Yakup Mektubu'nun Yorumu - Rev. İlhan Keskinöz

hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > İncil > Yakup Mektubu : Yakup Mektubu'nun Yorumu - Rev. İlhan Keskinöz


HRİSTİYAN FORUM'A ÜYE OLUN! Hristiyan üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.



HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)





Bu konu kapatılmıştır
 
 

hristiyanlık
evangelion

Yakup Mektubu'nun Yorumu - Rev. İlhan Keskinöz


Yakup Mektubu Üzerine Bir İnceleme 1
Rev. İlhan Keskinöz



Amaç: Yakup Mektubu öğretilerini sistematik bir şekilde sınıflandırmak, öğrenmek ve bunları öğretebilmek.



I. Bölüm: Mektuba Genel Bakış

I.a-) Giriş: İçerik Şeması
1. Gerçek din (1:1-27)
2. Gerçek iman (2:1-3.12)
3. Gerçek bilgelik (3:13-5.20)

Yakup bu mektubu Yahudilikten gelen Hristiyanlara yazdı. Bu Hristiyanlar o dönemin baskı ve zulümlerinden dolayı değişik yerlere dağılmışlardı. Etraflarını düşmanca bir ortam çevrelemekteydi. Bu baskılardan hariç imanlılar o dönemin dini ve kültürel anlayışı ile de denenmekteydiler. Bu mektubun Hristiyanlar için olan en zengin anlamını ise şöyle özetleyebiliriz: Gerçek İman Yaşamları Değiştirir. Bu mektup böylece Hristiyanları imanlarını eyleme dönüştürme konusunda teşvik eder. 'İnanıyorum' demek kolaydır, gerçek iman ise komşularımıza ve iman ailesine sevgi dolu eylemler üretir.

I.b-) Ana Konular
1- Yaşayan İman: Yakup Hristiyanların yalnızca gerçeği duymasını değil fakat bunları yaşantılarına uygulamalarını ister. Bu yüzden mektupta boş iman ile işlerle etkin olan iman arasındaki zıtlığı kendisine has bir üslup ile vurgular. Kendini sevgiyle adamak ve hizmet etmek gerçek imanın bir kanıtıdır.
Yaşayan imanın bir farkı olmalıdır. İman sadece bir durum yada bir sözden öte bir şeydir. İman işlerle doğrulanır. İmanımızı işlerin üstüne koymalıyız.

2- Denenmeler: Hristiyan hayatında denenmeler ve ayartılar vardır. Bu denenme ve ayartılara başarıyla galip gelmek sizde olgunluk ve güçlü bir karakter oluşturur.
Öyleyse bir Hristiyan denenmeler geldiğinde şaşırıp panik olmaz yada kızmaz. Bu durumda gereken bilgelik için Tanrı'ya dua eder. Zulümle yada güçlükle yüzleşebilmek için gerekeni Tanrı size verecektir. Emin olmalısınız ki, Tanrı size sabır verecektir ve denenme zamanlarında sizi güçlü tutacaktır.

3- Sevgi Yasası: Sizler Tanrı'nın yüce merhameti sayesinde kurtuldunuz, işler yaparak (işlere dayalı yasa ile) kurtulmadınız. Fakat Mesih size özel bir emir verdi: Komşularınızı kendiniz gibi sevin.[1] Öyleyse etrafınızdakileri sevmeli ve onlara sevgi ile hizmet etmelisiniz.
Sevgiye dayalı yasayı tutmak imanımızın gerçekliğini ve imanın bu dünyadaki yaşam için olan gerekliliğini uluslara gösterecektir. Sizler başkalarına sevgi gösterdikçe kendi benliğinizi ve dünyasallığınızı yenmiş oluyorsunuz.

4- Bilgece Konuşmak: Bilgelik kendisini sözlerde gösterir. Sizler konuşmalarınızın yıkıcı sonuçlarından sorumlusunuz. Tanrı'nın bilgeliği dilinizi kontrol etmenize yardımcı olur. Bu da hareketlerinizi, işlerinizi ve bedeninizi kontrol etmenize yardımcı olur.
Tanrı'nın bilgeliğini kabul etmek sözlerinizi etkiler. Böylece sözleriniz de sizleri gerçek alçak gönüllüğe taşır ve esenliğe yönlendirir. Konuşmadan önce düşünmekle Tanrı'nın sizi kontrol etmesine izin vermiş olursunuz.

5- Zenginlik: Hristiyanlar dünyasal tutumlarla şereflerini tehlikeye atamazlar. Para ve zenginlik kolay kapılabileceğiniz denenmeler haline dönüşebilir. Zenginliğin görkemi geçicidir. Hristiyanlar korku ve saygıyla hizmet ettikleri Tanrı'ya ait zenginliklerin ve çürümez olan hazinelerin peşinde olmalıdır. Hristiyanlar zenginliğin tarafını tutamadığı gibi fakirlerin önyargılı olmasına sebep olacak davranışlardan yada fakirlerin kalbini kırabilecek davranışlardan kaçınmalıdırlar.
Hristiyanlar olarak hepimiz sahip olduklarımızı nasıl kullandığımız konusunda bir sorumluluğumuz olduğunu unutmamalıyız. Hristiyanlar zenginliğini artırma, para biriktirme peşinde kimseler değil, sahip olduklarını cömertçe başka kimselerle paylaşma eğilimi taşıyan kimseler olmalıdır. Öyleyse bir Hristiyan zenginliğe imrenerek bakmaz yada fakirliğe hor bakamaz.

Çalışma Sorusu:
Yakup Mektubunu üç bölümde kısa açıklamalarla tanıtınız





























II. Bölüm: Mektubun Bölümlerine Genel Bakış

1. Bölüm (1-27)
1.a-) Tanrı'nın Bilgeliği (1:1-11): Denenmelerle karşılaştığınızda bilgeliğe ihtiyacınız vardır. Bir Hristiyan denenmeleri bilgelikle karşıladığında ruhsal büyüme ve olgunlukta ilermiş olur. Tanrı'ya güvenirseniz denenmeler size karşı çalışamaz ama sizin için çalışmış olur.

1.b-) Tanrı'nın iyiliği (1:12-20): Tanrı'nın size karşı ne kadar iyi olduğunu doğru bir şekilde anladığınızda denenmelerle karşınıza çıkan önünüzdeki düşmandan bir korkunuz olmayacaktır. Denenmeleri bereketlenme fırsatı olarak düşünüp değerlendirdikçe denenmelere hayır deme gücünüz daha da artacaktır.

1.c-) Tanrı'nın Sözü (1:21-27): Tanrı'nın sözü bizlere ruhsal doğuşu ve yenilenmeyi getiriyor.[2] Tanrı Sözü ruhsal meyveler üreten bir tohuma benzer. Diğer yandan bir ayna gibi kendimizi görüp düzeltmemize yardım eder (1.23-25) ve yaşamlarımızı pak tutmamıza yardım eder. Sizler Tanrı Sözünü yalnızca okumak ve çalışmak için değil aynı zamanda hayatınıza tatbik etmeye çağrıldınız. Bunu yapmak bir berekettir.

2.Bölüm (1-26)
2.a-) Gerçek İman Ayrım Yapmaz (2:1-13): Eğer gerçek imana (kurtaran iman) sahipseniz bu sizi daima tarafsız ve en önemlisi adil bir kişi yapar. Böylece sizler insanların giyimlerine değil karakterlerine bakan kimseler olursunuz. Bunu anlamı şudur; herkesi İsa Mesih'in adından dolayı seversiniz. Bir Hristiyan başkalarını sever ve Rab'bin kendisine davrandığı gibi başkalarına davranır.

2.b-) Gerçek İman Eylemde Gözükür (2:14-26): Gerçek iman kendini eylemlerde gösterir. İman yalnızca hakkında konuştuğumuz bir şey değildir. İman hayatımızın her alanını motive eder, böylece sizleri başkalarına sevgi ile hizmete yönlendirir. İbrahim iman ile kurtulduğu halde imanını Tanrı'nın buyruğuna itaat ederek gösterdi (Rahav Tanrı'ya iman etmekle kurtuldu[3]).
Yakup burada Pavlus'un öğrettiğinin[4] tersini söylemiyor yada lütufla kurtuluş öğretisini inkar etmiyor. Aslında her ikisi birbirini tamamlıyor. Bizler Tanrı önünde lütufla aklanıyoruz, insanlar önünde de işlerle aklanıyoruz.[5] Tanrı imanımızı görür ama insanlar yalnızca işlerimizi görebilirler.

3.Bölüm (1-18)
Yakup terbiye edilmeyen dil hakkında konuşmayı gerekli görüyor çünkü konuşma tarzımız bazen problemlere sebep olmaktadır (1.26, 2.12; 4.1, 1-12). Ama kelimelerimizden daha çok önemli olan kalbimizdir (3.14, Matta 12.35-37).

3.a) Dilinizin Kontrolü Kimde? (3:1-4): Eğer diliniz Tanrı'nın kontrolü altındaysa söylediklerinizi taşıyabilir, sorumluluklarınızı yerine getirebilirsiniz (3.1). Böylece bütün bedeninizi Tanrı'nın kontrolü altına sokarsınız (3.2). Bizlerin atların ağzında ki gemi doğru yönlendiren bir biniciye yada geminin dümenini doğru yöne çeviren bir kaptana ihtiyacı vardır. Bunu da yapabilecek en doğru kişi Tanrı'dır. Öyleyse sizler dilinizi Tanrı’nın kontrolü altına getirdiğinizde bedeninizin de kontrolünü Tanrı’ya bırakmış olursunuz.
Mezmur 141 bu konuda sıkıntısı olanlar için iyi bir dua olabilir:
1 Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş!
Sana yakarınca sesime kulak ver!
2 Duam önünde yükselen buhur gibi,
El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!
3 Ya RAB, ağzıma bekçi koy,
Dudaklarımın kapısını koru!
4 Yüreğim kötülüğe eğilim göstermesin,
Suç işleyenlerin fesadına bulaşmayayım;
Onların nefis yemeklerini tatmayayım.

3.b-) Dilimizi terbiye Edersek Sonuç Ne Olacak? (3:5-12): Konuşarak kontrol edilemeyen bir yangın mı başlatıyorsunuz yada konuşarak tamir edilemez zararlara mı sebep oluyor sunuz? Diliniz vahşi bir canavar yada öldürücü bir zehir gibi mi? Sizler bir kere sözü söyledikten sonra artık sözünüzden geri dönemezsiniz.[6]

3.c-) Motivasyonunuz nedir? (3:13-18): Kalbinizde bir acılık yada kıskançlık var mı? Tanrı'nın bilgeliğinden mi yoksa dünyanın bilgeliğinden mi konuşuyorsunuz? "Barış yapıcı" kelimesi sizi tanımlıyor mu yoksa "kavgacı, kinci, oyunbozan, sorun çıkaran" biri olarak mı tanınıyorsunuz? Eğer Tanrı'nın önünde yüreğiniz doğru ise (İbraniler 4.12) sizin sözlerinizden doğruluk meyveleri çıkacaktır.

4.Bölüm (1-17)
Elçilerin Kilisesinde "birbirinizi nasıl sevdiğinizin farkına varın" denirdi, bugünün kilisesinde ise insanlar "birbirinizle nasıl yarıştığınızın farkına varın" diyebilirler. Tanrı'nın halkının bazen bir arada birlikte olması ve ileriye dönük kararlar alması neden zordur?

4.a-) Bencillik (4:1-3): Aranızdaki yarış, çekişme veya kıskançlık birbirinize karşı savaşa dönüşebilir. Bazen başkalarını incitmek pahasına da olsa kendinizi hoşnut etmek peşinde koşabiliyorsunuz. Bu durumda dikkat etmezseniz dualarınız bile bencil isteklere dönüşebilir.

4.b-) Dünyasallık (4:4): İbrahim'in dünyadan ayrıldığı için Tanrı dostu olduğunu unutmayın (2.23). Ama Lut dünya ile dost oldu (Tekvin 13.1-13). Burada Yakup’un ne dediğini anlamak için I.Yuhanna 2.15-17 ayetleri üzerinde düşünmek faydalı olacaktır.[7]

4.c-) Gurur (4:5-10): Şeytan gururu nasıl kullanacağını iyi biliyor bu yolla Havva'yı (Tekvin 3.1-6) yendiği gibi sizi de yenebilir. Ağlamanız gereken günahlarınıza gülüyor musunuz? Şeytana direniyor musunuz yoksa Rab'be mi karşı geliyorsunuz?

4.d-) Eleştiri (4:11-12): Kendi günahlarımızı gizlemenin en kolay yolu suçu başkalarına atmak yada başkalarının günahını açığa çıkarmaktır. Dedikodu ve iftira Kutsal Ruh'u kederlendirir, aile (kilise) birliğini bozar. Tanrı sizleri tanıklar olmak üzere çağırdı, yargıçlar olmanız için değil.

4.e-) Böbürlenmek (4:13-17): Hayat çok kısadır ve gelecek bizim için bilinmezdir. Öyleyse biz Rab'bin isteğini bugün yapmalıyız. Gelecek için plan yaptığınızda yaptığınızda bu yüzden daima "Rab dilerse" demeliyiz (yolumuzu Rab'be bırakmalıyız).[8]

5.Bölüm (1-20)
Son günlerde, İsa Mesih ikinci defa gelmeden önce Tanrı bizden yaşamlarımız için ne istiyor?

5.a-) Önceliklerimiz (5:1-6): Bu hayatın anlamı yalnızca servet edinmek için yaşamak değildir. Sizler dünyanın zenginliği peşinde koştukça gerçek zenginliklerinizi kaybediyorsunuz, Rab'den almanız gereken bereketlere de sırtınızı dönmüş olursunuz.[9] Tanrı neye ihtiyacınız olduğunu biliyor. Eğer Matta 6.33 ayetini hayatınızda uygularsanız Tanrı da ihtiyaçlarınızı karşılayacaktır.[10]

5.b-) Sabır (5:7-12): Eğer doğruluk tohumu ekmişsek bereket hasadını da biçeceğiz ancak sabırlı olmalıyız. Eğer başkaları sizi istismar ediyorsa, kendi çıkarı için kullanıyorsa Yargıcın kapıda olduğunu bilerek sabırlı olun. Hayatınızda denenmelerle karşılaşıyorsanız sabırlı olun, Tanrı bir Kral olarak tahtında oturuyor ve her şeye hükmediyor (Tanrı’ya güvenin ve sabırlı olun).

5.c-) Dua (5:13-18): Pek çok dua vardır. Bereket duası, tövbe ve pişmanlık duası, yüceltme ve övgü duaları, hastalar için dualar, istekler için sunulan dualar, uluslar için olan dualar, ders çalışmadan önce yapılan dua, kiliseye gelmeden önce yapılan dua, v.s. Dua sorunumuzu çözmez yada bize bir şey sağlamaz diyemeyiz. Dua yapılacak işlerin en başında gelmelidir. Dua ve yalvarışla Rab’den dileyin, gerisini Kutsal Ruh’a bırakın.[11]

5.d-) Kişisel İlgi (5:19-20): Sizlerin tek tek bireylere yönelik ilgisi ve hizmeti çok önemlidir (1.27; 2.1-4, 14-16). Bir kimse yoldan ayrılmaya başlamışsa bunu görüp o kişiye yol göstericilik, öğretmenlik veya danışmanlık yapabilir misiniz? Gerçekten kayıp koyunlarla ilgili misiniz, onlara yadım etmeye çalışıyor musunuz, çaba ve sabırla beklemek gerektiren bu işe hazır mısınız?



Çalışma Sorusu:
Bu bölümdeki bütün başlıkları (1.a-5.d) bir kimseye danışmanlık yaptığınızı farz ederek onun kişisel hayatı için pratik bir öğüt şeklinde yeniden tanımlayınız.



III. Bölüm: Mektubun Öğretisi
1. Mektubun Genel Karakteri: Mektup dağılmış (diaspora) olan on iki oymağa hitaben yazılmıştır. Diaspora kelimesi genelde İsrail’in dışında yaşayan Yahudiler için kullanılan bir kelimedir. Fakat Yakup[12] Mektubunun okuyucuları Hristiyan kimselerdi ve İstefan’ın[13] ölümü ile başlayan baskı sonucu Yeruşalim’den Roma dünyasının çeşitli yerlerine dağılmışlardı. Bu dağılmış olan oymakların içinde muhtemelen Yahudilikten gelen kimseler vardı. Çünkü Yakup Eski Ahitten yaptığı alıntıları kullanırken okuyuculara hitap şeklinden onların Eski Ahiti bilen kimseler olduğu kanaatine varmaktayız:
2.21Atamız İbrahim, 'oğlu İshak'ı sunak üstünde sunmakla yapılan işler sonucunda doğrulukla donatılmadı mı?[14]

Yakup mektubuna başlarken kendisini kul olarak nitelendirerek (1.1) Mesih’in Rabliğini öncelikle güçlü bir şekilde vurgular. Çünkü Yakup’un hitap ettiği kimseler “Rab İsa Mesih’e iman edenler” topluluğudur (2.1). Bu topluluk Rab’bin gelişini bekleyen bir topluluktur (5.7-8). Bu yüzden topluluk iman hayatını Rab İsa Mesih adıyla devam ettirir (5.14-15).

Diğer yandan Yakup diasporada yaşayan Hristiyanlar kardeş[15] olarak hitap eder. Bu ifadenin o dönem kilisesinde Mesih’in öğretişinden[16] dolayı sık kullanılan bir ifade olduğu anlaşılmaktadır.

Mektup, denenmelerin sıklıkla yaşandığı o dönem kilisesine bunlardan zaferle ve bereketle çıkılabileceği öğretilerek başlar (1.2). Aslında bu denenmeler Elçisel hizmetin ve o dönem Hristiyan hayatının bir parçasıdır.[17] Ancak denenmelerin sonunda bir bereket vardır:
1.12: Ne mutlu denemeye dayanan kişiye! Denemeden başarıyla çıktığı zaman, Rab'bin kendisini sevenlere vaat ettiği yaşam tacını alacaktır.
Ama dikkatli olmak gereklidir. Bazen ayartı bizim kendi kötü doğamızın sonucudur ve bu günah ve düşüş getirir (1.14-15). Yakup bizlere denenme ve dayanma konusunda uyarı yaptıktan sonra ruhani hayatta Tanrı ile olan ilişkimizi düzenleyici bir yaklaşım sunar (1.2-8).

Tanrı ve İnsanlık Ailesi ile İlişki: Yakup, imanın Tanrı’nın hoşnut olduğu eylem ve yaşam şeklini gerekli kıldığını vurgulamak ister. Yakup samimi imanın söz ile değil, yaşayış ile görüleceği fikrindedir. Bu yüzden inancı gündelik hayat ile birleştirmenin gerekliliği kadar bunun nasıl olacağı konusunda pratik bir yaklaşım sunar. Bu dünyadaki yaşayışımızda alçakgönüllü olmanın Tanrısal bir değeri vardır (1:9-10). Dinleyici olmak, öfkelenmekte yavaş olmak ve alçakgönüllü olmak Mesih inancını gündelik hayata uygulayabilmekle yakından ilişkilidir (1:19-21). Bundan başka bir Hristiyan zengin ve yoksul arasında toplumda olan ayrımcılığa kapılmamalıdır (2:1-13). Hristiyanlar özgür insanlar olarak konuşmalı ve davranmalı (2:12) ve yaşantılarındaki eylemler merhametli bir yürekten kaynaklanmalıdır (2:13). Yakup diasporada yaşayan Hristiyan topluluklarını kendi bilgeliklerini test edebilecekleri şekilde uyarır. Toplumsal ilişkileri pak, barışçıl ve uysal mıdır (3:17)? Çünkü Tanrı bizi gökten inen bir bilgelikle barış yapıcıları olarak çağırmıştır (3:14-18). Yakup Tanrı’ya itaat ve alçakgönüllülüğü kıskançlık ile mukayese ederek açıklar (4:1-10).


3. İman ve Eylem: Yakup mektubu samimi bir imanın eylemi olduğunu vurgular.

1.22Tanrı sözünü yalnız duymakla kalarak kendinizi aldatmayın, bu sözün uygulayıcıları da olun. 23Bir kimse sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmazsa, aynada kendi doğal yüzüne bakan adama benzer. 24Adam kendini görür, sonra gider ve nasıl bir kişi olduğunu hemen unutur. 25Oysa mükemmel yasaya, özgürlük yasasına yakından bakan ve ona bağlı kalan, unutkan dinleyici değil de etkin uygulayıcı olan adam, yaptıklarıyla mutlu olacaktır.

1.27Baba Tanrı'nın gözünde temiz ve kusursuz olan dindarlık kişinin, öksüzlerle dulları sıkıntılı durumlarında ziyaret etmesi ve kendini dünyanın lekelemesinden korumasıdır.

2. 14Kardeşlerim, eğer bir kimse iyi eylemleri yokken imanı olduğunu söylerse, bu neye yarar? Öyle bir iman o kimseyi kurtarabilir mi? 15‑16Bir erkek ya da kız kardeş çıplak ve günlük yiyecekten yoksunken, sizden biri ona, «Esenlikle git, ısınmanı ve doymanı dilerim» derse, ama bedenin gereksindiklerini vermezse, bu neye yarar? 17Aynı şekilde, tek başına eylemsiz iman da ölüdür. 18Ama biri şöyle diyecektir: «Senin imanın var, benim eylemlerim var.» Eylemlerin olmadan sen bana imanını göster, ben de imanımı sana eylemlerimle göstereyim. 19Sen, Tanrı'nın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun. Cinler bile buna inanıyor ve titriyorlar! 20Ey akılsız adam, eylem olmadan imanın yararsız olduğuna kanıt mı istiyorsun? 21Atamız İbrahim, oğlu İshak'ı sunağın üzerinde Tanrı'ya adama eylemiyle aklanmadı mı? 22Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı, eylemleriyle tamamlandı. 23Böylelikle, «İbrahim, Tanrı'ya iman etti ve böylece aklanmış sayıldı» diyen Kutsal Yazı yerine gelmiş oldu. İbrahim'e de Tanrı'nın dostu denildi. 24Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır. 25Aynı şekilde, ulakları konuk edip değişik bir yoldan geri gönderen fahişe Rahav da bu eylemiyle aklanmadı mı? 26Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.[18]

3. 13Aranızda bilge ve anlayışlı olan kim? Olumlu yaşayışıyla, bilgelikten doğan alçakgönüllülükle iyi eylemlerini göstersin.

Samimi iman aynı şekilde dilini dizginlemeyi de gerekli kılar (1:26). Çünkü insanın öfkesi Tanrı’nın istediği doğruluğu sağlamayacaktır (1:19-20). Yakup, bizlerin dilimizi denetlememizi ister çünkü dilimizi denetlediğimizde var olan zorluklar içinde başkalarına Kelami olan cevabı verebiliriz. Eğer bunu yapamazsak kendi hatalarımızı onlara da taşımış oluruz (3:1-2). Atın ağzındaki gem yada geminin dümeni bir yön vermek için nasıl kullanılıyorsa bizler de dilimizi denetlediğimiz zaman bizi dinleyen kimselerin hayatlarına Kelami bir yön vermiş oluruz (3:3-4). Dil denetlenmediği zaman ormanı yok eden ateş gibi tehlikeli bir şeydir (3:5-6). Yakup, Hristiyanların yaşadıkları toplumda inançlarının teolojik farklılığı kadar konuşma şekilleriyle de ayrı kimseler olması gerektiğini vurgular (3:7-10).[19] Çünkü Hristiyanlar dillerini denetleyerek konuştukları sürece Rab’bin güzelliğini yansıtacaklardır (3:11-12). Dilimizi denetlemeden konuşursak Yasa’yı da yargılamış oluruz (4:11, 16). O halde bir Hristiyan yarın için, gelecek için konuşurken planlarını Rab’be adamalı ve Rab dilerse diyerek konuşmalıdır (4:13-15). Denetlenmeyen dilin bir alışkanlığı da söylenmek ve homurdanmaktır (5:9). Diğer bir denetlenmeyen dil alışkanlığı ise bazen yemin etmekte kendini gösterir (5:12). Hristiyanlar bu durumda konuşurlarken çok dikkatli olmalıdırlar. Yakup dilini denetleme konusunu sürekli dua etmeye teşvik ederek mektubunu bitirir (5:13-18).

4. Yaşayan (gerçek) iman ve ölü (boş) iman: Mektup yaşayan iman ile ölü imanının farkını ortaya koyar. Çünkü yaşayan iman iyi şeyler üretir:

2:26 Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.

Yaşayan iman denendiğinde (1:2-3) sabır üretir (1:3):
1:2Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğiniz zaman, bunu büyük sevinçle karşılayın. 3Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.

Yaşayan imanda kuşku yoktur (1:6-8) ve böyle bir iman cevaplanır (1:5):
1:6Yalnız hiç kuşku duymadan, imanla istesin. Çünkü kuşku duyan kişi rüzgârın sürükleyip savurduğu deniz dalgasına benzer. 7-8Tüm yaşamında böyle değişken, kararsız olan adam Rab'den bir şey alacağını ummasın.
1:5 Sizden birinin bilgelikte eksiği varsa, herkese cömertçe, azarlamadan veren Tanrı'dan istesin; Tanrı ona verecektir.

Yaşayan iman denenmelere dayanır ve sonsuz yaşam getirir:
1:12 Ne mutlu denemeye dayanan kişiye! Denemeden başarıyla çıktığı zaman, Rab'bin kendisini sevenlere vaat ettiği yaşam tacını alacaktır.

Yaşayan iman inanmaktan öte bir şeydir (2:19-20) ve eylemlerle etkin ve mükemmel kılınmıştır:
2:19Sen, Tanrı'nın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun. Cinler bile buna inanıyor ve titriyorlar! 20Ey akılsız adam, eylem olmadan imanın yararsız olduğuna kanıt mı istiyorsun?
2:22Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı, eylemleriyle tamamlandı.

Yaşayan iman Tanrı’ya inanır (2:23-25) ve Tanrı önünde doğrudur (2:23):
2.23Böylelikle, «İbrahim, Tanrı'ya iman etti ve böylece aklanmış sayıldı» diyen Kutsal Yazı yerine gelmiş oldu. İbrahim'e de Tanrı'nın dostu denildi. 24Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır. 25Aynı şekilde, ulakları konuk edip değişik bir yoldan geri gönderen fahişe Rahav da bu eylemiyle aklanmadı mı?

5. İman ve İşler: Kutsal Kitap iman ile aklandığımızı öğretir.[20] İmanla aklanır, hayatımızı iman ile devam ettirir[21] ve iman ile umudumuzu güçlendiririz.[22] İman bir duygu yada iyimser bir karar değildir. İman inanılan şeye doğru yönelmedir. İman Tanrı’ya ve Mesih’in koruduğu Tanrısal vaatlere güvenir. Hristiyan imanı akıl, kalp ve iradeyi kapsayan tek gerçek Tanrı’ya yönelik kişisel bir eylemdir. İman bilgi ile ilişkilidir, Kutsal Kitap bilgisinden haberdar olmayı gerekli kılar. Bundan sonra bu bilginin kabul edilmesi söz konusudur, Kutsal Kitabın gerçek olduğunu tanımayı, Tanrı’nın Kutsal Sözleri ile aynı fikirde olmayı gerekli kılar. Bütün bunlar kendimizi Tanrı’ya adayabilme güveni ile birliktedir. Yani İncil bilinerek ve onun gerçekleri kabul edilerek Hristiyan imanı ortaya çıkar (Romalılar 10:14). İman bizi Mesih’le birleştirir, öyleyse iman yaşamdan ayrı bir şey değildir. İman Tanrı’ya yönelmek ve O’nda kalmaktır. Bu yüzden iman sevgi ile etkin olmalıdır (Galatyalılar 5:6).

Efesliler 2.10 Çünkü biz, Tanrı'nın önceden hazırladığı iyi işleri yolunda yürüyelim diye Mesih İsa'da yaratılmış olarak Tanrı'nın eseriyiz.

Yakup ölü imandan bahsettiği zaman demek istediği şey şudur: Gerçek iman Tanrı’nın Müjdesini bilir ve bu Müjde ile aynı fikirdedir. Gerçek iman büyür ve doğruluk meyveleri üretir. Yani gerçek iman kişinin kendi gayretlerine veya çabalarına dayanmaz. Pavlus iman ile aklanmayı[23] öğretirken aslında kişinin işleriyle ve kişisel çabalarıyla kendi kurtuluşunu kazanabileceği yanlışına cevap verir. İşlerle kurtuluş lütuf ile kurtuluşa zıt bir öğretidir. Yani Pavlus’un vurgulamak istediği şey Tanrı’nın kurtuluşunu kişinin işlerle yaparak satın alamayacağıdır. Yani kişi imkansız olan bir şeyi işlerle değiştiremiyor. Yakup iyi işleri[24] yada dindarlığı bahsederken yaşayan Tanrı’ya dayalı bir imanı vurgulamaya çalışmıştır. Diğer yandan Yakup iyi işleri vurgularken imanın belirli bir üst doktrinsel bilgi ile elde edilebileceği yanlışına da karşı çıkmış olur.[25] Çünkü Tanrı’nın bir olduğunu bilmek iman sahibi olmak anlamına gelmemektedir (2:19). Tanrı birdir demek Mesih’in kurtarışını kabul etmek anlamını taşımamaktadır. Gerçek iman sadece aklı kapsayan bir bilgi değildir. Gerçek iman insanın her yönünü tümüyle kapsar. Pavlus ve Yakup İYİ İŞLERi Mesih’e samimi bir şekilde imanın ve güvenin sonucu olarak görürler.[26]

Ayrıca unutmamak lazım ki iyi işlerimiz asla mükemmel değildir,[27] iyi işlerimiz ancak (Mesih’e olan imandan dolayı) Tanrı’nın merhamet etmesi üzerine kabul edilirler.[28] Bizler iyi işler yaptığımızda Tanrı’ya olan minnettarlığımızı ifade etmiş olmaktayız. Bir Hristiyan kötü işler yapamayacağı için İYİ İŞLER yapar ve Tanrı da bizlere iyi işlerin yolunda yürümemiz için ödül vaat etmiştir.[29]

Yakup iman ve işler konusunda kafamızda oluşabilecek yanılgıları çözümlemek için bizlere öncelikle Müjdenin Özgürlük Yasası olduğunu hatırlatır (1.25). Bunun anlamı şudur: Bizler Mesih’i kabul ettiğimizde Kutsal Ruh bizleri mesh etmek ve yenilemek için bizi doldurur. Böylece Tanrı’nın Ruh’u bizlere Tanrı’ya itaat ve buyruklarını yapma arzusu verir. Böylece Hristiyan hayatını yaşarken pratik ettiğimiz kurallar uymak zorunda olduğumuz toplumsal kurallar yada yapılması iyi olan toplumun ahlaki kurallarından farklı olarak, yani dışsal kurallardan farklı olarak bizlerin doğal davranışları olmaya başlarlar. Böylece 1.27 ayetinde temiz ve kusursuz olarak bahsi geçen dindarlık dışsal değil ama içsel bir Yasayı izlemenin izliyor olmanın sonucu olur. Yakup iyi işleri gerçek bir imanın kanıtları olması yönüyle vurgulamıştır:[30]

6. Yakup Mektubu ve Mesih’in Müjdesi: Yakup’un okuyucuları çoğunlukla Yahudilikten gelen Hristiyanlar olduğu için mektubunda Matta Müjdesine çok yakın paralel fikirler ön plana çıkar.


Matta 7:7«Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. 8Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapıyı çalana kapı açılır. 9Hanginiz kendisinden ekmek isteyen oğluna taş verir? 10Ya da balık isterse ona yılan verir? 11Sizler kötü yürekli olduğunuz halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, göklerde olan Babanızın, kendisinden dileyenlere güzel şeyler vereceği çok daha kesin değil mi?
Yakup 1:5 Sizden birinin bilgelikte eksiği varsa, herkese cömertçe, azarlamadan veren Tanrı'dan istesin; Tanrı ona verecektir.
Yakup 1:17 Her nimet, her mükemmel armağan yukarıdan, kendisinde değişkenlik ya da döneklik gölgesi olmayan Işıklar Babası'ndan gelir.

Matta 7. 24«İşte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes, evini kaya üzerinde kuran akıllı adama benzer. 25Yağmur yağmış, seller yükselmiş, yeller esmiş ve eve saldırmış; ama ev yıkılmamış. Çünkü kaya üzerine kurulmuştu. 26Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerinde kuran budala adama benzer. 27Yağmur yağmış, seller yükselmiş, yeller esmiş ve eve yüklenmiş. Ve ev çökmüş; çöküşü de korkunç olmuş.»
Yakup 1:22Tanrı sözünü yalnız duymakla kalarak kendinizi aldatmayın, bu sözün uygulayıcıları da olun.
Yakup 1:25 Oysa mükemmel yasaya, özgürlük yasasına yakından bakan ve ona bağlı kalan, unutkan dinleyici değil de etkin uygulayıcı olan adam, yaptıklarıyla mutlu olacaktır.

Matta 5.3 «Ne mutlu ruhta yoksul olanlara!
Göklerin Egemenliği onlarındır.
Yakup 2:5 Dinleyin, sevgili kardeşlerim: Tanrı, bu dünyada yoksul olanları imanda zenginleşmek ve kendisini sevenlere vaat ettiği egemenliğin mirasçıları olmak üzere seçmedi mi?

Matta 5:7 Ne mutlu merhametli olanlara!
Onlar merhamet bulacaklar.[31]
Yakup 2:13 Çünkü yargı, merhamet göstermemiş olana karşı merhametsizdir. Merhamet, yargıya galip gelir.

Matta 5:9Ne mutlu barışı sağlayanlara!
Onlara Tanrı oğulları denecek.
Yakup 3:18Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.

Matta 22:39 İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: `Komşunu kendin gibi sev.'
Yakup 2:8«Komşunu kendin gibi sev» diyen Kutsal Yazı'ya uyarak Kralımız Tanrı'nın Yasasını gerçekten yerine getiriyorsanız, iyi ediyorsunuz.

Matta 7:15 «Sahte peygamberlerden sakının! Kuzu postuna bürünerek gelirler size, ama özde yırtıcı kurtlardır. 16Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi? 17Bunun gibi, her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir. 18İyi ağaç kötü meyve veremez. Kötü ağaç da iyi meyve veremez.
Yakup 3:12Kardeşlerim, incir ağacı zeytin, ya da asma incir verebilir mi? Aynı şekilde, tuzlu su kaynağı tatlı su veremez.

Markos 11: 22İsa onlara şöyle karşılık verdi: «Tanrı'ya iman edin. 23Size doğrusunu söyleyeyim, kim şu dağa, `Kalk, denize atıl!' der ve yüreğinde kuşku duymadan dediğinin olacağına inanırsa, dileği yerine gelecektir. 24Bunun için size diyorum ki, duayla dilediğiniz her şeyi daha şimdiden almış olduğunuza inanın, dileğiniz yerine gelecektir.
Luka 8:50İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: «Korkma, sadece iman et, kızın kurtulacak.»
Yakup 1:6Yalnız hiç kuşku duymadan, imanla istesin. Çünkü kuşku duyan kişi rüzgârın sürükleyip savurduğu deniz dalgasına benzer.

Matta 7. «Başkasını yargılamayın ki, siz de yargılanmayasınız. 2Başkasını nasıl yargılarsanız, siz de aynı yoldan yargılanacaksınız. Hangi ölçekle ölçerseniz, size de aynı ölçek uygulanacak.
Yakup 4:11Kardeşlerim, birbirinizi yermeyin. Kardeşini yeren ya da kardeşini yargılayan kimse, Yasa'yı yermiş ve Yasa'yı yargılamış olur. Ama Yasa'yı yargılarsan, Yasa'nın uygulayıcısı değil, yargılayıcısı olmuş olursun. 12Oysa tek bir Yasa koyucu ve tek bir Yargıç vardır; kurtarmaya ve mahvetmeye gücü yeten O'dur. Ya komşusunu yargılayan sen, kim oluyorsun?

Matta 6:34 O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter.
Yakup 4:13-14 Dinleyin şimdi, «Bugün ya da yarın filan kente gideceğiz, orada bir yıl kalıp ticaret yapacağız ve para kazanacağız» diyen sizler, yarın ne olacağını bilmiyorsunuz. Yaşamınız nedir ki? Kısa bir süre görünen ve sonra kaybolan bir buğu gibisiniz.

Matta 6:19 Yeryüzünde kendinize hazineler biriktirmeyin. Burada güve ve pas onları yiyip bitirir, hırsızlar da girip çalarlar. 20Bunun yerine kendinize gökte hazineler biriktirin. Orada ne güve ne pas onları yiyip bitirir, ne de hırsızlar girip çalar. 21Hazineniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacak.
Matta 6:24 «Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrı'ya, hem de paraya kulluk edemezsiniz.
Yakup 5:2Varlığınız çürüdü, giysileriniz güve yeniği oldu. 3 Altınınız, gümüşünüz pas tuttu. Onların pası size karşı tanıklıkta bulunacak ve etinizi ateş gibi yiyecek. Çağın sonunu belgeleyen şu günlerde varlık topladınız.

Matta 5:33 «Yine atalarımıza, `Yalan yere ant içme, ama Rab'be içtiğin antları tut' denildiğini duydunuz. 34-35Oysa ben size diyorum ki, hiç ant içmeyin, ne gök üzerine çünkü orası Tanrı'nın tahtıdır; ne yer üzerine çünkü orası O'nun ayaklarının basamağıdır; ne de Kudüs üzerine çünkü orası Büyük Kral'ın kentidir. 36Başınızın üzerine de ant içmeyin. Çünkü saçınızın tek telini ak ya da kara edemezsiniz. 37`Evet'iniz evet, `hayır'ınız hayır olsun. Bundan fazlası Şeytan'dandır.
Yakup 5:12 Kardeşlerim, öncelikle şunu söyleyeyim, ne gök üzerine, ne yer üzerine, ne de başka bir şey üzerine yemin edin. `Evet'iniz evet, `hayır'ınız hayır olsun ki, yargıya uğramayasınız.

Markos 6: 6 İsa, çevredeki köyleri dolaşıp ders veriyordu. 7On iki öğrencisini yanına çağırdı ve onları ikişer ikişer halk arasına göndermeye başladı. Onlara, kötü ruhları kovma yetkisini verdi.
Markos 6:12Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar. 13Birçok cin kovdular; birçok hastayı, üzerlerine yağ sürerek iyileştirdiler.
Yakup 5:14 İçinizden biri hasta mı? Kilise topluluğunun İhtiyarları'nıa çağırsın. Rab'bin adıyla yağ sürdükten sonra onun için dua etsinler.

7 Yakup’un Eski Ahitten Öğretisi
Diğer yandan Yakup Mektubu Yahudi bir kültürden gelen bir kimse tarafından yazılmış olduğu çok açıktır. Çünkü Süleyman’ın Meselleri gibi yaygın bilinen sözler Yakup Mektubunda yer alır bulunur:
Yakup 1:5 Sizden birinin bilgelikte eksiği varsa, herkese cömertçe, azarlamadan veren Tanrı'dan istesin; Tanrı ona verecektir.
Yakup 3:13Aranızda bilge ve anlayışlı olan kim? Olumlu yaşayışıyla, bilgelikten doğan alçakgönüllülükle iyi eylemlerini göstersin. 14Ama yüreğinizde kin, kıskançlık ve bencillik varsa övünmeyin, gerçeği inkâr etmeyin. 15Böyle bir bilgelik, gökten inen değil, dünyadan, benlikten, cinlerden gelen bir bilgeliktir. 16Çünkü nerede kıskançlık ve bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır. 17Ama gökten inen bilgelik her şeyden önce paktır, sonra barışçıl, yumuşak ve uysaldır. Merhamet ve iyi meyvelerle doludur. Kayırıcılığı ve ikiyüzlülüğü yoktur. 18Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.
Süleymanın Meselleri 1: 2 Bu özdeyişler, bilgeliğe ve terbiyeye ulaşmak,
Akıllıca sözleri anlamak,
3 Başarıya götüren terbiyeyi edinip
Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,
4 Saf kişiyi ihtiyatlı,
Genç adamı bilgili ve sağgörülü kılmak içindir.
Süleymanın Meselleri 2:10 Çünkü yüreğin bilgelikle dolacak,
Zevk alacaksın bilgiden.
11 Sağgörü sana bekçilik edecek,
Ve akıl seni koruyacak.
12 Bunlar seni kötü yoldan,
Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak.
13 Onlar ki karanlık yollarda yürümek için
Doğru yoldan ayrılırlar.
14 Kötülük yapmaktan hoşlanır,
Zevk alırlar kötülüğün aşırısından.
15 Yolları dolambaçlı,
Yaşayışları çarpıktır.
Süleymanın Meselleri 4:5 Bilgeliği ve aklı sahiplen,
Söylediklerimi unutma, onlardan sapma.
6 Bilgelikten ayrılma, o seni korur.
Sev onu, seni gözetir.
7 Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir.
Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık.
8 Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek,
Ona sarılırsan seni onurlandıracak.
9 Başına zarif bir çelenk,
Görkemli bir taç giydirecektir.
Süleymanın Meselleri 9:10 RAB korkusudur bilgeliğin temeli.
Akıl Kutsal Olan'ı tanımaktır.
11 Benim sayemde günlerin çoğalacak,
Ömrüne yıllar katılacak.
12 Bilgeysen, bilgeliğinin yararı sanadır,
Alaycı olursan acısını yalnız sen çekersin.

Yakup 2:13 Çünkü yargı, merhamet göstermemiş olana karşı merhametsizdir. Merhamet, yargıya galip gelir.
Süleymanın Meselleri 21:13 Yoksulun feryadına kulağını tıkayanın
Feryadına yanıt verilmeyecektir.

Yakup 3.2 Çünkü hepimiz çok hata yaparız. Eğer bir kimse sözleriyle hiç hata yapmazsa, bütün bedenini de dizginleyebilen yetkin bir kişidir.
Süleymanın Meselleri 10:19 Çok konuşanın günahı eksik olmaz,
Sağduyulu kişiyse dilini tutar.

Yakup 3.6 Dil de bir ateş, bedenimizin üyeleri arasında bir kötülük dünyasıdır. Bütün varlığımızı kirletir. Cehennemden alevlenmiş olarak yaşamımızın gidişini alevlendirir.
Süleymanın Meselleri 16:27 Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar,
Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.

Yakup 3:18 Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.
Süleymanın Meselleri 11:18 Kötü kişinin kazancı aldatıcıdır,
Doğruluk ekenin ödülüyse güvenlidir.

Yakup 4:6 Yine de bize daha çok lütfeder. Bu nedenle Yazı şöyle diyor:
«Tanrı kibirlilere karşıdır,
ama alçakgönüllülere lütfeder.»
Süleymanın Meselleri 3.34 RAB alaycılarla alay eder,
Ama alçakgönüllülere lütfeder.

Yakup 4:13‑14Dinleyin şimdi, «Bugün ya da yarın filan kente gideceğiz, orada bir yıl kalıp ticaret yapacağız ve para kazanacağız» diyen sizler, yarın ne olacağını bilmiyorsunuz. Yaşamınız nedir ki? Kısa bir süre görünen ve sonra kaybolan bir buğu gibisiniz.
Süleymanın Meselleri 27:1 Yarınla övünme,
Çünkü ne getireceğini bilemezsin.

Yakup 4:11Kardeşlerim, birbirinizi yermeyin. Kardeşini yeren ya da kardeşini yargılayan kimse, Yasa'yı yermiş ve Yasa'yı yargılamış olur. Ama Yasa'yı yargılarsan, Yasa'nın uygulayıcısı değil, yargılayıcısı olmuş olursun.
Süleymanın Meselleri 6:16 RAB'bin nefret ettiği altı şey,
İğrendiği yedi şey vardır:
17 Gururlu gözler,
Yalancı dil,
Suçsuz kanı döken eller,
18 Düzenbaz yürek,
2 Kötülüğe seğirten ayaklar,
19 Yalan soluyan yalancı tanık
Ve kardeşler arasında çekişme yaratan kişi.

Yakup 1:18 O, yarattıklarının bir anlamda ilk meyveleri olmamız için bizi, kendi isteği uyarınca, gerçeğin bildirisiyle yaşama kavuşturdu.
Yakup Mektubunun okuyucuları İsa Mesih’e Rab ve Kurtarıcı olarak o dönemin ilk iman eden kimseleriydi. Yakup, okuyucularını Kutsal Yasadan iyi bildikleri ve Rab’be tapınmayı ima eden ilk ürün ile mukayese etmektedir. Çünkü ilk ürün Rab’be sunulurdu.[32]

8. Yoksullar (2:2-7) ve Zenginler (5:1-6)
Yakup 2:1-13 ayetlerinde Yakup özellikle zenginlere karşı fakirlere yönelik ayrım yapılmasını eleştirdiğinde insanlar arasında her hangi bir şekilde ayrım yapmaya karşı çıkar:
Yakup 2:5 Dinleyin, sevgili kardeşlerim: Tanrı, bu dünyada yoksul olanları imanda zenginleşmek ve kendisini sevenlere vaat ettiği egemenliğin mirasçıları olmak üzere seçmedi mi?
Yakup Mektubunda Eski Ahitteki Tanrı’nın fakirlere olan ilginin aynısını görmekteyiz. Bu ilgiyi dört başlık altında toplayabiliriz:
a-) Tanrı’nın fakirlere (ezilmiş kimselere, toplum dışına itilmiş kimselere, dullara, yetimlere, gurbette olanlara) ilgisini:
Yakup 2.5 Dinleyin, sevgili kardeşlerim: Tanrı, bu dünyada yoksul olanları imanda zenginleşmek ve kendisini sevenlere vaat ettiği egemenliğin mirasçıları olmak üzere seçmedi mi?[33]
Mezmur 68: 5 Kutsal konutundaki Tanrı,
Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.
6 Tanrı kimsesizlere ev verir,
Tutsakları özgürlüğe ve gönence kavuşturur,
Ama başkaldıranlar kurak yerde oturur.
Tesniye 10:17 Çünkü Tanrınız Yahve, tanrıların Tanrısı, rablerin Rabbi'dir. O kimseyi kayırmayan, rüşvet almayan, ulu, güçlü, heybetli Tanrı'dır. 18 Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.

b-) Tanrı kendi halkından bu yoksul kimselere ilgi göstermesini bekliyor:
Tesniye 10:19 Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısır'da siz de yabancıydınız.
Amos 2:6 RAB şöyle diyor:
"İsraillilerin cezasını kaldırmayacağım,
Çünkü günah üstüne günah işlediler;
Doğruyu para için,
Yoksulu bir çift çarık için sattılar.
7 Onlar ki,
Yoksulun başını toz toprak içinde çiğner
Ve mazlumun hakkını bir yana iterler.
Baba oğul aynı kızla yatarak
Kutsal adımı kirletirler.
Yakup 1:27 ayeti aynı yaklaşım içindedir:
Baba Tanrı'nın gözünde temiz ve kusursuz olan dindarlık kişinin, öksüzlerle dulları sıkıntılı durumlarında ziyaret etmesi ve kendini dünyanın lekelemesinden korumasıdır.

c-) Genellikle fakir ve doğru kimseler ihtiyaçları olan yardım için Tanrı’ya daha çok bakarlar. Bu yüzden onalar duaları ile Tanrı’dan lütuf bekler:
Mezmur 40:17 Bense mazlum ve yoksulum,
Düşün beni, ya Rab.
Yardımcım ve kurtarıcım sensin,
Geç kalma, ey Tanrım![34]
Yakup Mektubu fakir kimselere bir gün Mesih’in onları kurtarmak için geri döneceğini hatırlatır ve onları kurtarışı için Mesih’e güvenmeye teşvik eder. Yakup 5:7-11 ayetleri arasında bu yaklaşımı görmekteyiz:
7Öyleyse kardeşler, Rab'bin gelişine dek sabredin. Bakın, çiftçi ilk ve son yağmurları alıncaya dek toprağın değerli ürününü nasıl sabırla bekliyor! 8Siz de sabredin. Yüreklerinizi güçlendirin. Çünkü Rab'bin gelişi yakındır. 9Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor. 10Kardeşler, Rab'bin adıyla konuşmuş olan peygamberleri sıkıntılarda sabır örneği olarak alın. 11Sıkıntıya dayanmış olanları mutlu sayarız. Eyüp'ün nasıl dayandığını duydunuz. Rab'bin en sonunda onun için neler yaptığını bilirsiniz. Rab çok şefkatli ve merhametlidir.

d-) Eski Ahitte güç ve servetlerini doğru kimselere karşı kullanan kötü kimseler lanetlenmiştir. Fakat sadece zengin olmaktan dolayı zenginler lanetlenmez.
Mezmur 73: 3 Çünkü kötülerin gönencini gördükçe,
Küstahları kıskanıyordum.
4 Onlar acı nedir bilmezler,
Bedenleri sağlıklı ve semizdir.
5 Başkalarının derdini bilmez,
Onlar gibi çile çekmezler.
6 Bu yüzden gurur onların gerdanlığı,
Zorbalık onları örten bir giysi gibidir.
7 Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar,
İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.
8 İnsanlarla eğlenir, kötü niyetle konuşur,
Tepeden bakar, baskıyla tehdit ederler.
9 Göklere karşı ağızlarını açarlar,
Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.
18 Gerçekten onları kaygan yere koyuyor,
Yıkıma sürüklüyorsun.
Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor,
Yıkıma sürüklüyorsun.
19 Nasıl da bir anda yok oluyor,
Siliniveriyorlar dehşet içinde!
20 Uyanan birisi için rüya nasılsa,
Sen de uyanınca, ya Rab,
Hor göreceksin onların görüntüsünü.
Yakup 5:2-6 ayetlerinde aynı yaklaşımı görmekteyiz:
2‑4Toplandığınız yere altın yüzüklü, şık giyimli bir adamla kirli giysiler içinde yoksul bir adam geldiğinde, şık giyimli adama ilgiyle, «Sen buraya, iyi yere otur», yoksula da «Sen orada dur», ya da «Ayaklarımın dibine otur» derseniz, aranızda ayrım yapmış, kötü niyetli yargıçlar olmuş olmuyor musunuz? 6Ama siz yoksulun onurunu kırdınız. Sizi sömüren zenginler değil mi? Sizi mahkemelere sürükleyen onlar değil mi?

Diğer yandan Tanrı’nın zengin yada yoksul ayrımcılığına karşı olduğunu hatırlamamız gerekir:
Çıkış 23:2 "Kötülük yapan kalabalığı izlemeyeceksiniz. Bir davada
çoğunluktan yana konuşarak adaleti saptırmayacaksınız.
3 Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.
Süleymanın Meselleri 22:2 Zenginle yoksulun ortak yönü şu:
Her ikisini de RAB yarattı.
Eyüp 34:18 Krallara, 'Değersizsiniz',
Soylulara, 'Kötüsünüz' diyen,
19Önderlere ayrıcalık tanımayan,
Zengini yoksuldan çok önemsemeyen O değil mi?
Çünkü hepsi O'nun ellerinin işidir.
Yakup insanların davranışlarında ayrım olmasını istemiyor. Çünkü bizler insanlar arasında ayrım yaparsak
- kötü düşünceli yargıçlar olmaktayız,
- Tanrı bu fakir kimseleri imanda zenginleştirmek istemiştir,
- Tanrı bu fakir kimseleri egemenliğin mirasçısı olarak seçmiştir,
- kaldı ki ayrım yaptıkları zengin kimseler onları mahkemeye sürükleyen kimselerdir,
- bu ayrım yaptıkları zengin kimseler küfreden kimselerdendir.
Yakup, yoksul olan ama imanda zengin olan kimselerden öğrenmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Çünkü bizler kardeşlerimizi yerdiğimiz yada yargıladığımız zaman aslında Yasa’nın UYGULAYICISI değil, YARGILAYICISI oluyoruz (4.11).[35]

Yakup’un zengin[36] kimselere ilişkin sözleri oldukça ciddi bir azarlamadır.Yakup’un hitap ettiği zengin kimseler o dönemin Hristiyan olarak tanınmış zenginleriydi. Ancak Yakup bu kimselerin çoğunlukla servetlerinin kaynağında doğru kazanç olmadığı fikrindedir (5.4). Böyle bir kazanç ile zengin olan kimseler gelecekte karşılaşacakları korkunç durumdan dolayı şimdiden üzüntü duymalıdırlar (5:1). Çünkü bu dünyada güven duydukları zenginlikleri geçicidir (5:2-3). Tanrı’nın zenginlerden yoksullara karşı Mesihsel bir hizmet istediği unutulmamalıdır.[37] Mesih’in dirilişinden sonraki günleri tanımlayan son günler ifadesi Mesih’in tekrar geleceğini işaret etmek için kullanılmıştır (5.3). Öyleyse Hristiyanlar nasıl olurda son günler içinde yaşarken ilgileri veya vakitleri bu denli dünyasal değerlere odaklanabilir? Adaletsiz yoldan elde edilen kazancın öcünü Tanrı bir gün alacaktır?[38]

Yakup adaletsiz zengin ve mağdur olan fakir ayrımına dikkat çekerken dayandığı en önemli temel Tanrı’nın kendi halkına fakirlere merhametli olmayı emretmesidir.[39] Bundan başka şunları söyleyebiliriz:
- Tanrı ve Tanrı'nın Mesih'inin fakirlere yönelik ilgisi vardır:
I.Samuel 2: 7 O kimini yoksul, kimini varsıl kılar;
Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
8 Düşkünü yerden kaldırır,
Yoksulu çöplükten çıkarır;
Soylularla oturtsun
Ve kendilerine yücelik tahtını miras olarak bağışlasın diye...[40]

- Fakirlere yardım eden insanlar Tanrı’nın gözünde doğru insanlardır:
Mezmur 112: 9 Mallarını yoksullara cömertçe dağıtır,
Doğruluğu sonsuza dek sürer,
Gücü ve saygınlığı artar.[41]

- Fakirleri küçük gören, alay eden veya onları ezen kimselere Tanrı gazap ve yargısını gönderecektir:
Amos 5: 11 Yoksulu ezdiğiniz,
Ondan zorla buğday kopardığınız için
Yaptığınız yontma taş evlerde oturmayacak,
Diktiğiniz güzel bağların şarabını içmeyeceksiniz.[42]

Tanrı neden fakirlere özel bir ilgi duyuyor? Gerçekte fakirler ihtiyaçları için Tanrı'ya daha fazla bağımlılık duymalarına rağmen fakir olmak insanları daha kutsal yapmıyor. Fakat zengin olmak ta doğru kimse olmak anlamına gelmiyor.

I.Korintliler 1:26 Kardeşlerim, aldığınız çağrıyı düşünün. Birçoğunuz insan ölçülerine göre bilge, güçlü ya da soylu kişiler değildiniz. 27 Ama Tanrı, bilgeleri utandırmak için dünyanın saçma saydıklarını, güçlüleri utandırmak için de dünyanın zayıf saydıklarını seçti.28 Tanrı, dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için, dünyanın önemsiz, soysuz ve değersiz gördüklerini seçti.
Pavlus burada dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz saydığı kimselere Tanrı'nın nasıl lütuf gösterdiğini vurguluyor. Çünkü Ferisi inanış biçiminde zenginliğin bir bereket olduğu ve bu yüzden zengin kimselerin doğru kimseler olduğu anlayışı güçlü bir şekilde hakimdi. Ancak zengin kimseler kendi varlıklarına güvenip diledikleri her şeyi yaparlarken fakir insanlar her açıdan ihtiyaçları için Tanrı'ya bağımlılık duymaya daha yakın kimselerdi. Bu dünyanın zengin, akıllı ve güçlü insanları yaptıkları şeylerde insanlardan onur almaktadır. Fakat fakir insanların toplumdan övgü veya beğeni alabilecek bir şeyleri yoktur. Tanrı dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz saydığı kimselere lütfunu gösterdiğinde ise bütün övgü ve yüceliği insan değil de Tanrı'nın kendisi almaktadır.

Bu sebepten fakir insanlar Tanrı tarafından Kendisine güvenmeye çağrılmışlardır. Böylece bu kimseler Tanrı'nın sağlayışı ile sevineceklerdir (1:9-10). Zenginler varlıklarının çiçekler gibi geçici olduğunu bilerek ALÇAKGÖNÜLLÜ olmaya çağrılmaktadır (1:10-11). Zengin kimseler kendilerinden yoksul kimselere daha merhametli olmaya çağrılmışlardır (2:13).

Çalışma Soruları:
2:14-26 ayetlerini Matta 5:16 ayeti ışığında değerlendiriniz:
2:15-16 ayetlerini Matta 25:35-36, I.Yuhanna 3:17-18 ayetleri ışığında değerlendiriniz.
2:19 ayetini Matta 8:29, Luka 4:34 ayetlerini dikkate alarak “gerçek iman’ın” değerlendirmesini yapınız.
Yakup 2.20 ayetini Galatyalılar 5.6 ayeti ile kıyaslayınız.
YAKUP Mektubu 3. bölümün anlatım özelliklerini Matta 5-7; 13, Yuhanna 6; 10. bölümlerle karşılaştırdığınızda nasıl paralellikler buluyorsunuz?
Yakup 3:8 ayetini Romalılar 3:13 ayeti ile kıyaslayınız.



İLAVE BÖLÜM


Heidelberg İlmihali:
62. Niçin yaptığımız iyi işler bizleri Tanrı’da doğru yapamaz yada en azından doğru sayılmamıza yardım etmez?
Çünkü Tanrı’nın sınamasından geçebilecek doğruluk tamamıyla mükemmel olmalı ve ilahi yasanın ölçülerine her şekilde uymalıdır. Bu hayatta yapabileceğimiz en iyi şey bile mükemmel değildir ve günahla lekelenmiştir.2

63. Bu ve gelecek yaşamda Tanrı’nın ödüllendirmeyi vaat ettiği iyi işlerin bir şey kazanmayacağını nasıl söyleyebilirsiniz?
Ödül kazanılmamıştır, o lütfun bir armağanıdır.4

64. Fakat bu öğretiş insanları umursamaz (ilgisiz) ve kötü yapmıyor mu?
Hayır. Gerçek imanla Mesih’e aşılanmışlarından şükran meyveleri çıkmaması
imkansızdır.

86. Günahlarımızın ıstıraplarından Tanrı’nın lütfuyla yalnızca Mesih aracılığı ile kurtulup bunları kendimiz kazanmadığımız halde neden hala iyi işler yapmak zorundayız?
Tabi ki, Mesih bizlerin kefaretini kanıyla ödedi. Biz iyi işler yapıyoruz çünkü bizim için yaptığı her şey için bütün yaşamımızla Tanrı’ya olan şükranımızı gösterebilelim diye ve bizim aracılığımızla övülsün diye1 Mesih Ruh’uyla bizleri kendi benzerliğine dönüştürmek üzere yeniliyor.

İmanın meyveleriyle imanımızdan emin olabilelim ve bizlerin Tanrısal yaşayışı ile komşularımız Mesih’e kazanılabilsin diye bizler iyi işler yapıyoruz

91. Yaptığımız iyi işler nelerdir?
Yalnızca gerçek imandan doğan Tanrı’nın yasasına uygun ve O’nun görkemi için yapılan doğru olduğunu düşündüğümüz yada insan geleneklerinin oluşturduğunu temel almayan işler iyi işlerdir.

Westminster İnanç Açıklaması:

BÖLÜM XVI / İyi İşler

I. İyi işler yalnızca Tanrı’nın kutsal Sözünde açıklanan işlerdir, Sözün onaylamadığı, insanlarca ortaya çıkarılmış, kör bir heyecanla ya da iyi niyet gösterisi şeklinde olanlar değildir.

II. Bu iyi işler, Tanrı’nın buyruklarına itaat etmek amacıyla yapılırsa, gerçek ve yaşayan bir imanın meyvelerini ve kanıtlarını oluştururlar: İmanlılar bu işler aracılığıyla şükranlarını gösterir, güvencelerini güçlendirir, kardeşlerini bina eder, müjdenin gerçeğini çekici kılarlar, düşmanlarının ağzını kapatırlar ve Tanrı’nın önceden hazırladığı iyi işleri yapmak üzere Mesih İsa’da yaratılmış olan bu kişiler Tanrı’yı yüceltirler, ve bu kutsallık meyvelerine sahip olarak en sonunda sonsuz yaşama kavuşurlar.

III. İyi işler yapma yetileri kendilerinden değil, Mesih’in Ruhundan kaynaklanmaktadır. Ve bunları yapmak üzere yeterli kılınmaları için, önceden almış oldukları lütufların yanı sıra Tanrı’yı hoşnut eden şeyleri arzulamak ve yapmaları için aynı Kutsal Ruh’un Kendisinin onların içinde çalışması gerekmektedir: Ancak Ruh’un işleyişi dışında herhangi bir sorumluluğu yerine getirmeleri gerekmiyormuş gibi ihmalkar olmamalıdırlar; tersine içlerinde bulunan Tanrı lütfunu alevlendirmede itinalı olmalıdırlar.

IV. Bu hayatta itaatin en yüksek derecelerine ulaşmış olan insanlar bile, Tanrı'nın istediklerinden çok daha fazlasını yapmakta yetersiz kalırlar. Gerçekte bu kişiler, yapmakla yükümlü olduklarının büyük bir kısmını yerine getirmekte başarısızdırlar.

V. Gelecekte açıklanacak olan görkem ile iyi işler arasındaki büyük oransızlıktan ve Tanrı’yla bizim aramızdaki büyük ayrılıktan (uzaklıktan) ötürü en iyi işlerimizle bile günahların bağışını ya da Tanrı’dan gelen sonsuz yaşamı kazanamayız ve bunlar aracılığıyla ne her hangi bir kazanç sağlayabilir ne de önceki günahlarımızın hakkettiği bedeli tatmin edebiliriz, ancak yapabildiğimiz her şeyi yerine getirdiğimizde bile yalnızca bizden zaten istenmiş olan yükümlülükleri yerine getirmiş oluruz ve yine değersiz hizmetkarlar olarak kalırız: bunlar iyi olduklarından O’nun Ruhu’ndan çıkarlar; fakat bunlar bizim tarafımızdan yapıldıklarından ötürü lekelidirler ve Tanrı yargısının şiddetine dayanamayacak kadar zayıflık ve yetersizlikle karışık durumdadırlar.

VI. Bu nedenle, imanlılar Mesih aracılığıyla kabul edildiklerinden, iyi işleri de O’nda kabul edilir; ancak bu, onların şimdiki yaşamda Tanrı’nın gözünde tamamıyla suçlanamayacak ve reddedilemeyecek konumda oldukları için değildir; fakat her ne kadar birçok zayıflık ve eksikliklerle dolu olsa da içtenlikle yapılan işleri Tanrı Kendi Oğlu’nda değerlendirerek kabul etmekten ve ödüllendirmekten hoşnut olmaktadır.

VII. Yeniden doğmamış olan insanlar tarafından yapılan işler, her ne kadar bunların yapılması Tanrı tarafından buyrulmuş ve hem kendilerine hem de diğerlerine fayda sağlıyor olsa da, imanla paklanmış bir yürekten çıkmadıkları; ne doğru bir tavırla, yani Söz’e uygun bir şekilde; ne de doğru bir amaç uğruna, yani Tanrı’nın yüceliği için yapılmadıklarından günahlıdırlar, ve Tanrı’yı ne hoşnut edebilir ne de kişinin Tanrı’dan herhangi bir lütfu almasını sağlayabilirler: ne var ki bu işlerin göz ardı edilmesi daha da günahlıdır ve Tanrı’yı daha fazla hoşnutsuz eder.

Westminster Uzun İlmihal:
S73. İman, bir günahkarı Tanrı karşısında nasıl aklar?
C. İman sadece, her zaman için kendisiyle birlikte gelen diğer lütuflardan ya da bunun meyveleri olan iyi işlerden ötürü bir günahkarı Tanrı karşısında aklamaz, ne de sanki iman lütfu ya da bunun her hangi bir işlevi, kişinin aklanması için kişinin sayılmış değildir; ancak bu iman yalnızca günahkarın Mesih’i ve O’nun doğruluğunu kabul etmede ve
uygulamada kullandığı bir araçtır.

S78. İnananlardaki kutsallaştırılmanın mükemmel olmaması nereden kaynaklanır?
C. İnananlardaki kutsallaştırılmanın mükemmel olmaması, her kısımlarında halen varlığını sürdüren günah kalıntılarından ve benliğin ruha karşıt olan daimi arzularından kaynaklanır; böylece inananlar çoğu zaman ayartılara yenilerek bir çok günaha düşerler, ruhsal hizmetlerinde engellenirler, ve en iyi işleri bile Tanrı’nın önünde mükemmellikten yoksun ve kirlidir.



Çalışma Soruları:
İnanç Açıklamaları ve İlmihallere bağlı olarak Hristiyan kişinin “iyi işler” yapması gerektiğinin savunmasını yapınız.



Kaynakçalar:
- The New Geneva Study Bible, Thomas Nelson Publisers, Nasville, USA
- İncil’in Mesajı, F.F. Bruce, Müjde Yayıncılık, İstanbul
- The Knowing Jesus Study Bible, Zondervan Publishing, Grand Papids MI 49530, USA
- Nelson’s Quick Reference, Warren W. Wiersbe, Thomas Nelson Publishers, Atlanta USA
- Tyndale New Testament Commentraies, Eerdmans Publishing Co., Grand Rapids, MI, USA
- Spirit of the Reformation Stufy Bible, Zondervan Publishing, MI 49530, USA



[1] Matta 6:43-48; 19:19, Markos 12:31; Romalılar 13:10; 15:1, Galatyalılar 5:14, Levililer 19:18

[2] Yakup 1:18 / I:Petrus 1:22Gerçeğe uymakla kendinizi arıttınız ve kardeşler için içten bir sevgiye sahip oldunuz: Buna göre birbirinizi candan, yürekten sevin: 23Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrı'nın diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz:

[3] İbraniler 11:31, Yeşu 2:1-21; 6:17-27

[4] Romalılar 4:1-5; 5:1

[5] Matta 5:16; 6:1-4, (Matta 25:35-36; 26:10) Koloseliler 1:10, I:Timoteyus 6:18, Titus 2:7; 2:14; 3:8, I:Petrus 2:12 (Elçilerin İşleri 9:36, Vahiy 2:2)

[6] Matta 5:37 Evet'iniz evet, `hayır'ınız hayır olsun: Bundan fazlası Şeytan'dandır:

[7] I:Yuhanna 2:15Dünyayı ve dünyaya ait şeyleri sevmeyin: Dünyayı sevenin Baba'ya sevgisi yoktur: 16Çünkü dünyaya ait olan her şey, doğal benliğin tutkuları, gözün tutkuları ve maddi yaşamın verdiği gurur Baba'dan değil, dünyadandır: 17Dünya ve dünyasal tutkular geçer, ama Tanrı'nın isteğini yerine getiren sonsuza dek yaşar:

[8] Süleymanın Meselleri 27:1 Yarınla övünme, Çünkü ne getireceğini bilemezsin:

[9] I:Timoteyus 6:6 Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır: 7 Çünkü dünyaya ne bir şey getirdik, ne de ondan bir şey götürebiliriz: 8 Yiyeceğimiz ve giyeceğimiz varsa, bunlarla yetiniriz: 9 Zengin olmak isteyenler ayartılıp tuzağa düşerler, insanları çöküşe ve yıkıma götüren birçok anlamsız ve zararlı arzulara kapılırlar: 10 Çünkü her türlü kötülüğün bir kökü de para sevgisidir: Bazıları zengin olmak hevesiyle imandan saptılar ve kendi kendilerine çok acı çektirdiler: I:Timoteyus 6:17 Şimdiki çağda zengin olanlara gururlanmamalarını, gelip geçici zenginliğe ümit bağlamamalarını buyur: Zevk almamız için bize her şeyi bol bol veren Tanrı'ya ümit bağlasınlar: 18 Onlara, iyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin olmalarını, cömert ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur: 19 Böylelikle gerçek yaşama kavuşmak üzere gelecek için kendilerine sağlam temel olacak bir hazine biriktirmiş olurlar:

[10] Matta 6:33 Siz önce O'nun egemenliğinin ve O'ndaki doğruluğun ardından gidin, o zaman size tüm bunlar da verilecektir:

[11] Filipililer 4:6, Matta 7:7; 26:41, I:Selanikliler 5:17-18, I:Tarihler 16:11

[12] Yakup Yeruşalim Kilisesinde önemli bir lider idi (Elçilerin İşleri 15:12-21)

[13] Elçilerin İşleri 8:1; 11:19

[14] Yakup bu alıntıyı yaptığında geçmişte olan bir şeyi anlatmak ve açıklamak içinde değil de okuyucunun zaten bildiği bir gerçeği Mesih’in bakış açısından vermeye çalışmıştır: (1:9-11; 2:21-25; 4:6; 5:11, 17):

[15] Yuhanna 21:23 Bu yüzden kardeşler arasında o öğrencinin ölmeyeceğine dair bir söylenti çıktı: Romalılar 8:29 Tanrı, önceden bildiği kişileri, Oğlunun benzerliğine dönüştürmek üzere önceden belirledi: Öyle ki, Oğul birçok kardeşler arasında ilk doğan olsun: [İbraniler 3:1 ayeti kutsal kardeşler ifadesini kullanır çünkü Mesih bizleri kendi kardeşleri yaptı ve kutsadı (İbraniler 2:11)]: Ayrıca İbraniler 2:17, Esinleme 12:10; 19:10, Matta 25:40:

[16] Luka 8: 19 İsa'nın annesiyle kardeşleri O'na geldiler, ama kalabalıktan ötürü yanına yaklaşamadılar: 20 İsa'ya, «Annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seni görmek istiyorlar» diye haber verildi: 21 İsa haberi getirenlere şöyle karşılık verdi: «Annemle kardeşlerim, Tanrı'nın sözünü işiten ve uygulayanlardırMatta 23:8 «Kimse sizi `Rabbî' diye çağırmasın: Çünkü sizin bir tek öğretmeniniz var ve hepiniz kardeşsiniz:

[17] Elçilerin İşleri 5:41 Elçiler, İsa'nın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurul'un huzurundan sevinç içinde ayrıldılar: Elçilerin İşleri 16:23, Onları iyice dövdürdükten sonra hapse attılar: Zindancıya, onları sıkı güvenlik altında tutmasını buyurdular: 25 Gece yarısına doğru Pavlus'la Silas dua ediyor, Tanrı'yı ilahilerle yüceltiyorlardı: Öbür tutuklular da onları dinliyordu: II:Korintliler 6:10 Kederliyiz, ama her zaman seviniyoruz: Yoksuluz, ama birçoklarını zengin ediyoruz: Hiçbir şeyimiz olmasa da her şeye sahibiz: (İbraniler 10:34, I:Petrus 4:12-13, II:Korintliler 4:17)

[18] Yakup 2:20 ayetini Galatyalılar 5:6 ayeti ile kıyaslayınız:

[19] Yakup 3:8 ayetini Romalılar 3:13 ayeti ile kıyaslayınız:

[20] Romalılar 3:26; 4:1-5, Galatyalılar 2:16

[21] II:Korintliler 5:7

[22] İbraniler 10:35-12:3

[23] Romalılar 3:28 Çünkü insanın, Yasa'nın gereklerini yapmakla değil, imanla aklandığı kanısındayız:

[24] Yakup 2:24 Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır:

[25] Dönemin yaygın gnostik anlayışında üst bilgi yada her insanın ulaşmaya çalışması gereken gizli bilgi kişinin bu hayattaki en önemli hedefi idi:

[26] I:Selanikliler 1: 2‑3Dualarımızda sizleri anıyor, her zaman hepiniz için Tanrı'ya şükrediyoruz: İmanın ürünü olan etkinliğinizi, sevgiye dayanan emeğinizi ve Rabbimiz İsa Mesih'e bağladığınız ümitten gelen dayanıklılığınızı Babamız Tanrı'nın önünde durmadan anıyoruz:

[27] Galatyalılar 5:17, Luka 17:10, Eyüp 22:2-3

[28] Romalılar 7:13-20, Galatyalılar 5:17

[29] II:Timoteyus 4:7Yüce mücadeleyi sürdürdüm, yarışı bitirdim, imanı korudum: 8Bundan böyle, doğruluk tacı benim için hazır duruyor: Adil yargıç olan Rab, o gün bu tacı bana, ve yalnız bana değil, O'nun gelişini özlemle beklemiş olanların hepsine verecektir (Filipililer 3:12-14):

[30] Yakup: 2:18, 22

[31] Matta 6:14-15;18:21-35

[32] Çıkış 22:29, Levililer 2:12, Tesniye 18:4; 26:2 Nehemya 10:35

[33] Yakup 2:5 ayetini Luka 6:20 ayeti ile kıyaslayınız

[34] Mezmur 35:10; 70:5; 72:12, 74:21

[35] Öyleyse topluluk içindeki kimselerin fakir yada zengin olması değil, sonsuz Müjdeye, Rab’bin bakış açısına sahip olup olmadığı daha önemli bir konudur: Eğer Hristiyanlar Mesih’e benzeyen kimseler ise Mesih’in hizmetkar olarak aramıza gelip yoksul, zayıf, kimsesiz ve toplumun hor gördüğü kimselerin yanında yer almış olması unutulmamalıdır: Mesih İsa körlere, sakatlara, dilencilere ve kendisinden yardım dileyenlere kadın erkek ayrımı yapmadan ilgi göstermiştir: Öyleyse Hristiyanlar da aynen Mesih’in yolunda yürümeli ve O’nun karakterinde büyümeye, düşünüş ve yaşayışlarını Mesih’e benzer bir şekilde değiştirmeye çalışmalıdır: Kişilerin zenginlik yada toplumsal statüleri kilise içinde bir standart oluşturursa Kilise cennetten daha fazla dünyaya benzeyecektir: Tanrı yoksul kişileri de imanda zengin kılmak ve egemenliğin mirasçıları yapmaktan hoşnut kalmıştır (2:5):

[36] Yakup 5:1-6 ayetlerini Matta 20:1-7 ayetleri ile kıyaslayınız:

[37] Tesniye 15:7-8; 24:12, Matta 19:21, Luka 6:20, Galatyalılar 2:10

[38] Mezmur 12:5, Çıkış 23:9, Tesniye 24:14-15

[39] Çıkış 22:25 Halkıma, aranızda yaşayan bir yoksula ödünç para verirseniz, ona tefeci gibi davranmayacaksınız: Üzerine faiz eklemeyeceksiniz: Levililer 19:15 Yargılarken haksızlık yapmayacaksın: Yoksula ayrıcalık göstermeyecek, güçlüyü kayırmayacaksın: Komşunu adil biçimde
yargılayacaksın (25:1-55): Tesniye 15:7-11; 24:12-15, Süleymanın Meselleri 22:22, Daniel 4:27, Zekerya 7:10

[40] Eyüp 5:15, Mezmur 68:10; 72:13; 113:7; 140:12, İşaya 11:4.

[41] Süleymanın Meselleri 14:21; 14:31; 19:17; 22:9; 28:27; 29:7; 31:20, İşaya 58:7.

[42] Süleymanın Meselleri 17:5; 21:13; 22:16, İşaya 3:14; 3:15; 10:2, Yeremya 2:34; 5:28, Hezekiel 16:49; 18:12; 18:17; 22:29, Amos 4:1; 5:12.


http://www.hristiyan.net/yakup/1.htm




Yakup Mektubu'nun Yorumu - Rev. İlhan Keskinöz


hristiyanlık
evangelion

Yakup Mektubu'nun Yorumu - Rev. İlhan Keskinöz


Yakup Mektubu-II




Rev. İlhan Keskinöz
Türk Dünyası Presbiteryen Kilisesi



Amaç: Yakup Mektubunun öğretisini parçalardan bütüne doğru bir düzen içinde incelemek, sistematik ve pratik bir şekilde Mektubu öğrenmek, başkalarına Reform İnanç Açıklamaları ışığında öğretebilmek.





Kısaltmalar:
- Westminster İnanç Açıklaması: WİA
- Westminster Uzun İlmihal: WUİ
- Westminster Kısa İlmihal: WKİ
- Heidelberg İlmihali:
- Belçika İnanç Açıklaması: BİA

ÖNEMLİ NOT: AYETLERİN ALTINDA AÇIKLAYICI OLSUN DİYE PARENTEZ İÇİNDE VERİLEN KISALTILMIŞ REFERANSLARIN İŞARET ETTİĞİ İNANÇ AÇIKLAMALARI VE İLMİHALLER KISALTILARAK ve ÖZETLENMİŞ BİR YORUM ŞEKLİNDE ORAYA KONULMUŞTUR. ÇALIŞMALARINIZDA BU REFERANSLARA ESAS KİTABINDAN BAKINIZ.








SUNUŞ

“Yakup Mektubu Üzerine Bir İnceleme” adıyla çıkan çalışma kitapçığından sonra Yakup Mektubunun vaazları üzerinde çalıştığım zamanlarda Türkçe olarak bir Yakup Mektubu Yorum Kitabı olmaması beni bu çalışmayı bitirmeye teşvik etti.

Ancak bu hazırladığım çalışma notları Yakup Mektubunun yorumu değildir. Daha çok Yakup Mektubuna Kutsal Kitap’ın bütününden bakarak ayetlerin diğer ayetlerle anlamlandırılması çalışmasıdır.

Yakup Mektubu haftalar süren yeni bir vaaz çalışması yapmak yerine üzerinde seminer yapabileceğim bir çalışma yapma fikrinden hareketle kendime bir pastör notu hazırlamaya koyulduğum zaman Türkiye’deki Hristiyan cemaatlerle yeni bir şey paylaşmanın heyecanı ile kısa zamanda bir çalışma yapıp bitirdim. Ancak bu çalışmanın elinizdeki haline gelmesi için defalarca yeni ilaveler ve düzeltmeler yapmam gerekti. Yakup Mektubu üzerinde mutlaka daha fazla söylenecek şeyler vardır.

Bu çalışmalar boyunca okuyucuları tekrar tekrar Kutsal Kitap’a yönlendirmeye çalışarak bolca ayet referansları göstermeye çalıştım. Böylece benim şahsi bir yorumumu yazmaktan öte, Yakup Mektubunda gördüklerimi Kutsal Kitap’ın diğer bölümlerinin nasıl cevapladığını göstermeye çalıştım.

Okuyucuları kişilerden önce Kutsal Kitap’ın kendisinden öğrenmeye davet etmesi dileklerimle...

Rev. İlhan Keskinöz



















I. Bölüm: Ayetlerin İncelenmesi
I/1-) Yakup 1

1:1 Tanrı'nın ve Rab İsa Mesih'in kulu[1] ben Yakup, dağılmış olan on iki oymağa selam ederim.

Tanrı'nın ve Rab İsa Mesih'in kulu: Kul ya da köle bir Efendi tarafından satın alınır. Bu ifade Yakup’un alçak gönüllülüğünü göstermekten öte bedelini ödeyip onu satın alana Rab’bine olan tanıklığı içermektedir:
I.Korintliler 15:3-4... Kutsal Yazılar uyarınca Mesih, günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi.
I.Korintliler 6: 20 Bir bedel karşılığı satın alındınız; onun için Tanrı'yı bedeninizde yüceltin.
I.Korintliler 7: 23 Bir bedel karşılığı satın alındınız, insanlara köle olmayın.
Vahiy 5: 9 Yeni bir ezgi söylüyorlardı:
"Tomarı almaya,
Mühürlerini açmaya layıksın!
Çünkü boğazlandın
Ve kanınla her oymaktan, her dilden,
Her halktan, her ulustan
İnsanları Tanrı'ya satın aldın.
10 Onları Tanrımız'ın hizmetinde
Bir krallık haline getirdin,
Kâhinler yaptın.
Dünya üzerinde egemenlik sürecekler.
Vahiy 14: 4 Kendilerini kadınlarla lekelememiş olanlar bunlardır. Pak kişilerdir. Kuzu nereye giderse ardısıra giderler. Tanrı'ya ve Kuzu'ya ait olacakların ilk bölümü olmak üzere insanlar arasından satın alınmışlardır.

“Kul” ifadesi ‘hizmet etme’ ile ilişkilidir:
Yuhanna 12:26 Bana hizmet etmek isteyen, ardımdan gelsin. Ben neredeysem bana hizmet eden de orada olacak. Baba, bana hizmet edeni onurlandıracaktır.
I.Korintliler 7:22 Rab'bin çağrısını aldığı zaman köle olan kimse, şimdi Rab'bin azatlısıdır. Özgürken çağrılmış olan da Mesih'in kölesidir.
Efesliler 6:6 Bunu, sırf insanları hoşnut etmek isteyenler gibi, göze hoş görünmek için yapmayın. Mesih'in kulları olarak Tanrı'nın isteğini candan yerine getirin.
Koloseliler 3:23-24 Rab'den miras ödülünü alacağınızı bilerek, her ne yaparsanız, insanlar için değil, Rab için yapar gibi candan yapın. Rab Mesih'e kulluk ediyorsunuz.

dağılmış olan on iki oymağa:
Bu ifade öncelikle uluslar arasına dağılmış olan Yahudilikten gelen Hristiyanlara özel bir mesaj verdiği gibi uluslardan gelen Hristiyanları da bu dağılmış olanlar ile bir tutar. Çünkü uluslar da 12 havari ile birlikte Mesih’in bedeninde Yahudilikten gelenlerle birleşmişlerdir. Bu yüzden de Yakup Mektubu boyunca Mesih’teki İnancın açıklanmasında ve Mesih’teki imanın yaşama geçirilmesinde Eski Ahit’ten ayrılmadan, Eski Ahit’i referans göstererek yeni Hristiyanlara yön verir. Buradaki “on iki oymak” ifadesi bize ulusların Mesih’te nasıl kabul edildiğini gösteren başka bir ayeti hatırlatmaktadır:
Romalılar 11:16 Eğer hamurun ilk parçası kutsalsa, hamurun tümü kutsaldır. Eğer kök kutsalsa, dallar da kutsaldır. 17-18 Ama zeytin ağacının bazı dalları kesildiyse, ve sen, yabani zeytin filizi olarak onların yerine aşılanıp öz ağacın semiz köküne ortak oldunsa, dallara karşı övünme. Eğer övünüyorsan, unutma ki, sen kökü taşımıyorsun, kök seni taşıyor. 19 O zaman, «Ben aşılanayım diye dallar kesildi» diyeceksin. 20 Doğru. Onlar imansızlıktan dolayı kesildiler. Sen ise imanla yerinde duruyorsun. Böbürlenme, kork![2]

1:2 Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğiniz zaman, bunu büyük sevinçle karşılayın.

1:2-18 ayetleri Tanrı’dan bilgelik istemeyi öğretir. Böylelikle her türlü ayartı ve denenmenin olduğu bir dünyada yaşayan Hristiyanlar Mesih’te olgunlaşabilir ve günah işlemenin gerekçesini Tanrı olarak gösteremezler.

Denenmeleri sevinçle karşılamak:
Denemelerin sonunda kazanacağımız şeyin getireceği bir sevinçtir.

Denenme (1:2-3, 12)
I.Korintliler 10:13 Her insanın karşılaştığı denemelerden başka türlü denemelerle karşılaşmadınız. Tanrı güvenilirdir, gücünüzü aşan biçimde denenmenize izin vermez. Dayanabilmeniz için denemeyle birlikte çıkış yolunu da sağlayacaktır.
İbraniler 2:18 Çünkü kendisi sınandığında acı çektiğine göre, sınananlara yardım edebilir.
II.Petrus 2:9-10 Görülüyor ki Rab, kendi yolunda yürüyenleri, karşılaştıkları denemelerden nasıl kurtaracağını bilir. Doğru olmayanları, özellikle doğal benliğin yozlaşmış arzularının ardından giden ve yetkisini hor görenleri cezalandırarak yargı gününe dek nasıl alıkoyacağını da bilir.Bu küstah ve dikbaşlı kişiler, yüce varlıklara sövmekten korkmazlar.
Vahiy 3:10 Sözüme uyarak sabırla dayandığın için, yeryüzünde yaşayanları denemek üzere bütün dünyanın üzerine gelecek olan deneme saatinden seni esirgeyeceğim.

1:3 Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.

Sınanma:
Bahsedilen pak bir sevinçte sınanmaları karşılayabilmek, Tanrı’nın suretinde yaratılmış özel varlıklar olarak Tanrısal bir amacı yerine getirmek misyonu ile bu dünyada bulunduğumuzu bilmek ile mümkündür. Dünya ise bu amacı her zaman anlamayabilir, hoş karşılayamayabilir. İmanda olgun bir karakter gelişimi için de bu aşamalardan geçmek gerekir.
(Hİ 28) imanları sınanmasında sabırlı olabilenler diğer zamanlar da Tanrı’nın sağlayışına karşı şükran dolu olurlar. Böylece Baba Tanrı’nın sevgisinden emin olarak bütün yaratılışın tamamıyla O’nun elinde olduğunun güvencesinde yaşarlar.

imanın sınanması:
Tekvin 22: 1 Daha sonra Tanrı İbrahim'i sınadı. "İbrahim!" diye seslendi. İbrahim, "Buradayım!" dedi. 2 Tanrı, "İshak'ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git" dedi, "Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık sunu olarak sun."
Tesniye 8: 2 Tanrınız RAB'bin sizi kırk yıl boyunca çölde dolaştırdığı uzun yolculuğu anımsayın! Buyruklarına uyup uymayacağınızı, amacınızın ne olduğunu öğrenmek için sizi sıkıntılara sokarak sınadı.
I.Krallar 3: 5 RAB Tanrı, Givon'da o gece rüyada Süleyman'a görünüp, "Sana ne vermemi istersin?" diye sordu.
Yuhanna 6:5 İsa başını kaldırıp büyük bir kalabalığın kendisine doğru geldiğini görünce Filipus'a, «Bunları doyurmak için nereden ekmek alalım?» diye sordu. 6 Bu sözü onu sınamak için söyledi, kendisi ne yapacağını biliyordu.
Elçilerin İşleri 16:23 Onları iyice dövdürdükten sonra hapse attılar. Zindancıya, onları sıkı güvenlik altında tutmasını buyurdular. 24 Bu buyruğu alan zindancı onları hapishanenin iç bölmesine atarak ayaklarını tomruğa vurdu.

1:4 Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun ve yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe erişsin.

yetkin:
Tekvin 17:1 Avram doksan dokuz yaşındayken RAB ona görünerek, "Ben Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'yım" dedi, "Benim yolumda yürü, kusursuz ol
Matta 5:48 Bu nedenle, göksel Babanız yetkin olduğu gibi, siz de yetkin olun.
II.Korintliler 13:11 Son olarak hoşça kalın, kardeşlerim. Yetkin olun, çağrıma kulak verin, düşüncelerinizde birlik olun, esenlik içinde yaşayın. Sevgi ve esenlik kaynağı olan Tanrı sizinle birlikte olacaktır.
Efesliler 4:13 Sonunda hepimiz imanda ve Tanrı'nın Oğlunu tanımada birliğe, yetkinliğe ve Mesih'in doluluğundaki olgunluk düzeyine erişeceğiz.
İbraniler 6:1-2 Bunun için, ölü işlerden tövbe etmenin ve Tanrı'ya inanmanın temelini, vaftizler, elle kutsama, ölülerin dirilişi ve sonsuz yargıyla ilgili öğretinin temelini yeni baştan atmadan Mesih'le ilgili temel öğretileri aşarak yetkinliğe doğru ilerleyelim.

1:5 Sizden birinin bilgelikte eksiği varsa, herkese cömertçe, azarlamadan veren Tanrı'dan istesin; Tanrı ona verecektir.

(Hİ 117)kendisini sözünde açıklayan tek gerçek Tanrı’ya ihtiyacımızı ve sefaletimizi bilerek, Rabbimiz İsa Mesih’ten dolayı bizlerin duasını dinlediğinden emin olarak içtenlikle dua etmeliyiz ve O’nun görkemli varlığının önünde kendimizi alçaltarak bilgelik istemeliyiz.
I.Krallar 3: 9 Bu yüzden bana öyle sezgi dolu bir yürek ver ki, iyi ile kötüyü ayırt edip halkını yönetebileyim. Başka türlü senin bu büyük halkını kim yönetebilir!" 10 Süleyman'ın bu isteği Rab'bi hoşnut etti. 11-12 Tanrı ona şöyle dedi: "Mademki kendin için uzun ömür, zenginlik ve düşmanlarının ölümünü istemedin, bunların yerine adil bir yönetim için bilgelik istedin; isteğini yerine getireceğim. Sana öyle bir bilgelik ve sezgi dolu bir yürek vereceğim ki, benzeri ne senden öncekilerde görülmüştür, ne de senden sonrakilerde görülecektir.

bilgelik:
“Bilgili olmak, iç görüş, sağduyu, akıllılık, temkinli-tedbirli olmak, öğrenebilir olmak, öğrenmeye çalışmak ve araştırıcı olmak, yetkilerini ve yeterliliğini iyi bilmek ve bunları geliştirmeye çalışmak, rehberlik edebilmek, rehberlik almaya hazır olmak, beceri kazanmaya çalışmak, planlayıcı olmak, cesaretli olmak” şeklinde bilgeliği yorumlayabiliriz. Bütün bu özellikler Tanrı’nın doğruluğuna dikkat eder ve başka insanlarla yaşamımızı etkiler. Böylece bilgelik, ilişkide bulunulan kimseleri de etkiler. Böyle bir bilgelik ise Tanrı’dan istenir, çünkü bilgeliğin kaynağı O’dur.

1:6 Yalnız hiç kuşku duymadan, imanla istesin. Çünkü kuşku duyan kişi rüzgârın sürükleyip savurduğu deniz dalgasına benzer.
1:7-8 Tüm yaşamında böyle değişken, kararsız olan adam Rab'den bir şey alacağını ummasın.

1:6-8 / (WUİ 185) Tanrı’nın görkemini, kendi değersizliğimizi, ihtiyaçlarımızı, günahlarımızı kavrayarak dua etmeli, tövbekar, minnettar ve inançlı yüreklerle yaklaşmalı, anlayış, iman, içtenlik, hararet, sevgi ve dayanma gücüyle Tanrı’ya gelmeli, O’nu bekleyerek isteğine alçakgönüllülükle boyun eğmeliyiz (WİA XXI/3, Hİ 117).

1:9-10 Düşkün olan kardeş kendi yüksekliğiyle, zengin olan ise kendi düşkünlüğüyle övünsün. Çünkü zengin adam bir kır çiçeği gibi solup gidecek.

Ayet burada bu dünyada kolayca ve sıklıkla karşılaşabileceğimiz, bir ayartı haline dönüşebilecek konuya dikkatimizi çekmektedir. Öyleyse gurura ya da kıskançlığa dönüşebilecek bir konuda bilgelik şunu öğretir: Dünyasal olarak fakir bir insan ruhsal açıdan diğerlerinden daha zengin olursa, bu, her şeye tercih edilebilecek bir şeydir, gerçek ve göksel hazinenin sahibi olmanın sevincinde dünyada dayanabiliriz:
I.Korintliler 7:29-31 Kardeşler, şunu demek istiyorum, zaman daralmıştır. Bundan böyle, karısı olanlar karıları yokmuş gibi, yas tutanlar yas tutmuyormuş gibi, sevinenler sevinmiyormuş gibi, mal alanlar malları yokmuş gibi, dünyadan yararlananlar alabildiğine yararlanmıyormuş gibi olsunlar. Çünkü dünyanın şimdiki hali geçicidir.
I.Petrus 1:24-25 Nitekim,«İnsan soyu bir ota benzer.Tüm yüceliği de kır çiçeği gibidir. Ot kurur, çiçeği düşer. Ama Rab'bin sözü sonsuza dek kalıcıdır.»İşte size müjdelenmiş olan söz budur.

1:11 Güneş yakıcı sıcağıyla doğar ve otu kurutur. Otun çiçeği düşer, görünüşünün güzelliği yok olur.[3] Zengin adam da aynı şekilde kendi uğraşları içinde solacaktır.
1:12 Ne mutlu denemeye dayanan kişiye! Denemeden başarıyla çıktığı zaman, Rab'bin kendisini sevenlere vaat ettiği yaşam tacını alacaktır.

Ne Mutlu:
Bu kahinsel bereketleme bizlere Mesih’in bereketlemelerini hatırlatmaktadır (Matta 5:3-11).

yaşam tacı:
I.Korintliler 9:25 Yarışa katılanların hepsi kendilerini her yönden denetlerler. Böyleleri bunu çürüyecek bir defne tacı kazanmak için yaparlar, biz ise hiç çürümeyecek bir taç için yaparız.[4]

1:13 Ayartılan kişi, «Tanrı beni ayartıyor» demesin. Çünkü Tanrı kötülüklerle ayartılmadığı gibi, kendisi de kimseyi ayartmaz.

1:13 / (BİA 13)Tanrı her şeyi kutsal arzusuna göre yönlendirir ve yönetir. Ancak Tanrı, günahın yazarı değildir ve işlenen günahlar yüzünden suçlanamaz (WİA III/1).

1:13 ayeti bizi Tanrı’nın kutsallığı hakkında düşünmeye yönlendiriyor:[5]
Çıkış 15: 11 "Var mı senin gibisi ilahlar arasında, ya RAB?
Senin gibi kutsallıkta görkemli, heybetiyle övgüye değer,
Harikalar yaratan var mı?

1:14 Herkes, kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.

1:14-15 / I.Petrus 2:11 Sevgili kardeşler, size yalvarırım, cana karşı savaşan bedensel tutkulardan kaçının.[6] Çünkü bu dünyada yabancılar ve konuklarsınız.

1:13-14 / (WİA V/4)Tanrı’nın sonsuz gücü, araştırılamayan bilgeliği ve sınırsız iyiliği, O’nun sağlayışında öylesine sergilenmiştir ki, düşüş ve bundan sonraki tüm diğer insanların ve meleklerin günahların izin verme yoluyla değil, fakat bunları kendi kutsal amaçları doğrultusunda çok yönlü bir şekilde kullanır. Tanrı günahı onaylamaz, günah yaratıklar tarafından işlenmektedir.

1:14 / Kötü Aruzlar:
Sayılar 11:4, Süleymanın Meselleri 21:10; 30:15, Habakuk 2:5, Markos 4:19, I.Korintliler 10:6, Efesliler 2:3 [Yakup 4:2], I.Yuhanna 2:16

1:15 Sonra arzu gebe kalınca günah doğurur. Günah olgunlaşınca da ölüm getirir.

(1:14-15 / WUİ 25) Adem’in ilk günahı yüzünden doğrululuğunu yitirmesi, doğasının bozulması, iyilik yapamaz duruma gelmesi ve kötülüğün her türüne eğilimli hale gelmesin bütün insan soyunun günahlı konumu gelmesine sebep olmuştur. Tüm suçlar bu Özgün Günahtan kaynaklanır (WİA IX/1, WUİ 151, 195).

1:14-15 ayetlerine baktığımızda günah hakkında düşünmemiz gereken noktalar olduğunu görürüz:
Günahın Kaynağı: Tekvin 3:6, Mezmur 51:5, Matta 15:19 (4:1 ayeti de bu konuya değinmektedir).
Günahın Meyvesi: Tesniye 32:32, İşaya 5:2, Hoşeya 10:1, 13, Matta 7:17, Galatyalılar 5:19-21.
Günahın Cezası: Tekvin 2:17, 3:19 [Tesniye 32:51], I.Tarihler 10:13, Süleymanın Meselleri 11:19, Hezekiel 18:4, Romalılar 5:12, Romalılar 6:23
Ruhsal Ölüm: Tekvin 2:17, Hezekiel 18:4, Romalılar 8:6, Yakup 5:20, Vahiy 21:8

1:16 Sevgili kardeşlerim, aldanmayın!

1:16 / Matta 24:4, I.Korintliler 6:9; 15:33, Galatyalılar 6:7, Efesliler 5:6, II.Selanikliler 2:3,
I.Yuhanna 3:7

1:17 Her nimet, her mükemmel armağan yukarıdan, kendisinde değişkenlik ya da döneklik gölgesi olmayan Işıklar Babası'ndan gelir.

1:17 / (WİA II/1) diri ve gerçek olan, varlıkta ve yetkinlikte sınırsız ve tümüyle pak olan Ruh, gözle görülemeyen; bedeni ya da farklı kısımları olmayan, doğasında tutkularına göre farklılık göstermeyen; sınırsız, değişmeyen, ebedi, kavranılamayan, her şeye gücü yeten; en bilge, en kutsal, en özgür, en mutlak olan; her şeyi en doğru ve değişmez olan isteğine göre kendi yüceliği için yönlendiren; en sevecen, en lütufkar, en merhametli, en sabırlı olan, iyilikte ve gerçekte bol olan, günahları, suçları ve kötülükleri bağışlayan; kendisini itinayla arayanları ödüllendiren; hükümlerinde en adil ve en korkunç olan, her türlü günahtan nefret eden ve suçluyu asla haklı çıkarmayan yalnızca tek bir Tanrı vardır (WİA III/1; V/4, WUİ 7, WKİ 4, BİA 1, Hİ 118, 125).

1:17 ayeti Tanrı’nın değişmezliğini çok güzel özetliyor (Sayılar 23:19, Malaki 3:6): Tanrı ışıktır, Tanrı aydınlatır, O’nda gölge olmadığı için Tanrı sadece iyi armağanlar verir. O halde bu ayet Hristiyanlara bir güvence veriyor: Tanrı, sonsuz değişmezliğinde bizlerin hayatları günahla düşürüp, esas hedefimizden ayrı bırakmayacaktır. Çünkü bizler Tanrı’nın değişmezliğinde yarattıklarının “ilk meyvesi” olmak üzere belirlendik. 1:18 ayetindeki bu ifade bizlerin yeniden doğuşuna işaret eder.

Öyleyse bedeli İsa Mesih tarafından ödenen yeniden doğuşu almış olanların topluluğu, yeni insanlık soyu Tanrı’nın yaratılışının en üst noktasıdır. Tek tek her bir kişi imana geldiğinde bedeli ödenmiş yeni yaratılışın başlangıcına geliyor.
Koloseliler 1:15 Görünmez Tanrı'nın görüntüsü, bütün yaratılışın ilk doğanı O'dur.
Koloseliler 1:20 O'nun çarmıhta akıtılan kanı aracılığıyla esenliği sağlamış olarak yerde ve gökte olan her şeyi O'nun aracılığıyla kendisiyle barıştırmaya razı oldu.

Her mükemmel armağan:
Sebt (Şabat) armağanı ve Sonsuz bir isim: İşaya 56:4-5
Ruhsal Anlayış: Yeremya 24:7
Yeni Bir Yürek: Hezekiel 11:19
Ruhsal Dinlenme: Matta 11:28
Kutsal Ruh: Luka 11:13
Sonsuz Yaşam: Yuhanna 10:28
Ruhsal Taç: Vahiy 2:10

Bu mükemmel armağanların güvencesi ise ‘Tanrı’nın Değişmeliği’dir: Mezmur 102:27, Malaki 3:6, İbraniler 1:12; 13:8,

1:18 O, yarattıklarının bir anlamda ilk meyveleri olmamız için bizi, kendi isteği uyarınca, gerçeğin bildirisiyle yaşama kavuşturdu.[7]

ilk meyve:
[Çıkış 22.29, Levililer 2.12, Tesniye 18.4; 26.2 Nehemya 10.35] “İlk Ürün” ifadesi sadece hasadın ilk kısmını değil fakat aynı zamanda “hasatın en iyi kısmını” ifade etmektedir (Çıkış 23:19; 34:26, Levililer 23:9-19, Hezekiel 44:30):
Çıkış 23:19 "Toprağınızın seçme ilk ürünlerini Tanrınız RAB'bin Tapınağı'na getireceksiniz...

gerçeğin bildirisiyle yaşama kavuşturdu:
Yuhanna 1:13 Onlar ne kandan, ne bedenin isteğinden, ne de insanın isteğinden doğdular; tersine, Tanrı'dan doğdular.
Koloseliler 1:20 O'nun çarmıhta akıtılan kanı aracılığıyla esenliği sağlamış olarak yerde ve gökte olan her şeyi O'nun aracılığıyla kendisiyle barıştırmaya razı oldu.

Bedeli İsa Mesih tarafından ödenen bizler
Tanrı’nın İsa Mesih’teki YENİ YARATILIŞININ ilk meyveleriyiz.

1:19 Sevgili kardeşlerim, şunu aklınızda tutun: herkes dinlemekte çabuk, konuşmakta yavaş, öfkelenmekte de yavaş olsun.

1:19-27 [4:11] ayetleri “duymak ve yapmak” konusuna değiniyor. “Duymak ve Yapmak” yeniden doğuş ile ilgilidir (I.Petrus 3:4). Yeni bir Ruh (Hezekiel 36:26) ile Tanrı’dan doğmak (Yuhanna 1:13; 3:3) gerekir. Mesih’te olan yeni yaratılışımız (II.Korintliler 5:17) Tanrı Sözünü Yapmaya Güç ve İstek Verdiği Gibi kurtuluşumuzu da Mesih’te verir (Titus 3:4-6).

Böylece dünyaya, benlik ve şeytanın baskısı altında yaşayan Hristiyanların dünyaya vereceği tanıklık açısından ve galip bir yaşam sürmek açısından ilahi bilgeliği kazanmış olmanın önemi ortaya çıkıyor [çünkü 1:20-21...].

1:20 Çünkü insanın öfkesi, Tanrı'nın istediği doğruluğu sağlamaz.
1:21 Bunun için her türlü pisliği ve her tarafa yayılmış olan kötülüğü üstünüzden sıyırıp atarak, içinize ekilmiş ve canlarınızı kurtaracak güçte olan sözü alçakgönüllülükle kabul edin.

(1:21 WUİ 108) ikinci emirdeki sorumluluklarımız Tanrı’nın kendi sözünde düzenlediğine uygun olarak dinsel tapınışı yerine getirmeyi gerektirir: Mesih’in isminde dua ve şükran sunmak; sözü okumak, vaaz etmek ve dinlemek; sakramentleri uygulamak ve almak; kilise yönetimi ve disiplini; ve bunun hizmeti ve korunması; dinsel oruç; tüm sahte tapınışı reddetmek.

içinize ekilmiş
Tanrı, kendi Sözünün sürekli aklımızda (Tesniye 6:6) yüreklerimizde olmasını arzulamıştır (Hezekiel 36:26-27).

1:22 Tanrı sözünü yalnız duymakla kalarak kendinizi aldatmayın, bu sözün uygulayıcıları da olun.

(1:21-22 / WUİ 160) Tanrı’nın sözünü işitenler dikkatle dinlemeli, hazırlanmalı ve dua etmelidir. İşittiklerini Kutsal Yazılarda sınamalı, gerçeği iman, sevgi, uysallık ve zihin açıklığıyla Tanrı’nın sözünü işitir gibi almalıdır. Bunun üzerinde derin düşünmeli, öğüt almalı, yüreklerinde saklamalı ve meyvesini hayatlarında sergilemelidir (WUİ 108).

1:23 Bir kimse sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmazsa, aynada kendi doğal yüzüne bakan adama benzer.

aynada kendi doğal yüzüne bakan adam:
Kutsal yazılar canlarımız için ayna gibidir. ayetin günah işlemeye karşı uyarısı Kutsal yazılara bakma veya onları unutmaya meyilli kötü yönümüzü açığa çıkarıyor.

sözün dinleyicisi olup da..:
SÖZÜ duymak bizleri uygulamaya yönlendirmelidir.

1:24 Adam kendini görür, sonra gider ve nasıl bir kişi olduğunu hemen unutur.
1:25 Oysa mükemmel yasaya, özgürlük yasasına yakından bakan ve ona bağlı kalan, unutkan dinleyici değil de etkin uygulayıcı olan adam, yaptıklarıyla mutlu olacaktır.

(1:23-25 WİA XIX/6) gerçek imanlılar işler antlaşmasındaki yasa altında olmasalar da Kutsal Yasa’da Tanrı’nın isteğini ve onların sorumluluklarını öğrenirler, Yasa aracılığıyla kirliliklerini görürler; günahlılıklarının bilincine ulaşırlar, bu nedenle alçalır ve günahtan nefret ederler, Mesih’e ve O’nun itaatinin mükemmelliğine ne kadar çok ihtiyaçları olduğunu açık bir şekilde görürler. Yasa’nın günaha karşı olan yargısında, günahın sonucu olarak bu hayatta kendilerini ne gibi güçlükler bekleyebileceğini görürler. Yasa içindeki vaatler de, Tanrı’nın itaate ne kadar değer verdiğini ve bunlara uyanların nasıl bereketlendiğinin bilincinde yaşarlar.

özgürlük yasası:
Tanrı bizi Mesih’te insan geleneklerinin ağırlığından, rehberi olmadan yaşamanın boşluğundan ve faydasızlığından özgür kılmıştır.
Yuhanna 8:36 Bunun için, Oğul sizi özgür kılarsa, gerçekten özgür olursunuz.
Romalılar 8:2 Çünkü yaşam veren Ruh'un yasası, Mesih İsa sayesinde beni günahın ve ölümün yasasından özgür kıldı.
Galatyalılar 5:13 Kardeşler, siz özgür olmaya çağrıldınız. Ancak özgürlüğünüz doğal benliğe fırsat olmasın. Birbirinize sevgiyle hizmet edin.

(1:25 / WİA XIX/2) günaha düşüşten sonra Kutsal Yasa yetkin bir doğruluk yasası olarak Tanrı tarafından on emir şeklinde verildi:
(1:25 / WUİ 160) Tanrı’nın sözünü işitenler dikkatle dinlemeli, hazırlanmalı ve dua etmelidir. İşittiklerini Kutsal Yazılarda sınamalı, gerçeği iman, sevgi, uysallık ve zihin açıklığıyla Tanrı’nın sözünü işitir gibi almalıdır. Bunun üzerinde derin düşünmeli, öğüt almalı, yüreklerinde saklamalı ve meyvesini hayatlarında sergilemelidir.
(1:25 / WKİ 90) Söz'ün kurtuluş için etkin olması için, ona gayret, hazırlık ve duayla yaklaşmamız; onu iman ve sevgiyle kabul etmemiz, yüreklerimizde saklamamız ve yaşamlarımızda uygulamamız gerekir.

1:26 Kendini dindar sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.

Gerçek dindarlık ile dilini dizginlemek arasında bir bağlantı vardır. 1:26 ayetinin ifadesi Tanrı katında “ikiyüzlü” olan kimselere açık bir cevap niteliğindedir: Matta 6:2, 16; 12:1-2; 23:1-4, 13-14, 23, 27

1:27 Baba Tanrı'nın gözünde temiz ve kusursuz olan dindarlık kişinin, öksüzlerle dulları sıkıntılı durumlarında ziyaret etmesi ve kendini dünyanın lekelemesinden korumasıdır.

Tanrı İsrail’e böyle kimseleri gözetmek konusunda sorumluluk vermiştir (Tesniye 14:29, Hezekiel 22:7).

ÇALIŞMA SORUSU:
İnanç Açıklamaları ve İlmihallere bağlı olarak Yakup Mektubu 1. bölümü anlatınız.






































I/2-) Yakup 2
2:1 Kardeşlerim, yüce Rabbimiz İsa Mesih'e iman edenler olarak insanlar arasında ayrım yapmayın.

ayrım yapmayın:
Ayrım yapmak ikiyüzlülük anlamına gelmektedir (Luka 12:1, I.Timoteyus 4:1-3):
Matta 23:28 Dıştan insanlara doğru kişilermiş gibi görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz.
Titus 1:15 Yüreği temiz olanlar için her şey temizdir, ama yüreği kirli olanlar ve imansızlar için hiçbir şey temiz değildir. Çünkü onların hem zihinleri, hem de vicdanları kirlenmiştir. 16 Tanrı'yı tanıdıklarını ileri sürer, ama eylemleriyle O'nu inkâr ederler. Söz dinlemeyen, hiçbir iyi işe yaramayan iğrenç kişilerdir.

Dışsal değerlere göre karar verenler veya ayrım yapanlar Tanrı’nın hoşnutluğu olan noktanın tam tersine hareket etmiş olurlar.
Romalılar 2:11 Çünkü Tanrı insanlar arasında ayrım yapmaz.
Efesliler 6:9 Ey efendiler, siz de kölelerinize aynı şekilde davranın. Artık onları tehdit etmeyin. Onların ve sizin Efendinizin göklerde olduğunu ve insanlar arasında ayrım yapmadığını biliyorsunuz.
Koloseliler 3:25 Haksızlık eden, ettiği haksızlığın karşılığını alacak. Hiçbir ayrım yapılmayacaktır.

2:2-4 Toplandığınız yere altın yüzüklü, şık giyimli bir adamla kirli giysiler içinde yoksul bir adam geldiğinde, şık giyimli adama ilgiyle, «Sen buraya, iyi yere otur», yoksula da «Sen orada dur», ya da «Ayaklarımın dibine otur» derseniz, aranızda ayrım yapmış, kötü niyetli yargıçlar olmuş olmuyor musunuz?

“Zengin ve Yoksul” farklılığı bu dünyada karşılaştığımız önemli bir zıtlıktır (1:9-11; 2:1-13). Tanrı Sözü ve buna bağlı olarak Tanrı’dan istediğimiz bilgelik bizlere bu konuda Kelami olan yaklaşımı kazandıracaktır.[8]

ayrım yapmak: Kelam bize iyi ve kötü olan, dünyasal ve Tanrısal olan arasında doğru ayrım yapmayı öğretir.
insanların eşitliği: Kutsal Kitap insanların eşitliği konusuna önem verir (Galatyalılar 3:28):
Süleymanın Meselleri 22:2 Zenginle yoksulun ortak yönü şu:
Her ikisini de RAB yarattı.
Elçilerin İşleri 10:28 Onlara şöyle dedi: «Bir Yahudi'nin başka ulustan biriyle ilişki kurmasının, onu ziyaret etmesinin töremize aykırı olduğunu bilirsiniz. Oysa Tanrı bana, hiç kimseye murdar ya da kirli dememem gerektiğini göstermiştir.
Romalılar 10:12 Çünkü Yahudi ve Grek ayrımı yoktur, aynı Rab hepsinin Rabbidir. Kendisine yakaranların hepsine karşı eli açıktır.

2:5 Dinleyin, sevgili kardeşlerim: Tanrı, bu dünyada yoksul olanları imanda zenginleşmek ve kendisini sevenlere vaat ettiği egemenliğin mirasçıları olmak üzere seçmedi mi?

dünyada yoksul olanların imanda zenginleştirilmek üzere seçilmesi
Tanrı’nın krallığındaki miras dünyasal değerler ve insanların iyiliğine göre değil, Tanrı’nın her şey üzerindeki mutlak hakimiyeti üzerinde temel bulur. Tanrı bu dünyanın standartlarına göre zayıf, düşük, fakir olanlara kendi sözünde açıkladığı üzere özel ilgi gösterir. Tanrı, insanları kendi krallığına farklı yerlerden, farklı durumlardan çağırır ve bunu kendi gücünü, kendi görkemini sergilemek için yapar. Böylece gerçek din, zayıflık gibi durumları yaşayan dullar ve kimsesizlere özel ilgi gösterir, zenginlere değil (1:27).
Luka 6:20 İsa, gözlerini öğrencilerine çevirerek şöyle dedi: «Ey yoksul olanlar, ne mutlu size, Tanrı'nın Egemenliği sizindir!
I.Korintliler 1: 27 Ama Tanrı, bilgeleri utandırmak için dünyanın saçma saydıklarını, güçlüleri utandırmak için de dünyanın zayıf saydıklarını seçti. 28 Tanrı, dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için, dünyanın önemsiz, soysuz ve değersiz gördüklerini seçti. 29 Öyle ki, Tanrı'nın önünde hiçbir insan övünmesin.

2:5 ayeti yoksullara göksel miras [vaat] içermektedir (Mezmur 24:6; 68:10; 69:33; 109:31; 104:12, İşaya 11:4):
[koruma] Mezmur 12: 5 "Şimdi kalkacağım" diyor RAB,
"Çünkü mazlumlar eziliyor,
Yoksullar inliyor,
Özledikleri kurtuluşu vereceğim onlara."
[sağlayış] İşaya 25:4 Çünkü onların öfkesi
Duvara çarpan sağanak gibi yükselince,
Sen yoksulun, sıkıntı içindeki düşkünün kalesi,
Sağanağa karşı sığınak,
Sıcağa karşı gölgelik oldun.
[dualara cevap] İşaya 41: 17 Düşkünlerle yoksullar su arıyor, ama yok.
Dilleri kurumuş susuzluktan.
Ben RAB, onlara yanıt vereceğim,
Ben, İsrail'in Tanrısı, onları bırakmayacağım.

Böylece 2:5 ayeti ruhsal zenginlik konusuna değinir (İbraniler 11:26):
Süleymanın Meselleri 8: 18 Servet ve onur,
Kalıcı değerler ve bolluk bendedir.
Süleymanın Meselleri 10: 22 RAB'bin bereketidir kişiyi zengin eden,
RAB buna dert katmaz.
Süleymanın Meselleri 13: 7 Kimi hiçbir şeyi yokken kendini zengin gösterir,
Kimi serveti çokken kendini yoksul gösterir.
Efesliler 1:18-20 O'nun çağrısından doğan ümidi, kutsallara verdiği mirasın yüce zenginliğini ve iman eden bizler için etkin olan kudretinin aşkın büyüklüğünü anlamanız için, yüreklerinizin gözleri aydınlansın diye dua ediyorum. Bu kudret, Tanrı'nın, Mesih'i ölümden diriltirken ve göksel yerlerde kendi sağında oturturken O'nda sergilediği üstün güçle aynı etkinliktedir.
Efesliler 3:8-9 Tüm kutsalların en değersiziydim. Yine de Mesih'in akıl ermez zenginliğini uluslara müjdeleme ve her şeyi yaratan Tanrı'da öncesizlikten beri gizli tutulan sırrın nasıl düzenlendiğini tüm insanlara açıklama ayrıcalığı bana verildi.

2:6 Ama siz yoksulun onurunu kırdınız. Sizi sömüren zenginler değil mi? Sizi mahkemelere sürükleyen onlar değil mi?

Bu ifade, okuyuculara imanlarının azlığını göstermektedir. Dünyasal değerlere bağlanan kimseler, hem inananlara hem de Mesih’e karşı kötü davranan zengin kimselerin varlığına rağmen zengin ve yoksul arasında ayrımcılık yapıyor.

2:7 Ait olduğunuz Kişi'nin yüce adına küfreden onlar değil mi?

yüce ad
İşaya 9: 6 Çünkü bize bir çocuk doğacak,
Bize bir oğul verilecek.
Yönetim onun omuzlarında olacak.
Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı,
Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak.
Luka 1:31 Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracaksın, adını İsa koyacaksın.
Filipililer 2:9 Bunun için de Tanrı O'nu pek çok yükseltti ve O'na her adın üstünde olan adı bağışladı. 2:10-11 Öyle ki, İsa'nın adı anıldığında göktekiler, yerdekiler ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrı'nın yüceltilmesi için İsa Mesih'in Rab olduğunu açıkça söylesin.
Vahiy 19:12 Gözleri alev alev yanan ateşe benzer. Başında çok sayıda taç vardır ve üzerinde kendisinden başka kimsenin bilmediği bir ad yazılmıştır.
Vahiy 19:16 Kaftanı ve kalçası üzerinde şu ad yazılıydı: `KRALLARIN KRALI VE RABLERİN RABBİ'

2:8 «Komşunu kendin gibi sev» diyen Kutsal Yazı'ya uyarak Kralımız Tanrı'nın Yasasını gerçekten yerine getiriyorsanız, iyi ediyorsunuz.
(2:8 / WİA XIX/2) on emir şeklinde iki levhaya yazılı olarak verildi: İlk dört emir Tanrı’ya karşı, kalan altı emir ise insana karşı olan sorumluluklarımızı içeriyordu.
(WİA XIX/5) ahlaksal yasa aklanmış olan insanlarla birlikte diğerlerini de sonsuza dek bu yasaya itaate bağlar; Mesih İsa bu yükümlülüğü Müjde’de geçersiz kılmaz, tersine tamamlar.

2:9 Ama insanlar arasında ayrım yaparsanız, günah işlemiş olursunuz; Yasa tarafından, Yasa'yı çiğneyenler olarak suçlu bulunursunuz.
2:10 Çünkü Yasa'nın her dediğini yerine getiren, ama tek bir noktada ondan sapan kişi bütün Yasa'ya karşı suçlu olur.
2:11 Nitekim «Zina etme» demiş olan, aynı zamanda «Adam öldürme» demiştir. Eğer sen zina etmez, ama adam öldürürsen, Yasa'yı çiğnemiş olursun.

Bu ayette Eski Ahit’in öğretişinin bir kenara bırakılamayacağını görmekteyiz. Yakup, Eski Ahitten verdiği örneklerle Tanrı’nın Kutsal Yasada verdiği hiçbir şeyin önemsiz olmadığını gösteriyor. Çünkü Kutsal Yasa bizlere Tanrı’nın karakterini gösteriyor. O halde Yasa’dan birini ihlal etmek Tanrı’ya karşı bir suç olduğu gibi, yasanın bütün kurallarını tutup biri çiğnemek Yasanın ruhuna da aykırıdır. 2:8-9 ayetine yeniden bakarak bu 2:10-11 ayetinin ne söylediğini düşündüğümüzde açığa çıkan şey şudur: Yasanın bütün kurallarını yerine getirip, sadece insanlar arasında ayrım yapmış olmak Tanrı’nın gözünde önemsiz bir konu değildir. Çünkü «Komşunu kendin gibi sev» diyen emre karşılık, [fakir] komşumuzu sevmekten kaçınmak ve zenginlerin tarafını tutmak Kutsal Yasa’yı hafife almak olur.

2:12 Özgürlük Yasası'yla yargılanacak olanlar gibi konuşun ve davranın.

(2:10-12 WİA XIX/2) Mesih’teki özgürlük On Emri çiğnemeye müsaade etmez.
(2:10-11 WİA XIX/5-6) Hristiyanlar işler antlaşmasında olduğu gibi yasa altında olmasalar da, yasa aracılığıyla aklanıp ya da mahkum edilmeseler de; Yasa’dan Tanrı’nın isteğini ve kendilerinin sorumluluklarını öğrenirler, günahın bilincine ulaşırlar, ve günahtan nefret ederler, Mesih’e ve O’nun itaatinin mükemmelliğine ne denli gereksinimleri olduğunu daha açık bir şekilde görürler.

2:13 Çünkü yargı, merhamet göstermemiş olana karşı merhametsizdir. Merhamet, yargıya galip gelir.

Merhamet yargıya galip gelir:
(Merhamet zaferlidir) Tanrı kimseye merhamet göstermek zorunda olmamasına karşın, Tanrı kendi yüce merhametini büyük bir bolluk ile vermeyi seçiyor. Tanrı dilediği kimseye ayrıcalık tanıyabilir (Romalılar 9:18), ancak bizlerin böyle bir seçim hakkı yoktur. Herkese merhametli bir şekilde adaletli davranmalıyız. Böylece yargı, merhamet göstermemiş olana karşı merhametsizdir diyerek bizi uyarıyor.
Zekeriya 7:9 “Her Şeye Egemen RAB diyor ki: ‘Gerçek adaletle yargılayın; birbirinize sevgi ve sevecenlik gösterin. 10 Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.’

2:14 Kardeşlerim, eğer bir kimse iyi eylemleri yokken imanı olduğunu söylerse, bu neye yarar? Öyle bir iman o kimseyi kurtarabilir mi?

İyi işler üretmeyen iman kurtaran inan değildir. 4:17 ayeti Tanrı’nın hoşnut olduğu iyi işi yapmayanın aynı şekilde günah işlediğini söyler.

2:15-16 Bir erkek ya da kız kardeş çıplak ve günlük yiyecekten yoksunken, sizden biri ona, «Esenlikle git, ısınmanı ve doymanı dilerim» derse, ama bedenin gereksindiklerini vermezse, bu neye yarar?

Yakup iyi işler üretmeyen imanı göstermeye çalışırken bunu yoksullara merhamet odaklı bir şekilde yapıyor (2:1-13). Diğer yandan bu ayetlerde kalpsizlik, bencillik,[9] acımazsızlık[10] cimrilik[11] yargılanmaktadır:
Luka 10:30 İsa şöyle cevap verdi: «Adamın biri Kudüs'ten Eriha'ya inerken haydutların eline düşmüş. Onu soyup dövmüşler ve yarı ölü halde bırakıp gitmişler. 31 Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyormuş. Adamı görünce yolun öbür tarafından geçip gitmiş. 32 Bir Levili de o yere varıp adamı görünce aynı şekilde geçip gitmiş.

2:17 Aynı şekilde, tek başına eylemsiz iman da ölüdür.
ölü iman
“Ölü iman” ifadesi içinde gerçek yaşamın asla var olmadığı bir şeyi ifade ediyor. Ölü İmana aklanma gelmez. “Sadece İman” (solo fide) dediğimiz zaman meyveleri ve itaati olmayan bir imanın yaşayan bir iman olmayacağını ifade etmiş oluyoruz:
Heidelberg İlmihali 21. Gerçek iman nedir? Tanrı’nın kendi Sözünde gerçek olarak açıkladıklarına yalnızca bilgi ya da bilinçsizce bir inanış değildir; Kutsal Kitap aracılığı ile Kutsal Ruh’un bende yarattığı (içimde var ettiği), başka bir katkı olmadan İsa Mesih aracılığı ile bizler için kazanılan, başkaları için değil fakat benim de işlediğim günahların bağışlandığı, Tanrı önünde sonsuza dek aklandığım ve kurtuluş için kabul edildiğimden, derin-köklü bir emin olmadır.

iman[12]
Romalılar 14:23 Ama bir yiyecekten kuşkulanan kişi o yiyeceği yerse yargılanır; çünkü imanla yemiyor. İmanla yapılmayan her şey günahtır.

iyi işler[13]
Matta 5:16 Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerde olan Babanızı yüceltsinler!

2:17-18 ayetlerine I.Petrus Mektubu ışığında bakınız:
I.Petrus 2:12 İnanmayanlar önünde olumlu bir yaşam sürün. Öyle ki, kötülük yapanlarmışsınız gibi size iftira etseler de, iyi işlerinizi görerek Tanrı'yı, kendilerine yaklaştığı gün yüceltsinler.

I.Petrus Mektubundaki bu ayet imanın iyi işler ile doğrulanmasına işaret etmektedir:
Luka 10:36 «Sence bu üç kişiden hangisi haydutlar arasına düşen adama komşu gibi davranmış?» 37 Yasa uzmanı, «Ona acıyıp yardım eden» dedi. İsa ona, «Git, sen de öyle yap» dedi. İsa, Marta ve Meryem'in evinde
Yuhanna 5:36 Ama benim, Yahya'nınkinden daha büyük bir tanıklığım var. Tamamlamam için Baba'nın bana verdiği işler, şu yaptığım işler, beni Baba'nın gönderdiğine tanıklık ediyor.

2:18 Ama biri şöyle diyecektir: «Senin imanın var, benim eylemlerim var.» Eylemlerin olmadan sen bana imanını göster, ben de imanımı sana eylemlerimle göstereyim.

Gerçek İmana dair insanların gözlerine tek görünür kanıt Tanrı’ya itaatimizden gelen ve şükranlarımızı ifade ettiğimiz iyi işlerimizdir.
2:18 / WİA XVI/2 iyi işler, Tanrı’nın buyruklarına itaat etmek amacıyla yapılırsa, gerçek ve yaşayan bir imanın meyvelerini ve kanıtlarını oluştururlar: İmanlılar bu işler aracılığıyla şükranlarını gösterir, güvencelerini güçlendirir, kardeşlerini bina eder, müjdenin gerçeğini çekici kılarlar, düşmanlarının ağzını kapatırlar ve Tanrı’nın önceden hazırladığı iyi işleri yapmak üzere Mesih İsa’da yaratılmış olan bu kişiler Tanrı’yı yüceltirler ve bu kutsallık meyvelerine sahip olarak en sonunda sonsuz yaşama kavuşurlar.
(2:18 / WUİ 32) Tanrı’nın lütfu antlaşmada, Tanrı’nın karşılıksız bir şekilde günahkarlara bir Aracı, bununla birlikte yaşam ve kurtuluş sağlamasıdır. imanın var olması için tüm seçilmişlere Kutsal Ruh’u vaat edilmiş ve verilmiştir; böylece onlar kutsal itaate yeterli kılınmıştır.

2:19 Sen, Tanrı'nın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun. Cinler bile buna inanıyor ve titriyorlar!

(2:19 / Hİ 21) 2:17 ayetine bakınız.[14]
Tanrı’ya “inanmak” ona kişisel güveni talep eder. Bu da yaşamımızı [iyi işler dahil] Tanrı’nın yüceliğine sunmayı getirir.

2:20 Ey akılsız adam, eylem olmadan imanın yararsız olduğuna kanıt mı istiyorsun?

“akılsız adam” sözü ahlaki açıdan söylenen bir yargı sözüdür.

2:21 Atamız İbrahim, oğlu İshak'ı sunağın üzerinde Tanrı'ya adama eylemiyle aklanmadı mı?

1:21-24 ayetleri imanın eylemlerle etkin kılınışında İbrahim’i en merkez örnek gösterir (Romalılar 4:1-25, Galatyalılar 3:6-9, Tekvin 15:6, Luka 7:35).

2:22 Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı, eylemleriyle tamamlandı.

(2:22 / WİA XI/2) Mesih’i ve O’nun doğruluğunu alıp, bunlara dayanma eylemi olan iman, aklanmanın gerçekleştiği tek yoldur: ancak iman aklanan kişide tek başına değildir, diğer kurtaran lütufları (aklanma, oğulluğa alınma, kutsallaşma gibi) beraberinde bulundurur.
(2:18 ayetine bakınız)

2:23 Böylelikle, «İbrahim, Tanrı'ya iman etti ve böylece aklanmış sayıldı» diyen Kutsal Yazı yerine gelmiş oldu. İbrahim'e de Tanrı'nın dostu denildi.

İbrahim, gerçek olan imanı aracılığı ile iyi işler ürettiğinde (Tekvin 22) Onun hayatında kutsal yazıların amacı yerine gelmiş oldu (Tekvin 15:6).

2:24 Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır.

Bir kimsenin gerçek imana sahip olduğu onun ne yaptığı ve yapmadığı ile gösteriliyor.

2:25 Aynı şekilde, ulakları konuk edip değişik bir yoldan geri gönderen fahişe Rahav da bu eylemiyle aklanmadı mı?
2:26 Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.

2:26 ayeti için 2:22 ayetine bakınız (WİA XI/2)

Gerek İbrahim, gerekse Rahav örnekleri hakkında düşündüğümüzde imanın karakteri nasıl etkileyip kişiyi değiştirdiği ortaya çıkıyor. Korkak Petrus’un (Matta 26:74) daha sonra Mesih’e olan imanını nasıl sergilediğine dikkat edin:
Elçilerin İşleri 5:15 Bütün bunların sonucu, yoldan geçen Petrus'un hiç değilse gölgesi bazılarının üzerine düşsün diye halk, hasta olanları caddelere çıkartıp şilteler ve döşekler üzerine yatırır oldu.[15]

ÇALIŞMA SORUSU:
İnanç Açıklamaları ve İlmihallere bağlı olarak Yakup Mektubu 2. bölümü anlatınız.





I/3-) Yakup 3

3:1 Kardeşlerim, biz öğreticilerin daha titiz bir yargılamadan geçeceğimizi biliyorsunuz; bu nedenle çoğunuz öğretici olmayın.
3:2 Çünkü hepimiz çok hata yaparız. Eğer bir kimse sözleriyle hiç hata yapmazsa, bütün bedenini de dizginleyebilen yetkin bir kişidir.

Kuşkusuz önderler de hata yapar. ancak dilini dizginlemesini bilmeyen birinin öğretmenlik veya önderlik yapması uygun görülmüyor [I.Petrus 3:10].

3:1 ayeti öğreticilerin daha titiz bir yargılamadan geçeceğini belirtiyor:
Hezekiel 33: 6 Ne var ki, bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı uyarmak için boru çalmazsa, kılıç da gelip halktan birini öldürürse, o kişi kendi günahı içinde öldürülmüştür; kanından bekçiyi sorumlu tutacağım.'[16]
İbraniler 13:17 Önderlerinizin sözünü dinleyin, onlara bağlı kalın. Çünkü onlar canlarınız için hesap verecek kişiler olarak sizi kollarlar. Onların sözünü dinleyin ki, görevlerini inleyerek değil bunun size yararı olmaz sevinçle yapsınlar.

[ÖZDENETİM] bütün bedenini de dizginleyebilen yetkin bir kişidir
Elçilerin İşleri 24:25 Pavlus doğruluk, özdenetim ve gelecek olan yargı gününden söz edince Feliks korkuya kapıldı. «Şimdilik gidebilirsin» dedi, «fırsat bulunca seni yine çağırtırım.»
Romalılar 6:12 Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.

Eğitimi, mevkisi, tecrübesi ve sorumluluğu ne olursa olsun insan mükemmel değildir (Filipililer 3:12, Vahiy 3:2):
Eyüp 9: 20 Suçsuz olsam ağzım beni suçlar,
Kusursuz olsam beni suçlu çıkarır.
Vaiz 7: 20 Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan,
Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.

(3:2 / WİA VI/5) bozulmuş olan insan doğası, yeniden doğan insanlarda bu yaşam boyunca varlığını sürdürür (WUİ 149).

bedenini dizginleyen yetkin kişi
3:2 ayetindeki bu ifade özdenetim konusunda bizleri uyarıyor (Elçilerin İşleri 24:25):
Süleymanın Meselleri 16: 32 Sabırlı kişi yiğitten üstündür,
Kendini denetleyen de kentler fethedenden üstündür.
Süleymanın Meselleri 25: 28 Kendini denetleyemeyen kişi
Yıkılmış sursuz kent gibidir.
Romalılar 6:12 Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.
II.Petrus 1:5-7 İşte bu nedenle her türlü gayreti göstererek imanınıza erdemi, erdeminize bilgiyi, bilginize özdenetimi, özdenetiminize dayanma gücünü, dayanma gücünüze Tanrı yoluna bağlılığı, bu bağlılığınıza kardeşseverliği, kardeşseverliğinize sevgiyi katın.

3:1-12 ayetlerinde dilimizi kontrol altında tutmak konusuna değiniliyor. Öyleyse, özellikle imanımızın sınandığı zamanlarda, karışıklık içinde olduğumuz zamanlarda bilgeliği nasıl kullanmamız gerektiği konusunda bu ayetlerden bir iç görüş ediniyoruz.
3:2-13 / WUİ 149. Tanrı’nın buyruklarını mükemmel bir şekilde yerine getirebilen kimse var mıdır? Hiç kimse, bu dünyada sahip olduğu herhangi bir lütufla Tanrı’nın buyruklarını mükemmel bir şekilde yerine getiremez, her gün düşüncelerinde, sözlerinde ve işlerinde bunlara karşı gelir.
3:2-13/ WKİ 82 Düşüşünden beri, doğal hiç bir insanın Tanrı'nın emirlerini kusursuz bir şekilde yerine getirmeye gücü yetmemekle birlikte, düşünceleri, sözleri ve davranışlarıyla her gün onlara karşı gelmektedir.

3:3 Bize boyun eğmeleri için atların ağızlarına gem vurursak, onların bütün bedenlerini de yönlendirebiliriz.
3:4 Bakın, gemiler de o kadar büyük olduğu ve güçlü rüzgârlar tarafından sürüklendiği halde, dümencinin gönlü nereye isterse, küçücük bir dümenle o yöne çevrilirler.
3:5 Bunun gibi, dil de bedenin küçük bir üyesidir, ama büyük işlerle övünür.Bakın, küçücük bir kıvılcım ne kadar büyük bir ormanı tutuşturabilir!
3:6 Dil de bir ateş, bedenimizin üyeleri arasında bir kötülük dünyasıdır. Bütün varlığımızı kirletir. Cehennemden alevlenmiş olarak yaşamımızın gidişini alevlendirir.

Atın ağzındaki gem ve geminin dümeni küçük olan şeyler oldukları halde büyük işler başarırlar. Eğer dil zapt edilemiyorsa kontrol altına alınamayan yangın gibidir. Kişinin kendisine ve çevresine zarar verir (dedikodu, yalan, iftira, yalan ant içmek, küfür, eksik ve hatalı düzeltmelerle bir metnin ya da söylevin değerini düşürmek).

Aynı şekilde dili dizginlemek konusuna 4:16 ayeti değinmektedir:
Mezmur 10: 3 Kötü insan içindeki isteklerle övünür,
Açgözlü insan RAB'be lanet okur, O'nu hor görür (52:1-4).
Süleymanın Meselleri 25: 14 Yağmursuz bulut ve yel nasılsa,
Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.
Süleymanın Meselleri 27: 1 Yarınla övünme,
Çünkü ne getireceğini bilemezsin.

3:5 ayetindeki “büyük işlerle övünür” ifadesinden “boş konuşma”[17] hakkında düşünebiliriz:
Eyüp 15: 2 "Bilge kişi boş sözlerle yanıt verir mi,
Karnını doğu yeliyle doldurur mu?
3 Boş sözlerle tartışır,
Yararsız söylevler verir mi?
Süleymanın Meselleri 10: 19 Çok konuşanın günahı eksik olmaz,
Sağduyulu kişiyse dilini tutar.
Vaiz 5: 3 Çok tasa kötü düş,
Çok söz akılsızlık doğurur.
Vaiz 10: 12 Bilgenin ağzından çıkan sözler benimsenir,
Oysa akılsız kendi ağzıyla yıkımına yol açar.
13 Sözünün başı aptallık,
Sonu zırdeliliktir.

3:6 ayeti dil için “ateş ve kötülük dünyası” ifadesini kullanırken 4:11 ayeti “Yasa’yı yermek, yargılamak” ifadelerini kullandığında dilin kötü ifadelerle başkasına zarar veren bir şekilde kullanılması konusunda bir uyarı yapmaktadır:[18]
Efesliler 4:31 Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve sövgü sizden uzak olsun.
Titus 3:1 İmanlılara, yöneticilerle yönetimlere bağlı olmaları, söz dinlemeleri ve iyi olan her şeyi yapmaya hazır olmaları gerektiğini hatırlat. 2 Kimseyi kötülemesinler. Kavgacı değil, uysal olsunlar. Tüm insanlara her zaman yumuşak davransınlar.
I.Petrus 2:1 Bu nedenle her kötülüğü, her hile ve ikiyüzlülüğü, kıskançlıkları ve bütün iftiraları üzerinizden sıyırıp atın.

bütün varlığımızı kirletir
İbraniler 12:15 Dikkat edin ki, kimse Tanrı'nın lütfundan yoksun kalmasın. İçinizde, sizi rahatsız edecek ve birçoklarını zehirleyecek acı bir kök filizlenmesin.
Markos 7:23 Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.»
İşaya 59: 3 Çünkü elleriniz kanla,
Parmaklarınız suçla kirlendi.
Dudaklarınız yalan söyledi,
Diliniz kötülük mırıldanıyor.

3:6 ayeti varlığımızı kirleten dilden sonra kirlenmiş varlığımızın sonunu Cehennemden alevlenmiş olarak yaşamımızın gidişini alevlendirir diyerek uyarı yapar:
Matta 5:22 Ama ben size diyorum ki, kardeşine karşı öfkelenen her kişi yargılanmayı hak edecek. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul'un yargısını hak edecek. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecek.
Matta 5:29 Eğer sağ gözün seni günaha sokarsa, onu çıkar, at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, tüm vücudunun cehenneme atılmasından iyidir.[19]

Varlığımızı kirleten dili sadece kötü kelimeler, yalan, dedikodu veya iftira gibi konuların konuşulması anlamında değil de Kutsal Kitap konusundaki yanlış öğreti vermek olarak da düşünmeliyiz:
Matta 23:15 «Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Tek bir kişiyi dininize döndürmek için denizleri ve kıtaları dolaşırsınız. Dininize döneni de kendinizden iki kat daha cehennemlik yaparsınız.

3:7 Her tür yabani hayvan, kuş, sürüngen ve deniz yaratığı insan soyu tarafından evcilleştirilmiş ve evcilleştirilmektedir.
3:8 Ama dili hiçbir insan evcilleştiremez. Dil, öldürücü zehirle dolu, dinmeyen bir kötülüktür.

evcilleştirilemeyen dil
Mezmur 55:21 Ağzından bal damlar,
Ama yüreğinde savaş var.
Sözleri yağdan yumuşak,
Ama yalın birer kılıçtır.
Mezmur 57:4 Aslanların arasındayım,
Alev kusan insanlar arasında yatarım,
Mızrak gibi, ok gibi dişleri,
Keskin kılıç gibi dilleri.

3:9 Dilimizle Rab'bi, Baba'yı överiz. Yine dilimizle Tanrı'nın benzeyişinde yaratılmış olan insanlara söveriz.

Dile getirilmesi gereken disiplini insan ilişkileri üzerine olması gereken Kelami prensipler üzerinde düşünmemiz gerekiyor. Tanrı’nın suretinde ve benzeyişinde yaratılmış bir kimseye yönelik sarf edilen sözler Tanrı’nın kendisine söylenmiş olur. Öyleyse bir taraftan dindar söylemler veren bir kişinin dilini kötüye kullanması ve düşünmeden sözler söylemesi kabul edilemez bir durumdur. Özellikle Yakup Mektubunun yazıldığı yerel kiliselerin zayıf ve yardıma muhtaç insanlara yönelik bazen ayrım yapma hatasına düşmüş olduklarını hatırlarsak (2:1-13) Tanrı’nın bütün zayıf ve korumasız kimseler için olan özel ilgi ve merhametini sözlerimizle de açığa koymamız gerektiğini görürüz. Böylece dilin yanlış kullanımına karşın doğru kullanımın Tanrı’yı övmek olduğu vurgulanır (I.Tarihler 29:11, İşaya 6:3):
Matta 15:31 Halk, dilsizlerin konuştuğunu, çolakların sağlam oluverdiğini, körlerin gördüğünü, kötürümlerin yürüdüğünü görünce şaştı ve İsrail'in Tanrısını yüceltti.
Elçilerin İşleri 4:21 Kurul üyeleri onları bir daha tehdit ettikten sonra serbest bıraktılar; onları cezalandırmak için hiçbir gerekçe bulamamışlardı. Çünkü bütün halk, olup bitenler için Tanrı'yı yüceltiyordu.

Baba’yı övmek ve Tanrı’nın benzeyişinde yaratılmış insana sövmek konusundaki zıtlığa dikkat etmemiz gerekir. Çünkü Baba herkesin yaratıcısıdır:[20]
Tesniye 32: 6 RAB'be böyle mi karşılık verilir,
Ey akılsız ve bilgelikten yoksun halk?
Sizi yaratan, size biçim veren,
Babanız, yaratıcınız O değil mi?
Malaki 2: 10 Hepimizin babası bir değil mi? Bizi yaratan aynı Tanrı değil mi? Öyleyse neden atalarımızın yaptığı antlaşmayı bozarak herkes kardeşine ihanet ediyor?
Romalılar 3:29 Yoksa Tanrı yalnız Yahudilerin Tanrısı mıdır? Diğer ulusların da Tanrısı değil mi? Elbette diğer ulusların da Tanrısıdır.

Böylece insan özel bir surette yaratılmış olarak hatırlanmalı ve onun sahibinin Tanrı olduğu unutulmamalıdır. Bu da insana sövmek konusundaki yanlışı daha güçlü bir şekilde vurgular (Mezmur 59:12-13; 109:17).

3:10 Övgü ve sövgü aynı ağızdan çıkar. Kardeşlerim, bu böyle olmamalı.
3:11 Bir pınar aynı gözden tatlı ve acı su akıtır mı?
3:12 Kardeşlerim, incir ağacı zeytin, ya da asma incir verebilir mi? Aynı şekilde, tuzlu su kaynağı tatlı su veremez.
3:13 Aranızda bilge ve anlayışlı olan kim? Olumlu yaşayışıyla, bilgelikten doğan alçakgönüllülükle iyi eylemlerini göstersin.

3:13-5:11 ayetleri bir bütünlük içinde Bilgelik ve Bilgeliğin Zor Zamanlarda (kavga, çekişme, ayrımcılık v.s.) Hayatımıza Etkisi üzerine bir yaklaşım verir. Çünkü Tanrı’dan gelen bilgelik bize yumuşaklık, alçakgönüllülük, barışçı olmayı (3:13, 17) kazandırır. Böylece bizler de bilgeliği yaşamın her alanında Tanrı’yı hoşnut edecek bir şekilde kullanırız.

Tanrı’dan gelen bilgelik (3:13-4:10),
Uygunsuz söz söylemek (4:11-12),
Övünerek haddini aşmak (4:13-17),
Zenginlerin uyarılması (5:1-6),
Sabrın önemi (5:7-11)
Bu konuları ‘bilgelik ve hayatımıza etksi’ çerçevesinde değerlendiririz.

bilge ve anlayışlı olan kim?
İmanın, eylemleriyle birlikte gösterilmesini isteyen ayetlerden sonra Yakup Mektubu bilgeliğin de Tanrısal bir yaşamla gösterilmesini istiyor.

alçakgönüllülükle iyi eylemlerini göstersin
Kendini beğenme ve aptallık elele yürüyen şeylerdir, aynı şekilde bilgelik de alçakgönüllülük ile birlikte yürür. Çünkü bilgelik açıkça yaşam kalitesini belirler ve alçakgönüllülüğü [ve diğer Mesihsel karakteri] içimizde büyütür.

3:14 Ama yüreğinizde kin, kıskançlık ve bencillik varsa övünmeyin, gerçeği inkâr etmeyin.

Kin, kıskançlık ve bencillik: kıskançlık ve bencillik, açgözlülüğü de yanında getirir. Bunlar da kişileri “ben-merkezli” yaparlar. Bu kişiler böylece sadece kendi arzularına hizmet ederler. Böyle bir kimse de “komşunu sev” diyen emri yaşayamaz. :Böylece 3:15 ayeti ışığında gökten gelen bilgelik ile “dünyanın bilgeliği” arasındaki fark güçlü bir şekilde ortaya çıkar.[21]

3:14, 16 / WUİ 148 onuncu buyruğun yasakladığı günahlar nelerdir? Onuncu buyruğun yasakladığı günahlar kendi mal varlığımızdan hoşnut olmamak, komşumuzun sahip olduğu şeylerden kederlenmek, ona ait olan varlığa karşı doğru olmayan duygular beslemektir (WKİ 81).
3:14, 16 / WKİ 81 onuncu emirde yasaklanan nedir? Onuncu emir, kendi durumumuz hakkında bütün hoşnutsuzluğu, komşumuza haseti ya da onların iyi halinden ötürü üzülmeyi ve ona ait olan herhangi bir şeye karşı uygun olmayan her hareket ve isteği yasaklar.

3:15 Böyle bir bilgelik, gökten inen değil, dünyadan, benlikten, cinlerden gelen bir bilgeliktir.
3:16 Çünkü nerede kıskançlık ve bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır.

3:16 ayeti için 3:14 ayetine bakınız.
3:14 ayetindeki “kin, kıskançlık, bencillik” ifadelerine 3:15-16 ayetlerinde de rastlıyoruz. Böylece bunlarla birlikte gökten inen bilgeliği kıyaslayabiliriz (3:17).

3:17 Ama gökten inen bilgelik her şeyden önce paktır, sonra barışçıl, yumuşak ve uysaldır. Merhamet ve iyi meyvelerle doludur. Kayırıcılığı ve ikiyüzlülüğü yoktur.

gökten inen bilgelik
Tanrı’nın armağanı olan bilgelik aynı zamanda Tanrı’nın kendisinin paklığını[22] yansıtır. Öyleyse bilgelik, Tanrı ile ilişki içinde olmanın bir ürünü olarak meydana çıkar. Çünkü Tanrı gerçek bilgeliktir ve bilgeliğin kaynağıdır.
Gökten inen bilgelik barışseverdir:[23] her tartışmada ya da sorunların ortasında uzlaşmayı arar.
Gökten inen bilgelik yumuşaktır:[24] sertlikle cevap vermez, başkalarının duygularına karşı düşünceli ve saygılı yaklaşır.
Gökten inen bilgelik uysaldır:[25] saygıyla dinler anlamaya çalışır.
Gökten inen bilgelik merhametlidir:[26] cimri değildir, başkalarının ihtiyaçlarına duyarlıdır ve merhameti kimseden esirgemez.
Gökten inen bilgelikte kayırıcılık ve iki yüzlülük yoktur:[27]içten ve tarafsızdır, adildir ve aldatıcılığı yoktur.
Gökten inen bilgelik ruhsal meyvelerle doludur:[28] hayatın her alanında ve her döneminde Rabbin güzelliğini yansıtır.
3:17 / WUİ 135 altıncı buyruğun gerekleri nelerdir? Altıncı buyruğun gerekleri kendimizin ve başkalarının canını almaya yönelik tüm düşüncelere ve amaçlara direnmek tüm tutkuları yatıştırmak, tüm fırsatlardan, ayartılardan ve uygulamalardan kaçınmaktır. Ömrü tüketen şeylere karşı çıkmak, şiddete karşı kendimizi savunmak, Tanrı’nın eline sabırla katlanmak, zihnimizin sakinliğine, ruhumuzun sevincine, yiyeceklerimize, içeceklerimize, sağlığımıza, uykumuza, işlerimize, dinlencemize özen göstermek, pak düşüncelere sevgiye, merhamete, uysallığa, yumuşak huyluluğa, iyiliğe, barışçıllığa, terbiyeli konuşmalara ve davranışlara,uzlaşmaya, haksızlıklara katlanmaya, bağışlamaya, kötülüğe iyilikle karşılık vermeye, sıkıntıda olanları teselli etmeye, masum olanları korumaya ve savunmaya adanmış olmaktır.

3:18 Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.

doğruluk ürünü
Filipililer 1:10-11 Öyle ki, üstün değerleri ayırt edebilesiniz ve böylece, Tanrı'nın yüceliği ve övgüsü için, Mesih'in aracılığıyla gelen doğruluk meyvesiyle dolarak Mesih'in gününde saf ve kusursuz olasınız.
Efesliler 6:14-15 Böylece, belinizi gerçekle kuşatmış, göğsünüze doğruluk zırhını takmış ve ayaklarınıza esenlik müjdesini yayma hazırlığını giymiş olarak yerinizde durun.
Hoşeya 10: 12 Doğruluk ekin kendiniz için,
Sevgi meyveleri biçin.
Nadasa bıraktığınız toprağı işleyin;
Çünkü RAB'be yönelme zamanıdır,
Gelip üzerinize doğruluk yağdırıncaya dek.

“Doğruluk” Tanrı’yı tanımakla ilişkidir:
I.Korintliler 15:34 Uslanıp kendinize gelin ve artık günah işlemeyin. Bazılarınız Tanrı'yı hiç tanımıyor. Utanasınız diye söylüyorum bunları.
Matta 5:20 Size şunu söyleyeyim: doğruluğunuz din bilginleriyle Ferisilerinkini kat kat aşmadıkça, Göklerin Egemenliğine asla giremezsiniz!

[barış içinde] doğruluk ürünü ekmek (Hoşeya 10:12):[29]
Mezmur 126: 5 Gözyaşları içinde ekenler,
Sevinç ezgileriyle biçecek;
6 Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan,
Sevinç ezgileri söyleyerek demetlerle dönecek.

(Mesih’te Eken) barış içinde eken (Galatyalılar 5:22-23):
Mezmur 4: 8 Esenlik içinde yatar uyurum,
Çünkü yalnız sen, ya RAB,
Güvenlik içinde tutarsın beni.
Luka 1:78 Çünkü Tanrımızın yüreği merhamet doludur. 79 O'nun merhameti sayesinde, yücelerden doğan Güneş, karanlıkta ve ölümün gölgesinde yaşayanlara ışık saçmak ve ayaklarımızı esenlik yoluna yöneltmek üzere yardımımıza gelecektir.»
Luka 2:13-14 Birdenbire meleğin yanında, göksel ordulardan oluşan büyük bir topluluk belirdi. Tanrı'yı överek, «En yücelerde Tanrı'ya yücelik olsun, yeryüzünde O'nun hoşnut kaldığı insanlara esenlik olsun!» dediler.
Romalılar 8:6 Benliğe dayanan düşünce ölüm, Ruh'a dayanan düşünce ise yaşam ve esenliktir.
Romalılar 14:17 Çünkü Tanrı'nın Egemenliği, yiyecek ve içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruh'ta sevinçtir.

ÇALIŞMA SORUSU:
İnanç Açıklamaları ve İlmihallere bağlı olarak Yakup Mektubu 3. bölümü anlatınız.






I/4-) Yakup 4

4:1 Aranızdaki kavga ve çekişmelerin kaynağı nedir? Bedenlerinizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?

Kötü arzular kavgaya ve bölünmeye sebep olmaktadır. Bilgelikle kullanılmayan dil de kavga ve çekişlerin aracısı olmaktadır. Bütün bunların kaynağında olan şey ise kötü arzulardır.

I.Yuhanna 2:16 Çünkü dünyaya ait olan her şey, doğal benliğin tutkuları, gözün tutkuları ve maddi yaşamın verdiği gurur Baba'dan değil, dünyadandır.
Kavga ve çekişmelerin kaynağı olan tutkular DÜNYADANDIR. Böylece 4:1-4 ayetlerini I.Yuhanna 2:16 ayeti daha da açıklığa kavuşturuyor.

4:2 Bir şey arzu ediyorsunuz, ama elde edemeyince adam öldürüyorsunuz. Kıskanıyorsunuz, ama isteğinize erişemeyince çekişiyor ve kavga ediyorsunuz. Elde edemiyorsunuz, çünkü Tanrı'dan dilemiyorsunuz.

Kıskançlık Tanrı’ya karşı bir günahtır. İnsanların, ihtiyaçlarını Tanrı’ya adanmışlık içinde getirmekte eksikleri olduğu zaman kendi arzularının ve kıskançlıklarının onları yönlendirdiği şeyi Tanrı’dan isterler. İhtiyaçlar ve arzular için dua etmek ise bilgelik gerektirir. Tanrı’ya kıskançlık ve çekişmeye sebep olan duygularla yaklaşanlar dualarına cevap alamıyorlar. Böyle bir durumda böyle kişiler dünyasallığın, açgözlülüğün, çekişmenin en uygun yeri haline geliyorlar. “Bir şey arzu ediyorsunuz” ifadesinden sonra gelen öldürme, kıskanma çekime ve Tanrı’dan dilememe durumu aynı zamanda duasızlık konusuna da dikkat çekmektedir:
İşaya 43: 22 "Ne var ki, ey Yakup soyu,
Yakardığın ben değildim,
Benden usandın, ey İsrail.
İşaya 64: 7 Adınla sana yakaran, sana tutunmak için çaba gösteren yok;
Çünkü bizden yüz çevirdin,
Suçlarımız yüzünden bizi tükettin.
Daniel 9: 13 Musa'nın Yasası'nda yazıldığı gibi, bütün bu yıkımlar başımıza geldi. Buna karşın, ey Tanrımız RAB, suçumuzdan dönüp senin gerçeklerine yönelerek lütfunu dilemedik.

4:3 Dilediğiniz zaman da dileğinize kavuşamıyorsunuz. Çünkü kötü amaçla, tutkularınız uğruna kullanmak için diliyorsunuz.

Tanrı, kötü arzulardan kaynaklanan dileklere cevap vermiyor. Yanlış motivasyon ile dua etmek iman olmadan istemek gibidir:
Romalılar 14: 23Ama bir yiyecekten kuşkulanan kişi o yiyeceği yerse yargılanır; çünkü imanla yemiyor. İmanla yapılmayan her şey günahtır.
İbraniler 11:6 İman olmadan Tanrı'yı hoşnut etmek imkânsızdır.[30] Tanrı'ya yaklaşan, O'nun var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine iman etmelidir.
I.Yuhanna 3:21-22 Sevgili kardeşlerim, yüreğimiz bizi suçlamazsa, Tanrı'nın önünde cesaretimiz olur ve O'ndan her ne dilersek alırız. Çünkü O'nun buyruklarını yerine getiriyor ve O'nu hoşnut eden şeyleri yapıyoruz.
I.Yuhanna 5:14 Tanrı'nın önünde güvenimiz şu ki, O'nun isteğine uygun ne dilersek bizi işitir.

Diğer yandan itaatsizlik (Tesniye 1:45), gizli günahlar (Mezmur 66:18), merhameti ihmal etmek (Süleymanın Meselleri 21:13), Tanrı’nın uyarılarına ilgisiz kalmak (Süleymanın Meselleri 1:23, 28), Kutsal Yasayı önemsememek (Süleymanın Meselleri 28:9), kan dökücülük (İşaya 1:15), adaletsizlik (İşaya 59:2), inatçılık (Zekeriya 7:13) ve kararsızlık (Yakup 1:6-7) gibi durumlar Tanrı’nın duaları cevaplamadığı durumlardır.

4:3 / WUİ 193 dördüncü ricada ne için dua ediyoruz? Dördüncü rica (Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver) hem Adem’de hem de kendi hayatımızda günahlı olduğumuzu, böylece bu yaşamın bütün bereketlerini yitirdiğimizi Tanrı tarafından bunlardan mahrum edildiğimizi, bunların bizi hayatta tutmak için yeterli olmadığını, kendi iyiliğimizle ya da yeteneklerimizle bunları sağlayamayacağımızı ortaya koyuyor. Bunları yasal olmayan bir şekilde arzuluyor, elde ediyor ve diğer tüm insanların Tanrı’nın sağlayışına dayanarak günlük ekmeğimizi yasal yollardan karşılıksız olarak sağlaması için dua ediyoruz. Babamız olan Tanrı, .bize günlük ihtiyacımızı en iyi şekilde karşılayacak, bizleri bereketleyerek bunları kutsal ve uygun bir şekilde kullanmamızı sağlayacaktır. O’nun sağlayışından hoşnut olmalı, Tanrı’nın bize sağladıklarının dışında kalan şeyleri kabul etmemeliyiz.

4:4 Siz ey vefasızlar, dünya ile dostluğun Tanrı'ya düşmanlık olduğunu bilmiyor musunuz? Dünya ile dost olmak isteyen, kendini Tanrı'ya düşman eder.
4:5 Sizce Kutsal Yazı boş yere mi şöyle diyor: «Tanrı, içimize koyduğu ruhu kıskançlık derecesinde arzu eder.»

Çıkış 20:3, 5; 34:14, Tesniye 32:21, Yeşu 24:19, Nahum 1:2.
Tanrı, inananlara Kutsal Ruh’u vererek onlarla birliktelik kurmak ve derin bir ilişki içinde olmak istemiştir. Öyleyse Tanrı, bu sevgi ve dostluk ilişkisinin bölünmesine, inananlar ile arasına dünyasallığın girmesine tolerans göstermez.

4:6 Yine de bize daha çok lütfeder. Bu nedenle Yazı şöyle diyor:«Tanrı kibirlilere karşıdır,ama alçakgönüllülere lütfeder.»
4:7 Bunun için Tanrı'ya bağımlı olun. İblis'e karşı direnin, o da sizden kaçacaktır.

Şeytana nasıl karşı durursunuz?
1-) şeytanın var olduğuna inanırız,
2-) şeytanın işlerine karşı uyanık dururuz (II.Korintliler 2:11).
3-) her türlü ayartı, yalan, iftira ve diğer saldırılara “İsa Mesih” ismiyle karşı çıkarız.

3:17, 4:1-2 ayetleri ışığında 4:7 ayetine baktığımızda, eğer kilisenin disiplinine, öğretisine ve yönetimine karşı gelirsek, kötü ve katı duyguların bizi yıpratmasına fırsat tanırsak şeytanın zafer kazanmasına müsaade etmiş oluruz. Benliğimizin ve dünyasallığımızın ruhani hayatımızın önüne geçmesine müsaade ettiğimizde ise bağışlamada zorluklarla karşılaşırız ki, bu da şeytanın oyunlarıdır.
Luka 22:31 «Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır.
II.Korintliler 4:4 Tanrı'nın görüntüsü olan Mesih'in yüceliğini bildiren müjdenin ışığı imansızların üzerine doğmasın diye bu çağın ilahı onların zihinlerini kör etmiştir.
I.Petrus 5:8 Ayık ve uyanık olun. Düşmanınız İblis, yutacak birini arayarak kükreyen aslan gibi dolaşıyor. 9 Dünyanın her yerindeki kardeşlerinizin aynı acıları çektiğini bilerek imanda sarsılmadan İblis'e karşı direnin.

4:8 Tanrı'ya yaklaşın, O da size yaklaşacaktır. Ey günahkârlar, ellerinizi günahtan temizleyin. Ey kararsızlar, yüreklerinizi paklayın.

4:7-8 Tanrı’ya boyun eğin (bağımlı olun), iblise direnin, Tanrı’ya yaklaşın, ellerinizi temizleyin, yüreklerinizi paklayın: ayetler Eski Ahit’in tapınma kültürü içinden bir yaklaşım vermektedir:
Zekeriya 1: 3 Bu nedenle halka de ki, ‘Her Şeye Egemen RAB, bana dönün, ben de size dönerim diyor (II.Tarihler 15:2, Malaki 3:7).

iblise direnin
Efesliler 4:26 Öfkelenin, ama günah işlemeyin. Öfkenizin üzerine güneş batmasın. 27 İblis'e de fırsat vermeyin.
Efesliler 6:11 İblis'in hilelerine karşı durabilmek için Tanrı'nın sağladığı bütün silahları kuşanın.
I.Petrus 5:8 Ayık ve uyanık olun. Düşmanınız İblis, yutacak birini arayarak kükreyen aslan gibi dolaşıyor. 9 Dünyanın her yerindeki kardeşlerinizin aynı acıları çektiğini bilerek imanda sarsılmadan İblis'e karşı direnin.

Tanrı’ya yaklaşın
Mezmur 73: 28 Ama benim için en iyisi Tanrı'ya yakın olmaktır;
Bütün işlerini duyurayım diye
Sığınak yaptım Rab Yahve'yi kendime.
İbraniler 10:22 Buna göre yüreklerimiz kötü vicdandan arınmış ve bedenimiz temiz su ile yıkanmış olarak, imanın verdiği tam güvenceyle, yürekten bir içtenlikle Tanrı'ya yaklaşalım.

İnananlar, iman ve tövbe ile Tanrı’ya boyun eğerek, kendilerini düzelterek, dünyasallığın ve iblisin işleri reddederek ilahi bilgeliği arayıp, kavga, çekişme ve kıskançlıktan kaçınmalıdır [Tanrı’ya yakın olmaya çalışmalıdır].
4:7-8 / WUİ 104 ilk emirde (Karşımda başka ilahların olmayacak) şart koşulan sorumluluklar, Tanrı’yı, tek gerçek Tanrı ve bizim Tanrımız olarak bilmek ve ikrar etmek; ve bu gerçeğe uygun şekilde düşünerek, derin derin düşünerek, hatırlayarak, büyük saygı duyarak, hürmet ederek, hayranlık duyarak, O’nu seçerek, severek, arzulayarak, O’ndan korkarak O’na tapınmak ve yüceltmek; O’na inanmak; O’na güvenmek, O’nda ümit etmek, O’ndan zevk almak, O’nda sevinmek; O’nu hararetle istemek; O’nu çağırmak, tüm övgü ve hamdı O’na yükseltmek, tüm varlığımızla tüm itaati O’na sunmak ve boyun eğmek; O’nu hoşnut etmek için her şeyde dikkatli olmak, ve her hangi bir şeyde hoşnutsuz olduğunda üzüntüyle dolmak; ve alçakgönüllü bir şekilde O’nunla yürümektir.

4:9 Kederlenin, yas tutup ağlayın. Gülüşünüz yasa, sevinciniz üzüntüye dönüşsün.
4:10 Rab'bin önünde kendinizi alçaltın, O da sizi yüceltecektir.

Kederlenin, yas tutup ağlayın
Gerçek tövbe kendisini pişmanlılığın işleri ile gösterir:[31]
Matta 3:1-2 O günlerde Vaftizci Yahya ortaya çıktı. Yahudiye çölünde şu çağrıda bulunuyordu: «Tövbe edin! Göklerin Egemenliği yaklaşmıştır.»
Luka 13:2 İsa onlara şöyle karşılık verdi: «Böyle acı çeken bu Celilelilerin, diğer bütün Celilelilerden daha mı çok günahlı olduğunu sanıyorsunuz? 3 Size hayır diyorum. Ama tövbe etmezseniz, hepiniz böyle mahvolacaksınız.
Elçilerin İşleri 3:19-20 Öyleyse, günahlarınızın silinmesi için tövbe edin ve Tanrı'ya dönün. Öyle ki, Rab size yenilenme fırsatları versin ve sizin için önceden belirlenmiş olan Mesih'i, yani İsa'yı göndersin (8:22; 17:30; 26:20).

4:11 Kardeşlerim, birbirinizi yermeyin [a]. Kardeşini yeren ya da kardeşini yargılayan kimse [b], Yasa'yı yermiş ve Yasa'yı yargılamış olur [c]. Ama Yasa'yı yargılarsan, Yasa'nın uygulayıcısı değil, yargılayıcısı olmuş olursun (3:6).

birbirinizi yermeyin
Yermek (kara çalmak), katı bir duygudur. Bir kimsenin yanlışlıklarını reklam yaparak o kimsenin ününe zarar vermeyi amaçlar. Yermek, kıskançlık duygusuyla ilişkili olduğu için şeytanın işlerini yansıtır. Bir Hristiyan diğer birini yerdiğinde ise Hristiyan paydaşlığına zarar vermiş olduğu gibi Kutsal Yasaya da karşı gelmiş (2:8-9) olmaktadır.
[a] I.Petrus 2:1 Bu nedenle her kötülüğü, her hile ve ikiyüzlülüğü, kıskançlıkları ve bütün iftiraları üzerinizden sıyırıp atın.
[b] Matta 7:1 «Başkasını yargılamayın ki, siz de yargılanmayasınız.
[c] Yakup 1:22 Tanrı sözünü yalnız duymakla kalarak kendinizi aldatmayın, bu sözün uygulayıcıları da olun.

Böylece kötü konuşmalar kötülüğün işleri olaraktan Tanrı halkından uzak olması gereken davranış biçimidir.[32] Hristiyanların sözleri ve davranışları Mesih’in şefkatini, merhametini, sevgisini yansıtmalıdır:
Efesliler 4:31 Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve sövgü sizden uzak olsun.
Titus 3:2 Kimseyi kötülemesinler. Kavgacı değil, uysal olsunlar. Tüm insanlara her zaman yumuşak davransınlar.
I.Petrus 3:10 Şöyle ki,«Yaşamdan zevk almak ve iyi günler görmek isteyen, dilini kötülükten, dudaklarını hileli sözlerden uzak tutsun.

4:11 / WUİ 145 dokuzuncu buyruğun yasakladığı günahlar nelerdir? Dokuzuncu buyruğun yasakladığı günahlar gerçeği değiştirmek, kendimizin ve komşumuzun saygınlığını zedelemek, sahte kanıtlar sunmak, sahte tanıklar bulmak, kötü bir neden uğruna mücadele vermek, haksız hükümleri desteklemek, kötülüğü iyilik, iyiliği kötülükle karıştırmak, kötü olana doğru olanın hakkını vermek, doğru olana kötü olanın hakkını vermek, sahtekarlık, gerçeği saklamak, adil bir davada sessiz kalmak, günahı azarlamamamız ya da başkalarına şikayet etmemiz gerektiğinde bunu yapmamak, gerçeği uygun olmayan zamanda ya da kötü bir amaçla söylemek, gerçeğin anlamını değiştirmek, belirsiz ve ya da kuşkulu bir dille konuşmak, doğru konuşmamak, yalan söylemek, iftira atmak, kötü konuşmak, dedikodu yapmak, fısıldaşmak, alay etmek, sövmek, aceleci, kaba ve yanlış bir şekilde kınamak, niyetleri, sözleri ve eylemleri yanlış yapılandırmak, yağ çekmek, kibirlenmek, kendimizi ve başkalarını küçük ya da büyük görmek, Tanrı’nın bağışlarını ve armağanlarını inkar etmek, küçük hataları büyütmek, günahları itiraf etmemiz gerektiğinde saklamak ya da mazeretler bularak örtmek, suçları gereksiz yere açığa çıkarmak, masallar uydurmak, yalanlara kulak vermek, adil davalara gözlerimizi kapamak, kötü kuşkular, başkalarının haklı kazancını kıskanmak, bunu azaltmak için çaba göstermek ya da arzu duymak, aşağılandıklarında sevinmek, alay edip hor görmek, kötülüğe hayran olmak, yasal sözleri çiğnemek, iyi haberleri göz ardı etmek, kendimizin ya da başkalarının saygınlığını zedeleyecek uygulamalardan kaçınmamak.

4:12 Oysa tek bir Yasa koyucu ve tek bir Yargıç vardır; kurtarmaya ve mahvetmeye gücü yeten O'dur. Ya komşusunu yargılayan sen, kim oluyorsun?

Bu ayetteki “yargı” ifadesi 4:11 ayetindeki “yermek” kelimesi ile ilişkilidir. İnananlar olarak Hristiyan paydaşlığı içinde Tanrı’nın gözünde iyi olanı fark ederek devam etmek ve iblisten olan şeylerden kaçınmaya çalışarak paydaşlığı korumak önemli bir şeydir.
Romalılar 14:4 Sen kimsin ki, başkasının kulunu yargılıyorsun? Kulu haklı çıkaran da, suçlu çıkaran da kendi efendisidir. Kul haklı çıkacaktır. Çünkü Rab'bin onu haklı çıkarmaya gücü vardır.

4:12 / WİA XX/2 yalnızca Tanrı, vicdanın Rabbidir, ve onu Tanrı Sözü’ne her şekilde karşı olan insan öğretilerinden ve buyruklarından; ya da bunun yanında iman ve tapınma ile ilgili konularda özgür kılmıştır. Öyle ki vicdana karşı hareket ederek bu gibi öğretilere inanmak ya da bu gibi buyruklara itaat etmek gerçek vicdan özgürlüğüne ihanet etmek anlamına gelir: ve soyut bir iman, kati ve kör bir itaat istemek de aynı zamanda vicdan ve düşünce özgürlüğünü yok etmek olur.

4:13-14 Dinleyin şimdi, «Bugün ya da yarın filan kente gideceğiz, orada bir yıl kalıp ticaret yapacağız ve para kazanacağız» diyen sizler, yarın ne olacağını bilmiyorsunuz. Yaşamınız nedir ki? Kısa bir süre görünen ve sonra kaybolan bir buğu gibisiniz.

Hristiyanlar, yaşadıkları yaşamla ve yaptıkları gelecek planlarıyla gururla Tanrı’nın Sağlayışını önemsemeyen başkalarına benzememelidir.

4:15 Bunun yerine, «Rab dilerse yaşayacağız, şunu şunu yapacağız» demelisiniz.

Rab dilerse: bu ifade ([EĞER] Rab Dilerse) bize öncelikle gelecekteki olayların bilinmezliğini ve o zamanın şartlarına bağlı olduğunu hatırlatmaktadır. Öyleyse geleceğe dair planlarda ilk öncelikli hatırlanması gereken şey yaşamlarımızın Tanrı’nın eli altında, kontrol altında olduğudur. Diğer yandan Hristiyan kişinin yaşamı Tanrı merkezli olmalıdır. Çünkü “şunu şunu yapmak” ifadesi “Rab dilerse”[33] ifadesine bağımlı olduğu için bir Hristiyana dünya ve benlik merkezli bir yaşamdan Tanrı merkezli bir yaşama odaklanmayı hatırlatır:
I.Yuhanna 2:16 Çünkü dünyaya ait olan her şey, doğal benliğin tutkuları, gözün tutkuları ve maddi yaşamın verdiği gurur Baba'dan değil, dünyadandır.
I.Yuhanna 2:17 Dünya ve dünyasal tutkular geçer, ama Tanrı'nın isteğini yerine getiren sonsuza dek yaşar.

“bir buğu gibisiniz” ifadesi Hristiyan kişinin Tanrı ve insanlık ailesi ile olan ilişkisinde sürekli aklında olması gereken bir gerçeği vurgular. Çünkü “bir kez ölmek ve ondan sonra yargılanmak” (İbraniler 9:27-28) bütün insanların karşılaşacağı bir gerçektir. Öyleyse ölümün evrenselliği bizlere kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi aklımızda tutarak yaşamak için bizleri alçakgönüllü kıldığı gibi, bizleri ölümden kurtaran lütfu için de Tanrı’ya karşı ne kadar çok şükran borçlu olduğumuzu hatırlatır:
Romalılar 5:12 Günah bir insan yoluyla, ölüm de günah yoluyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi.[34]

Öyleyse gelecek zamandaki dünyasal kazançlarımız için olan planlarımız ve hedeflerimiz (4:13-14) dahil olmak üzere her şeyde Tanrı’ya boyun eğmiş kimseler olmalı ve kendi isteğimiz değil, O’nun isteğinin öncelikli olduğu bir itaat sergilemeliyiz:
[yarın ile övünmek]
Süleymanın Meselleri 27:1 Yarınla övünme,
Çünkü ne getireceğini bilemezsin.

[yarının kendi istediği gibi olacağına güvenmek]
İşaya 56: 11 Doymak bilmeyen azgın köpeklere benzerler,
Aklı kıt çobanlar bunlar!
Kendi yollarına döndüler,
Her biri yalnız kendi çıkarını düşünüyor.
12 Birbirlerine, "Haydi, şarap getirelim,
Bol bol içki içelim!
Yarın da bugün gibi geçecek,
Hatta çok daha iyi olacak" diyorlar.

[içinde bulunduğu güne göre yarının nasıl olacağını biliyormuşçasına kaygısız olmak]
Amos 6: 3 Ey sizler, kötü günü uzak sanan,
Zorbalık tahtını yaklaştıranlar.
4 Ey sizler, fildişi süslü yataklara uzananlar,
Sedirlere serilenler,
Seçme kuzular, besili buzağılar yiyenler,
5 Çenk eşliğinde türkü söyleyenler,
Davut gibi beste yapanlar,
6 Tas tas şarap içenler,
Yağların en güzelini sürünenler,
Yusuf'un yıkımına kederlenmeyenler!
7 Bu yüzden şimdi bunlar
Sürgüne gideceklerin başını çekecekler;
Sona erecek sedire serilenlerin cümbüşü.
8 Rab Yahve başı üzerine ant içti,
Her Şeye Egemen RAB Tanrı şöyle diyor:
"Yakup'un gururundan iğreniyor,
Saraylarından tiksiniyorum.
Bu yüzden içindeki her şeyle kenti
Düşmana teslim edeceğim."

[gelecek zaman rahatlık çoğaltmaya çalışmak]
Luka 12:17 Adam kendi kendine, `Ne yapmalıyım? Ürünlerimi koyacak yerim yok' diye düşünmüş. 18 Sonra, `Şöyle yapacağım' demiş. `Ambarlarımı yıkıp daha büyüklerini yapacağım, bütün tahıllarımı ve mallarımı oraya yığacağım. 19 Ve kendime, ey canım, yıllarca yetecek kadar birikmiş bol malın var. Rahatına bak, ye, iç, yaşamın tadını çıkar diyeceğim.'20 «Ama Tanrı ona, `Behey akılsız!' demiş. `Bu gece canın senden istenecek. Hazırladığın bu şeyler kime kalacak?'

[gelecek yargıdan kaçabileceğini sanmak ya da kendisinden çok uzakta olduğunu sanmak]
Elçilerin İşleri 24:23 Oradaki yüzbaşıya da Pavlus'u gözaltında tutmasını, ama kendisine biraz serbestlik tanımasını, ona yardımda bulunmak isteyen dostlarından hiçbirine engel olmamasını buyurdu.
24 Birkaç gün sonra Feliks, Yahudi olan karısı Drusila ile birlikte geldi, Pavlus'u çağırtarak Mesih İsa'ya olan inancı konusunda onu dinledi.
25 Pavlus doğruluk, özdenetim ve gelecek olan yargı gününden söz edince Feliks korkuya kapıldı. «Şimdilik gidebilirsin» dedi, «fırsat bulunca seni yine çağırtırım
26 Bir yandan da Pavlus'un kendisine rüşvet vereceğini umuyordu. Bu nedenle onu sık sık çağırtır, onunla sohbet ederdi.

4:13-15 / BİA 13 iyi olan Tanrı,
her şeyi yarattıktan sonra,
bu yarattıklarını şansa ya da tesadüfe bırakmamıştır
onları kendi kutsal arzusuna göre
yönlendirir ve yönetir.
Bunu öyle bir şekilde yapar ki,
dünya üzerindeki hiçbir şey
O’nun sistemli düzeni dışında gerçekleşemez.

Bununla birlikte Tanrı,
gerçekleşen günahların ne yazarıdır
ne de bu günahlar yüzünden suçlanacak olandır.
O’nun gücü ve iyiliği o kadar yüce ve kavranılamayandır ki,
cinler ve kötü insanlar adil olmayan işler yaparken bile
Tanrı tüm bu işlerini en mükemmel ve adil bir biçimde
düzenler ve uygular.

Uygunsuz bir merak ile
Tanrı’nın insan anlayışını ve
bizim kavrama yeteneğimizi aşan işlerini
sorgulama niyetinde değiliz.
Ancak tüm yumuşaklık ve hürmetimizle
Tanrı’nın bizden saklı olan
adil yargılarını hayranlıkla seviyoruz,
İsa Mesih’in birer öğrencileri olmakta
hoşnut ve tatmin oluyoruz,
bizlere Söz’ünde göstermiş oldukları ile yetiniyoruz
ve o sınırları aşmıyoruz.

Bu doktrin bizlere tarifsiz bir esenlik verir
bizlere hiçbir şeyin tesadüfi olamayacağını,
her şeyin göklerdeki lütufkar Babamızın
düzenlemelerine göre gerçekleşeceğini öğretir.
O, bizleri bir Baba şefkati ile gözetir,
tüm yaratıkları hükmü altında tutar,
Babamızın arzusu olmadıkça
ne başımızdan bir tel saç,
(ki hepsi tek tek sayılıdır)
ne de göklerdeki küçük bir kuş
yere düşebilir.

Bizler bu düşünce ile huzur buluruz,
biliriz ki, Babamızın zaptı altında olan
ne cinler ne de düşmanlarımız
O’nun izni ve isteği olmadıkça
bize zarar veremez.

Bu yüzden
Tanrı hiçbir şeye karışmaz
ve her şeyi şansa bırakmıştır
diyen Epikürcülerin lanetli hatasını reddederiz.

4:15 ayeti ilk Hristiyanlardan bu güne “Rab dilerse” (inşallah) ifadesinin günlük terminoloji içinde kullanıldığını göstermektedir.

4:16 Ne var ki, şimdi küstahlıklarınızla övünüyorsunuz. Bu tür övünmelerin hepsi kötüdür.

Bir Hristiyan Rab ile övünür (II.Korintliler 11:30; 12:5, 9).

4:17 Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.

Günah ile ilgili olarak buradaki prensip hayatın her alanına uygulanabilir.

2:14 ve 4:16-17 ayetlerine birlikte baktığımızda gördüğümüz şey şudur: kötü olan övünmeyi, yapılması gerekenleri yapmama rahatlığı takip ediyor. Bu da günaha davetiye çıkarıyor.[35] Bu durumda görevini ve sorumluluğunu ihmal, merhameti ihmal konularını dikkate almalıyız.

görevi ihmal (Nehemya 3:5, 9:35, Hakimler 5:23; 21:8)
Matta 7:26 Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerinde kuran budala adama benzer. 27 Yağmur yağmış, seller yükselmiş, yeller esmiş ve eve yüklenmiş. Ve ev çökmüş; çöküşü de korkunç olmuş.»
Luka 12:47 «Efendisinin isteğini bilip de hazırlık yapmayan, onun isteğini yerine getirmeyen köle çok dayak yiyecek.

merhameti ihmal (Süleymanın Meselleri 21:13, Zekeriya 11:16, Matta 25:43, Luka 16:20-25)
Mezmur 109: 16 Çünkü düşmanım sevgi göstermeyi düşünmedi,
Ölesiye baskı yaptı mazluma, yoksula,
Yüreği kırık insana.
Hezekiel 34: 4 Zayıfları güçlendirmediniz, hastaları iyileştirmediniz, yaralıların yarasını sarmadınız. Yolunu şaşıranları geri getirmediniz, yitikleri aramadınız. Ancak sertlik ve şiddetle onlara egemen oldunuz.

4:17 / WUİ 151 bazı günahları diğerlerinden daha kötü yapan nedir?
1.Kişiler: olgun yaşta olanların, daha fazla lütfa, üstün hizmetlere, armağanlara, konumlara, ve mesleklere sahip olanların, başkalarına kılavuzluk ve önderlik edenlerin günahları daha büyüktür.
2. Taraflar: Doğrudan doğruya Tanrı’ya, O’nun sıfatlarına ve tapınmaya, Mesih’e ve O’nun lütfuna, Kutsal Ruh’a, O’nun tanıklığına ve işlerine, üzerimizde bulunan yetkililere kutsallara, özellikle zayıf olan kardeşlere, onların canlarına ya da başkalarına ve herkesin yararına karşı işlenen günahlar daha kötüdür.
3. İşlenen suçun doğasına ve niteliğine göre Tanrı’nın yasasının açıkça belirtilen hükümlerine karşı gelen, birçok buyruğu çiğneyen, başka birçok günaha yol açan, yalınızca yürekte kalmayıp sözlere ve eylemlere dökülen, başkalarını rezil eden ve tamiri mümkün olmayan, günahlar daha kötüdür. Tanrı’nın bize ulaştığı aracılara, merhametlere, hükümlere, droğanın ışığına, vicdanın yargısına, azarlamaya, kilisenin disiplinine, kanuni yaptırımlara karşı işlenen günahlar da böyledir. Dualarımızı, amaçlarımızı, vaatlerimizi, yeminlerimizi, antlaşmalarımızı ve Tanrı’ya verdiğimiz sözleri çiğneyerek işlenen günahlar daha kötüdür. Bütün bunlar bilerek, isteyerek, küstahlıkla, övünerek, kibirlenerek, zalimce, sıkça, inatla, zevkle, süreklilikle işlendiğinde ve tövbeden sonra da bunlara dönüldüğünde daha kötü olurlar.
4. Günahların yarattığı kötülük, zamana ve yere göre değişir. Bu kötülükler Rab’bin gününde ya da başka tapınma zamanlarında, ya da bunları engelleyebilecek başka zamanlardan hemen önce ya da sonra halkın ve başkalarının önünde işlendiğinde onların da kışkırtılmasına ve kirlenmesine neden olur.

ÇALIŞMA SORUSU:
İnanç Açıklamaları ve İlmihallere bağlı olarak Yakup Mektubu 4. bölümü anlatınız.








I/5-) Yakup 5

5:1 Dinleyin şimdi ey zenginler, başınıza gelecek felaketlerden ötürü feryat ederek ağlayın.

zenginler
Kutsal Kitap zenginliği ya da zengin kişileri yargılamaz. Kutsal Kitap maddi zenginliği Tanrı’dan gelen bir bereket olarak gösterir. Ancak bu ayet burada bir genelleme yapıyor. Bu dünyada zenginler daha kolayca fakirleri istismar edebilir. Böylece dünyasal ayartıyla cömert olmayı başaramayanların kötülük ve istismarı arttırması daha kolaydır.[36]
Süleymanın Meselleri 10: 22 RAB'bin bereketidir kişiyi zengin eden,
RAB buna dert katmaz.

Diğer yandan “başınıza gelecek felaketler” ifadesi günahın ıstırabı hakkında Hristiyan kişiyi düşündürmelidir:
Tesniye 28: 67 Yüreğinizi kaplayan dehşet ve gözlerinizin gördüğü olaylar yüzünden, sabah, 'Keşke akşam olsa!', akşam, 'Keşke sabah olsa!' diyeceksiniz.[37]

5:1 / Hİ 110 sekizinci emirde Tanrı neyi yasaklıyor? Tanrı yalnızca yasa ile cezalandırılabilen hırsızlık ve soygunu yasaklamıyor. Fakat hile ve dolandırıcılıkla planlar düzenleyerek yasalmış gibi gösterdiğimiz yanlış ölçüyle, yanlış ebatla ya da sayıyla hileyle mal edinmek, sahte para basmak, haddinden fazla faiz almak ya da Tanrı tarafından yasaklanmış başka bir şeyle kazanç elde etmek Tanrı’nın gözünde komşularımızdan çalmak demektir. Buna ilave olarak Tanrı açgözlülüğü ve armağanlarının gereksizce israf edilmesini yasaklar.

5:2 Servetiniz çürümüş, giysinizi güve yemiştir.
5:3 Altınlarınız, gümüşleriniz pas tutmuştur. Bunların pası size karşı tanıklık edecek, etinizi ateş gibi yiyecektir. Son günlerde servetinize servet kattınız.

çürümüş... güve yemiş... paslanmış...
Eğer zenginlik, işçilerin hak ettiği ücreti reddederek günahla kazılmışsa bu bir bereket değildir, aksine Tanrı’nın yargısını getirir.[38] Son Günler gökte olan hazineler biriktirme zamanıdır (Mezmur 39:5-7, Matta 6:19):
Eyüp 27: 16 Kötü insan kum gibi gümüş yığsa,
Yığınla giysi biriktirse,
17 Onun biriktirdiğini doğru insan giyecek,
Gümüşü suçsuz paylaşacak.
Vaiz 2: 26 Çünkü Tanrı bilgiyi, bilgeliği, sevinci hoşnut kaldığı insana verir. Günahkâra ise, yığma, biriktirme zahmeti verir; biriktirdiklerini Tanrı'nın hoşnut kaldığı insanlara bıraksın diye. Bu da boş ve rüzgarı kovalamaya kalkışmakmış.

5:4 Bakın, ekinlerinizi biçmiş olan işçilerin haksızca alıkoyduğunuz ücretleri size karşı haykırıyor. Orakçıların feryadı, tüm güçlere egemen olan Rab'bin kulağına erişti.

haksızca alıkoyduğunuz ücretler
Tanrı’nın Yasasında ücretler sadece tam değil, zamanında ödenmelidir. Aksi bir durum Tanrı’nın yasasını çiğnemektir:
Levililer 19: 13 "Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın.
Tesniye 24: 14 "Ücretle çalışan, gereksinimi olan, yoksul bir İsrailli kardeşinize ya da kentlerinizin birinde yaşayan bir yabancıya baskı yapmayacaksınız. 15 Ücretini her gün, güneş batmadan ödeyeceksiniz. Yoksul olduğu için güvencesi odur. Yoksa sana karşı RAB'be haykırır ve sen de günah işlemiş sayılırsın.

5:4 / WUİ 142 sekizinci buyruğun yasakladığı günahlar nelerdir? Sekizinci buyruğun yasakladığı günahlar hırsızlık, soygunculuk, adam kaçırma, çalıntı mal alımı, sahtekarlık, sahte ağırlıklar ve ölçüler, mülk sınırlarını ihlal, insanlar arasındaki sözleşmelerde adaletsizlik ve sadakatsizlik güveni ihlal, zulüm, şantaj, tefecilik, rüşvet, adil olmayan davalar, yağmacılık, malı değiştirerek fiyatı artırma, kanuna uygun olmayan işler, komşumuza ait olan şeyleri elimizde tutma ve geri vermeme, başkasının malına göz koymak, dünyasal mallara gereğinden çok değer verme, bunları almak ve elimizde tutmak için haksızlık yapma başkalarının mal varlığını kıskanma, boş gezerlik, savurganlık, kumarbazlık ve Tanrı’nın bize sunmuş olduğu varlığı ve konforu uygun bir şekilde kullanmama.

5:5 Yeryüzünde zevk ve bolluk içinde yaşadınız. Boğazlanacağınız gün için kendinizi besiye çektiniz.

boğazlanacağınız gün
Şimdi şişmanlamak bir bereket gibi görünse de sonunda bu bereket bir lanete dönüşüyor. Çünkü böyle kimseler haksızlıkla kazandıkları sürece samimiyetle şükredemezler. Böylece “boğazlanacağınız gün” ifadesi suçlarını ve yargıyı büyüten kimselerin alacağı karşılığa dikkat çekerek kendi hoşnutluğunu aramayı yargılıyor:[39]
İşaya 47: 8 "Ey güvenlikte yaşayan zevk düşkünü,
İçinden, 'Kraliçe benim, başkası yok;
Hiç dul kalmayacak,
Evlat acısı görmeyeceğim' diyorsun.
Dinle şimdi:
9 Bir gün içinde ikisi birden başına gelecek:
Çok sayıda büyüye, etkili muskalarına karşın
Hem dul kalacak,
Hem evlat acısını alabildiğine yaşayacaksın.
Luka 8:14 Dikenler arasına düşenler, sözü işiten ama zamanla yaşamın kaygıları, zenginlikleri ve zevkleri içinde boğulan, dolayısıyla olgun ürün vermeyenlerdir .

5:6 Size karşı koymayan doğru kişiyi yargılayıp öldürdünüz.

5:6 ayetini 5:4-5 ayeti ışığında değerlendirirsek, gücünü adil olmayan bir şekilde kullanıp masum insanları öldürmek suçu mecaz anlamda hak ettiği ücreti alamayan fakir insan ile özdeşleştiriliyor. Bu da bizlere Mesih’in çarmıha gerilmesini hatırlatıyor. 2:8 ayetine bakarsak burada da önceki ayetlerde yine zenginlik ile ilgili olarak bahsediyor.

5:7 Öyleyse kardeşler, Rab'bin gelişine dek sabredin. Bakın, çiftçi ilk ve son yağmurları alıncaya dek toprağın değerli ürününü nasıl sabırla bekliyor!

sabredin
Hristiyan kişi Rab’be doğru bir şekilde bakmayı öğrenemezse sabır konusunda da gerekli uyarıları dikkate alıp hayatını düzenleyemez. 1:4 ve 5:7 ayetlerini birlikte değerlendirirken sabırlı olmanın Ruh’un meyvesi olduğunu da (Galatyalılar 5:22-23) hatırlamamız gerekir:
Vaiz 7: 8 Bir olayın sonu başlangıcından iyidir.
Sabırlı kibirliden iyidir.
Romalılar 12:12 Ümidinizi düşünerek sevinin. Sıkıntıya dayanın. Kendinizi duaya verin.[40]

5:7-11 / WUİ 135 altıncı buyruğun gerekleri nelerdir?
Altıncı buyruğun gerekleri kendimizin ve başkalarının canını almaya yönelik tüm düşüncelere ve amaçlara direnmek tüm tutkuları yatıştırmak, tüm fırsatlardan, ayartılardan ve uygulamalardan kaçınmaktır. Ömrü tüketen şeylere karşı çıkmak, şiddete karşı kendimizi savunmak, Tanrı’nın eline sabırla katlanmak, zihnimizin sakinliğine, ruhumuzun sevincine, yiyeceklerimize, içeceklerimize, sağlığımıza, uykumuza, işlerimize, dinlencemize özen göstermek, pak düşüncelere sevgiye, merhamete, uysallığa, yumuşak huyluluğa, iyiliğe, barışçıllığa, terbiyeli konuşmalara ve davranışlara,uzlaşmaya, haksızlıklara katlanmaya, bağışlamaya, kötülüğe iyilikle karşılık vermeye, sıkıntıda olanları teselli etmeye, masum olanları korumaya ve savunmaya adanmış olmaktır.

5:8 Siz de sabredin. Yüreklerinizi güçlendirin. Çünkü Rab'bin gelişi yakındır.
5:9 Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.

Bu ayetler Mesih’in gelişinin yakınlığına acil bir şekilde dikkat çekiyor. Böylece Yeni Ahit’te çağın sonunda gelecek olan İsa’nın dönüşüne ilişkin umudumuz güçlü bir şekilde yeni hatırlatılıyor.

5:10 Kardeşler, Rab'bin adıyla konuşmuş olan peygamberleri sıkıntılarda sabır örneği olarak alın.
5:11 Sıkıntıya dayanmış olanları mutlu sayarız. Eyüp'ün nasıl dayandığını duydunuz. Rab'bin en sonunda onun için neler yaptığını bilirsiniz. Rab çok şefkatli ve merhametlidir.

Bu ayetler Mesih uğruna sıkıntı çekme, Mesih uğruna acılara dayanma konusunda her Hristiyanı zaman zaman kendisini gözden geçirmeye davet etmektedir:[41]
Romalılar 8:17 Eğer Tanrı'nın çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçıyız. Mesih'le birlikte yüceltilmek üzere Mesih'le birlikte acı çekiyorsak, Tanrı'nın mirasçılarıyız, Mesih'le ortak mirasçılarız.
Filipililer 1:29-30 Çünkü Mesih uğruna size yalnız Mesih'e iman etmek değil, ama daha önce bende gördüğünüz ve hâlâ sürdürdüğümü duyduğunuz zorlu çabanın aynısına sahip olarak Mesih uğruna acı çekmek ayrıcalığı da verildi.
II.Timoteyus 2:3 Mesih İsa'nın iyi bir askeri olarak benimle birlikte sıkıntıya göğüs ger.

5:12 Kardeşlerim, öncelikle şunu söyleyeyim, ne gök üzerine, ne yer üzerine, ne de başka bir şey üzerine yemin edin. `Evet'iniz evet, `hayır'ınız hayır olsun ki, yargıya uğramayasınız.

5:12 ayetinden itibaren “birlik içinde kilisede yaşamak” konusu göze çarpıyor. “öncelikle” ifadesi ile bu ayet Tanrısallığa güçlü bir şekilde birinci önceliği vermektedir. Günümüz dünyasında yanlış yemin etmek, yalan yere yemin etmek çok yaygın bir şeydir. Ancak Hristiyanlar imanı yaşamın her alanında korumalı ve inancının kutsallığını her durumda yaşamalıdır. Bu ayetin özündeki öğretiş İsa’nın emirlerinden gelmektedir.[42] Böylece söyleyebiliriz: Kutsal Kitap ant içmeyi yargılamıyor[43] ancak ant içmeyi hafife almayı yargılamaktadır:
5:12 / Hİ 99 üçüncü emirde Tanrı’nın bizden isteği nedir? Lanet ederek, yalan yere ya da gereksiz yemin ederek Tanrı’nın ismini ne küfür ya da kötü amaçla kullanmalı ne de görgü tanığı olduğumuz şeylerde sessiz kalarak korkunç günahlara karıştırmalıyız.
Bu emir, uygun bir şekilde O’na itirafta bulunalım, O’na dua edip yaptığımız ve söylediğimiz her şeyde O’nu övelim diye Tanrı’nın kutsal adını saygı ve korkuyla kullanmamızı talep eder.
5:12 / Hİ 102 azizler ya da diğer yaratılmışlar aracılığı ile yemin edebilir miyiz? Hayır. Yasal bir yeminin anlamı bütün kalbimi bilen biri olarak doğruluğuma tanıklık etmeye ve yanlış yemin ettiğimde beni cezalandırması için Tanrı’yı çağırmaktır.3 Yaratılmış hiçbir şeyin böyle bir yüceliği yoktur (WİA XXII/2).

5:13 İçinizden biri sıkıntıda mı? Dua etsin. Biri sevinçli mi? İlahi söylesin.

5:13 / WİA XXI/5 farklı vakit ve mevsimlerde, kutsal ve dini bir tavırla yerine getirilmesi gereken dini yeminlerin, dini adakların, ciddi oruçların, ve özel durumlarda sunulan şükranların yanı sıra, Kutsal Yazıların tanrısal bir korkuyla okunması, Söz’ün anlayış, iman ve saygıyla Tanrı’ya itaat ederek vicdanen dinlenmesi ve doğru bir şekilde vaaz edilmesi, lütuf dolu bir yürekten mezmurlar söylenmesi; ve ayrıca Mesih tarafından verilmiş sakramentlerin doğru bir şekilde verilmesi ve layık bir şekilde alınması, olağan dini tapınışın parçalarıdır.

5:14 İçinizden biri hasta mı? İnanlılar topluluğunun ihtiyarlarını çağırtsın, Rab'bin adıyla üzerine yağ sürüp onun için dua etsinler.
Burada bahsedilen hastalık daha çok günahla ilişkili olarak ele alınmalıdır. Eğer cemaat içinde ölüme yaklaşmış bir kimsenin günahla ilgili bir problemi varsa (zengin adam örneğindeki gibi) -bu hastalık ruhsal olduğu gibi, fiziksel de olabilir. O kişi için aracılık duaları (intercession) ve itiraf duaları yapılır. Böylece Mesih İsa’da yaşam ve imanımızda derinleşme sağlamak için o hasta kişiye sevgimizi gösterir ve Tanrı’nın vaatlerine yeniden güçlü bir şekilde bağlanmasını sağlarız. Denenmeler yüzünden yoldan sapmış kişileri ihtiyarlar tövbe aracılığı ile tekrar Tanrı’ya dönmeye çağırır. Yaşamda sağa sola sallanan bir kardeşin ölüm anında Mesih’teki güveninin tazelenmesi için ihtiyarlar tövbe ve itiraf duaları ile o kişiye yaklaşır. Ayrıca bu ayet Atanmış İhtiyarlara[44] tabi olmak konusunu da hatırlatıyor.

5:15 İmanla edilen dua hastayı iyileştirecek ve Rab onu ayağa kaldıracak. Eğer hasta günah işlemişse, günahları bağışlanacak.

İmanla edilen dua
Kilisenin duası ölümde ve yaşamda her şeyin tek sahibi olan Tanrı’ya yöneliktir. Bu yüzden hiç değişmeyen özel bir duayı okumaktan öte, imana dayalı, Tanrı’ya tapınmanın ayrıcalığı, Tanrı’nın vaatlerinin sevincine ve güvenine dayalı olarak yani iman ile yapılan dua konusunu teşvik edilmektedir. Burada duanın gücü[45] ve imanın bereketi[46] ortaya çıkar.

hasta günah işlemişse
Hastalığı her zaman günahtan dolayı Tanrı’nın yargısının veya disiplininin bir sonucu olarak değerlendiremeyiz (Yuhanna 9:2). Ancak bazı hastalıklarımız günahla ilişkilidir (I.Korintliler 11:29-30).

5:16 Bu nedenle, şifa bulmak için günahlarınızı birbirinize itiraf edin ve birbiriniz için dua edin. Doğru kişinin yalvarışı çok güçlü ve etkilidir.
5:16 / WİA XV/6 Her insan Tanrı’ya günahlarını kişisel olarak itiraf ederek bunların bağışlanması için dua etmelidir; bunu yaptığında ve bu günahlara sırtını döndüğünde merhamet bulacaktır; öyle ki kardeşine ya da Mesih’in Kilisesine karşı suç işleyen kişi kendilerine karşı suç işlediği kimselere karşı olan tövbesini ve günahından duyduğu üzüntüyü kişisel olarak ya da herkesin önünde açıkça ititraf etmeye istekli olmalıdır. Bunların yapılması üzerine kendisine karşı suç işlenen kişiler onunla barışmalı ve sevgiyle kabul etmelidir.
5:16/ WİA XXI/3 Şükranla birlikte sunulan dua, dini tapınışın özel bir parçası olup, tüm insanlarca yapılması Tanrı tarafından şart koşulmuştur: ve kadul edilmesi için Oğul’un ismiyle, Ruhunun yardımıyla, O’nun iradesine uygun olarak, anlayış, saygı, alçakgönüllük, içtenlik, iman, sevgi, ve katlanışla; ve eğer sesli bir şekilde yapılıyorsa, kişi tarafından bilinen bir dilde dua edilmelidir.
5:16 / WUİ 183 Kimler için dua etmeliyiz? Mesih’in yeryüzündeki tüm kilisesi için için dua etmeliyiz, yönetimler, hizmetler, kendimiz, kardeşlerimiz, düşmanlarımız, bütün insanlar ve bizden sonra yaşayacaklar için dua etmeliyiz. Ancak ölüler ve ölümcül günah işlemiş olanlar için dua edemeyiz.
5:16 / WUİ 185 Dua ödevimiz söz konusu olduğunda Tanrı, bize nasıl bir yön vermiştir? Tanrı’nın görkemini, kendi değersizliğimizi, ihtiyaçlarımızı, günahlarımızı kavrayarak dua etmeli, tövbekar, minnettar ve inançlı yüreklerle yaklaşmalı, anlayış, iman, içtenlik, hararet, sevgi ve dayanma gücüyle Tanrı’ya gelmeli, O’nu bekleyerek isteğine alçakgönüllülükle boyun eğmeliyiz.

5:17 İlyas da aynı bizim gibi bir insandı. Yağmur yağmaması için gayretle dua etti ve üç yıl altı ay yeryüzüne yağmur yağmadı.
5:18 Tekrar dua etti ve gök yağmurunu, toprak da ürününü verdi.

Bu ayetler bazı durumlarda en umutsuz gibi gözüken şeyleri Tanrı’nın nasıl değiştirdiğine dair bir güvence vermektedir. Tanrı için imkansız bir şey olmadığını aklımızda tutmamız gerekir.

(5:17-18 / BİA 26) Tanrı’nın biricik Oğlu’ndan
sözü daha çok dinlenecek bir aracı kim olabilir ki?
... dualarımızı,
Tanrı’ya yöneltmeye layık olmadığımızı söyleyemeyiz –
meselemiz dualarımızı kendi saygınlığımıza
dayandırarak sunma meselesi değildir,
meselemiz dualarımızın iman sayesinde
doğruluğuna kavuştuğumuz Mesih’e,
yüceliğine ve saygınlığına
dayandırarak sunmamız meselesidir.

Daha da ötesi,
bizleri Tanrı’ya yaklaşma konusunda teşvik etmek
isteyen elçi şunları yazmıştır:
“Gökleri aşmış olan büyük başkâhinimiz
Tanrı'nın Oğlu İsa varken,
açıkça benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım.
Çünkü zayıflıklarımızda bize yakınlık duyamayan değil,
tersine, her alanda bizim gibi sınanmış,
yine de günah işlememiş bir başkâhinimiz vardır.
Bu nedenle merhamete ermek
ve gerektiğinde bize yardım edecek lütfa kavuşmak için
Tanrı'nın lütuf tahtına cesaretle yaklaşalım”
demiştir.

Aynı elçi,
“İsa'nın, kendi kanı sayesinde
kutsal yere girmeye cesaretimiz vardır,
imanın verdiği tam güvenceyle,
yürekten bir içtenlikle Tanrı'ya yaklaşalım”71
demiştir.

Benzer bir şekilde,
“Ama İsa sonsuza dek yaşadığı için kâhinliği süreklidir.
Bu nedenle O'nun aracılığıyla
Tanrı'ya yaklaşanları tamamen kurtaracak güçtedir.
Çünkü onlara aracılık etmek için hep yaşamaktadır”
demiştir.

Bundan dolayı,
İsa Mesih’in buyruğuna itaat ederek,
bizlere Rab’bin duasında öğrettiği gibi,
tek Aracımız olan İsa Mesih aracılığıyla,
O’nun adıyla
Baba’dan isteyeceğimiz
her şeyi alacağımız güvencesiyle
cennetteki Baba’mıza sesleniriz.

5:19-20 Kardeşlerim, içinizden biri gerçeğin yolundan saparsa ve biri onu yine gerçeğe döndürürse, bilsin ki, günahkârı sapık yolundan döndüren, ölümden bir can kurtarmış ve bir sürü günahı örtmüş olur.

Gerçeğin yolundan sapmak “başı boş koyunlar gibi dolaşmak” anlamına da gelmektedir.
I.Petrus 2:25 Yolunu şaşırmış koyunlar gibiydiniz, şimdiyse canlarınızın Çobanına ve Gözetmenine geri döndünüz.
Yahuda 13 Köpüğünü savuran denizin vahşi dalgaları gibi, ayıplarını etrafa savururlar. Serseri yıldızlar gibidirler. Onları sonsuza dek sürecek koyu karanlık bekliyor.[47]

Bir günahkar sapık yolundan nasıl döner?
[Tanrı’nın Sözleri aracılığı ile]
Mezmur 19: 7 RAB'bin yasası yetkindir, cana can katar,
RAB'bin buyrukları güvenilirdir,
Saf adama bilgelik verir,

[Sevinçli Hristiyanlar aracılığı ile]
Mezmur 51: 12 Geri ver bana sağladığın kurtuluş sevincini,
İstekli bir ruhla bana destek ol.
13 Başkaldıranlara senin yollarını öğreteyim,
Günahkârlar geri dönsün sana.

[Mesih’in lütfunun aracılığı ile]
Luka 22:32 Ama ben, imanını yitirmeyesin diye senin için dua ettim. Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.
Elçilerin İşleri 3:19-20 Öyleyse, günahlarınızın silinmesi için tövbe edin ve Tanrı'ya dönün. Öyle ki, Rab size yenilenme fırsatları versin ve sizin için önceden belirlenmiş olan Mesih'i, yani İsa'yı göndersin.

ÇALIŞMA SORUSU:
İnanç Açıklamaları ve İlmihallere bağlı olarak Yakup Mektubu 5. bölümü anlatınız.

II. Bölüm:
II/1. AYRIMCILIK
Okuma: Yakup 2:1-4, 9

Yüzbaşı Kornelyus iman ettiği zaman bu imanının Mesih’te büyümesi için Tanrı ona Petrus’u dinlemesini söylüyor. Diğer yandan o dönem kültüründe dindar insanların uluslardan kimseler ile yakınlaşması pek mümkün değildi. Bu yüzden Tanrı, Petrus’a bir görüm vererek onun yüreğini başka uluslardan kimselere müjdelemek için değiştiriyor. Bundan sonra Petrus konuşmasına şöyle başlıyor:
Elçilerin İşleri 10:34-35 O zaman Petrus söz alıp şöyle dedi: «Tanrı'nın insanlar arasında ayrım yapmadığını, ama kendisinden korkan ve doğru olanı yapan kişiyi, ulusuna bakmaksızın kabul ettiğini gerçekten anlıyorum.

Yakup Mektubunun insanlar arasında ayırım yapma konusuna ilişkin ayetlerinin temelinde Mesih’in Müjdesindeki şu sözler yatmaktadır.
Luka 6:31 İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. 32 «Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile kendilerini sevenleri sever. 33 Size iyilik yapanlara iyilik yaparsanız, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile böyle yapar. 34 Verdiğinizi geri almak umudunda olduğunuz kişilere ödünç verirseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile verdikleri kadarını geri almak koşuluyla günahkârlara ödünç verirler.

Öyleyse bizler ayrımcılık yaptığımızda İsa’ya karşı gelen Ferisiler gibi davranmış olmaktayız:
Luka 15:1 Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsa'yı dinlemek için O'na akın ediyordu. 2 Ferisilerle din bilginleri ise, «Bu adam günahkârları kabul ediyor, onlarla birlikte yemek yiyor» diye söyleniyorlardı.

Ancak bizler insanları dış görünüşlerine ya da onlarla olan ilişkimize, işbirliğimize göre ayırmaya başlarsak Tanrı’nın lütfuna karşı gelmiş oluyoruz. Çünkü Tanrı’ya karşı biz bir şey ödemeden önce O bize oğlunu vermiştir:
Romalılar 5:8 Tanrı bize olan sevgisini şununla kanıtlıyor: biz daha günahkârken, Mesih bizim için öldü.

Öyleyse Tanrı’nın sevgisini iyi anlamalıyız ve aynı zamanda bu sevgiyi Tanrı’nın sözünde açıkça yazıldığı üzere doğru bir şekilde başkalarına da göstermeliyiz (I.Korintliler 13). Böylece Tanrı halkı, Tanrı’nın bizi sevdiği gibi başkalarını da severse dünya değişir (I.Yuhanna 3:11-24).

Çalışma Sorusu:
1-) Yakup Mektubunda insanlar arasında ayırım yapmak konusundaki ayetleri gözden geçirdikten sonra Galatyalılar 2: 11-21 ayetlerine bakarak Yakup Mektubunun uyarısı hakkında bir değerlendirme yapınız
2-) “Ayrımcılık” konusunun anlatıldığı şekilde aşağıdaki konulardan biri için geniş bir bakış açısı ile (Kutsal Kitabın tamamı açısından) bir değerlendirme yapınız.
1- Yaşayan İman:
2- Denenmeler:
3- Sevgi Yasası:
4- Bilgece Konuşmak:
5- Zenginlik:


[1] I.Krallar 18: 36, I.Tarihler 6:49, Ezra 5:11, Daniel 3:26; 6:20, Elçilerin İşleri 27:23, Romalılar 1:9, II.Timoteyus 1:3, Yakup 1:1, I.Petrus 2:16

[2] Yakup Mektubu Üzerine Bir çalışma Bölüm III,7: Yakup’un Eski Ahitten Öğretisi kısmına bakınız.

[3] I.Petrus 1:24-25, Mezmur 9:5-6; 103:15-16, İşaya 40:6-7; 51:12

[4] I.Petrus 5:4, II.Timoteyus 4:8 (Vahiy 3:11; 4:10)

[5] I.Samuel 6:20, Mezmur 99:9, İşaya 6:3 (Hezekiel 39:7, Habakuk 1:13, Vahiy 4:8).TANRI’NIN KUTSALLIĞI DA TANRI’NIN DOĞRULUĞUNU (Ezra 9:15, Mezmur 48:10; 97:2; 119:137; 145;17, Yeremya 23:6) VE İLAHİ MÜKEMMELLİĞİNİ (Tesniye 32:4, Eyüp 37:23, Mezmur 18:30 [8:1], Vaiz 3:14, İşaya 12:5; 28:29, Matta 5:48) DÜŞÜNDÜRÜYOR.

[6] Süleymanın Meselleri 6:25, Matta 5:28, Romalılar 13:14, Galatyalılar 5:16, Koloseliler 3:5, I.Selanikliler 4:5, II.Timoteyus 2:22

[7] GERÇEĞİN BİLDİRİSİ: (WUİ 4) S4. Kutsal yazıların, Tanrı sözü oldukları ne şekilde belirgindir? Kutsal Yazılar, haşmeti ve saflığı; tüm kısımlarının birbirleriyle gösterdiği uyum; amacı, tüm yüceliği Tanrı’ya vermek olan bütünün kapsamı; ışığı ve gücüyle günahkarları ikna etmesi ve değiştirmesi, inananları kurtuluşa erişmek üzere teselli vermesi ve bina etmesiyle Tanrı sözü olduklarını ortaya koyarlar: ancak, insanın yüreğinde kutsal yazılar aracılığıyla ve kutsal yazılarla birlikte tanıklık eden yalnızca Tanrı Ruh’u tek başına kutsal yazıların Tanrı’nın sözünün kendisi olduğu konusunda insanı tam olarak ikna etme yetisine sahiptir.

[8] Yakup Mektubu Üzerine Bir İnceleme, Yoksullar ve Zenginler bölümüne bakınız (IV.8)

[9] Luka 18:35-39, Matta 27:42, Filipililer 2:21

[10] Matta 18:24-31 (Luka 10:32), Mezmur 35:15 Ama ben sendeleyince toplanıp sevindiler, Toplandı bana karşı tanımadığım alçaklar, Durmadan didiklediler beni.

[11] Süleymanın Meselleri 11:24; 21:13; 28:27, Matta 26:6-8

[12] Luka 17:5 Elçiler Rab'be, «İmanımızı artır!» dediler. Romalılar 10:17Demek ki iman, haberi duymakla, duymak da Mesih'le ilgili sözün yayılmasıyla olur. Galatyalılar 5:6, İbraniler 11:1, I.Yuhanna 5:4

[13] I.Timoteyus 6:18 Onlara, iyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin olmalarını, cömert ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur. Titus 2:7-8 İyi olanı yaparak her konuda onlara örnek ol. Öğretişinde dürüst ve ağırbaşlı ol, kimsenin kınayamayacağı doğru sözler söyle. Öyle ki bize karşı gelen, hakkımızda söyleyecek fena bir söz bulamayıp utansın. İbraniler 10:24.

[14] Galatyalılar 5:6 Mesih İsa'da ne sünnetlilik ne de sünnetsizlik bir işe yarar; yalnız sevgiyle etkin olan imanın değeri vardır.

[15] Luka 9:53-54 ve I.Yuhanna 4:7ayetini; Markos 5:5 ve Markos 5:15 ayetini; Yuhanna 4:18-19 ve Yuhanna 4:29 ayetini; Elçilerin İşleri 9:1 ve Elçilerin İşleri 21:13 ayetini; Elçilerin İşleri 16:24 ve Elçilerin İşleri 16:33 ayetini birbirleriyle kıyaslayınız.

[16] II.Korintliler 2:16 Mahvolanlar için ölüme götüren ölüm kokusuyuz, kurtulanlar için yaşama götüren yaşam kokusuyuz. Böyle bir işe kim yeterlidir? 17 Biz birçokları gibi, Tanrı sözünü ticaret aracı yapanlar değiliz. Tanrı'dan gönderilen ve Mesih'e ait olan kişiler olarak Tanrı'nın önünde içtenlikle konuşuyoruz.

[17] Titus 1:10 Çünkü asi, boşboğaz, aldatıcı birçok kişi vardır. Özellikle sünnet yanlıları bunlardandır.

[18] Mezmur 5:9; 10:7, 36:3; 55:21, Matta 12:34, Romalılar 3:13

[19] Matta 10:28 Bedeni öldüren, ama canı öldürmeye gücü yetmeyenlerden korkmayın. Hem canı hem de bedeni cehennemde mahvedecek güçte olan Tanrı'dan korkun (Luka 12:5).

[20] I.Korintliler 8:5-6, Efesliler 4:4-6, İbraniler 12:9, I.Yuhanna 5:7

[21] I.Korintliler 1:19 Nitekim şöyle yazılmıştır:«Bilgelerin bilgeliğini yok edeceğim, zekilerin zekâsını boşa çıkaracağım.» 20 O halde bilge kişi nerede? Din bilgini nerede? Bu çağın hünerli tartışmacısı nerede? Tanrı, dünya bilgeliğinin saçma olduğunu göstermedi mi? 21 Mademki dünya, Tanrı'nın bilgeliğine göre Tanrı'yı kendi bilgeliğiyle tanımadı, Tanrı, iman edenleri, saçma sayılan bildiriyle kurtarmaya razı oldu; I.Korintliler 1:29 Öyle ki, Tanrı'nın önünde hiçbir insan övünmesin. 30 Ama siz Tanrı sayesinde Mesih İsa'dasınız. O bizim için Tanrısal bilgelik, doğruluk, kutsallık ve kurtuluş oldu.

[22] Mezmur 24:3-4, Matta 5:8, I.Timoteyus 1:5, 22, I.Petrus 1:22

[23] Vaiz 10:4, Romalılar 12:18, Titus 1:6, İbraniler 12:14

[24] I.Selanikliler 2:7, I.Timoteyus 3:3, II.Timoteyus 2:24, Titus 3:2

[25] I.Korintliler 5:8, II.Korintliler 1:12; 2:17, Titus 2:7

[26] Süleymanın Meselleri 3:3; 11:17, Hoşeya 12:6, Mika 6:8, Matta 5:7, Luka 6:36

[27] Levililer 19:15, Eyüp 13:10, Malaki 2:9, I.Timoteyus 5:21

[28] Mezmur 92:13-14, Hezekiel 47:12, Matta 13:8, Galatyalılar 5:22-23, Efesliler 5:9, Filipililer 1:11

[29] Galatyalılar 6:8 Kendi doğal benliğine eken, benlikten ölüm biçecektir. Ruh'a eken, Ruh'tan sonsuz yaşam biçecektir (Luka 8:4-5)

[30] Mezmur 18: 41 Feryat ettiler, ama kurtaran çıkmadı; RAB'bi çağırdılar, ama O yanıt vermedi.

[31] (Vaftizci Yahya’nın, İsa Mesih’in ve havarilerin çağrısının paralelliğine dikkat edin) İşaya 22: 12 Rab, Her Şeye Egemen Yahve O gün sizi ağlayıp yas tutmaya, Saçlarınızı kesip çul kuşanmaya çağırdı. 13 Oysa siz keyif çatıp eğlendiniz, "Yiyelim, içelim, nasıl olsa yarın öleceğiz" diyerek Sığır, koyun kestiniz, Et yiyip şarap içtiniz. Yoel 2: 12 RAB diyor ki, "Şimdi oruç tutarak, ağlayıp yas tutarak Bütün yüreğinizle bana dönün.

[32] Matta 7:3 Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği farketmezsin? Romalılar 15:1 İmanı güçlü olan bizler, kendimizi hoşnut etmeye değil, güçsüz olanların zayıflıklarını yüklenmeye borçluyuz. Galatyalılar 6:1 Kardeşler, eğer biri suç işlerken yakalanırsa, Ruh'a uyan sizler, böyle birini yumuşak ruhla yola getirin. Siz de ayartılmamak için kendinizi kollayın. I.Petrus 4:8 Her şeyden önce birbirinize olan sevginiz candan olsun. Çünkü sevgi birçok günahı örter.

[33] Elçilerin İşleri 18: 21 Ama onlara veda ederken, «Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim» dedi. Sonra Efes'ten denize açıldı. I.Korintliler 4:19 Ama Rab dilerse yakında yanınıza geleceğim. O zaman bu küstahların söylediklerini değil, gücünü öğreneceğim. I.Korintliler 16:7 Sizi öyle kısaca görüp geçmek istemiyorum. Rab'bin izniyle sizinle uzunca bir süre kalmayı ümit ediyorum. İbraniler 6:3 Tanrı izin verirse, bunu yapacağız.

[34] Vaiz 8:8, Mezmur 49:10; 89:48, Eyüp 30:23

[35] Matta 23:23; 25:45, (Luka 11:42; 12:47)

[36] Yakup Mektubu Üzerine Bir Çalışma; bölüm IV.6

[37] Eyüp 15:20, Mezmur 107:17, Süleymanın Meselleri 13:15, Romalılar 3:16, Romalılar 2:9-10 Başta Yahudi'ye, sonra Yahudi olmayana olmak üzere, kötülük yapan her insana sıkıntı ve elem verecek; yine başta Yahudi'ye, sonra Yahudi olmayana olmak üzere, iyilik yapan herkese yücelik, saygınlık ve esenlik verecektir.

[38] Yakup Mektubu Üzerine Bir Çalışma; bölüm IV.6

[39] Süleymanın Meselleri 21:17, İşaya 22:13, Luka 12:19

[40] I.Selanikliler 5:14, II.Timoteyus 2:24, İbraniler 10:36

[41] Romalılar 8:36, II.Korintliler 1:7; 7:23, Filipililer 3:10, II.Timoteyus 2:12, İbraniler 11:25, I.Petrus 2:20; 3:14; 4:16; 5:10

[42] Yakup Mektubu Üzerine Bir Çalışma; bölüm IV.6

[43] II.Korintliler 1: 23 Tanrı'yı tanık tutarım ki, Korint'e tekrar gelmeyişimin nedeni sizi esirgemekti. I.Selanikliler 2:10 İman eden sizlere karşı davranışımızın ne denli kutsal, adil ve kusursuz olduğuna siz tanıksınız; Tanrı da buna tanıktır.

[44] Elçilerin İşleri 14:23 İmanlılar için her toplulukta ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inanmış oldukları Rab'be emanet ettiler. İbraniler 13:7 Tanrı sözünü size iletmiş olan önderlerinizi hatırlayın. Yaşayışlarının sonucuna bakarak onların imanını örnek alın. İbraniler 13:17 Önderlerinizin sözünü dinleyin, onlara bağlı kalın. Çünkü onlar canlarınız için hesap verecek kişiler olarak sizi kollarlar. Onların sözünü dinleyin ki, görevlerini inleyerek değil bunun size yararı olmaz sevinçle yapsınlar.

[45] Matta 21:22, Yuhanna 14:13; 15:7, Elçilerin İşleri 16:25-26

[46] Matta 8:13; 2:29-30; 17:20; 21:21, Markos 9:23

[47] Mezmur 119:176, Süleymanın Meselleri 21:16; 27:8, İşaya 53:6, Yeremya 50:6, Yeremyanın Mersiyeleri 4:14




http://www.hristiyan.net/yakup/2.htm




Yakup Mektubu'nun Yorumu - Rev. İlhan Keskinöz

Bu konu kapatılmıştır
 
 



Yakup Mektubu'nun Yorumu - Rev. İlhan Keskinöz konusuna benzer konular;

Said Nursi'nin Ayasofya'da gördüğü 3 misyon (İlhan Atasoy) Said Nursi’nin Ayasofya’da gördüğü 3 misyon (İlhan Atasoy) Hür Adam’ın hürriyet istediği mabet Bediüzzaman, Ayasofya’yı sadece bir cami değil, bu milletin bir şeref abidesi, asırlardır İslam uğrunda yaptığı cihadın sembolü ve kılıçlarıyla fethettiği toprakların bir nişanı ve bir yadigârı olarak görür. Ayasofya, bu milletin namus ve haysiyeti ile eş değerde kıymet ifade eden bir eserdir. Bediüzzaman, hayatının son dönemlerinde İslam âleminin başına gelebilecek kötü olaylara keffaret olarak Ayasofya’nın hürriyetine kavuşturulmasını talep edecektir. 1960’lı yılların başı… Türkiye siyasi olarak bir kaosa doğru sürüklenmekte, iktidarda olan Demokrat Parti ve Başbakan Adnan Menderes muhalefet tarafından basın yoluyla köşeye...


Bir ünlüden ilginç twitter yorumu Facebook'un insan psikolojisi üzerindeki negatif etkilerini bir çok uzman dile getirmekteydi, bu sefer de uzman olmayan ama ünlü bir isim twitter hakkında kısa bir analizde bulundu;


Newton'un son günler yorumu http://www.delikan.net/haberler/tekno_ve_bilim/31261-newtona_gore_kiyametin_tarihi.html


Vahiy bölümü yorumu Bu bölüme uygun bir materyal daha; http://www.hristiyanforum.com/forum/vahiy-f558/vahiy-bolumu-yorumu-ramazan-arkan-t317770


Romalılar Mektubu - Genel yorumu MEKTUBA GENEL BAKIŞ – YORUM İncil’in içerdiği yirmi bir mektup arasında önemi belki de ön sırayı tutan, düşünürlerin aklını aydınlatıp onları şevke getiren bu yazı yüzyıllar boyu tanrıbilimcilere ışık saçtı, nice bilgini Tanrı insan ilişkisinin hem derinliklerine hem de yüksekliklerine uzanmaya yönlendirdi. Namları ön sırada beliren tanrıbilimciler birçok dilde Romalılar’la ilgili yorum kitaplarını kaleme aldı. Bu İncil parçası üzerinde durmayan, onu araştırmaya koyulmayan tanrıbilimci yoktur demek yanlış olmaz. Günümüzde Türk inanlı topluluklarının İncil’i okumalarına, onu araştırmalarına, küçük çapta da olsa bir katkıda bulunmaya canla başla çalıştım. İncil’de yazılı mektubun Hellence metninden başlayarak birçok kaynaktan bilgi...



Şu anda bulunduğunuz sayfa: hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Temel Kavramlar > İncil > Yakup Mektubu : Yakup Mektubu'nun Yorumu - Rev. İlhan Keskinöz





Click "Give Now", then choose "Turkey"

(Tax-Deductible for US Citizens)





Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

| HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU | İNCİL | İNCİL .TV | HRİSTİYAN GAZETE | HRİSTİYAN OLMAK | HRİSTİYAN CHAT | HRİSTİYAN FORUM FACEBOOK | HRİSTİYAN FORUM TWITTER | HRİSTİYAN FORUM YOUTUBE | BEDAVA İNCİL |



GÜNLÜK BÜLTEN EMAİL ABONELİĞİ
hristiyanlık Email adresinizi yukarıdaki kutucuğa yazıp "abone ol" tuşuna basınız, açılan pencerede göreceğiniz harfleri yazıp onaylayınız. Daha sonra email adresinize gelecek emaildeki linke tıklayınız


Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ile ilgilenenler için bilgiler

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.