Kadın kilise önderi olabilir mi?

Kadın kilise önderi olabilir mi? hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > Ruhban Sınıfı : Kadın kilise önderi olabilir mi? konusu 1931 kez okundu, 3 kez cevaplandı. En son mesaj admin1 Ken Block tarafından gönderildi. Kadın kilise önderi olabilir mi? KARŞI GÖRÜŞ (OLABİLİR DİYEN GÖRÜŞ): Kadın kilise önderi olabilir mi?

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Kadın kilise önderi olabilir mi? konusu 1931 kez okundu, 3 kez cevaplandı. En son mesaj admin1 Ken Block tarafından gönderildi.

Kadın kilise önderi olabilir mi? konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


Kadın kilise önderi olabilir mi? hristiyanlık incil isa tevrat zebur07-09-07, 17:14
Kadın kilise önderi olabilir mi?
evangelion


KARŞI GÖRÜŞ (OLABİLİR DİYEN GÖRÜŞ):

Alıntı:
Alıntı:
1. Korintliler 11:1-16 Her durumda beni anımsadığınız ve size ilettiğim öğretileri olduğu gibi koruduğunuz için sizi övüyorum. Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesih'in başı da Tanrı'dır. Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür. Ama başı açık dua ya da peygamberlik eden her kadın, başını küçük düşürür. Böylesinin, başı tıraş edilmiş bir kadından farkı yoktur. Kadın başını açarsa, saçını kestirsin. Ama kadının saçını kestirmesi ya da tıraş etmesi ayıpsa, başını örtsün. Erkek başını örtmemeli; o, Tanrı'nın benzeri ve yüceliğidir. Kadın da erkeğin yüceliğidir. Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı. Erkek kadın için değil, kadın erkek için yaratıldı. Bu nedenle ve melekler uğruna kadının başı üzerinde yetkisi olmalıdır. Ne var ki, Rab'de ne kadın erkekten ne de erkek kadından bağımsızdır. Çünkü kadın erkekten yaratıldığı gibi, erkek de kadından doğar. Ama her şey Tanrı'dandır. Siz kendiniz karar verin: Kadının açık başla Tanrı'ya dua etmesi uygun mu? Doğanın kendisi bile size erkeğin uzun saçlı olmasının kendisini küçük düşürdüğünü, kadının uzun saçlı olmasının ise kendisini yücelttiğini öğretmiyor mu? Çünkü saç kadına örtü olarak verilmiştir. Bu konuda çekişmek isteyen varsa, şunu bilsin ki, bizim ya da Tanrı'nın kiliselerinin*böyle bir alışkanlığı yoktur.

Korintliler mektupları özellikle Pavlus’un bölünmekte ve karışıklıklarla sorunu olan bir kiliseye yazdığı bir mektuptur. O yüzden bu mektubu bu şekilde okuyup anlamakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Bu konuda Sir William Ramsay şöyle yazar; “Doğu ülkelerinde örtü kadının itibar, onur ve güç imgesidir.Başındaki örtü iler her yere güvenlik içinde gidebilir. O zaman kimse onu görmez ve onu gözleriyle izleyenler de ayıplanır. Ancak örtüsüz bir kadına değer verilmez, hatta aşağılanır. Kadının saygınlık ve otoritesi çıkardığı örtü ile birlikte kaybolur. Dolayısıyla Pavlus için Hıristiyan özgürlüğünün anlamı kadının örtüsüz kalarak toplumun genel düzenini bozması olamazdı. Kilise toplu yaşamının bazı ortak özelliklerini ortadan kaldıran bir hareket değildi. Pavlus’un aktardığı 10:32-33 ayeti burada tapınma sırasındaki kadınlara uygulanmaktadır.”

Tartışma kutsal bir baş olma düzeninin olduğunu belirleyerek başlar. Tanrı Mesih’in başı, Mesih erkeğin ve koca da karısının başıdır.Baş olma köken itibariyle çok üstün fazla olma ya da yönetme anlamına gelmez. Örneğin; Efes 5:23’de Mesih, onu oluşturan kurtarıcısı olduğu için topluluğun başıdır. Efes 4:15-16’da Mesih, Kendisinde büyüyen bedenini besleyen baştır. Başın yaşamın kaynağı oluşu gibi Pavlus’da her erkeğin başı Mesih’tir derken erkeğin Mesih bağlılığında O’nun tarafından güçlenip yaşatılmakta olduğunu kasteder. Aynı şekilde Mesih, Tanrı’ya bağlı olarak kadın da kocasına bağlı olarak yaşar. Mesih kendisini vererek baş olmuştur, alarak ya da elde ederek değil. Bu kocaların karılarına baş olmada izleyecekleri yoldur.

Koca Mesih’e bağlılığını başı açık tapınarak gösterir. (11:4) Kadının kocasına bağlılığı onun örtülü olarak tapınmasıyla yansıtılmış olur. (11:5) Kısa saçlı ya da tıraş edilmiş olmak onun için utanç verici olduğundan (itibaren düşmenin ve toplumdan dışlanmanın işaretleri) onun için baş örtüsüz tapınmak utanç vericidir. Çünkü kadın erkeğini yüceliğidir. (11:7) ve ona bağlılığını örtüsüyle gösterir. (11:10) BU nedenle eğer örtüsünü açsaydı kurulu düzeni bir fahişe ya da dul gibi bozmuş olurdu. Bu da onun Mesih’teki özgürlüğünü kötüye kullanması anlamına gelirdi.

Yaratılış cinslerin birlik ve eşitliğini açıklarken farkını da açıklar (2:18-25). Pavlus kadının bağlı olma durumunu iki açıdan haklı çıkarır.birincisi tarih sırası yönünden erkekten sonra yaratıldığı için ikincisidir. (11:8-9) Ancak bu ifade ardından gelen şu sözlerle açıklığa kavuşturulur. “Ne var ki Rab’de ne kadın erkekten ne de erkek de kadından bağımsızdır. Çünkü kadın erkekten yaratıldığı gibi erkek de kadından doğar. Ama her şey Tanrı’dandır.” (1. Kor. 11:11-12) O halde yalnız kadın erkeğe değil, erkek de kadına dayanmak durumundadır. Yalnızca Rab olan Mesih’te kadın-erkek sorunu çözülmüş olmaktadır.

O halde bu önemli bölüm hakkında ne söyleyebiliriz.

1) Pavlus imanlı kadının toplumda zor duruma düşmemesi için örtünmesini desteklemişti.

2) Pavlus cinsler arası farklılık ve sürtüşmelerin Mesih’te aşıldığını gösteriyor. Kadınlar da Ruh ile dolup armağanlarına göre Mesih’in bedeninde tapınmak ve hizmet etmek durumundadırlar. Ruhsal armağanlarını kullanarak özgürlüklerini gösterirler.

3) Yaratılış’ın 2. bölümündeki yaratılış öğretisi topluluktaki sıralama ya da öncelikleri belirleyemez.

Korintliler 14:33-36 Çünkü Tanrı karışıklık değil, esenlik Tanrısı'dır. Kutsalların bütün topluluklarında böyledir. Kadınlar toplantılarınızda sessiz kalsın. Konuşmalarına izin yoktur. Kutsal Yasa'nın da belirttiği gibi, uysal olsunlar. Öğrenmek istedikleri bir şey varsa, evde kocalarına sorsunlar. Çünkü kadının toplantı sırasında konuşması ayıptır.Tanrı'nın sözü sizden mi kaynaklandı, ya da yalnız size mi ulaştı

İlk okunduğunda ayetten anlaşılan kadınların toplulukta konuşmaması ve liderlik rolü almaması olabilir. Eğer burayı olduğu gibi alırsak kadınların dua etmenin ve peygamberlikte bulunmasının beklendiği 1. Korintliler 11:2 -16 iler ters bir duruma düşeriz. Kimisinin dediği gibi bir peygamberlikte bulunma yalnızken evde yapılacak bir şey olamaz. Çünkü 1. Kor. 11:3-4 bunun topluluğa ve eğitmek için yapılması gerektiğini söyler. Öte yandan dillerle konuşulunca yorum da verilmelidir.(14:28)

O zaman Pavlus hem kadınları dua edip peygamberlikte bulunmaya teşvik etmekte hem de sessiz kalmalarını istiyor olurdu. Bu eşlerine evde soracakları sorularla ilgiliydi. O zamanlar Sinagoga giden ve fazla bilgisi olmayan kadınlar Kiliseye geldiklerinde yeni buldukları özgürlük nedeniyle öğrenmek için soru soruyorlardı. Sorun buydu.

Kutsal Ruh ve armağanları hem kadın hem de erkeğe verildiğinden kullanılmaları da anlamlıdır.

Galatyalılar 3:28

Artık ne Yahudi ne Grek*, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı var. Hepiniz Mesih İsa'da birsiniz.

Burada da sosyal be ırksal engeller olduğu kadar cins ayrılığı da ortadan kaldırılmıştır. Mesih İsa’da bir olmakla bu tür tartışmalar sonlanmıştır.

Efesliler 5:21-33 Mesih'e duyduğunuz saygıdan ötürü birbirinize bağımlı olun. Ey kadınlar, Rab'be bağımlı olduğunuz gibi, kocalarınıza bağımlı olun.Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin* başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır. Kilise Mesih'e bağımlı olduğu gibi, kadınlar da her durumda kocalarına bağımlı olsunlar. Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin. Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti. Öyle ki, kiliseyi üzerinde leke, buruşukluk ya da buna benzer bir şey olmadan, görkemli biçimde kendine sunabilsin. Amacı kilisenin kutsal ve kusursuz olmasıdır. Aynı biçimde kocalar da karılarını kendi bedenleri gibi sevmelidir. Karısını seven kendini sever. Hiç kimse hiçbir zaman kendi bedeninden nefret etmemiştir. Tersine, onu besler ve kayırır; tıpkı Mesih'in kiliseyi besleyip kayırdığı gibi. Çünkü bizler O'nun bedeninin üyeleriyiz. "Bunun için adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak." Bu sır büyüktür; ben bunu Mesih ve kiliseyle ilgili olarak söylüyorum. Size gelince, her biriniz karısını kendisi gibi sevsin. Kadın da kocasına saygı göstersin.

Kadınlar kocalarına boyun eğme durumundularsa da kocaların kendilerini karıları için feda edebilecek kadar sevmeleri gereklidir. Burada erkek egemenliği değil hizmet söz konusudur. Mesih’in hizmeti ön planda tutan bir bakış açısı vardır. Kadınlar kocalarına körü körüne boyun eğmek durumunda olmayıp kocalarında bulunması gereken ve Mesih’in kendi bedeni için olan sevgisidir.

Filipililer 4:2-3 Evodiya'ya rica ediyorum, Sintihi'ye rica ediyorum, Rab yolunda aynı düşüncede olun. Evet, gerçek yoldaşım sana da yalvarırım, bu kadınlara yardım et. Çünkü onlar benimle, Klement'le ve adları yaşam kitabında bulunan öbür emektaşlarımla birlikte Müjde'yi yaymak için mücadele ettiler.

Evodiya ve Sintiya Filipi topluluğunda geri hizmetlerde değil lider konumundadırlar. Aralarındaki sorun öğretişe ait olmayıp kişiseldir. “Benimle birlikte mücadele ettiler” derken aynı işi yaptıklarını belirtiyor. Pavlus’un altında değil onunla birlikte çalıştılar. Onları “emektaşlarım” diye çağırırken aynı işi yapmakta olduklarını vurgulamış oluyor. Pavlus aynı terimi Romalılar 16:3’de Akvila için Rom. 16:9’da Urbanus, Rom. 16:21’de ve 1. Sel. 3:2’de Timoteos içinde kullanılır. Demek ki kadın ve erkekler Pavlus ile birlikte Müjde için hizmet etmekteydiler.

Timoteos 2:11-15 Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin. Kadının öğretmesine, erkeğe egemen olmasına izin vermiyorum; sakin olsun. Çünkü önce Adem, sonra Havva yaratıldı; aldatılan da Adem değildi, kadın aldatılıp suç işledi. Ama doğum yapıp kurtulacaktır; yeter ki, sağduyuyla iman, sevgi ve kutsallıkta yaşasın.

Burada kadına izin vermiyorum derken şimdiki zaman kipinde konuşmaktadır. Bu tüm zamanları kapsayan bir şekle dönüştürülmelidir. Havva ilk aldatılan olmakla birlikte kadın çocuğun yani Mesih’in doğmasıyla kurtulacaktır. (2:15) Mesih’te aynı aldanan kadından gelmişti. O’nun doğmasıyla tüm kadınlar da kurtuluşa erişiyordu. Pavlus’un karşı olduğu yanlış öğretişlerin yayılmasıydı. O sırada yanlış öğretişler yayan kadınlar olmuş olabilir. Mesih’i doğurmuş olan O’nun müjdesini duyurmaktan alıkonulabilir mi?


SONUÇ

Pavlus’a göre Tanrı'nın kurtuluş planında kadınların özel bir yeri vardır. İbrahim imanda babamız ise (Gel. 3:7) Sara’da annemizdir. Tanrı'nın oğul vaadi ona verildi. İsa Mesih de dünyaya bir kadına aracılığıyla ve normal yolla geldi. Pavlus’un öğüt ve öğretişleri kadına ve erkeğe ayrım yapılmaksızın yöneltilir. Hepimiz Mesih’i giyinmeliyiz. (Rom 13:14) Mesih’te büyümeliyiz (Efe. 4:15). Mesih’in bedenini çeşitli armağanları olan üyeleriyiz. (1. Kor 12:12) Hepimizi Mesih’e benzer olmak üzere değiştiriliyoruz. (2. Kor. 3:18)

Eğer hepimiz Mesih’te birsek bu hizmette de bir olmamızı gerektirir.

Yaratılıştaki farklılık Mesih’in bedenine hizmet etmede zenginleştirici bir öğedir. Tüm kadın ve erkekleri Mesih’te bulunan özgürlüğe çağırmalıyız. Bu özgürlüğün ne olduğunu da Mesih’in bedeni topluluğu içindeki tutumumuz tüm dünyaya göstermeliyiz.

BU yazi Orhan Ant kardesin baska bir sitedeki yazisindan alinmistir. Umarim biraz aciklik getirir konuya.
esenlikle
candan


Kadın kilise önderi olabilir mi?

Kadın kilise önderi olabilir mi?

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Kadın kilise önderi olabilir mi?

Kadın kilise önderi olabilir mi? hristiyanlık incil isa tevrat zebur07-09-07, 17:18
Kadın kilise önderi olabilir mi?
evangelion




Alıntı:
1. paragraf 1. Korintliler 11:1-16 Her durumda beni anımsadığınız ve size ilettiğim öğretileri olduğu gibi koruduğunuz için sizi övüyorum. Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesih'in başı da Tanrı'dır. Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür. Ama başı açık dua ya da peygamberlik eden her kadın, başını küçük düşürür. Böylesinin, başı tıraş edilmiş bir kadından farkı yoktur. Kadın başını açarsa, saçını kestirsin. Ama kadının saçını kestirmesi ya da tıraş etmesi ayıpsa, başını örtsün. Erkek başını örtmemeli; o, Tanrı'nın benzeri ve yüceliğidir. Kadın da erkeğin yüceliğidir. Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı. Erkek kadın için değil, kadın erkek için yaratıldı. Bu nedenle ve melekler uğruna kadının başı üzerinde yetkisi olmalıdır. Ne var ki, Rab'de ne kadın erkekten ne de erkek kadından bağımsızdır. Çünkü kadın erkekten yaratıldığı gibi, erkek de kadından doğar. Ama her şey Tanrı'dandır. Siz kendiniz karar verin: Kadının açık başla Tanrı'ya dua etmesi uygun mu? Doğanın kendisi bile size erkeğin uzun saçlı olmasının kendisini küçük düşürdüğünü, kadının uzun saçlı olmasının ise kendisini yücelttiğini öğretmiyor mu? Çünkü saç kadına örtü olarak verilmiştir. Bu konuda çekişmek isteyen varsa, şunu bilsin ki, bizim ya da Tanrı'nın kiliselerinin*böyle bir alışkanlığı yoktur.
2. paragraf Korintliler mektupları özellikle Pavlus’un bölünmekte ve karışıklıklarla sorunu olan bir kiliseye yazdığı bir mektuptur. O yüzden bu mektubu bu şekilde okuyup anlamakta fayda olduğunu düşünüyorum.
1. ve 2. paragrafa cevap:
2 nolu paragrafı, 1 nolu paragrafın son ayeti 1.Korintliler 11:16 yalanlamaktadır:
“Bu konuda çekişmek isteyen varsa, şunu bilsin ki, bizim ya da Tanrı'nın kiliselerinin*böyle bir alışkanlığı yoktur”

Tabiki bir mektup okunurken, o mektubun kime, ne zaman, niye yazıldığı dikkate alınır, alınması gerekir. Aynı şey ayetler için de geçerlidir, ancak verilmiş olan ilk referans ayet zaten, karşı iddianın ilk dayanağını çürütmektedir. 16. ayetten okunabileceği gibi bu konu ve yazılanlar, sadece Korint için değil tüm kiliseler için geçerlidir.

Ayrıca önceki mesajlarımda da verdiğim Efesliler 5:22-24 ve 1. Timoteos 2:12’de 1. Korintliler 11:16’yı destekler. Dolayısıyla yukarıda yazılanların sadece korint kilisesi için olduğu iddiası bu noktada çökmektedir.

Dipnotlara dikkat:
Verilen ayetleri okurken, Kutsal Kitap’taki dipnotları okumayı unutmayınız. Çünkü tartıştığımız metnin diğer çevirisi şu şekildedir:

"Çünkü Tanrı karışıklık değil, esenlik Tanrısı'dır. Kutsalların bütün topluluklarında böyledir. Kadınlar toplantılarınızda sessiz kalsın"

ya da "Çünkü Tanrı karışıklık değil, esenlik Tanrısı'dır. Kadınlar, kutsalların bütün topluluklarında olduğu gibi, toplantılarınızda sessiz kalsın".

Yani bu mektubun sadece Korintlilere, özel bir durum için yazılmış olduğu iddiası geçerli olsaydı bile, bu mektubun içindeki bu cümle bize genelleme yapmak için bir ölçüt verecekti.

Ancak elimizdeki YENİ ÇEVİRİ İNCİL teolojik çalışmalar için yeterli ve yararlı olmayan bir çeviridir. Yeni Çeviri deki dipnot ile Yeni Çevirideki sayfa içindeki metin de “Kutsalların bütün topluluklarında böyledir.” bir önceki paragrafa dahil edilmiştir. Oysaki yıllardan beri Türkiye’de kullanılan Thomas Cosmades Çevirisi ve dipnotlar bu cümleyi “kadınlarla ilgili cümleye” dahil etmektedirler.

Elimizdeki YENİ ÇEVİRİ İNCİL bu konuda diğer çevirilerden farklı hareket etmekte ve bu yapılan değişiklik tüm kilise yönetimimizi etkileyebilir. Teolojik konularda illa da bir şeyler yazmak istiyor veya araştırma yapmak istiyorsanız elimizdeki tüm Türkçe Çevirileri özellikle ESKİ ÇEVİRİ’yi ve THOMAS COSMADES’in çevirisi kullanınız.

YENİ ÇEVİRİ, teolojik tartışmalar için uygun değildir, yeterli değildir, yararlı değildir.

Bu çevirinin yayınevinin diğer bir kitabı olan William McDonald’ın Yorum Kitaplarındaki önsözde bu konuda detaylı bilgi verilmektedir: http://www.hristiyanforum.com/forum/...ead.php?t=2245

Dolayısıyla çeviriler hakkındaki düşüncem eski çeviriler ile aradaki farklara, aynı yayınevinin yayınladığı başka bir kitabın önsözüne dayanmaktadır.

Thomas Cosmades Çevirisi’nde şöyle yazmaktadır:

Kutsal yaşamlıların tüm kilise toplantılarında olduğu gibi, kadınlar kilise toplantılarında ağızlarını kapasınlar. Çünkü onların lafa karışmalarına izin verilmemiştir. Yasanın bildirdiği gibi bağımlı olsunlar”

Diğer çevirilerden karşılaştırma yapmadan, tek bir çeviri üzerinden, hatta teolojik tartışmalara uygun olmayan bir çeviri üzerinden yorum yapmak sağlıklı değildir.

Diğer Çevirilerin kontrolü için 21. paragrafa verdiğim cevabı inceleyebilirsiniz.

NOT: YENİ ÇEVİRİ isimli çeviride özellikle “Karizmatik” akımı destekleyebilecek bazı ince ayarlar vardır. Biz bunun farkındayız.

Alıntı:
3. paragraf Bu konuda Sir William Ramsay şöyle yazar; “Doğu ülkelerinde örtü kadının itibar, onur ve güç imgesidir.Başındaki örtü iler her yere güvenlik içinde gidebilir. O zaman kimse onu görmez ve onu gözleriyle izleyenler de ayıplanır. Ancak örtüsüz bir kadına değer verilmez, hatta aşağılanır. Kadının saygınlık ve otoritesi çıkardığı örtü ile birlikte kaybolur. Dolayısıyla Pavlus için Hıristiyan özgürlüğünün anlamı kadının örtüsüz kalarak toplumun genel düzenini bozması olamazdı. Kilise toplu yaşamının bazı ortak özelliklerini ortadan kaldıran bir hareket değildi. Pavlus’un aktardığı 10:32-33 ayeti burada tapınma sırasındaki kadınlara uygulanmaktadır.”
3. paragrafa cevap:
3 nolu paragrafta bilgi ve kişisel yorum mevcuttur, bilgiyi alabiliriz ancak Pavlus’un düşüncelerini, sözlerini yorumlamanın ve bu yorumların doğruluğunun ölçütü bilgi vermek veya verdiğimiz tarihsel bilgilerin doğruluğu değildir.

Kişi bilgili ve doğru bilgiler veren birisi olabilir, Sir olabilir, ancak bu Kutsal Yazıları doğru yorumluyor anlamına gelmez. Kutsal Yazılar kendi kendini yorumlar.

Alıntı:
4. paragraf Tartışma kutsal bir baş olma düzeninin olduğunu belirleyerek başlar. Tanrı Mesih’in başı, Mesih erkeğin ve koca da karısının başıdır.Baş olma köken itibariyle çok üstün fazla olma ya da yönetme anlamına gelmez. Örneğin; Efes 5:23’de Mesih, onu oluşturan kurtarıcısı olduğu için topluluğun başıdır. Efes 4:15-16’da Mesih, Kendisinde büyüyen bedenini besleyen baştır. Başın yaşamın kaynağı oluşu gibi Pavlus’da her erkeğin başı Mesih’tir derken erkeğin Mesih bağlılığında O’nun tarafından güçlenip yaşatılmakta olduğunu kasteder. Aynı şekilde Mesih, Tanrı’ya bağlı olarak kadın da kocasına bağlı olarak yaşar. Mesih kendisini vererek baş olmuştur, alarak ya da elde ederek değil. Bu kocaların karılarına baş olmada izleyecekleri yoldur.
4. paragrafa cevap:
Duruma göre yorum ?

“Başın yaşamın kaynağı oluşu gibi Pavlus’da her erkeğin başı Mesih’tir derken erkeğin Mesih bağlılığında O’nun tarafından güçlenip yaşatılmakta olduğunu kasteder. Aynı şekilde Mesih, Tanrı’ya bağlı olarak kadın da kocasına bağlı olarak yaşar.”

Üstteki iki cümle ve 3.-4. paragrafta “Duruma, dünyasal duruma – değer yargısına göre yorum” ilkesi vardır. (Böyle bir ilke ismi yok, ben tarif ediyorum). Oysaki Kutsal Kitap’ta bahsi geçen bu konuda değişmemiş, değişmeyecek, değiştirilemeyecek şeyler, ayetler vardır

Değiştirilemez bir durum >>Ef.5: 23 Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin* başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.

Yani Pavlus, bayanların erkeklere bağlılığını, Mesih’in kilisenin başı olması ile ilişkilendiriyor hatta sabitliyor diyebiliriz.

Erkeğin, kadının başı olması durumunu kaybetmesini, kaybedebileceğini söylemek, diğer yandan Mesih’in kilisenin başı olması durumunu kaybedebileceğini söylemektir. Bunun ne anlama geldiğini her halde çoğu kişi daha iyi anlamıştır. Konu çok derindir ve yanlış bir yorum bizi bi anda Mesih’in işini küçümsemeye, reddetmeye gelebilir.

Yukarıdaki değişmez duruma dayanarak bir sonraki ayette ne olması gerektiği söylenmektedir:

Değiştirilemez bir durum >>Ef.5: 24 Kilise Mesih'e bağımlı olduğu gibi, kadınlar da her durumda kocalarına bağımlı olsunlar.

Aynı durumu açıklamaya başka bir mektuptan devam ediyorum:

Değiştirilemez bir durum >>1.Ti.2: 13-14 Çünkü önce Adem, sonra Havva yaratıldı; aldatılan da Adem değildi, kadın aldatılıp suç işledi.

Bu ayetteki “Çünkü” kelimesi ile anlıyoruz ki önceki ayetlerde bazı şeyler söylenmiş ve “Çünkü”den sonra da bunun açıklaması – dayanağı verilmiştir. Önceki ayetlere geçmeden verilen dayanağın yani “kadının aldatıp suç işlemesi”nin ne kadar sabit ve açık bir durum olduğu görmenizi dilerim.
Şimdi bu sabit durumun hangi şeye dayanak olarak “Çünkü” kelimesi ile verildiğini hemen bir önceki ayetten okuyalım:

1.Ti.2: 11 Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin.
1.Ti.2: 12 Kadının öğretmesine, erkeğe egemen olmasına izin vermiyorum; sakin olsun.
1.Ti.2: 13-14 Çünkü önce Adem, sonra Havva yaratıldı; aldatılan da Adem değildi, kadın aldatılıp suç işledi.

“kadının aldatıp suç işlemesi” değişmedikçe yukarıdaki ayetlerdeki tembihler geçerliliğini yitirmeyecektir.

Yani kadının erkeğe bağlı olması Kutsal Yazılara göre ve Kutsal Yazılar’dan sabittir.

Alıntı:
5. paragraf Koca Mesih’e bağlılığını başı açık tapınarak gösterir. (11:4) Kadının kocasına bağlılığı onun örtülü olarak tapınmasıyla yansıtılmış olur. (11:5) Kısa saçlı ya da tıraş edilmiş olmak onun için utanç verici olduğundan (itibaren düşmenin ve toplumdan dışlanmanın işaretleri) onun için baş örtüsüz tapınmak utanç vericidir. Çünkü kadın erkeğini yüceliğidir. (11:7) ve ona bağlılığını örtüsüyle gösterir. (11:10) BU nedenle eğer örtüsünü açsaydı kurulu düzeni bir fahişe ya da dul gibi bozmuş olurdu. Bu da onun Mesih’teki özgürlüğünü kötüye kullanması anlamına gelirdi.
5. paragrafa cevap:
Bilgiler doğrudur. Bir itiraz yoktur.

Alıntı:
6. paragraf Yaratılış cinslerin birlik ve eşitliğini açıklarken farkını da açıklar (2:18-25). Pavlus kadının bağlı olma durumunu iki açıdan haklı çıkarır.birincisi tarih sırası yönünden erkekten sonra yaratıldığı için ikincisidir. (11:8-9) Ancak bu ifade ardından gelen şu sözlerle açıklığa kavuşturulur. “Ne var ki Rab’de ne kadın erkekten ne de erkek de kadından bağımsızdır. Çünkü kadın erkekten yaratıldığı gibi erkek de kadından doğar. Ama her şey Tanrı’dandır.” (1. Kor. 11:11-12) O halde yalnız kadın erkeğe değil, erkek de kadına dayanmak durumundadır. Yalnızca Rab olan Mesih’te kadın-erkek sorunu çözülmüş olmaktadır.
6. paragrafa cevap:
O halde yalnız kadın erkeğe değil, erkek de kadına dayanmak durumundadır. “

Kendi kelimelerimizi kullanıp bunun üstüne mantıksal çıkarımlarla binalar inşa edemeyiz. Her zaman ayetin kendisini kullanmak en iyisidir.
Kutsal Kitap bu ayetler de erkeğin ve kadının birbirine dayanmasını tabi ki belirtmiştir, ancak kendi cümlelerimiz ile tarif ettiğimizde kaybettiğimiz anlamlar vardır;
  • Kadın ve erkeğin birbirinden farklı durumlarda olduğu
  • Birbirlerinden bağımsız olmadığı
  • Kadının değiştiremeyeceği ve yapamayacağı şeyler olduğu gibi, erkeğin de değiştiremeyeceği ve yapamayacağı şeyler vardır.
Örnek:
Değiştirilemez bir durum >>1. Kor. 11:12 Çünkü kadın erkekten yaratıldığı gibi erkek de kadından doğar. Ama her şey Tanrı’dandır

Alıntı:
7. paragraf Yalnızca Rab olan Mesih’te kadın-erkek sorunu çözülmüş olmaktadır.
7. paragrafa cevap:
Görevimiz, içinde bulunduğumuz çağın değer yargılarına göre “sorun” olan şeyleri çözmek değil, Kutsal Kitap’taki gerçekleri anlamaktır. Günümüzün değer yargılarına göre dindarlık da artık bir sorundur, peki bunu nasıl çözeceksiniz? Veya dini eğitim de bir sorundur veya dua etmek bir “saçmalıktır”, inanç bir saçmalıktır. Ne yapacağız?

1.Ko.1: 20 Hani nerede bilge kişi? Din bilgini* nerede? Nerede bu çağın hünerli
tartışmacısı? Tanrı dünya bilgeliğinin saçma olduğunu göstermedi mi?

1.Ko.1: 21 Mademki dünya Tanrı'nın bilgeliği uyarınca Tanrı'yı kendi bilgeliğiyle
tanımadı, Tanrı iman edenleri saçma sayılan bildiriyle kurtarmaya razı oldu.

1.Ko.1: 22 Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Grekler'se* bilgelik arar.

1.Ko.1: 23 Ama biz çarmıha gerilmiş Mesih'i duyuruyoruz. Yahudiler bunu yüzkarası, öteki uluslar da saçmalık sayarlar.

1.Ko.1: 24 Oysa Mesih, çağrılmış olanlar için -ister Yahudi ister Grek olsun-
Tanrı'nın gücü ve Tanrı'nın bilgeliğidir.

1.Ko.1: 25 Çünkü Tanrı'nın "saçmalığı" insan bilgeliğinden daha üstün, Tanrı'nın
"zayıflığı" insan gücünden daha güçlüdür.

Ayrıca kadının kilise önderi olmaması bir eksiklik değildir. Bu bir berekettir. Kadının da çocuk doğurabilmesi bir berekettir, ancak bu erkek için bir eksiklik değildir. Tanrı’nın bizi yaratması, yarattığı şekli bizim için bir berekettir. Bir sorun değildir. Sorun günümüz dünyasal bakış açısı ile Kutsal Yazılar’ı değerlendirmektir.

Alıntı:
8. paragraf 1) Pavlus imanlı kadının toplumda zor duruma düşmemesi için örtünmesini desteklemişti.
8. paragrafa cevap:
“Pavlus imanlı kadının toplumda zor duruma düşmemesi için örtünmesini desteklemişti.

Bu cümlenin kendisi başlı başına Vahiy-Esin öğretimize pek de yakışmayan, “şık” olmayan, “yanlış anlaşılabilinecek” bir cümledir. Vahiy öğretisi dışında konuşuyorsak, tarihsel bilgilerden yola çıkılarak söylenmiştir denilebilir.

Alıntı:
9. paragraf 2) Pavlus cinsler arası farklılık ve sürtüşmelerin Mesih’te aşıldığını gösteriyor.
9. paragrafa cevap:
“2) Pavlus cinsler arası farklılık ve sürtüşmelerin Mesih’te aşıldığını gösteriyor. “

7. paragrafa yazdığım cevaptaki tespitlerimi bu söz doğrulamaktadır. Çünkü olayı Kutsal Kitap’ı günümüz dünyasal değer yargılarına uygun yapmaya getirmiştir. Yazıdaki amaç sanki bu gibi görünmektedir (Sadece yazılı düşünüyorum, yargılamıyorum, belki de sadece bir sonuçtur ve yazar farkında olmayabilir.)

Unutmayalım ki biz dünyaya uymak için değil, dünyada Mesih’in değer yargılarının tanıkları olmak, bunları yaşamak için seçildik.

Tanrı’nın çocukları için ortada sürtüşme yoktur, sorun yoktur, sorun sadece günümüz dünyasal değer yargıları ile Tanrı’nın kendi kilisesinde kurduğu düzen arasında vardır. Kutsal Yazılar aynen yazılı olduğu gibi uygulansa da Tanrı’nın çocukları için bir sorun olmaması gerekir. En büyük bereket zaten Tanrı ile olabilmektir.

Gelelim yargıya:

Cinsler arası farklılıklar halen daha vardır. Hala daha erkek kadından doğar, hala daha kadın erkeği doğurur, hala daha ilk elmada aldanıp yiyen kadındır… Diğer farklılıkları siz düşünün….
  • Tanrı’nın kilisesinde hem kadın hem erkek eşittir ve birbirlerine bağımlıdır, ancak görev, yaratılış, yaratış bakımından farklılıkları vardır.
  • Bu farklılıklar eşitlik için ölçüt değildir, eşitlik Tanrı’nın Sevgisindedir.
  • Eşitlik ve farklılıklar ayrı kategorilerdeki şeylerdir, birisi mavi, birisi 5’tir. Birisi renk, birisi rakamdır.
Alıntı:
10. paragraf Kadınlar da Ruh ile dolup armağanlarına göre Mesih’in bedeninde tapınmak ve hizmet etmek durumundadırlar.
10. paragrafa cevap: Evet doğru, ancak Rab herkese farklı armağanlar ve görevler vermiştir. Herkes her şey olmayacaktır.
1.Ko.12: 4 Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.
1.Ko.12: 5 Çeşitli görevler vardır, ama Rab birdir.
1.Ko.12: 6 Çeşitli etkinlikler vardır, ama herkeste hepsini etkin kılan aynı Tanrı'dır.
1.Ko.12: 7 Herkesin ortak yararı için herkese Ruh'u belli eden bir yetenek veriliyor*fx*.
1.Ko.12: 8-10 Ruh aracılığıyla birine bilgece konuşma yeteneği, ötekine aynı Ruh'tan bilgi iletme yeteneği, birine aynı Ruh aracılığıyla iman, ötekine aynı Ruh aracılığıyla hastaları iyileştirme armağanları, birine mucize yapma olanakları, birine peygamberlikte bulunma, birine ruhları ayırt etme, birine çeşitli dillerle konuşma, bir başkasına da bu dilleri çevirme armağanı veriliyor.
1.Ko.12: 11 Bunların tümünü etkin kılan tek ve aynı Ruh'tur. Ruh bunları herkese dilediği gibi, ayrı ayrı dağıtır.
1.Ko.12: 12 Beden bir olmakla birlikte birçok üyeden oluşur ve çok sayıdaki bu üyelerin epsi tek bir beden oluşturur. Mesih de böyledir.
1.Ko.12: 13 İster Yahudi ister Grek*, ister köle ister özgür olalım, hepimiz bir beden olmak üzere aynı Ruh'ta vaftiz edildik ve hepimizin aynı Ruh'tan içmesi sağlandı.
1.Ko.12: 14 İşte beden tek üyeden değil, birçok üyeden oluşur.
1.Ko.12: 15 Ayak, "El olmadığım için bedene ait değilim" derse, bu onu bedenden ayırmaz.
1.Ko.12: 16 Kulak, "Göz olmadığım için bedene ait değilim" derse, bu onu bedenden ayırmaz.
1.Ko.12: 17 Bütün beden göz olsaydı, nasıl duyardık? Bütün beden kulak olsaydı, nasıl koklardık?
1.Ko.12: 18 Gerçek şu ki, Tanrı bedenin her üyesini dilediği biçimde bedene yerleştirmiştir.
1.Ko.12: 19 Eğer hepsi bir tek üye olsaydı, beden olur muydu?
1.Ko.12: 20 Gerçek şu ki, çok sayıda üye, ama tek beden vardır.
1.Ko.12: 21 Göz ele, "Sana ihtiyacım yok!" ya da baş ayaklara, "Size ihtiyacım yok!" diyemez.
1.Ko.12: 22 Tam tersine, bedenin daha zayıf görünen üyeleri vazgeçilmezdir.
1.Ko.12: 23 Bedenin daha az değerli saydığımız üyelerine daha çok değer veririz. Böylece gösterişsiz üyelerimiz daha gösterişli olur.
1.Ko.12: 24 Gösterişli üyelerimizin özene ihtiyacı yoktur. Ama Tanrı, değeri az olana daha çok değer vererek bedende birliği sağladı.
1.Ko.12: 25 Öyle ki, bedende ayrılık olmasın, üyeler birbirini eşit biçimde gözetsin.
1.Ko.12: 26 Bir üye acı çekerse, bütün üyeler birlikte acı çeker; bir üye yüceltilirse, bütün üyeler birlikte sevinir.
1.Ko.12: 27 Sizler Mesih'in bedenisiniz, bu bedenin ayrı ayrı üyelerisiniz.
1.Ko.12: 28 Tanrı kilisede* ilkin elçileri, ikinci olarak peygamberleri, üçüncü olarak öğretmenleri, sonra mucize yapanları, hastaları iyileştirme armağanlarına sahip olanları, başkalarına yardım edenleri, yönetme yeteneği olanları ve çeşitli dillerle konuşanları atadı.
1.Ko.12: 29 Hepsi elçi mi? Hepsi peygamber mi? Hepsi öğretmen mi? Hepsi mucize yapar mı?
1.Ko.12: 30 Hepsinin hastaları iyileştirme armağanları var mı? Hepsi bilmediği dilleri konuşabilir mi? Hepsi bu dilleri çevirebilir mi?
1.Ko.12: 31 Ama siz daha üstün armağanları gayretle isteyin. Şimdi size en iyi yolu göstereyim.

Her ne kadar bu ayetler daha genel bir durum için yazılmışsa da anlatmak istediğim şey zaten bu genel durumdur.

Görevler ayrı ayrıdır. Hem kadın ile erkek arasında ayrı, hem de kendi içlerinde ayrı ayrıdır. Yani yukarıda verdiğim ayetler kadın ve erkeğin ayrı görevleri olmasından ziyade Tanrı’nın Ruhsal Armağanları ve Görevleri dağıtmasında uyduğu ilkeyi göstermektir.

Alıntı:
11. paragraf Ruhsal armağanlarını kullanarak özgürlüklerini gösterirler.
11. paragrafa cevap:
Böyle bir cümle, buna benzer bir cümle Kutsal Kitap’ta yer almamaktadır. Bu kişisel bir düşüncedir.

Alıntı:
12. paragraf 3) Yaratılış’ın 2. bölümündeki yaratılış öğretisi topluluktaki sıralama ya da öncelikleri belirleyemez.
12. paragrafa cevap:
Belirler çünkü Pavlus “Çünkü”lerle bunları birbirine bağlamıştır, bağladığı örnek “değiştirilemez” bir örnektir, yoruma kapalıdır.

1.Ti.2: 11 Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin. 1.Ti.2: 12 Kadının öğretmesine, erkeğe egemen olmasına izin vermiyorum; sakin olsun. 1.Ti.2: 13-14 Çünkü önce Adem, sonra Havva yaratıldı; aldatılan da Adem değildi, kadın aldatılıp suç işledi.

Alıntı:
13. paragraf Korintliler 14:33-36 Çünkü Tanrı karışıklık değil, esenlik Tanrısı'dır. Kutsalların bütün topluluklarında böyledir. Kadınlar toplantılarınızda sessiz kalsın. Konuşmalarına izin yoktur. Kutsal Yasa'nın da belirttiği gibi, uysal olsunlar. Öğrenmek istedikleri bir şey varsa, evde kocalarına sorsunlar. Çünkü kadının toplantı sırasında konuşması ayıptır.Tanrı'nın sözü sizden mi kaynaklandı, ya da yalnız size mi ulaştı İlk okunduğunda ayetten anlaşılan kadınların toplulukta konuşmaması ve liderlik rolü almaması olabilir. Eğer burayı olduğu gibi alırsak kadınların dua etmenin ve peygamberlikte bulunmasının beklendiği 1. Korintliler 11:2 -16 ile ters bir duruma düşeriz.
13. paragrafa cevap: “Eğer burayı olduğu gibi alırsak kadınların dua etmenin ve peygamberlikte bulunmasının beklendiği 1. Korintliler 11:2 -16 ile ters bir duruma düşeriz. ” Bu iki durumu birbirine bağlayanlar, bu iddianın savunucularıdır. Bu iki durum;
  • Birbirini etkilemez, bağlantılı değildir.
  • Etkileseydi bile bu etki veya bu “ters düşme” durumu daha Pavlus’un bu ayeti yazdığı andan itibaren olurdu.
  • Dolayısıyla bu cümle ile yazarın kendisi ile çeliştiği iddiası da ortaya çıkmaktadır.
Pavlus, arka arkaya yazdığı 14 cümlede kendisi ile mi çelişmektedir?
  • Bu bağlamda 1.Korintliler 11:2-16 ile 1.Korintliler 14:33-36’yı birbiri ile ilişkilendirmeden önce, 1. Korintliler 14:33-36’yı 1.Korintliler 14:26-40 bağlamında ele almanın daha iyi olacağını düşünüyorum, aynı zamanda bu zaten Hermenütik’e uygun bir yoldur.
  • 1. Korintliler 14:33-36 hakkındaki yorumu, 1. Korintliler 14:26-40 arasını okuyarak yaparsak, Pavlus’un düzenli tapınma üzerine konuştuğunu ve yazarın “ters düşme” için bağlantı olarak verdiği 1. Korintliler 11:2-16’deki birçok şeyin aynen yer aldığını görebiliriz.
  • Yani “ters durum”a düşme olsaydı, Pavlus 1.Korintliler 14:26-40 arasındaki toplam 14 cümle içinde kendisine ters düşmüş olacaktı.
Pavlus, arka arkaya yazdığı 117 cümlede kendisi ile mi çelişmektedir?
  • 1. Korintliler 11:2-16 bağlamında ele alsaydık, yine Pavlus’un arka arkaya yazdığı 117 cümlede iç çelişki olduğunu söylemiş olacaktık.
  • Burada tartıştığımız metinler aynı mektup içindeki yerlerdir. Pavlus her halde ne yazdığını bilmektedir, her halde bu yakın aralıkla birbiri ile ters düşen şeyler yazamaz.
  • Bu aynı zamanda Kutsal Yazıların yanılmazlığı üzerinde de bir belirsizlik oluşturmaktadır.
Tespitler:
Eğer bir ters düşme olsaydı, bu zaten Pavlus’un bu ayetleri yazdığı ilk andan itibaren olurdu. Bu Pavlus’unçok kısa aralıklarla yazdığı şeylerle çelişebileceğini söylemek anlamına gelebilirdi. Bu Kutsal Yazılarda iç çelişki olduğunu söylemek anlamına gelebilirdi.

Benim kişisel kanaatim;
  • Ne Kutsal Yazılar, ne Pavlus kendisi ile çelişmemekte olduğu şeklindedir.
  • Eğer bir kişi arka arkaya yazdığı 117 cümlede, hatta 117 değil, 14 cümlede birbirine yakın konularda bir şey yazıyorsa, yazdıklarının farkındadır.
  • Bazı şeylerin bize garip görünmesi veya bize ters düşmesi, Pavlus’un çelişkili yazdığı göstermez.
  • Pavlus ne yazdığı bilmektedir. Kadınların toplantılar da “dua ve peygamberlik” dışında konuşmaları yasaktır.
Dua ve Peygamberlik eden kadınlar ve verilmiş ayetler

Yukarıda da belirttiğim gibi Pavlus ne yaptığını, ne yazdığını bilmektedir. Bu iki durumun birbiri ile ters düştüğünü belirtmeden önce daha uygun bir yorum da şu olabilir:
  • Pavlus bilerek iki şeyi de belirtmiştir, çünkü bunlar Pavlus için bir çelişki değildir.
  • Pavlus bilerek iki şeyi de belirtmiştir, çünkü “dua ve peygamberlik etmek” ile toplantı yönetmek, öğretmek ayrı şeylerdir. Hatta dua etmek ile peygamberlik etmek de ayrı şeylerdir.
  • Pavlus bilerek iki şeyi de belirtmiştir, çünkü kadın dua edebilir edebilir ve bunu söylemek ile kadın “kilise toplantılarında ağızlarını kapasın” sözleri çelişmemektedir, böyle anlaşılacağını düşünmüştür, çünkü Pavlus iki şeyi de aynı mektup içinde 117 cümle aralıkla yazmıştır.
  • Pavlus bilerek iki şeyi de belirtmiştir, çünkü kadın peygamberlik edebilir ve bunu söylemek ile kadın “kilise toplantılarında ağızlarını kapasın” sözleri çelişmemektedir, böyle anlaşılacağını düşünmüştür, çünkü Pavlus iki şeyi de aynı mektup içinde 117 cümle aralıkla yazmıştır.
  • Ek olarak “peygamberlikler” Kutsal Kitap tamamlandıktan sonra bitmiştir. Kadınların topluluklarda konuşabilmesi için referans olarak gösterilen bu ayetlerdeki durum geçmiştir.
Bu konuda bir kitaptan alıntı: “…peygamberlik hakkında Kutsal Kitap’ın tanıklığının, kadınların kilisedeki rolü sorunu üzerinde önemli bir etkisi vardır. Kadınların tapınmada konuşmasını destekleyen en önemli metin, kadınların “peygamberlik etmesi”nden bahsetmektedir (1. Korintliler 11:5). Eğer “peygamberlik etmek” vahiysel olarak konuşmak demekse, o zaman günümüz kilisesinde kadının rolüne açıklık getirilmiş olur. Sadece vahiysel bir armağan olan peygamberlik kilisede canlı kaldığı sürece, kadınlar ilahi sözün araçları olarak hizmet edebilirler. Ancak Tanrı’ya ait peygamberlik sözü Yeni Antlaşma’nın Kutsal Yazıları ile tamamlanarak kusursuzluğa ulaştıysa, o zaman kadınların ilahi vahiyin aracıları olma rolü artık sona ermiştir.http://www.hristiyan.net/sonsoz1.htm

Bu konuda aynı kitaptan diğer bir alıntı: Pavlus Kutsal Ruh’un esini altında, kadınların Hıristiyan kişiliklerine dokunmadan, Tanrı’nın yaratılışta oluşturduğu düzene göre kadınlara, ihtiyarlık hizmeti ile temsil edilen topluluğun üzerinde yetkisini kullanmamasını söylemektedir. Fakat Pavlus, bir bayanın, Eski Antlaşma koşulları altında yaptıkları gibi, Tanrı halkına olan peygamberlik vahiyi için uygun bir araç olarak hizmet edebilmesini inkar etmemektedir.http://www.hristiyan.net/sonsoz4.htm

Alıntı:
14. paragraf Kimisinin dediği gibi bir peygamberlikte bulunma yalnızken evde yapılacak bir şey olamaz. Çünkü 1. Kor. 11:3-4 bunun topluluğa ve eğitmek için yapılması gerektiğini söyler. Öte yandan dillerle konuşulunca yorum da verilmelidir.(14:28)
14. paragrafa cevap:
Bu iddianın sahibi kimdir bilmiyorum, ilk defa duyuyorum. Ayrıca bu paragraf genel tartışmanın biraz dışında bir konudur.

Bu konuda cevap vermesi gereken taraf ben değilim, bunu o iddianın sahibi cevaplamalıdır.

Alıntı:
15. paragraf O zaman Pavlus hem kadınları dua edip peygamberlikte bulunmaya teşvik etmekte hem de sessiz kalmalarını istiyor olurdu.
15. paragrafa cevap:
Aslında cümleyi daha düzgün kurarsak, Pavlus “herkesin” dua ve peygamberlikte bulunmasını istiyor, teşvik ediyor. Aynı zamanda arka arkaya yazdığı 117 (veya 14) cümlede kadınların “toplantılarda sessiz kalmalarını” istiyordu. Bu sessiz kalma isteği dua ve peygamberliği kapsamıyordu.

Ayrıca bir kişinin kadınları hem dua hem peygamberlik konusunda teşvik etmesi ile “toplantılarda sessiz kalmasını istemesi” bir ters düşme değildir.

Alıntı:
16. paragraf Bu eşlerine evde soracakları sorularla ilgiliydi. O zamanlar Sinagoga giden ve fazla bilgisi olmayan kadınlar Kiliseye geldiklerinde yeni buldukları özgürlük nedeniyle öğrenmek için soru soruyorlardı. Sorun buydu.
16. paragrafa cevap:
Kadınların eşlerine evlerinde soracakları sorular olabilir ve bunları da eşlerine sorabilirler, bu ana tartışma konusu değildir tartışmamızın alt başlıklarından birisidir.

Çünkü 1. korintliler 14:26-40 sadece bir ayette evden bahsetmekte ve geri kalan 13 ayette “kilise topluluklarının düzeni”nden bahsetmektedir. Dolayısıyla “evde soru sorma” konusu ana tartışmamızın alt başlıklarından birisidir.

Eğer ana başlık olsaydı bu yukarıdaki tüm metinleri “evde soru sorma” üzerine konuşuyor olurduk.

Alıntı:
17. paragraf Kutsal Ruh ve armağanları hem kadın hem de erkeğe verildiğinden kullanılmaları da anlamlıdır.
17. paragrafa cevap:
Bu konuda yukarıdaki son 4-5 cevapta gerekli açıklamaları zaten yaptım, lütfen oraya bakınız.

Alıntı:
18. paragraf Galatyalılar 3:28
Artık ne Yahudi ne Grek*, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı var. Hepiniz Mesih İsa'da birsiniz.

Burada da sosyal be ırksal engeller olduğu kadar cins ayrılığı da ortadan kaldırılmıştır. Mesih İsa’da bir olmakla bu tür tartışmalar sonlanmıştır.
18. paragrafa cevap:
Bu konuda forumda Sola_Scriptura nickli arkadaşımın verdiği cevap yeterlidir:

“Sanırım yukarıda referans verdiğin ayet şu: ”Artık ne Yahudi ne Grek*, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı var. Hepiniz Mesih İsa`da birsiniz. . Galatyalılar 3:28”

Kutsal Kitap yorumunda yapılan en yaygın hatalardan birisi tek bir ayeti bağlamından ayrı olarak ele alıp yorumlamaktır. Galatyalılar 3:28 ayetinin kadınların vaaz verebilmesini destekler nitelikte kullanmak için bu ayetin içinde geçtiği bağlamın bunu desteklemesi lazımdır. Bağlama baktığımızda :

“Bu iman gelmeden önce Yasa altında hapsedilmiştik, gelecek iman açıklanıncaya dek Yasa`nın tutuklusuyduk.Yani imanla aklanalım diye Mesih`in gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.
Ama iman gelmiş olduğundan, artık Yasa`nın denetiminde değiliz.
Çünkü Mesih İsa`ya iman ettiğiniz için hepiniz Tanrı`nın oğullarısınız.
Vaftizde* Mesih`le birleşenlerinizin hepsi Mesih`i giyindi.
Artık ne Yahudi ne Grek*, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı var. Hepiniz Mesih İsa`da birsiniz.
Eğer Mesih`e aitseniz, İbrahim`in soyundansınız, vaade göre de mirasçısınız. (Galatyalılar 3:23-29)”

Pavlus burada kilise düzeninden veya kadınların vaaz verebilmesini bahsetmekten çok uzaktadır. 28. ayetin bağlam içerisindeki kaynağı "Çünkü Mesih'le birleşenlerinizin hepsi Mesih'i giyindi" ayetidir. Yani burada hangi ırktan ve hangi cinsiyetten olursa olsun, Mesih'le birleşen yani O'na iman eden kişi Mesih'i giyinir. Dolayısıyla 28. ayetin kadınların vaaz verebilmesi konusunda kaynak ayet olarak kullanılması Kutsal Kitap yorumu açısından yanlıştır ve bu yüzden de ayetin söylemediğini ayete söyletmektir.

Hermenütiğin başlıca ilkelerinden birisi "Sacra Scriptura sui interpreses" tir. Yani Kutsal Yazı, Kutsal Yazı'yı yorumlar. Kadınlar'ın Yeni Antlaşma kilisesinde ihtiyarlık, pastörlük veya çobanlık gibi görevleri üstlenmelerinin Kutsal Kitap'a uygun olduğunu anlamak için bu konuda açık olan ayetlere bakmaktır.”

Alıntı:
19. paragraf Efesliler 5:21-33 Mesih'e duyduğunuz saygıdan ötürü birbirinize bağımlı olun. Ey kadınlar, Rab'be bağımlı olduğunuz gibi, kocalarınıza bağımlı olun.Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin* başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır. Kilise Mesih'e bağımlı olduğu gibi, kadınlar da her durumda kocalarına bağımlı olsunlar. Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin. Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti. Öyle ki, kiliseyi üzerinde leke, buruşukluk ya da buna benzer bir şey olmadan, görkemli biçimde kendine sunabilsin. Amacı kilisenin kutsal ve kusursuz olmasıdır. Aynı biçimde kocalar da karılarını kendi bedenleri gibi sevmelidir. Karısını seven kendini sever. Hiç kimse hiçbir zaman kendi bedeninden nefret etmemiştir. Tersine, onu besler ve kayırır; tıpkı Mesih'in kiliseyi besleyip kayırdığı gibi. Çünkü bizler O'nun bedeninin üyeleriyiz. "Bunun için adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak." Bu sır büyüktür; ben bunu Mesih ve kiliseyle ilgili olarak söylüyorum. Size gelince, her biriniz karısını kendisi gibi sevsin. Kadın da kocasına saygı göstersin.

Kadınlar kocalarına boyun eğme durumundularsa da kocaların kendilerini karıları için feda edebilecek kadar sevmeleri gereklidir. Burada erkek egemenliği değil hizmet söz konusudur. Mesih’in hizmeti ön planda tutan bir bakış açısı vardır. Kadınlar kocalarına körü körüne boyun eğmek durumunda olmayıp kocalarında bulunması gereken ve Mesih’in kendi bedeni için olan sevgisidir
19. paragrafa cevap:
Biz de aynı şeyleri söylüyoruz ancak aynı zamanda Kutsal Yazılarda kadının her görevde olamayacağını, bunun aynı zamanda erkek için de geçerli olduğunu belirtiyoruz. İddiamız karşı çıkma değil, ekleme yapmak şeklindedir.

Ayrıca konuyu “erkeğin egemenliği” şeklinde algılamak, günümüz feminizminin bakış açısıdır.

Öyle bile olsaydı; buna uymak Tanrı çocuğunu bereketleyecekti. Dünyasal bakış açısı ile ulaştığımız yorumların peşinden gitmektense Tanrı Sözü’nü olduğu gibi kabul etmek daha garanti ve esenlik verici bir davranıştır.

Alıntı:
20. paragraf Filipililer 4:2-3 Evodiya'ya rica ediyorum, Sintihi'ye rica ediyorum, Rab yolunda aynı düşüncede olun. Evet, gerçek yoldaşım sana da yalvarırım, bu kadınlara yardım et. Çünkü onlar benimle, Klement'le ve adları yaşam kitabında bulunan öbür emektaşlarımla birlikte Müjde'yi yaymak için mücadele ettiler.

Evodiya ve Sintiya Filipi topluluğunda geri hizmetlerde değil lider konumundadırlar. Aralarındaki sorun öğretişe ait olmayıp kişiseldir. “Benimle birlikte mücadele ettiler” derken aynı işi yaptıklarını belirtiyor. Pavlus’un altında değil onunla birlikte çalıştılar. Onları “emektaşlarım” diye çağırırken aynı işi yapmakta olduklarını vurgulamış oluyor. Pavlus aynı terimi Romalılar 16:3’de Akvila için Rom. 16:9’da Urbanus, Rom. 16:21’de ve 1. Sel. 3:2’de Timoteos içinde kullanılır. Demek ki kadın ve erkekler Pavlus ile birlikte Müjde için hizmet etmekteydiler.
20. paragrafa cevap:
Yazar güzel referanslar veriyor ancak ayetin kendisini birkaç defa okumak ve “ne yaptılar?” sorusuna yönelmek bize gerçekleri açıklar:

“Müjde'yi yaymak için mücadele ettiler.”

Bu zaten hepimizin görevidir, buna karşı çıkan yoktur, bu konuda tartışma yoktur. Bu ana tartışmanın dışında bir konudur. Kadınlar kilisede önder olamaz, öğretici olamaz diyenler bu ayetleri zaten reddetmemektedir, kabul etmektedir, bu ayetlere itirazları yoktur.

Müjdeyi yaymak, öğretici olmak, önder olmak ayrı şeylerdir.

“Emektaşlar” her anlamda aynı işi yapmak anlamını içermez: Eğer yazarın dediği gibi “Onları “emektaşlarım” diye çağırırken aynı işi yapmakta olduklarını vurgulamış oluyor.” Birebir olarak “aynı işi yapmakta oldukları”nı vurguluyorsa bu ayetler, o zaman bu “emektaşların” Pavlus gibi “elçi, havari” olduğunu da söylememiz gerekir. Dolayısıyla buradaki “emektaşlar” her anlamda aynı işi yapmak anlamını içermez, sadece ayetin sonundaki “Müjde'yi yaymak için mücadele ettiler.”
anlamını / görevini / içerir.

Yani müjdeyi yayma konusunda herkes emektaştır, ancak herkes Pavlus gibi elçi değildir, herkes her konuda Pavlusla “emektaş” değildir.

Alıntı:
21. paragraf Timoteos 2:11-15 Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin. Kadının öğretmesine, erkeğe egemen olmasına izin vermiyorum; sakin olsun. Çünkü önce Adem, sonra Havva yaratıldı; aldatılan da Adem değildi, kadın aldatılıp suç işledi. Ama doğum yapıp kurtulacaktır; yeter ki, sağduyuyla iman, sevgi ve kutsallıkta yaşasın.

Burada kadına izin vermiyorum derken şimdiki zaman kipinde konuşmaktadır. Bu tüm zamanları kapsayan bir şekle dönüştürülmelidir. Havva ilk aldatılan olmakla birlikte kadın çocuğun yani Mesih’in doğmasıyla kurtulacaktır. (2:15) Mesih’te aynı aldanan kadından gelmişti. O’nun doğmasıyla tüm kadınlar da kurtuluşa erişiyordu. Pavlus’un karşı olduğu yanlış öğretişlerin yayılmasıydı. O sırada yanlış öğretişler yayan kadınlar olmuş olabilir. Mesih’i doğurmuş olan O’nun müjdesini duyurmaktan alıkonulabilir mi?
21. paragrafa cevap:
“Burada kadına izin vermiyorum derken şimdiki zaman kipinde konuşmaktadır.”

Ben Grekçe bilmiyorum, yazar bunu biliyorsa açıklayabilmesi gerekir. Ancak diğer çevirileri kontrol edebiliyorum.

Eski Kitabı Mukaddes Çevirisi bu ayette şimdiki zaman değil, geniş zaman kullanmaktadır:
“Fakat kadının öğretmesine ve erkeğe hakim olmasına izin vermem, ancak sükunette olsun”
Eski Thomas Cosmades Çevirisi bu ayette şimdiki zaman değil, geniş zaman kullanmaktadır:
“Kadının öğretmesine ya da erkeğe egemen kesilmesine izin vermem, kadın sessiz kalmalı”
Geneva Study Bible Çevirisi bu ayette şimdiki zaman değil, geniş zaman kullanılmaktadır:
“And I do not permit a woman to teach or to have authority over a man, but to be in silence”

Bu konuda diğer referanslar:
Stephens 1550 Textus Receptus
gunaiki de didaskein ouk epitrepw oude auqentein androV all einai en hsucia
Scrivener 1894 Textus Receptus
gunaiki de didaskein ouk epitrepw oude auqentein androV all einai en hsucia
Byzantine Majority
gunaiki de didaskein ouk epitrepw oude auqentein androV all einai en hsucia
Alexandrian
didaskein de gunaiki ouk epitrepw oude auqentein androV all einai en hsucia
Hort and Westcott
didaskein de gunaiki ouk epitrepw oude auqentein androV all einai en hsucia
Latin Vulgate
2:12 docere autem mulieri non permitto neque dominari in virum sed esse in silentio
King James Version
2:12 But I suffer not a woman to teach, nor to usurp authority over the man, but to be in silence
American Standard Version
2:12 But I permit not a woman to teach, nor to have dominion over a man, but to be in quietness
Bible in Basic English
2:12 In my opinion it is right for a woman not to be a teacher, or to have rule over a man, but to be quiet.
Darby's English Translation
2:12 but I do not suffer a woman to teach nor to exercise authority over man, but to be in quietness
Douay Rheims
2:12 But I suffer not a woman to teach, nor to use authority over the man: but to be in silence
Noah Webster Bible
2:12 But I suffer not a woman to teach, nor to usurp authority over the man, but to be in silence
Weymouth New Testament
2:12 I do not permit a woman to teach, nor have authority over a man, but she must remain silent
World English Bible
2:12 But I don`t permit a woman to teach, nor to exercise authority over a man, but to be in quietness
Young's Literal Translation
2:12 and a woman I do not suffer to teach, nor to rule a husband, but to be in quietness,

Hatalar:
  • Görüldüğü gibi YENİ ÇEVİRİ isimli İNCİL Çevirisi teolojik tartışmalar için yeterli değildir, yararlı değildir. Teolojik tartışmalar için kullanımı yanlıştır. Bu çeviri hakkında bilgileri şu adreste bulabileceğinizi 3. paragrafa cevap bölümünde belirtmiştim.
  • Yazarın hatası, bu durumu bilmemek, diğer çevirileri kontrol etmeden tek bir kelimenin zaman kipi üzerinde yorum yapmaktır.
“Havva ilk aldatılan olmakla birlikte kadın çocuğun yani Mesih’in doğmasıyla kurtulacaktır. (2:15)”

Bu yorumun öncesinde zaman kipi konusundaki yanlışlıkları zaten belirtmiştim, bunun üzerine kurulmuş olan diğer teori kendiliğinden temelsiz kalmış durumdadır.

Bu ayet ile ilgili olarak Thomas Cosmades Çevirisi şöyle yazmaktadır:
“Ne var ki dünyaya çocuk getirmekle kurtulacaktır; ağırbaşlılıkla imanı, sevgiyi ve kutsallığı sürdürürse”

Bu ayet ile ilgili olarak Eski Kitabı Mukaddes Çevirisi şöyle yazmaktadır:
“fakat iman ve sevgi ve takdiste vekar ile dururlarsa, çocuk doğurması ile kurtulacaktır”

Bu ayet ile ilgili olarak yazarın alıntı yaptığı Yeni Çeviri bile şöyle yazmaktadır:
“Ama doğum yapıp* kurtulacaktır; yeter ki, sağduyuyla iman, sevgi ve kutsallıkta yaşasın”

Diğer tüm ünlü çeviriler de aynı şekildedir

Alıntı:
22. paragraf Pavlus’a göre Tanrı'nın kurtuluş planında kadınların özel bir yeri vardır. İbrahim imanda babamız ise (Gel. 3:7) Sara’da annemizdir. Tanrı'nın oğul vaadi ona verildi. İsa Mesih de dünyaya bir kadına aracılığıyla ve normal yolla geldi. Pavlus’un öğüt ve öğretişleri kadına ve erkeğe ayrım yapılmaksızın yöneltilir. Hepimiz Mesih’i giyinmeliyiz. (Rom 13:14) Mesih’te büyümeliyiz (Efe. 4:15). Mesih’in bedenini çeşitli armağanları olan üyeleriyiz. (1. Kor 12:12) Hepimizi Mesih’e benzer olmak üzere değiştiriliyoruz. (2. Kor. 3:18)
22. paragrafa cevap:
Bu söylenenlere itiraz yoktur. Bunlarda her iki taraf da hem fikirdir, ancak bu tartışılmayacak şeyleri söylemek, tartışmada bir avataj getirmez veya öne sürülen iddianın doğruluğuna delil olmaz. ;)

Alıntı:
23. paragraf Eğer hepimiz Mesih’te birsek bu hizmette de bir olmamızı gerektirir.
23.paragrafa cevap:
Bu cümlede, hizmetteki birlik iddiası “Mesih’teki birliğe” dayandırılmaktadır. Burada yanlış bir yorum vardır. Bu konudaki açıklama zaten 18. paragrafa ait cevapta verilmiştir.

Alıntı:
24. paragraf
Yaratılıştaki farklılık Mesih’in bedenine hizmet etmede zenginleştirici bir öğedir. Tüm kadın ve erkekleri Mesih’te bulunan özgürlüğe çağırmalıyız. Bu özgürlüğün ne olduğunu da Mesih’in bedeni topluluğu içindeki tutumumuz tüm dünyaya göstermeliyiz.
24. paragrafa cevap:
Yaratılıştaki farklılık tabiki hizmet etmede zenginleştirici bir öğedir. Bu doğrudur. Ancak bir sonraki cümleniz daha başka bir konudur. Tüm kadınları ve erkekleri Mesih’te bulunan özgürlüğe çağırmak tabiki görevimizdir ancak bu sanki bir demokrasi konusu gibi gösterilmektedir.

Oysaki kilise demokratik değil TEOKRATİKTİR.

Mesih’teki özgürlük DEMOKRATİK ÖZGÜRLÜK DEĞİLDİR. Mesih’teki özgürlük Şeytan’dan ve günahtan özgürlüktür.

Bizler özgürlüğümüzü günaha karşı koyarak gösteririz. Kilisemizi feminizme uyarlayarak veya dünyasal değer yargılarına göre uygun hale getirmeye çalışarak değil. Bu son cümle kiliselerin kitabi düzenini bozmaya / yıkmaya yöneliktir.


ESAS SONUÇ
  • Tanrı’nın kilisesinde hem kadın hem erkek eşittir ve birbirlerine bağımlıdır, ancak görev, yaratılış, yaratış bakımından farklılıkları vardır.
  • Bu farklılıklar eşitlik için ölçüt değildir, eşitlik Tanrı’nın Sevgisindedir.
  • Eşitlik ve farklılıklar ayrı kategorilerdeki şeylerdir, birisi mavi, birisi 5’tir. Birisi renk, birisi rakamdır.
  • Pavlus “herkesin” dua ve peygamberlikte bulunmasını istiyor, teşvik ediyor. Aynı zamanda arka arkaya yazdığı 117 (veya 14) cümlede kadınların “toplantılarda sessiz kalmalarını” istiyordu. Bu sessiz kalma isteği dua ve peygamberliği kapsamıyordu.
  • Kadınlar kilisede önder olamazlar, öğretiş veremezler.
  • Önemli olan günümüze uymak veya toplam fayda hesabı değil, Kutsal Kitap’a uygunluktur.
leshuguenots@gmail.com




Kadın kilise önderi olabilir mi?

Kadın kilise önderi olabilir mi?

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Kadın kilise önderi olabilir mi?

Kadın kilise önderi olabilir mi? hristiyanlık incil isa tevrat zebur08-09-07, 01:47
Kadın kilise önderi olabilir mi?
777maranata




Sevgili Tuliper kardes
Sizi kutluyorum.Emeginize,yüre ginize,akliniza saglik.Size böylesi bilgelikle donatan Rab'be sükürler olsun.Sonuc bölümü cok güzel ve etkileyici ve degismeyecek bir gercektir.Bazi feministleri veya kadin üyeleri kazanmak veya sirin gözükmek icin,Kutsal Kitap ögretisinden ödün vermek,veya Söz'ü önemsememek günümüz Teolog ve kilise önderlerinde yayginlasti.Ama Söz'ü önemseyen ve Rab'bi seven insanlar ne kadar az da olsalar bu gercekleri tokat gibi bu insanlara göstereceklerdir.Umarim bazi insanlara ders olur ve tövbe edip gercek ögretiye dönerler.Amacimiz GERCEKTEN kimseyi kötülemek veya asagilamak degil Kutsal Kitap prensiplerini hatirlatmaktir.Isa Mesih dün,bugün ve yarin hep aynidir.Dün baska bugün baska ve hele hele yarin bambaska ögretmeyelim.
Tuliper kardes tekrar tesekkürler.Rab seni bereketlesin

Kadın kilise önderi olabilir mi?

Kadın kilise önderi olabilir mi?

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Kadın kilise önderi olabilir mi?

Kadın kilise önderi olabilir mi? hristiyanlık incil isa tevrat zebur07-03-12, 22:06
Kadın kilise önderi olabilir mi?
admin1 Ken Block


Soru: Kadın çobanlar / vaizler? Kutsal Kitap, Rab’bin hizmetindeki kadınlar hakkında ne der?

Yanıt: Kilisede büyük bir olasılıkla kadınların çobanlar/vaizler olarak hizmet etmesi konusundan daha çok hararetle tartışılan bir konu yoktur. Bunun sonucu olarak, bu konuyu kadınlara karşı erkekler olarak görmemek çok önemlidir. Kadınların çoban olarak hizmet yapmamaları gerektiğine ve Kutsal Kitap’ın kadınların hizmetine sınırlar koyduğuna inanan kadınlar vardır ve kadınların vaiz olarak hizmet edebileceğine ve Rab’bin hizmetinde kadınlara hiçbir sınırlama getirilmediğine inanan erkekler vardır. Bu şovenizm ya da ayrımcılık değildir. Kutsal Kitap yorumuyla ilgili bir konudur.

Tanrı Sözü şöyle bildirir: “Kadın sükûnet ve tam bir uysallık içinde öğrensin. Kadının öğretmesine, erkeğe egemen olmasına izin vermiyorum; sakin olsun.” (1 Timoteos 2:11-12). Tanrı kilisede erkeklerle kadınlara farklı roller vermiştir. Bu, insanlığın yaratılış ve günahın dünyaya giriş biçiminin bir sonucudur (1 Timoteos2:13-14). Tanrı, Elçi Pavlus aracılığıyla kadınların erkeklere öğretmesi ve/veya erkeklerin üzerinde ruhsal yetkiye sahip olması gibi rollerde hizmet vermesini sınırlamıştır. Bu da, kadınları erkeklere vaaz vermek, onlara öğretmek ve onların üzerinde ruhsal yetki sahibi olmalarını engeller.

Hizmetteki kadınlar konusundaki bu görüşe birçok “itirazlar” vardır. Yaygın itirazlardan biri, birinci yüzyılda kadınlar tipik olarak eğitimsiz olduğundan Pavlus’un kadınların öğretmesini sınırlamış olduğudur. Ancak 1 Timoteos 2:11-14 ayetlerinde eğitim düzeyinden söz edilmez. Eğer eğitim bir insanı hizmet için yeterli kılsaydı, İsa’nın öğrencilerinin çoğu hizmet için yeterli sayılmazdı. İkinci bir yaygın itiraz da, Pavlus’un sadece Efesli kadınların öğretide bulunmasını sınırladığıdır (1 Timoteos, Efes’teki kilisenin vaizi olan Timoteos’a yazılmıştı). Efes kenti, Yunan/Roma tanrıçasının tapınağıyla ünlüydü. Artemis’e tapınmada yetkililer kadınlardı. Ancak I Timoteos kitabının hiçbir yerinde Artemis’ten söz edilmez ve Pavlus, 1 Timoteos 2:11-12’de saydığı sınırlamalar için Artemis’e tapılmasını bir neden olarak göstermez.

Üçüncü bir itiraz da, Pavlus’un genel olarak erkek ve kadınlardan değil, sadece karı kocalardan söz ettiğidir. Bu ayetlerdeki Grekçe sözler karı kocalardan söz ediyor olabilir; ancak, sözcüklerin temel anlamları kadınlar ve erkeklerden söz etmektedir. Ayrıca aynı Grekçe sözcükler 8 ve 10’cu ayetlerde de kullanılmıştır. Sadece kocaların mı öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmeleri gerekmektedir (ayet 8)? Sadece evli kadınların mı sade giyinip iyi işler yapmaları ve Tanrı’ya tapınmaları gerekir (9-10 ayetler)? Tabii ki, hayır. 8-10 ayetleri sadece karı kocalardan değil, bütün erkek ve kadınlardan söz etmektedir. Metin çerçevesinde 11-14’cü ayetlerin karı kocalardan söz etmeye başladığını belirten hiçbir şey yoktur.

Hizmetteki kadınlar konusunda bir başka sık duyulan itiraz da, özellikle Eski Antlaşma’daki Miryam, Debora ve Hulda olmak üzere Kutsal Kitap’ta önderlik konumunda olan kadınlarla ilgilidir. Bu itiraz bazı önemli etkenleri göz önünde bulundurmaz. İlk olarak, Debora 13 erkek hakim arasında tek kadın hakimdi. Hulda, Kutsal Kitap’ta sözü edilen onlarca erkek peygamber arasında tek kadın peygamberdi. Miryam’ın önderlikle tek bağlantısı, Musa ve Harun’un ablası olmaktı. Krallar zamanındaki en tanınmış iki kadın, Atalya ve İzebel’di ve bu kadınlar hiçbir şekilde Tanrı yolunda yürüyen kadınlara örnek oluşturmuyorlardı. Ancak daha da önemlisi, Eski Antlaşma’daki kadınların yetkisinin konumuza uygun olmamasıdır. 1 Timoteos kitabı ve diğer Çobansal Mektuplar, kilise için Mesih’in bedeni olarak yeni bir paradigma sunar ve bu paradigma da, İsrail ulusu ya da Eski Antlaşma’daki başka bir kuruluş için değil, kilise için yetki yapısını içerir.

Yeni Antlaşma olan İncil’den Priskilla ve Fibi’yi kullanarak da benzer tartışmalar yapılır. Elçilerin İşleri 18’de Priskilla ve Akvila’dan Mesih’in sadık hizmetkârları olarak söz edilir. İlk önce Priskilla’nın ismi geçer, bu da belki de onun hizmette “daha önde gelen bir kişi” olduğunu belirtir. Ancak Kutsal Kitap’ın hiçbir yerinde Priskilla’nın 1 Timoteos 2:11-14’de aykırı olan bir hizmet etkinliğinde yer aldığı tanımlanmaz. Priskilla ve Akvila, Apollos’u evlerine götürüp onu orada birlikte öğrenci olarak yetiştirmiş ve Tanrı Sözü’nü ona daha doğru bir şekilde açıklamışlardı (Elçilerin İşleri 18:26).

Romalılar 16:1’de, Fibi bile bir “hizmetkâr” yerine “kilisenin bir görevlisi” sayıldığı halde, bu sözler Fibi’nin kilisede bir öğretmen olduğunu belirtmez. “Öğretmeye yetenekli biri,” kilise görevlilerinin değil, ihtiyarların özelliklerinden biridir (1 Timoteos 3:1-13; Titus 1:6-9). İhtiyarlar/gözetmenler/görevliler, “tek karılı,” “çocukları imanlı” “saygıya değer” kişiler olarak tanımlanmıştır. Burada yer alan özelliklerin erkeklerden söz ettiği açıktır. Buna ek olarak, 1 Timoteos 3:1-13 ve Titus 1:6-9’da ihtiyarlar/gözetmenler/görevlilerden söz ederken erkeklerden söz eden zamirler kullanılmıştır.

1 Timoteos 2:11-14’ün yapısı “nedeni” tamamen açıklığa kavuşturur. 13’cü ayet, “Çünkü” sözcüğüyle başlar ve Pavlus’un 11 ve 12’ci ayetlerdeki bildirisinin “nedenini” söyler. Kadınların neden erkeklere öğretmemesi ve erkekler üzerinde yetkiye sahip olmaması lazımdır? Çünkü, “Önce Adem, sonra Havva yaratıldı; aldatılan da Adem değildi, kadın aldatılıp suç işledi.” Tanrı önce Adem’i yaratmış ve sonra da Havva’yı Adem’e bir “yardımcı” olarak yaratmıştı. Yaratılıştaki bu sıralama aile içinde (Efesliler 5:22-33) ve kilisede evrensel olarak uygulanır. Havva’nın aldanması da kadınların çoban olarak hizmet yapmayıp erkekler üzerine ruhsal yetkiye sahip olmamasının nedeni olarak gösterilmiştir. Bu da bazı insanların, kadınların daha kolay aldandıkları için öğretmemeleri gerektiğine inanmalarına neden olur. Bu, üzerinde tartışılabilir bir kavramdır ama eğer kadınlar daha kolay aldanıyorlarsa neden (kolayca aldanan) çocuklara ve (güya daha kolay aldanan) başka kadınlara öğretmelerine izin verilmeli? Metin böyle demiyor. Havva aldandığı için kadınların erkeklere öğretmemeleri ve erkekler üzerinde ruhsal yetki sahibi olmamalarını söylüyor. Bunun sonucu olarak, Tanrı kilisede öncelikli öğretme yetkisini erkeklere vermiştir.

Birçok kadın, konukseverlik, merhamet, öğretme ve yardım armağanlarında sivrilir. Yerel kilisenin hizmetinin büyük bir kısmı kadınlara bağlıdır. Kilisedeki kadınların herkesin içinde dua ya da peygamberlik etmesi engellenmez (1 Korintliler 11:5), sadece erkekler üzerinde ruhsal öğretim yetkisine sahip olmaları engellenir. Kutsal Kitap’ın hiçbir yerinde kadınların Kutsal Ruh’un armağanlarını kullanmaları sınırlanmaz (1 Korintliler 12). Erkekler gibi kadınlar da, başkalarına hizmet etmeye, Ruh’un meyvesini göstermeye (Galatyalılar 5:22-23) ve müjdeyi kayıp insanlara bildirmeye çağrılmışlardır (Matta 28:18-20; Elçilerin İşleri 1:8; 1 Petrus 3:15).

Tanrı, kilisede ruhsal öğretim yetkisi taşıyan konumlarda sadece erkeklerin hizmet etmesini uygun görmüştür. Bunun nedeni, erkeklerin daha iyi öğretmenler oldukları ya da kadınların erkeklerden daha aşağı düzeyde ya da daha akılsız oldukları değildir (zaten kadınlar erkeklerden daha aşağı düzeyde ya da onlardan daha akılsız değillerdir). Sadece Tanrı, kilisenin böyle işlemesi gerektiğini tasarlamıştır. Erkeklerin, yaşamları ve sözcükleriyle ruhsal önderlik konusunda örnek oluşturmaları gerekmektedir. Kadınların daha az yetkili bir rol üstlenmeleri gerekmektedir. Kadınlar, başka kadınlara öğretmeye teşvik edilirler (Titus 2:3-5). Kutsal Kitap kadınların çocuklara öğretmesini de engellemez. Kadınların engellendiği tek etkinlik, erkeklere öğretmek ya da onların üzerinde ruhsal yetkiye sahip olmaktır. Bu da mantıklı olarak kadınları çobanlar/vaizler olarak hizmet etmekten alıkoyar. Bu durum kadınları hiçbir şekilde daha az önemli yapmaz, bunun yerine onlara Tanrı’nın planı ve O’nun kendilerini armağanlandırmasıyla daha uyum içinde olan bir hizmet odağı verir.

Kadın kilise önderi olabilir mi?

katoliklik ortodoksluk protestanlık kilise barnabas türkler türkiyeBU ÜYELİK; Hristiyan Forum SİTE YÖNETİMİ ORTAK KULLANIM HESABIdır.

UYARI: Email adresleri çalışmayan üyelikler OTOMATİK olarak, forum sistemi tarafından, BOUNCE kullanıcı grubuna taşınırlar. Bu durumda olan üyeler hristiyannet@gmail.com adresine email atmalıdırlar.

Sınav için dua isteği (26 Mayıs)

Facebook profilimizmesih peygamber tanrı rab allah kuran yhvh islam muhammed



Kadın kilise önderi olabilir mi?

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Kadın kilise önderi olabilir mi?

Kadın kilise önderi olabilir mi? konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






Kadın kilise önderi olabilir mi? konusuna benzer konular;

Tanrı erkek midir, kadın mıdır? Soru: Tanrı erkek midir, kadın mıdır? Yanıt: Kutsal Kitap’ı incelerken iki nokta açıklığa kavuşuyor. Birincisi, Tanrı’nın bir Ruh olduğu ve insan özelliklerine ya da sınırlarına sahip olmadığıdır. İkincisi de, Kutsal Kitap’ta yer alan bütün kanıtların, Tanrı’nın Kendisini erkek biçiminde vahyettiğine uyduğudur. İlk olarak, Tanrı’nın gerçek doğasının anlaşılması gerekmektedir. Tanrı, kişiliğin bütün özelliklerini sergilediğinden bir Kişi olduğu açıktır. Tanrı’nın bir zihni, bir iradesi, bir zekâsı ve duyguları vardır. Tanrı iletişim kurar ve ilişkileri vardır ve Tanrı’nın kişisel etkinlikleri Kutsal Kitap’ta kanıtlanmıştır. Yuhanna 4:24’nin bildirdiği gibi, “Tanrı ruhtur, O’na tapınanlar da ruhta ve gerçekte tapınmalıdırlar.” Tanrı ruhsal bir varlık olduğundan fiziksel insan...


Hristiyanlık ve Kadın Peygamberler Kutsal Kitap 2. Krallar - 22 14 Kâhin Hilkiya, Ahikam, Akbor, Şafan ve Asaya varıp tapınaktaki giysilerin nöbetçisi Harhas oğlu Tikva oğlu Şallum'un karısı Peygamber Hulda'ya danıştılar. Hulda Yeruşalim'de İkinci Mahalle'de oturuyordu. Mısırdan Çıkış - 15 20 Harun'un ablası Peygamber Miryam tefini eline aldı


Zina Eden Kadın ve İsa bir gün kadın zina ederken yakalanıyor isa'yı çağırıyorlar,isa da diyorki günanhsız olan ilk taşı atsın isa babasının gönderdiği yasaya karşı gelip kadını salıverilmesini sağlıyor normalde babasının yasasına göre,taşlanarak ölmesi gerekirdi,çünkü tanrı böyle istemişti şimdi isa günahsız olan ilk taşı atsın diyerek tanrıyı zor durumda bırakmadı,yani isa herkesin günahlı olduğunu ima etti,sanki tanrının yaptığı hatayı düzeltmiş gibi oldu cevaplar için şimdiden teşekkürler


Kadın Piskoposlar ve Kilisede Dönüm Noktası Kiliseden tarihi karar İngiltere Anglikan Kilisesi'nde tarihi bir karara imza atıldığı ve ilk kadın piskoposun 2012 yılına kadar takdis edilerek, göreve başlayacağı belirtildi. Konunun kilisede bölünmeye yol açmasının önüne geçmek için uzun yıllardır süren çabaların sonuç verdiği ve Anglikan kilisesinin kadın ile erkeğe eşit davranılması yolundaki reformu üzerinde görüş ayrılığı yaşanmadan anlaşmaya varıldığı açıklandı. Anglikan kilisesinin ileri gelenleri, ilk kadın piskoposun bir-iki yıl içinde kilisedeki görevine başlayabileceğini, bunun en geç 2012'de gerçekleşmiş olacağını bildiriyor. Kilisede görev yapan bazı rahiplerin bir kadın piskoposla çalışma fikrine karşı çıkabileceklerine dair kaygıların da Anglikan kilisesi yönetimi tarafından hazırlanan yeni nizamnamenin...


Kilisede niçin kadın önderler (ihtiyarlar) yok - I Günümüz insanının çoğu niçin kilisede kadın önder kadın vaiz yoktur diye itirazlarda bulunuyor. Daha sonrada bunun cinsel ayrımcılık ya da erkek egemenliğinin göstergesi olarak düşünüyorlar. Oysa biz Kutsal Kitaba baktığımızda kadın ayrımcılığının ciddi bir günah olduğunu görüyoruz. Sebebi, Tanrı suretinde yaratılan erkek ve kadına yapılan en ufak saygısızlık Tanrıya karşı yapılan saygısızlıktır. Yar.1: 27 Tanrı insanı kendi suretinde yarattı. Böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı. Bu konuda kadınlar lehine bir düzeltme yapmaya çalışırken dikkatsizlik edip Tanrı sözüne karşı gelmeyelim. Tanrının toplum yaşamında bir birlerini güzel bir şekilde tamamlamak amacıyla kadın ve erkeğe farklı roller vermesinin ardındaki Tanrısal...








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N