Balyoz Davası ve Hristiyanlar

Balyoz Davası ve Hristiyanlar hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Saldırılar : Balyoz Davası ve Hristiyanlar konusu 741 kez okundu, 3 kez cevaplandı. En son mesaj noileg tarafından gönderildi. Balyoz Davası ve Hristiyanlar Biliyorsunuz ki Balyoz davası isminde bir dava var, TSK'ya mensup kişilerin hristiyanlara yönelik saldırı ya da suikast hazırlığı içinde olduğu iddia ediliyordu. Ancak gün geçtikte bu konudaki "delil"ler aslında gerçek olmadığı, çarpıtıldığı ortaya çıkıyor. http://cdogangercekler.wordpress.com/2011/11/24/sahte-belgeler-uzerine-insa-edilen-balyoz-gecekondusuna-3-kat/ http://cdogangercekler.files.wordpress.com/2011/11/3-kat.png?w=118&h=150Üçüncü Balyoz iddianamesi bugün 10. Ağır Ceza “Mahkemesi”nce kabul edildi. Yeni başlayanlar için kısa bilgiler: Balyoz davasında toplam sanık sayısı 366’ya çıktı. Birinci Balyoz’da 195, ikinci Balyoz’da 28, üçüncü Balyoz’da 143 sanık var. Birinci Balyoz iddianamesinin temeli: Baransu’nun bavulundan çıkan 11 no.lu CD Bütün darbe belgeleri bu CD içinde. Bu... Balyoz Davası ve Hristiyanlar

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Balyoz Davası ve Hristiyanlar konusu 741 kez okundu, 3 kez cevaplandı. En son mesaj noileg tarafından gönderildi.

Balyoz Davası ve Hristiyanlar konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


Balyoz Davası ve Hristiyanlar hristiyanlık incil isa tevrat zebur24-11-11, 13:13
Balyoz Davası ve Hristiyanlar
noileg


Biliyorsunuz ki Balyoz davası isminde bir dava var, TSK'ya mensup kişilerin hristiyanlara yönelik saldırı ya da suikast hazırlığı içinde olduğu iddia ediliyordu. Ancak gün geçtikte bu konudaki "delil"ler aslında gerçek olmadığı, çarpıtıldığı ortaya çıkıyor.


[color=#0000ff]http://cdogangercekler.wordpress .com/2011/11/24/sahte-belgeler-uzerine-insa-edilen-balyoz-gecekondusuna-3-kat/


Üçüncü Balyoz iddianamesi bugün 10. Ağır Ceza “Mahkemesi”nce kabul edildi.

Yeni başlayanlar için kısa bilgiler:

Balyoz davasında toplam sanık sayısı 366’ya çıktı. Birinci Balyoz’da 195, ikinci Balyoz’da 28, üçüncü Balyoz’da 143 sanık var.

Birinci Balyoz iddianamesinin temeli: Baransu’nun bavulundan çıkan 11 no.lu CD

Bütün darbe belgeleri bu CD içinde. Bu CD tek bir kerede oluşturulmuş (belgeler içine kaydedildikten sonra bir daha içine ekleme-çıkarma yapılmamış). Çocukların bile kolaylıkla manipüle edebileceği üstverisine inanacak olursanız, tüm Balyoz planlarını içeren bu CD 2003’de oluşturulmuş.

Artık bu CD’nin en erken Ağustos 2009’da oluşturulduğunu kesin olarak biliyoruz. Sahte belge çetesi ürettikleri belgelerde onlarca hata yapmışlar: belgelerin içinde2004, 2005, 2006, 2007, 2008 ve 2009 yılllarına ait bilgiler var. Sahte belge çetesi bilgisayar kullanğı bilgisayarın saatini geriye aldığı için, bu bilgileri içeren belgeler ens son 2003 yılında ve 2003 yılında görev yapan kişiler tarafından kaydedilmiş gibi görünüyor!

Soruşturma sırasında Balyoz CD’sinde ileri tarihlere ait bilgiler olduğunu, dolayısıyla bu CD’nin 2003’de oluşturulmadığını gören savcılar ne yapıyor? Bunu gösteren yazışmaları adli emanate saklıyor. İddianamede bu yazışmalar ile ilgili yanıltıcı beyanlarda bulunuyor. Bu savcılar hakkında HSYK’ya suç duyurunda bulunduldu. Sonuç? Savcılardan biri Yargıtay’a üye olarak seçiliyor, bir diğeri futbolda şike soruşturmasını üstleniyor.

Balyoz CD’sinin üstündeki yazı, o dönem görevli subayın el yazısı karakterlerinden birebir kopyalanarak makina ile yazılmış. Bu konuda iki bilirkişi raporu var. “Mahkeme” bu konuyu araştırmayı reddediyor.

İkinci ve üçüncü Balyoz iddianamelerinin temeli: Gölcük’ten ve Eskişehir’den çıkan dijital belgeler

Baransu’nun bavulundan çıkan CD’nin aynısı Gölcük’ten de çıkıyor (sahte bir CD, nereden çıkarsa çıksın sahtedir).

Gölcük’ten çıkan 2003 tarihli belgede bir şirketin 2009’da değişen yeni isminin ne işi var? Gölcük’ten çıkan “yeni” dijital belgelerde 11 nolu CD’dekilerden de fazla sahtecilik kanıtları var.

Kendisine yanlış isimle bilgisayar kullanıcı adı alan subaydan tutun, henüz inşa edilmemiş gemiye kadar.

Eskişehir’de emekli bir subayın evinden “çıkan” flash bellek de aynı. İçinde 2007’de taranmış gibi gözüken 2009 tarihli bir gazete küpürü var, en son 2003’de kaydedilmiş gibi görünen belgelnin içinde 2005 yılında gerçekleşen kanun değişikliği, üstelik kanun değişiklik tarihi ve sıra numarası ile birlikte var.

Sahte belge çetesinin taktiği hep aynı: kendilerine ulaştırılan gerçek askeri belgelerle sahte olanları harmanlamak. Sahtelere gerçek süsü vermek.

Sahte belge çetesi 1nci Ordu’daki Plan seminerine ait kayıt ve belgeleri ürettikleri sahte CD ile harmanladı. Neden?

Çünkü Seminer gerçek, dijital Balyoz belgeleri sahte.

Balyoz davasını hala Seminer ile ilgli sananlar için bir hatırlatma:

• Balyoz davalarındaki toplam 366 sanıktan sadece 52’si (bririnci iddianameden 48, üçüncü iddianameden 4 kişi) seminer katılımcısı. Yani sanıkların %14′ü. Geri kalan 314 sanığın seminerle uzaktan yakından alakası yok. Bu 314 kişi sadece 11 nolu CD ve/veya Gölcük ve/veya Eskisehir’den “çıkan” sahte dijital belgelerle suçlanıyor. Aralarında HAVELSAN’ın Genel Müdürü de var.

• Öte yandan, seminere katılan toplam 162 kişiden sadece 52’i sanık ve bu sanıkların nasıl “seçildiği” belli değil. Örneğin, seminerde sunum yapan bir general sanık değilken, seminerde konuşmamış bir subay sanık olarak bulunuyor. Ankara’dan seminere gözlemci olarak gönderilen 15 subaydan bir tanesi de üçüncü iddianameye sanık olarak seçilmiş.

Balyoz davası sahte dijial belger ile kurgulandı.
Aylardır sanıklar suçsuzluklarını defaatle ispatlıyor, “Mahkeme” ööyle seyrediyor. (Bir de üstelik, savunma yapan avukat ve sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunuyor.)
Kimi subayların Türkiye’de darbe belgesi hazırladıkları iddia edilen tarihlerdeAmerika’da, İtalya’da, İsrail’de, Kosova’da ya da denizin dibinde olmaları hiç farketmiyor; hepsi hala hapiste.
Ve bu sahte dijital deliller ile Balyoz gecekondusuna çıkılan üçüncü kat, belgelerin sahte olduğunu çok iyi bilen “Mahkeme” tarafından bugün onayladı.

Bir de “Dava belgelerine ilişkin kimi ‘sahtelik’ iddiaları dava açısından işin özünü hiçbir şekilde değiştirmez. (…) Sahih olmayan belgeler varsa, onlar düşer ve süreç devam eder” diyen “sahih aydınlarımız” var.
Bu kirli süreçten medet uman, sahte belgeleri kimin ve neden hazırladığını hiç merak etmeyen…

Balyoz Davası ve Hristiyanlar

Balyoz Davası ve Hristiyanlar

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Balyoz Davası ve Hristiyanlar

Balyoz Davası ve Hristiyanlar hristiyanlık incil isa tevrat zebur13-03-12, 03:00
Balyoz Davası ve Hristiyanlar
noileg


Eskişehir’de “bulunan” flaş bellek ve Hava Kuvvetleri’nin bilirkişi raporu

12 Mart 2012
http://cdogangercekler.wordpress.com...irkisi-raporu/


Eskişehir’de “bulunan” flaş bellekten çıkan Hava Kuvvetleri ile ilgili kimi Word belgeleri hakkında Hava Kuvvetleri’nin hazırladığı rapor elimize geçti; rapora buradan ulaşabilirsiniz.
Rapor, flaş bellekteki incelemeye konu olan Word belgelerinin sahte olduğuna dair somut bulgular ortaya koyuyor.
Hava Kuvvetleri’nin raporunun önemli bir kısmı bu flaş bellekten çıkan farklı yerlerdeki farklı kişilerce hazırlandığı iddia edilen belgelerin tek bilgisayardan, hatta tek elden çıktığına dair bulgulara ayrılmış.Raporun EK-Ç’si, Word belgelerindeki askeri yazışma usullerine ile bariz aykırılıklar ve hatalar üzerine. Raporun bu kısmı, sahte belge çetesi için eğitici bir referans doküman niteliğinde.
Daha önce bu flaş bellek ile Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılan incelemede üstverilerin manipüle edildiği tespit edilmiş, dolayısıyla flaş belleğin delil bütünlüğünün olmadığı belirtilmişti (bu bellekte 2007’de taranmış gibi görünen 2009 tarihli bir gazete küpürü ve son kez 2003’de kaydedilmiş gibi görünen bir Word belgesinde 2005 tarihli kanuna atıf var).

Balyoz Davası ve Hristiyanlar

Balyoz Davası ve Hristiyanlar

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Balyoz Davası ve Hristiyanlar

Balyoz Davası ve Hristiyanlar hristiyanlık incil isa tevrat zebur21-03-12, 21:59
Balyoz Davası ve Hristiyanlar
noileg


Balyoz CD’sinin dijital olarak da sahteliği kanıtlandı

21 Mart 2012
Çelişkiler ve kanıtlar, GENEL

Uzunca sure Balyoz belgelerinin kayıtlı olduğu 11 ve 17 numaralı CDlerin imajlarını savunmaya vermeyi (defalarca) reddeden “Mahkeme,” nihayet Kasım ayında imajları savunmaya vermişti.
Bu imajlar uzerinde Amerika’da Adli Bilişim uzmanlarının yaptığı teknik inceleme bugün tamamlandı. Rapor, Balyoz CD’lerinin sahte olduğunu kesin bir şekilde saptadı.
Raporun sonuç kısımı şöyle:
“Arsenal 11 ve 17 numaralı CD’lerde bulunan en az 76 dokümanın tarih ve zamanlarında sahtecilik yapıldığı sonucuna varmıştır. Arsenal, aynı zamanda, 11 ve 17 numaralı CD’lerin oluşturma tarih ve zamanlarında sahtecilik olduğu sonucuna da varmıştır. Son kayıtlarının yapılmasının akabinde 2003’de CD’ye kaydedilmiş gibi görünen dokümanların, Office 2007’den önce mevcut olmayan XML şemalarına ve Calibri yazı karakterlerine referanslar taşıması mümkün değildir. 11 ve 17 numaralı CDlerin oluşturulma tarihi, en erken 2006 ortası olabilir. Arsenal, şu ana kadar saptadığı delillerde yapılan oynamalar nedeniyle, 11 ve 17 numaralı CD’lerki tüm dokümanların orijinalliği hakkında ciddi bir endişe taşımaktadır.”
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Hatırlatalım; sahte belge çetesi sahte Balyoz belgeleri ile 1nci Orduya ait orijinal belgeleri harmanlayarak 11 numaralı CD’nin içine kaydetmişti.
Bu raporda son kayıtlarının en erken 2006’da yapıldığı tespit edilen dokümanların tamamı Balyoz planları ile ilgili: BALYOZ HAREKAT PLANI.doc, MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ PROGRAMI.doc, ÇARŞAF EYLEM PLANI HAREKAT EMRİ.doc , SAKAL EYLEM PLANI HAREKAT EMRİ.doc (cami bombalama planları)…
Baransu’nun bavulundan çıkan ve tüm Balyoz belgelerini içeren 11 ve 17 nolu CD’nin gerçekte 2003’de oluşturulmuş olamayacağını belgelerin içeriğinden dolayı biliyorduk. Tek oturumda oluşturulmuş (oluşuturulduktan sonra içine ekleme-çıkarma yapılmayan) 11 nolu CD’nin içinden 2009’a kadar uzanan bilgiler çıkmıştı. Oysa hem belgelerin hem de CD’nin üstverisi son kayıt tarihi olarak 2003’u gösteriyordu.
Ayrıca, biri Amerika’dan diğer Türkiye’den iki uzman, bu CD’nin üzerindeki “Or.K.na” yazısının ve de 17 nolu CDnin üzerindeki “K.Özel” yazısının Baransu’nun bavulundan çıkan ve Süha Tanyeri’ne ait olan not defterinden yazı karakterilerinin seçilerekmakina ile yazıldığını saptamıştı.
Yani, Balyoz davasına adını vere Balyoz Güvenlik Harekat Planı isimli Word dokümanını da barındıran bu CD’nin hem içinin hem dışının sahte olduğu zaten kanıtlanmıştı. Bu son rapor, dokümanların içeriğinden bağımsız olarak, sadece adli bilişim teknikleriyle Balyoz belgelerinin sahte olduğunu teyid ediyor.
“Mahkeme” bu delillerle 350 sanığın yargılandığı Balyoz davasında 250′sini cezaevinde tutmaya devam ediyor.


Balyoz Davası ve Hristiyanlar

Balyoz Davası ve Hristiyanlar

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Balyoz Davası ve Hristiyanlar

Balyoz Davası ve Hristiyanlar hristiyanlık incil isa tevrat zebur23-03-12, 03:34
Balyoz Davası ve Hristiyanlar
noileg


Ahmet Altan ve Yasemin Çongar Balyoz belgelerinin gerçekliğine nasıl kani oldular?

23 Mart 2012
Medya yalanları, Memleketimizden insan manzaraları, Sözde liberal demokratlar

Şimdi biraz geriye gidelim. Balyoz darbe belgelerini ilk yayımlayan ve sansasyonel şekilde günlerce manşetten düşürmeyen Taraf gazetesinin — “Fatih camiini bombalayacaklardı!” “Ordu kendi uçağını düşürecekti!” — bu belgeleri nasıl doğruladığını gözden geçirelim.
Bilindiği gibi, Balyoz CD’leri Mehmet Baransu’ya kimliği belirsiz bir şahıs tarafından verildi. Geçmişiyle ilgili söylediklerinin yalan olabileceğini Baransu’nun dahi kabul ettiğibu şahıs, “buyrun size 1. Ordu’dan elde ettiğim ve şimdiye kadar yastık altında sakladığım, savcılara vermek yerine Taraf gazetesine hediye edeceğim 2003 yapımı orijinal mi orijinal darbe planları” diyerek bu CD’leri teslim etti.
CD’lerin ikisinden (sonrasında 11 ve 17 nolu CD’ler olarak meşhur olacak CD’lerden) çıkan planlar gerçekten korkunçtu. Ama gerçek miydi? Yılların deneyimli gazetecileri Ahmet Altan ve Yasemin Çongar’ın bu planları gerçekliğinden emin olmadan yayımlamaları düşünülemezdi tabi.
Ahmet Altan’ın kani olması anlaşılan çok zor olmadı. Diyor ki Altan,
“Bana yazıişlerindeki arkadaşlarımız CD’lerin üstündeki bilgileri gösterdiler, orada, o belgeleri kimin, ne zaman, nerede yazdığı açıkça görülüyor…. O CD’lerin üstündeki kayıtlar bütün belgelerin Birinci Ordu’da hazırlandığını kanıtlıyor”
Bu kadar basit. CD’nin üstünde “Or. K.na” yazıyorsa, dönemin 1. Ordu Komutanı için hazırlandığı, ona arz edildiği tüm çıplaklığıyla ortada. CD’lerin içindeki kullanıcı isimleri 1. Ordu subaylarına işaret ediyorsa, keza. Başka soru sormaya ne gerek var?
Yasemin Çongar ise besbelli bu konularda daha maharetli. Çongar, CD’lerin üstündeki yazıları ve içindeki kayıtları görmekle kalmıyor, bu planlarda askerlerin dijital parmak izlerini dahi teşhis edebiliyordu:
“Zira elimizdeki belgelerin “gerçeği” yansıttığından emin olmamız için yeterince bulguya ve bilgiye sahiptik.
İstanbul’daki camilerin bombalanmasından bir Türk jetinin düşürülmesine kadar, amacı AKP hükümetini devirecek ortamı yaratmak olan bir dizi suç ve şer planının üzerinde askeriyenin parmak izleri vardı.
Dijital parmak izleriydi bunlar.
Bu izler sayesinde, darbe harekâtının, cami bombalama emrinin, uçak düşürme senaryosunun, hatta darbeden sonra kurulacak hükümetin programının, hangi subaylar tarafından yazıldığını, hangi subaylar tarafından kaydedildiğini elektronik olarak teyit etmiştik.”
Çongar ve Altan’ın bu aşamada belgelerdeki ad ve tarihlerin kötü niyetli kişiler tarafından yerleştirilmesinin mümkün olup, olmadığı, bu işlemi yapmanın ne kadar kolay olduğu konusunda bilgisayardan azıcık anlayan birine danışıp, danışmadıklarını bilmiyoruz. Ama ağır suçlamalar yönelttikleri subaylardan yayını yapmadan görüş alma ihtiyaci duymadıklarını biliyoruz. Besbelli onlar için artık hiç şüphe kalmamıştı. Günlerce gazetede darbe planları manşet yapılmalıydı.
Taraf belgeleri yayımladıktan ve Balyoz soruşturması açıldıktan aylar sonra bir Ingiliz gazeteci Çongar’a şu soruyu soruyor: “Peki, bu belgelerin kimisinin sahte olabileceğini hiç düşünmediniz mi?” Çongar’in cevabı:
“Evet, elbette bu beni düşündürdü. Yazdığım her konuda düşünürüm. Ama ben adli bilişimci değilim. Emniyet görevlisi değilim. Ben gazeteciyim ve şüphe getirmeyecek şekilde –bir derece şüphenin ötesinde – emin olmam gerekir ki bana verilenler spesifiktir ve başka olgularla desteklenmektedir. Başbakanın Balyoz’un ortaya çıkmasından sonra söyledikleri, eski Genel Kurmay Başkanlarının söyledikleri, hatta bu darbe planında rol alan kimilerinin söyledikleri bu belgeleri ve durumları bir şekilde doğruladı.”
Ilginçtir ki, Çongar’in burada söyledikleri doğru olsa bile – ki değil, zira ne Hilmi Özkok ne de sanıklardan tek bir tanesi Balyoz planını doğruladı – belgeleri yayımlamasını haklı çıkarmak için kullandığı argümanların hiçbiri o kararın alındığı tarihte bilebileceği şeyler değil.
Aynı soru yakın zamanda New Yorker dergisi tarafından Çongar’a tekrar soruluyor. Çongar bu sefer değişik bir cevap veriyor. Çongar’a göre “Bu belgeler gercek dışı olamayacak kadar detaylı” idi (“too detailed not to be real”). New Yorker’ın muhabirinin bu cevap karşısında ne dediğini bilmiyoruz.
Altan, Çongar ve Baransu, gerçekliğine kuşkuyla yaklaşmaları gereken belgeleri günlerce çarşaf çarşaf – üstelik suçladıkları kişilerin görüşlerini aktarmadan – yayımlamakla kalmıyor. Darbe planları kendilerine dahi yeteri kadar inandırıcı gelmemiş olmalı ki, gazetede defalarca bu belgelerin altında Çetin Doğan’ın, Ibrahim Fırtına’nın imzaları olduğunu yazıyorlar. Okuyucularına hep “altında Çetin Doğan’ın imzası olan Balyoz Planı” şeklinde sunuyorlar.
O ilk günlerde bu belgeler bir tek Taraf gazetesinde var. Dolayısıyla, Çetin Doğan ve diğer suçlananlar haricinde kimsenin “bu doğru değil, bunlar imzasız, dijital belgeler” diyecek hali yoktu. Inanılmaz ama gerçek: bu gazeteciler sahte planları olduğu gibi yayımlamakla kalmadılar, belgelere gerçeklik katmak için içeriğini de yanlış aktardılar. Bir defa değil, iki defa değil, defalarca.
Balyoz belgelerinin yayımlanmasından kısa bir süre sonra Milliyet gazetesinden Devrim Sevimay Dani’ye bir söyleşi önerdi. Ayrıca Dani ile Mehmet Baransu’ya şöyle bir teklifte bulundu: “Üç soru siz soracaksınız, üç soru Mehmet Baransu. Yanıtlarıyla beraber söyleşinin içinde bir kutu olacak.”
Dani bunu kabul etti, ardından Mehmet Baransu da kabul ettiğini Sevimay’a bildirdi. Dani sorularını hazırladı ve Sevimay’a yolladı. Ancak Baransu’nun soruları gecikti de gecikti. Baransu, önce seyahatte olduğundan sorularını yetiştiremediğini söyledi. Bir süre daha bekledik.
En sonunda Baransu, gazeteden Yasemin Çongar ve Ahmet Altan ile görüştüğünü, bu işi uzun uzun konuştuklarını, ve söyleşiye soru yollayarak katılmaktan vazgeçtiğini bildirdi. Dolayısıyla, bizim sorduğumuz sorulara da cevap vermeyi istemedikleri ortaya çıkmış oldu.
Bu kadarı da ilginç, ama belki hikayenin en inanılmaz kısmı Altan-Baransu-Çongar üçlüsünün sorularımıza cevap vermemek için zamaninda verdikleri gerekçe. Bu gerekçe aynen şöyle:
“Davanın bir tarafı olmak istemiyoruz.”
Pardon?
Türkiye’de yaygın bir kanıya göre medyada yalan yayın yapanların yargılanması ve adli mekanizmalarla cezalandırılması gerekiyor. Biz olaya daha özgürlükçü bir açıdan bakıyoruz. Ender durumlar dışında gazeteciler için suç duyurusunda bulunmanın doğru olmadığını, bu yöntemin uzun vadede basın özgürlüğüne zarar vereceğini düşünüyoruz. Ahmet Altan ve Yasemin Çongar gibi gazetecilere verilebilecek en büyük cezanın itibarlarını kaybetmeleri, okuyucuları ve toplum nezdinde saygınlıklarını yitirmeleri olduğuna inanıyoruz.


Balyoz Davası ve Hristiyanlar

Balyoz Davası ve Hristiyanlar

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Balyoz Davası ve Hristiyanlar

Balyoz Davası ve Hristiyanlar konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






Balyoz Davası ve Hristiyanlar konusuna benzer konular;

Mor Gabriel Manastırı Davası Neden Çözülemiyor? (Vercihan Ziflioğlu) Son yıllarda Süryani toplumuyla özdeşleşen Mor Gabriel (Süryanice: Deyrulumur) Davası nedeniyle hem Türkiye’deki hemde dünyadaki Süryaniler tepkili. Türkiye’de tıkanan dava artık AIHM’den çıkacak kararı bekliyor. 2008 yılından bu yana süren davanın Türkiye’deki bir diğer duruşmasıysa 10 Ocak’ta (Güneydoğu illerinden) Mardin’in Midyat ilçesinde görülecek. Dava öncesinde Süryani Dernekleri Federasyon Başkanı Evgil Türker ve Avrupa Süryaniler Birliği Türkiye Sorumlusu Tuma Çelik Hurriyet Daily News’a açıklamalarda bulundu. Davanın kamuoyunda sadece köylüler tarafından açılan basit bir dava gibi lanse edildiğini oysa tam tersi olduğunu söyleyen Türker, davanın siyasi bir dava silsilesine dönüştüğünü, devletin bazı kanatlarının da dahil olduğunu söyledi ve ekledi: “Şu anda köylüler...


Ortadoğu'daki ayaklanmalarda hristiyanlar ve Türkiyeli Hristiyanlar Biliyorsunuz ki Ortadoğu'da bu yıl bir çok isyan yaşandı, isyanlardan önce ilgili ülkelerde öncelikle hristiyan azınlıklara saldırılar da yapıldı. İsyanlar süresinde ve sonrasında ise hristiyanlar bir çok problem yaşadı, yaşıyor. Belki ileride Türkiye de Ortadoğu'daki gibi hareketlilikler yaşayabilir. Tüm bunların ışığında, acaba Türkiyeli Hristiyanlar nasıl düşünmeliler, nasıl hareket etmeliler, neleri yapmalılar, nelere dikkat etmeliler?


Hristiyanlar ve Kur'an HRİSTİYANLAR ve KUR'AN ELEŞTİRİSİ Sanırım pek çok kişi, belki de hepiniz, Müslümanların Yahudi ve Hristiyan Kutsal Yazıları hakkında ne düşündüklerini ve söylediklerini iyi biliyorsunuzdur. Ben şahsen önünden tesadüfen geçtiğim bir cami hocasının bir cuma günü verdiği hutbede Kutsal Kitap eleştirisi yaptığına tanık olmuştum. Bunlar dışında okullarda okutulan din derslerinin kitaplarında Kutsal Kitap için ne tür ifadelerin kullanıldığını ve ne tür eleştiriler yapıldığını bilmemek mümkün değildir. Bazı Müslüman ilahiyatçılar ise işi Kutsal Kitap hakkında kapsamlı eleştiri yazmaya kadar götürmüştür (Örneğin, Ahmet Deedat ve Edip Yüksel ortak bir çalışma yapıp "Kutsal Kitap Tanrı'nın sözü müdür?" isimli bir kitap yayımlamışlardır). Müslümanların Kutsal Kitap ile ilgili eleştirilerine...


Hristiyanlar.. ? Sizler İsa'yı peygamber olarak mı görüyorsunuz yoksa Tanrı olarak mı ? Yönetim Notu: Sorunuz yanlıştır. Tabi sorunuzun yanlış olması sizin suçunuz değildir. Yahşuah bizim için; hem peygamber, hem Tanrı, hem kahin, hem Tanrı Sözü, hem Tanrı Oğlu, hem insan, hem kurban, hem Tanrı kuzusu, hem aracı, hem Mesih'tir.


Rusya Ortodoks Patrikhanesi ile Ekümenik Patrikhane'nin Fransa'daki davası Rusların “Bize bağlanacaksınız” talimatına karşı ayaklandı VATAN DIŞ HABERLER<hr size="1"> Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı kilise durumu Fransız yargısına taşıdı. Fransa’nın Nice kentinde Rus Ortodokslar arasında kilise krizi çıktı. Her şey, Rusya devletinin 2006’da Nice’te bulunan ve Rusya Ortodoks cemaatinin Moskova dışındaki en büyük kilisesi olan St. Nicolas Katedrali’nin kendilerine ait olduğunu iddia etmesiyle başladı. Üç nesildir Nice’de yaşayan Rus asıllı Fransız vatandaşları ise, İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı olduklarını, kiliseyi Rusya’ya vermek istemediklerini söyleyerek ayaklandı. 3 yıldır devam eden bu tartışmayı, 2 Kasım’da görülecek dava ile Fransız yargısı çözecek. Bu olayın ardında İstanbul’daki Rum Ortodoks Partikhanesi ile ona rakip olmak...








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N