Fırat Çölgeçen
Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler
Rab iyidir !
__________
Reform herminitiği doğru muydu ? Bir şeyin Reform olmaı onun doğru olduğu anlamına gelmez. Her şeyi KK'a göre kontrol etmeliyiz. KK'tan birkaç örnek verelim: Filipililer kitabına bakalım. İlk önce yazan kişi hakkında öğreniyoruz. Pavlus, hapishanede. Filipililerin kim olduğunu öğreniyorsunuz. Hapishanedeki Pavlus'a hediye gönderiyorlar. Pavlus'u tanıyorlardı. Tabi ki YA.'da bunları yapmak daha kolay. Ama EA'da o kadar kolay değil.
Örneğin Yaratılış kitabında İbrahim'im yaşamına bakalım. Bu öyküyü yazan kişiya bakalım. Kim Yazdı ? Musa. Musa, kime yazdı ? İsrail'in ikinci nesline yazdı. Bu şekilde bakmak, çok farklılaştırıyor. Bu fark ne ? Modern Müjdesel Kilise, Yar. 1. bölümü okuduğunda; Tanrı, bana konuşuyor diyor. Bu bölümü okuduklarında; kafalarındaki soru ne ? Tanrı, bana ne diyor ? Musa, Darwin hakkında düşündü mü bunları yazarken ? O günkü halkın, Yaratılışı okurken; ne düşündüğünü sormamız gerekir. onların gereksinimleri nelerdi ? Musa, İsraillilere ne diyordu ?Burada yazarın görüşünü destekleyen bir doktrin var. Buna organik esin diyoruz. Bu, çok önemli bir kavram.İnanlılar arasında, bu esin hakkında çok uç düşünceler var. Bir uç bir tarafta: Onlar, mekanik esin diyorlar artık. Hatta bunu dikte etmek istiyorlar: Yazar, pasiftir.Tanrı, insanı bir makina gibi kullanıyor. Tanrı, söylüyor, insan yazıyor. Daha da uç noktası: Pavlus, yazarken; Pavlus değil de, Pavlus'un eli yazıyor bir robot gibi. Yazarken aynı anda konuşabilir ya da herhangi bir başka iş yapabilirdi. Yazarken bakması da gerekmiyordu. Çünkü Kutsal Ruh, ona yazdırıyordu. Bakmasına ya da düşünmesine gerek yoktu. Sadece kalem tutması yetiyordu. Bu, mekanik dikte bir esin. Bir de öbür uç var:Buna romantik esin diyebiliriz. Sanki esin, insanın içinde bir şeyler yapıyor. Sanki bir müzik bestesi gelmiş gibi, insanın ruhunu etkileyen bir şey. İçinde bir şeyler oluyor. Ama yazısını çok az etkiliyor. Bu, genelde liberal Hristiyanların düşüncesi. Bundan çıkarak da KK'ın kesin güvenilir olamayacağını savunuyorlar. KK'ın hataları olduğuna inanıyorlar.Organik esin , ilahi esinile insanı ayıramıyoruz. İkisini bir arada tutuyoruz.
KK'ın yazılmasını tamamen kontrol eden bir Tanrı var. Ama bunu insan aracılığıyla yapıyor. Kişilikleri, bakış açılarını, genel tarihi, yazarın tarihini kullanıyor. Birbirlerinden farklı deneyimler, diller var. Bu yüzden de farklı olarak yazıyorlar. Bu yüzden bir kısmı İbranice, bir kısmı Yunanca yazıyor. Bu nedenle KK tarihinde farklılıklar görüyoruz. Diğer diller gibi İbranice'de değişimler gösteriyor. Organik esinde Tanrı, bir arada esini koruyor. Öbür tarafta ise, yazarın kişiliği ve arka planı kullanıyor. Bir örnek verelim:
Ferisiler toplu haldeyken İsa onlara şuınu sordu: " Mesih'le ilgili ne düşünüyorsunuz ? O kimin oğludur ? " Onlar da, " Davut'un Oğlu " dediler. İsa şöyle dedi: " O halde nasıl oluyor da Davut, ruh'tan esinlenerek O'dan ' Rab ' diye söz ediyor. Şöyle diyor Davut: ' Rab Rabbim'e dedi ki, Ben düşmanlarını altına serinceye dek sağımda otur. ' Davut O'ndan Rab diye söz ettiğine göre, O nasıl Davut'un Oğlu olur ? "İsa'ya hiç kimse karşılık veremedi. O günden sonra artık kimse de O'na bir şey sormaya cesaret edemedi. ( Mat. 22:41-46 )
Burada İsa Mesih, insan yazarlar için konuşuyor. kutsal Ruh'a aynı zamanda ne kadar insan yazarın amaçlarına bağlı olduğu esini gösteriyor. 43. ayete dikkat edin. Davut aracılığı ile Kutsal Ruh'un konuştuğunu söylüyor. Davut'un söylediklerinin doğru olduğunu söylüyor. İnkar edilemeyeceğini ifade ediyor. Ama aynı zamanda, basitçe, Kutsal Ruh konuşmuyor. Davut'un dediğiyle İsa da ilgileniyor. Bunu nasıl görebiliriz ? Ferisilere şunu soruyor: Mesih, kimin oğludur ? Kutsal Ruh, Davut'un sözüne yetki veriyor. Ama dikkat edin Davut'un sözü hala Davut'un sözü. Bunu nasıl görüyoruz ? İsa, diyor ki; Mesih kimin oğlu ? Diyorlar ki; Davut'un oğlu. İsa, bunu doğruluyor. Ama bunu söylediği zaman Ferisiler karışıyor. 110. Mezmur'dan örnek veriyor. Nasıl Davut'un oğluna Rabbim diyebilir ? Biz biliyoruz ki; Davut'un oğlu. Bu bir anlamda sorun gibi görünüyor değil mi ? Çünkü İsa, hem tanrı hem de kişi olarak görünüyor. İsa, Davut'tan daha büyük.Hem oğul hem Rab. İsa, burada ne yapıyor ?Davut'un niyetine işaret ediyor. Davut'un niyeti, Mesih'in yorumu için bir öncelik yapmak. Organik esinde bir yazarı düşünmek zorundayız. Yazar hakkında daha çok bilirsek; daha iyi yorumlayabiliriz.Bazen çok biliyoruz. Bazen çok bilmiyoruz. Bu konuda genel olmamız gerekiyor. Bazen yazarın arzuladığı şeyin ne kadar, hangi düzeyde etkin olduğunu bilmiyoruz.
Örnek Yeşu'yu yazan kişi hakkında çok şey bilmiyoruz. Yahudi'ydi. Yeşu'nun gününden sonra yaşadı. Eğer oradaki kentlerin isimlerini bilirsek; bu, bize daha çok yardımcı olacaktır. Eğer Krallar kitabında, Yeşu'nun referans alındığını bilirsek; o zaman çok daha fazla şey bileceğiz. Bazen 100-200 yıllık fark oluyor. Bunu bilirsek, çok fazla değişmiş olacak.Çin'deki biri tarafından yazılmadı. Mesih'in günlerinde yaşamış olan bir Çinli tarafından yazılmadı. Neden kime yazıldığına önem veriyoruz ? Bu, bir doktrindir. Buna, yerleşim doktrini diyoruz. Bu ne anlama geliyor? Calvin'in " İnstütüler " kitabında şöyle diyor: "Tanrı insana konuştuğu zaman anlayabileceğimiz yollarla bize konuşur. Bizi donatır. Bize öyle konuşur ki biz donanımlı olarak konuştuğunu anlarız. "Neden Tanrı, bize taşıması daha kolay olan bir yolla, örneğin MP3 içinde vermedi 10 emri ? Hem de içine milyonlarca mir sığabilirdi. O dönemde böyle bir teknoloji yoktu. Eğer Tanrı, bu yolla vermiş olsaydı; uygun olmayacaktı.Papirus kağıtları vardı. Taş üzerinde verdi. Neden iki taş üzerinde ? Kalıcı ve daha sağlam olduğundan.Musa'nın döneminde yapacakları şey şuydu: Bir anayasa ya da bir antlaşma için taş kullanılırdı ve iki kopya halinde yapılırdı. Antik dünyada bu tür örneklere sahibiz. Çünkü Musa, Mısır'ın saraylarında büyümüştü. Tanrı'dan Yasa'yı aldığında bunun önemini biliyordu. On emir, onu donatıyordu. Bu temel görüşlere bakıyoruz. Bu, aslında bütün vahiy için doğru.
Yaratılış kitabına baktığımız da, Musa tarafından yazıldığını görüyoruz. Özellikle bizim sahip olduğumuz kadarıyla şu an YA:'dan ve EA. tanıklığından biliyoruz. Bu 5 kitap Musa'nın günlerinde yazıldı. Dünyanın tarihini yazmak için Musa kaç tane şey yazabilirdi ? Milyonlarca şey yazabilirdi. Eğer Tanrı, Adem ile Yusuf arasındaki hikayeleri yaz dediğinde;Musa, kaç tane hikaye seçebilir, yazabilir di ? Tabi ki sonsuz şeyler seçebilirdi. Amam o, daha az şey seçip 50 bölümlük bir kitap yazdı. Yusuf'a kadar dünya tarihi, 50 küçük bölüm. Size bazı şeyleri dışarıda bıraktığı izlenimini veriyor mu ? Çok mu az şey yazdı acaba?
Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız.
Yalnız inanmak değil, anlamak da gerekmektedir.