| balkan |
| SEVGİLİ KARDEŞİM BEN KÜÇÜK BİR İLÇEDE YAŞIYORUM VE HENÜZ VAFTİZ OLAMADIM.BENİM DURUMUMDA OLAN KARDEŞLERE NE GİBİ TAVSİYELERDE BULUNURSUNUZ.RAB SİZİ BEREKETLESİN. |
| Anastasia |
|
Huzurlu kardesim selam. Vaftizin eski sünnetin yerini aldığı şeklindeki inanışınız için ben herhangi bir dayanak bulabilmiş değilim.diyorsunuz. 15İsa onlara şöyle buyurdu: «Dünyanın her yanına gidin, Müjde'yi bütün yaratılışa duyurun. 16İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek(Mark,16) Yani bir insan kilisede papazın yaptığı vaftizi almamış olabilir. Ancak mesihin gözle görülmeyen sünnetinden bahsediyorsak altını çizmemiz gereken nokta bu değil. Eski sünnetin yerini alan ruhsal imandır. Fiziksel vaftiz ise ruhsal imanın sebebi değil simgesel sonucudur. «Kilise» derken bir «vücudu» kastediyoruz. Bunun başı İsa, bireyleri ise asırlardan beri gelip geçmiş, bütün kuşaklara ait olan Hıristiyanlardır. Lâkin bir insan nasıl bu vücudun bir bireyi olur? İsa'nın vücudu olan Kilisenin nasıl bir parçası olur? Bunu dakik bir şekilde Havari Pavlus anlatmıştır. Lâkin bu gerçeği ilk öğreten Rab İsa'dır. Dirilişinden sonra ve Miracınden biraz önce, Havarilerine emir verirken yapmıştır. Dedi ki: «Bütün dünyaya gidiniz, İncilin şen mesajını bütün insanlara veriniz.» Ve ekledi: «Kim inanıp vaftiz olursa, o adam kurtulacaktır» (Mark 16:15-16). Yani Rab imanı ve vaftizi, Kiliseye mensub olup kurtulan biri için iki temel şart olarak tâyin etmiştir. Bunları biraz daha inceleyelim. • (1) İman: Rab kısaca imandan bahsederken, birçok insanın sandığı şeyi kastetmiyordu; yani müphem olarak üstün bir kuvvete veya ilâhî takdire veya rasgele bir öğretiye olan inancı kastetmiyordu. Kendisinin ve Tanrι’dan ışık alan Havarilerinin öğretip emrettiği şeylere olan imanı kastediyordu. Bu iman hem bilgili hem cahil, bütün insanlar içindir. Bunu ilâhî Pederler ve Öğretmenler, “Bϋyϋk İman Açιklamasι” metninde özlü olarak ifade etmişlerdir. Bütün imanımızın özü oradadır. Özellikle, bir insanın, İsa'nın vücudu olan Kilise’nin bir bireyi olması için, İsa'nın «gerçek bir Tanrι’dan gelen gerçek Tanrι» ve insanların Kurtarıcısı olduğuna inanması lâzımdır. Onun için İman Açιklamasι yazılmadan önce, İncil mesajını dinleyenlere «Rab İsa`ya iman et » deniyordu (Elçilerin Işleri 16:31). Lâkin İsa'nın dediklerine binâen, Kilise bireyi olmak için vaftize de ihtiyaç vardır. • (2) Vaftiz: Vaftiz, müminlerin üç defa suya daldı*rılmalarıdır. Bu da Rabbin öğretisine dayanır. Havarilerine, her kim inanıyorsa, kendisini vaftiz etmelerini emretmiştir. Bu da, «Pederin, Oğlun ve Kutsal Ruh’un adına» (Matta 28:19) olur. Vaftizle İsa'nın vücudunun (Kilisenin) birer parçası oluruz. Bunu hem Havari Pavlus'un yazdıklarında, hem de vaftizde okunan bir duada görürüz. Duada rahip Τanrι’ya yalvarır ki, vaftiz edilen insanı «Kilisenin kıymetli bir bireyi» ve de «ışığın evlâdı ve hükümdarlığının miras*çısı» kılsın. Yani vaftiz bir manevî işlemdir. Dünyanın her yerinde, bir çocuk doğduğu zaman, ana-babası onu nüfus dairesinde kaydettirip o ülkenin vatandaşı yaparlar. Yani o çocuk ülkesinin halkına katılır. Vaftizde de mütekabil işlem yapılır, ama bu başka türlü olur. Vaftiz olan şahıs Tanrι’nın hükümdarlığının «Kitabında» esrarengiz bir şekilde kaydolur. Vaftizle «Kilisenin kıymetli bireyi» ve de Tanrι’nın hükümdarlığının «oğlu ve mirasçısı» olur. Yani İsa nasıl «tabiat bakımından» Τanrι’ın Oğlu ise, vaftiz olan da, vaftiz olduğu andan beri «lütuf yoluyla» Τanrι’ın oğlu olur. O andan itibaren semadaki Pederin çocuğudur ve bütün hayatı boyunca Pedere bir çocuk gibi yönelip, «Ey göklerdeki Pederimiz....» duasını seslenebilir. Bu özel imti*yaza yalnız vaftiz olanlar, yani İsa'nın vücudu olan Kilisenin bireyi olanlar sahiptirler. Doğru imanı olmayanlar ve vaftizsiz kalanlar buna sahip değildirler. Bir gün Rab Havarilerini vaiz vermek ve hastaları ve cinli saralıları tedavi etmek için gönderdi. Havariler, Rabbin kendilerine verdiği lütuf ve güçle, bu işi başarıp sevinçle geri döndüler ve yaptıkları mucizeleri anlattılar. Rab onlara dedi ki: «Cinlerin size itaat ettiklerine o kadar sevinmeyin. Daha çok isimlerinizin gökte yazılmış olduğuna sevinin.» (Luka 10:20). İsa'nın vücudu olan Kilise ile bir vücut olmamız bize sonsuz bir sevinç vermelidir, çünkü bizim için bundan daha büyük takdis ve bereket yoktur. İsa'nın kutsal Vücudunun yani Kilisenin birer bireyiyiz. Böylece Tanrι’nın hükümdarlığında adımız yazılmıştır. Böylece HIRİSTİYAN oluyoruz ve bu adı alıp taşıyoruz. En BÜYÜK ADI almış oluyoruz. Bu önemsiz bir şey değildir. Rab’bimiz İsa Mesih’e minettar olup kendisine teşekkür edelim. (Rahip Yuhanna Andonopoulos’un kitapιndan) Tanrı vaftiz olma fırsatı olmayan kişileri cennetine ve kürsüsüne kabul edecek, korkmadan yaklaşınız bana diyecek Ben Isa’nιn gelecekte söyliyecek sözlerini öyle kolay-kolay sizin gibi ağzιma alamiyorum, tam olarak Kιyamet’te bize ne diyeceğini bilemiyorum fakat O’nun merhametine dayanιyorum. ama siz simgesel bir ritüel olan Rabbin sofrasından onu uzak tutacaksınız. Farkιmιz bu kardeşim, Rabbin sofrasι simgesel bir ritüel değil, bir Sιrdιr. Tanrının gerçekte yapmadığını simgesel olarak siz engelleyeceksiniz. Ne hakla? Bakιn, 2000 yιldιr, bu olay, Isa’nιn kurduğu tek bir ve evrensel Kilisesi tarafιndan böyle yaşanmιştιr. Vaftiz olan komϋnyon alιr, vaftizsiz komϋnyon almaz. Anladιğιm kadar gϋnlerimizde Tϋrkiye’de bir sorun var: iman eden kardeşler vaftiz olamiyorlar. Galiba siz onun için mesjιnιzιn başιnnda “Yazınızın can alıcı noktalarına bakalım” diyorsunuz. Bu ϋzϋcϋ bir olay. Rab’be dua edelim bir çare bulunsun. Ama Iman eden kardeşleri anlamak, onlara yardιm etmek başka bir şey Isa’nιn ve havarilerin emirlerini çiğnemek “ben iman ettim diyen herkes ağzιnι açιp kinoniya’yi yutabilir” gibi ifadelerde bulunmak bambaşka bir şey! Kimseyi kιrmak, kimseyi dιşlamak hakkιmιz yok ve aynι zamanda Kilisenin geleneğini de yok etmek ve Kutsal Kitab’ι istediğimiz gibi yorumlama hakkιmιz da yok. Belirttiğiniz gibi yeni israil topluluğu= Hristiyan demekse, Hristiyan olan yani mesihin takipçisi olan herkes Eski Fısıh bayramının yerini alan Rabbin sofrasına pekala yaklaşabilir. mesihin takipçisi :1.vaftize hazιrlanan 2.Kilise vucutun bireyi olan yani vaftiz olmuş kişi. Rab İsanın uğruna kanını akıttığı ve günahının bedelini ödediği herkes bu kanı simgeleyen o şarabı içme hakkına sahiptir. Bir örnekle konuşayιm: hristiyanforum’a girmek herkesin hakkιdιr ama buraya yorum yapma hakkιYALNIZ ϋyelere ait!!! Esen kalιn |
| Anastasia | ||||
Sevgili Balkan kardeşim, Huzurlu kardeşime yazdιklarιmdan alιnmayιn. Yaşadιğιnιz durumu anlayabiliyorum. Henϋz vaftiz olamadιnιz, diyorsunuz, yani iman ettiniz ve vaftize hazιrlaniyorsunuz, demek. Okuyup, hristiyanlιğι araştιrιyorsunuz, Incili dϋzenli olarak okuyorsunuz, dua ediyorsunuz, Rab’bin emirlerini yerine getirmeye mϋcadele ediyorsunuz, vaftizolmuş kardeşlerinize veya yanιnιzda bulunan bir ruhaniye sorularιnιzι soruyorsunuz, dϋşϋncelerinizi paylaşiyorsunuz ve manevi beslenmeyi ihmal etmiyorsunuz. Iyi ki gϋnϋmϋzde internette var…Anladιğιm kadar hristiyanlιk hakkιnda ders alma imkanιnιz yok. Zaman dolacak, sιrasι gelecek, Rab’bin bir planι var mutlaka. O zamana kadar elinizden geçeni yapιn. Bu forumda da size cevap verecek kardeşlerimiz mevcuttur. Yakιnnιzda bulunan bir kilise ile ilişki kurun, mumkunse, yolunuz açιk olsun. Esenlikler |
||||
