Özgür İrade

Özgür İrade hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > Presbiteryenlik, Kalvinistlik, Reformistlik : Özgür İrade konusu 1819 kez okundu, 4 kez cevaplandı. En son mesaj fevzi_90 tarafından gönderildi. Özgür İrade Özgür İrade – (Westminster İman Açıklaması)<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p> <o:p></o:p> <o:p></o:p> I. Tanrı insanın iradesini doğal bir özgürlük ile donatmıştı. Bu özgürlük ne baskı altındadır ne de iyilik ya da kötülük yapmak üzere koşullanmıştır. <o:p></o:p> <o:p></o:p> II. Masumiyet konumundayken insan, iyi olan ve Tanrı’yı hoşnut edeni hem isteme hem de yapma gücüne ve özgürlüğüne sahipti; ancak bu konumdan düşmesi mümkün olacak şekilde değişkendi. <o:p></o:p> <o:p></o:p> III. Günah konumuna düşmesiyle insan, beraberinde kurtuluşu getirecek herhangi bir ruhsal iyiliği isteme yetisini tümüyle kaybetmiştir: bu nedenle bu iyiliğe tümüyle karşıt, ve günah içinde ölü bir doğal insan olarak kendi gücüyle iman edecek ya da kendisini... Özgür İrade

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Özgür İrade konusu 1819 kez okundu, 4 kez cevaplandı. En son mesaj fevzi_90 tarafından gönderildi.

Özgür İrade konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


Özgür İrade hristiyanlık incil isa tevrat zebur09-11-07, 15:44
Özgür İrade
fevzi_90


Özgür İrade – (Westminster İman Açıklaması)


I. Tanrı insanın iradesini doğal bir özgürlük ile donatmıştı. Bu özgürlük ne baskı altındadır ne de iyilik ya da kötülük yapmak üzere koşullanmıştır.[1]

II. Masumiyet konumundayken insan, iyi olan ve Tanrı’yı hoşnut edeni hem isteme hem de yapma gücüne ve özgürlüğüne sahipti;[2] ancak bu konumdan düşmesi mümkün olacak şekilde değişkendi.[3]

III. Günah konumuna düşmesiyle insan, beraberinde kurtuluşu getirecek herhangi bir ruhsal iyiliği isteme yetisini tümüyle kaybetmiştir:[4] bu nedenle bu iyiliğe tümüyle karşıt,[5] ve günah içinde ölü[6] bir doğal insan olarak kendi gücüyle iman edecek ya da kendisini buna hazırlayacak yetiye sahip değildir.[7]

IV. Tanrı bir günahlıyı imana kavuşturduğunda ve onu lütuf konumuna yerleştirdiğinde, o kişiyi günaha olan doğal tutsaklığından özgür kılar;[8] ve yalnızca lütfu aracılığıyla ruhsal açıdan iyi olanı özgürce arzulama ve yapma yetisi verir;[9] buna rağmen insan, içinde kalan düşmüşlük nedeniyle ne mükemmel bir şekilde ne de yalnızca iyi olanı arzular ama aynı zamanda kötü olanı da arzular.[10]

V. İnsanın iradesi, yalnızca yücelik konumuna geldiği zaman mükemmel ve değişemez bir şekilde sadece iyilik yapmak üzere özgür hale getirilecektir.[11]


Westminster iman açıklaması benim kabul ettiğim ve bu güne kadar yapılan en derli toplu açıklamalardan birisidir. Fakat her zaman savunduğum şudur ki, hiçbir iman açıklaması mutlak gerçek ya da inanç konusunda yetkin değildir. Daha doğrusu Kutsal Kitap üzerinde bir yetki merci gibi ele alınamaz. Toplumlar ve kilise çağlar içinde geliştikçe yeni sorunlar ortaya çıktıkça her zaman bir sonraki iman açıklaması ortaya çıkacaktır. Zaten iman açıklamalarının ortaya çıkış sebebi de temelde buna dayanır. Ben burada sadece “özgür irade” hakkında Westminster iman açıklamasının ne dediğine değinmek istiyorum. Çünkü bu konu forumda olsun imanlı kardeşler arasında olsun çok tartışılan bir konu. Anlayabildiğim ve aklımın erdiği kadar bir şeyler yazmaya çalışacağım. Konuya bir açıklık getirip kafası karışık kardeşlerime bir faydam olursa ne mutlu.


Birinci madde insanın yaratılışı gereği özgür iradeye sahip olduğunu ifade eder.
İkinci madde insan özgürlüğünün ve serbestliğin yaratılışına ya da arzularına ters düşen bir şeyi istemeye zorlanamayacağını anlatır.
Üçüncü madde ise her durumda insanın iyilik ya da kötülük yapmak için aynı serbestliğe ama farklı derecelerde yetkiye sahip olduğunu öğretir.

Gerçek Reformcu iman özgürlüğü konusunda hep tartışmalar olmakta ve bu şekilde bu öğretinin çok baskın olduğu Calvinci görüşe saldırılar yapılmakta. Çünkü Tanrı hükümdarlığının insanın bütün özgürlüğünü ve sorumluluğunu geçersiz varsayımı savı vardır. Bu Tanrı hükümranlığının sadece bir cephesidir. Fakat bu konuda reform görüşlerden başka hiçbir öğretiş sisteminin insanın özgür iradesini ve sorumluluklarını korumaması da bir başka ironidir.

Sorun özgür iradenin açılımında olsa gerek. Reformcu görüş en kısa haliyle insan isteğinin baskı altına alınmadığını söyler. Yada şöyle diyelim, bir insanın yapmak istediği bir şeyi yapması için kendisinden başka hiçbir dış gücün zorlamadığıdır. İnsan yetileri içinde ne istersen yapmakta özgürdür. O zaman özgürlük ya da serbestlik istediğimizi yapmakmıdır?
Sorun serbestlik ve yeti özdeşmidir değimlidir ya da ne anlamamız lazım. Aksi halde özgür irade konusunda birçok şeyi bir birine karıştıracağız demektir.

Genelde şu denir, “insan iyilik ya da kötülük yapmakta yeterlidir” . Bu ifade de söylenmek istenen insanın iyilik ya da kötülük yapma özgürlüğüdür. İşte yanılgı burada başlıyor gibi.
Çünkü Kutsal Kitap, açıkça şunu öğretir.
İnsan iyilik ya da kötülük yapmakta özgürdür ve serbesttir fakat düşmüş konumundan ötürü sadece kötülük yapma YETİSİNE sahiptir.


Yas.30: 19 "Önünüze yaşamla ölümü, kutsamayla laneti koyduğuma bugün yeri göğü size karşı tanık gösteriyorum. Yaşamı seçin ki, siz de çocuklarınız da yaşayasınız.

Yas.30: 20 Tanrınız RAB'bi sevin, sözüne uyup O'na bağlanın. RAB yaşamınızdır; kendilerine vereceğine ilişkin atalarınız İbrahim'e, İshak'a, Yakup'a söz verdiği ülkede uzun yaşamanızı sağlayacaktır."

Yu.6: 44 "Beni gönderen Baba bir kimseyi bana çekmedikçe, o kimse bana gelemez. Bana geleni de son günde dirilteceğim.

Yu.6: 45 Peygamberlerin yazdığı gibi, ‘Tanrı onların hepsine kendi yollarını öğretecektir.’ Baba’yı işiten ve O’ndan öğrenen herkes bana gelir.

Bu kavram karışıklığı için Matta 12:33’e bakabiliriz.

Mat.12: 33 "Ya ağacı iyi, meyvesini de iyi sayın; ya da ağacı kötü, meyvesini de kötü sayın. Çünkü her ağaç meyvesinden tanınır.

Yani istem insan kişilik ya da ruhunun bir yetisidir. Çok açıkki insanın benliği, egosu, kişiliği istemi belirleyen bir faktördür. Şunu söylemek istiyorum, istemi sadece istatistiksel yöntemlerle formülüze edemeyiz. Özgür irade sadece basit mantık seçimi olamaz. Olsaydı zaten hepimiz bir diğerinin istemini kolayca hesap edip anlayabilirdi. Bu konuda bir güzel örnek vardır. Karnı acıkmış bir eşek düşünelim ve eşeğin bir sağına bir soluna aynı ölçüde lezzette ve görünümde yem koyalım. Bu eşeğin sağdaki ya da soldaki yemi tercih etmesi mantık olarak bire biridir. Eğer eşek seçimini salt mantık ile yapacaksa karar veremeyecek ve normalde sonsuza kadar eylemsiz kalıp açlıktan ölecektir.
Oysa böyle olmaz ve ya sağdaki ya da soldaki yada her iki yemlikten de yemeye başlar. O zaman burada bu eşeğin tercihinde etkili olan başka içsel dürtüler vardır. İnsanlar için bunu arzular olarak tanımlayabiliriz. Arzular dediğimizde ise iş iyice karışır ve asla sonuçları belirlenemez hale gelir. Yani ego, kişilik, benlik vs. gibi birçok faktörler vardır.

Konuya yani insana dönersek, ruh tamamen bozulmuşsa, ruhun bilgisi ve arzusu kusurluysa ve çürümüşse sonuçta insan sadece kötülük yapmak isteyecektir. İyilik yapma yetisinden tümüyle yoksun olsa da tam bir serbestliği hala vardır.

Reform ilahiyatı şunu söyler, Başlangıçta insan günahsız bir kişiliğe sahipti, sadece iyi olanı Tanrıyı hoşnut edeni yapmayı istiyordu. Kendi arzusuna uygun olanı yapmakta özgürdü. Doğası henüz bozulmamıştı. İyi olanı yapmakta hem serbestti hem de bu yetiye sahipti.
Günahın girmesi ile insan serbestliğini değil yetisini kaybetti. Sebep hepimizin bildiği tek bir günah eylemiydi. Tek bir günah pak doğayı yok etmeye yeterli oldu.

Düşüşten önce insanın iyilik ya da kötülük yapma serbestliği ve yetisi vardı fakat düşüşten sonra bu serbestliği elinde bulundurmasına rağmen iyilik yapma yetisini kaybetti. Sadece kötülük yapar hale geldi.


Yar.6: 5 RAB baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte.
Yar.8: 21 Güzel kokudan hoşnut olan RAB içinden şöyle dedi: «İnsanlar yüzünden yeryüzünü bir daha lanetlemeyeceğim. Çünkü insan yüreğindeki eğilimler çocukluğundan beri kötüdür. Şimdi yaptığım gibi bütün canlıları bir daha yok etmeyeceğim.
Mezmur 14 ve 53
1.Ko.2: 14 Doğal kişi, Tanrı'nın Ruhu'yla ilgili gerçekleri kabul etmez. Çünkü bunlar ona saçma gelir, ruhça değerlendirildikleri için bunları anlayamaz.


Yer.13: 23 Kûşlu derisinin rengini, Pars beneklerini değiştirebilir mi? Kötülük etmeye alışmış olan sizler de iyilik edemezsiniz.

Yuhanna 6:44 Çok açık bir ifade içerir.

Yu.6: 44 "Beni gönderen Baba bir kimseyi bana çekmedikçe, o kimse bana gelemez. Bana geleni de son günde dirilteceğim.

Burada şunu iyi anlamak lazım, bir dış güç insanın iyilik yapmasına engel değildir. Sorun kendi bozulmuş karakteri ya da kendi yasalarıdır.
Fakat insan bir gün yeniden doğduğunda iyilik yapma yetisine kavuşur.

Ef.2: 1-2 Sizler bir zamanlar içinde yaşadığınız suçlardan ve günahlardan ötürü ölüydünüz. Bu dünyanın gidişine ve havadaki hükümranlığın egemenine*, yani söz dinlemeyen insanlarda şimdi etkin olan ruha uymaktaydınız.

Ef.2: 3 Bir zamanlar hepimiz böyle insanların arasında, benliğin ve aklın isteklerini yerine getirerek benliğimizin tutkularına göre yaşıyorduk. Doğal olarak ötekiler gibi biz de gazap çocuklarıydık*.

Ef.2: 4-5 Ama merhameti bol olan Tanrı bizi çok sevdiği için, suçlarımızdan ötürü ölü olduğumuz halde, bizi Mesih'le birlikte yaşama kavuşturdu. O'nun lütfuyla kurtuldunuz.

Ef.2: 6 Tanrı bizi Mesih İsa'da, Mesih'le birlikte diriltip göksel yerlerde oturttu.

Ef.2: 7 Bunu, Mesih İsa'da bize gösterdiği iyilikle, lütfunun sonsuz zenginliğini gelecek çağlarda sergilemek için yaptı.

Ef.2: 8 İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı'nın armağanıdır.

Ef.2: 9 Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir.

Yu.3: 3 İsa ona şu karşılığı verdi: "Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı’nın Egemenliği’ni
göremez."

Flp.2: 13 Çünkü kendisini hoşnut edeni hem istemeniz hem de yapmanız için sizde etkin olan Tanrı'dır.

Sonuç, yeniden doğmamış insan ile yeniden doğmuş insan arasındaki fark serbestlik değil yetidir.
Her iki durumda da iyilik yapmakta serbest olan insan sadece yeniden doğuş ile iyilik yapma konusunda yeterli konuma gelir.

Çünkü Kutsal Ruh insana yeni bir yürek vermiştir.
Şimdi tam burada birisi şunu sorabilir. Yeniden doğuş ile Ademin günah öncesi yeti anlamında özdeş konumuna mı geldik? Kesinlikle hayır.
Ne yazıkki insanın Tanrının istemini en mükemmel biçimde yerine getirme yetisi şu anda mümkün değildir. Bu yeniden yaratılmadığı anlamına gelmez.
Tanrı’nın isteğinden gerçekten sevinç duyar. Doğruluk yolunda ısrarcıdır.

1.Yu.3: 9 Tanrı'dan doğmuş olan, günah işlemez. Çünkü Tanrı'nın tohumu onda yaşar. Tanrı'dan doğmuş olduğu için günah işleyemez.
1.Yu.3: 3 Mesih'te bu umuda sahip olan, Mesih pak olduğu gibi kendini pak kılar.
Ef.5: 9 Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür.
Rom.6: 14 Günah size egemen olmayacaktır. Çünkü Kutsal Yasa'nın yönetimi altında değil, Tanrı'nın lütfu altındasınız.

Yinede günah doğanın içinde vardır. Romalılar 7. bölümde Pavlus bunu çok iyi anlayıp acı içinde inlemektedir.

Rom.7: 21 Bundan şu kuralı çıkarıyorum: Ben iyi olanı yapmak isterken, karşımda hep kötülük vardır.
Rom.7: 22 İç varlığımda Tanrı'nın Yasası'ndan zevk alıyorum.

Rom.7: 23 Ama bedenimin üyelerinde bambaşka bir yasa görüyorum. Bu da aklımın onayladığı yasaya karşı savaşıyor ve beni bedenimin üyelerindeki günah yasasına tutsak ediyor.

Rom.7: 24 Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?

Rom.7: 25 Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla Tanrı'ya şükürler olsun! Sonuç olarak ben aklımla Tanrı'nın Yasası'na, ama benliğimle günahın yasasına kulluk ediyorum.

Bu olayın açıklaması Mesih’te yeniden yaratılmış insanın kutsallaşma süreci içine girmesidir. Yani özde değişmiş olsak ta henüz değişim tamamlanmamıştır. İlkede olması gerektiği gibiyiz. Fakat bir gün ayrıntıda da gerektiği gibi olacağız. Fakat önemli olan Tanrı imanlıda çalışmaktadır. Yeniden doğma sonrasında istekliliğimiz iyi olanı yapmamız her gün artan ölçüde gelişecektir.

Dikkat! Bizde gelişen şey iyilik yapmaktaki serbestliğimiz değil yetimizdir.

Hepimizin bildiği gibi ayartıcı güç hala yeryüzünde etkindir. Yine birisi şunu sorabilir.

Peki ne zaman ve hangi gerekçe ya da mantık ile bir gün iyilik yapmakta tam yetkin konuma geleceğinizi savunuyorsunuz?

Cevap ve umudumuz Kutsal Kitaptan gelir.

Va.21: 3 Tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: "İşte, Tanrı'nın konutu insanların arasındadır. Tanrı onların arasında yaşayacak. Onlar O'nun halkı olacaklar, Tanrı'nın kendisi de onların arasında bulunacak.

Va.21: 4 Onların gözlerinden bütün yaşları silecek. Artık ölüm olmayacak. Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak. Çünkü önceki düzen ortadan kalktı."

Va.21: 5 Tahtta oturan, "İşte her şeyi yeniliyorum" dedi. Sonra, "Yaz!" diye ekledi, "Çünkü bu sözler güvenilir ve gerçektir."

Va.21: 6 Bana, "Tamam!" dedi, "Alfa ve Omega, başlangıç ve son Ben'im. Susayana yaşam suyunun pınarından karşılıksız su vereceğim.

Başlangıçtaki iblis ya da ayartıcı artık yeryüzünde olmayacak, Mesih bizimle olacak ve İnsan özgür iradesi iyilik yapmak konusunda tam mutlak bir serbestliğe ve yetiye sahip olacaktır. İşte o zaman sadece ve sadece iyi olanı arzu edeceğiz.

Dikkat edilirse “özgür irade” konusu ile “Asli günah” kavramı bir birine sıkı sıkıya bağlıdır. Asli günah kavramını anlayamazsak bu konuda da tökezleriz. Bu anlamda Calvin’in beş maddesinin baştan sona madde madde bir mantık silsilesi ile yazıldığını bir yazımda belirtmiştim.

Mesih inancının mutlak gerçeği, umudu ve sevinci budur. Hiçbir başka inanç sisteminde böyle olağan üstü ve tek mutlak hakim Tanrısal bir kurtuluş planı bulunmaz.

İster Kutsal Kitaba bakın ister akıl yürütün tek tanrı inancında varacağınız sonuç budur. Bunun dışında insan yetileri ile bir şeyler vaat eden kitapların hepsi insan zekasının ürünüdür. Kutsal Kitaba güvenmemin ve “işte bunlar gerçek Tanrı’nın sözlerdir” dememin en büyük sebebi Kutsal Kitap içindeki Tanrı hakimiyeti ve mutlak yetkisi olmuştur.

Ben bu sebeple iman etme konusunda insan serbestliğinin olduğunu fakat yeterliliğinin olmadığını şiddetle savunurum. İman etmek için sadece istemek yeterli olmadığına göre kesin yeterlilik için Kutsal Ruh Tanrı’nın etkin işi bu konuda belirleyen faktör olduğuna göre. Benim bir şeyi istemem sonucu değiştirmeyecektir.
Yeti Tanrıdan geliyor(yeniden doğuş),
Seçimlerimin serbestliği bir anlam ifade etmiyor ya da sonuçsuz kalıyor.
İyi işler, iyi karakter ve ruhumun iman etmekte hiçbir belirleyiciliği yok. (Kutsal Kitaptan)
O zaman ben nasıl ve ne için iman ediyorum?
Cevap, Tanrı’nın sonsuz ve değişmeyen hükmü.
Ya da bazılarının tüylerini diken diken eden Tanrı’nın seçimi.
Peki, Tanrı neye göre seçiyor?
Bilmiyoruz. Her şeyi bilsek Tanrı olurduk zaten. Fakat Vahiy Kitabında yazdığı gibi bir gün Tanrı’nın işlerinin bile ortaya çıkacağını birçok sorumuzun cevap bulacağını biliyoruz.
Yinede şu anda düşünce sistemimiz şu olmalı. Tanrı her işinde adildir. Yani bir bildiği vardır.

Peki niye bütün bunlar? Ayartıcı, düşüş, ölüm sonra Mesih ve Lütuf ardından aklanma.
Hiç birimiz hasta olmadan sağlıklı olmanın kıymetini bilemeyiz. Düşmezsek kalmayı ve kalkarken bir elin yardımının kıymetinide öğrenemeyiz. Dahası engebeli bir yolda değneksiz ilerlemenin bilincine hiç varamayız. Sonuçta bir değneğin yada yardımın kıymetini ve değerimi asla anlayamayız.
Kutsal Kitaba bütün olarak baktığımızda her şeyin Tanrı kontrolünde yani bu dünyasal bilgi ve zeka dışında bir varlığın müthiş ince bir planı olduğunu görmemek ileri derecede saflık olur.
Herşeyin en güzel ifadesi şu Tanrı esinlemesidir sanıyorum.

"YÜCELİĞİM İÇİN YARATTIM"


Uzun yazılardan sıkılanlardan özür dilerim ama bazı şeyler çok kısa ifade edilemiyor.

Sevgiler











Özgür İrade

Özgür İrade

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Özgür İrade

Özgür İrade hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-11-07, 03:55
Özgür İrade
sonsuzdiren


Sevgili fevzi_90 Kardeşim özgür iradeyi konu alan;ayetlerle desteklediğiniz, zaman ve emek harcadığınız çalışmanız ile bizleri bilgilendirdiğiniz için size teşekkür ederim.

Sevgili Tuliper Kardeşiminde belirttiği gibi '' Martin Luther 'özgür irade'nin yalnızca lütufla,iman aracılığıyle kurtuluş olabileceğini söyleyen Kutsal Kitap öğretisinin tam kalbine sokulmuş bir hançer olduğundan emindi '' ; yanlış anlamamanızı dileyerek yetersiz bilgimle kardeşce bazı düzeltmeler yapmam gerektiğine inanıyorum.

Martin Luther'in İradenin Tutsaklığı ( Bondage of the Will ) kitabında Erasmus ile tartışmasınında kaynağı özgür iradedir. 'İnsan iradesi ile Tanrı'ya dönebilirmi' sorusuna Erasmus 'Evet' derken ; Martin Luther şiddetle 'Hayır' demiş ve İradenin Tutsaklığı kitabında Erasmus'a sert eleştirilerde bulunmuşdur.

İnandığım Reform'un 5 Solası gereği '' Ben bu sebeple iman etme konusunda insan serbestliğinin olduğunu fakat yeterliliğinin olmadığını şiddetle savunurum '' sözünüze bir düzeltme yapmak istiyorum..

Kutsal Kitap a iman gereği elbette özgür irade kavramını kabul ediyoruz. Sevgili TULİPer Kardeşimin belirttiği gibi '' insan istediğini seçmekte özgürdür,ama herşeyi isteyebilmekte özgür değildir. '' .Adem'in günahı ile masumiyet konumundan günah konumuna düşen insan özgür iradesiyle ancak benliğinin tutku ve arzularından doğan günahı seçer ; Günaha tutsak,günahda ölü insan Tanrı'yı istemede,yönelmede dolayısıyle iman etmede asla özgür yani serbest değildir. 'Günahda özgür' iradesiyle ruhsal açıdan ölü olan insan Tanrı'ya yönelmede asla yeterlide değildir.Tamamen Bozulmuşluk (TULİP ' in T ' si Total Depravity , Total Inability , Original Sin(Asli Günah) , Inability of the Will ) konumundaki günahlı doğal insan Tanrı nın kendisi hakkındaki adil sonsuz azap,mahvoluş,yıkım yargısı karşısında aciz ve çaresizdir.İşte burada Tanrı sonsuz merhameti,sevgisi,adaleti , iradesi, isteği ile iyi amacını yani seçtiği kişileri günahın tutsaklığından özgür kılıp kurtarma amacını Karşılıksız Lütfunu,Rab İsa Mesih in çarmıhdaki iyi işini ve Kutsal Ruh'un insan yüreğinde işleyişini sağlayarak gerçekleştirir.Kutsal Ruh'un 'günahda özgür' iradeli insanın yüreğinde işleyişiyle ölü irade canlanmakta, harekete geçmekte,kötülükden doğruluğa,inatcılıkdan uysallığa yönelerek ruhsal bir yeniden doğma, ruhsal yapının değiştirilme,dönüştürül me işi etkin bir şekilde gerçekleşmektedir.Kutsal Ruh'un değiştirdiği yeni özgür irade Tanrı'ya yönelebilir,isteyebili r hale gelmişdir;Kutsal Ruh tarafından yüreğine Rab İsa Mesih sevgisi ve arzusu konulan seçilmiş insan Tanrı'nın içsel çağrısına karşılık verebilir ve Rab İsa Mesih'in doğruluğunun yüklenmesiyle iman ederek aklanabilir.

Tanrı yarattığı için önceden bildiği bütün insanlar içinden seçtiklerini çağırır, çağırdıklarını aklar ve akladıklarını yüceltir.Bütün bu Tanrı etkinlikleri içinde doğal özgür iradenin hiçbir katkısı,rolü yokdur.Değiştirilmiş özgür irade şeytanın,arzuların ayartmalarıyle; aklanmaya rağmen hala kötülüğe meyillidir ve günah işler.Tanrı sonsuz lütufu ile seçtiklerinde Kutsal Ruh'u sürekli etkin kılıp teşvik ve destekle koruyarak; seçtiklerinin sona yani yargı gününe kadar dayanmalarını sağlar yani Tanrı'nın kurtuluş güvencesi değişmez ve sonsuzdur.
Özgür irade doğal haliyle kötü ve günaha tutsak,Kutsal Ruh tarafından değiştirilmiş haliyle kötülük yapıp günah işleyebilecek haldedir.

www.hristiyan.net de kitaplar bölümündeki Martin Luther'in İradenin Tutsaklığı kitabı bu konuda daha ayrıntılı ve yetkin bilgi sağlayacakdır.

Rab İsa Mesih'in iradelerini tutsak ettiği çocuklarına ne mutlu.

Özgür İrade

katoliklik ortodoksluk protestanlık kilise barnabas türkler türkiye

İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı’nın bir armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir.
Efesliler 2:8-9
mesih peygamber tanrı rab allah kuran yhvh islam muhammed



Özgür İrade

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Özgür İrade

Özgür İrade hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-11-07, 19:27
Özgür İrade
fevzi_90


Sevgili sonsuzdiren,

''insanın iman etme konusunda serbestliğinin olduğunu fakat yeterliliğinin olmadığını… ''


Bu ifade her isteyen iman eder demek değildir ya da imanın ilk şartı insan seçimleridir hiç değildir.
Bakın ben aynı yazıda ne söylemişim “İnsan yetileri içinde ne istersen yapmakta özgürdür.”


''insan istediğini seçmekte özgürdür, ama her şeyi isteyebilmekte özgür değildir''


Doğru, yani yeti yoksa seçimde özgür değilsin yada isteyemiyorsan zaten seçemezsin.
Gördüğünüz gibi aynı şeyler.

Eğer insan istek ve arzularından Tanrı'yı çıkarırsanız otomatikman seçimleri listesinden de Tanrı'yı çıkarmış olursunuz. İnsan hala özgürce seçim yapan bir yaratık olarak kalır ama iman edemez.
Düzeltmeye çalıştığınız cümlem aslında olumsuz bir cümledir. Hem serbest hem değil ama sonuç bakımından olumsuz.


Benim söylediğim teknik ve teorik olarak insan bu konuda serbestliğini kullanabilir (genel lütuf ile)fakat pratikte bu girişimi asla her zaman gerçek bir iman ile sonuçlanmaz demektir Niçin? Çünkü seçimlerimi doğuran istek ve arzudan yoksunum. İstek ve arzuyu uyandıran yani belirleyici olan Tanrıdır.

Ben özgür iradeyi uzun yazımda bu sebeple enine boyuna ortaya döktüm. Çünkü özgür irade’den ne anlaşıldığı çok önemli. Diğer yazdıklarınız klasik reform inancının deyişleri fakat bunu insanlara böyle anlattığınızda ne yazık ki özgür irade kesinlikle korunmamış oluyor ve Gerçek Hristiyan Reform inancı kaderciliğin dik alasıdır deniyor. Kısaca özgür iradenin açılımını yapmamız gerek.

Sonuç olarak aynı şeylere inanıp yazdığımızı düşünüyorum. Biraz uzun yazdım belki takip edilmesi zor oldu.
Katkılarınız için teşekkür ederim.
Esenlik ve bereket artan ölçüde sizinle olsun.

Özgür İrade

Özgür İrade

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Özgür İrade

Özgür İrade hristiyanlık incil isa tevrat zebur11-11-07, 21:25
Özgür İrade
sonsuzdiren


Sevgili fevzi_90 Kardeşim içinizde işleyen ve bütün gücüyle sürekli işlemesine dua ettiğim Kutsal Ruh un ürünü olan üstün bilgeliğiyle verdiğiniz kardeşce cevap yazısı için teşekkür ediyorum.Önceki değerli yazınızı uzun olduğu için değil; sağlam teolojik bilgi birikiminize ve kıvrak,berrak zekanıza dayandığı için gerçekten takip etmekte zorlandığımı itiraf etmeliyim.

Elbette Rab İsa Mesih'in sevgisini paylaştığımız için aynı şeylere inanmaktayız.Forumun esas amacınında düşüncelerimizi paylaşarak Rab İsa Mesih in doğruluğunda birbirimizi teşvik edip güçlendirmek olduğuna inanıyorum.

Kardeşliğinize sığınarak; doğal iradenin iman konusunda yani Rab İsa Mesih'i seçme konusunda serbestiğinin yani özgürlüğünün dolayısıyle yeterliğininde olmadığına,sadece Kutsal Ruh tarafından değiştirilmiş yeni iradenin iman konusunda yani Rab İsa Mesih i seçme konusunda serbestliğinin yani özgürlüğünün dolayısıyle yeterliğininde olduğunu düşünüyorum.

İnandığım Reform ilahiyatında doğal özgür irade Tanrı dışında herşeyi seçmekde özgürdür, Kutsal Ruh ile değiştirilmiş özgür irade ise Tanrı dahil herşeyi seçmekte özgürdür.Özgür irade Kutsal Ruh ile değiştirildikden sonrada Tanrı'yı seçmek dahil herşeyi istemekde serbesttir,bu anlamda Gerçek Hristiyan Reform inancı kaderciliğin dik alası değildir.Doğal Özgür İrade korunsa Tanrı'yı isteyemeyiz ki;hem o zaman Kutsal Ruh'un işleyişinin anlamı olmazki.

Yanılıyorsam düzeltmenizi yada Kardeşlerimin düzeltmesini rica ediyor;size değerli paylaşımlarınızı arttımanız dileğiyle tekrar teşekkür ediyorum.

Rab İsa Mesih in sevgisini kardeşce paylaşan çocuklarına ne mutlu.

Özgür İrade

katoliklik ortodoksluk protestanlık kilise barnabas türkler türkiye

İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı’nın bir armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir.
Efesliler 2:8-9
mesih peygamber tanrı rab allah kuran yhvh islam muhammed



Özgür İrade

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Özgür İrade

Özgür İrade hristiyanlık incil isa tevrat zebur01-02-08, 10:30
Özgür İrade
fevzi_90


WESTMINISTER İNANÇ AÇIKLAMASI ÇALIŞMA KİTABI
G. I. WILLIAMSON




BÖLÜM 9



IX. Özgür İrade




1. Tanrı insanın iradesini doğal bir özgürlükle donatmıştı. Bu özgürlük ne baskı altındadır ne de iyilik ya da kötülük yapmak üzere koşullanmıştır.
2. Masumiyet konumundayken insan, iyi olan ve Tanrı’yı hoşnut edeni hem isteme hem de yapma gücüne ve özgürlüğüne sahipti; ancak bu konumdan düşmesi mümkün olacak şekilde değişkendi.
3. Günah konumuna düşmesiyle insan, beraberinde kurtuluşu getirecek herhangi bir ruhsal iyiliği isteme yetisini tümüyle kaybetmiştir. Bu nedenle bu iyiliğe tümüyle karşıt ve günah içinde ölü bir doğal insan olarak kendi gücüyle iman edecek ya da kendisini buna hazırlayacak yetiye sahip değildir.
4. Tanrı bir günahlıyı imana kavuşturduğunda ve onu lütuf konumuna yerleştirdiğinde, o kişiyi günaha olan tutsaklığından özgür kılar; ve yalnızca lütfu aracılığıyla ruhsal açıdan iyi olanı özgürce arzulama ve yapma yetisi verir; buna rağmen insan, içinde kalan düşmüşlük nedeniyle ne mükemmel bir şekilde ne de yalnızca iyi olanı arzular ama aynı zamanda kötü olanı da arzular.
5. İnsanın iradesi yalnızca yücelik konumuna geldiği zaman mükemmel ve değişmez bir şekilde sadece iyilik yapmak üzere özgür hale getirilecektir.

Bu maddeler bize (1) insanın yaradılışı gereği özgür iradeye sahip olduğunu, (2) bu özgürlüğün ya da serbestliğin, insanın yaradılışına ya da arzusuna ters düşen bir şeyi istemeye zorlanmayacağı anlamına geldiğini, (3) dört durumda da insanın, iyilik ya da kötülük yapmak için aynı serbestliğe ama farklı derecelerde yetiye sahip olduğunu öğreniyoruz.
Reformcu imanı özgür iradeyi yadsımakla suçlamak ve kötülemek çok yaygındır. Birçok kişi Reform imanını (ya da Calvin’ciliği) kontrolsüzce reddeder, çünkü Tanrı’nın hükümranlığının insanın bütün gerçek özgürlüğünü ve sorumluluğu geçersiz kıldığını varsayarlar (önceden belirleme bu hükümranlığın sadece tek bir cephesidir). Yine de, Reform imanı kadar başka hiçbir öğretiş sisteminin, insanın gerçek özgürlüğünü ve sorumluluğunu korumaması bir ironidir.
Ama bu gerçeği anlamak için, özgür iradenin ne olup ne olmadığının dikkatle ayrımına varmalıyız. Özgür iradeyle, insanın isteğinin baskı altına alınmadığını söylemek istiyoruz. İnsanın, yapmak istemediği bir şeyi yapması için, kendinden daha büyük bir dış güç tarafından zorlanmadığını söylemek istiyoruz. İnsanın, kendi yetisinin sınırları içinde yapmak istediğini yapmakta özgür olduğunu söylemek istiyoruz. Özgürlük ya da serbestlik, istediğimizi yapmaktan başka ne olabilir?
Bununla beraber, serbestliğin yetiyle özdeş olmadığının da dikkatle ayırımına varmalıyız. Bu farklı şeyleri birbirine karıştırmak, özgür irade konusundaki birçok yanlış düşüncenin nedenidir. Birçok kişi serbestlik derken, aslında yeti demek ister. Aslında insanların iyilik ya da kötülük yapma yetileri olduğunu söylerken, insanın iyilik ya da kötülük yapma özgürlüğünden söz ederler. Burada ciddi şekilde yanılırlar. Çünkü Kutsal Kitap açıkça ve tutarlı olarak şunları öğretir: (1) insan iyilik ya da kötülük yapmakta özgürdür, ikisini de yapmakta serbesttir, (2) düşmüş konumundan dolayı insanın sadece kötülük yapma yetisi vardır (Yas. 30:19; Yu. 6:44).
Yaygın olan bu birbirine karıştırmanın kaynağı bize, Matta 12:33’de Mesih’in öğretişiyle açıklanır. Burada Mesih “Ya ağacı iyi, meyvesini de iyi sayın; ya da ağacı kötü, meyvesini de kötü sayın. Çünkü her ağaç meyvesinden tanınır” der. İstem, insanın ruhunun ya da kişiliğinin bir yetisidir. Bu durumda insanın ruhu (benliği, egosu ya da kişiliği) istemi belirler. İstem, kaynaklandığı karakterin ahlakından kaçamaz. Ruh tamamen bozulmuşsa, böylece ruhun bilgisi ve arzusu kusurluysa ve çürümüşse, sonuçta o, sadece kötülük yapmak isteyebilir. Bu durumda, iyilik yapma yetisinden tümüyle yoksun olsa da, tam bir serbestliği vardır.
Başlangıçta insanın günahsız bir kişiliği vardı. Sadece iyi olanı ve Tanrı’nın gözüne çok iyi görüneni istiyordu. Kendi arzusuna uygun olanı yapmakta özgürdü. Doğası hiç bozulmamış olduğundan sadece iyi olanı istiyordu. İyi olanı yapmakta tümüyle serbestti ve tümüyle yeti sahibiydi. İyilik yapma serbestliği, düşmüş insandan daha fazla değildi ama düşmüş insanda hiç olmayan tam bir yetisi vardı.
Günahın girmesiyle insan, serbestliğini değil, yetisini kaybetti. Bunun nedeni tek bir günahtı. Tanrı’nın açıkladığı gibi, tek bir günah, doğru hareketin iyi meyvesini verebilen pak doğayı yok etmeye yeterdi. Düşüşten önce insanın iyilik ya da kötülük yapma serbestliği ve ikisini de yapma yetisi vardı. Düşüşten sonra, iyilik ya da kötülük yapma özgürlüğü devam etti ama artık sadece kötülük yapma yetisi vardı. Artık insanın, “aklı fikri hep kötülükte”dir (Yar. 6; 5; krş. 8:21; 1Ko. 2: 14; Mez. 14, 53). Peygamber bunu şöyle söyler: “Kûşlu derisinin rengini, pars beneklerini değiştirebilir mi? Kötülük etmeye alışmış olan sizler de iyilik edemezsiniz” (Yer.13:23). Günahlı insan, kurtulması için gereken bu tek iyi şeyi bile yapamaz. Hiç kimsede Mesih’e gelme yetisi yoktur (Yu. 6:44). Ama bu, insanın kendi yaradılışı nedeniyledir; bir dış güçle ya da baskı altına alınarak iyilik yapmasına engel olunmaz. Kendi bozulmuş karakterinin “yasaları” onu engeller.
Tıpkı ölünün kollarını ve bacaklarını kullanmadan yatması, bu kolları ve bacakları kullanan insanın ölmüş olması ama Tanrı bedenini dirilttiğinde bunları tekrar kullanacak olması gibi, insanın isteği için de aynı şey geçerlidir. O, ruhsal açıdan ölüdür. İstemek ve Tanrı’nın gözüne iyi görünen şeyleri yapmak üzere, iyi bir yüreğe tekrar sahip olmak için yeniden doğduğunda iyilik yapma yetisine kavuşur (Ef. 2: 1-7; Yu. 3:3; Flp. 2: 13). Yeniden doğan insan düşüşten önceki Adem’le ve düşüşten sonraki günahlılarla aynı serbestliğe sahiptir. Yeniden doğmamış insanla yeniden doğmuş insan arasındaki fark, serbestlik değil, yetidir. İkisi de iyilik yapmakta özgürdür ama sadece yeniden doğan kişinin iyilik yapma yetisi vardır. Onda bu yeti vardır, çünkü Kutsal Ruh Tanrı ona yeni bir yürek vermiştir (Ef. 2: 10; 1Yu. 5: 18; Hez. 36: 26). O, yeniden yaratılmıştır (Gal. 6: 15). Bu nedenle, isteme ve iyi olanı yapma yetisi vardır.
Ne var ki, yeniden doğan insanın yetisi başlangıçta Adem’in sahip olduğu yetiyle özdeş değildir. O zamanlar Adem, Tanrı’nın isteğini mükemmelce yapma yetisine sahipti. Yeniden doğan insan, Tanrı’nın isteğini mükemmelce yapma yetisine henüz sahip değildir. Bu, onun aslında yeniden yaratılmadığı anlamına gelmez. O, yeniden yaratılmıştır. Tanrı’nın isteğinden gerçekten sevinç duyar. Doğruluk yolunda gerçekten ısrar eder (1Yu.3: 9). Eskisi gibi günah onda egemen olamaz (1Yu. 3:3; Ef. 5:9; Rom. 6: 14). Ama günah onun içinde vardır (Rom.7:21). Bunun nedeni, Mesih’te yeniden yaratılanların, kutsallaşma sürecinde olmalarıdır. Özde tümüyle değişmiş olsalar da bitmiş ürünler değildirler. Onlar ancak “ilkede” olmaları gerektiği gibidirler. Bir gün “ayrıntıda” olmaları gerektiği gibi olacaklardır. Ama artık Tanrı’nın işi onlarda çalışmaktadır. Tanrı, gözüne iyi görüneni giderek daha çok istemeleri ve yapmaları için onlarda çalışmaktadır artık.
Yeniden doğanlarda Tanrı’nın işi (yüceltmeyle) yavaş yavaş olacaktır. Ama bundan sonra da, özünde insan, şimdi sahip olduğu aynı serbestliğe sahip olacaktır. Ayrıca fark, iyilik etme serbestliğinde değil, yetisi ölçüsünde olacaktır. Bundan sonra sadece doğru olanı yapma yetisi olacaktır. Bundan sonra doğasının kutsallığı ve her kötülüğe bütünüyle karşı olduğu onaylanacağı için böyle olacaktır. Artık günahın ona çekici gelmediğinden kuşku duyulmayacaktır. Artık kötü bir şey yapmak için en küçük bir arzu bile duymayacaktır. Rab, hem yazara hem de okura bu günü görebilmeyi bağışlasın.


İlgili kitaptan çeviridir.

Özgür İrade

Özgür İrade

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Özgür İrade

Özgür İrade konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






Özgür İrade konusuna benzer konular;

Özgür İrade ve Tanrı Soru: Kurtuluşta Tanrı’nın egemen oluşu ve insanın özgür iradesi nasıl bir arada etkin olur? Yanıt: Bizim Tanrı’nın egemen oluşuyla insanlığın özgür iradesi ve sorumluluğu arasındaki ilişkiyi tamamen anlamamız imkânsızdır. Sadece Tanrı onların kurtuluş planında nasıl birlikte etkin olduklarını bilir. Bütün diğer doktrinlerden çok özellikle bu konuda bizim Tanrı’nın doğasını ve bizim O’nunla olan ilişkimizi tamamen kavrayamadığımızı kabul ve itiraf etmemiz çok önemlidir. Her iki tarafta da fazla ileriye gitmek kurtuluş konusunda çarpık bir anlayışa neden olur. Kutsal Kitap, Tanrı’nın kimin kurtulacağını bildiği konusunda açıktır (Romalılar 8:29; 1 Petrus 1:2). Efesliler 1:4 bizlere, Tanrı’nın bizi “dünyanın kuruluşundan önce” seçtiğini söyler. Kutsal Kitap tekrar tekrar inanlıları...


Materyalizm, Determinizm, Kadercilik, Özgür İrade LAPLACE’IN BELLİ GELECEĞİ GÖREBİLEN CİNİ Kopernik-Kepler-Galile ve Newton ile yaşanan süreçte insanlık ilk defa detaylı, sistematik ve bilimsel bir kozmolojiye sahip oldu. Artık evren, matematiksel yasalarla tarif ediliyordu ve bu yasalar evrenin tümünde geçerliydi. Aristo’nun, bin yıldan uzun bir dönemde hüküm süren, evreni Ay-altı ve Ay-üstü alem diye bölerek, farklı alanlarda farklı yasaları geçerli gören sistemi, Newton ile tamamen gözden düştü. Evren hakkında bütüncül ve determinist bir görüş benimsendi. Fizikteki bu görüşün felsefe, teoloji ve diğer tüm bilimlerde büyük etkisi oldu; filozoflar ve teologlar yaklaşımlarını fizikteki gelişmelerden etkilenerek şekillendirdi, diğer bilim dalları ise Newton fiziğini örnek alarak kendilerini düzenlemeye uğraştılar. ...


Özgür İrade, Dualizm ve Tek Cevherci Yaklaşım TANRI KAVRAMI VE ÖZGÜR İRADE SORUNU AÇISINDAN DUALİZM VE TEK CEVHERCİ YAKLAŞIM Teolojik açıdan ruh ve bedenin iki ayrı cevher olup olmadığı sorununu ele almak için Kutsal Metinlerde bu konuyla ilgi kurulmuş ifadeler dışında, teist dinlerin teolojileri açısından önemli bazı hususların bu konuyla ilgisini de ele almak faydalı olacaktır. Bunun için önemli bulduğumuz üç tane konuya temas edeceğiz; ilk olarak teist dinlerin ontolojisinin merkezinde yer alan Tanrı kavramı açısından bu konudaki tercihin ne ifade ettiğini değerlendireceğiz, daha sonra özgür irade sorununun bu konuyla ilgisini ele alacağız ve en son olarak da bu konuyla arasında en çok bağlantı kurulmuş sorun olan yeniden yaratılış sorununu irdeleyeceğiz. Teist dinlerin bütün sistemleri ...


Özgür İrade üzerine bir araştırma Restoranda yemeğinizi bitirdikten sonra genelde bir garson yanınıza gelir ve "Tatlı veya çay alır mısınız?" diye sorar. Bir süre düşündükten sonra kararınızı verirsiniz. Diyelim ki böyle bir durumda çay içmeyi seçtiniz. Bunu özgür iradenizle mi yaptınız ya da zaten kaderinizde o çayı içeceğiniz yazıyor muydu? İşte bu ve benzeri sorular, modern insanın varoluşundan bu yana gündeme geliyor. Din adamları, siyaset bilimciler ve davranış uzmanları; yüzyıllardır "insanın davranışlarını kader mi yoksa, özgür iradenin mi belirlediğini" tartışıyor. Semavi dinler elbette kader kavramının varlığına işaret edip evrendeki tüm varlıkların kontrolünün Tanrı'ya ait olduğunu vurguluyor. Bilim dünyası ise somut olarak ispatlanamadığı için kadere şüpheyle yaklaşıyor. Karşıtlarının teorisini...


Özgür İrade ile ilgili Yanlış anlaşılmalar olmaması için bazı şeyler belirtmek gerekiyor. Çünkü birşeyi tam olarak anlamadan ve genelde iyi okumayan insanlar bu konuyu yanlış anlıyorlar ve yargılıyorlar. Öncelikle Reform Teolojisi'nde "Özgür İrade Yoktur" ifadesi yoktur. Luther'e karşı çıkan Erasmus'un anlattığı özgür iradeye karşı çıkılmaktadır. İnsanlar seçebilme yeteneğine sahipler. Seçim yaparken ise sevdikleri, istedikleri şeyi özgür olarak seçiyorlar








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N