|
|
Sola Scriptura
|
Bu konuyu açtığın için çok teşekkür ederim. Gerçekten çok önemli bir konu. Aslında bu öğretinin temeli ilk yüzyıldaki Gnostiklere kadar dayanıyor ama 19. yüzyılda "Dispensationalism" adı verilen bir öğretiyle birlikte kiliselerin içine daha da etkin bir şekilde girmeye başladı. Bu öğretiye göre Kilise, Eski Antlaşma'da bahsedilmediği ve Eski Antlaşma'da var olmadığı için, Eski Antlaşma'daki bütün buyruklar veya vaatler sadece İsrail'i ilgilendirmektedir. Dolayısıyla Mesih'in gelişiyle birlikte bütün Eski Antlaşma geçersiz kılınmaktadır. Bunun sonucu olarak da Hristiyanlar Tanrı'nın Yasası'ndan tamamen özgür bir şekilde yaşamalıdırlar. Eski Antlaşma'daki bir Yasa Yeni Antlaşma'da tekrar edilmediği sürece asla Hristiyanlar bu yasaya uymak zorunda değildirler.
Tabii ki, bu tamamen Kutsal Kitap'a aykırı bir öğreti. Senin de gösterdiğin gibi bütün hermenütik ilkelerine ve Yeni Antlaşma'nın doğasına aykırı:
Matta 5:17-20 Kutsal Yasa'yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim.Size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa'dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacak.
Bu nedenle, bu buyrukların en küçüğünden birini kim çiğner ve başkalarına öyle öğretirse, Göklerin Egemenliği'nde en küçük sayılacak. Ama bu buyrukları kim yerine getirir ve başkalarına öğretirse, Göklerin Egemenliği'nde büyük sayılacak.
Size şunu söyleyeyim: Doğruluğunuz din bilginleriyle Ferisiler'inkini aşmadıkça, Göklerin Egemenliği'ne asla giremezsiniz!"
|
17 “Do not think that I came to destroy the Law or the Prophets. I did not come to destroy but to fulfill.
Ayrıca ben "fulfill" kelimesini nasıl "tamamlamak" olarak çevirdiklerinide anlamış değilim. Bu kelime ve orjinal metindeki kelimenin anlamı "tatmin etmek, yapmak" şeklindedir.
Şimdi bu şekilde bir daha okuduğumuzda, Mesih'in geliş sebebi ve yaptığı iş anlamında düşünürsek her şey daha yerli yerindedir.
17 "Kutsal Yasa'yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil,
tatmin etmeye/yapmaya geldim.
Açıkça bir kelimenin değişimi özdeki manayı değiştirebilir. Hep söylerim ne yazıkki elimizdeki yeni türkçe çeviri çok kötü.