Anastasia,
Yazınızın can alıcı noktalarına bakalım:
Çık.12: 48 Yanınızdaki yabancı bir konuk RAB'bin Fısıh Bayramı'nı kutlamak isterse, önce evindeki bütün erkekler sünnet edilmeli; sonra yerel halktan biri gibi İsrail halkına katılıp bayramı kutlayabilir. Ama sünnetsiz* biri Fısıh etini yemeyecektir.
Yabancι: Isa’nιn Kilisesine ϋye olmiyan.
Yeni Israil topluluğu=hiristiyanlar
Ayrıca Mesih'in gerçekleştirdiği sünnet sayesinde günahlı benliğinizden[a] soyunarak elle yapılmayan sünnetle O'nda sünnet edildiniz
Tamamına katılıyorum. Vaftiz dediğimiz olayı ise bildiğimiz üzere Mesih gerçekleştirmez. Bu kiliselerde yetkili kişiler tarafından fiziksel olarak yapılır. Öte yandan 2. ayette verdiğiniz alıntıdan da anlaşılacağı üzere mesihin gerçekleştirdiği ve elle yapılamayan sünnetten bahsediliyor. Vaftizin eski sünnetin yerini aldığı şeklindeki inanışınız için ben herhangi bir dayanak bulabilmiş değilim.
Bakın eski sünnetin yerini alan nedir?
Romalılar 2,29 Ancak içten Yahudi olan Yahudi'dir.
Sünnet de yürekle ilgilidir; yazılı yasanın değil, Ruh'un işidir. İçten Yahudi olan kişi, insanların değil, Tanrı'nın övgüsünü kazanır.
Yani bir insan kilisede papazın yaptığı vaftizi almamış olabilir. Ancak mesihin gözle görülmeyen sünnetinden bahsediyorsak altını çizmemiz gereken nokta bu değil. Eski sünnetin yerini alan ruhsal imandır. Fiziksel vaftiz ise ruhsal imanın sebebi değil simgesel sonucudur.
Tanrı vaftiz olma fırsatı olmayan kişileri cennetine ve kürsüsüne kabul edecek, korkmadan yaklaşınız bana diyecek ama siz simgesel bir ritüel olan Rabbin sofrasından onu uzak tutacaksınız. Tanrının gerçekte yapmadığını simgesel olarak siz engelleyeceksiniz. Ne hakla?
Belirttiğiniz gibi yeni israil topluluğu= Hristiyan demekse, Hristiyan olan yani mesihin takipçisi olan herkes Eski Fısıh bayramının yerini alan Rabbin sofrasına pekala yaklaşabilir.
Ha diyorsanızki Vaftiz olmadan hrisitiyan olunmaz, zaten o zaman taban tabana zıt noktalardayız ve teolojik altyapımız çok farklı demektir ki en baştan tartışmaya başlamamız gerekiyor demektir.
Rab İsanın uğruna kanını akıttığı ve günahının bedelini ödediği herkes bu kanı simgeleyen o şarabı içme hakkına sahiptir. Bunu kimsenin engelleme hakkının olduğunu düşünmüyorum.
Ancak konu hakkında farklı bakış açılarını da görmek isterim.
Esen kalın.
Huzurlu!!
|
|
Anastasia
|
|
|
avo
|
|
|
huzurlu
|
Merhaba Evanjelique!
Vaftiz olmadan Rabbin sofrasından pay alınamayacğına işaret eden ayetleri kutsal kitaptan referans göstererk paylaşır mısınız lütfen.
Esen Kalınız.
Huzurlu
|
Çık.12: 43 RAB Musa'yla Harun'a şöyle dedi: «Fısıh Bayramı'nın* kuralları şunlardır: Hiçbir yabancı Fısıh* etini yemeyecek.
Çık.12: 44 Ama satın aldığınız köleler sünnet edildikten sonra ondan yiyebilir.
Çık.12: 45 Konuklar ve ücretli işçiler ondan yemeyecek.
Çık.12: 46 Fısıh eti evde yenmeli, evin dışına çıkarılmamalı. Kemikleri kırmayacaksınız.
Çık.12: 47 Bütün İsrail topluluğu Fısıh Bayramı'nı kutlayacak.
Çık.12: 48 Yanınızdaki yabancı bir konuk RAB'bin Fısıh Bayramı'nı kutlamak isterse, önce evindeki bütün erkekler sünnet edilmeli; sonra yerel halktan biri gibi İsrail halkına katılıp bayramı kutlayabilir. Ama sünnetsiz* biri Fısıh etini yemeyecektir.
Çık.12: 49 Ülkede doğan için de, aranızda yaşayan yabancı için de aynı kural geçerlidir.»
|
Avo kardesin verdigi bu cok guzel ayetlere bunu da ekliyelim:
(Didake, On iki Havarinin öğretisi 9, 1)
Rabbin gününde bir araya gelin, günahlarınızı itiraf ettikten sonra ekmeği bölϋn ve şükredin.
Şu şekilde şükredin, ilkin kutsal kase için. Ey Pederimiz, kulun Mesih aracılığı ile bize tanıtmış olan kulun Davut’un kutsal asması için sana şükrediyoruz; yüzyıllar boyunca şan senin olsun.
Sonra da bölϋnen ekmek için. Ey Pederimiz, kulun Mesih’in aracılığı ile bize açıkladığın yaşam ve bilgi için sana şükrediyoruz. Yüzyıllar boyunca şan senin olsun. Bölϋnen bu ekmek dağlarda dağılmışken toplandıktan sonra nasıl ki tek oldu, aynı şekilde Kilise dünyanın hudutlarından Krallığında bir araya gelsin. Çünkü yüzyıllar boyunca şan senin, güç İsa Mesih’indir.
Rabbin adına vaftiz olanlardan başka hiç kimse senin Efkaristi*yan’ dan yemesin ve içmesin. Bu konuda Rab: "Kutsal olanı köpeklere vermeyin" (Mat 7,8) demiştir.
(Didake, Kilise’nin en Eski Yasasıdır.
İlk dönemlerin Hıristiyanlığına ait en çok liturjik (ayinsel) bilgi bize "Didacke" Doktrini ya da öğretisi (Yunanca’dan) adını taşıyan bir yapıttan gelmiştir.)
Yeni iman eden kardesler icin yukardaki ayetlerι biraz açιklamak gerek.
Çık.12: 43 RAB Musa'yla Harun'a şöyle dedi: «Fısıh Bayramı'nın* kuralları şunlardır: Hiçbir yabancı Fısıh* etini yemeyecek.
Eski Antlaşmadaki Fısıh Bayramı Yeni Antlaşma’daki Rab’in Sofrasι’le yenilendi. Fιsιh eti ise Isa’nιn etidir. 26Yemek sırasında İsa eline ekmek aldı, şükran duasını yapıp ekmeği böldü ve öğrencilerine verdi. «Alın, yiyin» dedi, «bu benim bedenimdir.» 27Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, «Hepiniz bundan için» dedi. 28«Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğrunaakıtılan antlaşma kanıdır (Matta 26)
Yabancι: Isa’nιn Kilisesine ϋye olmiyan.
Çık.12: 44 Ama satın aldığınız köleler sünnet edildikten sonra ondan yiyebilir.
Eski Antlaşmadaki sϋnet Yeni Antlaşma’daki Vaftiz’le yenilendi. 11Ayrıca Mesih'in gerçekleştirdiği sünnet sayesinde günahlı benliğinizden[a] soyunarak elle yapılmayan sünnetle O'nda sünnet edildiniz. 12Vaftizde O'nunla birlikte gömüldünüz ve O'nu ölümden dirilten Tanrı'nın gücüne iman ederek O'nunla birlikte dirildiniz. (Kol.2:11)
Çık.12: 45 Konuklar ve ücretli işçiler ondan yemeyecek.
Çık.12: 46 Fısıh eti evde yenmeli, evin dışına çıkarılmamalı. Kemikleri kırmayacaksınız.
Çık.12: 47 Bütün İsrail topluluğu Fısıh Bayramı'nı kutlayacak.
Yeni Israil topluluğu=hiristiyanlar
Çık.12: 48 Yanınızdaki yabancı bir konuk RAB'bin Fısıh Bayramı'nı kutlamak isterse, önce evindeki bütün erkekler sünnet edilmeli; sonra yerel halktan biri gibi İsrail halkına katılıp bayramı kutlayabilir. Ama sünnetsiz* biri Fısıh etini yemeyecektir.
Çık.12: 49 Ülkede doğan için de, aranızda yaşayan yabancı için de aynı kural geçerlidir.»
|