Fırat Çölgeçen
Başlangıç Tarihi
Yaratılış, bozulma, tufan ve yeni düzen. Musa, bütün bunları neden yazdı ?
Bütün bunların bir araya toplanıp; bir vahiy ışığı altında sunulmasının temeli geçmiş hakkında doğru olanı sunmak olduğu gibi esas temelde, Tanrı istemini İsrail'e yani Tanrı halkına duyurma gerçeği yatmaktadır.
Bu yaratılış olayında, ilahi bir düzen söz konusudur. Bu ilahi düzeni, insanlar yani İsrail'in çevresindeki milletler, mitler olarak belli masalsı anlatımlarla ifade etmeye çalışmışlardır. Yani ateş olmayan yerden duman çıkmaz misali anlatılan mitlerin arkasında bir takım etmen ve o dönemin halkı tarafından ancak masalsı ifade edebilecek hadiseler söz konusudur.
Şimdi bu durumda, bir tablo çizmek gerekse; şöyle bir sonuç ortaya çıkar:
A. Başlangıç olayları..... B. Mitler.... C. Dini ve sosyal program
İşte Musa, bu noktada, ilahi vahyin yönlendirişinde o dönem halklarının çok iyi anlayabildiği bütün yapılanmaları kullanarak yani tapınak, tapınma ayinleri, uygulamaları ve kahinleri kullanarak bütün açılımları esas yaratıcı Tanrı hizmetine çevirmiştir.
Yani yerin ve göğün yaratıcı olan Rab Yahve, kendisini insanlarına açıklamaya karar vermiştir. Aksi takdirde insanlar, kendilerini mitlerle belli yaratıcılar oluşturup onların ardı sıra gitmeye devam edeceklerdi.Zaten İsrail'in Tanrısını kabul etmeyen birçoğu da mitlerini din edinerek yollarına açıklanmış doğrulara sırt dönerek devam ettiler. O zaman Musa'nın olayını da şöyle bir tablo ile şekillendirmemiz mümkündür:
A. Başlangıç tarihi..... B. Musa'nın başlangıç anlatımı.... C. Dini ve sosyal program
Musa'nın mitleri doğrultmak amacıyla girişimini şu ayetlerde görmemiz mümkündür: 1:1-2:3; 2:4-6:8; 6:9-11:9.
Aslında bu A. B. ve C sıralamasında yaratılış olayının, esas anlatılmaya çalışılmasının sebebi dünyanın bilimini bir kenara koyup; bunu bir bilim olarak illa böyle olmuştur demek değildir. Burada yaratılış olayı ile İsrail'in kölelikten kurtuluşu arasında büyük bir benzerlik, paralellik oluşturup zengin bir tablo ile Tanrı halkına durumunu göstermek; Yaratıcının kim olduğunu, neler yaptığını, isteminin ne olduğunu net bir biçimde bildirmektir.
Yaratılış olayında ne vardır ? Öncelikle kaos, karmaşa, karanlık vardır. Sonra ne olmuştur ? Işık, gelmiş ve düzen oluşturulmuştur.
Yaratılıştaki kaos düzene büründüğü halde; insan yeniden bozulmayı getirmiş, tufanla ceza gelmiş yani üzerlerine lanet gelmiştir. Diğer taraftan İsrail, yaratılıştaki kaosun ışıkla düzene girmesi gibi; düzene girip ideal dünyaya yani Kenan diyarına kavuşmuştur. Yani kaos, içindeki karanlıkta bir düzen dünyası yaratılmış ve hayvanlar, insanlar mutlu mesut bir yaşama ve de berekete kavuşmuşlardır.
Burada, bu gidiş gelişlerle anlatmaya çalışılan şey, yaratılış olayının 11 bölümde kopuk ve kısa anlatılmasının bir bilimsel makale değil; İsrail'e tanrı'nın sunduğu kurtuluşun ve onları ulaştırdığı ideal dünyanın anlatımı içindir. İşte Musa, bu nedenle ilahi vahiyle böyle bir mantığa sevk edilmiş ve böyle bir bölümün kaleme alınmasına aracı olmuştur.
Yaratılış öyküsü ile İsrail'in ilahi yolculuğu arasında bir anlatım paralelliği var. İsrail'in hedef olarak gittiği yer, içinden bal ırmakları akan yani çok bereketli topraklar Kenan diyarı. Fakat insan, yaratılışın ardından kendi istemi ile düşerek bozuluyor. Lanet yani tufan üzerlerine geliyor. Şöyle sıralayabiliriz:
Mısır'dan kurtuluş - Yaratılış
Zorluklar - Günahın laneti ( Düşüş - ayrılış )
Yeni düzen - bereket - Kenan diyarı - ( İdeal dünya )
Yaratılış 6:9-11:9; burada gördüğümüz gibi Musa'nın vizyonu aslında İsrail'e yani Tanrı halkına, Tanrı gerçeklerini, O'nun sunusunu, kurtarışını ve daha doğrusu İsrail'in ilahi mirasını anlatabilmekti.
Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız.