Kilise'ye Saldırıya Lanet
Türkiye'deki faşist hareketin hedefleri arasında gayrı müslim azınlıklar ve oların
ibadet mekanları başta gelir. Dün yine böylesi bir hedefe saldırı düzenlenmiş. Milliyet'in
Samsun'da Kilise Derneğine Taşlı Saldırı başlıklı haberine göre, kentteki Agope
Kilisesi Derneği'nin camları kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce taşlarla kırılmış.
Söz konusu kişilerin kimlikleri belirsiz olabilir, ama ideolojilerinin gayet belirli olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu ideoloji, bir önceki yazıda “
Türk faşizmi” diye nitelendirdiğim şey. Bu
öfke dolu ideolojiyi ve tüm saldırılarını
nefretle kınıyorum.
Benim en çok tepki duyduğum şey ise, ülkemizde faşizm ile
İslamiyet arasında dolaylı da olsa bir bağ kurulması. Bu da sebepsiz değil: Bir taraftan bu ideolojinin bağlıları bazı
İslami kavramları kullanıyor, diğer yandan da bazı
İslami çevreler bu ideolojiyle örtüşen söylemlere sarılıyor.
Oysa faşizmin hiç bir türü İlahi dinlerle uyuşmaz.
Türk faşizmi de
İslam’a hiç bir şekilde uymaz. Faşistler için insanlar arasında “asabiyet”, yani soy bağı önemlidir;
İslam’a göre ise mühim olan inanç ve ahlaktır. Gayrı müslimler faşistlerin gözünde “iç ve dış düşman”dır;
İslam’a göre ise haklarına saygı gösterilmesi gereken “Kitap Ehli.” Faşistler
kilise ve sinagoglara saldırırlar, oysa Kur’an’ı Kerim’de bu mekanlar camilerle birlikte saygıyla anılır:
Eğer Allah'ın, insanların kimini kimiyle defetmesi (yenilgiye uğratması) olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın isminin çokça anıldığı mescidler, muhakkak yıkılır giderdi. (Hac Suresi, 40)
Öte yandan
Türk faşistleri, sadece
Hıristiyan ve
Yahudilere değil, Müslüman Araplara ve Kürtlere de düşmandır. (Bu düşmanlığın ne gibi yanlış algılara dayandığını ise bu sitedeki çeşitli yazılarımda dile getirdim.)
Meseleye bakarken şunu görmek gerek: Faşizm, “biz”in, “öteki”ne kin beslemesi ve tahakküm etmesi üzerine kuruludur. Bu “biz”
Türkiye’de hasbel
kader Müslümanlık olmuş; başka bir din olsa, o zaman faşistler onu kullanmaya çalışacaktı. Zaten bazıları
İslam’ı fazla “beynelmilelci” (enternasyonalist) buldukları için daha çok Şamanizm’e ilgi duyuyor. Daha geniş bir kitle ise,
İslamiyet’i sahipleniyor, ama bunu “milletlerin devamı için dine ihtiyaç vardır” mantığıyla yapıyor. Oysa gerek
İslamiyet’in gerekse diğer dinlerin milletlerin devamına katkı sağlamaktan çok daha aşkın ve
büyük amaçları vardır. Bu amaçlara gerçeken inananlar, faşizme sempati besleyemezler. Beslememeliler…
www.mustafaakyol.org dan alınmıştır...