Din ve vicdan özgürlüğünde neredeyiz? (Eser Karakaş) konusu
389 kez okundu,
1 kez cevaplandı. En son mesaj
SWART23 tarafından gönderildi.
Din ve vicdan özgürlüğünde neredeyiz? (Eser Karakaş) konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

08-06-11, 14:44
KSAdmin
Din ve vicdan özgürlüğünde neredeyiz? (Eser Karakaş)
Din ve vicdan özgürlüğünde neredeyiz? (Eser Karakaş)
Seçimlere on beş gün kala, İstanbul’da bombalar patlarken, Genelkurmay, canı öyle istedi diye, vatandaşın parasıyla yapılan tatbikatlar keyfi olarak iptal edebilir iken böyle bu konuya girmenin ne alemi var diye sorabilirsiniz.
Becerebilir isem, yazımın sonunda, ne demek istediğimi umarım okurlarla paylaşmış olurum.
Bir ülkenin kalıcı siyasi istikrara kavuşmasının ön koşulu da vatandaşların özgürlükleri, kendilerini özgür hissetmeleri; din ve vicdan özgürlüğü de özgürlük tanımının çok önemli bir parçası.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. Maddesi, 1948 Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nin 18. Maddesi din ve vicdan özgürlüğünü tanımlıyor, garanti altına alıyor.
Fransa’da yayınlanan ünlü Le Monde gazetesinin belirli aralıklarla çıkan ve ayrı satılan kitapçıkları var; bu kitapçıklardan biri de, 2011 tarihli “Dinler atlası” başlıklı ve tüm dinlerin, ülkelerin 2011′de fotoğrafını çekiyor.
Kitapçıkta iki sahife de dünyada din ve vicdan özgürlüğüne ayrılmış, renkli bir dünya haritası üzerinde bireyin din ve vicdan özgürlük düzeyleri belirlenmiş; yeşil renk sınırsız özgürlük, sarı renk orta düzey kısıtlama, turuncu güçlü kısıtlama, kırmızı ise özgürlüğün hiç olmaması anlamına geliyor.
Türkiye bu renkli haritada turuncu ile boyanmış; yani birey üzerinde güçlü din ve vicdan özgürlüğü sınırlamalarının olduğu ülke anlamına geliyor.
ABD, İngiltere gibi ülkeler yeşil; Fransa sarı, İran, Suudi Arabistan, Çin gibi ülkeler kırmızı; Türkiye, Rusya, Suriye, Tunus, Yunanistan aynı turuncu gruptalar.
Başka ülkeleri bir kenara bırakalım ve bizim neden 2011 senesinde hala vatandaşa yönelik din ve vicdan özgürlüğü konusunda turuncuya boyandığımızı, yani güçlü sınırlamalar grubu içinde içinde olduğumuza bir bakalım; bu konuda kitapçıkta bir açıklama yok, sazı bendeniz alıyorum.
AK Parti iktidarının dokuzuncu senesinde hala Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan eşleriyle birlikte emirleri altındaki bir grup devlet memuruyla birlikte Cumhuriyet kutlamalarına katılamıyorlar zira bu grup, davetleri, devlet büyüklerinin eşleri nedeniyle boykot etme cüretini gösterebiliyor.
Yarın başka bir Cumhurbaşkanı ve başka bir YÖK Başkanı gelse üniversiteli kızların başları kapalı derslere girebilme özgürlüğü sallantıda, yasal, kurumsal bir düzenleme yapılamıyor.
Türkiye’nin dört büyük vesayet kurumundan biri olan Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) hala bazı alanlarda tekel durumunda; görüldüğü gibi sünni islam da ülkemizde büyük baskı altında.
Alevi kesime değinmeye bile gerek yok; zorunlu din dersleri, cem evlerinin durumu, DİB skandalları hala çözümsüz.
Ortodoks vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına yönelik Heybeliada semineri hala ve hala kapalı; bu okulun hala açılamamış olması Türkiye için bir utanç kaynağı.
Hakikaten, Heybeliada meselesinin çözümü ne oldu, bu çözümü kim engelleyebiliyor, Hükümet neden bir çözüm üretmekten çekiniyor?
Ermeni vatandaşımız Hrant Dink’in katli sürecini ibret ve utançla izliyoruz, öğreniyoruz.
Bir avuç, üstelik küçük bir avuç protestan misyoner buram buram devlet (!) kokan bir vahşi cinayete Malatya’da kurban gidiyorlar; misyonerlik kanunlarımıza göre suç değil ama devlet memuru, prof. ünvanlı ilahiyatçılar (!!!) işi gücü bırakmış on tane misyonerle uğraşıyorlar.
Süryanilerin, keldanilerin, yezidilerin durumlarından bahsetmek bile istemiyorum, içler acısı.
Sünni müslümanlardan, alevilere, ortodokslardan, ermenilere, protestanlardan süryanilere herkes gizli (!!!) bir elin tahakkümü ve tehdidi altında.
Haritada turuncuya boyanmış olmamıza şaşmayalım.
Din ve vicdan özgürlüğü olmadan ileri demokrasi, hukuk devleti olamaz; olamadığı sürece de ülkemiz burnunu pisliklerden, mesela dün sabahki o kirli bomba eyleminden çıkaramaz.
ESER KARAKAŞ / STAR GAZETESİ
Din ve vicdan özgürlüğünde neredeyiz? (Eser Karakaş)
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Din ve vicdan özgürlüğünde neredeyiz? (Eser Karakaş)

08-06-11, 22:17
SWART23
Sünni islamda mı baskı altında? Daha neler... Din özgürlüğünü sadece kadınların kafalarını örtmeye bağlamak çok ama çok komik... Örtünme konusunu temcit pilavı gibi gündeme getirenler bugünkü türban sorununu inanç özgürlüğü ile değerlendirenler neden bu konunun ideolojik boyutunu görmezden gelir?
Evet bu ülkede inançsal olarak bir baskı var... Ama sünni islama değil bu baskı... Sünni islam dışında tüm inançlara sünni islam tarafından yapılan bir baskı var...Kimse bana tersini kabul ettiremez..
Din ve vicdan özgürlüğünde neredeyiz? (Eser Karakaş)

Yu.9:39 : Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim.

FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Din ve vicdan özgürlüğünde neredeyiz? (Eser Karakaş)
Din ve vicdan özgürlüğünde neredeyiz? (Eser Karakaş) konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.