Cumhuriyet döneminde azınlıklar

Cumhuriyet döneminde azınlıklar hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Türkiye'de Hristiyanlık : Cumhuriyet döneminde azınlıklar konusu 1351 kez okundu, 7 kez cevaplandı. En son mesaj spranos tarafından gönderildi. Cumhuriyet döneminde azınlıklar Kaynak: Sabah Gazetesi Yazar: Emre Aköz 10/02/2009 Yahudilerle ilgili ilginç bir soru Geçen gün Cumhuriyet döneminde Yahudilere karşı iki büyük hamle yapıldığı belirtmiştim: Bunlardan ilki 1934 Trakya Olayları, ikincisi de 1942/43 Varlık Vergisi'ydi. Ve şöyle bir saptama yapmıştık: İki kampanya da devlet kökenlidir. Yani vatandaştan değil, devletten kaynaklanmıştır. İkinci saptamamıza geçmeden önce, tarihçi Ayşe Hür'ün ( Rıfat Bali'nin çalışmalarından da yararlanarak) Taraf gazetesinde (8 Şubat) yaptığı uzun döküme kısaca değinmek isterim: 2 Mart 1923: Dr. Rıza Nur, Türkiye'nin Lozan Barış Görüşmeleri'nde izlediği politikayı Meclis'teki gizli celsede anlatırken şöyle demişti: ''Azınlıklar kalmayacaktır. Yalnız Istanbul müstesna olmak üzere (Peki Ermenler? nidaları) Fakat arkadaşlar, kaç... Cumhuriyet döneminde azınlıklar

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Cumhuriyet döneminde azınlıklar konusu 1351 kez okundu, 7 kez cevaplandı. En son mesaj spranos tarafından gönderildi.

Cumhuriyet döneminde azınlıklar konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

Bu konunun diğer sayfaları: 1 2 >

Cumhuriyet döneminde azınlıklar hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-02-09, 22:26
Cumhuriyet döneminde azınlıklar
Evanjelique


Kaynak: Sabah Gazetesi

Yazar: Emre Aköz

10/02/2009


Yahudilerle ilgili ilginç bir soru

[font=&quot]Geçen gün Cumhuriyet döneminde Yahudilere karşı iki büyük hamle yapıldığı belirtmiştim: Bunlardan ilki 1934 Trakya Olayları, ikincisi de 1942/43 Varlık Vergisi'ydi.
Ve şöyle bir saptama yapmıştık: İki kampanya da devlet kökenlidir. Yani vatandaştan değil, devletten kaynaklanmıştır.
İkinci saptamamıza geçmeden önce, tarihçi Ayşe Hür'ün ( Rıfat Bali'nin çalışmalarından da yararlanarak) Taraf gazetesinde (8 Şubat) yaptığı uzun döküme kısaca değinmek isterim:


2 Mart 1923: Dr. Rıza Nur, Türkiye'nin Lozan Barış Görüşmeleri'nde izlediği politikayı Meclis'teki gizli celsede anlatırken şöyle demişti: ''Azınlıklar kalmayacaktır. Yalnız Istanbul müstesna olmak üzere (Peki Ermenler? nidaları) Fakat arkadaşlar, kaç Ermeni vardır? İstanbulda otuz bin Yahudi vardır.Şimdiye kadar sorun çıkarmayan insanlardır.(Gürültüler) Museviler malum,nereye çekilirse oraya giderler.Tabii;olmasalard ı daha iyi olurdu derim...''


Haziran 1923: Yahudi, Rum ve Ermeni memurlar işlerinden çıkartılarak yerlerine Müslümanlar alınmaya başladı. Yahudilerin ve diğer azınlıkların Anadolu'da serbestçe dolaşımları kısıtlandı.

4 Mayıs 1924: Mustafa Kemal Atatürk, New York Herald gazetesine şu beyanatı verdi: ''Hilafetle beraber Türkiye'de mevcut olan Ortodoks ve Ermeni kiliseleri patrikhaneleri ile Musevi hahamhanelerinin ortadan kalkması lazımdır...''

İsmet Paşa ise Türk Ocağı temsilcilerine yaptığı konuşmada ''Vazifemiz Türk vatanı içinde bulunanları mutlaka Türk yapmaktır.Türklere ve Türklüğe muhalefet edecek unsurları kesip atacağız'' dedi.

13
Ocak 1928: Hukuk Fakültesi Talebe Cemiyeti, ''Vatandaş Türkçe Konuş!''
sloganıyla azınlıkları Türkçe konuşmaya mecbur eden kampanya başlattı. Uyarılara uymayanlar tehdit edildi, dövüldü, yargılandı. Yahudi okullarının da önemli bölümü kapandı.

Eylül 1929: Defterdarlık, Yahudi okullarını, Or Ahayim Hastanesi'ni, Ortaköy Yetimhanesi'ni ve sinagogları ticari müessese sayarak bunlara yapılan bağışları ve intikalleri vergilendirmeye karar verdi.

Kasım 1932: İzmirli her Yahudi'ye Türk kültürünü benimsemeye ve Türk diliyle konuşmaya söz veren birer taahhütname imzalatıldı. İzmir Yahudilerini Bursa, Kırklareli, Edirne, Adana, Diyarbakır, Ankara Yahudileri izledi.

Ağustos 1938: Anadolu Ajansı'nda çalışan 26 Musevi personelin işine son verildi. Gazete ve dergilerde azınlıkları ve özel olarak da Yahudileri ülkenin çektiği sıkıntıların sorumlusu gösteren yazı ve karikatürlerde patlama oldu.

İkinci saptamamız şöyle: Devletin, daha Cumhuriyet dahi kurulmadan başlayan, bütün Atatürk döneminde devam eden Yahudi karşıtı tavrına, okumuş yazmış orta ve üst sınıflar hevesle katılmıştır.

O halde soralım: Tarihi gerçekler böyle olduğuna göre, nasıl oluyor da Yahudi Cemaati, "devletçilerden" değil de ısrarla "Müslümanlardan" korkuyor?

Nasıl oluyor da Yahudi Cemaatinin çoğu lideri birer Kemalist gibi konuşuyor?
Nasıl?

Cumhuriyet döneminde azınlıklar

Cumhuriyet döneminde azınlıklar

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Cumhuriyet döneminde azınlıklar

Cumhuriyet döneminde azınlıklar hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-02-09, 23:35
Cumhuriyet döneminde azınlıklar
huzurlu


Evanjelique
Kaynak: Sabah Gazetesi

Yazar: Emre Aköz

10/02/2009


Yahudilerle ilgili ilginç bir soru

[font=&quot]Geçen gün Cumhuriyet döneminde Yahudilere karşı iki büyük hamle yapıldığı belirtmiştim: Bunlardan ilki 1934 Trakya Olayları, ikincisi de 1942/43 Varlık Vergisi'ydi.
Ve şöyle bir saptama yapmıştık: İki kampanya da devlet kökenlidir. Yani vatandaştan değil, devletten kaynaklanmıştır.
İkinci saptamamıza geçmeden önce, tarihçi Ayşe Hür'ün ( Rıfat Bali'nin çalışmalarından da yararlanarak) Taraf gazetesinde (8 Şubat) yaptığı uzun döküme kısaca değinmek isterim:


2 Mart 1923: Dr. Rıza Nur, Türkiye'nin Lozan Barış Görüşmeleri'nde izlediği politikayı Meclis'teki gizli celsede anlatırken şöyle demişti: ''Azınlıklar kalmayacaktır. Yalnız Istanbul müstesna olmak üzere (Peki Ermenler? nidaları) Fakat arkadaşlar, kaç Ermeni vardır? İstanbulda otuz bin Yahudi vardır.Şimdiye kadar sorun çıkarmayan insanlardır.(Gürültüler) Museviler malum,nereye çekilirse oraya giderler.Tabii;olmasalard ı daha iyi olurdu derim...''


Haziran 1923: Yahudi, Rum ve Ermeni memurlar işlerinden çıkartılarak yerlerine Müslümanlar alınmaya başladı. Yahudilerin ve diğer azınlıkların Anadolu'da serbestçe dolaşımları kısıtlandı.

4 Mayıs 1924: Mustafa Kemal Atatürk, New York Herald gazetesine şu beyanatı verdi: ''Hilafetle beraber Türkiye'de mevcut olan Ortodoks ve Ermeni kiliseleri patrikhaneleri ile Musevi hahamhanelerinin ortadan kalkması lazımdır...''

İsmet Paşa ise Türk Ocağı temsilcilerine yaptığı konuşmada ''Vazifemiz Türk vatanı içinde bulunanları mutlaka Türk yapmaktır.Türklere ve Türklüğe muhalefet edecek unsurları kesip atacağız'' dedi.

13 Ocak 1928: Hukuk Fakültesi Talebe Cemiyeti, ''Vatandaş Türkçe Konuş!''
sloganıyla azınlıkları Türkçe konuşmaya mecbur eden kampanya başlattı. Uyarılara uymayanlar tehdit edildi, dövüldü, yargılandı. Yahudi okullarının da önemli bölümü kapandı.

Eylül 1929: Defterdarlık, Yahudi okullarını, Or Ahayim Hastanesi'ni, Ortaköy Yetimhanesi'ni ve sinagogları ticari müessese sayarak bunlara yapılan bağışları ve intikalleri vergilendirmeye karar verdi.

Kasım 1932: İzmirli her Yahudi'ye Türk kültürünü benimsemeye ve Türk diliyle konuşmaya söz veren birer taahhütname imzalatıldı. İzmir Yahudilerini Bursa, Kırklareli, Edirne, Adana, Diyarbakır, Ankara Yahudileri izledi.

Ağustos 1938: Anadolu Ajansı'nda çalışan 26 Musevi personelin işine son verildi. Gazete ve dergilerde azınlıkları ve özel olarak da Yahudileri ülkenin çektiği sıkıntıların sorumlusu gösteren yazı ve karikatürlerde patlama oldu.

İkinci saptamamız şöyle: Devletin, daha Cumhuriyet dahi kurulmadan başlayan, bütün Atatürk döneminde devam eden Yahudi karşıtı tavrına, okumuş yazmış orta ve üst sınıflar hevesle katılmıştır.

O halde soralım: Tarihi gerçekler böyle olduğuna göre, nasıl oluyor da Yahudi Cemaati, "devletçilerden" değil de ısrarla "Müslümanlardan" korkuyor?

Nasıl oluyor da Yahudi Cemaatinin çoğu lideri birer Kemalist gibi konuşuyor?
Nasıl?
Evanjelique
Kaynak: Sabah Gazetesi

Yazar: Emre Aköz

10/02/2009


Yahudilerle ilgili ilginç bir soru

[font=&quot]Geçen gün Cumhuriyet döneminde Yahudilere karşı iki büyük hamle yapıldığı belirtmiştim: Bunlardan ilki 1934 Trakya Olayları, ikincisi de 1942/43 Varlık Vergisi'ydi.
Ve şöyle bir saptama yapmıştık: İki kampanya da devlet kökenlidir. Yani vatandaştan değil, devletten kaynaklanmıştır.
İkinci saptamamıza geçmeden önce, tarihçi Ayşe Hür'ün ( Rıfat Bali'nin çalışmalarından da yararlanarak) Taraf gazetesinde (8 Şubat) yaptığı uzun döküme kısaca değinmek isterim:


2 Mart 1923: Dr. Rıza Nur, Türkiye'nin Lozan Barış Görüşmeleri'nde izlediği politikayı Meclis'teki gizli celsede anlatırken şöyle demişti: ''Azınlıklar kalmayacaktır. Yalnız Istanbul müstesna olmak üzere (Peki Ermenler? nidaları) Fakat arkadaşlar, kaç Ermeni vardır? İstanbulda otuz bin Yahudi vardır.Şimdiye kadar sorun çıkarmayan insanlardır.(Gürültüler) Museviler malum,nereye çekilirse oraya giderler.Tabii;olmasalard ı daha iyi olurdu derim...''


Haziran 1923: Yahudi, Rum ve Ermeni memurlar işlerinden çıkartılarak yerlerine Müslümanlar alınmaya başladı. Yahudilerin ve diğer azınlıkların Anadolu'da serbestçe dolaşımları kısıtlandı.

4 Mayıs 1924: Mustafa Kemal Atatürk, New York Herald gazetesine şu beyanatı verdi: ''Hilafetle beraber Türkiye'de mevcut olan Ortodoks ve Ermeni kiliseleri patrikhaneleri ile Musevi hahamhanelerinin ortadan kalkması lazımdır...''

İsmet Paşa ise Türk Ocağı temsilcilerine yaptığı konuşmada ''Vazifemiz Türk vatanı içinde bulunanları mutlaka Türk yapmaktır.Türklere ve Türklüğe muhalefet edecek unsurları kesip atacağız'' dedi.

13 Ocak 1928: Hukuk Fakültesi Talebe Cemiyeti, ''Vatandaş Türkçe Konuş!''
sloganıyla azınlıkları Türkçe konuşmaya mecbur eden kampanya başlattı. Uyarılara uymayanlar tehdit edildi, dövüldü, yargılandı. Yahudi okullarının da önemli bölümü kapandı.

Eylül 1929: Defterdarlık, Yahudi okullarını, Or Ahayim Hastanesi'ni, Ortaköy Yetimhanesi'ni ve sinagogları ticari müessese sayarak bunlara yapılan bağışları ve intikalleri vergilendirmeye karar verdi.

Kasım 1932: İzmirli her Yahudi'ye Türk kültürünü benimsemeye ve Türk diliyle konuşmaya söz veren birer taahhütname imzalatıldı. İzmir Yahudilerini Bursa, Kırklareli, Edirne, Adana, Diyarbakır, Ankara Yahudileri izledi.

Ağustos 1938: Anadolu Ajansı'nda çalışan 26 Musevi personelin işine son verildi. Gazete ve dergilerde azınlıkları ve özel olarak da Yahudileri ülkenin çektiği sıkıntıların sorumlusu gösteren yazı ve karikatürlerde patlama oldu.

İkinci saptamamız şöyle: Devletin, daha Cumhuriyet dahi kurulmadan başlayan, bütün Atatürk döneminde devam eden Yahudi karşıtı tavrına, okumuş yazmış orta ve üst sınıflar hevesle katılmıştır.

O halde soralım: Tarihi gerçekler böyle olduğuna göre, nasıl oluyor da Yahudi Cemaati, "devletçilerden" değil de ısrarla "Müslümanlardan" korkuyor?

Nasıl oluyor da Yahudi Cemaatinin çoğu lideri birer Kemalist gibi konuşuyor?
Nasıl?
Sevgili Evanjelique,

İki ayrı dönemden bahsetmişsiniz. 1923 den 30 lara kadar olan dönem, imparatorluktan 'ULUS' devlete geçiş yıllarıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş doktrininin gerektirdiği düzenlemelerdir bunlar. Misaki milli sınırları içerisinde etnik kökeni ne olursa olsun tüm unsurların tek ulus potasında birleştirilmesi.. Tamamen şahsi görüşümü mazur görün: Bu şekilde olmaması mümkün değildi bence..

30 lardan sonraki kısım ise tüm dünayda esen ırkçı rüzgarların ve yükselen yahudi düşmanlığının ülkemizdeki ister istemez meydana gelen yansımasıdır. Bugün trend nasıl 'İnsan hakları' ise o dönem de avrupada dikdatörlüklerin ve ırkçı ideolojilerin yükseldiği dönemdir. Avrupada yahudi düşmanı olmayan neredeyse tek bir ülkenin olmadığı dönemdir. Kıyaslarsanız bu düşmanlığın 'sözde' kaldığı tek Avrupa ülkesinin de Türkiye olduğunu yakalarsınız.

Her dönemi kendi konjektürü içinde değerlendirmekdir işin doğrusu. Bugünün dünya manatalitesiyle o zamanı kıyaslarsanız başka, o zamanın konjektüründe Türkiyeyi diğerleriyle kıyaslarsanız başka sonuca varırsınız.

Ezelden beri akıllı olduğunu düşündüğüm, ve bulundukları ülkelere her alanda bereket katan yahudi cemaati sanırım kıyaslamayı doğru yerden yapıyor, daha analitik ve çok boyutlu düşünerek doğru sonuca varıyor. Yahudiler neden müslümanlardan korkuyor diye sormuşsunuz: Ciddi misiniz? Ufak bir empati yapın isterseniz.. Siz yahudi olsaydınız kimden korkardınız? Kökten dinci müslümanlardan mı? Yoksa kökten dinciliğin önüne set çekmiş , onun toplum dinamiklerine hakim olmasına engel olmuş Kemalistlerden mi?

Bugün sahip olduğumu demokrasi Kemalizm sayesinde değil mi? Ha diyeceksiniz ki bu özgürlükler orta anadolu'da o kadar yok sadece Ankara İzmir, İstanbul' da söz konusu. Kemalizm de öyle değil mi zaten?

Ufak detayları ana mesaj almamayı başarıp nihai sonucu gören yahudi cemaatine hayran olmamak mümkün mü peki?

Esen Kalın.

Huzurlu

Cumhuriyet döneminde azınlıklar

Cumhuriyet döneminde azınlıklar

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Cumhuriyet döneminde azınlıklar

Cumhuriyet döneminde azınlıklar hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-02-09, 23:41
Cumhuriyet döneminde azınlıklar
ilkeli91


Evanjelique
Kaynak: Sabah Gazetesi

Yazar: Emre Aköz

10/02/2009


Yahudilerle ilgili ilginç bir soru

[font=&quot]Geçen gün Cumhuriyet döneminde Yahudilere karşı iki büyük hamle yapıldığı belirtmiştim: Bunlardan ilki 1934 Trakya Olayları, ikincisi de 1942/43 Varlık Vergisi'ydi.
Ve şöyle bir saptama yapmıştık: İki kampanya da devlet kökenlidir. Yani vatandaştan değil, devletten kaynaklanmıştır.
İkinci saptamamıza geçmeden önce, tarihçi Ayşe Hür'ün ( Rıfat Bali'nin çalışmalarından da yararlanarak) Taraf gazetesinde (8 Şubat) yaptığı uzun döküme kısaca değinmek isterim:


2 Mart 1923: Dr. Rıza Nur, Türkiye'nin Lozan Barış Görüşmeleri'nde izlediği politikayı Meclis'teki gizli celsede anlatırken şöyle demişti: ''Azınlıklar kalmayacaktır. Yalnız Istanbul müstesna olmak üzere (Peki Ermenler? nidaları) Fakat arkadaşlar, kaç Ermeni vardır? İstanbulda otuz bin Yahudi vardır.Şimdiye kadar sorun çıkarmayan insanlardır.(Gürültüler) Museviler malum,nereye çekilirse oraya giderler.Tabii;olmasalard ı daha iyi olurdu derim...''


Haziran 1923: Yahudi, Rum ve Ermeni memurlar işlerinden çıkartılarak yerlerine Müslümanlar alınmaya başladı. Yahudilerin ve diğer azınlıkların Anadolu'da serbestçe dolaşımları kısıtlandı.

4 Mayıs 1924: Mustafa Kemal Atatürk, New York Herald gazetesine şu beyanatı verdi: ''Hilafetle beraber Türkiye'de mevcut olan Ortodoks ve Ermeni kiliseleri patrikhaneleri ile Musevi hahamhanelerinin ortadan kalkması lazımdır...''

İsmet Paşa ise Türk Ocağı temsilcilerine yaptığı konuşmada ''Vazifemiz Türk vatanı içinde bulunanları mutlaka Türk yapmaktır.Türklere ve Türklüğe muhalefet edecek unsurları kesip atacağız'' dedi.

13 Ocak 1928: Hukuk Fakültesi Talebe Cemiyeti, ''Vatandaş Türkçe Konuş!''
sloganıyla azınlıkları Türkçe konuşmaya mecbur eden kampanya başlattı. Uyarılara uymayanlar tehdit edildi, dövüldü, yargılandı. Yahudi okullarının da önemli bölümü kapandı.

Eylül 1929: Defterdarlık, Yahudi okullarını, Or Ahayim Hastanesi'ni, Ortaköy Yetimhanesi'ni ve sinagogları ticari müessese sayarak bunlara yapılan bağışları ve intikalleri vergilendirmeye karar verdi.

Kasım 1932: İzmirli her Yahudi'ye Türk kültürünü benimsemeye ve Türk diliyle konuşmaya söz veren birer taahhütname imzalatıldı. İzmir Yahudilerini Bursa, Kırklareli, Edirne, Adana, Diyarbakır, Ankara Yahudileri izledi.

Ağustos 1938: Anadolu Ajansı'nda çalışan 26 Musevi personelin işine son verildi. Gazete ve dergilerde azınlıkları ve özel olarak da Yahudileri ülkenin çektiği sıkıntıların sorumlusu gösteren yazı ve karikatürlerde patlama oldu.

İkinci saptamamız şöyle: Devletin, daha Cumhuriyet dahi kurulmadan başlayan, bütün Atatürk döneminde devam eden Yahudi karşıtı tavrına, okumuş yazmış orta ve üst sınıflar hevesle katılmıştır.

O halde soralım: Tarihi gerçekler böyle olduğuna göre, nasıl oluyor da Yahudi Cemaati, "devletçilerden" değil de ısrarla "Müslümanlardan" korkuyor?

Nasıl oluyor da Yahudi Cemaatinin çoğu lideri birer Kemalist gibi konuşuyor?
Nasıl?
Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasasında azınlık diye bir kavram yoktur. Herkes Türk vatandaşıdır her fert yasalar önünde eşittir. Bu farklı din konusuna gelince Cumhuriyet'in ilk yıllarında camilerde dahil olmak üzere bütün dini kurumlar afedersiniz pislik içindeymiş. Pislikten kastimiz tarikatlarin, cemmatlerin elindeymiş. Atatürk ve İnönü'de bu pisliklerden arınmak için bunları söylemiştir. 30 yıl (1930-1960) yılları gerçekten de temizlenmiş ama 1950'lerde malesef tekrar kirlenmeye başlamış ve 1960'ta kemikleşmiştir. Malesef camilerin birçoğu tarikatların elinde, paralar toplanıyor yardım için ama tarikatların cebine gidiyor. Kilise ve sinagogları bilemem. Ama orada da tarikatların parmağı olduğu kesin. Benim başımdan bir olay geçmişti bunun için de neyse ayrıntıya girmeyeyim. Sonuç olarak sizler ve bizler kurumlarımızı tarikatlardan temizlemeliyiz. Tarikatlar malesef ticaridir, takiyedir.

Cumhuriyet döneminde azınlıklar

Cumhuriyet döneminde azınlıklar

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Cumhuriyet döneminde azınlıklar

Cumhuriyet döneminde azınlıklar hristiyanlık incil isa tevrat zebur11-02-09, 00:16
Cumhuriyet döneminde azınlıklar
turgay55


T.C.Anayasasında azınlıklar vardır. Lozan'da kazanılmış haklardır.Yargı önünde herkes eşitmidir değilmidir onu bilemem.O ayrı konu.

Cumhuriyet döneminde azınlıklar

Cumhuriyet döneminde azınlıklar

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Cumhuriyet döneminde azınlıklar

Cumhuriyet döneminde azınlıklar hristiyanlık incil isa tevrat zebur11-02-09, 00:41
Cumhuriyet döneminde azınlıklar
Evanjelique


huzurlu

Sevgili Evanjelique,

İki ayrı dönemden bahsetmişsiniz. 1923 den 30 lara kadar olan dönem, imparatorluktan 'ULUS' devlete geçiş yıllarıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş doktrininin gerektirdiği düzenlemelerdir bunlar. Misaki milli sınırları içerisinde etnik kökeni ne olursa olsun tüm unsurların tek ulus potasında birleştirilmesi.. Tamamen şahsi görüşümü mazur görün: Bu şekilde olmaması mümkün değildi bence..

30 lardan sonraki kısım ise tüm dünayda esen ırkçı rüzgarların ve yükselen yahudi düşmanlığının ülkemizdeki ister istemez meydana gelen yansımasıdır. Bugün trend nasıl 'İnsan hakları' ise o dönem de avrupada dikdatörlüklerin ve ırkçı ideolojilerin yükseldiği dönemdir. Avrupada yahudi düşmanı olmayan neredeyse tek bir ülkenin olmadığı dönemdir. Kıyaslarsanız bu düşmanlığın 'sözde' kaldığı tek Avrupa ülkesinin de Türkiye olduğunu yakalarsınız.

Huzurlu
Sevgili Huzurlu,
benim bahsettiğim bir dönem yok,başta da belirttiğimiz gibi bu makale bugün (10/02/2009) Sabah gazetesi yazarı Emre Aköz tarafından kaleme alınmıştır.

Benim kişisel görüşüm ise,geçmişi bir kenara bırakıp geleceğe bakılmasıdır.Ve Türkiye'nin geleceği açısından da tek menfaati Avrupa Birliği normlarına uymasıdır.


Cumhuriyet döneminde azınlıklar

Cumhuriyet döneminde azınlıklar

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Cumhuriyet döneminde azınlıklar

Cumhuriyet döneminde azınlıklar konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

Bu konunun diğer sayfaları: 1 2 >  






Cumhuriyet döneminde azınlıklar konusuna benzer konular;

'Azınlıklar her an Türkiye'den gidebilir' <TABLE cellSpacing=0 cellPadding=5 width=490 border=0><TBODY><TR><TD>Ermeni Cemaati avukatı Diran Bakar, Hrant Dink’in öldürülmesi, Dink'in çocuklarının da ülkeyi terk etmesi üzerine maddi durumu iyi olan cemaatin de her an gidebilecek gibi kendilerini hazırladığını iddia etti. </TD></TR><TR><TD class=stdSmall align=right height=10>24 Aralık 2007 09:56</TD></TR><TR><TD align=right></TD></TR><TR><TD id=objectContent style="FONT-SIZE: 14px"><STYLE>#haberImage { float: right; margin: 0 0 4px 8px;}#haberImage img { border: solid 1px #900; width: 272px; height: 204px;}#nealsak { border: solid 1px #990; width: 272px; height: 204px; background: url(http://image.haber7.com/ads/nealsak/market-bg.jpg) no-repeat; cursor: pointer;}</STYLE> Ermeni Cemaati...


Kasım 2008 Azınlıklar Raporu Dışişleri Bakanlığının, Meclis İnsan Hakları Komisyonuna gönderdiği ''Kasım 2008 Azınlıklar'' başlıklı raporun ''Hizmete Özel'' bölümünde Türkiyedeki azınlıkların haritası çıkartılırken, ibadethanelerin durumu ve statüsüne ilişkin ayrıntılı bilgilere yer verildi. Raporda verilen bilgilere göre Türkiye'de halen 270'den fazala ibadethane açık, bunların yüzden fazlası ise sayıca en azınlık gurubu olan Rumlara ait. Rapora göre Türkiye'de en fazla yaşayan azınlık yaklaşık 60.000 nüfusla Ermenilere ait. Yaklaşık 45.000'i İstanbulda yerleşik olan Ermenilere ait 55 kilise, 52 vakıf bulunuyor.5 gazete 1 dergi, 2 hastaneleri var. Musevi kökenli yurttaşların sayısı 25 .000 olarak ifade edilirken, bunların 22.000'i İstanbul'da yaşıyor. İbadete açık 36 sinagog var,sayıları 3-4 bin olarak tahmin...


3. bölüm - Kilise döneminde dua 3. KONU Kilise döneminde 2623 Pentekost günü umut Ruhu havarilerin üzerine indi . "Bir yerde toplanmış" (Hİ 2, 1) "hepsi tek bir yürek olmuş dua edip" (Hİ 1, 14) Kutsal Ruh’u bekliyorlardı. Kilise’yi eğiten ve ona İsa’nın söylediklerini anımsatan(Bkz. Yu 14, 26) ve onu dua yaşamına göre yetiştiren Ruh’u. 2624 Kudüs’teki ilk Hıristiyan topluluğu, inanlılar "kendilerini havarilerin öğretmesine, beraberliğe, ekmek bölmeye ve duaya adamışlardı" (Hİ 2, 42). Kilise’de ayinde okunan dualar çok özgündür: Havarilerden gelen inanca dayanır ve sevgiyle resmileşmiştir, Efkaristiya ile beslenir.


Hristiyan Türkler ve Milli Mücadele döneminde Karabük http://www.karabuk.gov.tr/giris/resimler/tarih/tarih_26.jpgMilli Mücadelede Karabük ve çevresindeki olaylar yörenin en önemli kenti olan Safranbolu ekseninde gelişmiş ve bu yönüyle tarihe damgasını vurmuştur. Milli Mücadele yıllarında yöreyi, düşman işgaline uğramamış olmasına karşın iki olay rahatsız eder. Bunlardan biri, Eğr’i Ahmet Olayı, diğeri ise 13 Nisan 1920’de I. Düzce Ayaklanması’nın devamı biçiminde Safranbolu’da yaşanan, eskilerin kullandığı ifadeyle söyleyecek olursak “Dayıoğlu Olayı”dır. Bunlardan Eğr’i Ahmet, o zamanlar Çerkeş kazasına bağlı olan Ovacık bucağı nüfusuna kayıtlı bir kişi olarak, yörede 1916-1925 tarihleri arasında eşkiyalık yapmış, Safranbolu’dan Araç istikametinde Kastamonu’ya giden Posta Arabası soygunu olayına karışmış, 19 kişilik çetesi ve Kırkkanat...








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N