|
Alıntı:
|
|
Yeniden doğduğumu nereden bileceğim? Kesinlikle birçokları bu konuda sorularla karşı karşıya kalıyor. “Ama, yeni doğmuş olup olmadığımı ve kurtarıldığımı nasıl bilebilirim? Kurtulmayı tam şimdi istedim, ama kurtulduğumu nasıl bilebilirim? Yeniden doğmuş olmanın belirtileri nelerdir?” “[Sanı inancı]” ile yetinmek istemezdim” gibisinden, belkide uyanışta olanlar iç çekiyor olabilirler. Endişelenme dostum! Tanrı’ya şükürler olsun ki, senin böyle belirsiz bir sanı inancı ile yetinmene gerek yok. Yaşamımızın bu en önemli ve mukadder sorusunda, Tanrı bizimle bir tahmin oyunu oynamakla yetinmek istemiyor. Eğer öyle olsaydı, Tanrı, sevgi Tanrı’sı değilde, günahlı insanlardan yüzünü saklayan, adaletin yerine gelmesinin bekçiliğini yapan yunan tanrıçası Nemesis olurdu. “Kurtulup kurtulmadığın için bir kura çek bakalım yada totoda olduğu gibi bir tahmin etde, bakalım göksel totoyu tutturabilecekmisin” diyerek bizlerle şaşırtmaca oynayan, doğruluktan uzak bir Tanrı olurdu. Seven bir Baba asla böyle yapmaz. Uyanış acıları içinde olduğum zamanlarda, elime bir ibadet kitabı geçmişti. Bu kitapta, insanın bu zaman diliminde, kurtuluşundan emin olamayacağı ve bunun ancak bu zaman diliminin ötesinde tamamen ortaya çıkacağı yazıyordu. Uyanışta olan birinin yüreğine ne kadar da ağır bir yük yükledi ki bu! Ne kadar da korkunç bir yanlışanlayış! Binlerce ümitsiz insanı, yokoluşa, mahva sürüklemiş olan nede hazin bir yanılma! Hayır! Binlerce kez hayır! Tanrı bu kadar acımasız değildir. Hem Kutsal Kitap, hemde yeniden doğmuş imanlıların ortak tecrübeleri, yeniden doğuşun, aynen Kutsal Kitaptada yazıldığı gibi, kesin ve bilinen belirtilerinin olduğunu gösterir. Kurtuluşa ermiş her insan, yaşamlarında bunun ne kadarda gerçek olduğunu kendileri tecrübe ederler. Tanrı’nın bu altı doğrusu, Kutsal Kitapta açıklanmıştır. Tanrı, kurtulmuş olan insanlara, altı adet göksel tam isabeti oluşturan, temel özellikler vermiştir. Bunlar, sadece bir tahminden de ibaret değildirler. Luka’nın da dediği gibi (Luka 1:4) bunlar kesin doğruları oluştururlar. Huzur İsa kendisinin olanlara şöyle diyor: “Sizlere esenlik bırakıyorum. Size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sarsılmasın, korkmayın!”(Yu. 14:27) Günahlarının İsa’nın adıyla ve kanıyla bağışlandığına inanan, kurtulmuş birinin ilk güçlü bir şekilde hissettiği şey, günahlarının bağışlanmasının ve suçluluk duygusundan arınmış olmasının verdiği huzurdur. Sıkıntı ve günah yükü kalktığında, dünya üstü bir huzur yüreği kaplar. Bilinçaltında olmasına rağmen, yeniden doğmamış olan insan, günahlı bir yaşam ve imansızlık nedeni ile devamlı bir suçluluk duygusu ile yaşar. Bu onu, sadece bir anlığına bu huzursuzluğu ortadan kaldıran, günahlı yaşamın sunduğu zevkleri ikameye zorlar. Bir çok erkek ve kadın, içlerinde “bağıran köpeğin” sesini dindirmeye çalışmak isteyerek, işte tam bu nedenle, aşırı alkol kullanımına yönelmişlerdir. Kutsal Kitap, zaten kurtulmamış olan, günahkar için şunu söylemiştir; “Ama kötüler çalkalanan deniz gibidir, O deniz ki, rahat duramaz, suları çamur ve pislik savurur. Kötülere esenlik yoktur" diyor Tanrım. (Yşa. 57:20-21)” Ne kadarda yerinde bir tanımlama! Bir çok insan kabaran bir deniz gibidirler. Dalga çarpıntıları, onların hayatlarının dip çamurunu ve kirini çalkalayıp karmakarışık hale getirir. Hiç kuvvetli bir sonbahar fırtınası anında, sahilde bulundunmu? Günah yükünün ve imansızlığın, çekiştirip ağırlaştırdığı, huzursuz insan ruhunun nasıl bir şey olduğuna dair fikri orada edinebilirsin! Fakat, yeniden doğmuş yürekte, tatlı bir dinginlik ve huzur vardır. İsa’nın verdiği huzur. Bütün suçlamalar yok olmaya başlar ve o can düşmanı, eski suçlayıcı ve saldırgan çekilip gider. Bu huzur, insan anlayışını aşar. O, akılla açıklanamaz, sadece yaşanıp tecrübe edinilmelidir. Ya senin yüreğinde! Yüreğinde İsa’nın huzuru varmı?Bununla içinde bulunulan, ruhani durumu denemek kolaydır. Diğer yandan, şeytan inanlılarında üzerine saldırır ve İsa’nın verdiği bu huzuru sarsmaya çalışır. İmanlı bir kişide, sıkıntı ve keder hissedebilir, ama yinede İsa’nın kanında sağlanan huzur onun içinde daima bulunur. Sadece günah bunu gerçekten sarsabilir. Eğer günah işlersek, tövbe etmezsek, Tanrı bu huzurunu, bu şeyleri halledip üzerinden gelene kadar bizden bir süreliğine geri alır. Fakat İsa’nın huzurunu hiçbir zaman duyumsamadıysan, o zaman, “sen gerçektende yeniden doğdunmu?” sorusu akıllarda uyanır. Dürüstlük adına, maalesef demekten başka diyecek bir şey kalmaz. Kurtuluş Güveni Tanrı ne kadarda harika.. Hepimizin içine mucizevi bir radar koydu! Kutsal Kitap bunu kurtuluş güveni olarak adlandırır. İçimizde olan bir diğer radar ise vicdanımızdır. Bu iyi ve kötünün varlığına tanıklık eder ve günah işlediğimizde bizi suçlar. Ama, kurtuluş güveni sadece imanlılara verilmiştir. Bu, Tanrı’nın evlatları olduğumuz hakkında teminat verir bize. Kurtuluş güveni, İsa’ya ait olduğum ve hemen şimdi ölsem bile, kesinlikle İsa’nın yanına gideceğime ait, çok güçlü ve sarsılmaz bir duygudur. Kurtuluş güveni olmayan bir insan ise, ne kadarda mutsuz bir insandır! Dış görünüşü, davranışları ve yaptıkları, ne kadar tanrısalmış ve hristiyanmış gibi görünsede, mutluluğundan emin değildir. Kurtuluş güveninin çok sağlam ve Kutsal kitapsal bir temeli vardır. Yani, bu Kutsal kitapta belirtilmiştir. Bu konuyla ilgili sadece üç bölümü ele alacağiz; “Ruh kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrı çocukları olduğumuza tanıklık eder. (Rom. 8:16)” “Oğullar olduğunuz için, Tanrı öz Oğlu’nun Ruhu’nu bizim yüreklerimize gönderdi. “Abba Baba” diye seslenmektedir O.” (Gal.4:6) “Sizler de Gerçeğin Sözü’nü –kurtuluşunuzla ilgili Sevinç Getirici Haber’i- duyunca buna iman ederek Mesih bağlılığına alındınız, Tanrı’nın vaat ettiği Kutsal Ruh’la mühürlendiniz. Tanrı yüceliğini övmeyi amaçlayan iyelik yetkimiz kesinleşinceye dek Kutsal Ruh mirasımızın güvencesidir” (Ef. 1:13.14) Kurtuluş güveni, göksel radar için Tanrı’ya şükrederiz. Kutsal Ruh, yeniden doğuş sırasında bizlere gelir, bizleri göklere mühürler ve Tanrı’nın evlatlık hakkına sahip olduğumuz güvencesini verir bizlere. Ayrıca, bu kurtuluş güveninin anahtarları insanların elinde değil, İsa’nın elindedir. Diğer yandan, sadece adı hristiyan olanlar ve akli teologlar, insanın sübjektif tecrübe ve kurtuluş güveni hissetmemeleri gerektiğini söylemektedirler. Daha doğrusu, bunlar becerikli bir sistem geliştirerek, sübjektif imanın doğru olmadığını ve bunun sönüp giden bir duygu baloncuğu olduğunu söylemektedirler. Onların görüşüne göre, iman objektif bir gerçeksellemedir. Bu hatalı görüşü etkileyen etkenler anlaşılabilir olmasına rağmen, en azından kısmen, karanlıklar diyarının prensinin işine benziyor. Zaten, yeniden doğmamış olan bir insan sübjektif bir kurtuluş güveni hissedemez ve dolayısıyla onun sübjektif gerçeksellemeden başka güvencesi olamaz. Bu iddianın kısmen gerçeklik payı vardır, o bakımdan Tanrı’nın yüce kurtarış planı, objektif bir şekilde Kutsal kitapta belirtilmiştir. Kutsal kitap hem objektif hemde sübjektif iman kavramını tanımaktadır. Objektif barış “Tanrı Mesih’in kişiliğinde insanların suçlarını saymayarak dünyayı kendisiyle barıştırdı. Bizede barıştırıcılık sözü verdi.” (2.Ko. 5:19) sözü ile bildirilmiştir. Tanrı açısından herşey tamamdır. O dünyayı kendisiyle barıştırdı. Zenciler, sarı ırktan olanlar, kızılderililer ve beyazlar, doğuda ve batıdaki bütün halklar, kuzey ve güneydekiler Tanrı tarafından Mesih’in çarmıhtaki ölümü ile barıştırıldılar. Bu, zamanın fırtınasında sarsılmayan objektif bir gerçektir. Fakat, bu sübjektif bir barış değildir. Bu yüzden Pavlus’un şimdi yazacağımız sözlerini okumak ve irdelemek çok önemlidir. “ Bu nedenle Mesih adına elçilik ediyoruz. Tanrı, dileğini bizim aracılığımızla yalvarırcasına belirtiyor. Bizde Mesih adına yalvarıyoruz: kendinizi Tanrı’yla barışmaya verin”(2.Ko. 5:20) Objektif barış, aynı anda sübjektif bir barış ve iman tavrı izlemektedir. Bunu belirgen kılan kelimeler “Tanrı’yla barışın” yada diğer bir deyişle “kendinizi Tanrı’yla barışmaya verin” dir. İnsan imana geldiği ve yeniden doğduğu zaman, Kutsal Ruh içimize kurtuluş güvenini getirir. Bu sübjektif, ama tamamen Kutsal kitapsal bir duygudur. Bir sabun köpüğü gibi de uçup gitmez, tersine imanımız Tanrı’yı yüz yüze göreceğimiz şekilde değişinceye dek yüreklerimizde olur. Peki ya senin, kurtuluş güvenin varmı? Günahlarının bağışlandığına ve artık İsa’ya ait olduğuna dair kesin ve sürekli bir duygun varmı? Dünya üzerindeki bu benzersiz hayatın, bir anda, hemen şu anda sona erseydi, kesinlikle İsa’nın yanına gideceğinden gerçektende eminmisin? Eğer hiç bir zaman kurtuluşundan emin olmadıysan, sen zaten hiç bir zaman yeniden doğmamışdın ve tanrısallığına rağmen mahvın yolundasın! Ne kadar fazla hristiyanlığı günlük hayatımızda uygulasakta, RAB’bin sofrasında bulunsakta, ne kadar fazla kilise hayatına katılsakta, bütün bunlar ve diğer şeylere rağmen, eğer Kutsal Ruh’ta kurtuluş güvenine sahip değilsek, kurtuluş ve göklerin egemenliğinin dışındayız demektir. Ölümün akışında, İsa’nın o paha biçilmez kefaret kanından daha azı yetmez. Bu kanla aklanmanın mührü, Tanrı’nın göğe giden yolunu göstermek için koyduğu bir fener olan Kutsal Ruh’un verdiği kurtuluş güvencesidir. Mesih’i derinden ve içsel olarak tanımak Kuzey ülkelerinde çok tanınan bir uyandırış vaizi, kırsal bir kesimde, güçlü bir uyanışta olduğu zaman, küçük bir kasabaya gidiyordu. Orada en azından bir imanlıyı, demirci Högman’ı tanıyordu. Dükkanın eşiğinde, ruhsal tedavi sohbeti sırasında, bu adam demircinin ağzından nerede ise klasikleşmiş şu sözleri duydu: “ Senin dostum bir şeyin eksik ve bundan dolayıda herşeyin. Ve buda Mesih’i içsel tanıma”. Bu sözler, Paavo’ya göklerin kapısını açtı ve onu büyük bir Tanrı adamı yaptı. Ama, bu sözler günümüzde de hemen hemen herkeze uyabilecek sözler değilmi? Yeniden doğduğumuzda, Mesih’i içsel olarak tanıma yetisine de sahip oluruz. O ana kadar olan tanıma, sadece kişiliksiz, tarihi ve dışsal bir tanımaydı. Şimdi ise, kişisel, özel ve içseldir. Bir çok batı ülkesi insanı, İsa Mesih’i okuldan yada dini ergenlik kurslarından olduğu kadar tanırlar. İsa, onlar için sadece tarihi bir kişilik yada çok uzaklarda, Amerikada yaşayan büyükannenin bir kuzeni gibidir. “Onun soyu ile ilgili hikayeler duyduk, ama asla görmedik, hatta bir mektup bile göndermedi bize”. Birçok insanın İsa hakkındaki bilgisi işte böyle, sadece dışsal olarak görünen, ikinci üçüncü el bilgisidir. “İsa iyi bir öğretmendi, yani işte o zamanlar yaşadı, Beytlehem’de doğdu ve Yeruşalem’de öldü. Çok orijinal bir peygamberdi ve bir dinin kurucusuydu.” Fakat bunlar sadece tarihsel kanıtlardır, Mesih’i derinden içsel bir tanıma değildir. Kutsal kitap açık bir şekilde, yeniden doğduğumuz an Mesih’i içsel olarak tanıma duyusuna sahip olduğumuzu söylüyor. “Eğer Mesih içinizdeyse, bedeniniz günah yüzünden ölü olmakla birlikte, aklanmış olduğunuz için ruhunuz diridir.” (Rom. 8:10) “.....Öyle ki, Tanrı'nın bütün doluluğuyla dolmanız için, sevgide köklenmiş ve temellenmiş olarak bütün kutsallarla birlikte Mesih'in sevgisinin ne denli geniş ve uzun, yüksek ve derin olduğunu anlamaya, bilgiyi çok aşan bu sevgiyi kavramaya gücünüz yetsin. “(Ef. 3:16.17) “ Tanrı'yı ve Rabbimiz İsa'yı tanımakla lütuf ve esenlik artan ölçüde sizin olsun.” (1. Pe.1:2) Bu, Mesih’i içsel yaşamımızda bilmektir. Bizim sadece Mesih’in yakınında, yanında değil, Mesih’te olmamız ve O’nunda bizim içimizde olması demektir. Mesih’in özgürlüğü Kutsal kitap hristiyanın özgürlüğü hakkında şunu söylüyor; “Mesih bizi özgür olalım diye özgür kıldı.”(Gal.5:1) İsa kendine ait olanların özgürlüğünün altını çizmek için şöyle diyor; "Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir" dedi. "Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir. Bunun için, Oğul sizi özgür kılarsa, gerçekten özgür olursunuz.” (Yu. 8:34.36) Yeniden doğuşun sebep olduğu en önemli şeylerden biriside günah prangalarının etrafımızdan yok olmasıdır. Alkolist artık içmeye mecbur değildir, kurtulmuş olanın ahlaksızlık yapmasına, çalmasına, yalan söylemesine, küfretmesine ve daha bir çok kötülüğü yapmasına artık gereksinimleri yoktur. Bu kurtulmuş olan insanın günahsız olduğu yada artık günaha düşmeyeceği anlamına gelmez. Bu bozulmuş bedende oturduğumuz sürece, günah bizleri düşürebilmek için kol geziyor. Ama, Tanrı’ya şükür, biz zafer kazananın tarafındayız. Pavlus zaten bunu şöyle haykırıyor: “Öyleyse ne diyelim? Lütuf çoğalsın diye günah işlemeye devam mı edelim? Kesinlikle hayır! Günah karşısında ölmüş olan bizler artık nasıl günah içinde yaşarız?.... Ama şimdi günahtan özgür kılınıp Tanrı'nın kulları olduğunuza göre, kazancınız kutsallaşma ve bunun sonucu olan sonsuz yaşamdır.(Rom.6:1-2,22) Eğer imanlı, uyanık olmadığı bir zayıf anında günahın çekiciliğine kapılıp günah işlerse, yeni baştan başlaması onun için mümkündür. Kutsal kitap diyorki; “Çünkü doğru kişi yedi kez düşse yine kalkar, Ama kötüler felakette yıkılır.”(Özd.24:16) RAB insana sağlam adım attırır, İnsanın yolundan hoşnut olursa. Düşse bile yıkılmaz insan, Çünkü elinden tutan RAB'dir.(Mez. 37:23-24) Bu kişi yerin dibine girmez. İsa’nın önüne gelebilir, bağışlanabiliriz ve dar olan yolda yürümek için tekrar yeni bir başlangıç bizim için mümkündür. Bu yeniden doğmuş olan, Tanrı evladının mutluluğunun bir parçasıdır. Kutsanmış Mesih’in özgürlüğü. Sevinç Sevinç yeniden doğmanın bir diğer belirtisidir. Kutsal kitap diyorki; “......RAB'bin verdiği sevinç sizi güçlü kılar."(Neh. 8:10) yada başka bir deyişle “ RAB’de sevinciniz sizin gücünüz olur”. İsa öğrencilerine şöyle diyor: “Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin."(Luk. 10:20) Eğer hristiyan hiç bir zaman RAB’de sevinç duymuyorsa, gerçektende kurtulup kurtulmadığını ve yeniden doğmuş olup olmadığını sormak yerinde olur. Zamanın her döneminde RAB’bin gerçek izleyicileri herşeye rağmen hep sevinç ile dolu olmuşlardır. En büyük sevinç kaynağı, adınızın, ne insanların nede can düşmanının silemeyeceği, göksel kilise kitabında yazılmış olmasıdır. Tövbenin ve kurtuluşun ilk hisleri, büyük bir sevinç ve İsa’ya olan sevgidir. Hiç İsa’da olan sevinç duygularını tattınmı? Yeniden doğuşun işaretlerinden biridir bu. Yoksa, hristiyanlığın, taşlık ve kesilmiş ağaç kökleri ile dolu bir yolda, taş arabası çekmek kadar sevinçsizmi? Yeni bakış yetisi Altıncı ve son olarak belirtmek istediğimiz yeniden doğuş belirtisi ise yeni bir bakış yetisine sahip olunmasıdır Çünkü yeniden doğmuş olan her insan, olaylara tamamen yepyeni bir şekilde bakma yeteneğiyle kuşandırılır. Bu kişi gerçektende “ ben daha önceden kördüm, şimdi ise net bir şekilde görebiliyorum”diyebilir. Kurtulmuş insan, Tanrı’yı, İsa’yı, Kutsal Ruh’u ve Kutsal kitabı tamamen yeni bir ışıkta görür.Daha önceleri, o alaycı şekilde ve korkunç olarak gördüğü inanırları, yeni bir ışıkta irdeler. Onlar artık, Mesih İsa’da olan sevgili kız ve erkek kardeşler, abiler ve ablalardır. Kurtulmuş olan, dünyadaki ruhu, imansızlığı ve günahı, tamamen yeni bir ışıkta dehşet verici olarak nitelendirir. Kurtulmuş insan, kendisi hakkında daha önceleri “ne kadarda hoş bir arkadaş” fikrindeyken, “şimdi dindar bir fanatik oldu” diye düşünen birçok eski arkadaşını kaybeder. Fakat, yeniden doğmuş insan, yüz kat daha fazlası ile yeni arkadaşlara sahip olur. İsa kendisi şöyle diyor: "Size doğrusunu söyleyeyim", "Benim ve Müjde'nin uğruna evini,kardeşlerini, anne ya da babasını, çocuklarını ya da topraklarını bırakıp da şimdi, bu çağda çekeceği zulümlerle birlikte yüz kat daha fazla eve, kardeşe, anneye, çocuğa, toprağa ve gelecek çağda sonsuz yaşama kavuşmayacak hiç kimse yoktur.(Mar. 10:29-30) Ve amaçsız bir yaşam, imanın geldiği an, ışıl ışıl parlayan ve hedefini bilen bir yaşama dönüşür. Bunun çok belirgin bir hedefi vardır. Pavlus bakın şöyle diyor: “Oysa bizim vatanımız göklerdedir. Oradan Kurtarıcı'yı, Rab İsa Mesih'i bekliyoruz” (Flp. 3:20) Herşey tamamen yepyeni hale dönüştü. Tanrı, ruhsal olarak kör olan gözlerimizi açtı ve günahlarına ölen ruhumuzu, yaşama ve ışığa uyandırdı. “Bir kimse Mesih'teyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur.”(2.Ko. 5:17) Kurtuluşun daha başka belirtileride vardır, ama bu saydıklarımız en önemlileridirler. Ya senin? Göksel bir tam isabetin varmı? |
| bgmurat |
|
Kurtuluşun daha başka belirtileride vardır, ama bu saydıklarımız en önemlileridirler. Ya senin? Göksel bir tam isabetin varmı? |
|
Alıntı:
|
|
“Ama kötüler çalkalanan deniz gibidir, O deniz ki, rahat duramaz, suları çamur ve pislik savurur. Kötülere esenlik yoktur" diyor Tanrım. (Yşa. 57:20-21)” ...Ne kadarda yerinde bir tanımlama! Bir çok insan kabaran bir deniz gibidirler. Dalga çarpıntıları, onların hayatlarının dip çamurunu ve kirini çalkalayıp karmakarışık hale getirir... ...Günah yükünün ve imansızlığın, çekiştirip ağırlaştırdığı, huzursuz insan ruhunun nasıl bir şey olduğuna dair fikri orada edinebilirsin... |
|
Alıntı:
|
| ...Fakat, yeniden doğmuş yürekte, tatlı bir dinginlik ve huzur vardır. İsa’nın verdiği huzur. Bütün suçlamalar yok olmaya başlar ve o can düşmanı, eski suçlayıcı ve saldırgan çekilip gider. Bu huzur, insan anlayışını aşar. O, akılla açıklanamaz, sadece yaşanıp tecrübe edinilmelidir... |
Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...
Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.
Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...