Kadim Bir Dilin Peşine Düşmek konusu
638 kez okundu,
0 kez cevaplandı. En son mesaj
sonsuzdiren tarafından gönderildi.
Kadim Bir Dilin Peşine Düşmek konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

27-04-08, 19:54
sonsuzdiren
Yarına Bir Harf Belgeseli’nin İstanbul’daki basın galasından sonra , Güneydoğu'da bu dilin bir zamanlar konuşulduğu topraklarda ve filmin ana mekanı olan Midyat’a bağlı
Bakısyan (Alagöz) ‘da gösterimini bir borç bilerek 15-17 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen üç gün beş gösterimlik gezinin notlarını sunuyoruz.
15/03/2008 Cumartesi
Diyarbakır Meryem Ana Kilisesi’nde tüm Diyarbakırlılar’a açık olan belgesel gösterimi için öğle saatlerinde avluda ve iç mekanda gerekli hazırlıklar yapıldı. Bölgede elektrik kesintisi olduğundan Suriçi Belediye Başkanlığı aracılığı ile jeneratör temin edildi.
Diyarbakır Sanat Merkezi’nin de katkıda bulunduğu gösterim saatine doğru kilisenin kapısından içeri girenlerin
yoğunluğu günün anlamlı geçeceğinin kanıtıydı.Günler öncesinden de belgesel etkinliğine
yerel ve ulusal gazete haberlerinde yer veriliyordu.
Mihrabın önüne yerleştirilen beyaz perde ve temin edilen sandalyelerle birlikte adeta bir kültür salonuna dönüşen mekanda, belgesel gösterimi öncesinde Diyarbakır organizasyonunun ve kilisenin
müteşebbis heyetinin başkanı Can Şakarer; misafirlere geldikleri için
teşekkür edip kilisenin onarım sürecini kısaca aktardıktan sonra , yapının bir
dünya kültür mirası ve tüm Diyarbakırlılar’ın sahip çıkması gereken bir değer olduğunu vurguladı. Basın mensupları ve ayaktaki izleyicilerle birlikte yaklaşık
250 seyircinin dolup taşırdığı iç mekanda ilgiyle takip edilen belgeselin sonunda duygusal anlar yaşandı.
Alkışlarla çınlayan kilisenin bazalt duvarları o eski düğünlerde olduğu gibi bu coşkun
seslere susamış gibiydi.
1700 yıldır işlevini devam ettiren
tarihi kilisenin dokusuyla örtüşen filmin görüntüleri ve ana mesajının izleyicileri etkilemiş olduğu az sonra yapılan söyleşide de kendini gösterdi. Filmin yönetmen ve senaristi olan Maltepe Üniversitesi öğretim görevlisi Hakan Aytekin, araştırmada ben ve görüntü yönetmeni Kültür Üniversitesi öğretim görevlisi Turhan Yavuz’la gerçekleştirilen söyleşide,
süryani felsefesi ve yazısının diğer kültürlere sağladığı katkıları konu olan akademik çalışmaların yapılması gerektiği ifade edildi.
Kiliselerin , Süryani toplumu açısından sadece
dinsel merkez değil aynı zamanda
kültürel ve sosyal mekanlar olarak hizmet verdiğini anlatan Aytekin bu yüzden filmin gösterim mekanının da etkinliğe ayrı bir
anlam kattığını söyledi. Söz alan izleyiciler; aynı coğrafyadaki dillerin birbirleriyle etkileşimlerini , kimlik bilinci için temel yapı taşı olduklarını, kültürel gelenek göreneklerin ortak geçmişlerini vurgulayarak farklı diller ve kültürlerin bir arada yaşayabileceğinin örneklerini verdi. Hala yaşamakta olan
bu kadim dilin,
yine kadim bir şehirde yaşamış olduğunun tesadüf olmadığı belirtilirken Türkiye’nin turizm amaçlı
ilk süryanice broşürünü bastırdıklarını ifade eden eski Suriçi Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş , bu dilin yaşatılması için sadece süryani toplumunda değil
genel toplumsal bir duyarlılığın da olması gerektiğini söyledi. Sosyal ve siyasi nedenlerle nüfusla beraber dillerin de
göç etmesinin Diyarbakır için
büyük eksiklik olduğu görüşü yansıltıldı.
Uzun süren söyleşi ertesinde , organizasyonun manevi ev sahipliğini yapan
Diyarbakır – Mardin Metropoliti Mor Filüksinos Saliba Özmen misafirlere hoş geldin mesajlarını aktardıktan sonra süryanice ile ilgili kısa bir açıklama yaptı. Belgeselden
oldukça etkilendiğini ve kültürel projelerde her türlü desteği sağlayacaklarını işaret eden Özmen , Hakan Aytekin ve Turhan Yavuz’a Süryani kültürüne yaptıkları katkıdan ötürü
teşekkür plaketlerini sundu.
Belgesel izleyicileri arasında Mor Filüksinos Saliba Özmen’le birlikte papaz Gabriel Akyüz ve Yusuf Akbulut , Dicle Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ahmet Taşğın, Dr.Eyyüp Tanrıverdi,, Dr.Talip Atalay, Ankara Üniversitesi’nden Dr. Nesim Doru gibi değerli akademisyenler; sosyolog Mehmet Şimşek, yazar Şeyhmus Diken, Turizm İl Müdürü Tevfik Arıtürk, Ak Parti İl Başkan Yardımcısı Muhammed Akar, DYP İl Başkanı Galip Ensarioğlu, eski Suriçi Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, Diyarbakır Müze Müdürü Nevin Soyukaya, Diyarbakır Maarif Kolej Vakfı üyeleri gibi isimlerin yanısıra Diyarbakır halkı ve süryani toplumundan Murat Belbak , Şabo Boyacı ,Yusuf Beğtaş ve Saliba Açış da vardı.
Avluda verilen ikramların ve sohbetlerin ardından etkinlik sona ermiş oldu. Organizasyonun tek eksiği elektrikler olmadığı için
ısıtılamayan kiliseydi ama sohbetin ve filmin sıcaklığı bir nebze olsun bu soğuğu kesmiştir diye düşündük. Restorasyon ertesinde Diyarbakır’daki bu kadim kilisemizin
nesiller boyunca ayakta kalacağına inancın mutluluğu ; bir yandan Süryanice
dualarlarla tütsülenmeye devam ederken bir yandan da anlamlı bir kültürel etkinliğe
ev sahibi olmasının getirdiği gururla, ekip olarak Mardin Deyrul Zafaran Manastırı’na hareket ettik.
Deyr-ul Zafaran Manastır’ındaki akşam yemeğinin ertesinde manastır sakinlerine ve misafirlere gösterilen filmde özellikle manastırda
yazıyı öğrenen çocukların ilgisi görülmeye değerdi.
http://www.suryaniler.com/
Kadim Bir Dilin Peşine Düşmek

İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı’nın bir armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir.
Efesliler 2:8-9 
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Kadim Bir Dilin Peşine Düşmek
Kadim Bir Dilin Peşine Düşmek konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.