|
|
Cathar
|
|
Reenkarnasyonun kutsal metinler ile aykırılık içeren bir yanı yoktur. Siz yukarıda klasik bir söylemle kendi dini inancınıza uygun bir yazıyı yayınlamışsınız. Oysa bütün bu yazdıklarınız yoruma dayalı tartışılabilir konulardır.
|
Evet yukarıdaki yazı kendi inancımıza uygun bir yazıdır çünkü Kutsal Kitap'ın hiçbir yerinde eğer ayetleri çarpıtmazsanız reenkarnasyonu göremezsiniz. Bunun yoruma dayalı birşey olmadığı da çok açıktır çünkü yorum farklılıklarının olabilmesi için bu konuyu ima eden birden fazla ayet ve bu ayetlerin Kutsal Kitap'ın tamamıyla da ilişkilerinin bulunması gerekmektedir. Bu yüzden bu konudaki tek bir ayet bile olmadığı için bu konu yoruma bile açık değildir. Reenkarnasyon yoktur.
|
|
Cathar
|
|
Yukarıda İncil'den vermiş olduğunuz örneklerde atlamış olduğunuz bir bölüm var. İsa, ''bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı'nın egemenliğini göremez'' demiştir. Siz bunu da farklı yorumluyor olsanız da aslında bu sözler son derece açık ve nettir.
|
Sapkın öğreti öğreten kişilerin sanki bütün gerçek kendilerinden kaynaklanıyormuş gibi, "şunu görmemişsiniz, bunu bilmiyorsunuz" demelerine gerçekten hayranım. Ayrıca bu kişilerdeki aptal cesaretine de hayranım. Hangi aklı başında insan yüzyıllar boyunca kabul edilmiş doktrinlerin savunulduğu (ve yeri geldiğinde en sert sözlerle savunulduğu) bir foruma gelerek, "aslında hepiniz yanılıyorsunuz" deme cesaretini kendinde bulabilir ki?
Yuhanna 3:3-5 İsa ona şu karşılığı verdi: "Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı'nın Egemenliği'ni göremez."
Nikodim, "Yaşlanmış bir adam nasıl doğabilir? Annesinin rahmine ikinci kez girip doğabilir mi?" diye sordu.
İsa şöyle yanıt verdi: "Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse sudan ve Ruh'tan doğmadıkça Tanrı'nın Egemenliği'ne giremez.
Her ne kadar bu ayetleri açıklamam sizin umrunuzda olmayacak olsa da sadece argüman uğruna açıklamasını yapacağım.
İsa'nın bu yukarıda söylediği sözler, bir insanın öldükten sonra başka bir bedende "yeniden doğacağıyla" alakalı değildir.
Yabancısı olduğunuz, bilmiş olsanız bile görmemek ve anlamamak için gözlerinizi kapadığınız Kutsal Kitap, bütün insanların ruhsal olarak ölü olarak dünyaya geldiklerini söyler. Bu yüzden de bir kişinin Tanrı'nın önünde doğru sayılabilmesi için gereken imana sahip olması için önce yeniden "ruhsal olarak" doğması gerekmektedir. Ruhsal olarak yeniden doğan bir kişi de Mesih'e iman eder ve artık günahları içinde ölü değil, Tanrı'nın önünde sonsuza kadar yaşayacak bir ruha sahip olur. Yeniden doğuş kişinin bu dünyada yaşarken yaşadığı bir şeydir. Bunun kanıtları ise :
1. Petrus 1:23 Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrı'nın diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz.
1. Petrus 1:3 Rabbimiz İsa Mesih'in Tanrısı ve Babası'na övgüler olsun. Çünkü O büyük merhametiyle yeniden doğmamızı sağladı. İsa Mesih'i ölümden diriltmekle bizi yaşayan bir umuda, çürümez, lekesiz, solmaz bir mirasa kavuşturdu. Bu miras sizin için göklerde saklıdır.
Titus 3:4 Ama Kurtarıcımız Tanrı iyiliğini ve insana olan sevgisini açıkça göstererek bizi kurtardı. Bunu doğrulukla yaptığımız işlerden dolayı değil, kendi merhametiyle, yeniden doğuş yıkamasıyla ve Kurtarıcımız İsa Mesih aracılığıyla üzerimize bol bol döktüğü Kutsal Ruh'un yenilemesiyle yaptı.
|
|
Cathar
|
|
Ruh'un tek bir hayatta olgunlaşacağını, ölümden sonra aynı bedende dirilip ya cennete ya da cehenneme gideceğini düşünmek insaf dışıdır. Nasıl ki bir öğrenci derslerinden kaldığı zaman kendisine aynı dersi verinceye kadar bunu alma hakkı tanınıyorsa insana verilen haklar da aynı derece sonsuzdur.
|
Az önce Kutsal Kitap'ın Tanrısı'na insaf dışı dediniz. Verdiğiniz örnek malesef hiçbirşey kanıtlamamaktadır çünkü insan ile Tanrı arasındaki ilişki, öğretmen ve öğrenci ilişkisi değil, köle ve efendi ilişkisidir. Dolayısıyla insana verilen haklar sonsuz ise o zaman Tanrı'nın adaletinden bahsetmek saçma olacaktır. Ayrıca kendisine sonsuz hak verilen insanın ise ahlaki olarak seçimler yapmasının bir anlamı kalmayacaktır çünkü bugün başarısız olduğunda yarın başarılı olma ihtimali vardır.
İnsana verilen haklar değil, Tanrı sonsuzdur. Bu yüzden de cennet ve cehennem sonsuzdur.
|
|
Cathar
|
|
Önemli olan bu sınavdan en kısa zaman da çıkabilmektir çünkü materyalist dünya hayatı aslında karanlık, yıkıcı ve kirleticidir. Ruhun arınması ancak mümkün olduğunca dünyasal zevklerden uzak durma ile gerçekleşebilir.
|
Bu bahsettiğiniz düşünce katıksız bir gnostisizmdir. Maddenin kötü ruhun ise iyi olduğu ilk yüzyıldaki en önemli sapkın inanç olan gnostikliğe aittir. Bu satırı yazarak malesef kendinizi çok kolay ele verdiniz.
Gnostiklik kilise tarafından her çağda heretiklik olarak görülmüştür ve hala daha öyledir.
|
|
Cathar
|
Bu düşünceleri daha Ortaçağ'da kendilerine İyi Hristiyanlar diyen Catharlar (Güney Fransa'da), Patarenler (İtalya'da), Bogomiller (Bosna ve Bulgaristan'da) ve Paulicienler (Anadolu'da) savunuyorlardı. Onlar da Hristiyandı ama sadece başka şekilde inandıkları için dışlandılar, özellikle Catharlar fanatik engizisyoncuların kurbanı oldular. Albigensian haçlı seferlerinin fanatikçe, sadece katolik kilisesinin ve bağnaz dominiken tarikatının dünyasal hırslar ile gözleri dönmüş bir şekilde Montsegur'da direnen Catharları ateşlerin içinde yakarak öldürdüklerini unutmayalım.
O Catharlar ki barış içinde yaşayan, Hristiyanlığa farklı bir şekilde inanan , dualist ve reenkarnasyona inanan, vejeteryen bir mezheptiler. Onlara karşı yapılanlar olmasaydı bir diğer büyük hristiyan mezhebi olarak bugün varlığını devam ettiriyor olacaktı.
|
Daha öncede söylediğim gibi bu yukarıda bahsettiğiniz öğretiyi öğreten herhangi bir kilise veya kişi heretiktir. Bu kiliseler veya kişiler asla Hristiyan değildirler ve söylediğiniz gibi asla bir Hristiyan mezhebi olarak da tanınmamışlardır.
Galatyalılar 1: 7-9 Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesih'in
Müjdesi'ni çarpıtmak isteyenler vardır.
İster biz, ister gökten bir melek size bildirdiğimize ters düşen bir müjde
bildirirse, lanet olsun ona!
Daha önce söylediğimizi şimdi yine söylüyorum: Bir kimse size kabul
ettiğinize ters düşen bir müjde bildirirse, ona lanet olsun!