Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek)

Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek) hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > Savaş : Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek) konusu 222 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj KSAdmin tarafından gönderildi. Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek) Libya’daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek) http://www.hristiyangazete.com/wp-content/uploads/2011/03/ihsanozbek.jpg Libya’daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek) Yaşam hakkı Hıristiyanlar tarafından kişilerin en temel hakkı olarak tanınır. Can alınması Kutsal Kitap’ta yasaklanmıştır. Özellikle ‘On Buyruk’tan altıncısı, bu yasağın en net ifadelerinden biridir: ‘Adam öldürmeyeceksin!’ Yine de dünya, özellikle son birkaç yüzyılda şiddetin giderek artan biçimde yaşamın içerisinde yer aldığı bir yer oldu. Kimyasal ve nükleer silahlar, robotik silahlar, güdümlü füzeler vs araçlarla insan daha şiddetli bir biçimde, daha çok insanı öldürebilir hale gelmiştir. Üstelik bu silahların bir bölümünün diktatörlerin elinde olduğunu düşününce dünyadaki şiddet daha da... Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek)

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek) konusu 222 kez okundu, 0 kez cevaplandı. En son mesaj KSAdmin tarafından gönderildi.

Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek) konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek) hristiyanlık incil isa tevrat zebur31-03-11, 15:47
Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek)
KSAdmin


Libya’daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek)


Libya’daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek)
Yaşam hakkı Hıristiyanlar tarafından kişilerin en temel hakkı olarak tanınır. Can alınması Kutsal Kitap’ta yasaklanmıştır. Özellikle ‘On Buyruk’tan altıncısı, bu yasağın en net ifadelerinden biridir: ‘Adam öldürmeyeceksin!’
Yine de dünya, özellikle son birkaç yüzyılda şiddetin giderek artan biçimde yaşamın içerisinde yer aldığı bir yer oldu. Kimyasal ve nükleer silahlar, robotik silahlar, güdümlü füzeler vs araçlarla insan daha şiddetli bir biçimde, daha çok insanı öldürebilir hale gelmiştir. Üstelik bu silahların bir bölümünün diktatörlerin elinde olduğunu düşününce dünyadaki şiddet daha da korkunç bir hale gelmektedir. Soykırım kavramı, bu yüzyılda tanımlandı ve sonra gündelik konuşma dilimizin bir parçası oldu.
Peki, Kutsal Kitap ‘öldürmeyeceksin’ dediğinde, bu artan şiddet karşısında insanları savunmasız mı bırakmıştır? Hayır. Askerlerin Yahya tarafından uyarıldığında mesleki olarak suçlanmaması1 ve Pavlus’un yöneticilerin kötülük yapanlardan halkı korumak için silah kullanılmasını onaylayan tutumu2 şiddete kaşı toplumsal bir savunma mekanizmasının Kutsal Kitap tarafından onaylandığını göstermektedir. Dolayısıyla Ruanda’da, Bosna’da, Kosova’da insanlar yıkıcı bir şiddetle karşılaştığında onları korumak için Birleşmiş Milletler gibi bir organizasyon müdahale ettiğinde Hıristiyanlar tarafından bu müdahalenin onaylanması için yeterli dayanak vardır.
Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, bu savaşın yol açtığı yıkımın yinelenmemesi için kurulmuştur ve yıkımın tekrarlanmaması için silahlı önlemler de dahil olmak üzere her türlü önlemi alabilir (BM Antlaşması 39-51. Maddeler). Ulusların eşit temsili temelinde kurulan BM, zamanla bu niteliğini yitirmiş olsa da, bir üst kurum olarak saldırganlığın önlenmesi için silah kullanması Hıristiyanlar tarafından onaylanabilecek bir yapıdır.
Libya özelinde, Kaddafi yönetiminin vahşi tutumu göz önüne alındığında, kendi halkına karşı ölümcül saldırılar yönelten bu yönetimin durdurulması acil bir önem taşımaktadır. Ruh sağlığı bozuk olduğu anlaşılan Kaddafi ve onun yönetimi, daha fazla ölüme neden olmadan uzaklaştırılmalıdır.
Ancak bu doğru davranışı gerçekleştirmek için ‘her yol mübah’ değildir. Hıristiyanlar, ayrıntılara önem verirler; çünkü kutsallık ve doğruluk ayrıntılardaki tutumla kazanılır ya da kaybedilir.
Bu nedenle Augustine ve Thomas Aquinas ve daha sonraları Hugo Grotius gibi düşünürler ‘Haklı Savaş’ kuramını geliştirmişlerdir. Bu kuram yüzlerce yıl Hıristiyanlar tarafından ahlaki ilkelerin savaşa uygulanmasında kullanılmıştır. Hıristiyan düşünürler dışında, çok sayıda seküler felsefeci de ‘Haklı Savaş’ konulu yazılar yazmıştır. Son dönemde bunlar arasında Gad Barzilai, Michael Walzer, Thomas Nagel vb. sayılabilir.
Haklı Savaş üzerine yazılanlar arasında en derli toplu ifadelerden birini İkinci Vatikan Konsili’nin sonucunda gelişen düşüncelerin ışığında yayınlanan ‘Din ve Ahlak İlkeleri’ kitabında 2309. Maddede bulabiliriz (İstanbul, 2000):
‘Askeri güçle yapılan bir meşru müdafanın kesin koşulları katı bir biçimde incelenmelidir. Böylesi bir kararın ciddiyeti ancak aşağıdaki katı koşullar yerine getirildiği takdirde ahlaki meşruluk kazanır.
- Saldırgan tarafın ulusa ya da ulusların halklarına verdiği zarar sürekli, ağır ve kesin olduğu durumda.
- Zararı sona erdirmek için başvurulan diğer her çarenin uygulanamaz ve etkisiz olduğu durumda.
- Ciddi başarı koşullarının bir araya gelmesi durumunda.
- Silahların kullanılmasının yok edilmeye çalışılan kötü durumdan daha büyük kötülüklere ve hasarlara neden olmaması durumunda. Modern tahrip aletlerinin gücü meşru müdafaaya karar vermeden önce çok düşünmeyi gerektirir.
Bu koşullar ‘Haklı Savaş’ denilen savaş doktrininde sıralanmış geleneksel ögelerdir.’ (İtalik metne aittir)
Bu paragrafın sonrasında Vatikan metni, kamu adına hareket edenlerin göstermeleri gereken özenden söz ediyor. Bu nedenle bir beşinci madde olarak şu eklenebilir: Kamu adına hareket edenler, bu konuma uygun niteliklere sahip midir?
Altıncı bir ölçütse günümüz ahlak felsefecileri tarafından soruluyor: Bu savaş sonrasında ortaya çıkacak olan durum adil ya da ahlaki olarak kabul edilebilir bir ortamı yaratabilecek midir?3 Orend, makalesinde savaş haklı da olsa, önceden hazırlanmış bir ‘savaştan çıkış stratejisi’nin olup olmamasının önemine değinir (sf 56). Bu görüşe dayanak olarak da Kosova, Bosna, Çeçenya, Somali ve benzeri yerlerde son dönemlerde silahlı müdahaleler sonucunda yaratılan zorlu durumlar gösterilmektedir. Biz de buna 11 Eylül sonrası Irak, Afganistan ve ABD’nin kendi topraklarında yaşadıklarını (Ulusal Güvenlik açısından İslam korkusu, ‘Islamophobia’ ve Guantanamo benzeri uygulamalar) ekleyebiliriz.
Bu altı soruyu teker teker ama kısaca yanıtlayalım:
1- Saldırgan tarafın ulusa ya da ulusların halklarına verdiği zarar sürekli, ağır ve kesin olduğu bir durum söz konusu mudur?
Kesinlikle evet. Kaddafi yönetimi süreli ve ağır bir zarar vermektedir. Dolayısıyla bu maddeye göre Libya karşıtı koalisyonun saldırısına karşı bir dayanak yoktur.
2- Zararı sona erdirmek için başvurulan diğer her çarenin uygulanamaz ve etkisiz olduğu bir durum söz konusu mudur?
Kesinlikle hayır. BM Güvenlik Konseyi’nin 1973 numaralı ve 17 Mart 2011 tarihli kararı Libya’ya silah ambargosu uygulanması, uçuşa yasak bölge ilan edilmesi, parasal kısıtlamalar konulması ve bazı bireylere (başta Kaddafi ailesi) seyahat yasağı konmasını kapsamaktadır. Oysa başta Fransa olmak üzere, ABD, İngiltere, İtalya dahil batı ülkeleri bu kararı dayanak olarak göstererek aceleci bir biçimde ve kararın verdiği yetkiyi aşarak saldırmışlardır. Bunun sonucunda belki Kaddafi’nin Bingazi’yi ele geçirmesi engellenmiştir ama başka siviller ölmüş ve ölmektedir.
Üstelik BM Güvenlik Konseyi kararında Arap Birliği, Afrika Birliği ve İslam Konferansı Örgütü (İKÖ)’nün uçuşa yasak bölge ilan edilmesi çağrısından ibaret olan dayanakları kabul edilemez biçimde aşılmıştır. Bu nedenle söz konusu örgütlerden Arap Birliği ve İKÖ desteğini hemen çekmiştir. Avrupa ülkelerinden Norveç, Hollanda gibi bazıları da çekimser davranmaya başlamıştır.
Ayrıca Türkiye saldırıdan bir gün önce Kaddafi ve muhalifleri arasında bir uzlaşma yolu bulmuş ve bunu ilgili devletlerle paylaşmıştır. Buna rağmen 1973 sayılı kararın verdiği yetkinin ötesinde bir saldırı başlatılmıştır. Bu da ikinci soruda belirtilen her çözüm yolunun denenebilmesini engellemiştir.
Dolayısıyla bu savaş ‘Haklı Savaş’ ölçütlerine uygun değildir. Haksız bir savaştır. Yine de diğer maddeleri incelemeye devam edelim.
3- Ciddi başarı koşulları var mıdır?
Hayır. Çünkü ciddi başarı koşullarının ne olduğu konusunda bile bir belirsizlik vardır. Sarkozy, koalisyonun saldırı kararını aldığını ilk açıkladığında hedefin Bingazi’ye yönelik saldırının durması olduğunu söylemişti4. Cameron ise ilk gün daha fazla sivilin ölmemesi için harekat yapıldığını söylemişti. Hedef konusunda belirsizliğin bir kanıtı da Arap Birliği’nin harekata olan olumsuz yaklaşımıdır: Koalisyon, kararı alırken söylediğinin ötesine geçmiştir. Operasyonun başlamasından beş gün sonra hala hedefler konusunda belirsizlik vardır.
Dolayısıyla bu savaş haksız bir savaştır!
4- Savaşın sonunda durumun daha kötü olmayacağı kesin midir?
Teröre karşı savaşta 11 Eylül’den sonra bazı insanlar için durum daha iyidir. Örneğin; Irak’taki Kürtler, Afganistan’daki bazı kabileler ile Karzai gibi yönetime gelenler, vs. Aynı durum başkaları için söylenemez. Örneğin; Guantanamo’da yargılanmadan yıllarca bekleyenler, Irak’ta el-Kaide tehdidi altında yaşayanlar, Afganistan ile Pakistan sınırında yaşayıp Taliban üyesi olmayanlar. Hedef gözetilmeksizin B52 uçaklarından atılan bombalarla ölmüş olan kadın ve çocuklar bu liste içinde yer almıyorlar çünkü savaş sonunda sağ kalmadılar.
Durum iyi mi? Savaş haklı mı? Kimin için?
5- Kamu adına hareket edenler, bu konuma uygun niteliklere sahip midir?
Hayır! 2007’de Sarkozy Kaddafi’yi Paris’te ağırlamıştı. İtalya ise hem Kasım 2009, hem de Ağustos 2010’da ağırlamıştı. O ziyarette Kaddafi’nin kızlarla yaptığı toplantılar magazin basınını meşgul ediyordu. O zaman da Kaddafi bir diktatördü ve bu durum İtalya’nın umurunda değildi. Fransız Başbakan Alain Juppe’nin deli diktatör dediği Kaddafi’nin yönettiği Libya’ya mal satanların başında sırasıyla İtalya, İngiltere, Almanya, Fransa ve Türkiye geliyordu5. Fransa’nın saldırmaktaki istekliliği ile bu ülkede yapılacak seçimler arasındaki ilgi sadece bir spekülasyon olamaz. Avrupa’da Libya’ya en çok silah satanlar sırasıyla İtalya, Fransa, İngiltere idi6.
ABD ve İngiltere’nin Irak ve Afganistan sicili yeni bir işgali kaldıramaz. Bu nedenle, öncelikle bir savunma kuruluşu olan ve uluslararası sorunlarla ilgilenmek için kurulan NATO’nun7, kendisinin üyesi olmayan başka bir ülkenin iç sorununu çözmek üzere bu saldırıya komuta etmesi isteniyor. Biz de ölçüsüz saldırının önlenmesi için NATO’nun komutayı almasından hoşnut olmaya çağrılıyoruz.
Hele koalisyon ülkelerinin Bahreyn’deki olayları silahla bastıranlara, Suudi Arabistan’da yaşananlara tek ses çıkartmamaları, hiçbir eyleme geçmemeleri de çifte standart uyguladıklarını kanıtlamaktadır. Bu koalisyon Suriye’de, Yemen’de de etkin olacak mıdır?
Ahlaki olarak koalisyona önderlik eden ülkelerin kamu adına hareket etmeye uygun olmadıklarını ve bu nedenle de savaşın haklı olmadığını söyleyebiliriz.
6- Bu savaş sonrasında ortaya çıkacak olan durum adil ya da ahlaki olarak kabul edilebilir bir ortamı yaratabilecek midir?
Hayır! Şimdiden bunu söylemek imkansız. Çünkü savaş sonrasında ne olacağı kimse tarafından bilinmiyor. Savaşın amacı bilinmiyor, yönetimi belirgin değil, Kaddafi’nin yerine geçebilecek seçenekler ortada yok. Bir ‘ çıkış stratejisi’ yok.
Bu bilinemezlik savaşın haksız olduğunu göstermektedir.
Hıristiyanlar, tarihsel olarak Kaddafi yönetimi gibi adaletsiz yönetimlerin altında yaşamaya alışkındırlar. Ancak adaletsizliğe dikkat çekmek insan haklarına inanan herkes için zorunluluktur. Savunmasızları savunmak Hıristiyanlar tarafından gereklidir. Kaddafi insanları öldürmektedir. Bunların hepsi doğru, ama önceki örneklere baktığımızda koalisyon güçlerinin insanları öldürmeyeceği söylenemez. Üstelik birinci gün 64 kişiyi öldürdüler, ikinci gün bir hastaneyi bombaladılar. Guantanamo, Ebu Garip sadece birer isim değiller.
Hıristiyanlar’ın görevi ilkeli olmak, ayrıntılarda doğruluktan şaşmamaktır. En azından biz üzerimize kan sıçramasına izin vermemeliyiz. Bu haksız savaşta ne Kaddafi’yi ne de koalisyonu desteklemeliyiz. Zalimi yenmek için her yol mübah değildir! Ancak böylece yeni adaletsizlikler, Ebu Garip’ler önlenebilir.
Notlar:
1 İncil, Luka 3:14
2 İncil, Romalılar 13:1-4
3 Bkz. Walzer, Michael; Just and Unjust War; New York, Basic Books, 2000 ve
Orend, Brian; Ethics & International Affairs dergisi, 16. sayı, Mart 2002
4 http://www.ntvmsnbc.com/id/25194046/
5 http://www.muslimtrade.net/tradeguid...bya/index.html
6 http://www.guardian.co.uk/news/datab...-exports-libya
7 Bkz. NATO Antlaşması 1. Madde
PASTÖR İHSAN ÖZBEK

Tags: BM, ihsan özbek, libya, nato, savaş

http://www.hristiyangazete.com/2011/...k-ihsan-ozbek/

Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek)

Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek)

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek)

Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek) konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






Libya'daki Müdahaleye Neden Karşı Çıkmak Gerek (İhsan Özbek) konusuna benzer konular;

İhsan Süreyya Sırma: "İspanya'nın Fethi'ni Hristiyanlar istedi" İhsan Süreyya Sırma: “İspanya’nın Fethi’ni Hristiyanlar istedi” İhsan Süreyya Sırma: “İspanya’nın Fethi’ni Hristiyanlar istedi” Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu sene 3. kez düzenlediği Kitap Fuarı’nda tarihçi İhsan Süreyya Sırma, Endülüs devleti zamanı ile günümüze kadar Müslümanların yaşadığı değişimleri ilginç örmeklerle kitapseverlere aktardı. Sırma, İspanya’ya ilk çıkarma yapan Taif adlı kumandanın isminin hala İspanya’da bir bölgede yaşadığını vurguladı. Türkiye’nin ikinci büyük kitap fuarı olma yolunda hızla ilerleyen Kocaeli Kitap Fuarı’nda konferans veren tarihçi İhsan Süreyya Sırma, İspanya’nın fethinde Müslümanlık açısından çok önemli göstergeler olduğunu ifade etti. Sırma, Müslümanların o zamanlar Kuzey Afrika’dan denizi aşıp İspanya’yı ele geçirme...


İhsan Özbek: "Hıristiyanlar 'Azınlık' Psikolojisi Altında Yaşamak İstemiyorlar" http://bianet.org/biamag/azinliklar/119124-hiristiyanlar-azinlik-psikolojisi-altinda-yasamak-istemiyorlar


Neden dünyadayız? Veya Tanrı bizi neden yarattı? Neden dünyadayız? Veya Tanrı bizi neden yarattı? 0. Tanrı bizi O’nu yüceltmemiz ve O’nunla ilişki için yaşamamız için yarattı. (1. Yuhanna 1:1-3). Adem ve Havva’yı yarattı, onları Aden Bahçesine koydu ve onlarla kişisel ilişki içindeydi. Onlara verebileceği en büyük şeyi verdi: Sevgisini ve Huzurunu. Onlar günah işledikten sonra Tanrı şöyle dedi, “Neredesin?”. Tanrı Adem’i arıyordu. Mısır’dan Çıkış 25:8’de Tanrı Musa’ya henüz İsrail çöldeyken şöyle dedi, “Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.” Yeni Antlaşma’da Yuhanna 1:14 şöyle der, “Söz, insan<sup><sup></sup></sup> olup aramızda yaşadı.” Tanrı bizim huzurumuzu arıyor. Bizimle kişisel ilişki içine girmek istiyor. Bize sevgisini ve O’nun huzurunda bulunmanın sevincini vermek istiyor. Fakat, insanoğlu...


Kimsenin O`na bir şey söylemesine gerek yoktu http://www.kutsalkitap.com/kkitap/?b=42&c=18 Luka 18 Bazen bizlerin de duaları yukarıdaki örnekte yeralan Ferisi'nin duasına benzemekte. Başkaları gibi olmamak, başkalarından başarılı olmak, başkalarının yapamadığını yapmak, başkalarından üstün olmak, eylemlerimizle tatmin olmak, konumumuz aracılığıyla tatmin olmak üzerine kurulu bir dua, düşünce ve yaşayış tarzı kişiyi aklamaz. Tersine bu tür insanlar Tanrı önünde alçaltılacaklardır.








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N