| HRİSTİYAN FORUM
> Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar
> İncil
> Romalılara Mektup
: Romalılar Mektubu 1. bölüm konusu 161 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj teoforos tarafından gönderildi. Romalılar Mektubu 1. bölüm vaaz/kelam çalışması için taslak <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"><meta name="ProgId" content="Word.Document"><meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"><meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"><link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Cilhan%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"><!--><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables/> <w:SnapToGridInCell/> <w:WrapTextWithPunct/> <w:UseAsianBreakRules/> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><!--><style> <!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Book Antiqua"; panose-1:2 4 6... Romalılar Mektubu 1. bölüm
HEMEN ÜYE OLUN!Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.
Romalılar Mektubu 1. bölüm konusu 161 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj teoforos tarafından gönderildi.
I.a. 1:1-7 1:1 İsa Mesih’in kulu, Tanrı’nın Müjdesi’ni yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlus’tan selam!
1:1 Kul olmak ve elçi olmak arasında ayet bir zıtlık görmez. Elçi, Mesih tarafından satın alınmış biri olduğu için kendisinin ‘kul’ olduğunu açıkça bidirirken, çağrılmış olduğu özel görev açısından da bir pastorden ayrı olarak ‘elçi’ olduğunu vurgular.
Pavlus elçilik hizmeti için çağrılmıştır (11:13-14, Elçilerin İşleri 9:15). Elçi de dünyayı tövbeye çağırmıştır ya da bunu farklı bir şekilde söylersek; elçi dünyayı Müjde’de de açıklanan imana çağırmıştır. Bütün bunlar da kilisenin bir yerde başlamasına, devam etmesine sebep olan şeylerdir. İleri Çalışma Notu: Tanrı’nın insanı çağırması üzerinde düşününüz. Tanrı nasıl çağırdı; Tanrı’nın çağrısı neleri kapsar? İnsan nasıl bir durumda çağrıldı? İnsan ne için çağrıldı? 1:2-4 Tanrı, Oğlu Rabbimiz İsa Mesih’le ilgili bu Müjde’yi peygamberleri aracılığıyla Kutsal Yazılar’da önceden vaat etti. Rabbimiz İsa Mesih beden açısından Davut’un soyundandır; kutsallık ruhu açısından ise ölümden dirilmekle Tanrı’nın Oğlu olduğu kudretle ilan edildi.
1:2-4 Böylece Pavlus’un kul ve elçi olarak hizmet çağrısı bu mektubun içeriğini açıklıyor: Bu mektup ‘Tanrı’nın Müjdesi’ hakkındadır; bu mektup önceki peygamberler aracılığı ile bildirilmiş olan Mesih ve O’nun ilgili ‘İyi Haber’ hakkındadır. Müjde ya da İyi Haber bize şunu söylemektedir: Ölümden dirilmiş olan Rab kutsaldır, diri Rab kurtarıcımızdır; Davut soyundan gelen bu Kral aynı zamanda Mesih’tir ve Tanrı’nın Oğlu’dur.
Böylece mektup en başında peygamberler aracılığı ile önceden vaat edilen Kurtarıcının Kral (Davut Soyu), Rab, Mesih ve Tanrı Oğlu niteliklerini ‘ölümden dirilmişlik’ ile ispat eder. Mesih’in dirilmiş olması O’nun bütün peygamberlerden üstünlüğüne ve Müjde’de de açıklanmış olan şeylerin sarsılmalığına işaret etmektedir. İleri Çalışma Notu: Mesih’in iki doğası hakkında düşününüz. 2- Bu bölümde ‘Tanrı, Tanrı Oğlu, kutsallık ruhu’ ifadeleri Kutsal Ülçübir Tanrı konusuna dikkat çekmektedir. 3- WUİ.38; 52, BİA.18, Hİ.35; 15. 1:5 Her ulustan insanın iman edip söz dinlemesini sağlamak için Mesih aracılığıyla ve O’nun adı uğruna Tanrı lütfuna ve elçilik görevine sahip olduk. 6 İsa Mesih’in çağrılmışları olan sizler de bu uluslardansınız.
1:5-6 Elçilik hizmeti burada ‘her ulustan insanın iman edip söz dinlemesini sağlamak’ olarak açıklandığından, Müjde’nin yerin bütün uluslarına Tanrı’nın Mesih’teki lütuf ile dirilmişlik Müjdesi’ni götürmekle görevli olduğunu hatırlıyoruz (Matta 28:18-20). Elçilerin bu hizmeti ile Müjde’nin Yeruşalim’den başlayarak bütün dünyaya yayılmasını sağlamıştır. Bu da kilisenin varlığı ve devamı açısından Müjde’ye nasıl bakmamız gerektiği açısından önemlidir. Müjde yerin bütün ulusları içindir; kilise de aynı Müjde’ye her dil, her halk ve her ulustan insanların iman edip söz dinlemesini sağlamak üzere vardır. İleri Çalışma Notu: Kilise ve yüce görev hakkında düşününüz. 1:7 Tanrı’nın Roma’da bulunan, kutsal olmaya çağrılan bütün sevdiklerine, Babamız Tanrı’dan ve Rab İsa Mesih’ten size lütuf ve esenlik olsun.
1:7 Tanrı’nın çağrısı sıradan bir insan için ne ifade etmektedir? Tanrı, Tanrı Oğlu Kurtarcı Kral Rab İsa Mesih aracılığı ile açıklanan Lütuf Müjdesi ile insanı kutsal (aziz) olmaya çağırmaktadır. Tanrı’nın lütufkar sevgisi insanın vermesi gereken cevap ise bu yeryüzünde Tanrı tarafından sevilen kimseler olarak yaşamak; Baba Tanrı ve Rab İsa Mesih’ten bağışlanmış olan lütuf ile bütün dünyaya Tanrı ile barışmış kimseler olarak olarak tanıklık etmektir. Çünkü azizlere Tanrı’nın selamı onlara ulaşmıştır; yani kutsallara Tanrı’nın esenliği bağışlanmıştır. İleri Çalışma Notu: Bir kimsenin ‘aziz olmak’ üzere sevgi ile çağrılması ve Tanrı’nın çocukları olmak hakkında düşününüz. 2- Tanrı ile barışmış kimselerin toplandığı kiliseye, dünya baktığı zaman kendinde olmayan neler görmesi gerekir? 3- ‘Tanrı’nın elçisi’ ve ‘Tanrı’nın Müjdesi’ ifadelerini tanımlayınız. 4- Mesih’in Luka 18:32-33 ayetlerinde kendisi için “O, öteki uluslara teslim edilecek. O'nunla alay edecek, O'na hakaret edecekler; üzerine tükürecek ve O'nu kamçılayıp öldürecekler. Ne var ki O, üçüncü gün dirilecek” şeklindeki ifadesine bakınca, Pavlus’un Yahudilere değil de öteki uluslara elçilik hizmeti için çağrılması (11:13-14, Elçilerin İşleri 9:15, Galatyalılar 2:9, Efesliler 3:8-9) lütuf ve esenlik konusunu çok net bir şekilde açıklamaktadır. 5- “Aziz” ya da “kutsal” kutsal deyince aklımıza genelde Tanrı’ya ve Müjdesi’ne olan iman uğruna dayanmış, üstün erdemleri, övülen tanıklıkları olan tarihsel kişilikler aklımıza gelmektedir. Ancak elçisel iman bunun inanan her bir kişi için gerekli bir standart olduğunu göstermektedir. I.b. 1:8-17 1:8 İlkin hepiniz için İsa Mesih aracılığıyla Tanrım'a şükrediyorum. Çünkü imanınız bütün dünyada duyuruluyor. 9-10 Oğlu'nun Müjdesi'ni yaymakta bütün varlığımla kulluk ettiğim Tanrı, sizi durmadan, her zaman dualarımda andığıma tanıktır. Tanrı'nın isteğiyle sonunda bir yol bulup yanınıza gelmek için dua ediyorum.
1:8-10 Roma’da yaşayan Hristiyanların Tanrı’nın lütufkar sevgisine doğru bir şekilde yaklaştıklarını görüyoruz. Onların Tanrı’nın hoşnut olduğ bir imana sahip olduğunu, elçisel Müjde’nin onayladığı bir imana sahip olduğunu görüyoruz. Ver bu iman kendisini bireysel bir şekilde değil ya da durgun bir şekilde değil ‘bütün dünyada yayılmakta’ işleyen bir iman şeklinde kendini göstermektedir. Mektubun okuyucuları elçinin ne yaptığına bakarak benzer şekilde yapmaya çalışıyorlar. Bir yandan elçi Mesih’in Müjdesi’ni yaymak için gayret ederken Roma’da yaşayan kutsallar da benzer bir gayret içindeler.
Ve bu ortak hizmette Pavlus ile Hristiyanların birliği kendisini duada belli etmektedir. İleri Çalışma Notu: Kilise içinde ve kiliseler arası ilişkilerde azizlerin en belirgin ortaklığı duada belli olmalıdır. Hizmet ve vizyon olarak birbirinden farklı düşünen imanlılar ve kiliseler Kutsal Üçlü bir Tanrı’da, Müjde gerçeğinde, Mesih’in çarmıhında; özetle elçisel imanın temellerinde aynıdırlar. Bu ayetlerde elçilere verilmiş olan Yüce Görevin (Matta 28:18-20, Elçilerin İşleri 1:8) zaman içinde kilisede nasıl devam ettiğini görmekteyiz. Yüce Görevi bir iş değil de bir miras olarak hiç düşündünüz mü? İmanlılar olarak kilise önderlerinizle birlikte Yüce Görev vizyonu için dua ediyor musunuz? İmanlılar olarak kilise önderleriniz için bu konuda dua ediyor musunuz? 2- Bu bölümde dua birliği ve Müjde’nin yayılması konularına bakarak, dua hakkında, duada paydaşlık hakkında düşününüz. 1:11 Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum. 12 Yani, ben aranızdayken karşılıklı olarak birbirimizin imanıyla cesaret buluruz demek istiyorum. İleri Çalışma Notu: WİA.XXVI/1
Elçinin ziyaretinin Roma’daki imanlılar için önemli bir teşvik olacağı açıktır. Ortak dua birlikteliği olan toplulukların birbirleri ile paydaşlığının özel bir bereket olduğu da açıktır. Topluluğun nasıl bir armağan ya da berekete ihtiyacı olduğunu tam olarak söyleyemeyiz. Ancak Kutsal Yazılara bakarak esiklerimizin cevabının yine Kutsal Yazılar’da olduğunu söyleyebiliriz. Bu durumda Kelam’ı bir elçiden dinlemek, bir peygamberin vaazını dinlemekle eşdeğer bir şey olduğunu söylemeliyiz. Ama armağanın kendisi ne olursa olsun en belirgin amacın topluluk yararı olduğu açıktır (Efesliler 4:8-16, I.Korintliler 12:7). Çünkü ‘ben aranızdayken karşılıklı olarak’ şeklindeki ifade aynı imandan doğan birlik ve paydaşlık ilişkisine işaret ederken, “birbirimizin imanıyla cesaret buluruz” şeklindeki ifade topluluğun ortak yararının gözetildiği bir yaklaşıma dikkat çekmektedir. İleri Çalışma Notu: Roma gibi güçlü ve zalim bir devletin altında yaşayan o dönemin Hristiyanları için güç ve cesaret konuları imana dayalı paydaşlık ile birlikte açıklanmaya çalışılmaktadır. Roma “güçlü” olduğu için Hristiyanlık karşısında “haklı ve doğru” olduğunu da düşünmekteydi. Bu yüzden Roma kendi yücelttikleri dinleri, dünya görüşleri, kültür ve yaşam biçimi gereği Hristiyanlığa müdahale etmeyi hiç de haksız bulmadılar. Bu durumda o günün kiliselerinin en çok ihtiyacı olan armağan ve teşviğin ne olduğu konusu hakkında düşününüz. Bu konuda yaptığınız listeyi kendi kilisenizin ihtiyaçları açısından ve ayrıca global anlamda bu günün açısından kilisesi değerlendiriniz. 2- Bu günün kilisesinin hangi konularda dünyaya benzediğini düşünüyor sunuz? 3- 1:12 ayetine bakarak önderler ve cemaat arasındaki dua, samimi diyalog ve paydaşlık ile kilisede nelerin değişeceği [veya güçleneceği veya yenileneceği] konusunda düşününüz. 1:13 Kardeşler, öteki uluslar arasında olduğu gibi, çalışmalarımın sizin aranızda da ürün vermesi için yanınıza gelmeyi birçok kez amaçladığımı, ama şimdiye dek hep engellendiğimi bilmenizi istiyorum. 14 Grekler'e ve Grek olmayanlara, bilgelere ve bilgisizlere karşı sorumluluğum var. 15 Bu nedenle Roma'da bulunan sizlere de Müjde'yi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.
Pavlus’un Roma’yı ziyaret isteği bu ayetlerde daha açık anlaşılabiliyor. Pavlus ve Roma’daki Hristiyanların paydaşlığı (WİA.XXVI/1) Grekler’in haricindeki diğer uluslara da Müjde’yi duyurmak için bir bereket olacaktır. Çünkü böyle bir ziyaret her iki tarafın armağan ve çağrılarını güçlendirmesine, her iki tarafın Müjde’de teşvik, teselli ve bina olmasına yardım edecekti. İleri Çalışma Notu: Mesih imanının Tanrı’nın planı içinde sorumluluk almak olduğu konusunda ne öğrettiği hakkında düşününüz. 1:16 Çünkü Müjde'den utanmıyorum. Müjde iman eden herkesin -önce Yahudiler'in, sonra Yahudi olmayanların- kurtuluşu için Tanrı gücüdür. 17 Tanrı'nın insanı akladığı, Müjde'de açıklanır. Aklanma yalnız imanla olur. Yazılmış olduğu gibi, "İmanla aklanan yaşayacaktır." İleri Çalışma Notu: Hİ.21
Müjde’yi ilan ederken insanlar bazen korkabilir, bazen utanabilir. Ancak bu ayetler insanların önünde nasıl göründüğümüze bakarak korkmak ya da utanmak yerine, dünyanın bizim ya da Müjde hakkında ne düşündüğüne bakarak utanmak yerine Tanrı’nın gücüne bakmayı teşvik etmektedir. Müjde’yi duyurmak için ihtiyacımız olan şey günahkarı aklayan ve kurtaran Tanrı’nın gücüne dayanmaktır.
Kilise olarak Müjde’yi vaaz ettiğimizde Kutsal Ruh günahkara verdiği aydınlanış ile günahın çirkinliğini gösterir, Mesih’e dönmesi için kişiyi alçaltır, Mesih’teki paklık ve kutsallığa yönlendirerek iman bağışlar. Mesih’teki bu iman kurtuluşa dair güvenin esenliğini de kişiye bağışlar. İleri Çalışma Notu: WİA.XIV/1
Böylece Söz’ün vaaz edilmesi Tanrı’nın geçmişte halkına peygamberler aracılığı ile yaptığı, bu son çağda ise Mesih aracılığı ile Müjde’de açıkladığı davetin bir devamıdır. Ve elçilerden sonra Söz’ün vaazı Tanrı’nın kilisede devam eden işinin Kutsal Ruh’un gücü ile etkindir. İmanlılar olarak Mesih’teki doğruluk ile sonsuz yaşamı aldığımızın güvenine yine Kutsal Ruh’un gücü sayesinde sahibiz. Kutsal Ruh’un yüreklerdeki işi ve işleyişi aracılığı ile Müjde’de açıklandığı şekliyle Mesih’e, Mesih’in kimliğine, işlerine ve zaferine güvenebiliyoruz. II.a. 1:18-32 1:18 Haksızlıkla gerçeğe engel olan insanların bütün tanrısızlığına ve haksızlığına karşı Tanrı'nın gazabı gökten açıkça gösterilmektedir.
17. ayet Mesih’teki iman ve sonsuz yaşamdan bahsederken 18. ayette konu yargı ve gazaba dönüyor. Çünkü konu Mesih olunca iman yaşam ile imansızlık ise yargı ile karşılanacaktır:
Yuhanna 3:36 Oğul'a iman edenin sonsuz yaşamı vardır. Ama Oğul'un sözünü dinlemeyen yaşamı görmeyecektir. Tanrı'nın gazabı böylesinin üzerinde kalır.
Bu durumda Kutsal Yazılar dünyayı Tanrı önünde suçlamaktadır (2:13; 3:19). Çünkü tanrısızlık ve haksızlık ile insanlar gerçeğe engel olma (gerçeğe karşı çıkma) durumu içindedirler. İleri Çalışma Notu: İnsanlar gerçeğe nasıl engel olurlar? 1:19 Çünkü Tanrı'ya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir. 20 Tanrı'nın görünmeyen nitelikleri -sonsuz gücü ve Tanrılığı- dünya yaratılalı beri O'nun yaptıklarıyla anlaşılmakta, açıkça görülmektedir. Bu nedenle özürleri yoktur. İleri Çalışma Notu: Genel ve özel vahiy hakkında düşününüz. 2- WUİ.2; 96, BİA.2; 14
Tanrı’nın bütün yaratılışında Tanrı’nın iyiliğini ve gücünü görmek mümkündür. Görünmez Tanrı kendisini bütün yaratılış içinde doğal yolla açıklamıştır. Bu yaratılmış düzenin harikalığı, canlı ve cansız varlıkların uyumu bir yaratıcı olduğunu göstermektedir. Doğaya baktığımızda düzenlenmiş bir sistem görürüz. Bütün bu düzen ve uyumun ise bir zekanın sonucu olarak doğmuş olduğu açıktır. 1:21 Tanrı'yı bildikleri halde O'nu Tanrı olarak yüceltmediler, O'na şükretmediler. Tersine, düşüncelerinde budalalığa düştüler; anlayışsız yüreklerini karanlık bürüdü. 22 Akıllı olduklarını ileri sürerken akılsız olup çıktılar. 23 Ölümsüz Tanrı'nın yüceliği yerine ölümlü insana, kuşlara, dört ayaklılara, sürüngenlere benzeyen putları yeğlediler. İleri Çalışma Notu: WUİ.109, WKİ.47, BİA.14
Doğal vahiy aracılığı ile Tanrı anlaşılabilirdir. Ancak insanların Tanrı’yı tanımayı reddettikleri bir durum söz konusudur (1:21). Burada akıl olarak Tanrı’nın varlığını bilmek konusu değil, Tanrı’yı kabul etmeyi istememek konusu açıktır.
Tanrı konusundaki cehalet öncelikle aklı olarak bilme sorunu omaktan öte ahlaki bir durumdur. Sadece Tanrı konusunda değil, bütün konularda Adem’den gelen bozulmuşluğun kalıntılarını taşıdığımızdan; şeyleri düşmüş bir irade ile değerlendirmekteyiz. Kararlarımız ilk günahın hasarı ile yıpranmış olan bir vicdanın etkisi altındadır. Düşmüş bir bedende anlamaya, sorgulamaya, yargılamaya ve karar vermeye çalışmaktayız. İnsan olarak bazen kendimize çok güvenerek bilgimizin, tecrübemizin ve sentezlerimizin bize doğruyu bulmada yol gösterici olduğununa inanmaya meyilliyiz. Bazen de kendimize güvensizlikten çoğunluğun kabulü olan şeyleri doğru görme ya da gerçek kabul etme hatasına düşmekteyiz. Hoşlandığımız bir fikrin doğruluğuna inanmaya çok yatkınız. Ancak ‘gerçek’ ya da ‘doğru’ olan şeyler bizi memnun etmek zorunda değildir. Böylece Tanrı’ya dair olan bilgisizliğimiz, bazen ilgisizliğimiz insanı kendi dinini yaratmaya yönlendirmektedir. Böylece insanın Tanrı açlığı saptırılmış ya da bozulmuş, insan ürünü olan şeyler ile kendini ifade etmektedir. Tanrı’yı ve insanı doğru anlamamız için insanın kendisine ya da topluma ya da geleneğe değil Kutsal Kitap’a bakması gerekecektir. Aksi takdirde sonuç açıktır (1:22-23): 1:25 Tanrı'yla ilgili gerçeğin yerine yalanı koydular. Yaradan'ın yerine yaratığa tapıp kulluk ettiler…
1:22-23 ayeti açık bir şey gösteriyor: bu dünyada suçsuz ya da günahsız hiçbir kimse yok. Tanrı’nın adaleti önünde insanın kendini aklayabileceği bir şey yok. İleri Çalışma Notu: Hİ.94-96 1:24 Bu yüzden Tanrı, birbirlerinin bedenlerini aşağılasınlar diye, onları yüreklerinin tutkuları içinde ahlaksızlığa teslim etti.
İnsan Tanrı’dan yüz çevirince yargı da kendiliğinden doğmaktadır: insan kendi yürek tutkularına terk edilmiştir. Yasa Tanımaz itaatsizlik, isyankarlık kendi cezasını yanında taşır. Böylece insan kendi düşmüş aklının ve kendi düşmüş yüreğinin tutkularına teslim edilir. Böylece insanın Tanrı’yı reddettiği yerde insanın kendisinin aşağılanmaya bırakıldığını görmekteyiz. İleri Çalışma Notu: WİA.V/6, WUİ.139 1:25 Tanrı'yla ilgili gerçeğin yerine yalanı koydular. Yaradan'ın yerine yaratığa tapıp kulluk ettiler. Oysa Tanrı sonsuza dek övülmeye layıktır! Amin. İleri Çalışma Notu: WİA.XXI/2, WUİ.105, 109
Yani günahın kaynağında olan şey gerçeğin yerine yalanı koymaktır. Böylece günahtan kurtuluşun tek yolu yine Tanrı’nın kendisindedir. Tanrı ve insan arasındaki tek aracı olan Mesih aracılığı (Yuhanna 14:6) ile insan gerçek iman ile kurtuluşa kavuşacaktır (Efesliler 2:8, 18). Bu yüzden Pavlus’un övgüsü tam yerindedir. Buraya kadar olan ayetler günah ve cezasına değindikten bu ayette yanlış bir tapınmaya değiniliyor. Bunun sonucu olarak hemen peşinden doğru tapınma örneği sunuluyor. 1:26 İşte böylece Tanrı onları utanç verici tutkulara teslim etti. Kadınları bile doğal ilişki yerine doğal olmayanı yeğlediler. 27 Aynı şekilde erkekler de kadınla doğal ilişkilerini bırakıp birbirleri için şehvetle yanıp tutuştular. Erkekler erkeklerle utanç verici ilişkilere girdiler ve kendi bedenlerinde sapıklıklarına yaraşan karşılığı aldılar. İnsanların gerçeğin yerine yalanı koyması, Tanrı yerine yaratığa tapıp kulluk etmesi Tanrı ile bozulmuş bir illişkiyi göstermektedir. Böylece Tanrı ile doğru bir ilişkisi olmayan kişinin insanlarla ilişkisinin de doğal olmayacağı meydana çıkmaktadır. Utanç verici tutkular kendisini yararsız düşüncelere ve yakışıksız davranışlar (1:28) ile gösterecektir. Böylece insanların doğal olmayan tercihlere girmesi Tanrı’nın yarattığı düzene bir karşı çıkış ya da isyan niteliğindedir. Kadınların ve erkeklerin doğal olmayan bir ilişki içinde yaşamaları Tanrı’nın yüceliğini başka şeylere tercih etme (1:23) anlamına geldiğinden ortada olan durum isyan, itaatsizlik ve putperestliktir. Tanrı’nın doğal düzenine isyan kontrol edilemeyen arzulara yol açmakta; doğal olmayan tutkular insanın kendisini aşağılatmasına yol açmaktadır. İleri Çalışma Notu: İlk günah ve düşüşte Adem ve Havva’nın hemen utandıklarını ve örtünmeye çalıştıklarını görüyoruz. Ancak Adem soyu zaman içinde günahta o kadar ilerlemiş ki, Tanrısallıkta “utanç verici” olan şeyler zaman içinde toplumsal olarak kabullenilmiş şeyler olmış ve bir yaşam biçimi haline dönüşmüştür (24-27).
Ve toplumlarda eşcinsel ilişkilerin yayılması insanın düştüğü utancın derinliğini göstermektedir. İnsanın kendi onurunu bu şekilde kırması, insanın utançta ve onursuzlukta yaşaması, o durumda terk edilmesi aynı zamanda günahın cezasının kendisidir.
İnsanın ‘gerçeğin yerine yalanı seçmesi’ konusuna bakarken, insanın doğru olan yerine yanlış olanı seçmesi ve böylece iyiye “kötü” kötüye “iyi” olarak bakması söz konusudur. Bu da günahı ve cezasını doğrumaktadır. İleri Çalışma Notu: WUİ.28, 139 1:28 Tanrı'yı tanımakta yarar görmedikleri için Tanrı onları yararsız düşüncelere, yakışıksız davranışlara teslim etti.
2:21-27 ayetleri gösteriyor ki, günah kendi cezasını yanında taşıyor; insanın içinde bulunduğu putperestlik Tanrı’yı tanımayı, Tanrı’nın bilgeliğini öğrenmeyi, Tanrı’nın Sözüne değer vermeyi yararlı görmüyor. Tanrı’ya ve Tanrısal değerleri küçümsemek günahı da kişileri yarasız düşüncelere ve yakışıksız davranışlara sevk ediyor. İnsanın isyan ve itaatsizliği Tanrı’nın günahkardan lütfunu çekmesine sebep olmaktadır. Yani yasa tanımazlık, insanın şeytana ve günaha teslim olmuş bir şekilde bıraklılmasına sebep olmaktadır. İleri Çalışma Notu: WİA.V/6, WUİ.28, BİA.13 1:29 Her türlü haksızlık, kötülük, açgözlülük ve kinle doldular. Kıskançlık, öldürme hırsı, çekişme, hile, kötü niyetle doludurlar. 30-31 Dedikoducu, yerici, Tanrı'dan nefret eden, küstah, kibirli, övüngen, kötülük üreten, anne baba sözü dinlemeyen, anlayışsız, sözünde durmaz, sevgiden yoksun, acımasız insanlardır. 32 Böyle davrananların ölümü hak ettiğine ilişkin Tanrı buyruğunu bildikleri halde, bunları yalnız yapmakla kalmaz, yapanları da onaylarlar.
1:23-28 ayetlerinin sonucu olarak insan insanla olması gereken ilişkisi yerini düşmanlığa bırakıyor. İnsan Tanrısallıkta ilerlemeye çalışmak yerine kötü şeyler için çalışıyor, sevgiden yoksun olmaları sebebiyle gerçeğe haksızlıkla, kötülükle, kinle, kıskançlıkla, öldürme hırsıyla, çekişmeyle, hileyle, kötü niyetle direniyorlar. Anlayışsız ve sevgiden yoksun bir şekilde yanlışı savunarak doğruya karşı geliyorlar.
Böyle birileri sizce nasıl kimselerdir? Böyleleri sadece Tanrı’ya değil, insani ilişkilerinde de alay, inkar, küfür içinde kimseler değil midirler? Günahlarında devam eden, utançlarıyla övünen, tövbesiz kimseler oldukları açık değil midir?
Böyleleri kendilerinin ve başkalarının saygınlığına zarar veren, yanlış davranışları ve kendi benliklerinin yasalarını doğru kabul eden kimselerdir. Çünkü hem günahta yaşayıp hem de günahın doğruduğu düzeni onaylayan kimselerdir. Tanrı’nın doğal düzenini ve ahlaki yasalarını bildikleri açıkça bir karşı çıkma vardır. Her insan kendisinin malının çalınmasına karşı çıkar; her insan sevdiği kimselererin öldürülmesine üzülür; ancak kendisine yapılmasını itemediği şeyleri başkalarına yapmaktan hoşnut kalan aynı insan itaatsiz, isyankar ve yasa tanımaz tavrı ile Tanrı düzenine karşı gelir.
Romalılar Mektubu 1. bölüm konusuna benzer konular;
Matta 1.bölüm 22.ayet ve Yeşaya 7.bölüm 14.ayet hakkında... Merhabalar.Soracağım bu soru daha önce forumun herhangi bir yerinde tartışılmışsa kusura bakmayın.Matta 1:22'de anlatılan olayda Hz.İsa'nın Mesih olarak geleceğine ve bakireden doğacağına dair bir ön bildiri olarak Eski Antlaşma peygamberlerinden Yeşaya'nın bir peygamberliğine yer verilir.Hz.İsa ile ilişkilendirilen söz konusu peygamberlik Yeşaya 7:14 de yer alır.Ancak Yeşaya'nın söz konusu bildirisini Eski Antlaşma'da bulunan pasajın bütününü hesaba katarak incelediğimizde bana öyle geliyor ki bu peygamberlik sözünü Hz.İsa Mesih'e mal etmek oldukça zor.Çünkü Yeşaya bu peygamberliği tamamen kendi yaşadığı döneme yönelik bir olaya yönelik anlatmıştı.Eski Antlaşma'daki ilgili bölümü bir bütün halinde ele alırsak o bölümden Hz.İsa'nın gelişine dair sonuç çıkarmak mümkün müdür?Kesinlikle...
Matta 27.bölüm 9.ve 10.ayetler ve Zekeriya 11.bölüm 12.ve 13.ayetler hakkında Sorduğum diğer soru gibi bu soru da daha önce forumda herhangi bir bölümde tartışılmışsa kusura bakmayın.Matta 27.bölümde Yahuda'nın Hz.İsa'ya ihanet etmesi karşılığında aldığı parayı pişman olarak Yahudilere iade ettiğini ve Yahudilerin bu parayla Çömlekçi Tarlası'nı satın aldığını okuyoruz,yine 27:9-10'da bu olayın gerçekleşeceğine dair Yeşaya'ya atfedilen peygamberlik sözüne yer verilmiş.Ancak dipnottaki referans ayetlere baktığımızda bu peygamberliğin Yeşaya'ya değil Zekeriya'ya ait olduğunu görüyoruz.Sanırım bu hata Yeni Antlaşma metinlerini çoğaltan bir yazıcıya ait olsa gerek.Neyse,devam edip Zekeriya kitabının 11.bölümünü bir bütün olarak ele aldığımda 11.bölüm 12. ve 13.ayetlerinde anlatılan olayın -benim anlayabildiğim kadarıyla- Yahuda ile bir ilgisi olmayıp sadece Zekeriya...
Romalılar 13 BÖLÜM 13
Bu bölümde yazar okuyucuyu kişisel ilişkilerden daha geniş kapsamlı konumlara aktarıyor. Toplumda herkesi ilgilendiren yükümlülükler, hükümet karşısında inanlının sorumlulukları ve bunlara yaklaşımı.
Birey devlet ilişkilerinin sık sık konuya girdiği ve zorlandığı şu dönemde bu bölüm karşımızda belirli vurgulamalar üzerinde durur. İbraniler mektubu da burada kovalanana başka açıdan bir gösterge ve yükümlülük belgesidir: “Bütün insanlarla barışı kovalayın ve kutsallığı amaçlayın. Bunlar dışında hiç kimse Rab’bi görmeyecek” (İbraniler 12:14). Bu bölüm şöyle özetlenebilir:
1. Hükümetler yeryüzünde Tanrı’nın izniyle kurulmuştur (1,2)
2. Hükümetin görevi, iyi olanı işlemek kötülükleri önlemektir (3,4)
3. Hükümet vatandaşı iyi olanı yapmaya teşvik eder (5-7)
4....
Romalılar 11 BÖLÜM 11
Bu dönüme dek açıkladığı gerçekleri yazar Pavlos ciddi bir soruyla özetliyor.. Tanrı kendi halkını dışladı mı? İsrail’in direnişine bakıldığında soruna böyle bir soruyla yaklaşmak doğaldır. Ama yazar üstelemeli bir yanıtla böyle bir gelişimin olanaksızlığını vurgulamakta. Bu halkın çoğunluğu kendilerine gönderilen Mesih’i yadsısa da bir ‘azınlık kurtulacak’ (9:27). Yazar 11:15’te konuya geri gelecek. Zaman mekân dışında var olan, eylemlerini bunların ötesinde gerçekleştiren Tanrı’nın İsraille ilgili parlak ve şaşırtıcı tasarıları var. Pavlos daha ileride konuyu giz olarak nitelendiriyor (25) perdeyi azıcık açarak Tanrı tasarılarına az da olsa ışık saçıyor. Bu ayete varıldığında giz’le ilgili bazı açıklamalara değineceğiz. Tanrı’nın tarihi açıklayışı giz bulutlarını dağıtarak...
Romalılar Mektubu - Genel yorumu MEKTUBA GENEL BAKIŞ – YORUM
İncil’in içerdiği yirmi bir mektup arasında önemi belki de ön sırayı tutan, düşünürlerin aklını aydınlatıp onları şevke getiren bu yazı yüzyıllar boyu tanrıbilimcilere ışık saçtı, nice bilgini Tanrı insan ilişkisinin hem derinliklerine hem de yüksekliklerine uzanmaya yönlendirdi. Namları ön sırada beliren tanrıbilimciler birçok dilde Romalılar’la ilgili yorum kitaplarını kaleme aldı. Bu İncil parçası üzerinde durmayan, onu araştırmaya koyulmayan tanrıbilimci yoktur demek yanlış olmaz. Günümüzde Türk inanlı topluluklarının İncil’i okumalarına, onu araştırmalarına, küçük çapta da olsa bir katkıda bulunmaya canla başla çalıştım. İncil’de yazılı mektubun Hellence metninden başlayarak birçok kaynaktan bilgi topladım.
Duam dileğim, Mesih’in yeniden gelişi...
HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız
HRİSTİYAN OLMAK Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...
HRİSTİYAN GAZETE Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.
HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...
İNCİL Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...
İNCİL .TV Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...
Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlıkİncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil