Rab'bin Sofrası hakkında çeşitli görüşler (tarihsel anlatım)

hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Rabbin Sofrası : Rab'bin Sofrası hakkında çeşitli görüşler (tarihsel anlatım)


HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)





Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 

hristiyanlık
Anglikanmoderator

Rab'bin Sofrası hakkında çeşitli görüşler (tarihsel anlatım)


“Rab’bin Sofrası imanlıları birleştiren bir şey olması gerekirken Kilise tarihinde kiliselerin bölünmesine neden oldu.” Rab’bin Sofrası hakkında söylenen bu söz gerçekten varolan üzücü durumu anlatmaktadır. Böyle durumun nasıl ortaya çıktığını tarih sırasıyla anlatalım.
Hıristiyanlığın ilk bin yılda Rab’bin sofrası hakkında çıkan en büyük tartışma ekmek ve şaraba ne olduğu hakkında değil, ne tür ekmeğin kullanılacağı konusunda idi. Doğu kilise mayalı ekmeği kullanmayı doğru buldu, batı kilise ise mayasız ekmeği. Madde üzerinde tartışma gibi gözüken bu konu asılında kilisenin yetkisi ile ilgili tartışma idi çünklü Doğu Kilise kilise geleneğine dayanarak mayalı ekmeği kullanıyordu, batı kilise ise Papa’nın yetkisine dayanarak mayasız ekmeği. (Yetki konusu şimdiye kadar Ortodoks Kilisesinin Katolik Kilisesi’nden ayıran en önemli konudur.) Bu konu üzerinde 8. ve 9. yüzyılda kilisenin bölünme noktasına kadar geldiğiyse de tam bölünme ise İznik İnanç Açıklması’ndaki filioque (Oğul’dan) kelimesi tartışmasına kalacaktı.
Madde üzerinde tartışma çıktığıysa da ekmek ve şaraba ne olduğu hakkında büyük tartışma yoktu. “Ekmek Rab’bin bedenidir. Şarap Rab’bin kanıdır.” demekle yetiniyordu. Ortodoks Kilisesi Rab’bin sofrası gizemini bu basit kelimelerle anlattığı için Ortodoks Kilisesi içinde bu konuda büyük tartışma yok. Batı Kiliseye gelince, Ortaçağ’da bu konu üzerinde tartışma çıkmaya başladı.
Batı Avrupa’da Ortaçağ, İlahiyetçilerin felsefeyi kullandığı bir dönemdi. Skolastikler (“Okul adamları”) Aristotelse’in felsefesini kullanarak Hristiyan doktrini anlatmaya, hatta yeni öğretiyi üretmeye çalışıyorlardı. Rab’bin Sofrası’na da bu yöntemi uygulayıp trasubstantiation denilen bir teoriyi ortaya çıkardılar. Aristoteles’in felsefesine göre bir maddenin substansı ve accidensi vardır. Accidens görünen ve hissedilern şeylerdir, ancak o maddenin asıl özelliği subtanstadır. Bu felsefeyi kullanarak Skolastikler Rab’bin sofrasında substansın Rab’bin bedeni ve kanı olarak dönüştüğünü, ancak accidens’in ekmek ve şarap olarak kaldığını iddia ettiler. Böyle öğreti bir teori olarak kalsaydı o kadar şiddetli tartışma çıkmazdı, ancak bu öğreti kilise içinde dokrin olarak kabul edilmeye başlanınca büyük tepkiler de ortaya çıktı. Çünkü bu öğretinin doktrin olması, her imanlı’nın yalnız İncil’in sözüne değil, Aristoteles’in felsefesine (en azında substans ve accidens felsefesine) de inanması gerektiği anlamına geliyordu.
Bu yüzden Protestan Reformu zamanında Rab’bin Sofrası konusu da elştirilen konulardan biriydi. Martin Luther transubstantiationu mantıksız bir öğreti olarak gördü. Ekmek ve şarabın substansın dönüşup accidensin dönüşmemesi mantıksızdı. Ya tümünden dönüşmesi ya hiç dönüşmemesi gerekirdi. Kendisi de Rab’bin sözüne dayanarak tümünün dönüştüğüne inandı. Yani, Luther’in itiraz ettiği, substansın Rab’bin bedeni ve kanına dönüşmesi değil, accidens’in dönüşmemesi idi. (Belki de bu itiraza sayesinde Katolik Kilisesi Trent Konsil’inde transubstantiationu tanımlarken accidens kelimesini kullanmadı.)
Her Protestan Luther’in bu öğretiyi kabul etmedi. Başka her konuda Luther’le anlaşan Huldrych Zwingli ve onun yanlıları bu konuda Luther ile anlaşamadığı için Luther’dan ayrı Reformu yürüttüler. Reform Kilisesi olarak bilinen bu grup (şimdiki Presbiteryan Kilisesi de aynı çizgidedir) ekmek ve şarabın fiziksel olarak değişmediğini savundular. Transubstantiationu da dönüşme konusunda yetersiz bulan Luther ve onun yanlıları böyle bir şey asla kabul etmezdi ve transubstantiationu eleştirdiğinde daha büyük şiddetle bu teoriyi eleştirdiler.
Reform Kilise’sinin ekmek ve şarabın dönüşmediği şekilde inancı Rab’bin Sofrası’nı küçümsemesinden değil, Hristolojik (Mesih ile ilgili görüş) nedenden geliyor. Eğer Mesih yüzde yüz insan ise, onun bedeni de insan bedenidir. İnsan bedeni yalnız bir yerde sınırlı kalır. Mesih, Baba’nın sağında oturduğuna göre onu bedeni aynı zamanda her kilisede yapılan Rab’bin Sofrası’nda bulunmaz. Reform Kilisesi böyle bir teori koyduysa da aynı zamanda ekmek ve şarabın Rab’bin bedeni ve kanı olduğunu söyleyen İncil’in ve kilise babalarının öğretisine de sadık kalmak istediler. Bunun için ruhsal anlamında ekmek ve şarabın Rab’bin bedeni ve kanı olduğunu söylediler ve ekmek ve şarap aracılığıyla Rab’bin bedenine ve kanına katılmamızın gerçekleştiğini de inkar etmedi. Jean Kalven bunu şu şekilde açıkladı. Rab’bin sofrası’nda Rab’bin bedeni ve kanı bize inmez, tersine biz göğe, İsa’nın yanına çıkarılıyoruz ve öylece Rab’bin bedenine ve kanınına orada katılıyoruz. Böyle açıklama ile Rab’bin Sofrası’nın bir gizem ve mucize olduğu inancını korumuş oldu.
Katolik Kilisesi, Lutheryen Kilisesi ve Reform Kilisesi’nin görüşleri hep Rab’bin Sofrası’nın bir mucize olduğunu savunan ve onu açıklamaya çalışan görüş idi. Anabaptist görüşleri ise öyle değildi. Lutheranlar ve Reformlular Kilise babalarına saygı duydular. Onların karşı çıktığı öğretiler normalde Skolastik öğretileriydi. Anabaptistler ise kilise tarihi boyunca yanlış öğretilerin hakim olduğu doğru öğretilerin yalnız azınlıkta bulunduğu görüşündeydi. Onlar Rab’bin Sofrası’nın sakrament olduğu inancını redetti. Onlara göre Rab’bin sofrası sırf İsa’nın yaptığını hatırlamak için yapılan bir törendi. Bunun için ekmek ve şarap da Rab’bin bedeninin ve kanının simgesinin ötesine gitmemektedir. Bugünlerde Baptistler ve çoğu Pentikostlar bu görüşe sahiptir. Bu inançta olanlar Rab’bin Sofrası’nı sakrament olarak görmediği için kullandığı maddeye de dikkat etmemektedir. (Örneğin, vişne suyu kullanmakta sakınca görmüyorlar.)
Anabaptistlerin görüşünden daha da ileriye giden görüş ise 17. yüzyılda çıkan George Fox’ın görüşü oldu. “Quakers” olarak da bilinen Arkadaşlar Topluluğu (Society of Frıends) adlı mezhebi kuran George Fox Rab’bin Sofrası’nın yalnız gelecek dünyada kutlanacağını öğretti ve bu çağda kutlanmaması gerektiğini öğretti. Şimdiye kadar Arkadaşlar Topluluğu Rab’bin Sofrasını kutlamamaktadır.
Bugünlerde de bu görüş ayrılıklar devam etmektedir ve kiliselerin birleşmesine engel unsur olarak kalmaktadır.





Rab'bin Sofrası hakkında çeşitli görüşler (tarihsel anlatım)


hristiyanlık
Theophilos

Rab'bin Sofrası hakkında çeşitli görüşler (tarihsel anlatım)


"Transubstantiation" teriminin anlamı ve kullanımı konusunda Ortodoks Kilisesi ile Roma Katolik Kilisesi arasındaki benzerlikler ve farklılıklar tarihsel bir sıralama ile aşağıdaki linkte (İngilizce) detaylı bir şekilde anlatılmıştır.

http://www.bringyou.to/apologetics/num31.htm




Rab'bin Sofrası hakkında çeşitli görüşler (tarihsel anlatım)


hristiyanlık
moderator6

Rab'bin Sofrası hakkında çeşitli görüşler (tarihsel anlatım)


Değerli katkılarınız için ikinize de teşekkür ederiz.




Rab'bin Sofrası hakkında çeşitli görüşler (tarihsel anlatım)

Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 



Rab'bin Sofrası hakkında çeşitli görüşler (tarihsel anlatım) konusuna benzer konular;

Keşke RAB'bin zamanında ve RAB'bin yanında olsaydım Bazen kendimi alamıyorum şu sözü söylemekten: Keşke bu teknoloji çağında değil de RAB'bin çağında yaşasaydım. Ya da tam tersinden: Bir zaman makinası olsaydı ve o çağa, dönseydim, O'nun insan bedeninde gezdiği topraklara. O gezerken Kudüs'ü ve yakınlarını; yaparken mucizelerini, önce O'nu görseydim. Sonra yanına yaklaşsaydım.Ve benim bu çağdan; yani o çağa göre gelecekten gelmiş olduğumu bileceğinden dolayı O'nun bana bakıp bana gülümsediğini görseydim. Simun Petrus ve Yuhanna önce bana :"Çocuk, dur şimdi Muallim'in işi var. Sen de nereden çıktın; git anan-baban nerede" der demez; O, beni kucağına alsaydı ve şöyle deseydi: "Bırakın çocukları bana gelsinler..." Ardından bana şekerlemeler verseydi. Saçlarımı okşasaydı. Çünkü benim hiç babam...


Çeşitli konular hakkında Amerika'daki inançsal grupların görüşleri Çeşitli konular hakkında Amerika'daki inançsal grupların görüşleri http://www.usatoday.com/news/graphics/2008_pew_religion/flash.htm


Çeşitli Sitelerden "hristiyan.net" hakkında dedikodular http://216.239.59.104/search?q=cache:lzFXSa3nfyoJ:www.ercis.net/modules.php%3Fname%3DForums%26file%3Dviewtopic%26p%3D1769+%22hristiyan.net%22&hl=tr&ct=clnk&cd=45&gl=tr&client=firefox-a http://66.102.9.104/search?q=cache:7zVvwwz7y4kJ:forum.arbuz.com/archive/index.php/t-37648.html+%22hristiyan.net%22&hl=tr&ct=clnk&cd=73&gl=tr&client=firefox-a ve http://forum.arbuz.com/showpost.php?p=506990&postcount=70


İsa Mesih hakkında tarihsel kayıtlar İSA HAKKINDA Kİ PUTPEREST VE YAHUDİ METİNLERİ Kilise’nin başlangıcında Hıristiyanlar Yahudilerle karşılaşır. Diğer insanlarca dışlanmazlar ve Romalılar özellikle onlara dikkat etmezler. Ayrıca İsa’nın etrafında toplanan ilk cemaatin Yahudi olduğunu unutmayalım. İsa’ya gelince kendisinin de 30 lu yıllarda Latin metinlerde hiçbir izi yok. Bu o kadar çabuk ve o kadar uzak zamanda olur ki! PUTPERESTLERİN TANIKLIKLARI Hıristiyanlar üzerine olan ilk putperest tanıklıkları ikinci çağın başındaki üç Latin yazarların kalemi altında bulduk; Tacite Suetone ve Pline Tacite Bir tarihçidir. Roma daki yangından sonra ;64 yıllarında kendisi de ateşe verildiği zaman İmparator Neron’un Roma şehrinde Hıristiyanlar ‘ı nasıl yaktığını anlatır....


İsa hakkında sahte tarihsel iddialar Son günlerde belirli gruplar, ilahiyat fakülteleri, İsa Mesih ve Kutsal Kitap ile ilgili arkeolojik delillere cevap veremedikleri için, liberal, ateist ve liberal yahudi eleştirmenlerin yazdıkları kitapları alıp sizlere özel mesaj ile, sohbet ile aktarıyorlar. Amaçları sizlerin kafalarını karıştırmak. Bu konularda hazırlıklı olmak için Josh McDowell'in Hüküm Gerektiren Kanıt kitabını satın almanızı ve çalışmanızı tavsiye ediyorum. Eğer internette ve günlük yaşamda müjdecilik yapmak istiyorsanız bu tür konularda bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Süleyman'ın Özdeyişlerinde dendiği gibi "bilgisiz heves işe yaramaz" Bu kitabı internet üzerinden www.hristiyan.net/mcdowell adresinden bulabilirsiniz, ancak almanız daha uygun olur.



Şu anda bulunduğunuz sayfa: hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Rabbin Sofrası : Rab'bin Sofrası hakkında çeşitli görüşler (tarihsel anlatım)





Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

| HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU | İNCİL | İNCİL .TV | HRİSTİYAN GAZETE | HRİSTİYAN OLMAK | HRİSTİYAN CHAT | HRİSTİYAN FORUM FACEBOOK | HRİSTİYAN FORUM TWITTER | HRİSTİYAN FORUM YOUTUBE | BEDAVA İNCİL |



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.