Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler

hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Tevrat ve Zebur : Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler


HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)





Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 

hristiyanlık
Fırat Çölgeçen

Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler


Eski Antlaşma'yı çevreleyen Yakın Doğu'ya özgü ortam , bünyesinde birçok yazınsalkoşullar barıondırmakla birlikte, bunlar birçokları tarafından görmezlikten gelinir. Ancak Yakın Doğu edebiyatı ve tarihi incelenirken göz önünde bulundurulan bir takım ilkelerin Eski Antlaşma tarihini ve metinlerini incelerken de geçerli olması gerektiği yadsınmaz bir gerçektir ( Kitchen, AOOT, 28 ).

İncelemelerde üç temel ilkenin uygulanması gereklidir:

Eski Antlaşma'yı herhangi bir antik eser gibi ele almak - benzeyen parçalardaki uyumlulukları ve uyumsuzlukları belirlemek

Ünlü eleştirmen ve edebiyatçı Coleridge, edebiyat eleştirisine temel bir ilke getirmiştir: " Başarılı bir yazarın metinlerinde açık bir hata saptadığımız zaman , bu yazarın bu konudaki bilgisizliğinden emin olana dek yazarın metnini anlayamayacak kadar bilgisiz olduğunuzu düşünmemiz gerekir " ( Alıntı: Allis, FBM, 125 ).

Tarihçi John Warwick Montgomery, antik bir belgenin tarihselliğinin saptanmasında şöyle yazar: " Aristo'nun ( De Arte Poetica " Şiir Sanatı ", 14606-14616 ) ünlü sözleri şötledir: ( Olumlu ) kuşkuculuğun yararı eleştirmenin kendine değil, metnedir " ( Montgomery, HC, 29 ).

Bu ilkenin, hem Eski Antlaşma hem de eski Mısır bilimi çalışmalarında
benimsenmesi gerektiği, Kitchen tarafından bir kez daha vurgulanır: " Aksini gösteren açık ve kesin bir kanıt olmadıkça mevcut kaynaklardaki ifadelerin genelde güvenilir olduğunu varsaymak olağan bir uygulamadır. Belirgin tutarsızlıklara rağmen , metinlerin temelindeki tutarlılığı belirlemeye çalışmalıyız. Antik tarihten günümüze kalan kaynaklar eksiktir " ( Kitchen, AOOT, 28-33 ).

Allis, bu yaklaşıma " uyumluluk yöntemi " adını vermiştir. Bu yöntemin Eski Antlaşma metinlerine uygulanmasını şöyle açıklar:

Bu yöntemin iki belirgin yararı vardır. Öncelikle, Kutsal Kitap'ı kaleme alanların zekasına ve sağduyusuna tarafsızca yaklaşır. Kutsal Kitap kayıtlarını tutan yazar ya da derlemecilerin metinlere ayn ı olayın birbiriyle çelişen anlatımlarını eklediklerini öne sürmek, bu kişilerin zekasından , dürüstlüğünden ya da kayıt tutma yeteneklerinden kuşkulanmak anlamına gelir. İkinci olarak, bunun Kutsal Kitap yorum yöntemi olmasıdır. Kutsal Kitap yazarlarının birçok kez birbirinden alıntı yapması ya da gönderme yapmaları , kullandıkları kaynaklara duydukları güveni sergilemektedir. Bu yazarlar uyumluluk yöntemini kullanmışlardır. En önemlisi ise, bu yorum yönteminin Kutsal Kitap'ın Tanrı'nın sözü olduğuylşa tutarlılık gösteren olmasıdır.

Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız.






Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler


hristiyanlık
Fırat Çölgeçen

Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler


Aşağıdaki yazılım, kendim ve Ankaralı kardeşimin ders notlarından alıntılardır:


Eski Antlaşma'yı yorumlama

Eski Antlaşma'daki öykülerin nasıl yorumlanacağını öğrenmeye çalışırken Protestan Reform Hareketi başlama noktamız olacak.

Protestan Reform Hareketi, sadece bir doktrin değil üzerine inşa edilmedi. Reform doktirinin altında aslında bir yorum reformu var. Teolojik olarak yorumlamaya Kutsal Kitap hermenütiği diyoruz. Hermenütik kelimesinin kökü Yunan mitolojisindeki tanrı Hermes'den ( Latince'de Merkür olarak bilinir. ) ve anlamı tanrının elçisi anlamına gelir. Hermes, tanrıdan mesajlar taşırdı. Herminitik, mesaj bilimi, mesajı çalışmak anlamına geliyor. Reform doktrininin altına baktığımızda yorumun reformunu görebiliriz. Eğer insanların KK'ı yorumlama yolları değişmeseydi; reform doktrini olmazdı. Reform hareketi, batı kilisesinde oldu.Reformdan önce, Roma Katolik kilisesine gitmek gerekiyor. Roma Katolik kilisesi, bunu nasıl anlıyordu.Roma kilisesinde, birçok farklı gruplar için bir çok farklı şeyler söylenebilir. Ama aslında herkes aynı şeye inanmıyordu. Herkes tarafından inanılan tek bir karakteristik özellik vardı: tanrı, bize KK'ı verdi. Aslında Müslümanlar da, buna yakın bir şeye inanıyorlar. Katolik kilisesinde, sanki Kutsal Kitap gökten inmiş gibi kabul ediliyordu. O zaman - bunun sonucu olarak - KK'ın çok özel bir kitap olduğu sonucu çıkıyordu.Bir şekilde bu, şöyle gösteriliyordu: Normal bir kitap gibi bir anlamı yoktu bu kitabın. Daha derin anlaşılmaz bir anlamı olmalıydı. KK'ın herbir bölümünde, çok şeyler vardı. Sadece basit bir metin olduğu söylenemezdi. Bunun tam tersi birçok düzeylerde KK, anlam ifade ediyordu.

Ortaçağ kilisesinde -kendi içinde- birçok farklı anlamlar teşkil ediyordu. Bunlardan en çok bilinen bir tanesi, Quadriga'dır. Anlamı dört yollu yaklaşımdır. Literal, harf olarak bir anlamı olduğu söylemiyordu. Başka bir anlamı olduğu düşünülüyordu. Literal, ahlaksal, analojikal, eskatojikal. Bu dört seviye nedir ? Üç düzey, KK ayetinin normal harf okunuşunun çok ötesine gidiyor. Gizli anlamlar aranıyordu. Örneğin KK, basitçe bir şey söylüyor : İnek, sokaktan aşağı yürüyor. Bu harf olarak ineğin aşağı doğru indiğini gösteriyor. Ahlak ya da doktrinsel anlamda belki de şu anlama geliyor: İneğe saygı gösterilmeli. Çünkü inek bayırdan aşağıya iniyor. Bütün bu çoğul anlamalar, ardı sıra eklene eklene anlam kazanıyordu. Şöyle bir sorun ortaya çıkıyor: Ancak literal anlamın hiçbir önemi kalmamıştı.Çünkü çok basitti. Bizim görüşümüzden saklanmış olan bu bilinmez anlamalar, artık önem kazanmıştı onlar için.Eğer siz, basit bir imanlı iseniz; belki de çok az okuyan bir kişi olabilirsiniz. Ya da çok iyi Latince bilmiyorsunuz. O zaman bu gizli anlamaları bilemiyecektiniz. Birilerinin bu gizli anlamaları, size anlatması gerekecekti. Rahip, anlatacaktı. En büyükleri de Papa idi. Papa ya da rahip, KK'ın ne anlama geldiğini basit imanlılara anlatacaktı. Buradan bir gelenek ortaya çıkıyor: KK'a hiçbir zaman kendiniz gidemiyordunuz. Bugünkü gibi çok fazla KK kopyası da yoktu. O zaman size yardımcı olacak birine gitmek zorundaydınız. Bu, rahipti. Bütün bu pratik uygulamalara baktığımızda; yaşamlarını sürdürebilmek için insanlar, rahibi dinlemek zorundaydı.İşte bu sorun, Reform hareketinin başlamasına neden oldu. Sorun, sadece KK'ı kilisenin yorumlayabilmesiydi. Katolik kilisesinin otoriter kişileri, bunu yapmak için bir takım yetkileri olduğuna inanıyorlardı. KK hakkında ne olursa söyleyebiliyorlardı. Sade insanların, bu konu hakkında soru sorma hakları yoktu. Bugünkü gibi ellerinde KK kopyaları yoktu. Hatta çoğu okumayı bilmiyorlardı. O zaman yetkililer, ne söylemek istiyorlarsa, onu söylüyorlardı. Bugün bile Protestanlar arasında da bu durum var. Bugün pastörler, topluluğun önüne geliyorlar ve Yunanca, İbranice kelimeler söylüyorlar. Sade bir Hristiyan, bunları bilmiyor. Sanki pastör, gizli bir takım sırlara sahipmiş gibi görünüyor. Kısaca kilise otoritesinin söylediklerine insanlar, inanmak zorunda kalıyor.

Devamı var.
-----------------------

Yalnız inanmak değil, anlamak da gerekmektedir.

Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız.




Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler


hristiyanlık
Fırat Çölgeçen

Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler


Martin Luther, kilisenin aslında KK'ı doğru dürüst okumadığını, KK. kilisenin üzerinde olması gerekirken; yetki sahibi insanların kendi çıkarları için KK'ı kullandığını gördü.KK'tan bazı bölümleri okumaya başladı. Rom. 1. bölüm gibi. Burada Pavlus, kurtulmanın imanla olacağından bahsediyordu. Ama Katolik Kilise, kurtuluşun hem imanla hem de işlerle olacağını söylüyordu.Rom. 1'i kilsede okuyor ve onlarla birlikte yorumluyordu. Herkes kilisenin bu bölümle ilgili söylediğine inanmak zorundaydı. Fakat Luther, şöyle diyor: Biz, tekrar KK'ın metnine dönmemiz gerekiyor. Onun ne öğrettiğini kontrol etmeliyiz.

Luther, bu düşünceye nereden kapıldı ? Çünkü o güne kadar KK'ın birçok anlamlar içerdiğine inanıyordu ve bu gizli anlamları sadece rahipler bilebilirdi. Reform yorumlama görüşü: Luther, Calvin, Zwingeli ve diğerleri tarafından incelenen bu fikir o dönemde aslında başka bir akımdan etkilendi. Bu hareket Protestan hareketi getirdi. Bu harekete Rönesans diyoruz. Rönesans, 1400-1600 yılları arasında; Reform 1500 yıllarında oldu. Yani Rönesans olurken; Reform oldu.

Rönesans'da en önemli şey, taşınabilir basım makinasıdır. Kitaplar daha ucuz bir şekilde oluşmaya başladı. Böylece KK da, bu şekilde çoğaltılabilirdi. Böylece insanların eğitimi yükselmeye başladı. En azından okuma bilenler arttı. Sıradan insanlar da, KK'ı okuma şansına kavuştular. Rönesans sırasında birçok antik ve Yunan metinlerinin bulunması gerçekleşmişti. Bu dökümanlar tercüme edilmeye başlandı. Bu metinler, ilginç ve önemli olmaya başladı. Alınıp satılmaya başladı. Onlar, kiliseinin öğrettiği şeylerden farklı bir şeyler öğrenmeye başladılar.Antik Yunan metinleri okuduklarında; helenist bir yaşam tarzı olan alkol, seks gibi şeylerin serbest olduğu bir yaşam tarzı öğrenmeye başladılar. Bu döneme Rönesans dediler. Çünkü Röesans, " yeniden doğuş " demek. Klasik sanatla ve edebiyatla ilgilendiler. Özellikle zengin bir çok kişi, Helenistik edebiyat istediler. Bu nedenle paralarını kullanmaya başladılar. Bir takım yazarlar, tutup antik yazıların çevrilmesini ve yeni eserler oluşturulmasını sağladılar.

Kilise, bütün antik yazıların tercümanı biziz dedi.Bu metinler hakkında ne bilmek istiyorsanız, bizi dinleyin Buna karşı gelmek için birçok nedenleri vardı.Bazıları, Kilisenin gücüne karşı gelmek için farklı kuralları izlemeye başladı. Özellikle yorum konusunda farklı kuralları izlediler.Artık KK'ın gizemli yorumları gibi şeyler aramıyorlardı. Şu soruyu soruyorlardı:" Orijinal olarak bu metin ne demek istiyor ? Antik metinin yazarı, acaba bunu yazarken ne düşündü ? Bu metinin orijinal anlamı neydi ? . "

Kilise, ne der ? diye sormak yerine Martin Luther, şunu sordu: " Orijinal olarak bu metin ne demek istiyor ? " Harfi yorum daha önemli olmaya başladı.Yetki, kiliseden ziyade KK'a verildi. Sonuç ne oldu ? Protestan kilisesinde, gökten gelen bir kitap olarak kabul edilmesi yerine KK'a şu yolla baktılar: Tanrı tarafından verildi. Tanrı tarafından vahiy edilmişti. Ama bütün gizli manalarla gökten düşmüş bir kitap değildi. Bunun yerine insan aracılığı ile gelmişti. Eğer anlamak istiyorsak; KK'ı Martin Luther'in yaptığı gibi yapmamız gerekiyordu. Şu soruyu sormalıyız, bizde orijinal olarak bu metin ne demek istiyor ? Kilisenin ne dediği değil, esas yazar yazarken; ne amaçlıyordu ?

İşte bu hermenütik kural, bir şeyleri değiştirmeye başladı.Birçok modern Protestanlar, bunu unutmaya başladı. Kendileri Roma Katolikleri gibi olmaya başladılar. Artık KK'ın orijinal metninin ne demek istediği hakkında kimse bir şey sormaz oldu.

Rab'bin sevgi ve ışığının sarmlında kalınız.

Yalnız inanmak değil, anlamak da gerekmektedir.




Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler


hristiyanlık
Fırat Çölgeçen

Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler


Reform hermenitiği nasıl görünüyor ? Birçok bakış açısından şöyle: Özellikle orijinal anlamını bilmemiz gerekiyor. KK metnini okuduğumuzda; içeriğine göre okumamız gerekiyor. Bu içerik çerçevesi ne anlama geliyor ? Orijinal olarak yazar kim ? Kime sesleniyor ? Bir metnin orijinal anlamını bilmek istiyorsak; bu soruları ilk önce yanıtlamalıyız. Metnin anlamını, yazarından yazdığı kişilere verilen mesaja göre bakılıyor.

Bir içerik olmadan KK. olmaz. KK, direk olarak bize yazılmadı; bir başkalarına yazıldı. Biz, onların diyaloglarını dinliyoruz. Başkasına yazılan diyalogu okuyoruz. İlk önce orijinal anlamını alıp; sonra da modern dünyada uygulamasını algılamamız gerekiyor. Müjdeci Hristiyanlar, KK'ı kendilerine gelmiş kişisel mektupları gibi okuyorlar. Sanki KK, göklerden gelmiş elimize ve doğrudan bize konuşuyor gibi. Bu şekilde okuyan kişi, metnin orijinal anlamını düşünmüyor bile ! Roma Katoliklerin yaptığı hatayı düzeltmenin tek yolu orijinal metine dönmekti.

Kişi diyalogu kendine yazılmış olarak algıladığında; büyük bir problem ortaya çıkmaktadır.Böyle yapınca KK, bizim oyuncağımız haline geliyor. Yargılamak istediğiniz her şeyi KK'ta kendinize göre yargılamaya başlıyorsunuz. Bazıları o kadar abartıyorlar ki; örnek: Yahuda, kendini astı. O zaman ben de, kendimi asabilirim. Zira KK içinde var.

Bir başka örnek: Koloseliler kitabı. Pavlus'un Kolose'deki imanlılara yazdığı şeyi duyuyorsunuz. Daha sonra onu alıp kendi yaşamınıza uyguluyorsunuz. Bu neyi zorlaştırıp karmaşıklaştırıyor ? uygulamayı ne zorlaştırıyor ? 1. problem Kolose'deki insanları tanımıyoruz. Bu insanlar hakkında bilgi edinmemiz gerekiyor. Pavlus'un ne demek istediğini anlamak zorundayız. 2. büyük problem: Kolose'deki imanlılardan farklıyız. Yazar hakkında, yazarın yazdığı kişiler hakkında ve yazarla yazdığı kişiler arasındaki ilişkiye bakmamız gerekiyor. Bu,orijinal anlamı keşfetmemiz için birinci adım.KK'ın her tarafında bunu yapmak zorundayız.İkinci adım: Kendmiz gözden geçirmeli; bu dünya ile kendimizi karşılaştırmalı ve ona uygun bir uygulama gerçekleştirmeliyiz. Sadece benzerlikleriyle değil; farklılıklarıyla da bu durumu görmemiz gerekir. İşte böylece Reform hermenitiğini yapmış oluruz. Tab ki bu teknikle KK'ta gizli bir şey olmadığı görülüyor.

Not: Gelecek yazıda, Reform herminitiği doğru muydu ? üzerinde duracağız. Zira 2 yazı önce de söylediğim gibi, EA.'yı yorumlamaya çalışırken; Protestan reform hareketinin başlama noktamız olacağını ifade etmiştim.

Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız.

Yalnız inanmak değil, anlamak da gerekmektedir.




Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler


hristiyanlık
Fırat Çölgeçen

Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler


Rab iyidir !
__________

Reform herminitiği doğru muydu ? Bir şeyin Reform olmaı onun doğru olduğu anlamına gelmez. Her şeyi KK'a göre kontrol etmeliyiz. KK'tan birkaç örnek verelim: Filipililer kitabına bakalım. İlk önce yazan kişi hakkında öğreniyoruz. Pavlus, hapishanede. Filipililerin kim olduğunu öğreniyorsunuz. Hapishanedeki Pavlus'a hediye gönderiyorlar. Pavlus'u tanıyorlardı. Tabi ki YA.'da bunları yapmak daha kolay. Ama EA'da o kadar kolay değil.

Örneğin Yaratılış kitabında İbrahim'im yaşamına bakalım. Bu öyküyü yazan kişiya bakalım. Kim Yazdı ? Musa. Musa, kime yazdı ? İsrail'in ikinci nesline yazdı. Bu şekilde bakmak, çok farklılaştırıyor. Bu fark ne ? Modern Müjdesel Kilise, Yar. 1. bölümü okuduğunda; Tanrı, bana konuşuyor diyor. Bu bölümü okuduklarında; kafalarındaki soru ne ? Tanrı, bana ne diyor ? Musa, Darwin hakkında düşündü mü bunları yazarken ? O günkü halkın, Yaratılışı okurken; ne düşündüğünü sormamız gerekir. onların gereksinimleri nelerdi ? Musa, İsraillilere ne diyordu ?Burada yazarın görüşünü destekleyen bir doktrin var. Buna organik esin diyoruz. Bu, çok önemli bir kavram.İnanlılar arasında, bu esin hakkında çok uç düşünceler var. Bir uç bir tarafta: Onlar, mekanik esin diyorlar artık. Hatta bunu dikte etmek istiyorlar: Yazar, pasiftir.Tanrı, insanı bir makina gibi kullanıyor. Tanrı, söylüyor, insan yazıyor. Daha da uç noktası: Pavlus, yazarken; Pavlus değil de, Pavlus'un eli yazıyor bir robot gibi. Yazarken aynı anda konuşabilir ya da herhangi bir başka iş yapabilirdi. Yazarken bakması da gerekmiyordu. Çünkü Kutsal Ruh, ona yazdırıyordu. Bakmasına ya da düşünmesine gerek yoktu. Sadece kalem tutması yetiyordu. Bu, mekanik dikte bir esin. Bir de öbür uç var:Buna romantik esin diyebiliriz. Sanki esin, insanın içinde bir şeyler yapıyor. Sanki bir müzik bestesi gelmiş gibi, insanın ruhunu etkileyen bir şey. İçinde bir şeyler oluyor. Ama yazısını çok az etkiliyor. Bu, genelde liberal Hristiyanların düşüncesi. Bundan çıkarak da KK'ın kesin güvenilir olamayacağını savunuyorlar. KK'ın hataları olduğuna inanıyorlar.Organik esin , ilahi esinile insanı ayıramıyoruz. İkisini bir arada tutuyoruz.

KK'ın yazılmasını tamamen kontrol eden bir Tanrı var. Ama bunu insan aracılığıyla yapıyor. Kişilikleri, bakış açılarını, genel tarihi, yazarın tarihini kullanıyor. Birbirlerinden farklı deneyimler, diller var. Bu yüzden de farklı olarak yazıyorlar. Bu yüzden bir kısmı İbranice, bir kısmı Yunanca yazıyor. Bu nedenle KK tarihinde farklılıklar görüyoruz. Diğer diller gibi İbranice'de değişimler gösteriyor. Organik esinde Tanrı, bir arada esini koruyor. Öbür tarafta ise, yazarın kişiliği ve arka planı kullanıyor. Bir örnek verelim:

Ferisiler toplu haldeyken İsa onlara şuınu sordu: " Mesih'le ilgili ne düşünüyorsunuz ? O kimin oğludur ? " Onlar da, " Davut'un Oğlu " dediler. İsa şöyle dedi: " O halde nasıl oluyor da Davut, ruh'tan esinlenerek O'dan ' Rab ' diye söz ediyor. Şöyle diyor Davut: ' Rab Rabbim'e dedi ki, Ben düşmanlarını altına serinceye dek sağımda otur. ' Davut O'ndan Rab diye söz ettiğine göre, O nasıl Davut'un Oğlu olur ? "İsa'ya hiç kimse karşılık veremedi. O günden sonra artık kimse de O'na bir şey sormaya cesaret edemedi. ( Mat. 22:41-46 )


Burada İsa Mesih, insan yazarlar için konuşuyor. kutsal Ruh'a aynı zamanda ne kadar insan yazarın amaçlarına bağlı olduğu esini gösteriyor. 43. ayete dikkat edin. Davut aracılığı ile Kutsal Ruh'un konuştuğunu söylüyor. Davut'un söylediklerinin doğru olduğunu söylüyor. İnkar edilemeyeceğini ifade ediyor. Ama aynı zamanda, basitçe, Kutsal Ruh konuşmuyor. Davut'un dediğiyle İsa da ilgileniyor. Bunu nasıl görebiliriz ? Ferisilere şunu soruyor: Mesih, kimin oğludur ? Kutsal Ruh, Davut'un sözüne yetki veriyor. Ama dikkat edin Davut'un sözü hala Davut'un sözü. Bunu nasıl görüyoruz ? İsa, diyor ki; Mesih kimin oğlu ? Diyorlar ki; Davut'un oğlu. İsa, bunu doğruluyor. Ama bunu söylediği zaman Ferisiler karışıyor. 110. Mezmur'dan örnek veriyor. Nasıl Davut'un oğluna Rabbim diyebilir ? Biz biliyoruz ki; Davut'un oğlu. Bu bir anlamda sorun gibi görünüyor değil mi ? Çünkü İsa, hem tanrı hem de kişi olarak görünüyor. İsa, Davut'tan daha büyük.Hem oğul hem Rab. İsa, burada ne yapıyor ?Davut'un niyetine işaret ediyor. Davut'un niyeti, Mesih'in yorumu için bir öncelik yapmak. Organik esinde bir yazarı düşünmek zorundayız. Yazar hakkında daha çok bilirsek; daha iyi yorumlayabiliriz.Bazen çok biliyoruz. Bazen çok bilmiyoruz. Bu konuda genel olmamız gerekiyor. Bazen yazarın arzuladığı şeyin ne kadar, hangi düzeyde etkin olduğunu bilmiyoruz.

Örnek Yeşu'yu yazan kişi hakkında çok şey bilmiyoruz. Yahudi'ydi. Yeşu'nun gününden sonra yaşadı. Eğer oradaki kentlerin isimlerini bilirsek; bu, bize daha çok yardımcı olacaktır. Eğer Krallar kitabında, Yeşu'nun referans alındığını bilirsek; o zaman çok daha fazla şey bileceğiz. Bazen 100-200 yıllık fark oluyor. Bunu bilirsek, çok fazla değişmiş olacak.Çin'deki biri tarafından yazılmadı. Mesih'in günlerinde yaşamış olan bir Çinli tarafından yazılmadı.
Neden kime yazıldığına önem veriyoruz ? Bu, bir doktrindir. Buna, yerleşim doktrini diyoruz. Bu ne anlama geliyor? Calvin'in " İnstütüler " kitabında şöyle diyor: "Tanrı insana konuştuğu zaman anlayabileceğimiz yollarla bize konuşur. Bizi donatır. Bize öyle konuşur ki biz donanımlı olarak konuştuğunu anlarız. "Neden Tanrı, bize taşıması daha kolay olan bir yolla, örneğin MP3 içinde vermedi 10 emri ? Hem de içine milyonlarca mir sığabilirdi. O dönemde böyle bir teknoloji yoktu. Eğer Tanrı, bu yolla vermiş olsaydı; uygun olmayacaktı.Papirus kağıtları vardı. Taş üzerinde verdi. Neden iki taş üzerinde ? Kalıcı ve daha sağlam olduğundan.Musa'nın döneminde yapacakları şey şuydu: Bir anayasa ya da bir antlaşma için taş kullanılırdı ve iki kopya halinde yapılırdı. Antik dünyada bu tür örneklere sahibiz. Çünkü Musa, Mısır'ın saraylarında büyümüştü. Tanrı'dan Yasa'yı aldığında bunun önemini biliyordu. On emir, onu donatıyordu. Bu temel görüşlere bakıyoruz. Bu, aslında bütün vahiy için doğru.

Yaratılış kitabına baktığımız da, Musa tarafından yazıldığını görüyoruz. Özellikle bizim sahip olduğumuz kadarıyla şu an YA:'dan ve EA. tanıklığından biliyoruz. Bu 5 kitap Musa'nın günlerinde yazıldı. Dünyanın tarihini yazmak için Musa kaç tane şey yazabilirdi ? Milyonlarca şey yazabilirdi. Eğer Tanrı, Adem ile Yusuf arasındaki hikayeleri yaz dediğinde;Musa, kaç tane hikaye seçebilir, yazabilir di ? Tabi ki sonsuz şeyler seçebilirdi. Amam o, daha az şey seçip 50 bölümlük bir kitap yazdı. Yusuf'a kadar dünya tarihi, 50 küçük bölüm. Size bazı şeyleri dışarıda bıraktığı izlenimini veriyor mu ? Çok mu az şey yazdı acaba?

Rab'bin sevgi ve ışığının sarmalında kalınız.

Yalnız inanmak değil, anlamak da gerekmektedir.




Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler

Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 



Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler konusuna benzer konular;

Eski Antlaşma,Yaratılış 9:11,12,13,14,15,16,17 9:11 Sizinle antlaşmamı sürdüreceğim:Bir daha tufanla bütün canlılar yok olmayacak.Yeryüzünü yok eden tufan bir daha olmayacak. 9.12 Tanrı şöyle sürdürdü konuşmasını:''Sizinle ve bütün canlılarla kuşaklar boyu sonsuza dek sürecek antlaşmamın belirtisi şu olacak : 13 Yayımı bulutlara yerleştireceğim ve bu,yeryüzüyle aramdaki antlaşmanın belirtisi olacak. 14 Yeryüzüne ne zaman bulut göndersem,yayım bulutların arasında ne zaman görünse, 15 sizinle ve bütün canlı varlıklarla yaptığım antlaşmayı anımsayacağım:Canlıları yok edecek bir tufan bir daha olmayacak. 16 Ne zaman bulutlarda yay görünse,ona bakıp yeryüzünde yaşayan bütün canlılarla yaptığım sonsuza dek geçerli antlaşmayı hatırlayacağım.'' 17 Tanrı Nuh'a,''Kendimle...


Eski Antlaşma tarihinin yararı nedir? Eski Antlaşma'nın yarısına yakın bölümü tarihsel olayları anlatır şekilde yazılmıştır. Bu tarihler bize neyi ifade eder? Bize iyi yaşam ve kötü yaşamın örnekleri olsun mu diye yazıldı, yoksa başka amaçlarla mı yazıldı? Benim fikrimi söylemeden önce diğer kardeşlerin fikrini duymak istiyorum.


Eski Antlaşma Samuel 15 şimdi git,ameleklilere saldır.onlara ait herşeyi tümüyle yoket.hiçbirşeyi esirgeme.kadın,erkek,çoluk çocuk,öküz koyun,deve eşek hepsini öldür. zamanınızı aldığım için üzgünüm ama ben bu ayetteki emrin niteliğini kavrayamamış bulunuyorum.çok düşündüm ama yeni ahitte daha sonra sevgi tanrısı olarak bize bildirilen tanrı nasıl olurda hiçbirşeyden habersiz hayvan ve çocukların öldürülmesini ister. ben bu dini benimsemiş kimsenin bu emri aldığını hayal etmesini ve yerine getirip getiremeyeceğini merak ediyorum. tanrıya nedenlerle varmaya çalışmıyorum,yanlış anlamayın lütfen.ama bu ve belkide benim farkına varmadığım bir çok ayette eski ahitle yeni ahitin tanrısı arasındaki muazzam farkı sanırım benim gibi birçokları farketmiştir. ...


Eski Antlaşma ile ilgili sorular Tekrar merhaba, Yeni Ahit'ten sonra Eski Ahit'i okumaya başladım ve şimdi de buradan bazı sorularım olacak, Kutsal Kitap'a tüm saygımla: Yar. 4:17 Kayin karısıyla yattı. Karısı hamile kaldı ve Hanok'u doğurdu.Habil ve Kayin Ademin çocukları ise, karısı nereden geliyor? Yar. 11:5 RAB insanların yaptığı kenti ve kuleyi görmek için aşağıya indi Yar. 11:6 ve şöyle dedi: "Tek bir halk olup aynı dili konuşarak bunu yapmaya başladıklarına göre düşündüklerini gerçekleştirecek, hiçbir engel tanımayacaklar. Yar. 11:7 Gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki birbirlerini anlamasınlar." Yar. 11:8 Böylece RAB onları yeryüzüne dağıtarak kentin yapımını durdurdu. Yar. 11:9 Bu nedenle kente Babil adı verildi. Çünkü RAB bütün insanların...


Ruhsal Yaşamımız için Temel İlkeler Tanrı'nın sağladığı ruhsal silahlar 10 Son olarak Rab'de ve O'nun üstün gücüyle güçlenin. 11 İblis'in hilelerine karşı durabilmek için Tanrı'nın sağladığı bütün silahları kuşanın. 12 Çünkü savaşımız insanlara karşı değil, yönetimlere, hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına karşıdır. 13 Bundan dolayı, kötü günde dayanabilmek, gerekli olan her şeyi yaptıktan sonra yerinizde durabilmek için Tanrı'nın bütün silahlarını kuşanın.



Şu anda bulunduğunuz sayfa: hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > Tevrat ve Zebur : Eski Antlaşma incelemeleri için Temel İlkeler




Click "Give Now", then choose "Turkey"

(Tax-Deductible for US Citizens)





Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

| HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU | İNCİL | İNCİL .TV | HRİSTİYAN GAZETE | HRİSTİYAN OLMAK | HRİSTİYAN CHAT | HRİSTİYAN FORUM FACEBOOK | HRİSTİYAN FORUM TWITTER | HRİSTİYAN FORUM YOUTUBE | BEDAVA İNCİL |



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.