Türkiye'nin Hristiyanları saldırı altında
İngiltere'de yayın yapan The Economist Dergisi, yine bugünkü sayısında Türkiye'deki Hristiyanların karşılaştıkları sorunları ele aldığı bir başka yazıda ise, ''Türkiye'de Hristiyanların kendilerini neden tehdit altında hissettikleri'' sorusuna yanıt arıyor:
Hrant Dink cinayeti, Malatya'da 3
Hristiyan Evanjelistin öldürülmesi, geçen haftalarda bir rahibin İzmir'de bıçaklanması olayları anımsatılan yazıda
Samsun Agape
Kilisenin Pastörü Orhan Bıçaklar görüşlerini anlatıyor.
Agape Kilisesi Pastörü Orhan Bıçaklar,
Türkiye'de hala derin devletin iş başında olduğunu;
kiliselere yapılan saldırıların ve baskıların arkasında da derin devlet tarafından yaptırıldığını belirtiyor. Bıçaklar, ükedeki tüm
Hıristiyanların
ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu söylüyor.
Atakent beld
esindeki kilis
esinin birkaç kez taşlanıp, cemaatinin taciz edildiğini iddia eden pastör Bıçaklar,
kiliselere yapılan saldırılara Kurtlar Vadisi dizisinin neden olduğunu ileri sürdü. Dizide
Hıristiyanların
kötü gösterildiğini; diziyi izleyip etkilenen müslüman gençlerin de kişisel duygularla hareket edip
kiliselere ve rahiplere saldırdığı yorumunda bulunan Bıçaklar, bir süre önce dizinin yapımcı firması hakkında dava açtıklarını; bunu yayınlayan televizyon kuruluşunu da Radyo ve Televizyon Üst Kurumu (RTÜK)'e şikayet ettiklerini bildirdi.
Kendilerine yönelik tehditleri kimlerin yaptığını bildiklerini söyleyen Bıçaklar,
"Bunları sadece bizim bildiğimizi düşünüyorum. Basında hakkımızda kötü kötü şeyler yazılıp iftiralar atılıyor. Bunları okuyan gençler de gerçek zannedip bize saldırıyor. Saldırıları bazı güç odakları, bizden rahatsız kişilerin yaptığına inanıyoruz. Bu bastılar yaptırılmaya devam edecek. Devletin engelleme şansı var; fakat bunu göremiyoruz. İzmir'de rahip bıçaklayan çocuk, Kurtlar Vadisi dizisinden etkilendiğini söylüyor. Bu dizi Türkiye'de yayınlanıyor. Bunu denetleyen kim RTÜK. RTÜK kimin, devletin. Devlet istese 'neden benim Hıristiyan vatandaşlarımı kötü gösteriyorsun' diyebilir." dedi.
Hıristiyan Türk vatandaşlar olarak dava açtıklarını; RTÜK'e de yüzlerce şikayet mektubu gönderdiklerini anlatan pastör Orhan Bıçaklar, diziyi yayından kaldırtamadıklarına değindi.
Devletin, rahipler bıçaklanıp öldürüldükten sonra bir şeyler yapmaya kalktığını ifade eden Bıçaklar,
"Biz şimdiden önlem alınmasını istiyoruz. Kapımızda polis bekliyor. O sadece göstermelik bir önlem. 70 milyon insandan 20 milyonun izlediği bir dizi yayından kaldırılamıyor. On kişi korunuyor; ama geriye kalanlar açıkta bırakılıyor. Devlet bunu engelleseydi polise bile gerek kalmayacaktı. Devlet yetkililerinin buna el atması lazım. Devlet bizim gibi saldırıya uğrayan insanlar için birkaç kanun çıkarırsa memnun olacağız. Hükümet bir şeyler yapmak istiyor; ama tabandan gelecek tepkilerden çekiniyor. Bazı politikacılar, dinimizi yasakladığı için istediğimizi yapamıyoruz." dedi.
ÜLKÜCÜ SANATÇI OZAN ARİF'E TEPKİ
Ermeni Gazeteci Hrant Dink'in öldürülm
esinin ardından İsmail Türüt'ün "Plan Yapmayın Plan" isimli şarkısını yazan Ülkücü Sanatçı Ozan Arif'i isim vermeden eleştiren Agape
Kilisesi Pastörü,
"Türkçe'yi bile zor konuşan; ama aşırı derecede Türk olduğunu iddia eden bir sanatçı çıkıyor, bir insanı öldüren kişi için övgü dolu türküler yazıyor. Ondan sonra da ben bunu yapmadım, diyor. Bir ay sonra aynısı benim için yapıldı. Ben de gidip savcılığa şikayette bulundum. Savcılık 3 gün sonra kaldırttı. IP numarasından onu koyan insan bulundu mu, bulunduysa ne yapıldı bilmiyorum." ifadelerini kullandı.
Samsun'daki yerel yönetici ve sivil toplum örgütü temsilcilerini de eleştiren Orhan Bıçakçı, yetkililerin
kiliseler hakkındaki beyanatların saldırılara zemin hazırladığına da sözlerine ekledi.
Türkiye'de
Hıristiyanların tehdit altında olduğunu yazan
The Economist'in konuyla ilgili yorumu ise şöyle;
"Çok sayıda Hıristiyan, Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin kendilerine önceki laik hükümetlerden daha iyi davrandığını kabul ediyor. Yaşadıkları sorunlar konusunda derin devleti suçluyor. Ancak temmuz ayındaki ezici seçim zaferinin ardından derin devlet bahanesi pek geçerli değil. Böylesine güçlü yetkiyle, hükümetin taleplerimizi karşılamakta başarısız olması sadece bir anlama gelir o da derin devletin hala iş başında olduğudur görüşünü dile getiriyor bir rahip. Ya da belki de Adalet ve Kalkınma Partisi'nin inandığı din özgürlüğünün sadece Müslümanları kapsamakta, Hıristiyanları değil..."
21.12.2007
THE ECONOMİST