Küllerinden Doğan bir Halk Süryaniler (Zeynep Tozduman) konusu
427 kez okundu,
2 kez cevaplandı. En son mesaj
merkava tarafından gönderildi.
Küllerinden Doğan bir Halk Süryaniler (Zeynep Tozduman) konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız
Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

02-12-11, 18:15
KSAdmin
Küllerinden Doğan bir Halk Süryaniler (Zeynep Tozduman)
Hepimiz kuşların hükümdarı Simurg Anka kuşunu biliriz. Bilmeyenlere
kısaca hikâyesini paylaşmak istiyorum. Zümrüd-ü Anka kuşu bilgi
ağacının dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Rivayete göre bilge bir
kuşmuş. Tüm kuşlarda Simurg’a inanır ve onu bir kurtarıcı olarak
görürlermiş.
Zümrüd-ü Anka kuşu bir gün ortalardan kaybolup geri dönmemiş.
Bunun üzerine bütün kuşları merak ve tasa almış. Günlerce dönmesini
beklemişler, dönmeyince de kedere boğulmuş kuşlar ülkesi. Derken,
uzaklardan bir haber gelmiş Simurg kuşunun tüyü görüldü diye.
Bunun üzerine tüm dünya kuşları, kuşlar ülkesinde toplanmaya karar
vermişler. O toplantıdan sonra Zümrüd-ü Anka kuşunu arayıp ülkelerine
getirtmek için tüm dünya kuşları ani bir refleksle yola çıkmışlar. Gelen
bilgilere göre, Simurg kuşunun yeni yuvası Kaf dağının tepesindeymiş.
Zümrüd-ü Anka kuşunu aramaya giden kuşlardan kimileri yolda ölmüş,
kimileri yol uzak ve yorucu diye geri dönmüş. Kimisi yaşadığı yere
özleminden vazgeçip, dönmüş. Geriye kala kala 30 kuş kalmış kaf dağının
tepesine yaklaşan. Bu otuz kuş sayısız vadiler geçmiş, kimi zaman aç
kalmışlar, kimi zamanda susuz. Kaf dağının tepesindeki yuvayı bulmuşlar
bulmasına da Simurg filan ortalarda yokmuş. Anlamışlar ki, Simurg
Anka meğer ‘’Otuz Kuş’’demekmiş. Bunca zahmetli ve zorlu yolculuktan
sonra görmüşler ki, Yaşadıktan sonra bile uçmayı sürdürmedikçe, kendi
küllerimizden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, kendi
bataklıklarımızda, kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayız.
Tıpkı Süryani halkı gibidir Simurg kuşları. Kendi anavatanlarında
bir varmış, bir yokmuş misali oldular Süryaniler. Bilge bir halkdır
Süryaniler. Dünya medeniyetlerine özellikle arap ve yunan medeniyetine
kültür elçiliği yapan Süryani halkına TC. Bu güne değin sahip çıkmadı.
Mezopotamya’da özellikle Mardin ve civarında (Süryani mitolojisine
göre Turabdin denilen bölgenin adı )6000 yıllık bir geçmişe sahip,
İsa’ya ilk inanan hiristiyanlar olarak da tarihe geçen bu halk 2500
yıldır köle anlayışı ile yaşamıştır. İsa’nın çarmıha gerilişi kadar acıtan,
kendi anavatanında dikenli tacı giyen, mütevazı ve hoşgörülü bu halkın
Mardin ve civarında nüfusları ise yaşatılan acılardan dolayı 3000 kişiye
düşmüştür. Bu yüzdendir ki bu ülke bir utançlar ülkesidir. Ne çok
utançlarımız var bizim.
Özellikle son 200 yılda sayısız katliam ve soykırım yaşayan bu halk son 30
yıldır diaspora da yaşayan Süryaniler sayesinde basın ve medya yoluyla
azda olsa sesini dünyaya duyurmayı başarmıştır. Özgürlük ve var olma
mücadelesi veren Süryani halkını Türkiye, Mardin-Midyad’da bulunan
Mor Gabriel davası ile birazda olsa tanımıştır.
O kadar çok gündemli bir ülkede yaşıyoruz ki her yanımız acı ve
enkaz altında. Sürekli deprem yaşayan Van ve çevre illeri bir yandan,
akabinde KCK operasyonları, diğer yandan da Aydınlarımıza (Ragıp
Zarakolu,Prf.Dr Büşra Erşanlı,Ayşe Berktay,Deniz Zarakolu gibi)
yapılan sindirme operasyonları… Neredeyse hayatımızda hiçbir sevinç
belirtisi kalmayacak kadar büyük acılar yaşıyoruz son günlerde.
Süryaniler ise sessiz bir gemi gibi yol alırken yüreğimizin denizinde, son
günlerde yaşadıkları acılardan dolayı güvenilir bir rıhtım aramaktadırlar.
Hani söz vermiştik dokunmak gerek diye bu halka. Ne dokunan var nede,
sessiz çığlıklarını duyan.
2009’dan bu yana süren Mardin/Midyad Mor Gabriel manastırı toprak
davası hala yargı sürecinde. Biz Türklerden çok önce bu toprakların
sahibi olan büyük bir medeniyetin temsilcisi Kadim Süryani halkı şimdi
kendi anavatanında Mor Gabriel Manastırının sınırlarını korumak için
hukuksal olarak direniyor. Türkiye’de iç hukuk yolları ve yargı yolu
kapanınca Mor Gabriel manastırı topraklarını kurtarmak için AHİM’e
ön başvurusunu geçtiğimiz günlerde yaptı. Gözler şimdi AHİM’in
vereceği kararda.27.08.2011 tarih ve 28038 sayılı kararla, madde 5737 ‘e
geçiçi kararla eklenen resmi gazetede cemaat vakıflarının yeniden
mülklerini edinebilme hakkı çıkmıştır çıkmasına da… Ama maalesef ki
1936’da beyanname bile veremeyen Azınlıklıkların, bu vakıflarını ne
işletecek insan, nede bu haktan yararlanabilecek kurum bile bırakmadık.
Süryanilerin durumu ise diğer azınlıklardan çok daha farklı çok daha
vahimdir.1924 lozan antlaşmasına göre Azınlık statüsünde olup azınlık
haklarından yararlanamayan tek halk oluşu bu halkın elini, kolunu
bağlamıştır. Bu yüzden olsa gerek ki, İsveç’te hükümet ortağı ‘’
Hıristiyan
demokratların ‘’milletvekili Süryani kökenli Robert Halef, Türkiye’de
yaşayan Süryanilerin Azınlık statüsüne tabi tutulmaları için İsveç
parlamentosuna geçtiğimiz günlerde bir önerge verdi. Bir örnek verecek
olursak 1942-1944 halk arasında Varlık vergisi dediğimiz ekonomik
ve kültürel genocid’ten, sadece gayri Müslimlerin ödediği bu vergiyi
Süryani halkı da ödemiştir. İşine geldi mi? Azınlık, işine gelmedi mi?
Türkiye vatandaşı sayılmak salt bu ülkeye özgü bir durum olsa gerek.
Kimliklerinde ise din hanesi
Hıristiyan olarak geçmektedir. Bu yüzden
yeni oluşturulacak anayasada; kimlik vurgusu yapılmayan, her türlü
ötekileştirici tanımdan uzak bir anayasaya şiddetle ihtiyaç vardır.
Ülkesindeki Azınlıklar adına güdükte olsa 27.08. 2011’de bir adım atan
hükümetten; oluşturulacak yeni anayasanın Azınlıkları kucaklayıcı bir
anayasa olmasını bekleyen azınlıklara cevabını, ise hep birlikte yaşayarak
göreceğiz.
1915’den bu yana bu toprakların en kadim halkları olan
Hıristiyanları
yok etmek isteyen bir Türkiye cumhuriyeti imajını değiştirmek için,
meclis tam sayısının çoğunluğunu elinde bulunduran AKP iktidarı istese
bu durumu tersine çevirebilecek bir güçtedir.
Sadece küllerinden değil acılarından doğan bu halka Türkiye halkları
olarak sahip çıkmadıkça bizlerde büyük insanlığın enkazı altında
kalacağız.Biz aydınların, barışseverlerin, insan hakları savunucularının,
yurtseverlerin, Kürtlerin, bu ülkeden beklediği tek şeyin ezilenden,
emekten, azınlıklardan yana olan barışçıl ve demokratik bir anayasanın
hayata geçirilmesidir.
Simurg kuşu gibi bir kurtarıcı bekleyen Süryani halkına ve tüm ezilen
halklara diyorum ki, Simurg sizsiniz. Hepimiz birer Simurg olmadığımız
sürece bu ülkeye ne barış gelir nede demokrasi. Haydi! Onurlu bir barış
için hep birlikte direnmeye.
ZEYNEP TOZDUMAN
http://www.hristiyangazete.com/2011/...ynep-tozduman/
Küllerinden Doğan bir Halk Süryaniler (Zeynep Tozduman)

FORUMA EKLEDİĞİMİZ TÜM HABERLER HRİSTİYANGAZETE.COM SİTESİNDEN ALINTIDIR. HABER İÇERİKLERİNİN OLUMLU YA DA OLUMSUZ OLMASI DİKKATE ALINMAZ. HRİSTİYAN HER MEZHEP, HER KİLİSE, HER ETNİK KÖKEN İLE İLGİLİ HABERLER SİTEMİZDE ARŞİVLENİR.

FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Küllerinden Doğan bir Halk Süryaniler (Zeynep Tozduman)

03-12-11, 11:39
merkava
Yönetim Notu: Yazı Zeynep Tozduman'a aittir,
hristiyangazete'nin ürettiği bir içerik değildir.
Küllerinden Doğan bir Halk Süryaniler (Zeynep Tozduman)
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Küllerinden Doğan bir Halk Süryaniler (Zeynep Tozduman)

03-12-11, 16:19
merkava
Yönetim Notu: İmalar ve komplolar üzerinden küsermiş gibi davranmanız yalnızca sizin için bir problem oluşturur. Sitemiz
hristiyanlık ve azınlıklarla ilgili her tür materyali arşivler, her siyasi görüşten, teolojiden, etnik kökenden, mezhepten
hristiyan ve/veya azınlık mensubuna yer verir. İçerikler ilgili yazarlara aittir, içerikleri site üretmez. Eğer ilgili kişinin düşüncelerine bir cevap yazabiliyorsanız yazarsınız, ama yazamıyorsanız başkalarını suçlamanıza ya da komplolar üretmenize gerek yoktur.
Küllerinden Doğan bir Halk Süryaniler (Zeynep Tozduman)
FORUMA ÜYE OLUN! /
HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM /
Küllerinden Doğan bir Halk Süryaniler (Zeynep Tozduman)
Küllerinden Doğan bir Halk Süryaniler (Zeynep Tozduman) konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz
buraya tıklayarak hemen üye olunuz.