hristiyanlıkta Cumhuriyet Dönemi İdil Süryanileri (Mehmet Şimşek), Türkiye'de Hristiyanlık, hristiyan, hıristiyanlık, incil, isa mesih, tevrat, zebur

Cumhuriyet Dönemi İdil Süryanileri (Mehmet Şimşek) - Türkiye'de Hristiyanlık (Hristiyanlıkta)

>
  >
>



SİTEMİZE 10 SANİYE İÇİNDE ÜYE OLABİLİRSİNİZ!


KSAdmin
(ADMIN)
İsa Mesih: Tek Rabbimdir!, İnanç: Her Mezhepçi Hristiyan, Şehir: eklips


09-08-13 , 12:38: (#1)

Cumhuriyet Dönemi İdil Süryanileri (Mehmet Şimşek);

http://www.hristiyangazete.com/2013/...mehmet-simsek/

Aykırı Doğrular sitesinde “Cumhuriyet Dönemi İdil Süryanileri” başlığı ile yayınlanan, Mehmet Şimşek’e ait makalede; 19. yüzyıl sonlarından günümüze İdil ve çevresinde yaşayan Süryani cemaatine dair bilgiler yer alıyor.

“19. yüzyılın sonlarına doğru Hazak ve çevresinde meydana gelen saldırılar ve çatışmalar, Hazak’ın gelişmesini sosyal ve ekonomik açılardan engellemiştir. Bu durum, daha hızla büyüme gösteren Cizre lehine, Hazak’ın her geçen gün önemini kaybetmesine neden olmuştur. Hazak yerleşmesinin yakın geçmişine değinen çok az sayıda materyal günümüze ulaşabilmiştir. Mevcut materyalin çoğunluğu da Hazak’a yönelik saldırılara karşı yapılan savunma anlatılarına aittir. Baskılar, savaşlar ve istilalar, tüm bölgede olduğu gibi Hazak ve çevresinde Süryani nüfusunun azalmasının önemli faktörlerindendir. Bizans, Pers, Haçlılar, Timur’un saldırıları zamansal açıdan konumuzun sınırları dışında olduğunu belirtirken, Osmanlı İmparatorluğunun hâkimiyet alanında bulunan tüm Hıristiyan cemaatler gibi Süryanilerin durumlarına bakacak olursak, Süryaniler, imparatorluğun son dönemlerine kadar, geçmişle kıyasla daha huzurlu bir dönemin yaşandığını Süryaniler de kabul etmektedirler.

Tanzimat ile birlikte siyasi, askeri, iktisadi ve hukuk gibi alanlarda önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Bununla birlikte 1843 yılında Bedirhan Bey’in Nesturi Süryanilerine karşı giriştiği saldırılar önemli bir nüfus kaybına yol açmıştır. Süryani nüfusunun azalmasındaki en büyük kayıplar hiç kuşkusuz Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanmıştır. İtilaf Devletleri ve özellikle Rusya’nın Nesturiler üzerinden Süryanilere özerk devlet kurma konusundaki teminatları ve savaş sonrasında Süryanileri yalnız bırakmalarının faturası Nesturiler ve Turabdin’de yaşayan Süryaniler için oldukça ağır olur.[3] Bu fiili durum, Turabdin Süryanilerinin saldırı ve tehcire uğramaları sonucunu tetikler. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışı ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunu ifade eden Lozan Antlaşması görüşmeleri sırasında Türkiye sınırları içinde yaşayan gayrimüslimlere azınlık statüsü verilmesine rağmen Süryaniler bunun dışında kaldılar.[4]

Cumhuriyetin ilanı aynı zamanda Hazak’ta yaşayanlar için bir barış antlaşmasının hatırlatıcısıdır. 1915-1922 yılları arasında aralıklarla meydana gelen çatışmalar, 1922 yılının ilkbaharında, Cizre yakınlarında bulunan Serdahle (Bağlarbaşı) köyünden Şeyh Muhammed Nuri ile Hazak Metropoliti Behnan Akravi[5] ve Hazaklı Süryanilerin cemaat önderi Hanna Meksi Amno’nun çabaları sonucunda, Mamma aşiretine mensup Hazaklı Süryaniler ile civarda ikamet eden aşiretler arasında yaşanan çatışmalar sona erdirilir.[6] Oluşan barış ortamında Hazaklılar yakılmış yıkılmış tüm imkânlarını yeniden inşa etme fırsatını bulurlar. Yaklaşık olarak yedi yıl süren savunma çabaları yaşam alanlarının harap olmasına yol açmıştı. Barışla birlikte Hazak ve çevresinde ekonomik hayat yeniden canlanmaya başlamıştı.[7] Hazak’ın yaşanan durumlardan oldukça etkilenmesinin nedenlerinden birisi de, Süryanilerin saldırıya uğramaları halinde, Hazak yerleşmesinin Süryaniler sığınma ve savunma noktası olarak kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır.”

….

“Yapılan bir başka çalışmada ise, 1997 yılı itibariyle yurt dışında bulunan İdilli Süryanilerinin bulundukları ülkedeki aile sayıları: Almanya 450, İsveç 750, İsviçre 285, Amerika Birleşik Devletleri 175, Avustralya 75, Kanada 45, Belçika 25, Avusturya 35, Hollanda 25, Fransa 35 İdilli Süryani ailesi bulunduğu tespit edilmiştir.[30] Aile bireylerini anne baba ve 5 çocuklu olarak düşünülürse 13.300 kişilik bir nüfusun İdil dışında yaşadığı bilgisine ulaşılır. Bu verilerin 14 yıl öncesine ait olduğu dikkate alınmalıdır.

İdil Süryanilerinin ilçeyi terk etmelerin sebebiyle ilçe ekonomisi önemli ölçüde kayıplarla karşılaşır. Süryani şarabı olarak ün salmış olan içeceğin elde edildiği bağcılık yok olma noktasına gelmiştir. Bağcılık İdil Süryanileri için önemli bir geçim kaynağıdır. Yaz mevsiminde elde edilen üzüm ve incir başta Cizre ve diğer pazarlarda değerlendirilir. Kış mevsiminde ise kuru üzüm ve incir, pekmez, kesme yine ilçe dışındaki pazarlarda satışa sunulurdu. Arazisini tarıma elverişli olmamasından dolayı en elverişli tarımsal uğraşı olana bağcılık günümüzde Süryanilerin yaşadıkları Haberli ve Öğündük (Midin) köylerinde varlığını korumaya çalışmaktadır.[31] Hayvancılık ise ticari amaçlı olmaktan daha ziyade ailenin ihtiyacını karşılayacak düzeyde büyük ve küçükbaş hayvancılık yapılabilmiştir. Kalaycılık, kahvecilik ve bakkaliye tipi küçük esnaf faaliyetleri İdil dışından gelip ilçeye yerleşen Müslümanlar tarafından yapılırken, marangoz, berber, fotoğrafçılık gibi mesleklerle de Süryaniler iştigal etmişlerdir.[32] Arazi ihtilafı nedeniyle Süryanilere ait arazilerde tarımsal faaliyetler yapılamamaktadır.

Günümüzde Süryaniler 5 aile ve 22 adet birey nüfusuyla İdil’de ikamet etmektedir. Bu sayı yaz aylarında, Nisan- Aralık bandında, 80 ve ya 100 kişilik bir sayıya ulaşmaktadır. Birçok İdilli Süryani de terk etmek zorunda kaldıkları ana yurtları olan İdil’e yerleşme planları yapmaktadır.[33] Bölgede tesis edilmeye çalışılan güven artırıcı önlemler, dinler arası hoşgörü ve açılım politikaları, diğer vatandaşlarımızı olduğu gibi Süryanilerin de kendi mülklerine tekrar sahip olma noktasında cesaretlendirmektedir. Ancak arazi ihtilafı konusundaki idari ve hukuki süreçler önemli bir problem alanı oluşturmaktadır. Süryaniler, İdil mimarisine özgü yapıları modernleştirerek yeniden inşa ederek ilçe ekonomisine katkıda bulunmaktadırlar. Yeni iş alanlarının yaratılmasında da katkıları olmaktadır. Özellikle yaz aylarında yurtdışında ikamet eden yüzlerce İdilli Süryani, yaz tatillerini geçirmek üzere İdil’e gelmektedir. Gelen ziyaretçilerin ilçede karşılaştıkları en önemli sorun, konaklama tesislerinin olmamasıdır. Konaklama ihtiyacı daha çok Meryem Ana Kilisesi bünyesinde bulunan misafirhanede karşılanmaya çalışılmaktadır. Ancak son günlerde gündeme getirilen kilise misafirhanesinin yıkılması kararı çok büyük bir rahatsızlık yaratmakta ve geri dönüş üzerine oluşturulan umutlar sekteye uğratmaktadır.”


Bu bölümdeki en popüler konular






Benzer konular

SİTEMİZE 10 SANİYE İÇİNDE ÜYE OLABİLİRSİNİZ!

SİTE İÇİ ARAMA MOTORU

Detaylı arama


KUTSAL KİTAPLAR KELİME ARAMA MOTORU



Cumhuriyet Dönemi İdil Süryanileri (Mehmet Şimşek) - Türkiye'de Hristiyanlık (Hristiyanlıkta)

>
  >
>



v B u l l e t i n ® J e l s o f t . E n t e r p r i s e s L t d . - Copyright ©2000 - 2015,



İncil | İsa Mesih | Tanrı Rab Allah | Hristiyanlık ve Hristiyan | Kuran | İslam | Muhammed