Arşiv Sayfa 7 / “Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak - Sayfa 7

Arşiv Sayfa 7 “Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Türkiye'de Hristiyanlık : “Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak - Sayfa 7 konusu 4377 kez okundu, 34 kez cevaplandı. En son mesaj NCyril tarafından gönderildi. “Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak http://www.hristiyangazete.com/2010/06/gayrimuslim-yerine-farkli-inanc-gruplari-tanimlamasi-kullanilacak/ “Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak konusu 4377 kez okundu, 34 kez cevaplandı. En son mesaj NCyril tarafından gönderildi.

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

Bu konunun diğer sayfaları: « Birinci < 3 4 5 6 7

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak hristiyanlık incil isa tevrat zebur07-09-10, 23:49
“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak
NCyril


Aliriza
huzurlu
Kemalistgenc
Atatürk Türkiye'sinin yani 1930'lı yıllardaki gelişmiş ülkeyi hala yakalayabilmiş değiliz aksine bunu yıktık.

.
Hala yakalayamadığımız ve özlem duyduğumuz 1930'ların gelişmiş Türkiyesi:

1920’lerin, 30’ların Türkiye’sinde, Türkiye’de tarım pek ilkel metodlarla yapılıyordu. Traktör sadece Orman Çiftliğinde ve birkaç zengin toprak sahibinin elinde vardı. Öte yandan Türkiye henüz suni gübre (fertilizer) denilen bir olayı yaşamamıştı. Üstelik arpa-buğday, fındık, üzüm, incir, pamuk gibi birkaç ana ürüne dayanan tarım ekonomisinde kullanılan metodlar pek ilkeldi. Köylüler adetâ Etiler zamanından kalma usûllerle toprağı ekip biçiyordu. Sonuç olarak böyle bir tarım ekonomisinin kısa zamanda Türkiye’yi pek fazla zenginleştirmeyeceği ortada idi.

Esasen bu dönemde Türkiye ekonomisi, genelde basit bir köy ekonomisi görünümündeydi. Pazar (piyasa) ekonomisi gelişmemişti. Yapılan ticaret de daha çok değiş-tokuş (trampa) niteliği taşıyordu. Köylü şehre getirdiği buğdayını, arpasını, pamuğunu vs. tüccara ve aracıya verip, karşılığında gaz, bez ve tuz v.s. alıyordu. Yani ekonomik hayat çok sınırlı bir dolaşım süreci içindeydi. Gerçi büyük toprak sahipleri ve büyük sürü sahipleri vardı ama bunların çoğunda nakit para yoktu. Borsa ve bankacılık sistemi gelişmemişti. Böylece ilkel, geleneksel bir tarım toplumu özelliklerini gösteren Türkiye’de işçi ücretleri de, memur maaşları gibi, çok düşüktü. Sadece milletvekili maaşları, Türkiye ortalamasına göre, oldukça yüksekti. Öbür bürokrasi kesimleri de, sıradan halka göre, daha iyi durumda olmakla beraber yine de çok iyi durumda oldukları söylenemezdi. Çünkü sistemin yarattığı hasıla; tâbir caizse, pasta ufaktı. Bu ufak pastadan ordunun, bürokrasinin payı çıktıktan sona geriye pek az bir şey kalıyordu. Gerçi enflasyonun yok gibi olduğu doğruydu. Öte yandan Türk Lirası, dünyadaki en değerli paralardan biriydi ve dolarla adeta başa baştı. Ama bütün bunlar, Türkiye ekonomisinin güçlü olduğunu belirleyen göstergeler sayılamazdı.

Kaynak: ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ
http://www.atam.gov.tr/index.php?Page=Print&DergiIcerikNo=817&Yer=DergiIcerik

Huzurlu'nun yorumu: El İnsaf Ali Rıza abi...
1930'lardaki Türkiye ile şimdiki Türkiye'yi karşılaştırmak bizi bir yere götürmez. 1930 yılındaki Fransa ve Türkiye ile şimdiki Fransa ve Türkiye'yi karşılaştırmak gerekir. Çok büyük bir yıkımdan çıkan ve 1923 yılında cumhuriyeti ilan eden ülkenin 15 yılda kaydettiği gelişmeler,Büyük Önder Atatürk'ün sayesinde gerçekleştirilmiştir.Üste lik onca içerideki ayaklanmalara ve dışarıdan gelen kösteklere rağmen. Bunları inkar etmemiz mümkün değil.
Türkiye, 1930'lu yıllarda gelişmiş bir ülke değildi ama hızla çağdaşlaşmak için var gücüyle çalışan bir ülke idi.Yani yüzünü batıya, çağdaşlaşmaya dönmüştü.
Ben acaba Huzurlu kardeşime haksızlıkmı yaptım diye düşünüyorum. Kişilik olarak bütün görüşlere saygı duyan, birbirimize karşı kırıcı olmadıkça, hakaret etmedikçe, farklı görüşlerin varlığını zenginlik olarak düşünen, dikkate alan biriyim.
Eğer bilmedende olsa kırıcı olmuşsam, affınıza sığınıyorum.
Bu konuda Alirıza abime katılıyorum.

Paramız azdı belki ama onurumuz vardı.

Savaştan yeni çıkmıştık. Ne tür bir zenginliğimiz olabilirdi maddi açıdan? Genç nüfusumuzun önemli bir bölümünü de kaybetmiştik.

Bence Türkiye yüzünü kendine dönmeli.

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / “Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak hristiyanlık incil isa tevrat zebur09-09-10, 05:27
“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak
Kemalistgenc


huzurlu
Kemalistgenc
Atatürk Türkiye'sinin yani 1930'lı yıllardaki gelişmiş ülkeyi hala yakalayabilmiş değiliz aksine bunu yıktık.

.
Hala yakalayamadığımız ve özlem duyduğumuz 1930'ların gelişmiş Türkiyesi:

1920�erin, 30�arın Türkiye�inde, Türkiye�e tarım pek ilkel metodlarla yapılıyordu. Traktör sadece Orman Çiftliğinde ve birkaç zengin toprak sahibinin elinde vardı. Öte yandan Türkiye henüz suni gübre (fertilizer) denilen bir olayı yaşamamıştı. Üstelik arpa-buğday, fındık, üzüm, incir, pamuk gibi birkaç ana ürüne dayanan tarım ekonomisinde kullanılan metodlar pek ilkeldi. Köylüler adetâ Etiler zamanından kalma usûllerle toprağı ekip biçiyordu. Sonuç olarak böyle bir tarım ekonomisinin kısa zamanda Türkiye�i pek fazla zenginleştirmeyeceği ortada idi.

Esasen bu dönemde Türkiye ekonomisi, genelde basit bir köy ekonomisi görünümündeydi. Pazar (piyasa) ekonomisi gelişmemişti. Yapılan ticaret de daha çok değiş-tokuş (trampa) niteliği taşıyordu. Köylü şehre getirdiği buğdayını, arpasını, pamuğunu vs. tüccara ve aracıya verip, karşılığında gaz, bez ve tuz v.s. alıyordu. Yani ekonomik hayat çok sınırlı bir dolaşım süreci içindeydi. Gerçi büyük toprak sahipleri ve büyük sürü sahipleri vardı ama bunların çoğunda nakit para yoktu. Borsa ve bankacılık sistemi gelişmemişti. Böylece ilkel, geleneksel bir tarım toplumu özelliklerini gösteren Türkiye�e işçi ücretleri de, memur maaşları gibi, çok düşüktü. Sadece milletvekili maaşları, Türkiye ortalamasına göre, oldukça yüksekti. Öbür bürokrasi kesimleri de, sıradan halka göre, daha iyi durumda olmakla beraber yine de çok iyi durumda oldukları söylenemezdi. Çünkü sistemin yarattığı hasıla; tâbir caizse, pasta ufaktı. Bu ufak pastadan ordunun, bürokrasinin payı çıktıktan sona geriye pek az bir şey kalıyordu. Gerçi enflasyonun yok gibi olduğu doğruydu. Öte yandan Türk Lirası, dünyadaki en değerli paralardan biriydi ve dolarla adeta başa baştı. Ama bütün bunlar, Türkiye ekonomisinin güçlü olduğunu belirleyen göstergeler sayılamazdı.

Kaynak: ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ
http://www.atam.gov.tr/index.php?Page=Print&DergiIcerikNo=817&Yer=DergiIcerik

Huzurlu'nun yorumu: El İnsaf Ali Rıza abi...
Sayın Huzurlu ;

Savaştan yeni çıkmış bir ülke, herşey sıfırdan başlamış. Yeni bir ülke kuruyorsun.

Benim kastettiğim şeyler, çağdaşlaşma,demokratikleş me,insan haklarını alma gibi devrimler.

önceden sokağa çıkıp çıkılmaması tartışılan kadınlar için, iş hayatına atılma,oy kullanma,siyasete girme gibi hakları verdi hemde bir çok batı ülkesinden önce. Kadınların giyim kuşamları tamamen batılılaştı.

Tamamen kültürün bir parçası olan fesi bir anda silip şapkayı getirdi. Yüzyıllardır kullanılan bir dili bir anda kaldırıp yerine latin alfabelerini getirdi.

Okuma yazma oranları inanılmaz şekilde arttı. Sanayii devrimine girildi.

Sanayiide gelişme çabaları vardı en azından, bunu savaştan kalan dış borçlarımızı, o zamanki iç sorunlarımızı dış sorunlarımızı isyanlar bunların yanında devrimlere harcanan çaba yani bunlarıda göz önüne almak gerekiyor.

Çok ağır bir savaştan sonra bu denli hızlı gelişim asla küçümsenemez.

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / “Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-09-10, 15:52
“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak
huzurlu


Sevgili Ali Rıza abi, Elguca ve Kemalist genç,

1) Herbiriniz biribirinize katıldığınızı söylüyorsunuz. Bu çok güzel. Ancak birinizin yazdığı başka birinizin yazdığı başka :)

2) Mesele 1930 ların Türkiyesi gelişmiş bir ülkemiydi değil miydi? Kemalistgenç bunun gelişmiş bir ülke olduğunu yazdı. Bu bir durum değerlendirmesiydi. Ben de cevap yazdım. HAYIR DEĞİLDİ. Bu tartışmaya açık bir konu değildir. 300 yıl boyunca geri kalmış bir ülkeydik ve gelişmiş değildik. bu 2 kere 2 gibi matematiksel bir gerçekliktir. Kimin kime katılmasıyla, oylamayla, tartışmayla değişecek bir olgu değildir. Onurumuz vardı, savaştan yeni çıktık vs. Ben onurumuz yokt mu diyorum? Savaştan yeni çıkmadık mı diyorum? Onurumuzun olması bizi gelişmiş ülke yapmaz. Fakir gelişmemiş ama onurlu bir ülke yapar. Gelişmişlik bambaşka bir konu ve şu an onu tartışıyoruz.

3) 1930 ların fransası ve Türkiyesinin karşılaştırılmasından bahsetmiş Ali Rıza abi... Aman abim, bunu burada yazdın başka bir yerde ifade etme nolur. 2010 ların Türkiyesini bir şekilde fransa ile karşılaştırabilirsin. Fransa üstün çıkar. Ama kıyasa gelir. Bizim de üztün olduğumuz çok sayıda konu vardır. Avrupanın otomotiv üssü olduğumuzu en iyi siz bilirsiniz örneğin. 1930 ların Türkiyesini ise Allah aşkına Fransa ile kıyaslama. Türkiyede daha otomobil yok adamların yeraltı metro ağları var. Sanayi devriminin başlatıldığı ülke ile 1930 ların dikiş iğnesi üretmenin know how'ı olmayan türkiyesini gelişmişlik açısından kıyaslamak cinayet olur.

4) Ali Rıza abinin 1930 larda gelişmiş bir ülke değildik ama gelişmek için vargücüyle çalışan bir ülke idik ifadesi ile, 1930 ların gelişmiş Türkiyesini hala yakalayamadık ifadesi aynı ifadeler değildir, aynı anlama gelmez. Çünkü ilk ifade doğrudur, Kemalistgencin ifadesi ise yanlıştır.

5) Yüzlerce yılllık geriliğe meydan okuyan, devrimleriyle bunu durduran büyük lider Mustafa Kemal Atatürk son 1000 yılda gördüğümüz ve Tanrının ulusumuza armağan ettiği en büyük dehadır. 2010 yılında 1930 lara göre çok çok gelişmiş bir halde isek (her nekadar bazılarınız buna katılmasa da ) bu ulu önderimizin attığı temeller sayesindedir.

6) 1930 ların dehası Mustafa Kemal Atatürk iken bugün kendisine KEMALİST diyen kesimlerin önemli bir kısmının 2010 ların gericilik bayrağını taşımaları, kendi çağlarını yakalayamamaları büyük liderin kemiklerini sızlatmaktadır. En büyük üzüntüm budur. (Ali Rıza abi ve Elguca sözüm kesinlikle sizin ikiniz için değildir)

Nerden mi çıkardım? Birkaç örnekle yetinelim..

a) Atatürk'e hakaret içerdiği için başta youtube olmak üzere 36 siteyi kapattırarak Türkiyeyi İslam devletlerinde bile görülmeyen büyüklükte bir internet sansürüne konu eden Atatürkçü düşünce derneğidir.

b) Heybeliada Ruhban okulunun açılmasına en karşı olanlar Kemalistler'Dir. İnternette gerekli araştırmayı yapabilirsiniz. Kaynak vermeye gerek bile görmüyorum.

c) Hrant Dink Türklüğe hakaret davasından yargılanırken kafalarında kara kara kalpaklarla ellerinde Atatürk resimleriyle mahkeme salonununönünde tezahurat yapan tuhaf gruplar kendisine kemalist diyen gruplardır.

d) Avrupa Birliğine, özelleştirmeye, serbest piyasa ekonomisine, tüm komşularımıza, hatta tüm dünyaya karşı olan, ellerinden gelse sınırlarımızı Küba gibi kapatma hevesliği çağdışı nice ulusalcı grup kendisine Kemalist demektedir.

e) Araştırın bakalım şöyle bir, sümele manastırındaki şu son masum ayin için bile Atatürkçü düşünde derneği ne buyurmuş???

f)1930 yıllarına yani geçmişe özenen (ki sözlük anlamı gericiliktir) ve kendine Atatürkçü diyen çok sayıda insan vardır.

İstersem daha çok uzatırım ama gerek yok.

7) Kimse bana bunlar gerçek Atatürkçü DEĞİL falan demesin. Çok klasik olur. Aynı şeyi şeriatçılar da el kaide için iran için, arabistan için vs. hep söylüyorlar. Onlar gerçek müslüman değil.

Çetin Altan'ın çok sevdiğim güzel bir sözü ile kapatayım konuyu: Atatürk her ne idiyse bunu tartışabiliriz. Ancak KESİN OLAN BİŞEY VARSA o da şudur . ATATÜRK ATATÜRKÇÜ DEĞİLDİ. Çünü onun felsefesi bir doktrin değildir. Bir yaşam felsefesidir.

Sevgilerle

Huzurlu:

Kendi adıma bu konulardaki son yazımdır.

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

katoliklik ortodoksluk protestanlık kilise barnabas türkler türkiyeHakkında Önemli Not: Daha önceleri protestan ilahiyatına tabi idim. Nisan 2008'den önce yazmış olduğum yazılar Ortodoks öğretisine uyum göstermeyebilir.mesih peygamber tanrı rab allah kuran yhvh islam muhammed



“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / “Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-09-10, 21:52
“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak
Aliriza


huzurlu
Sevgili Ali Rıza abi, Elguca ve Kemalist genç,

1) Herbiriniz biribirinize katıldığınızı söylüyorsunuz. Bu çok güzel. Ancak birinizin yazdığı başka birinizin yazdığı başka :)

2) Mesele 1930 ların Türkiyesi gelişmiş bir ülkemiydi değil miydi? Kemalistgenç bunun gelişmiş bir ülke olduğunu yazdı. Bu bir durum değerlendirmesiydi. Ben de cevap yazdım. HAYIR DEĞİLDİ. Bu tartışmaya açık bir konu değildir. 300 yıl boyunca geri kalmış bir ülkeydik ve gelişmiş değildik. bu 2 kere 2 gibi matematiksel bir gerçekliktir. Kimin kime katılmasıyla, oylamayla, tartışmayla değişecek bir olgu değildir. Onurumuz vardı, savaştan yeni çıktık vs. Ben onurumuz yokt mu diyorum? Savaştan yeni çıkmadık mı diyorum? Onurumuzun olması bizi gelişmiş ülke yapmaz. Fakir gelişmemiş ama onurlu bir ülke yapar. Gelişmişlik bambaşka bir konu ve şu an onu tartışıyoruz.
1930'lardaki bir Türkiye'yi bırakın gelişmiş bir ülke saymayı, az gelişmiş bir ülke dahi değildi. Ama yüzünü batıya dönmüş, çağdaş bir ülke olma yoluna girmişti.

3) 1930 ların fransası ve Türkiyesinin karşılaştırılmasından bahsetmiş Ali Rıza abi... Aman abim, bunu burada yazdın başka bir yerde ifade etme nolur. 2010 ların Türkiyesini bir şekilde fransa ile karşılaştırabilirsin. Fransa üstün çıkar. Ama kıyasa gelir. Bizim de üztün olduğumuz çok sayıda konu vardır. Avrupanın otomotiv üssü olduğumuzu en iyi siz bilirsiniz örneğin. 1930 ların Türkiyesini ise Allah aşkına Fransa ile kıyaslama. Türkiyede daha otomobil yok adamların yeraltı metro ağları var. Sanayi devriminin başlatıldığı ülke ile 1930 ların dikiş iğnesi üretmenin know how'ı olmayan türkiyesini gelişmişlik açısından kıyaslamak cinayet olur.
Benim yazmak istediğim düşüncenin yeterince anlaşılamadığını düşünüyorum. 2010 yılındaki Türkiye'yi, 1930'ların Türkiyesi ile karşılaştırarak, bakın Tükiye ne kadar gelişmiş bir ülke sonucu çıkarmak yerine, Türkiye ile diğer ülkeleri karşılaştırarak gerçekten gelişme yolunda ne kadar yol katettiğimiz görebiliriz. Örneğin Türkiye ile G.Kore'yi, Türkiye ile Brezilya'yi,... karşılaştırabilirsiniz.
Bu karşılaştıramaların tümü,sadece GSM telefon sayısı ile değil, kullanılan araba sayısı ile değil,gelişmişlik kriterleriyle karşılaşma yaptığınızda, bizim gelişme düzeyimizin yetersiz olduğu, gelişme ile şişmeyi karıştırdığımız ortaya çıkar.Bunun ana nedenlerinden biri, Atatürk'ün ölümünden sonra imam hatip okullarının açılması, aydınlanmanın en büyük güvencesi eğitim sisteminin bozularak yerine kafatasçı ve ezberci eğitim sisteminin kurulması,...


4) Ali Rıza abinin 1930 larda gelişmiş bir ülke değildik ama gelişmek için vargücüyle çalışan bir ülke idik ifadesi ile, 1930 ların gelişmiş Türkiyesini hala yakalayamadık ifadesi aynı ifadeler değildir, aynı anlama gelmez. Çünkü ilk ifade doğrudur, Kemalistgencin ifadesi ise yanlıştır.
Aynı düşüncedeyim.

5) Yüzlerce yılllık geriliğe meydan okuyan, devrimleriyle bunu durduran büyük lider Mustafa Kemal Atatürk son 1000 yılda gördüğümüz ve Tanrının ulusumuza armağan ettiği en büyük dehadır. 2010 yılında 1930 lara göre çok çok gelişmiş bir halde isek (her nekadar bazılarınız buna katılmasa da ) bu ulu önderimizin attığı temeller sayesindedir.
Tamamen aynı düşüncedeyim..

6) 1930 ların dehası Mustafa Kemal Atatürk iken bugün kendisine KEMALİST diyen kesimlerin önemli bir kısmının 2010 ların gericilik bayrağını taşımaları, kendi çağlarını yakalayamamaları büyük liderin kemiklerini sızlatmaktadır. En büyük üzüntüm budur. (Ali Rıza abi ve Elguca sözüm kesinlikle sizin ikiniz için değildir)
Aynen katılıyorum. Özellikle 12 eylül ile getirilen "Atatürkçülük" anlayışının, Mustafa Kemal Atatürk'ün yaptıkları ve söyledikleri ile uzaktan yakından alakası yoktur.Tamamen gerici ve yobaz bir anlayıştır. 1930'lu yıllarda yapılanlara özlem duymak değil, o yıllarda gerçekleştirilenlerin hedeflerini günümüzde nasıl uygulayabileceğimizi tartışmalıyız. Örneğin köy enstitüleri o tarihlerde çağdaş bir uygulama, devrimci bir eğitim atılımı. Ben Atatürküyüm diye, köy enstitülerini günümüzdede savunmak gericilikten başka bir şey değildir. 2010'lu yıllarda çağdaş,demokratik ve gelişmiş bir eğitim sistemi nasıl olmalıdır ? bu soruya yanıt verebilecek yeni bir model yaratmak, ortaya koymak Atatürkçülüktür.

Nerden mi çıkardım? Birkaç örnekle yetinelim..

a) Atatürk'e hakaret içerdiği için başta youtube olmak üzere 36 siteyi kapattırarak Türkiyeyi İslam devletlerinde bile görülmeyen büyüklükte bir internet sansürüne konu eden Atatürkçü düşünce derneğidir.

Aynı şeyi, Charles de Guelle veya Georges Washinton'a yapsalar, onlarda kapattırır.Yapılıyorda.Bi r kişinin görüşlerini eleştirebilirsiniz, yerden yere vurabilirsiniz.Ama O büyük lidere küfürlerle dolu hakaret edemezsiniz. Bu uluslararası anlaşmalarada aykırıdır.Atatürk'ün düşüncelerini eleştiren içerde ve dışarda dernek ve kişiler mevcuttur. Hatta bunu devlet görevlileri bile yapıyor.

b) Heybeliada Ruhban okulunun açılmasına en karşı olanlar Kemalistler'Dir. İnternette gerekli araştırmayı yapabilirsiniz. Kaynak vermeye gerek bile görmüyorum.

Katılıyorum.

c) Hrant Dink Türklüğe hakaret davasından yargılanırken kafalarında kara kara kalpaklarla ellerinde Atatürk resimleriyle mahkeme salonununönünde tezahurat yapan tuhaf gruplar kendisine kemalist diyen gruplardır.
Bu konuda çok büyük bir bilgi kirliliği var. Hrant Dink'in düşüncelerini (sağlığında da) paylaşan, öldürülmesine en fazla tepki gösteren, katillerinin bir an önce açığa çıkartılması için desteklerini esirgemeyenler Atatürkçülerdir. Türk-islam sentezcisi milliyetçiler ile Atatürkçüleri karıştırmamak gerekir.Hrant Dink, gerçek bir yurtseverdi, sosyalistti.

d) Avrupa Birliğine, özelleştirmeye, serbest piyasa ekonomisine, tüm komşularımıza, hatta tüm dünyaya karşı olan, ellerinden gelse sınırlarımızı Küba gibi kapatma hevesliği çağdışı nice ulusalcı grup kendisine Kemalist demektedir.

Hepsi birbirinden farklı düşünceler. Örneğin İsviçre,AB üyesi değil, İrlanda geçen 2008 yılında büyük rüşvet ile üye oldu. Bu konuları karşılaştığımızda birlikte tartışırız. Son derece uzun konular....

e) Araştırın bakalım şöyle bir, sümele manastırındaki şu son masum ayin için bile Atatürkçü düşünde derneği ne buyurmuş???

Bir şey bulamadım ama diyebilecekleri bir şey olduğunu sanmıyorum.
İbadet,,onları ilgilendiren bir konu değil.

f)1930 yıllarına yani geçmişe özenen (ki sözlük anlamı gericiliktir) ve kendine Atatürkçü diyen çok sayıda insan vardır.
Aynı düşüncedeyim. Türkiye,onların bu düşüncelerinden ve yaptıklarından dolayı bu duruma geldi...

İstersem daha çok uzatırım ama gerek yok.

7) Kimse bana bunlar gerçek Atatürkçü DEĞİL falan demesin. Çok klasik olur. Aynı şeyi şeriatçılar da el kaide için iran için, arabistan için vs. hep söylüyorlar. Onlar gerçek müslüman değil.


Çetin Altan'ın çok sevdiğim güzel bir sözü ile kapatayım konuyu: Atatürk her ne idiyse bunu tartışabiliriz. Ancak KESİN OLAN BİŞEY VARSA o da şudur . ATATÜRK ATATÜRKÇÜ DEĞİLDİ. Çünü onun felsefesi bir doktrin değildir. Bir yaşam felsefesidir.

Sevgilerle

Huzurlu:

Kendi adıma bu konulardaki son yazımdır.
Benimde bu yazi dizisine kendi adıma son noktayı koyma zamanın geldiği düşüncesindeyim. Sevgili kardeşim Huzurlu ile hangi noktalarda ne düşündüğümü belirtmek için kendisinin yazdığı satırlara düşüncemi ekledim.
Sevgi ve saygılarımla.

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / “Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-09-10, 22:36
“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak
NCyril


Bence kalıplara girmek yerine tartışarak ve konuşarak uzlaşmak daha iyidir.

Bence bize pek birşey katmayan bir tartışma oldu forumdaki bu siyasi tartışma.

Herkesin önyargılarını aşarak konular üzerinde enine boyuna düşünmesi dileğiyle. =)

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / “Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak

“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

Bu konunun diğer sayfaları: « Birinci < 3 4 5 6 7  






“Gayrimüslim” yerine “Farklı İnanç Grupları” tanımlaması kullanılacak konusuna benzer konular;

Michael Drosnin’in “Kutsal Kitap Şifresi” Amerikalı gazeteci Michael Drosnin “Kutsal Kitap Şifresi” adlı kitabında (The Bible Code, Weidenfeld & Nicolson, Britanya, 1997) Kutsal Kitap’ta gizli bir şifre olduğunu ve bu şifrenin çözümünü anlatmaktadır. Bu işlem sırasında ilk önce Musa’nın beş kitabının İbranice metninin 304,805 harfi özgün sırasıyla ve boşluk bırakmadan bilgisayara yüklenir. Ardından her n’inci harf bu sıralamadan çıkarılır (örneğin: n aralığı = 2,3,4 ya da 17, 35 vesaire) böylece yeni harf dizileri yaratılır. Harf dizileri sayısı çerçeve kaydırma yoluyla artırılabilir – örneğin; ilk harfl e başlanmaz diğer başka bir harfl e başlanır. Ayrıca, elde edilen doğrusal diziler bloklar halinde düzenlenebilir ve bunların arasındaki


II. Hrisostomos, “Kıbrıs’ta amaç Helenizm’in devam etmesini sağlamaktır” http://www.hristiyangazete.com/2010/12/rum-kilisesi-baspiskoposu-ii-hrisostomos-kibrista-amac-helenizmin-devam-etmesini-saglamaktir/


Diyanet İşleri Başkanı: “Aziz Pavlus Müzesi yeniden kiliseye çevrilmeli” http://www.hristiyangazete.com/2010/08/diyanet-isleri-baskani-aziz-pavlus-muzesi-yeniden-kiliseye-cevrilmeli/


TÜRKİYE ERMENİLERİ PATRİĞİ’NDEN “TÜRK ORTODOKS PATRİKHANESİ”NE SERT TEPKİ TÜRKİYE ERMENİLERİ PATRİĞİ’NDEN “TÜRK ORTODOKS PATRİKHANESİ”NE SERT TEPKİ<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p> “Halka ve Olaylara Tercüman” adlı bir gazeteye göre “Türk Ortodoks Patrikhanesi” Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol, <?xml:namespace prefix = st1 ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:smarttags" /><st1:PersonName w:st="on" ProductID="Hrant Dink">Hrant Dink</st1:PersonName> suikasti ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunmuş. “Patrikhane” adına konuşan Erenerol, aslen Protestan Ermeni olan <st1:PersonName w:st="on" ProductID="Hrant Dink">Hrant Dink</st1:PersonName>’in Balıklı Ortodoks Ermeni Mezarlığı`na defnedilmesinin ardında kurgulanmış bir tezgah olduğunu iddia etmiş, tezgahı kuranların ise Ermeni Diasporası olduğunu söylemiş. ...








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N