Arap Baharı Hristiyanları Korkutuyor (Anthony Shadid) konusu
191 kez okundu,
0 kez cevaplandı. En son mesaj
KSAdmin tarafından gönderildi.
Arap Baharı Hristiyanları Korkutuyor (Anthony Shadid) konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

08-12-11, 01:45
KSAdmin
Arap Baharı Hristiyanları Korkutuyor (Anthony Shadid)
Korku, bugünlerde
Hıristiyan arapların sıkça dile getirdiği duygulardan bir tanesi. arap siyaseti ve kültüründe nice zamandır etkili bir güç olan bu kadim toplumun dilinde böyle bir nakaratın olması ne kadar üzücü. sayıları hâlâ milyonları bulan bu toplum (en büyük
Hıristiyan nüfus Mısır, lübnan, suriye, ürdün, ırak ve Filistin’de), bir zamanlar şekillendirmeye yardım ettiği olayların neredeyse izleyicisi durumuna düşüyor, hatta bazen aynı olayların sonucu olarak görülen şiddetin kurbanı oluyor. arap isyanları onur, demokrasi, insan hakları, sosyal adalet gibi değerleri savunurken birçok
Hıristiyan çok daha karamsar bir ihtimali hesaba katıyor: bölgede vadelerinin dolmuş olabileceği ihtimalini. bir arkadaşım bana, “ben fanatik bir
Hıristiyan değilim. Kilis eye gitmiyorum. tüm dinlere saygı duyuyorum. ama 30 yıldır gördüklerime bakılırsa buralarda
Hıristiyan kalmayacak” diyor. ortadoğu’d a
Hıristiyanların kaderiyle ilgili endişeler çoğu zaman batıyla islam dünyası arasındaki çatışmada rahatsız edici bir yer işgal ediyor.
Oysa hem bu çatışmaya hem de onu kuşatan dar kafalılıklara odaklanalım derken
Hıristiyanların bölge için anlamı gözden kaçıyor. Fakat ondan başka, önceki kargaşalı dönemlerde yaşananlar karşısında
Hıristiyanların gelecek için verebilecekleri ders de unutuluyor. gazeteci, diplomat ve aydın gassan tueni’nin vaktiyle beyrut’ta bana dediği gibi, “Her
Hıristiyan arapta bir parça Müslümanlık vardır.”
Hıristiyanların varlıklarını sürdürebilmesi için tueni’nin basit bir önerisi vardı. onlar da Müslümanlar da iki tarafın paylaşabileceği bir kimliği tasavvur etmeliydiler. bu fikir yüz yılı aşkın bir süre önce de tartışılmıştı.
19′uncu yüzyılda arap dilinin bir rönesans geçirmesinde
Hıristiyan araplar kesin bir rol oynamışlardı. üstündeki ölü toprağını atan dil çağdaş bir ifade biçimine kavuşmuş ve ortak bir kimliğin ekseni haline gelmişti. O rönesansın en önde gelen isimlerinden bazıları, en yıkıcı mezhep kıyımını yaşamış olan Lübnan’da doğan Butros el-Bustani ve Nasil el-Yazıcı gibi
Hıristiyan yazar ve bilginlerdi. Bustani, toplumları karşı karşıya getiren mezhep ayrılıklarını aşmada Arapçanın köprü olabileceğini savunmuştu. Bu ülke, demişti, “dinlerin Babil’i olduğu gibi dillerin de Babil’i olmamalı.” Sonradan çok tekrar edilecek olan bu fikir özü itibariyle inançtan bağımsız bir yurttaşlığı esas alıyordu. İzleyen yıllarda ortaya atılan ideolojilere çoğunlukla
Hıristiyanlar, bazen de Yahudiler önderlik etti.
Hıristiyanlar biraz da kendilerine yer bulma kaygısıyla yapıyordu bunu, Yahudilerse azınlık olmaya mahkûm bir bölgede yaşadıklarını biliyordu. Avrupa’dan etkilenen ideolojiler kendi şovenizmini içinde taşıyordu. Fakat ister Arap Birliği, ister komünizm, ister Lübnan, Ürdün, İsrail ve Filistin topraklarına da ulaşan bir anavatan anlayışıyla büyük Suriye birliği olsun, bu ideolojilerin hepsinde bugün yitmiş olan laik bir ideal vardı.
Arap dünyası bir kuşak öncesine göre bile artık çok daha muhafazakâr. Laik sesler baskın dini söylemlerin yanında zayıf kalıyor. Laikliği açıkça benimseyen bir Arap siyasetçisine rastlamak zor. Sözcüğün kendisi Arapçada neredeyse tanrıtanımazlığın eşanlamlısı haline geldi. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, başka bakımlardan başarılı geçen Kuzey Afrika gezisinde, devletin tüm dinlere eşit davranması gerektiğini söyleyerek laikliği savunmaya kalkınca, İslamcıların eleştirisine maruz kaldı. Bölge genelindeki şartlar artık daha da çetin bir hal aldı. Mısır’da
Hıristiyanların Ekim’deki gösterisine ordu kanlı bir şekilde müdahale etti. Mısır televizyonuysa Kıptilere adeta yıkıcı amaçlar taşıyan yabancı provokatör muamelesi yaptı ve “şerefli yurttaşlara” orduya yardım etme çağrısında bulundu. Bağdat’a gelince, Kurtuluşun Hanımı Kilisesi’ne geçen yıl yapılan saldırının ertesi günüydü. 21 yaşındaki Bessam Sami bana olayı, “İçeri gelip öldürdüler” diye anlatmıştı. Tam bir azınlık katliamı olarak tanımlanabilecek olayda kilisenin duvarları kandan geçilmiyormuş, oturma sıralarında et parçaları kalmış. Dışarıdaysa insanlar yalnızca cemaatten 51 kişinin ve iki rahibin katledilmesine değil, bir zamanlar önemli bir inanç, gelenek ve görenek mozaiği olan ve bu özelliği sınırlarının dışına taşan bir ülkeye de ağıt yakıyorlardı. Iraklı Yahudilerse hoşgörüsüz bir hükümetin tacizleriyle ülkeyi zaten çoktan terk etmişti. Iraklı
Hıristiyanların sayısı iyice azaldı.
Eskiden 1.4 milyon olan ve en az yarısı göç eden nüfus, Arap dünyasının genelindeki
Hıristiyan göçünü de yansıtıyor. Bir arkadaşım,
Hıristiyan ve Müslümanların geneline bir kimlik bilinci aktaracak liderlerin olmadığı Arap dünyasında
Hıristiyanların bir kenara itildiğini belirtiyor. Mısır, Irak, Lübnan ve başka yerlerdeki azınlıklar, ideolojileri ne olursa olsun, hep onların azınlık olarak taleplerini dile getirecek partilerde birleşme eğilimi gösterdi. Yurttaşlık değil, inançları çevresinde örgütlenerek en küçük kimliklerinde bile ısrar ettiler. “Oysa kimliği başka bir yerde bulmak gerekiyor” diyor arkadaşım. 150 yıl önce Bustani de aynı sorunu ele alıyordu. “Bir ülkeyi, gelenekleri, tarihi ve dili paylaşan bir halk ortak bir amaç nasıl bulur?” diye soruyordu. Belki toplumlar dinle laikliği bağdaştırmayı düşünemeyecek kadar çok değişti. Çoğunluklarda böyle bir vizyonu dile getirecek sesler, azınlıklarda da aynı şeyleri söyleyecek liderler çok az. Oysa uzun yıllar önce Bustani’nin basit olduğu kadar zarif bir fikri vardı: Yurttaşlık.
ANTHONY SHADID
http://www.hristiyangazete.com/2011/...nthony-shadid/
Arap Baharı Hristiyanları Korkutuyor (Anthony Shadid)

FORUMA EKLEDİĞİMİZ TÜM HABERLER HRİSTİYANGAZETE.COM SİTESİNDEN ALINTIDIR. HABER İÇERİKLERİNİN OLUMLU YA DA OLUMSUZ OLMASI DİKKATE ALINMAZ. HRİSTİYAN HER MEZHEP, HER KİLİSE, HER ETNİK KÖKEN İLE İLGİLİ HABERLER SİTEMİZDE ARŞİVLENİR.

FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Arap Baharı Hristiyanları Korkutuyor (Anthony Shadid)
Arap Baharı Hristiyanları Korkutuyor (Anthony Shadid) konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.