Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler

Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > Sağlık : Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler konusu 271 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj admin1 Ken Block tarafından gönderildi. Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler Prof. Dr. Bingür Sönmez Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler konusu 271 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj admin1 Ken Block tarafından gönderildi.

Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler hristiyanlık incil isa tevrat zebur21-10-10, 12:47
Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler
admin1 Ken Block


Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler
Alıntı:
Ömrü kısaltan hatalar neler?

En önemli hatalarımızdan biri hareketsiz olmamız. Obezite aldı başını gidiyor. Beş kadından ikisi, dört erkekten biri obez. Yeni nesil 20 yıl sonra büyük oranda obezite sorunu yaşayacak. Bu şişmanlık, çocuklara metabolik sendrom riski de yükleyecek ve kalpten ölümler daha üst seviyelere çıkacak! Hiç yürüyüş yapmıyoruz. Bir yandan da hak veriyorum hastalarıma, İstanbul’da yürüyüş yapmak mümkün değil. Çünkü çok engebeli bir şehirde yaşıyoruz. Örneğin bizim hastanenin bulunduğu yerden Aksaray’a kadar yürümeye kalksanız, birkaç kez yokuş inip çıkmanız gerekecek. Yollarımız pek teşvik edici olmasa da bahaneleri bir kenara bırakarak, bir süreliğine sahile inebiliriz mesela. Eğer dört-beş kez üst üste yürürseniz, o yürüyüşün size kazandırdığı endorfin hormonu alışkanlık yapar ve hep yürürsünüz. Beslenmemiz kolesterol ve şeker ağırlıklı. Tatlısız masadan kalkmıyoruz. Rafine gıdalar yerine doğal gıdaları tercih etmeli, kendimizi etten ve proteinden çok uzak tutmamalıyız. Beyaz pirinç yerine eski günlerdeki gibi bulguru baş tacı yapmalıyız. Çok sigara içiyoruz! Dumansız hava sahası kampanyalarının çok faydası oldu ama yine de Batı ülkelerine göre çok sigara içiyoruz. Bu kampanyaların göz ardı edilen bir zararı da oldu. Sigara içme yaşı çok aşağılara indi. Çocukların meşhur merakları ortaya çıktı. Bu kadar çok konuşulan bir olay merak yarattı ve son araştırmalara göre sigaraya başlama yaşı ilkokul 3. sınıf seviyesine kadar indi. Sevgimiz çok eksik. Sevgi insanın endorfin hormonunu yükseltir. Kin, nefret, kavga... Bunlar insana sadece zarar verir. Bu kavgalar adrenalin seviyesini yükseltiyor ve kalp hastalıklarına zemin hazırlıyor.




Alkol de sigara kadar zararlı mı?

Alkol için çok spekülasyonlar var. Sigara kesinlikle çok zararlı ama alkol için aynı katı kurallar geçerli değil. Hastanın kan yağları, özellikle trigliserid yüksek değilse, haftada iki-üç kez, bir duble damıtılmış içki ya da bir bardak kırmızı şarap içilebilir. Bu biraz yanlış anlaşılıyor. Sanki içmesi gerekir diyormuşuz gibi ama söylemek istediğimiz, “İsterseniz içebilirsiniz” şeklinde. Özellikle kırmızı şaraptaki kırmızı rengi veren madde antioksidan olduğu için yararlı olduğu söyleniyor.




Peki diğer kırmızı sebzeler?

Tabiatta kırmızı olan her şey çok faydalı! Kırmızı turp, kırmızı elma, kiraz, vişne, pancar, nar, domates. Tabiatta kırmızı boya harikalar yaratıyor. Çay bile renginden dolayı çok faydalı. “İçinde kırmızı olan her şeyi tüketin” diyorum ben. Kırmızının rengi ne kadar koyu ise yararı da o kadar fazla oluyor üstelik. Antioksiden etki gösteriyor ve damarların kireçlenmesini önlüyor, genç kalmasını sağlıyor.




Başka nelerde var bu antioksidanlar?

Yüksekte yetişen bitkilerde daha çok antioksidan madde var. Mesela çay… Güneşin ışınlarından kendini koruyabilmek için antioksidan maddeler depoluyor bu tip bitkiler. Siz de o bitkiyi yediğiniz veya suyunu içtiğinizde vücudunuza bu antioksidanları depolamış oluyorsunuz. Antioksidanlar da damarların oksitlenmesini, yani paslanmasını önlüyor.

Eskiden çay, kalp hastasına zararlı idi. “Açık çay için, o da bir bardak” derlerdi.

O da değişti. Günde beş bardak orta demde çay yararlıdır. Bir tek çarpıntısı olan hastalarda, çarpıntıyı artırabileceğinden içilmemesi gerekir. Kahve konusunda da eskisi kadar tutucu değiliz. Kahvenin yüksek tansiyona neden olmadığını biliyoruz. Günde bir ya da iki fincan kahve, çarpıntısı olmayan hastalar tarafından tüketilmelidir.




Yaşlanmanın yaşı var mı?

60 yaşın üzerinde damarda sertliğin başlaması doğal seyirdir. Bu tip hastaların 65 yaşında stentleri konur. 70’li yaşlarında by-pass ameliyatı yapılır ve doğal ömrünü sürer. Ama bizi üzen, sıra dışı olan, 40-45 yaş civarında stent taktığımız veya by-pass yapmak zorunda kaldığımız insanlar. Bu tip hastalarda önü alınamaz, hızlandırılmış bir damar sertliği hastalığı var. Biz ameliyat yaptığımızda da hastalığı ortadan kaldıramıyoruz. Süreç devam ediyor, sadece o dönem için çözüm getiriyoruz sıkıntılarına. Neticeye mi bakalım, sürece mi bakalım dersek; biz sürece bakıyoruz. Eğer bir gün yağların damarın cidarına girmesini önleyecek bir ilaç bulursak, ki bu iyi huylu kolesterol HDL’dir, bir preparatla veya serumla bunu damarları yıkamak için kullanırsak ve vücudumuzdaki HDL miktarını artırmayı başarırsak işte o zaman 150 yaşına kadar yaşayabilir insan.

Bir de çok telaşlandıran bir e-mail dolaşıyor ortada. 40 yaşlarda bir adam, gece göğsünde ağrı ile uyanıyor. Hemen ambulans çağırılıyor. Başucunda iki tane Aspirin var, karısı onu veriyor. Bir yerde okumuş kalp krizi sırasında işe yarar diye. Hastaneye ulaşıyorlar. Ve doktor diyor ki “Eğer Aspirin’i vermeseydiniz ölebilirdi” Bu doğru mu? Olabilir mi? Evet, doğru olabilir. Kalp hastalıklarında her türlü ilaç tartışıldı. Dozu, içeriği vs.. Ama Aspirin her zaman vazgeçilmez oldu. Hem kronik tedavide hem de kalp hastalıklarını önlemede altın standart diyebiliriz. Kalp krizi ile acil gelen hastaya iki tane Aspirin verilmesi hayat kurtarıcı bir etki yaratabilir. Bir evde sizin dediğiniz gibi özellikle de 40 yaşın üzerinde insanlar varsa bir kutu bebek Aspirin’i mutlaka bulundurulmalı. Hatta sadece bulundurulmamalı günde 1 tane mutlaka içilmeli.
Prof. Dr. Bingür Sönmez

Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler

Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler

Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






Sağlıklı Yaşam için Uzmanlardan Öneriler konusuna benzer konular;

Hristiyan ailelere, hristiyan olmayan çocukları için öneriler Soru: Hristiyan anne babaların, kayıp bir oğulları ya da kızları varsa ne yapmalıdırlar? Yanıt: Kaybolan Oğul benzetmesinin (Luka 15:11-32) içinde, inanlı anne babaların, onları yetiştirdikleri biçime aykırı bir şekilde yaşayan çocuklarına karşı gösterebilecekleri tepkilerin neler olabileceği ve onları nasıl ele alacakları konusunda kullanabileceği birkaç ilke vardır. Anne babaların, çocuklar yetişkin olduktan sonra onların artık anne babalarının yetkisi, otoritesi altında olmadığını hatırlaması lazımdır. Kaybolan Oğul öyküsünde, küçük oğul kendisine düşen mirası alıp uzak bir ülkeye gider ve mirasını orada çarçur eder. Yeniden doğmuş bir inanlı olmayan bir çocuk için böyle bir şey yapmak doğal bir şeydir. Mesih’e imanını bir zamanlar açık bir şekilde bildirmiş olan bir çocuğun...


Anne Babalara çocukları için alkol hakkında öneriler Anne Babalara çocukları için alkol hakkında öneriler Özel kutlamalar, doğum günü, yılbaşı, mezuniyet töreni ya da gençler için hazırlanan bazı eğlencelerde alınan alkol, zamanla artıyor ve alışkanlığa dönüşüyor. Gençler alkole hafif diye düşünülen birayla başlıyor. Alkol giderek daha ağır içkilerle bağımlılık halini alıyor. Peki arkadaş ortamlarında sosyal içici olarak başlanılan alkole karşı anne-babalar neler yapabilir? Çocuklarıyla hangi konuyu nasıl konuşabilir? Ailelerimizin büyük bir kısmı alkolden uzak duruyor ve çocuklarını da sayılamayacak kadar çok zararları olan bu zararlı alışkanlıktan korumaya çalışıyor. Bununla beraber hassasiyet, toplumun bütün kesimlerinde aynı değil. Bazı sosyal kesimlerde alkollü içki ve sigaraya başlama yaşı onlu yaşlara kadar düşmüş durumda. Bu...


Facebook, Twitter ve sosyal paylaşım ağlarının yaşamlarımıza etkisi üzerine uzmanlardan analizler Program dizisi: Sosyal Medya ve Siz BBC Türkçe'den Faik Uyanık'ın hazırladığı Sosyal Medya ve Siz adlı program dizisinde, Facebook, Twitter, Youtube ve buna benzer diğer sosyal paylaşım ortamlarının hayatlarımıza etkisini ele alıyoruz. Sıradan insanlar birkaç yıldır aralıksız olarak, Twitter ve Facebook gibi sitelerde günlük hayatlarına dair fotoğrafları, notları, birbirlerine olan mesajlarını internet ortamında yayınlıyor, başkalarının resimlerine, mesajlarına bakıyor, milyonlarca kişi "şu anda ne yapıyorsun" sorusuna aralıksız olarak yanıt veriyor.


Uzmanlardan Ailelere Internet Kullanımı Konusunda Uyarılar Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürü Doç. Dr. Ayşen Gürcan, bilgisayarın, çocukların odasından ziyade evin ortak kullanım alanında tutulmasını, girilen siteleri kontrol eden yazılımlardan yararlanılmasını, aile güvenlik filtre programlarının kullanılmasını önerdi. Doç. Dr. Ayşen Gürcan, internetin, günlük hayatın vazgeçilmezlerinden biri olduğunu, gelecekte de bu durumun artarak devam edeceğini belirterek, internetle yaşamayı ve geleceğin büyükleri olacak çocuklara interneti doğru kullanmayı öğretmek gerektiğini söyledi. İnternetten kaçmanın, bu teknolojiyi yaşamdan çıkarmanın ne doğru ne de mümkün olduğunu dile getiren Gürcan, gençleri teknoloji okuryazarı ve doğru seçimler yapabilecek bireyler olarak yetiştirmenin önemini vurguladı. Bu kapsamda internette...


Sağlıklı Bir Beyine Sahip Olmayanlar Ne Olacak? Hep merak ettiğim ama soramadığım bir durum var. İki grubun durumu ne olacak diye merak ediyorum. Biri zihinsel özürlüler, diğeri de akıl hastaları. İnancımıza göre bunların durumu ne olacaktır? Yargılanmaları nasıl olacaktır? Bunlar hakkında herhangi birşey geçmekte midir Kutsal Kitap'ımızda?








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N