Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde"

Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde" :  Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde" | HRİSTİYAN FORUM  > Türkiye'de Hristiyanlık


Facebook | Twitter | Youtube

HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)




Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde" sayfasını paylaşmak için adres:

 

Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde"
 

 Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde"
evangelion

Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde"


Din devlet kontrolünde





PIERRE DE CHARENTENAY (Arşivi)

Çoğu zaman laikliğinden dolayı övülen Türkiye Cumhuriyeti aslında dini baskı uygulamaktadır. Siyasetin dine karışmaktan kaçınması gerekir ve bu, tersi için de geçerlidir. Fransa'da bunu uzun zamandan beri biliyoruz. 1905 yasası bizde bütün bu eğilimlere son vermeye çalıştı. Siyaset, temel haklar (buna dini özgürlük de dahil) çiğnendiği zaman dinlerle ilgilenir. Bu anlamda Türkiye'nin durumu incelenmeye değer, en azından Fransa'da sık sık büyük bir laik ülke olarak söz edildiği için.
Birliğin Türkiye ile müzakereleri konusundaki dönem raporunda (9 Kasım 2005'te yayımlanan) bu konularda genellikle çekingen davranan AB Komisyonu, Mustafa Kemal'in ülkesindeki dini durum konusunda şu ana kadar yaptığı en sert eleştiriyi yayımladı. Özellikle Ankara'da bir Protestan kilisenin açılışı gibi bazı gelişmeler tespit edilmiş. Buna karşın birçok nokta halen sorun olmaktan çıkmamıştır: Değişik dini toplulukların iyi işleme koşullarını sağlayacak yasal çerçeve halen mevcut değil. Museviler 1923'ten beri devlet tarafından tanınmış bir azınlık olduğundan belirli haklara sahipler. Buna karşın Hıristiyan topluluklar mülkiyet sahibi olamıyor, eğitim merkezleri yok, vize almakta zorluk çekiyorlar. Bazı kiliselere saldırılar da yapıldı.
Önemli bir Müslüman azınlık olan Aleviler de resmen tanınmış değil ve bunların çocukları Sünni din derslerine katılmak zorundalar. Avrupa Birliği raporu Sünni olmayan Müslümanlar ve Hıristiyanlar için temel hakların çiğnendiği yolunda şüphe götürmeyen daha birçok örnek içeriyor. Dini özgürlüğe bağlı olan bütün bu temel sorunlar sözde ülkesine laikliği getirmiş olan Kemal Atatürk'ün gölgesinde uzun yıllar saklanmıştır.
Atatürk aslında 1923 Lozan Antlaşması'nın ardından, Fransa'nın 1905'te Katolik Kilisesi için din ve devlet işlerinin ayrılmasına ilişkin kanunla yapmaya çalışıp başaramadıklarını gerçekleştirmiştir: Yani ülkedeki temel dini tamamen kontrol altına almak. Atatürk, 1925'te kapatılan tarikatlar dahil olmak üzere kamu alanında dinin bütün etkinliğini yasaklayarak bunu başarmıştır.
Bundan şimdiki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hiç söz etmiyor. Kendisi dinci olmasına rağmen (ılımlı İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi), dini özgürlük söz konusu olduğunda şaşırtıcı bir suskunluk sergiliyor. Bazı Hıristiyan azınlıklar (özellikle Latin azınlık, zira Ortodokslar en azından yasal bir varlıktan yararlanıyorlar) haklarının hiçbir şekilde olmayışından söz etmiyor. Eğer AB ülkeleri Kopenhag Kriterleri'ne sadık kalsalardı müzakereler sırf bu nedenle başlayamazdı.




İlginç bir laiklik anlayışı
Gerçekte Türk vatandaşının bütün dini hayatı 'çok güçlü' bir kontrol altındadır.
60 bin memurun çalıştığı bir devlet kurumu olan Diyanet İşleri, camilerin ve ilahiyat fakültelerinin bütün faaliyetlerini kontrol etmekle görevlidir. Diyanet görevlilerinin atamalarını yapmakta ve binalar inşa etmektedir. İmamlara ve ilahiyat profesörlerine maaş vermektedir. Belçika Devleti Adalet Bakanlığı'nın da kendi ülkesindeki bütün papaz ve Protestan din adamlarının maaşlarını doğrudan verdiğini söyleyerek buna itiraz edebiliriz. Ama bu papaz ve diğer din adamlarını piskoposlar özgürce seçiyor. Devletin dini kontrol ettiği Türkiye'deki laiklik ise ilginç bir laiklik.
Köktendinci taşkınlıkları engellemek için bir yöntem olduğu için buna sevinebilirdik. Ancak (30 yıl içerisinde askerlerin üç kez idareyi ele geçirdiği ülkede artık yerleşmiş olan) zor kullanma gereksinimi Türk laikliğinin, kanun çerçevesinde uygulandığı takdirde dini ifadenin özgür olduğu bir demokrasi laikliği olmadığının kanıtı değil midir? Bu konudan neden bahsetmeyelim ki? Bu dini suskunluk tam aksine bütün köktendincilikleri beslemez mi? Bir gerçeği görmezlikten gelince, şiddet şeklinde ortaya çıkar ya da totaliter bir rejimle buna karşılık verilir. Türklerin olduğu kadar çağımızın bütün insanlarının dini ihtiyaçlarının göze alınması ve onlara saygılı olunması, din ile siyasi iktidar arasındaki ilişkilerin barış içinde yaşaması için tek yoldur. Özgürlük iki taraf arasında saygıya dayanırsa, din ve siyasetin birbirinden korkmaları için hiçbir neden olmaz, ki bu Ankara ile İstanbul arasında yok gibi. Türkiye'de ve başka yerlerde laiklik konusundaki söylem dine gem vurma veya ondan kurtulma arzularına paravan olarak kullanılmamalı; zira bu, köktendinci muhalefeti azdırmaktan başka bir işe yaramaz.
İnanç ve aklın önemi
Bu, aynı zamanda toplum ile din arasındaki ilişkiler konusunda kulak verilmesi gereken bir derstir. Zira açık kalan soru şudur: Pozitif hukuk ve demokratik usuller liberal bir toplum içerisinde dayanışmayı ve birliği temin etmek için yeterli midir? Dinler olmadan var olabilirler mi? Başka bir deyişle aklın kendisi inanç olmadan var olabilir mi? İkisi için de cevap 'Hayır'dır. İnanç ve aklın karşılıklı saflaştırma süreçlerinden geçmeleri gerekiyor, filozof Jürgen Habermas ile o dönemde daha Kardinal olan Ratzinger arasında geçen olağanüstü diyaloğun da gösterdiği gibi.
Liberal bir toplumda, siyaset ve din her biri kendi dalında daha insani bir yaşamın inşa edilmesine katkıda bulunmak için özgür bir şekilde diyalog içinde olmaya çağrılıyorlarsa bu, kendi taşkınlıklarından korktuğu için dine gem vurulduğu bir toplumda daha da fazla olmalıdır. Türkiye'de ne toplum ne de din bu diyaloğun gerçekleşmesi için uygun ölçüyü bulamamıştır. Ankara'nın, bütün dini güçlerin özgür bir şekilde sivil toplumun bir parçası olduğu demokrasiye doğru giden yolu daha çok, ama çok uzundur. (Etudes dergisi yazıişleri müdürü, 2 Aralık 2005)




Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde"


 Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde"
Gurthaur

Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde"


Yarım yamalak, tamamen bazı gerçekleri -özellikle darbelerle ilgili- göz ardı eden bir tutum. Ne yazık ki çoğulcu medyanın bizdeki yaklaşımının Fransız versiyonu.




Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde"

Bu konuya cevap yazmak için buraya tıklayınız
 
 
Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde" sayfasını paylaşmak için adres:


Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde" konusuna benzer konular;

CDU sözcüsü Volker Kauder: "Hristiyanlar Türkiye'de kilise yapabilmeli" CDU sözcüsü Volker Kauder: “Hristiyanlar Türkiye’de kilise yapabilmeli” Almanya’da CDU’nun parti toplantısında konuşan CDU grup sözcüsü Volker Kauder konuşmasının son bölümünü Türkiye ve Erdoğan eleştirisine ayırdı. Türkiye’de Hıristiyan...


Amerika "hristiyan" bir devlet DEĞİLDİR! Amerika "hristiyan" bir devlet DEĞİLDİR! Laik bir ülke vaadi Obama, Zaman muhabirinin, “Başkanlığınız döneminde ilişkilerde ne gibi farklılıklar ortaya çıkacak? PKK’nın tasfiyesine yönelik ne gibi somut adımlar göreceğiz” sorusuna şu...


Fransa Devlet Başkanı: "Bu saldırı bir dini temizlik planıdır" http://www.hristiyangazete.com/2011/01/sarkozy-bu-saldiri-bir-dini-temizlik-planidir/


Lübnan Eski Devlet Başkanı: "Hıristiyanlar ortadoğuda soykırıma uğruyor" http://www.hristiyangazete.com


Wolfgang Huber: "Türkiye'de hristiyanlar baskı görüyor" TÜRKİYE'DE HRİSTİYANLAR BASKI GÖRÜYOR Almanya Protestan Kilisesi Konsey Başkanı Piskopos Wolfgang Huber, Türkiye’de din özgürlüğü olmadığını belirterek, Türkiye-AB müzakere sürecinde din özgürlüğünün ön plana çıkacağını kaydetti. 01.11.2006...


Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde"
Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde" :  Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde" | HRİSTİYAN FORUM  > Türkiye'de Hristiyanlık


Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde"



| Hristiyanlık | Hıristiyanlık | İncil | İncil | Hıristiyan Olmak | Bedava İncil | Hristiyan Sohbet Chat | Türkçe Tevrat, Zebur, İncil Arama Motoru | Hristiyan Türk |
Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.

Le Monde: "Türkiye'de Din devlet kontrolünde"