Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > Vahiy : Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler konusu 1901 kez okundu, 9 kez cevaplandı. En son mesaj vix tarafından gönderildi. Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler Kutsal Kitap ile ilgili bazı anlamadığım şeyler var,Bir çok kafamda oluşan sorunları bu Forum'da giderdim ama hiç bir yerde bunların cevaplarını bulamadım,Umarım mesajım yayınlanır cevaba ihtiyacım var çünkü, 1- Vahiy' (Tanrı' nın sözünün) in birebir yazılmış ayrık bir metin varmı İncil için? 2- İncillerin hepsi İsa' nın hayatını anlatan uzun bir metin gibi, şuraya gitti, şunu söyledi, sonra şöyle oldu falan. Vahiy yazım tarzına uymuyor. Aynı eleştiri Tevrat içinde yapılır. Denir ki Musa' nın ölümü ve sonrasında yapılanlar uzun uzun anlatıldığı bölümler olması ile Vahiy'i sunuş şekli tartışılır. Dolayısı hangisi Vahiy, hangisi ".... göre" anlatımdır, hangisi İsa' nın hayatıdır... ayırt edemezsiniz. 3- Hıristiyanlıkta ise şöyle bir ayrım vardır. "Esinlenme" diye bir müessese doğmuştur.... Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler konusu 1901 kez okundu, 9 kez cevaplandı. En son mesaj vix tarafından gönderildi.

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

Bu konunun diğer sayfaları: 1 2 >

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-01-09, 03:40
Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler
Houseofhouse


Kutsal Kitap ile ilgili bazı anlamadığım şeyler var,Bir çok kafamda oluşan sorunları bu Forum'da giderdim ama hiç bir yerde bunların cevaplarını bulamadım,Umarım mesajım yayınlanır cevaba ihtiyacım var çünkü,

1- Vahiy' (Tanrı' nın sözünün) in birebir yazılmış ayrık bir metin varmı İncil için?
2- İncillerin hepsi İsa' nın hayatını anlatan uzun bir metin gibi, şuraya gitti, şunu söyledi, sonra şöyle oldu falan. Vahiy yazım tarzına uymuyor. Aynı eleştiri Tevrat içinde yapılır. Denir ki Musa' nın ölümü ve sonrasında yapılanlar uzun uzun anlatıldığı bölümler olması ile Vahiy'i sunuş şekli tartışılır. Dolayısı hangisi Vahiy, hangisi ".... göre" anlatımdır, hangisi İsa' nın hayatıdır... ayırt edemezsiniz.
3- Hıristiyanlıkta ise şöyle bir ayrım vardır. "Esinlenme" diye bir müessese doğmuştur. Yani ".... göre" yazanlar bizzat Tanrı'dan esinlenerek (yada İsa'dan) yazılmıştır. Bu çelişki benim değil, bizzat batılı Hıristiyan bilimadamları tarafından ileri sürülür. Hatta Resullerin (Elçilerin) işleri bölümünün adı bile Müslümanlara uzaktır. Çünkü İsa Peygamber ise Resüller kimdir? sorusu akla gelir.
4- Günümüzde kabul edilen 4 incil, 200 den fazla İncil tarafından hayatının sonuna kadar pagan yaşamış Constantin baskısı altında karar vermiş bir heyet tarafından ayıklanmıştır. (karar oybirliği ile değil oy çokluğu ile alınmıştır) Hatta Pavlus bizzat kendisi Galatyalılara 1:6 da cemaatinin farklı bir inciline dönmesinden müzdarip olmuş ve "Mesih' in incilini bozmak isteyen bazı kimseler var" (Gal. 1:7) diyede şikayette bulunmuş. Demekki Pavlus zamanında bile birden fazla farklı incil varmış. hayır diye itirazlar duyar gibiyim. O zaman sormak lazım değil mi?, Pavlus' un şikayeti niyedir?
5- Hatta dinler tarihini yazanlar 4. Yuhanna İnciline daha da itibar edilmesini (son yazılan olmasına rağmen) isterler. Çünkü anlatım tarzı ile dahada otantik görürler. Bu durum bile diğer 3 den ayrığına işarettir.

Çok bilinmeyenli denklem gibi. Bunu çözmeye çalışalım.

İncil, daha okunuşun başında (Esinlenme ile yazıldığı beyan için) "...... göre" denildiğinden kafada bir çok soru işareti yaratmaktadır.
"Allah bize kelamın kapısını açsın ve bana söylemek lazım olduğu gibi onu izhar edeyim." (Koloselilere 4:4)

şimdi sizin dediğiniz "(Haşa) Allah neden indirdiğine sahip değilmi?" sorusunun cevabı;
evet sahiptir ama sadece Peygamberine indirdiğine, bu indirileni tahrif etmek ve 200 parçaya bölmek, insanlara mahsustur.
Allah, insanları günah işlemede serbest bırakmıştır. Aksi halde cennet ve cehennemin anlamı nedir?

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-01-09, 08:36
Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler
vix


Houseofhouse
Kutsal Kitap ile ilgili bazı anlamadığım şeyler var,Bir çok kafamda oluşan sorunları bu Forum'da giderdim ama hiç bir yerde bunların cevaplarını bulamadım,Umarım mesajım yayınlanır cevaba ihtiyacım var çünkü,

1- Vahiy' (Tanrı' nın sözünün) in birebir yazılmış ayrık bir metin varmı İncil için?
2- İncillerin hepsi İsa' nın hayatını anlatan uzun bir metin gibi, şuraya gitti, şunu söyledi, sonra şöyle oldu falan. Vahiy yazım tarzına uymuyor. Aynı eleştiri Tevrat içinde yapılır. Denir ki Musa' nın ölümü ve sonrasında yapılanlar uzun uzun anlatıldığı bölümler olması ile Vahiy'i sunuş şekli tartışılır. Dolayısı hangisi Vahiy, hangisi ".... göre" anlatımdır, hangisi İsa' nın hayatıdır... ayırt edemezsiniz.
3- Hıristiyanlıkta ise şöyle bir ayrım vardır. "Esinlenme" diye bir müessese doğmuştur. Yani ".... göre" yazanlar bizzat Tanrı'dan esinlenerek (yada İsa'dan) yazılmıştır. Bu çelişki benim değil, bizzat batılı Hıristiyan bilimadamları tarafından ileri sürülür. Hatta Resullerin (Elçilerin) işleri bölümünün adı bile Müslümanlara uzaktır. Çünkü İsa Peygamber ise Resüller kimdir? sorusu akla gelir.
4- Günümüzde kabul edilen 4 incil, 200 den fazla İncil tarafından hayatının sonuna kadar pagan yaşamış Constantin baskısı altında karar vermiş bir heyet tarafından ayıklanmıştır. (karar oybirliği ile değil oy çokluğu ile alınmıştır) Hatta Pavlus bizzat kendisi Galatyalılara 1:6 da cemaatinin farklı bir inciline dönmesinden müzdarip olmuş ve "Mesih' in incilini bozmak isteyen bazı kimseler var" (Gal. 1:7) diyede şikayette bulunmuş. Demekki Pavlus zamanında bile birden fazla farklı incil varmış. hayır diye itirazlar duyar gibiyim. O zaman sormak lazım değil mi?, Pavlus' un şikayeti niyedir?
5- Hatta dinler tarihini yazanlar 4. Yuhanna İnciline daha da itibar edilmesini (son yazılan olmasına rağmen) isterler. Çünkü anlatım tarzı ile dahada otantik görürler. Bu durum bile diğer 3 den ayrığına işarettir.

Çok bilinmeyenli denklem gibi. Bunu çözmeye çalışalım.

İncil, daha okunuşun başında (Esinlenme ile yazıldığı beyan için) "...... göre" denildiğinden kafada bir çok soru işareti yaratmaktadır.
"Allah bize kelamın kapısını açsın ve bana söylemek lazım olduğu gibi onu izhar edeyim." (Koloselilere 4:4)

şimdi sizin dediğiniz "(Haşa) Allah neden indirdiğine sahip değilmi?" sorusunun cevabı;
evet sahiptir ama sadece Peygamberine indirdiğine, bu indirileni tahrif etmek ve 200 parçaya bölmek, insanlara mahsustur.
Allah, insanları günah işlemede serbest bırakmıştır. Aksi halde cennet ve cehennemin anlamı nedir?
Öncelikle ben sizin samimi bir şekilde sorularına cevap arayan birisi olmadığınızı düşünüyorum. Forumda birazcık gezen bir kişi sizin bazı maddelerde yazdığınız şeyleri sormazdı veya şöyle diyeyim sizin ifade ettiğiniz gibi ifade etmezdi.

Hem araştırıyor, hem soru soruyor gibi yapıyorsunuz hem de "şöyle olmuştur, böyle olmuştur" diye kesin konuşuyorsunuz. Konuşmanızın sonuna doğru gerçek kimliğiniz ortaya çıkmış gibi görünüyor...

Alıntı:
1- Vahiy' (Tanrı' nın sözünün) in birebir yazılmış ayrık bir metin varmı İncil için?
İlk olarak sorunuz hatalı. Dolayısıyla evet veya hayır diyemeyiz, evet ya da hayır demek hata olur. Tanrı Sözü YHVH'nin düşüncelerini, isteklerini insanlara belli etmesidir ve de Yahudi-Hristiyan inancında bir bütündür. Direkt ses olarak birçok kişiye aynı anda, direkt ses olarak sadece bir kişiye, direkt görüm olarak, direkt görüntü-görünüm olarak, esinleme olarak, melekleriyle, çeşitli olaylarla olmak üzere birden fazla yolu vardır. Bunların her biri YHVH'nin isteklerini, yönlendirmelerini, mesajlarını bizlere belli eder. Dolayısıyla sizin iddia edip ayırmaya çalıştığınız gibi "ayrık" bir durum söz konusu değildir. Sadece belirli seslerin iletilmesinin (Vox Dei) vahiy olarak ele alınması bizim inancımızı eksik bilmektir. Ayrıca yukarıda saydığım vahiy türleri

Kuran'da sadece ayetler çevrilirse birçok şey anlaşılamaz, bizlerin okudukları, piyasada satılanlar mealdir. Her çevirmenin belli bir oranda yorumunu ekleyebileceği 2.-3. kademe çeviri türüdür. İşte bu yüzdendir ki 28 Şubat post-modern darbesinden önce ve sonra yapılmış Kuran çevirilerinde "bazı" ayetlerin çevirileri farklılık göstermektedir. Herneyse, gelmek istediğim nokta şudur, sadece "vahiy" ayetlerin arapçaya çevrilmesi ile Kuran anlaşılmaz. Ne yapılır? Hadislere başvurulur. Hadisler aracılığıyla ayette Muhammed'in nereden nereye giderken veya ne zaman veya ne üzerine böyle söylediği anlaşılır ve meal de bu yönde yorumlanır. Oysaki birbiri ile çelişen birçok hadis de bulunmaktadır. Böyle bir durumda Kuran'a uygun olanlar seçilir. Ama burada şöyle bir sorun vardır; Kuran'ın tam olarak anlaşılması için hadisler gerekirken, yani Kuran'ın anlamsal bütünlüğü hadislerin etkisi altında iken, diğer yandan hadislerin geçerliliği de Kuran'a bağlıdır. Dolayısıyla iki değişken birbirine, ayrı ayrı bağlıdır.

İmam Şafii'nin belirttiğine göre de sünnet de vahiy sayılır, ayrıca Nebevî Fetânet de bâtınî vahiy olarak ifade edilmektedir. Diğer birşey de sünnetin 3 şeyden oluşmasıdır; Vahiy, Peygamberin Fetaneti, tecrübe. Dolayısıyla benzer bir durum İslamiyet'te de vardır. Eğer sadece sesler vahiy olarak ele alınırsa, İslamiyet'teki sünnet ve Nebevi Fetanet kavramlarının içerdiği şeyleri de dışarı atmış olursunuz. Dolayısıyla sizin vahiy kavramınız tamamen hristiyan inancını kötülemek maksadıyla soru sormak için gibi görünmektedir ya da siz İslamiyet'teki vahiy kavramını da bilmiyorsunuz demektir.

İşte bu tür sorunlar Yahudi-Hristiyan inancında yoktur. Çünkü Vahiy kavramı çok geniştir. YHVH'nin yönlendirdiği elçiler gerekli herşeyi yazmışlardır, tarihsel, sosyolojik, dilbilimsel, etnik tüm veriler yani bir bakıma "sünnet", "Nebevi Fetanet" gibi kavramlar Yahudi-Hristiyan inancında tek bir kitabın içinde bütün olarak yer almaktadır. Üstelik bu kavramlar İslamiyet'teki gibi çok çeşitli değildir, bazı hadislerin birbiri ile çelişmesi gibi bir durum söz konusu değildir, çünkü hepsi tek bir kitabın içindedir. Kuran gibi çeviri yapılırken başka kaynaklara başvurmaya gerek kalmaz.

Yukarıda bahsettiğim vahiy kavramı ile ilgili İslami bir kaynaktan alıntıyı ek olarak daha sonraki bir mesajımda sunacağım.

Size yönelik yazmıyorum çünkü önkabullü bir yaklaşımınız var ve samimi olduğunuzu düşünmüyorum.

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

katoliklik ortodoksluk protestanlık kilise barnabas türkler türkiye"Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek bir cevabım var
Lakin;
Bir lafa bakarım laf mı diye,
Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?"mesih peygamber tanrı rab allah kuran yhvh islam muhammed



Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-01-09, 08:40
Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler
vix


Bir önceki mesajımda bahsettiğim, İslamiyet'teki vahiy-sünnet kavramını açıklayan yazı:

Alıntı:
VAHİY - SÜNNET İLİŞKİSİ



İmâm Şafiî, sünneti kabul etmeyenlerin, ya sünnetin hücciyetini/delil olmasını, ya da "haber-i hassa"nın bağlayıcılığını reddettiklerini söylemiştir. Sünnetin hücciyetini bütünüyle reddedenlerin yanında, sünneti yalnızca belirli konularda hüccet kabul edenler ya da sünneti Kur'ân ve akıl deliline muvafık olması durumunda hüccet kabul eden gruplar bulunmaktadır.

Ehl-i sünnet bilginlerine göre sünnet, Allah(c.c.) Teâlâ'nın hükmünün bilinmesine delildir. Sünnet bu hükmün izharı, keşfi veya delâleten bilinmesine delil olabilir. Sünnetin Allah(c.c.)'ın hükmünün bilinmesine mutlak anlamda delil olması ise ancak Hz. Peygamberin "ismeti" ve onun sünnetinin korunmuş olmasıyla mümkündür.,

Bu sebeple sünnetin, kıymetini ve bağlayıcılığını tespit etmek için, önce onun kaynağını veya başka bir ifadeyle Hz. Peygamber’in bilgisinin kaynaklarını belirlemeye ve özellikle sünnet-vahiy alâkasının rivayet asrında nasıl anlaşıldığını ortaya koymaya ihtiyaç vardır.

HZ. PEYGAMBERİN KORUNMUŞLUĞU (İSMET)

Peygamberlerde, peygamberlik mansıbının ayrılmaz niteliği kabul edilen bazı özellikler bulunmaktadır. Bunların başında ismet vasfı gelmektedir. Bu nitelik muahhar dönemlerde tafsil edilerek peygamberlerin ismet, fetânet, sıdk, emniyet ve tebliğ gibi nitelikleri bulunduğu belirtilmiştir. Ancak rivayet asrında, bütün bu nitelikler ismet sıfatının içinde değerlendirilmiştir. Zira bütün diğer sıfatlar neticede ismete bağlı özelliklerdir.

İsmet vasfı, "Allah(c.c.) Teâlâ'nın peygamberlerini kadir ve kıymetlerini düşürecek şeylerden koruması" ve "günah işlemek mümkün olduğu halde, günahlardan uzak durma melekesidir" şeklinde tanımlanmıştır. İsmet konusunda usûl ve kelâm kitaplarında yapılan tartışmalar dikkate alınarak, Ehl-i sünnet âlimlerinin tercih ettiği görüşler çerçevesinde daha kapsamlı bir tanım yapılmıştır. Buna göre ismet, Allah(c.c.) Teâlâ'nın peygamberlerin zahir ve bâtınlarını küfür ve büyük günahlardan koruması; küçük günahlarından da onları haberdar ederek (tenbih), tevbe etmelerini sağlamasıdır. Bu tanımda Ehl-i sünnet bilginlerinin ismet tanımlarındaki tüm nitelikler bir araya getirilmiştir. Buna göre, peygamberler, küfür ve büyük günahlardan korunmuşlardır. Küçük günahları ise (zelle) işleyebilirler, ancak bu şekilde bırakılmazlar; Allah(c.c.) Teâlâ, onları haberdar eder ve tevbe ederek yanılgılarını tashih etmelerini mümkün kılar. Binaenaleyh, peygamberler, insanlarda bulunan birtakım eksiklik ve günahlardan Allah(c.c.) Teâlâ'nın lütfü ile korunmuştur. Peygamberler, nübüvvetten önce, insanların çirkin ve aşağılayıcı kabul ettiği küçük günahları da yapmamışlardır. Onlar, nübüvvetten önce de aynı şekilde Allah(c.c.) Teâlâ'nın tevfîk ve tevellisi altındadır.

HZ. PEYGAMBER'İN BİLGİ KAYNAKLARI

Bu başlık altında Hz. Peygamber'in bilgi kaynakları tetkik edilecektir. Böylece sünnetin şer'î ve ilmî değeri tespit edilmeye çalışılacaktır. Sünnetin vahiyle ilgisi onun hem dinî hem de ilmî değerini ortaya koymaktadır. Ancak bilindiği gibi sünnetin bütünü vahiyle bildirilmiş değildir. Bazı konuları Hz. Peygamber, tecrübe ile haber vermiş bir kısım meseleleri ise aklı/fetâneti ile çözümlemiştir. Ancak Hz. Peygamber insanlara örnek ve rehber olarak gönderilmiştir. Onun bu misyonunu yerine getirebilmesi her yönüyle itimat edilir olmasına bağlıdır. Kendisine itimat edilmesi için onun bütün söz ve fiillerinin doğru ve hatasız olması gerekmektedir. Tecrübe ve alal ise ne kadar kusursuz olursa olsun her zaman yanılabilir. Yanılma ve hataya düşmekten korunma ancak vahyin kontrolü ile mümkündür. Bu durumda Hz. Peygamber’in hadislerinin vahiyle ilişkisinin ele alınması gerekmektedir.

Vahiy

Hz. Peygamber’e gelen bütün vahiylerin Kur'ân-ı Kerîm'de yer aldığını ileri sürmek ve vahyi Kur'ân ile sınırlandırmak doğru değildir. Çünkü böyle bir iddiaya önce Kur'ân-ı Kerim mâni olmaktadır. Kur'ân'da anlatılan bazı olaylarda, Allah(c.c.) Teâlâ'nın o olayla ilgili bazı bilgileri Kur'ân dışında bir vahiyle Hz. Peygamber'e bildirdiği de anlaşılmaktadır. Bütün bunların yanında kanaatimizce en önemli delillerden birisi de İmam Şafiî'nin dikkat çektiği üzere Kur'ân'da Kitap ile birlikte zikredilen "hikmet" ile sünnet arasındaki alâkadır. Allah(c.c.) Teâlâ, Kur'ân-ı Kerim'de "Ümmiler arasından kendilerine (Allah(c.c.)'ın) âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara Kitab'ı ve hikmeti öğreten bir elçi gönderen O'dur" buyurmuştur. İmam Şafiî, bu âyet-i kerimede geçen Kitab'ın Kur'ân, hikmetin ise Sünnet olduğunu söylemiştir. Ona göre sünnet, bütünüyle vahiy kaynaklıdır ve vahiy gibi Hz. Peygamber'e indirilmiştir.

Sünnetin kaynağı meselesine, rivayet asrındaki hadis kitaplarının musannıfları tarafından da temas edilmiştir. Bunu İmâm Buhârî'nin (Ö.256/869) Sahîh'inin "Kitâbu'l-İ'tisâm" bölümündeki şu bab başlığından anlıyoruz: "Peygamber (sav) kendisine vahiy indirilmeyen konularda soru sorulduğunda "Bilmiyorum" derdi veya vahiy indirilinceye kadar cevap vermezdi. Allah(c.c.) Teâlâ'nın, "Allah(c.c.)'ın sana gösterdiği vech ile" sözünden dolayı re'y ve kıyasla cevap vermezdi” babı.

Sünnetin hücciyeti konusunda görüş birliği bulunan İslâm bilginleri, sünnetin bütününü aynı derecede bağlayıcı görmemişlerdir. Sünnet, genelde bağlayıcı olması açısından iki kısma ayrılmıştır. Birinci kısım, yerine getirilmesi faziletli, fakat terk edilmesinde uhrevî bir ceza bulunmayan sünnetlerdir. İkinci kısım ise, yerine getirilmesi gerekli sünnetlerdir. İbn Kuteybe, sünnetin bu ikinci kısmını, kaynağı açısından ikiye ayırmıştır: "Birinci kısım, Cibril'in Allah(c.c.) Teâlâ'dan getirdiği sünnettir. İkinci kısım ise, Allah(c.c.) Teâlâ'nın Hz. Peygamber'e hüküm koyması için izin verdiği ve re'yiyle karar vermesini kendisine emrettiği sünnettir. Bu kısımda Hz. Peygamber birtakım sebep ve özürlerden dolayı dilediğine ruhsat vermekte serbest bırakılmıştır."

Rivayet asrından sonraki usûl âlimlerinin, sünnet-vahiy alâkasına yaklaşımları ise şöyle özetlenebilir: Peygamberlerin şerî hükümlerde bilerek yalan söylemesi muhal görülmüştür. Hata ile yalan söylemeleri ise âlimlerin cumhuru tarafından kabul edilmemiştir. Peygamberlerin unutmaları da imkânsız kabul edilmiş, bu konuda icmâ olduğu da söylenmiştir. Rasûlullah sahih bir hadislerinde "Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Sizin unuttuğunuz gibi unuturum; unuttuğumda bana hatırlatın." buyurmuştur. Bu ve benzeri hadisler şu şekilde yorumlanmıştır: Peygamber ilk anda unutabilir, ancak o durumda bırakılmaz, kendisine vahiyle hatırlatılır. Hz. Peygamber’in hata ve unutmasını caiz görenlerin çoğunluğu, hemen akabinde, unutmanın tashih edileceğini öne sürmüşlerdir.

Hz. Peygamber’in Kur'ân dışında vahiy aldığını arz ettikten sonra, vahiyle bilinenlerin sınırının belirlenmesi de gerekmektedir. Vahiy, gayb âleminin bilgisini bize ulaştıran en güvenilir bilgi kaynağıdır. Gaybın, akıl ve duyularla anlaşılma imkânı yoktur. Çünkü bu sahada idrak kuralları ve akıl prensipleri geçerli değildir. Bu nedenle, insan bilgisini müşahede âleminin ötesine ve mevcut sınırların üstüne yükselten vasıtalardan birisi de vahiydir. Hz. Peygamber'in vahye dayanarak bildirdiği haberlerde kesinlikle yalan ve hata ihtimali yoktur. Rasûlullah'ın gayb hakkında bildikleri, Allah(c.c.) Teâlâ'nın vahiyle kendisine bildirdiği kadardır.

Nebevî Fetânet

Vahyin yanında Hz. Peygamber'in bilgi kaynaklarından birisi de peygamberlik makamına uygun “akıl melekesi”dir. Rasûlullah'ın "aklı" vahiyle aydınlatılmış, bazen gayb perdesi kaldırılarak, melekût âlemi müşahedesine sunulmuş, ayrıca Allah(c.c.) Teâlâ dini göndermekle gerçekleştirmeyi hedeflediği maksatları kendisine öğretmiştir; böylece onun aklî melekeleri kemâl noktasına ulaşarak âdeta hata yapma ihtimali ortadan kalkmıştır. Bu nedenle akıl, ilim, sabır, yakın ve görüşlerinin doğruluğunda Rasûlullah'ın diğer insanlardan üstünlüğü bütün Müslümanlar tarafından kabul edilmiştir.

Hz. Peygamber'in "akıl melekesini" anlatmak için ise ihtiyatlı davranılmış, bu sebeple de kelimeler dikkatli seçilmiştir. En sık kullanılan kelimeler, "re'y", "içtihat" ve "kıyas"tır; az da olsa "firâset" kelimesi de kullanılmıştır. Ancak söz konusu terimler, diğer insanlar için de kullanıldığından, Rasûlullah’ın üstün peygamberlik nuru ile inkişaf etmiş akıl melekesini anlatmak maksadıyla daha sonraki dönemlerde "fetânet" kavramı tercih edilmiştir.

İmam Buhârî'ye göre Hz. Peygamber'e verilen, "Allah(c.c.) Teâlâ'nın ona göstermesiyle" hasıl olan bir melekedir. Bazı usûlcüler de, vahiy nuruyla aydınlatılarak, isabetli karar almada mükemmel seviyeye ulaşan Hz. Peygamber'in akıl melekesini "bâtınî vahiy” şeklinde yorumlamışlardır.

Tecrübe

Her insan çevresinden etkilenir. Çevresindeki insanların bilgi ve tecrübelerinden istifade eder. Ayrıca kendi tecrübe ve gözlemleri ile de her gün yeni bilgiler öğrenir. Bu nedenle, sıradan bir insanın bilgi birikiminin önemli bir kısmı, onun tecrübe ve gözlemler sonucu kazandığı bilgidir, denilebilir. Ancak peygamberler çevrenin insanı değildirler; onlar çevrelerini değiştirmekle vazifeli elçilerdir. Bu sebeple Hz. Peygamber'in sözlerinin anlaşılması için yalnızca tecrübelerinin ve içinde yetiştiği sosyo-kültürel çevrenin dikkate alınması yeterli değildir. Vahiy onun hayatının her kısmını tanzim etmiş ve eşyanın hakikatine vâkıf olmasını sağlayacak gaybî bilgiyi getirmiştir.

Rasûlullah, Kureyş'in örf, âdet ve geleneklerini, Arap kabilelerinin lehçelerini ve bir müddet içlerinde yaşadığı bedevi Araplardan fasih Arapçayı öğrenmiştir; hatta bu nedenle lügat ve benzeri dil ile ilgili konularda da hüccet kabul edilmiştir. Hz. Peygamber, içlerinde yaşadığı kavminin dilini, örf ve âdetlerini öğrendiği gibi, onların hastaları tedavi usullerini, ticarî muamelelerini ve kavminin Hz.İbrahim'den tevarüs ettiği bazı dinî gelenekleri de öğrenmiştir. Ancak onun tecrübe ve gözlem ile öğrendiği bütün bu bilgiler, nübüvvetten sonra vahyin kontrolünden geçmiş ve bir kısmı "vahyî bilgi" ile takrir edilmiş, bir kısmı tadil edilmiş ve diğer bir kısmı da tamamen tebdil edilmiştir.

Tecrübe ve akıl yürütmeyle her konuda bilgi edinme imkânı yoktur. Gayb haberleri, yaratılış ile ilgili bilgiler, Allah(c.c.) Teâlâ'nın sıfatlarıyla ilgili haberler ancak vahiyle bilinebilecek gerçeklerdir. Dolayısıyla bu konulardaki hadislerin bütünüyle vahiy kaynaklı olacağı da aşikârdır.

Peygamber'in tecrübî bilgileri bulunduğu reddedilemez; ancak bu bilgilerin bir kısmı da zaten normalde ancak tecrübe ile öğrenilen, yanlış olması mümkün olmayan bilgilerdir. Bir kısım tecrübî bilgiler de vardır ki, çevreden öğrenilen bu tür bilgilerin hatalı olması mümkündür; söz konusu bilgilerin hatalı kısımları vahiy tarafından tashih edilmiş, diğerleri ise ibkâ edilmiştir. Bazı konuların ise tecrübe ile bilinmesi hiç mümkün değildir; bu çeşit bilgilerin Hz. Peygamber'e, doğrudan vahiyle öğretildiği de yadsınamaz bir gerçektir.

Netice olarak denilebilir ki, Rasûlullah’ın sünnetinin kaynağı konusunda farklı açıklamalar yapılmıştır. Görüldüğü üzere sünnetin bir kısmı vahiy, bir kısmı Hz. Peygamber'in fetâneti, diğer bir kısmı da tecrübeye dayanmaktadır. Hz. Peygamber'in âhiret ahvâli, ibadetler ve melekût âlemi ile ilgili hadislerinin, bütünüyle vahiy kaynaklı olduğu açıktır. Bir kısım konularda tecrübe ve fetânet ile hareket ettiği için, -gerçek nedeni ne olursa olsun- bazı küçük hatalar yaptığı da bilinmektedir. Ancak, onun hatalarının/sürçmelerinin vahiyle tashih edildiği de bir gerçektir. Sünnî âlimlerin çoğunluğu, vahiy kaynaklı olmayan sünnetlerin başlangıçta hatalı olma ihtimali bulunduğunu, şayet hatalı ise vahiy tarafından muhakkak tashih edileceği görüşünü benimsemiştir. Binaenaleyh, sonuçta sünnetin bütünüyle vahyin kontrolünden geçmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle rahatlıkla Hz. Peygamber'in sünnetinin tarih, fen bilimleri ve akılla ilgili hususlarda hatalı ve çelişkili bilgiler içermeyeceğini söyleyebiliriz.
http://forum.islamiyet.gen.tr/sunnet...-iliskisi.html (Ancak site şu anda çalışmıyor)

http://74.125.77.132/search?q=cache:...ient=firefox-a

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

katoliklik ortodoksluk protestanlık kilise barnabas türkler türkiye"Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek bir cevabım var
Lakin;
Bir lafa bakarım laf mı diye,
Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?"mesih peygamber tanrı rab allah kuran yhvh islam muhammed



Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-01-09, 08:41
Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler
vix


Alıntı:
VAHİY NEDİR?

Vahyin lügat manası: Vahiy, işaret etmek, yazı yazmak, yazılmış nâme ve kitâbe, elçi göndermek, ilham etmek ve gizlice söz söylemek manalarına gelir.

Vahyin ıstılahı manası: Yüce Allah’ın peygamberine dinî bir hükmü bildirmesi, onun kalbine nakşetmesidir.

Vahyin geliş şekilleri: Vahiy Hz. Muhammet (s.a.v)e çeşitli tarz ve şekillerde gelmiştir. Bunların başlıcaları şunlardır:

Vahyin en eski, yani ilk şekli Hz. Peygamber (s.a.v)in uyku halinde iken gördüğü sadık (gerçek) rüyalardır.

Hz. Peygamber sonradan bir hakikat olarak zuhur edecek olan hadiseleri bu rubaları ile daha önceden görmüş oluyordu.

Cebrail (a.s) görülmediği halde Hz. Peygambere çok net bir ses halinde gelen vahiydir. Bu çok net sesi Peygamberimiz çan sesine benzetmişti. Kendisine gelen vahyin en aşır şekli bu idi. Net ses bittiği zaman Hz. Peygamber Allah tarafından ve Cibrîl vasıtası ile bu şekilde vahy olunan sözleri aklında tutmuş oluyordu.

Cebrail (a.s) tarafından Hz. Peygamberin kalbine nefes (üflemek) suretiyle yapılan vahiydir.

Cebraillin insan sûretinde gelip, Peygamberimize vahiy getirmesidir. Hz. Peygambere en kolay gelen vahiy budur. Ekseriya "Dıhye" adındaki sahabî sûretine girerek gelirdi.

Cebrail’in Hz. Peygambere uyku halinde iken vahiy getirmesidir.

Hz. Peygamberin uyanık bulunduğu sırada Cenab-ı Hak ile konuşma şeklinde vuku bulan vahidir.

Vahiy meleğinin kendi aslî sûreti üzere görünerek tebliğde bulunmasıdır. Bu sûretle vahiy, Hz. Peygambere yalnız iki defa vaki olmuştur.
http://islammektebi.blogcu.com/vahiy..._29813091.html

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

katoliklik ortodoksluk protestanlık kilise barnabas türkler türkiye"Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek bir cevabım var
Lakin;
Bir lafa bakarım laf mı diye,
Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?"mesih peygamber tanrı rab allah kuran yhvh islam muhammed



Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler hristiyanlık incil isa tevrat zebur10-01-09, 09:17
Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler
vix


Houseofhouse
2- İncillerin hepsi İsa' nın hayatını anlatan uzun bir metin gibi, şuraya gitti, şunu söyledi, sonra şöyle oldu falan. Vahiy yazım tarzına uymuyor. Aynı eleştiri Tevrat içinde yapılır. Denir ki Musa' nın ölümü ve sonrasında yapılanlar uzun uzun anlatıldığı bölümler olması ile Vahiy'i sunuş şekli tartışılır. Dolayısı hangisi Vahiy, hangisi ".... göre" anlatımdır, hangisi İsa' nın hayatıdır... ayırt edemezsiniz.
Houseofhouse
2- İncillerin hepsi
Bir kere İnciller yoktur. Ne yazıkki bunu bir kere söyleyince anlayabilmek herkese mümkün olmamaktadır. Bunu idrak etmek sizin probleminiz olmaktadır bu noktada.

İncil bir haberdir. "İnciller" kelimesi hristiyanlara saldırı amaçlı kullanılan bir İslami propagandadır. Bugün batıda hristiyanlığa inanmayanlar bile "İnciller" şeklinde bir söylemle saldırıya geçmez, çünkü bilir ki bilgisizliği ortaya çıkacak, tartışmadaki karakteri ortaya çıkacak ve diğer yazdıklarının da değeri düşecektir. Sizin için de aynı şey geçerlidir. Bu artık tarihi geçmiş bir saldırı yoludur, sizin bilgisizliğinizi ortaya koyar. Tabi ısrar etmekte özgürsünüz, siz bilirsiniz. Zaten direkt olarak sizin için değil, diğer okuyanlar ve bu konuları merak edenler için yazıyorum birincil olarak.

İncil'in bir "iyi haber" olduğu, aslında bir kitap bile olmadığı her İncil'in önsözünde bile yazar ama eğer kişi bunu bile okumazsa tabiki İnciller diyebilir. Tabi okumaktan okumaya fark vardır, hırsla İncil'i elinize alıp çelişki çıkarabilmek için bişiler aramak vardır, bir de bu kitap ne anlatıyor demek, Tanrı'yı arıyorum tarafsız olmalıyım, gerçeği araştırıyorum diyerek okumak vardır. Bu okuma stillerinin meyveleri olan sorular kişinin okuma stilini ve niyetini de ortaya koyabilir bazen.

Buradaki karışıklık; Bible ve Gospel kelimelerinden kaynaklanır. Bible ve Gospel da Türkçe'de İncil anlamına getirtilmektedir, çünkü bu bazılarının işine gelir. Oysaki Bible Tüm Eski ve Yeni Antlaşma demektir, hristiyanların inandığı tüm 66 kitap demektir. Gospel ise özellikle İncil'in ilk 4 bölümündeki kitapların her birine verilen isimdir, işte bu yüzden Google'da Bible of John diye değil de Gospel of John olarak bir isim geçer. Ama iki kelimeyi bir alıp "İnciller" diyebilmek bazıları için daha kolaydır. Ama görüldüğü üzere bu konudaki bilgisizlik ortaya çıkar. Ki bu bilgisizlik daha İncil'in içi hatta üst kapağının altındaki önsözü bile okumamışlığı içerir.

Diğer noktalar;

Houseofhouse
2- İncillerin hepsi İsa' nın hayatını anlatan uzun bir metin gibi, şuraya gitti, şunu söyledi, sonra şöyle oldu falan. Vahiy yazım tarzına uymuyor.
Bu konuda gerekli bilgilleri ilk mesajımda vermiştim. Gerekli açıklamalar bence gayet yeterlidir. Sizin aklınızdaki Vahiy tarzı İslamiyet'te bile yoktur. Bu konuda 3 dine dair bilgisizliğiniz vardır.

Houseofhouse
Aynı eleştiri Tevrat içinde yapılır. Denir ki Musa' nın ölümü ve sonrasında yapılanlar uzun uzun anlatıldığı bölümler olması ile Vahiy'i sunuş şekli tartışılır.
Eğer basit bir şekilde, önyargısız olarak hristiyan vahiy kavramını inceleseydiniz tartışmanıza gerek kalmazdı. http://www.hristiyanforum.com/forum/...bilgiler-t2487 adresinde bazı bilgiler mevcut anlayabilene.

Musa'ya kitap indiğini, Tevrat'ın Musa tarafından yazıldığını, Tevrat ve Zebur'un yahudilerin kutsal kitapları olduğunu zannederseniz tabiki anlayamaz ve tartışmak istersiniz. Yahudilerin 39 kutsal kitabı vardır, aslında tek bir kitaptır 39 alt kitapçık içerir demek daha doğru olabilir. Tevrat, ilk 5 kitaptır, Zebur 1 kitaptır, sonuç 6 kitap eder. 39 nerde, 6 nerde...

Oysaki kitap inme teoremi doğru değildir, bunu savunan İslamiyet'te bile önceki mesajlarımda İslami kaynaklardan gösterdiğim gibi kitap yukarıdan "küt" diye inmemiştir, farklı vahiy yollarıyla mesaj iletilmiştir.

Dolayısıyla sizin yaptığınız öncelikle Musa'nın haberi olmadan ona kitap indirtmek, sonrasında niye bunun içinde Musa'nın ölümü var diye soru sormaktır. Kimse kitap indi demedi ki? Kendiniz bize ait kavramları tanımlayıp soru soruyorsunuz, sonra "aa bak yanlış, hatalı, imkansız" diyorsunuz. Zaten kendi bakış açınız ve öğretiniz ile değerlendirdiğiniz için soruyu sormaya enerji harcamanıza gerek yok, biraz akıl yürütüp zaten cevabın belli olduğunu anlayabilirsiniz, ama tabi hristiyan forumuna gelip zaten cevabı belli olan soruyu sorup bişiler ummak daha başka bir konudur.

Houseofhouse
Dolayısı hangisi Vahiy, hangisi ".... göre" anlatımdır, hangisi İsa' nın hayatıdır... ayırt edemezsiniz.
Ederiz, ettik, ediyoruz, edeceğiz, siz merak etmeyiniz. Bugüne dek ayırt edilmiş ki dünyanın en büyük dini olmuş hristiyanlık...

http://www.hristiyanforum.com/forum/...bilgiler-t2487 adresinde Petrus mektubundan bir ayet vardır, ayırt etmek isteyenler okuyabilirler.

Birisi çıkıp Mustafa Kemal Atatürk'ü anlatıyor, başka biri farklı şekilde anlatıyor, başka biri çıkıp diğer ikisinden farklı anlatıyor. Peki kimse çıkıp da Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatı belirsizdir hangisi Mustafa diyor mu? Hepsi de aynı kişiyi anlatıyor, her kişi farklı yönlerini anlatıyor, her biri farklı noktalara değiniyor. Hepsinin toplamı bize bir Atatürk portresi çıkartıyor.

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

katoliklik ortodoksluk protestanlık kilise barnabas türkler türkiye"Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek bir cevabım var
Lakin;
Bir lafa bakarım laf mı diye,
Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?"mesih peygamber tanrı rab allah kuran yhvh islam muhammed



Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler

Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

Bu konunun diğer sayfaları: 1 2 >  






Hristiyanlıkta vahiy kavramı üzerine eleştiriler konusuna benzer konular;

Hristiyanlıkta ve İslamiyet'te peygamberlik kavramı Hristiyan inancındaki "peygamber" kavramını da bu başlık altında kısaca açıklamak ve İslam inancındaki "peygamberlik" kavramı ile karşılaştırmak gerekir: Hristiyan inancında peygamber sözcüğü "Tanrı adına konuşan" veya "Tanrı'dan haber getiren" anlamlarını taşır ve bu anlamsal boyutta İslam inancındaki peygamber (nebi) sözcüğü ile benzerlikler içerir. Buna karşılık, İslam dininde "peygamber" sözcüğü, Tanrı tarafından belirli bir kavme yol göstermesi amacıyla seçilmiş ve görevlendirilmiş kişiyi tanımlamak için kullanılan en önemli sıfat durumundadır ve kavimdekilerin kurtulması için söz konusu kişinin peygamber olduğuna iman etmeleri şarttır. Bu nedenle, Kur'an'daki anlatımlarda Eski Antlaşma'da adı geçen nerdeyse her erkeğin (Nuh'un, Eyüp'ün, Davut'un, Süleyman'ın ve hatta Lut'un)...


Vahiy Kitabı Üzerine-2 <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"><meta name="ProgId" content="Word.Document"><meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"><meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"><link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Cilhan%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"><!--><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables/> <w:SnapToGridInCell/> <w:WrapTextWithPunct/> <w:UseAsianBreakRules/> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><!--><style> <!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:"";...


Vahiy Kitabı Üzerine-1 <meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"><meta name="ProgId" content="Word.Document"><meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"><meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"><link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Cilhan%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"><!--><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables/> <w:SnapToGridInCell/> <w:WrapTextWithPunct/> <w:UseAsianBreakRules/> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><!--><style> <!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Bookman Old Style"; panose-1:2 5 6 4 5 5 5 2...


Hristiyan İnancı'nda vahiy kavramı “Öncelikle şunu bilin ki, Kutsal Yazılarda bulunan hiçbir peygamberlik sözü kimsenin özel yorumu değildir. Çünkü hiçbir peygamberlik sözü insanın isteğinden kaynaklanmadı. İnsanlar Kutsal Ruh’ça yöneltilerek Tanrı’nın sözlerini ilettiler.” (2 Petrus 1:20-21) Hıristiyanlık’taki Kitab-ı Mukaddes’e (Tevrât, Zebûr, İncîl) bakış İslâmiyet’teki Kur’ân’ı Kerim’e bakıştan belirgin bir şekilde farklıdır. Hıristiyanlığa göre Kitab-ı Mukaddes Tanrı’nın esinlenmesi dikte ettirilmiş veya cennetten indirilmiş demek değildir. Tanrı’nın esiniyle Kitab-ı Mukaddes değişik kişilerce yazılmış tam güvenebileceğimiz bir eser ve ruhsal bir rehberdir.1 Hz. İsa, İncîl’i gökten inen bir kitap olarak anlamadı. İlk Mesih İnanlılarının zamanında...








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N