armağanların birbirlerini nasıl destekleyip; birlikte nasıl çalıştığına ilişkin sözler söylüyor:
I.Korintliler 12: 14 İşte beden bir üyeden değil, birçok üyeden oluşur. 15 Eğer ayak, "El olmadığım için bedene ait değilim" derse, bu onu bedenden ayırmaz. 16 Eğer kulak, "Göz olmadığım için bedene ait değilim" derse, bu onu bedenden ayırmaz. 17 Bütün beden göz olsaydı, nasıl işitebilirdi? Bütün beden kulak olsaydı, nasıl koklayabilirdi? 18 Gerçekte Tanrı, bedenin her bir üyesini dilediği biçimde bedene yerleştirmiştir. 19 Eğer hepsi tek bir üye olsaydı, beden ne olurdu? 20 Gerçekte çok sayıda üye, ama tek bir beden vardır. 21 Göz ele, "Sana ihtiyacım yoktur!" ya da baş ayaklara, "Size ihtiyacım yoktur!" diyemez. 22 Tam tersine, bedenin daha zayıf görünen üyeleri vazgeçilmezdir. 23 Bedenin daha az değerli saydığımız üyelerine daha fazla değer veririz. Böylece gösterişsiz üyelerimiz daha gösterişli olur. 24 Gösterişli üyelerimizin özene ihtiyacı yoktur. Ama Tanrı, değeri az olana daha çok değer vererek bedende birliği sağladı. 25 Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, ama üyeler birbirini eşit şekilde gözetsin.
Korint kilisesi hep, ilk yüzyılda çok sık rastlanan armağanlar hakkında düşünüyor ve hep en görünür armağanlara takılıyorlardı. Örnek vermek gerekirse, bilinmeyen dillerde konuşmak, bunların yorumlanması ve mucizelerin yapılması gibi... Diğer armağanlar, bunlar kadar belirgin olmadığından; daha küçük görülüyor ve hep göz ardı ediliyordu. Bizler de bunun aynısını çoğu zaman yapmıyor muyuz? Bizler de bazı armağanların en gerekli armağan olduğunu düşünüyoruz. Bazı armağanların çok önemli olduğunu düşünmemizden ötürü, bu armağanlara sahip olan insanlara dikkat ediyor ve onları gözümüzde büyütüyoruz ve diyoruz ki: “Herkes göz olmalı” ya da “herkes kafa olmalı.
Fakat Kutsal Ruh bizlere, birbirimizden farklı kılmak için farklı armağanlar veriyor. Çünkü sadece ve sadece farklı olduğumuz zaman birbirimizi tamamlayıcı nitelikte olabiliriz. Çünkü yalnızca armağanlarımız farklı olduğu zaman, bu farklı armağanları diğerlerinin zayıflıklarını kapatmak; onları güçlendirmek için kullanabiliriz. Ve yine başkalarının armağanları, bizimkilerden farklı olduğu sürece Mesih’teki olgunlaşmamızı sağlamak üzere bizlere yardımcı olabilir ve zayıflıklarımızı kapatabilirler. Bu nedenle tüm armağanlar gereklidir. Bu bağlamda hiçbir armağan, bir başkasından üstün değildir. İşte bu yüzden Pavlus 22. ayette diyor ki: “Çoğu zaman en gereksiz, en zayıf gibi görünen armağanlar; sağlıklı bir kilise oluşumu için gerekli olan armağanlardır. Diğerlerine hizmet etme, teşvik etme ya da bonkör olma armağanı; liderlik, öğreti ve vaaz armağanları kadar önemli armağanlardır. ” Armağanlar Bedeni bina etmek için verilmiştir. Bu nedenle eğer Kutsal Ruh’un vermiş olduğu herhangi bir armağanı küçük görür ya da aşağılarsak; ya da bu armağana sahip olan kişileri küçük görürsek, aslında bizler Bedeni reddetmiş, ihmal etmiş oluruz. Belirli bir armağan üzerine odaklanıp dikkatimizi veriyor ve farklı armağanlara aynı dikkati göstermiyorsak; aslında bizler Beden olarak kendimize zarar veriyoruz demektir.
4-) Mesih’in bedeni olarak; birlik içersinde yaşamamız, davranmamız gerekir.
I.Korintliler 12:12-13Beden bir olmakla birlikte birçok üyeden oluşur ve çok sayıda olan bu üyelerin hepsi de tek bir beden oluşturur. Mesih de böyledir. İster Yahudi ister Grek, ister köle ister özgür olalım, hepimiz bir beden olmak üzere aynı Ruh’ta vaftiz olduk ve hepimizin aynı Ruh’tan içmesi sağlandı.
I.Korintliler 12:24-26Gösterişli üyelerimizin özene ihtiyacı yoktur. Ama Tanrı, değeri az olana daha çok vererek bedende birliği sağladı. Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, ama üyeler birbirini eşit şekilde gözetsin. Eğer bir üye acı çekerse, bütün üyeler birlikte acı çeker; bir üye yüceltilirse, bütün üyeler birlikte sevinir.
Kilise, tek bir bedendir. Farklı, bir sürü bireyler değildir. Bu nedenle kilise bir binayagelen farklı kişiler ve daha sonra da ayrılan, dağılan kişiler değildir. Tersine kilise, organik bir birliktir. Yani bu “organik” sıfatının anlamı, İsa Mesih’in bizlere verdiği birlik, geliştirilip-olgunlaştırılması gereken diri bir birliktir. Burada çok pratik olmamız gerekir. Çünkü kilise öğretisi hakkında konuşmak çok kolaydır. Fakat kilise öğretisinin, çoğu zaman kilisede yanımızda oturan bir kişi olduğunu da unuturuz. Kilise öğretisi, yanımızda oturan ve bizim için pek de önemli olmayan bu kişiye yönelik davranışımızı birlik içinde etkilemelidir. Belki kilisede umursamayıp, göz ardı ettiğimiz kişiler var. Fakat Kutsal Yazılar bize söylemek istiyor ki; o, yani umursamak istemediğimiz kişi, Mesih’in Bedeninde en az diğer tüm bireyler kadar önemlidir. Bu nedenle o kişiyle daha üstün bir birlik çabası içersinde olmak zorundayız. Tanrı’nın bana vermiş olduğu bu armağanlar, belki de hiç sevmediğim ya da umursamadığım o kişiyi geliştirmek üzere kullanmam için verildi. Pavlus 25. ayetteayrılıktan bahsediyor. Ayrılık kelimesini duyduğumuzda; bizler hemen “Katolikler, Ortodokslar, Protestanlar” gibi düşünüyoruz. Fakat burada Pavlus bizleri ayıran çok küçük farklılıklardan bahsediyor: Gurur ve bencillikten çıkan ayrılıklardan...Yani diğerlerinden daha iyi olduğum düşüncesinden ortaya çıkan farklılıktan, ayrılıktan .. Ya da armağanlarımızın, diğer kişilerin armağanlarından daha iyi olduğunu düşünmekten ortaya çıkan ayrılıklardan söz etmektedir. Tanrı bizleri birliğe çağırıyor. Zira yalnızca bu birlik içersinde Mesih’in doluluğuna ulaşabiliyor, olgunlaşabiliyoruz.
Peki bu neden önemlidir? Önemlidir, çünkü Tanrı barışıklığını Mesih’in Bedenine vermiştir. Tanrı’yla ve birbirimizle barıştırılmış olan halk, biziz. Tanrı bizlere en birinci buyruğun “Tanrı’yı tüm yüreğimiz, canımız, gücümüz ve aklımızla sevmemiz” olduğunu söylüyor. Fakat “ikinci buyruk da, aynı birincisi gibidir. Bu da, “komşunu, kendin gibi sevmendir.” diyor. Daha önceki sorunumuz; hem Tanrı’dan, hem de birbirimizden ayrı oluşumuzdu. Pavlus şöyle diyor: “Tanrı bizden nefret ediyordu. Ve bizler de aynı şekilde birbirimizden nefret ediyorduk” (Titus 3.3).
Kutsal Kitap şöyle diyor: “Tanrı’nın günahımızdan ötürü bizlere beslediği nefreti, İsa Mesih’le kaldırmıştır.” Aynı şekilde İsa, bizlerin arasındaki nefreti de kaldırmak üzere gelmiştir. Yani burada karşımıza çıkan sonuç şudur: Birlik, sadece Müjde’nin getirdiği bir sonuç değildir. Aslında birlik, Müjde’nin konusudur. Müjde, bunun hakkındadır. Bu nedenle Tanrı, bizlere verilen bu birliği güncel olaylarda, güncel fırsatlarla koruyup-geliştirerek, büyütmeye çağırmaktadır. Ve bizleri, bunu yapmaya çağırıyor. Çünkü, bizleri tek bir beden, kilisesi olmak üzere toplamıştır.
Yeni Antlaşmadaki Mesih’in bedeni öğretisinin pratik uygulamaları nelerdir? Buradan çıkan birinci sonuç kişisel uygulamadır. Bizler Mesih’in bedeni olmak üzere toplandık. Ve Onun ile bir olduk. Onun varlığı içimizde bulunmakta ve aramızda yaşamaktadır. Ve Kutsal Ruh aracılığı ile armağanlarla donatmaktadır. Peki, Mesih bize bu kadar yakın ise bizim tavrımız ne olmalıdır? Pavlus “Mesih’teki düşünce sizde de olsun” diyor. Yani bizdeki düşünce nasıl olmalı? İlk uygulama olarak şunu söyleyebiliriz:
Kutsal Yazılar bizlerin Mesih’le birleştirildiğini söylediğine ve bizler O’nun bedeninin bir parçası olduğumuza göre; bizim kafa yapımız ve düşüncelerimizin hepsi giderek daha da Mesih’inkine benzemelidir. Bunu kendi gücümüze dayanarak değil; ama Kutsal Ruh’a bağlı kalarak yapabiliriz. Aslında şöyle söylemek daha doğru olur: Mesih’in tavır ve düşüncelerinin bizde var eden, Kutsal Ruh’un işleyişidir. Filipililer 2:1-8 ayetlerine bakalım:

1-2 Böylece eğer Mesih'ten gelen bir cesaret, eğer sevgiden doğan bir teselli ve Ruh'la bir paydaşlık varsa, eğer yürekten bir sevgi ve sevecenlik varsa, aynı düşünce ve sevgide, ruhta ve amaçta birleşerek sevincimi tamamlayın. 3 Hiçbir şeyi bencil tutkularla ya da boş övünmeyle yapmayın. Her biriniz alçakgönüllülükle diğerini kendinden üstün saysın. 4 Yalnız kendi yararını değil, başkalarının yararını da gözetsin. 5 Mesih İsa'da olan düşünce sizde de olsun. 6 Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrı'ya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı. 7-8 Ama yüceliğinden soyunarak[] kul özünü aldı ve insan benzeyişinde doğdu. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı.
Pavlus’un buradaki ayetlerde bizlerin alçakgönüllülük ve hizmet tavrını, Mesih’in hizmet düşüncesi ile nasıl ilişkilendirdiğine dikkat ediniz. Pavlus burada bizleri alçakgönüllülüğe çağırıyor. Kendi iyiliğimizden çok, başkalarının iyiliğini gözetmemizi söylüyor. Fakat bunu, Mesih’te olduğumuz için yapmamız gerektiğini vurguluyor. Kendisini alçaltan ve bizim ihtiyaçlarımız için gelen Kişi’nin Mesih olduğunu belirtiyor. Bu nedenle, bizlerin de kendimizi alçaltmamız gerektiğini hatırlatıyor. Başkalarının ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmamız gerektiğini söylüyor. Aslında Mesih’in bu dört Müjde içinde verdiği benzetmelerin, bizler için olduğunu söyleyebiliriz. Ölüme gitmeden ve ele verilmeden önce İsa, öğrencilerinin ayaklarını yıkamıştı. Evrenin yaratıcısı ve Rab’bi olan İsa, dizlerinin üzerine çöküp, onların pis ayaklarını yıkamıştı. Ve şöyle demişti: “Benim yaptığım gibi, sizler de birbirinizin ayaklarını yıkayın." Bizler İsa Mesih’te ve O’nun bedeninin bir parçası olduğumuzdan; bizim tavırlarımız da, O’nun tavırları gibi olmalıdır. İkinci uygulama ise şudur:
Eğer bizler Mesih’in bedeni isek; bu gerçek şunu gerektirir: Mesih; dünyada varlığını göstermek için bizleri kullanır. Tüm güç ve yetki İsa’ya verilmiştir. Buna rağmen İsa Mesih, bu düşmüş dünyaya Kendisini kilisesi aracılığıyla göstermeyi seçmiştir. Peki bizleri dünyada bireysel olarak görünür yapan şey nedir? Tabi ki bedenlerimizdir. Şayet fiziksel bir bedenimiz olmasaydı; kimse bizleri göremeyecekti. Aynı şekilde İsa Mesih de bedeni aracılığıyla (kilisesi) Kendini gösteriyor. Ve bunu bedeni olan kiliseden, ayrılamaz bir bütün olarak gerçekleştiriyor.
Bir kişi şöyle söylemiş: “Mesih’ten ayrı bir kilise, boş bir şarap kadehine; Mesih’siz bir kilise, herhangi bir şarap kadehi olmadığı için; içilemeyen bir şaraba benzer.”
Şayet bizde Mesih yoksa; bizlerin bir kadeh olarak hiçbir değeri yoktur. Boş bir kadeh, hiçbir amaca hizmet etmez. Fakat İsa Mesih bizleri kadeh olarak kullanmayı seçmiştir; öyle ki, şarap olan Kendi varlığı bu dünya tarafından içilebilsin, görülebilsin. Aslında bu, bizlerin tanıklığı için müthiş bir teşvik kaynağıdır. İsa Mesih Kendine, her ulustan, her ırktan, her dilden, her oymaktan kişiler çekmektedir. Kendi Bedeni de, bunu yapmak için bir araçtır. Bu nedenle bizler, Kutsal Kitap’taki “kilise” tanımına ne kadar çok benzersek; Mesih de bizlerde o kadar çok görünecektir.
Ek not: Kilise öğretisi, aslında bizlerin Rab’bin Sofrası’nın ve Vaftizin ne demek olduğunu anlamamıza yardımcı olur. Diyebiliriz ki kilise, Rab’bin Bedenidir. Kutsal Yazılar der ki: Vaftiz aracılığıyla bizler Mesih’in Bedenine ait oluruz. Yani kısacası vaftiz, O’nun Bedeni’ne ait olduğumuzu simgeleyen görünür bir işarettir. Ve Rab’bin Sofrası da Mesih’in Bedenin’de olanlara verilen bir şeydir. Öyle ki O’nun Bedeninde olanlar, bunun (Rab’bin Sofrası) aracılığıyla güçlendirilebilsinler. Vaftiz nasıl O’nun Bedenine girişimizin bir simgesi ise; aynı şekilde Rab’bin Sofrası da O’nun Bedenin’de olan kişilerin, yine O Beden tarafından çarmıhta ve o boş mezar aracılığıyla sunulan bereketlerle beslendiğinin işaretidir. Burada Mesih’in Bedeni olan kilise ile, O’nun fiziksel Bedeni arasındaki ilişkiye dikkat edin: İsa, bu Beden’in üyeleri olan kişilere diyor ki: “Alın ve yiyin. Bu Ben’im Beden’imdir. Alın ve için. Bu Ben’im Kan’ımdır.” Bu nedenle çarmıhta ölmüş olan bu fiziksel Beden, yine bu Beden’e ait olanları besleyen Beden’in aynısıdır. Kutsal Yazılar’dan Mesih’in Beden’ine yönelik öğretisini anlamazsak; sakramentleri de doğru olarak anlayamayız.
Üçüncü uygulama ise şudur: Mesih’in Bedeni hakkındaki öğreti, bizlerin bildirdiği Müjde’nin çok daha ötesinde olduğudur. Daha ziyade bu öğreti, dünyaya Müjde’yi duyurmanın ötesinde; dünyanın önünde yaşadığımız Müjde’ye kadar ilerleyen bir öğretidir. Hayatını bizler uğruna vermeden önce İsa, öğrencileri ile yemek yerken; şöyle dedi: “Size yeni bir buyruk veriyorum: Birbirinizi sevin ! Benim sizleri sevdiğim gibi, sizler de birbirinizi sevmelisiniz. Birbirinizi severseniz, tüm insanlar Benim öğrencilerim olduğunuzu bundan anlayacaklar.”
Yani, diri bir Beden olarak bizim yaşantımız aracılığıyla insanlar; Müjde’yi bilecekler ve buna inanacaklardır.


KİLİSE-5

KİLİSE-5

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / KİLİSE-5

KİLİSE-5 konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






KİLİSE-5 konusuna benzer konular;

KİLİSE BİZLERİZ. KİLİSE İNANLILAR TOPLULUĞUDUR KİLİSE BİZLERİZ. KİLİSE İNANLILAR TOPLULUĞUDUR Kendinize ve Kutsal Ruh'un sizi gözetmen olarak görevlendirdiği bütün sürüye göz kulak olun. Rab'bin kendi kanı pahasına sahip olduğu kiliseyi gütmek üzere atandınız. Elç.20: 28 Tanrı O'nu bütün yönetimlerin, hükümranlıkların, güç ve egemenliklerin, yalnız bu çağda değil, gelecek çağda da anılacak bütün adların çok üstüne çıkardı. Her şeyi ayakları altına sererek O'na bağımlı kıldı. O'nu her şeyin üzerinde baş olmak üzere kiliseye verdi. Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur. Ef.1: 21-23 Tanrı'nın etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjde'yi yaymakla görevlendirildim.


KİLİSE-4 <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"><meta name="ProgId" content="Word.Document"><meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"><meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"><link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Cilhan%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"><!--><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables/> <w:SnapToGridInCell/> <w:WrapTextWithPunct/> <w:UseAsianBreakRules/> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><!--><style> <!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:"";...


KİLİSE-3 <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"><meta name="ProgId" content="Word.Document"><meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"><meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"><link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Cilhan%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"><!--><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables/> <w:SnapToGridInCell/> <w:WrapTextWithPunct/> <w:UseAsianBreakRules/> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><!--><style> <!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:"";...


KİLİSE-2 <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"><meta name="ProgId" content="Word.Document"><meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"><meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"><!--><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables/> <w:SnapToGridInCell/> <w:WrapTextWithPunct/> <w:UseAsianBreakRules/> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><!--><style> <!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman";...


KİLİSE-1 <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"><meta name="ProgId" content="Word.Document"><meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"><meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"><link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Cilhan%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"><!--><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables/> <w:SnapToGridInCell/> <w:WrapTextWithPunct/> <w:UseAsianBreakRules/> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><!--><style> <!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:"";...








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N