İslami Terör konusu
9770 kez okundu,
63 kez cevaplandı. En son mesaj
KSAdmin tarafından gönderildi.
İslami Terör konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.
Bu konunun diğer sayfaları:
1
2 3 4 5 11
>
Sonuncu »

23-12-07, 14:38
sonsuzdiren
'Saldırganlar İslam cahili'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İzmir'de rahibin bıçaklanmasından sonra Hıristiyan din adamlarına saldıranlar hakkında ağır konuştu: "İslam'dan nasibini almamış, İslam cahilleri."
AKP Üsküdar İlçe Teşkilatı tarafından Haydarpaşa Lisesi'nde düzenlenen bayramlaşma toplantısında konuşan
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, her dine eşit mesafede olduklarını söyledi. Almanya'da bulunan cami ve mescitlerde Müslümanların ibadetlerini yaptıklarını ifade eden Erdoğan şöyle devam etti:
"Almanya'daki cami ve mescitlerde bazen kundaklamalar yaşanıyor. Bunlar oluyor diye aynısını yapma hakkına sahip miyiz? Hayır, değiliz. Zaman zaman bizde de buna benzer şeyler oluyor. Trabzon, Malatya ve son olarak İzmir'de yaşanan olay. Bunlar, asla kabullenebileceğimiz olaylar değildir".Erdoğan, bu olayları yapanların İslam'dan nasibini almamış, İslam cahili kişiler olduğunu vurgulayarak,'Misyonerlik aldı başını gidiyor' lafını yayanların tereciye tere sattıklarını belirtti. Başbakan şöyle dedi:
"Eğer inancına güveniyorsan, inanç hürriyetinden, düşüncene güveniyorsan, düşünce hürriyetinden korkma. Demek ki senin kendine güvenin yok, farkında değilsin."
23.12.2007
RADİKAL
İslami Terör

İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı’nın bir armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir.
Efesliler 2:8-9 
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
İslami Terör

08-06-10, 13:17
admin1 Ken Block
Hadi ULUENGİN[
İskenderun cinayetinden sonra
SALI günü Anadolu Katolikleri Piskoposu Monsenyör Luici Padovese de öldürüldü.
İnandığı Rabb’ın mağfireti üzerinde olsun!
Yukarıdaki “de”yi kasten edat olarak kullandım. Yani çoğulluğu bilhassa vurguladım.
Zira İskenderun’daki son cinayet ülkemizdeki
Hıristiyanlara yönelik kaçıncı vukuattır?
Bu kaçıncı saldırıdır, bu kaçıncı darptır, bu kaçıncı tacizdir? Hatırlayan beri gelsin!
Vakıa zanlı İseviliğe ihtidâ ettiğinden dini boyut yokmuş ama onu külâhıma anlatın!
EVET külâhıma anlatın, çünkü sözümona en “laik”i, en “hoşgörülüsü”, en “çokkültürlüsü” geçinen Türkiye dâhil, genel olarak bütün Muhammedi Âlem “öteki”ne karşı tahammülsüzlükte diğer hiçbir din kültürüyle kıyaslanmayacak ölçüde başı çekiyor.
Müslüman aidiyeti “militan kimlik”e dönüştürenler dışında başka hiçbir inanç kitlesi o “öteki”ye karşı Dar-ûl İslam’daki kadar saldırgan, dışlayıcı ve yalnızlaştırıcı davranmıyor.
Nitekim “Filistin, Filistin” diye popomuzu yırtınıyoruz ya, işte sorarım size!
Madalyonun öteki yüzünde ne var? Müslümanlardan çok önce Mesih’in öz yurdu olan o Filistin’de bugün kaç
Hıristiyan kaldı? Kutsal Topraklar’daki İsevilerin sayısı kaça indi?
1948’deki nüfus istatistiklerini alın ve şimdikiyle kıyaslayın! Mahrem kapılar ardında da haçlı inanç sahiplerinin İsrail’in ötesinde, “İslami” (!) örgütlerden yakınmasını dinleyin.
Veya Mısır coğrafyasında “esas yerli” olan Kıptilere bakın. Son on yıl içinde maruz kaldıkları kitlesel kıyamların, bireysel cinayetlerin, köy kundaklamalarının çetelesini tutun.
Bürokraside, orduda, günlük hayatta uğradıkları ayırımcılıkların listesine göz atın.
Ve sonra, o pek “laik”, o pek “hoşgörülü”, o pek “çokkültürlü” Türkiye’ye gelin!
HADİ, devletlerarası mübadeledir ve karşılıklı bir “etno-dinî” “temizlik”dir (!) diye Lozan Antlaşması öncesindeki İmparatorluk yapısını örnek vermeyeceğim.
Kabul de o halde yine istatistiklere bakın. Tam aynı Lozan ertesinin 1923 Cumhuriyeti’nde mevcut gayr-ı Müslim oran sayısını, şimdiki genel nüfus oranıyla karşılaştırın.
Fark dehşet vericidir! Öz be öz bu toprakların insanı olan ve yukarıdaki mübadeledenn muaf tutulan Ermenilerin; İstanbul ve Ege adalarındaki Rum ve Karamanlıların; Süryanilerin, Levantenlerin ve Yahudilerin aynı nüfus içindeki payı bugün mikroskopik düzeye düşmüştür.
Kimse vatanını gönüllü terk etmeyeceğinden de onların buradan ayrılması, daha doğrusu ko-vul-ma-sı gayet planlı, gayet iradi ve gayet sinsi politikalarla gerçekleştirilmiştir.
1942 Varlık Vergisi’nden 6-7 Eylül 1955 pogromuna ve kimliklerdeki gizli şifreden “Müslüman mahallesinin baskısı”na uzanan ve hem resmi - gayrı resmi nitelik taşıyan; hem de seküler pratik altında imâni kökeni referans alan uygulamalarla mümkün olmuştur.
Ve bütün bunlar bugün de sürmektedir!
BUGÜN de sürmektedir ve nitekim İstanbul Süryanilerine kilise inşası hâlâ yasaktır.
Heybeliada Ruhban Okulu hâlâ kapalıdır. Vakıf malları hâlâ kapanın elindedir.
“Agos” gazetesinde yazdığı için de Baskın Oran’a hakaret etmek hâlâ suç değildir!
Diğer bir deyişle, Türkiye’deki “laik milliyetçi” ideoloji daha en baştan itibaren kendi oyununu bir “dini içgüdü” kuralı üzerine inşa edilmiştir. Duruma göre kâh ilki, kâh ikincisi ön plana çıksa bile bunlar arasında daima bir “paslaşma” ve bir içiçelik mevcut olmuştur.
Zaten “ulusalcı - Ergenekoncu” taifenin yüzde doksan dokuz virgül doksan dokuzu Müslüman bir ülkede “
Hıristiyan misyoner” vaveylasıyla “öteki” düşmanlığı körüklemesi; yani aslında “İslami hassasiyet”i kışkırtması o ideolojinin ve o oyunun kuralına uygundur.
Ve, söz konusu ideolojiyi aştığımız ve söz konusu kuralı yenilediğimiz orandadır ki Dar-ül İslam’ın gerçekten laik, gerçekten hoşgörülü ve gerçekten çokkültürlü ulusu olacağız!
İslami Terör
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
İslami Terör

08-06-10, 14:21
In Hoc Signo Vinces
Şapka çıkarılacak bir yazı.
İslami Terör
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
İslami Terör

08-06-10, 16:14
SELEUKOS_NIKATOR
|
|
moderator1
|
|
|
Alıntı:
|
Hadi ULUENGİN
huluengin@hurriyet.com.tr
İskenderun cinayetinden sonra
SALI günü Anadolu Katolikleri Piskoposu Monsenyör Luici Padovese de öldürüldü.
İnandığı Rabb’ın mağfireti üzerinde olsun!
Yukarıdaki “de”yi kasten edat olarak kullandım. Yani çoğulluğu bilhassa vurguladım.
Zira İskenderun’daki son cinayet ülkemizdeki Hıristiyanlara yönelik kaçıncı vukuattır?
Bu kaçıncı saldırıdır, bu kaçıncı darptır, bu kaçıncı tacizdir? Hatırlayan beri gelsin!
Vakıa zanlı İseviliğe ihtidâ ettiğinden dini boyut yokmuş ama onu külâhıma anlatın!
EVET külâhıma anlatın, çünkü sözümona en “laik”i, en “hoşgörülüsü”, en “çokkültürlüsü” geçinen Türkiye dâhil, genel olarak bütün Muhammedi Âlem “öteki”ne karşı tahammülsüzlükte diğer hiçbir din kültürüyle kıyaslanmayacak ölçüde başı çekiyor.
Müslüman aidiyeti “militan kimlik”e dönüştürenler dışında başka hiçbir inanç kitlesi o “öteki”ye karşı Dar-ûl İslam’daki kadar saldırgan, dışlayıcı ve yalnızlaştırıcı davranmıyor.
Nitekim “Filistin, Filistin” diye popomuzu yırtınıyoruz ya, işte sorarım size!
Madalyonun öteki yüzünde ne var? Müslümanlardan çok önce Mesih’in öz yurdu olan o Filistin’de bugün kaç Hıristiyan kaldı? Kutsal Topraklar’daki İsevilerin sayısı kaça indi?
1948’deki nüfus istatistiklerini alın ve şimdikiyle kıyaslayın! Mahrem kapılar ardında da haçlı inanç sahiplerinin İsrail’in ötesinde, “İslami” (!) örgütlerden yakınmasını dinleyin.
Veya Mısır coğrafyasında “esas yerli” olan Kıptilere bakın. Son on yıl içinde maruz kaldıkları kitlesel kıyamların, bireysel cinayetlerin, köy kundaklamalarının çetelesini tutun.
Bürokraside, orduda, günlük hayatta uğradıkları ayırımcılıkların listesine göz atın.
Ve sonra, o pek “laik”, o pek “hoşgörülü”, o pek “çokkültürlü” Türkiye’ye gelin!
HADİ, devletlerarası mübadeledir ve karşılıklı bir “etno-dinî” “temizlik”dir (!) diye Lozan Antlaşması öncesindeki İmparatorluk yapısını örnek vermeyeceğim.
Kabul de o halde yine istatistiklere bakın. Tam aynı Lozan ertesinin 1923 Cumhuriyeti’nde mevcut gayr-ı Müslim oran sayısını, şimdiki genel nüfus oranıyla karşılaştırın.
Fark dehşet vericidir! Öz be öz bu toprakların insanı olan ve yukarıdaki mübadeledenn muaf tutulan Ermenilerin; İstanbul ve Ege adalarındaki Rum ve Karamanlıların; Süryanilerin, Levantenlerin ve Yahudilerin aynı nüfus içindeki payı bugün mikroskopik düzeye düşmüştür.
Kimse vatanını gönüllü terk etmeyeceğinden de onların buradan ayrılması, daha doğrusu ko-vul-ma-sı gayet planlı, gayet iradi ve gayet sinsi politikalarla gerçekleştirilmiştir.
1942 Varlık Vergisi’nden 6-7 Eylül 1955 pogromuna ve kimliklerdeki gizli şifreden “Müslüman mahallesinin baskısı”na uzanan ve hem resmi - gayrı resmi nitelik taşıyan; hem de seküler pratik altında imâni kökeni referans alan uygulamalarla mümkün olmuştur.
Ve bütün bunlar bugün de sürmektedir!
BUGÜN de sürmektedir ve nitekim İstanbul Süryanilerine kilise inşası hâlâ yasaktır.
Heybeliada Ruhban Okulu hâlâ kapalıdır. Vakıf malları hâlâ kapanın elindedir.
“Agos” gazetesinde yazdığı için de Baskın Oran’a hakaret etmek hâlâ suç değildir!
Diğer bir deyişle, Türkiye’deki “laik milliyetçi” ideoloji daha en baştan itibaren kendi oyununu bir “dini içgüdü” kuralı üzerine inşa edilmiştir. Duruma göre kâh ilki, kâh ikincisi ön plana çıksa bile bunlar arasında daima bir “paslaşma” ve bir içiçelik mevcut olmuştur.
Zaten “ulusalcı - Ergenekoncu” taifenin yüzde doksan dokuz virgül doksan dokuzu Müslüman bir ülkede “Hıristiyan misyoner” vaveylasıyla “öteki” düşmanlığı körüklemesi; yani aslında “İslami hassasiyet”i kışkırtması o ideolojinin ve o oyunun kuralına uygundur.
Ve, söz konusu ideolojiyi aştığımız ve söz konusu kuralı yenilediğimiz orandadır ki Dar-ül İslam’ın gerçekten laik, gerçekten hoşgörülü ve gerçekten çokkültürlü ulusu olacağız!
|
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...?mnID=14958584
|
Bu topraklarda bu yazar gibi kisiler oldukca umudumu güzel ülkemizden kesmiyorum. Bundan cok eminim, Türkiye'de coguluk müslüman olmasina ragmen, öyle suikastlarin olmasina temamen karsidir.
İslami Terör
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
İslami Terör

11-11-10, 20:30
admin1 Ken Block
|
|
Alıntı:
|
Irak’taki Arap Hristiyanlara yapılan saldırıların sebepleri Thu, 11/11/10 – 20:28 | No Comment
 Irak’taki Arap Hristiyanlara yapılan saldırıların sebepleri
Irak’ta yaşayan Hıristiyanlara düzenlenen ölümcül saldırılar, Mezopotamya’daki kökleri antik dönemlere kadar uzanan bu dine ait toplulukları savunmasız ve korku içinde bıraktı. Ancak Hırisityanlar, zamanlaması dikkat çeken bu saldırıların ardında yatan nedenlere boyun eğmek niyetinde değil.
Hatta, sürgün edilen bir rahip, Asur Katolik Kilisesi’ne bağlı olan Hıristiyanlardan geride kimler kaldıysa Irak’ı terk etmeleri çağrısı yaptı.
325 sandalyeli Irak parlamentosunda bulunan bir avuç Hıristiyan üyeden biri olan Yonadam Kanna, bu tür çağrılara kulak asmayan biri. Kanna, “Bu saldırılar terör örgütlerinin Hıristiyanlara karşı beslediği küçümseme ve nefreti gösteriyor. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar bir yere gitmeyeceğiz. Irak bizim ülkemiz ve burayı terk etmeyeceği” dedi.

Çarşamba günü Bağdat’ta Hıristiyanlara ait 11 noktaya düzenlenen saldırılarda en az altı kişi ölürken 30’dan fazla kişi yaralandı. Saldırıların 31 Ekim günü Pazar ayini esnasında bir kiliseyi basan ve 50’den fazla insanın ölümüne neden olan saldırıyla doğrudan bağlantısı olduğu düşünülüyor. Kilise saldırısının ardından, El Kaide’nin Irak kolu Irak İslam Devleti, “Hıristiyanlara yıkımın ve kan nehirlerinin kapısını açacağız” dedi.
Yine de Kanna ve onun gibi Hıristiyanlar bölünmüş durumdaki ülkelerinde hiç beklemedikleri yerlerden destek görüyor. Sokaklardaki Müslümanlar, Hıristiyanların neden bu kadar ağır saldırılara hedef kaldığını bilmiyor.AMAÇLARI ÇOK AÇIK
Irak’ın Sünni, Şii ve Kürtler arasında yaşanan mezhep ayrılıklarının yanında, sayıları yaklaşık 400 bin civarında olan Hıristiyanlar önemli bir oyuncu konumunda değil.
Wasit Üniversitesi akademisyeni ve El Kaide uzmanı Dr. Alla Allavi, “Saldırıların nedeni basit. Müslümanları Batıya karşı bir araya getirmek istiyorlar. El Kaide tıpkı Afganistan gibi, Irak’ı sadece tek bir dinin, İslam’ın var olduğu bir ülkeye dönüştürmek istiyor. Irak’ı Hıristiyanlardan ‘temizlemek’ istiyorlar. Özellikle de ABD’nin ülkeden geri çekildiği bir dönemde” dedi.
Saldırıya uğrayan kilisenin en yakınındaki caminim imamı Sayed Hasan el Hüseyni, “Hıristiyanlara yapılan saldırıları kınıyoruz. Onlar bizim kardeşimiz ve yüzyıllardan beri beraber yaşıyoruz. Saldırıların terör örgütleriyle bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Ancak Iraklı Müslümanların kardeşlerine saygı duyduğuna eminim” ifadesini kullandı.
Hüseyni saldırılara meydan veren bir diğer faktörün, sekiz aydan bu yana Irak’ı merkezi hükümetten yoksun bırakan politik belirsizlik olduğunu belirtti. Irak’taki hükümet belirsizliği Perşembe günü çözülmüş olsa da, birçok kişi politika ve güvenlik boşluklarının terör saldırılarını tetiklediğini düşünüyor.HIRISTİYANLARI KORUYACAĞIZ
Kanna, “Açıkça Hıristiyanları doğdukları ve büyüdükleri yerleri terk etmeye zorlamak için bir korkutma planı var. Ancak bizler bu kadar kolay ülkemizi terk etmeyeceğiz. Burada arkadaşlarımız da var” dedi. Kanna ve diğer Hıristiyanlara Maysan eyaletindeki El-Dayavie aşiretinin lideri Şeyh Salim El Dayavie gibi Müslüman topluluklar destek veriyor.
Dayavie, “Maysan’daki kilise ve Hıristiyan aileleri korumak için çok çalışmalıyız. Binlerce yıl düzen ve arkadaşlık içinde yaşadık. Tabi ki hiçbir radikalin onlara saldırıp Irak’tan dışarı atmasına izin vermeyeceğiz. Hatta oğullarımızı onları korumaları için göndermeye hazırız” dedi.İKİ ÖNEMLİ SEBEP
Başta Irak olmak üzere, Mısır, Lübnan, Suriye, Filistin, Ürdün’de Hıristiyan nüfus azalıyor ve hayat gittikçe daha çekilmez hale geliyor. Mısır’da Koptik Hıristiyanlara yönelik saldırılar artarken, İslami örgüt Hamas’ın kontrolündeki Gazze’de Hıristiyanlar radikalcilerin artan baskısından şikâyet ediyor.
Bu bağlamda, El Kaide’nin Arap Hıristiyanların “yasal hedef” olarak belirlendiği Irak’ta yaşanan en son saldırılar, sadece korkuları artırmaya yaradı. Independent gazetesinin yazarı Rober Fisk’e göre, Ortadoğu’da azalan Hıristiyan sayısının azalmasının iki nedeni var.
İlki, Hıristiyanların Müslümanlara kıyasla daha küçük ailelere mensup olması; ikincisi ise (Irak ayrı tutularak) Arap dünyasından yapılan göçün yüzyıllardan beri devam etmesi. Öyle ki, bugün ABD’li Arapların yüzde 63’ü Hıristiyan.
Guardian yazarı Chris Philips ise şu yorumu yapıyor: “Ortadoğu’da Hıristiyan nüfusu azalıyor ve radikal eğilim Irak’ta güç kazanıyor olabilir. Ancak Arap dünyası Müslüman ve Hıristiyanların yüzlerce yıl yanyana yaşadığı bir yer oldu ve öyle olmaya devam edeceği kesin. Bence bölgenin bir anda Hıristyan karşıtı gözüken boyutunu bir kenara bırakıp, bu gerceği öne çıkarmalıyız.”
|
http://www.hristiyangazete.com/2010/...rin-sebepleri/
İslami Terör
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
İslami Terör
İslami Terör konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.
Bu konunun diğer sayfaları:
1
2 3 4 5 11
>
Sonuncu »
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.