Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı.

Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı. hristiyanlık incil isa mesih tevrat zebur | HRİSTİYAN FORUM  > Hristiyanlık İnancında Temel Kavramlar > Adventistlik : Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı. konusu 409 kez okundu, 1 kez cevaplandı. En son mesaj Daniel75 tarafından gönderildi. Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı. Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için “7. Gün Adventisleri”ni yazdı. http://www.hristiyangazete.com/wp-content/uploads/2011/06/Ece-Elibolo%C4%9Flu-Dipnot-Tablet-okuyucular%C4%B1-i%C3%A7in-7.-G%C3%BCn-Adventisleri-ni-yazd%C4%B1..jpg Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için “7. Gün Adventisleri”ni yazdı. Onlara tarikat diyen de var, hristiyan bir cemaat olarak bilen de…Ama onlar kendilerini ‘Allah’ın bağışlayan sevgi dolu karakterini en iyi şekilde temsil etmeye çalışan bir hizmet topluluğu’ olarak görüyor. İsa’nın yeniden dünyaya geleceği günü bekliyorlar. Sağlıklı ve sade yaşamak, yaşam felsefeleri. Vejeteryanlar. Japon Okinavalılarla birlikte dünyada en uzun yaşayan topluluklar olarak pek çok araştırmaya konu olmuşlar. Dünyada sayıları milyonları geçiyor ama Türkiye’de... Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı.

Geçersiz email adresi kullanan üyelikler, forum sistemi tarafından, otomatik olarak iptal edilir. Üyelik hesabı iptal edilmiş veya şifresini unutmuş üyeler buradan iletişime geçebilirler.

HRİSTİYAN FORUM GİRİŞ
(Kullanıcı adınız)
(Şifreniz)



HEMEN ÜYE OLUN! Üyelerle sohbet etmek, etkinlik duyurularından haberdar olmak, forumda yazışabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir.


Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı. konusu 409 kez okundu, 1 kez cevaplandı. En son mesaj Daniel75 tarafından gönderildi.

Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı. konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.


Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı. hristiyanlık incil isa tevrat zebur08-07-11, 01:52
Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı.
KSAdmin


Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için “7. Gün Adventisleri”ni yazdı.

Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için “7. Gün Adventisleri”ni yazdı.
Onlara tarikat diyen de var, hristiyan bir cemaat olarak bilen de…Ama onlar kendilerini ‘Allah’ın bağışlayan sevgi dolu karakterini en iyi şekilde temsil etmeye çalışan bir hizmet topluluğu’ olarak görüyor. İsa’nın yeniden dünyaya geleceği
günü bekliyorlar. Sağlıklı ve sade yaşamak, yaşam felsefeleri. Vejeteryanlar. Japon Okinavalılarla birlikte dünyada en uzun yaşayan topluluklar olarak pek çok araştırmaya konu olmuşlar. Dünyada sayıları milyonları geçiyor ama Türkiye’de yaklaşık 100 kişiler. Ama örgütlüler. Kiliseleri, yayın organları, radyo ve tv’ları, yardım dernekleri, eğitim kurumları var. Buna rağmen neredeyse hiç bilinmiyorlar. Ne yazık ki isimlerini duyanlar da, geçtiğimiz aylarda Kadıköy’deki kiliselerine yapılan polis baskınıyla duydular. Hala, İtalyan Protestan kilisesinden kiraladıkları bu küçük kilisede toplanan Adventistler kapılarını dipnot’a açtı. İşte tüm bilinmeyenleriyle Adventistler….
Kadıköy’ün arka sokaklarında tarihi İtalyan kilisesinin önünden geçerken Cumartesi günü saat 10:00 sularında alışık olunmayan bir ilahi sesi beni kilisenin içine çekiyor. Kilisenin bahçesinden içeriye girdiğimde “7.Gün Adventist Kilisesi’ne Hoş Geldiniz” yazısı karşılıyor. Merak ediyorum en arka sıraya oturuyorum. İçeride 14-15 kişi var yok. İncil’den bölümler okunuyor, ilahiler söyleniyor. Sonradan İstanbul’daki önderleri olduğunu öğrendiğim kişi, selamları almaya başlıyor. Selam getirenler ayağa kalkıyorlar, sağ ellerini kaldırıyorlar ve selamlarını iletiyorlar. Moskova’dan da selam getiren var Bulgaristan’dan da. Adventistler kiraladıkları bu kilisede tam 11 yıldır ibadetlerini gerçekleştiriyorlar. Mum yakmıyor, şarap ayini yapmıyorlar. Haç çıkarmıyor, evlerinde ve üstlerinde haç taşımıyorlar. Ve cumartesi günleri de kesinlikle çalışmıyorlar.
Merkezleri ABD’nin Maryland eyaleti olan Adventistler’in tarihi 1844 yılına kadar dayanıyor. Türkiye’de ise yaklaşık 100 yıldır varlar. Medya sözcülüğünü ve koordinatörlüğünü yapan Erkin Altınkaynak Adventislerle ilgili merak ettiğimiz tüm soruları yanıtladı:
KİM BU ADVENTİSLER?
Adventistler kimdir? Siz kimsiniz?
Advent kelimesi anlam olarak İsa Mesih’in dünyaya gelişini nitelemektedir. Buna göre dünyanın doğumunu kutladığı Noel 1. Advent olup dönüşünü müjdelediği zaman 2.Advent olacaktır. Bu anlamı ile Adventistler İsa Mesih’in yaklaşan 2.gelişini dünyaya duyurma arzusu ile onun gelişine hazırlık olarak onun müjde ve ilkelerini duyuran inanlılar topluluğudur. Kendim bu müjde ile 1994 yılı sonlarında tanıştım ve 1995’in 10 Haziran’ında bu dünya ailesinin bir üyesi oldum. İlginçtir ki benim vardığım bu noktanın başlangıç noktası Kuran’daki İsa Mesih’le ilgili ayetler olmuştur.
Hiç bilmeyenler için bize Adventistleri anlatabilir misiniz?
Adventistler inanç özelliklerinin yanında yaptıkları toplumsal aktivitelerle birçok ülkede tanınırlar. Dünyadaki en büyük ikinci sağlık kurumları ve üniversiteler dahil eğitim kurumları zincirinin kurucu ve işleticileridir. Bir örnek vermek gerekirse Kaliforniya’nın Loma Linda kentindeki sağlık kompleksi dünya çapında organ nakli ve kanser araştırmalarının yapıldığı bir merkezdir. Bir başka yan kurum olan ADRA dünya çapında doğal afetlere yardım ve kalkınma projeleri yürütmektedir ki 1999 yılındaki ülkemizdeki Gölcük ve Adapazarı depremlerinde aktif faaliyet göstermiştir.
Yöneticileriniz nasıl seçiliyor?
En alttan en üste bu yönetim kademeleri üyelerin demokratik katılımı ile oluşur. Lokal inanlı topluluğu kendi yöneticilerini seçer ve her ülke üye sayısına orantılı olarak bir delegasyon oluşturur. Bu dünya çapındaki 2000’den fazla delege 5 yılda bir yapılan Genel Konferans toplantısında oyları ile en tepe noktaya kadar olan örgütlenme yapısına karar verir. Genel Konferans toplantıları delege, misafir ve izleyicilerden oluşan yaklaşık 70.000 kişilik bir toplulukla büyük stadyumlarda düzenlenir ve yaklaşık iki hafta sürer.
NASIL ADVENTİST OLUNUR?
Adventist olmak için ne yapmak gerekir? Herkesi kabul ediyor musunuz içinize?
Adventist olmaya ilgi duyan bir kişi önce topluluk ile tanışır ve bir süre Kutsal Kitaba dayanan bir çalışma sürecine katılır. Bu sürecin sonunda yine kendi arzusu ve topluluğun ortak desteği ile dünyada vaftiz olarak bilinen bir yeni yaşam töreni ile taçlandırılır.
Protestanlar’dan ve Katoliklerden Adventistleri ayıran en önemli özellikler nelerdir?
Protestan ve Katoliklerden bizi ayıran ilk nokta Cumartesi ibadeti olarak görülür ise de diğer bazı temel farklılıklar mevcuttur. Kişisel düşüncem Katolikler ile olan büyük bir fark bizde onlarda olan bir ruhban sınıfı ve otoritesinin olmayışıdır. Protestanlar için ise aydınlama anlamını taşıyan reform Luther ve Calvin gibi liderler ile tamamlanmıştır. Protestanlığın içinden doğan Adventistler için ise reform dönemi bir başlangıç olup devam eden bir süreçtir. Daha İsa Mesih’in temel öğretisine dönüş için gidilecek çok yol vardır. Son günler ile ilgili bir temel farklılık onların Mesih’in ikinci gelişini dünyada oluşacak yeni bir düzen görmeleridir. Bizler için ise İncil’de belirtildiği gibi inanlıların onun gelişi ile göğe alınıp götürüleceği ve Tanrı katındaki 1000 yıllık bir dönem sonucunda yeni bir dünyanın kurulacağı gerçeğidir.
Yedinci-Gün Adventistleri olarak geçiyorsunuz. 7. Günün özelliği, önemi nedir?
7ci gün Kutsal Kitapta yaratılışın tamamlanıp Yaratan tarafından kutsal ilan edilen gündür ki bunun önemi ayetlerde defalarca tekrar edilmiştir. Bu günün 1ci gün kabul edilen Pazar gününe Sebt günü olarak değiştirilmesi hiçbir ayette yoktur. Bu değişim tarihsel süreç içerisinde kilisenin otoritesi ile gerçekleşmiştir. Cumartesi gününün dinlence günü olduğu Kuranda da teyit edilmektedir. Müslümanlığın Cuma ibadet günü ibadet sonrasında çalışmaya devam edilen bir gün olup zaten bir dinlence günü olmayıp inananların cem olma yani bir olma günüdür ki Kutsal Kitapla uyum içindedir.
Cumartesi günleri ibadet etmenizin özel bir nedeni var mı?
Kutsal Kitap Allah’ın dünyayı 6 günde yarattığını ve 7ci günde bu yaratılışı tamamlayarak bu günü kutsal ilan ettiğini anlatır. Bu dünyevi çalışmadan uzak durulan ve bireyin Rab ile buluşarak aile ve dostlarla birlikte geçirdiği bir dinlenme günüdür ki tüm nitelikleriyle aynı zamanda sağlık ve huzur açısından cennetsel bir hediyedir.
Gectigimiz yillarda ibadethaneniz polis tarafindan basilmisti. Neden?
Bundan 4 yıl önce Taksim’deki dua evi 1954’den beri tescilli olduğu halde yeni yapılan şehir haritalarında ibadet yeri olarak gösterilmemesi sebebi ile emniyetteki arkadaşlarca ziyaret edildi. Bu bürokratik eksiklik tarafımızdan yapılmamış bir gereksinmenin sonucu idi. Bu yıl içerisindeki Kadıköy’e yapılan ziyaret katılımcıların arasında ikamet izni olmayan yabancı uyruklu inanlılardan kaynaklandı. Takdir edersiniz ki bir ibadet evine katılanları bizlerin bu açıdan tespit edip uzak tutması mümkün değildir. Bütün bunlar bizim aktivitelerimizden değil yan sebeplerden oluşmuştur. Bunlar dışında içinde bulunmakla gurur duyduğumuz ülkemiz, toplumsal yaşamı ve kanunlarına saygı içerisinde yaşayan bir grup olarak herhangi bir sorun zaten beklemiyoruz.
UZUN YAŞAMALRININ SIRRI NE?
Haç sizin için de kutsal mı?
Haç ya da çarmıh İsa Mesih’in insanlık aleminin günahlarına af getiren bedeli ödeyen kurban olarak gerçekleştirdiği özverinin sembolü olarak büyük bir değer taşımaktadır. Bu bizler için dua evlerimizde ya da üzerimizde taşıdığımız bir işaret değil. Kalplerde yaşatılan bir sevgi sembolüdür.
Uzun ve sağlıklı yaşamınızla pek çok araştırmaya konu oldunuz. Sırrı nedir Adventistlerin uzun yaşamasının?
Yapılan birçok sağlık araştırmasına göre Adventistler’in toplumun geneline göre daha uzun yaşam sürdükleri saptanmıştır. Bunun hiç şüphesiz ki en büyük sebepleri alkol, sigara ve uyuşturucu alışkanlıklardan uzak durmaları, genelde vejeteryen eğilimli beslenme alışkanlıkları ve sade aile yaşamlarıdır. Bir Adventist imanlı bedenini Allah için bir ibadet evi kabul eder ve bu mekanı alkol ve tütün gibi alışkınlıklarla kirletmemek için büyük önem verir.
Son olarak dünya üzerindeki amacınızın ne olduğuna inanıyorsunuz?
Dünya üzerindeki amacımız yine İsa Mesih’in sözleri ile toplumsal yaşama lezzet katan tuz olmak ve ortak toplum yaşantımızda da aydınlatan bir ışık olmaktır. Bu anlayış çerçevesi içerisinde bir inanç sahibi olarak komşusuna en iyi hizmet eden bir birey olabildik ise ne mutlu bizlere. Buradaki komşu kavramı tüm insanlık ailesini kapsar.
Türkiye’de faaliyet gösteren Adventisler’in az tanınmalarına rağmen sanıldığından daha örgütlüler. ‘Umudunsesi’ adlı bir radyo kanalları, kitap yayınları, ADRA adında bir yardım dernekleri var. Ayrıca, madde bağımlılığından kurtulma ve sağlıklı yaşam konusunda çeşitli konferanslar veriyorlar. Ve tüm dünyada yayın yapan “Hope Channel” isimli kanalda günde 4 kez 30 dakikalık Türkçe TV programları yayınlanıyor. Ayrıca dünya çapında olan sağlık zincirine Türkiye’yi de katmak üzereler. Vakıf kuruluşu çalışmaları devam ediyor..
DİPNOT.TV

Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı.

katoliklik ortodoksluk protestanlık kilise barnabas türkler türkiyeFORUMA EKLEDİĞİMİZ TÜM HABERLER HRİSTİYANGAZETE.COM SİTESİNDEN ALINTIDIR. HABER İÇERİKLERİNİN OLUMLU YA DA OLUMSUZ OLMASI DİKKATE ALINMAZ. HRİSTİYAN HER MEZHEP, HER KİLİSE, HER ETNİK KÖKEN İLE İLGİLİ HABERLER SİTEMİZDE ARŞİVLENİR.mesih peygamber tanrı rab allah kuran yhvh islam muhammed



Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı.

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı.

Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı. hristiyanlık incil isa tevrat zebur11-08-11, 17:21
Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı.
Daniel75


Saygıdeğer KSAdmin kardeşim, öncelikle bu yazıyı burada yayınladığınız için çok teşekkür ederim. Sanırım röportajı yapan şahsı Kadıköy'deki kilisemize geldiği gün ben de görmüştüm ("selamları aldığını" belirttiği önderimizle konuşuyordu). O günden beri yazının yayınlandığını/yayınlanacağını unutmuşum. Burada görmek hoş bir sürpriz oldu.

Yazının zaten alıntı olması hasebiyle sizi tenzih ederek, Erkin Altınkaynak röportajından önceki girizgâhta bulunan bazı materyal hataları tashih etmek arzusundayım. Bazı hatalar bizimle ilgili sıklıkla düşünülen önyargılar. İnsanların hâlâ bu önyargılara sahip olmalarını, dahası, iki farklı önderimizle konuşmasına rağmen muhabirin nasıl olup bu hataları yapabildiğini anlamak güç. Alıntı yaparak tek tek düzeltiyorum. (haddim olmayarak birkaç noktalama işaretine ve paragraf sonuna da el attım!)
KSAdmin
Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için '7. Gün Adventisleri'ni yazdı.

Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için '7. Gün Adventisleri'ni yazdı.
Onlara tarikat diyen de var, hristiyan bir cemaat olarak bilen de…. Ama onlar kendilerini 'Allah'ın bağışlayan sevgi dolu karakterini en iyi şekilde temsil etmeye çalışan bir hizmet topluluğu' olarak görüyor.
Bu tanımlamayı önderimiz mi söylemiş bilmiyorum, ama son zamanlarda Adventist inancını bu forumda kendimce savunmaya çalışan biri olarak, kilisemizin temel düsturunu bu kadar güzel ifade edemeyeceğimi itiraf etmeliyim! Kim düşünmüşse diline sağlık :)
Alıntı:
İsa'nın yeniden dünyaya geleceği günü bekliyorlar.
Sanırım bu tüm Hristiyanların ortak özelliğidir :)
Alıntı:
Sağlıklı ve sade yaşamak, yaşam felsefeleri. Vejeteryanlar.
Sağlıklı kısmı doğru, vejeteryanlık kısmidir. Kilise doktrinlerinde vejeteryan olma şartı yoktur; Kutsal Kitap'ta belirtilen "temiz ve kirli hayvanlara" riayet etme şartı vardır; http://www.hristiyanforum.com/forum/...si-t49432.html konusunda 22. maddeye bakınız (temiz ve kirli hayvanlar konusu bu maddenin sonunda da referansı verilen Levililer 11. bölümde açıklanmıştır). Örneğin kendisiyle konuşulan Erkin bey ve bendeniz şiş kebap düşkünüyüzdür ve kimse bu zevki bizim elimizden alamaz :) (hatta Erkin bey katıldığım bir seminerinde "Türkleri vejeteryan yapacağınızı hayal etmeyin, çünkü burası şiş kebap ülkesidir" demişti...)
Alıntı:
Japon Okinavalılarla birlikte dünyada en uzun yaşayan topluluklar olarak pek çok araştırmaya konu olmuşlar. Dünyada sayıları milyonları geçiyor ama Türkiye'de yaklaşık 100 kişiler.
Ne yazık ki bu sayının yaklaşık yarısı "devamsız" üyelerimiz; fakat Rabb'in sözü ve kilise doktrinleri uyarınca, hiç kimseyi "kiliseye gelmiyor" diye üyelikten çıkaramıyoruz. Kalan 50 kişinin yarısından fazlası İstanbul'da (İzmir'deki üye sayımızı tam bilmiyorum, onları katınca 100 ve 50 sayılarını 120 - 60 olarak değiştirmek gerekebilir!), bu 30-40 kişinin de yüzde 90'ı eski Sovyet ülkelerinden (ağırlıklı olarak Moldova) gelen, "geçici" üyelerimiz! ("İstanbul" anlamında geçiciler, yoksa Türkiye'yi terk ettiklerinde gittikleri yerde Adventist kilisesi üyeliğine devam ediyorlar :)) ) Hatta ve hatta kalan bir avuç Türk vatandaşı (İstanbullu) üyenin bile yarısından fazlası Türk erkeklerle evlenerek vatandaşlığa geçmiş -istisnasız Moldovalı- kadınlar; bunların birisi bendenizle, biri de adı geçen kilise önderimizle evli! (gereksiz bir bilgi, ikisi de aynı köyden ve çocukluk arkadaşları :) )
Alıntı:
Ama örgütlüler. Kiliseleri, yayın organları, radyo ve tv'ları, yardım dernekleri, eğitim kurumları var.
Hristiyan radyo-TV'leri takip edenler bunların ne kadar kısıtlı bir kitleye ulaşabildiğini biliyordur. Şöyle söyleyeyim, daha kilisede bizi televizyon ya da radyodan öğrenip de gelen birisine rastlamadım! Yayın organımız kitap ve İncil dersi çevirilerine katkıda bulunmaktan gurur duyduğum yayınevimizle sınırlı, bunları da sadece kiliselerimizden dağıtabiliyoruz (bir de Büyükada'daki, Müslüman halkın da büyük katılımda bulunduğu, iki büyük yortuda!), başkaca da bir yayın organımız bulunduğunu sanmıyorum; yardım derneğimiz (Erkin beyin bahsettiği, 17 Ağustos depremi zamanındaki çalışmalarına bendenizin de katkıda bulunduğu ADRA) iki-üç yıl önce ülkemizdeki faaliyetlerine son verdi, bu memlekette eğitim kurumumuz falan da yok. Bahsedilen şeylerin hepsi Amerika ve Avrupa'da (ve Kore, Filipinler gibi batı etkisinin baskın olduğu ülkelerde) geçerli. Yani bir sonraki ifadede geçen "Buna rağmen" önermesi mantıklı bir temele oturmuyor maalesef; bilinmememiz gayet doğal :)
Alıntı:
Buna rağmen neredeyse hiç bilinmiyorlar.
Alıntı:
Ne yazık ki isimlerini duyanlar da, geçtiğimiz aylarda Kadıköy'deki kiliselerine yapılan polis baskınıyla duydular.
Size samimi bir itrafta bulunayım, bu "polis baskını" aramızdaki bir "Yahuda İskariyot" yüzünden gerçekleşti. Yoksa Erkin beyin de dediği gibi, ne polisin, ne de devletin bize karşı bir garezi yok. Ama boşuna yazılmamış, "Allah şerden hayır çıkarır" diye, işte üyelerimizin yarısının sınır dışı edilmesine neden olan bu "baskın", adımızın duyulmasını sağladı!
Alıntı:
Hala, İtalyan Protestan kilisesinden kiraladıkları
Kilisemizi İtalyan "Protestan" kilisesinden kiralamadık, zaten bu yazıyı okuyan Hristiyan kardeşlerin çoğu "İtalyan Protestan" diye bir kavrama hayret etmişlerdir sanırım :) Doğrusu, kilise binamızın eski "İtalyan Katolik" kilisesi olduğudur (mimarı ya da kurucusunun adıyla "Tubini Kilisesi" olarak da geçer). "Kiralama" ifadesi ise teknik olarak doğru sayılmaz, zira binayı Moda'da bulunan Fransız "Eglise De L'assomption" (Meryem Ana'nın Yükselişi, ya da, Göğe Yükselen Meryem Ana) kilisesinin ve muhterem rahipleri Xavier beyin izinleriyle ücretsiz olarak kullanıyoruz. Bu arada internette kilisenin adının doğru yazılışını ararken bu resmi buldum, dayanamayıp paylaşmak istedim: http://en.wikipedia.org/wiki/File:Eg...on_in_Moda.jpg (bu bina bizim kilise değil, bize binayı kullanma izni veren Katolik cemaatin kendi ibadet binaları. Tarihsel bir bilgi: kilise binamızı ilk olarak "tevarüs eden" pastörümüz başlangıçta bu binayı kullanmak istemiş, Xavier bey "olmaz ama size Kadıköy'deki yıllardır kullanmadığımız binamızı verebiliriz" demiş, çok da iyi etmiş! gerek cumartesileri, gerek hafta arası gelen geçen eskik olmuyor!)
"Protestan" ifadesinin araya bir iletişim kopukluğu sonucu karıştığını sanıyorum, zira biz kilise binasını kullanmaya başladıktan bir yıl sonra, o zamanlar kendi küçük yerlerinin yetmemesinden muzdarip olan Anadolu Protestan Kilisesi bizim uyanıklığımıza (!) uyanarak, biz de faydalanabilir miyiz dediler ve hem bizim, hem de Eglise'nin sıcak bakmamız neticesinde Cumartesileri bizim ibadet ettiğimiz binayı Pazar günleri kendi ibadetleri için kullannmaya başladılar! Birkaç yıl sonra yapılan başka bir anlaşmayla da, hafta arası 2 gün biz, 2 gün onlar şeklinde, bir günü de dönüşümlü olarak kullanarak, İncil dersleri, ziyaretçilere bilgi, özel toplantılar vs. gibi amaçlar için, netice itibariyle 3 1/2 gün biz, 3 1/2 gün Anadolu Protestan topluluğu kullanmaya başladı :) Ece hanım önderimizle konuşurken bu konu açıldıysa, röportaj deşifre aşamasındayken hatlar karışıp son metne bu şekilde yansımış sanırsam :))
Alıntı:
bu küçük kilisede toplanan Adventistler kapılarını dipnot'a açtı. İşte tüm bilinmeyenleriyle Adventistler….
Kadıköy'ün arka sokaklarında
pek de "arka sokak" sayılmaz, Rabb'e hamdolsun! az önce de belirttiğim gibi, gelen geçenin eksik olmadığı bir yerdeyiz.
Alıntı:
tarihi İtalyan kilisesinin önünden geçerken Cumartesi günü saat 10:00 sularında alışık olunmayan bir ilahi sesi beni kilisenin içine çekiyor. Kilisenin bahçesinden içeriye girdiğimde '7.Gün Adventist Kilisesi'ne Hoş Geldiniz' yazısı karşılıyor.
Yazıyı kısaltmak için bir ayrıntıyı atlamış: "Hoş Geldiniz" yazısı sunak/kürsünün üzerinde bulunuyor. Yani görmek için bahçe kapısından girdikten sonra 8-10 adım atarak ana binanın giriş kapısına ulaşması, ve kafasını sola çevirerek (zira giriş kapıları aynı hizada değil!) içeriye dikkatle bakması gerek :) neyse, gereksiz ayrıntıları atladığı için kızacak değilim. bunları da Kadıköy'e gelme fırsatı olanların merakını uyandırmak ve kilisemize çekmek için yazıyorum zaten :))
Alıntı:
Merak ediyorum en arka sıraya oturuyorum. İçeride 14-15 kişi var yok.
Bu sayı azlığı büyük ölçüde söz konusu "polis baskını"ndan ve bunun sonucunda üyelerimizin büyük kısmının sınırdışı edilmelerinden dolayı. Sınırdışı edilmeyen (o gün Allah'ın lütfuyla orada bulunmayan) üyelerimizin de çoğu yersiz bir paranoyayla gelmekten korkuyor (sebebini anlamışsınızdır ;) )
Alıntı:
İncil'den bölümler okunuyor, ilahiler söyleniyor. Sonradan İstanbul'daki önderleri olduğunu öğrendiğim kişi, selamları almaya başlıyor. Selam getirenler ayağa kalkıyorlar, sağ ellerini kaldırıyorlar ve selamlarını iletiyorlar. Moskova'dan da selam getiren var Bulgaristan'dan da.
Muhabir hanım sanırım Moldova'yı önemli bir ülke görmemiş; o gün kilisede Rusya ve Bulgaristan'dan gelen bir-iki ziyaretçi vardı (yılda 4-5 kez gelirler), başka bir gün gelseydi bütün selamlar Moldova'dan, belki bir istisna İzmir'den olacaktı :) Eski Sovyet üyelerimizden yukarıda bahsetmiştim zaten.
Alıntı:
Adventistler kiraladıkları
"kiralama" meselesinden yukarıda söz ettim, gerçi bütün enaniyetimle* Türkçe'ye hakim oluşumu defaatle belirtiyor olsam da, fiili durumu açıklamak için başkaca da bir söz bulamıyorum doğrusu :) sanırım "ücretsiz kiralama" kısaca özetliyor :)
Alıntı:
bu kilisede tam 11 yıldır ibadetlerini gerçekleştiriyorlar. Mum yakmıyor,
Doğru
Alıntı:
şarap ayini yapmıyorlar.
Kısmen doğru. "Rabb'in sofrası" ibadetimizi "ayin" saymıyoruz (gerçi hiçbir ibadetimizi ayin saymıyoruz, Protestan gelenekten gelen bir topluluğuz); ayrıca bu ibadeti "şarap"la değil, "mayasız (fermente edilmemiş) üzüm suyu"yla gerçekleştiriyoruz; ve yılda dört kez yaptığımız için -ve muhabirin bizi ziyaret ettiği gün bu ender günlerden birine denk gelmediğinden- kendisinde sanırım bu ibadeti hiç yapmadığımız izlenimi meydana gelmiş...
Alıntı:
Haç çıkarmıyor, evlerinde ve üstlerinde haç taşımıyorlar.
Doğru, fakat kilisemizin dünya çapındaki simgesinde haç sembolü vardır. Bu konuda diğer protestanların çoğuyla paralel bir görüşteyiz.
Alıntı:
Ve cumartesi günleri de kesinlikle çalışmıyorlar.
İlk bakıştaki en çarpıcı özelliğimizi en sona yazmış; doğru. Bir istisnası, Mesih'in "Şabat Günü iyilik yapmak Yasa'ya uygundur" (Matta 12:12; ayrıca bakınız Markos 3:4; Luka 6:9 13:16 Yuhanna 5:1-18 ve Yuhanna 7:22, 23) sözü uyarınca hastalara bakmak, ihtiyacı olanlara yardımda bulunmak, kilise görevlerini yerine getirmek gibi konularda "çalışıyoruz"... (örneğin, ülkemizde sağlık sektöründe çalışan üye yok ama, diğer ülkelerde doktor, hemşire, hastabakıcı gibi mesleklerdeki Adventistler nöbetleri Cumartesi'ye denk geldiğinde işlerine gidiyor ve bu Şabat'ı bozmak sayılmıyor)

Bu arada oradaki resim bizim kilisemizden alınma falan değil; hatta kilise binasını ibadetimizde kullanmak üzere ilk düzenledikleri sırada (ben o zamanlar İstanbul dışındaydım) eski Katolik kullanımından kalma benzer resimleri kaldırdıklarını biliyorum. (bir tanesi yakın zamana kadar binanın arka odalarından birinde saklanıyordu, ihtimal ki Eglise de L'assomption'a geri verilmiştir)

Erkin beyle yapılan röportajda kendisinin yapmış olabileceği hataları düzeltmek ise, kendisi resmi bir sıfatla görevli olduğu için, haddim değil (zaten bariz bir doktrin hatası görmüyorum). Yalnızca bilhassa Hristiyan kardeşlerimin yanlış bir izlenime kapılmalarını önlemek için, Kuran'dan bahsetmesinin kendi kişisel görüşü olduğunu, kilisemizin Eski ve Yeni Antlaşmalar'dan oluşan Kutsal Yazılar dışında hiçbir kaynak kabul etmediğini ve Cumartesi ibadetini doğrulamak için Kuran gibi kaynaklara ihtiyacımız olmadığını belirtmem gerekiyor. Zaten "Cumartesi gününün dinlence günü olduğu Kuranda da teyit edilmektedir." ifadesi kısmen doğru, zira Kuran'da Cumartesi (Arapça: Sebt) ifadesi dört yerde Yahudilere verilen dinlenme günü olarak geçmesine rağmen, Nahl (16. sure) 124 ayetinde bu hükmün yalnızca "o konuda ihtilaf edenleri", yani Yahudileri ve Hristiyanları bağladığı ifade ediliyor. Müslümanları bize çekebilmek için, kitaplarında üstünkörü atıfta bulunulmuş olmasına rağmen dinlerinde doktrin olarak yer almayan bazı müphem konuları gündeme getirme atraksiyonlarına gerek yok kanaatindeyim... "Müslümanlığın Cuma ibadet günü ibadet sonrasında çalışmaya devam edilen bir gün olup zaten bir dinlence günü olmayıp inananların cem olma yani bir olma günüdür ki Kutsal Kitapla uyum içindedir." ifadesi de doğru başlayıp, sarpa sarmış, zira Cuma günü gerçekten de Kuran'da bir dinlenme günü olarak bildirilmiyor, Cuma (62. sure) 10 ayetinde "Namaz/dua yerine getirilince hemen yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın" (Yaşar Nuri Öztürk çevirisi) diyor ki, bu hem Yahudilerin, hem de pek çok Hristiyan mezhebinin (hangi günü tutarlarsa tutsunlar) Şabat anlayışına aykırı bir emir. Fakat bunun Kutsal Kitap'la nasıl uyum içinde olduğunu siz bilgili Hristiyan kardeşlerim kadar ben de merak etmekteyim :) zira Cuma günü Yeni Antlaşma'da da belirtildiği üzere "hazırlık günü"dür (ya da Eski Antlaşma kurallarının yürülükten kalktığını savunan bir mezheptenseniz, "günüydü" :) ); bakınız Matta 27:62; Markos 15:42; Luka 23:54 ve Yuhanna 19:31, 42; yani imanlıların, bırakın kutsal bir toplantı için bir araya gelmelerini, bilakis kendi işlerine bakarak ertesi günkü kutsal toplantı için hazırlanmaları, yapmaları gereken hiçbir iş (yemek, temizlik vs.) kalmaması için çalışmaları gerekiyordu. Ayrıca inananlar Cuma günü "cem" oluyorlarsa (ki Cuma sözcüğü de "cem" kökünden türetilmiştir), ayrıca bir ibadet gününe daha ne ihtiyaç vardır ki? Nitekim Müslümanların ekseriyeti de bu görüştedir.

Bir de, "Protestanlar'dan ve Katoliklerden Adventistleri ayıran en önemli özellikler" sorusuna Erkin bey ya zamanının kısıtlı olduğundan, ya da aklına gelmediğinden sadece ibadet günü meselesinden ve Katoliklerle olan öğreti farklılığımızdan bahsederek yanıt vermiş; zaten ruhban sınıfı olmayışı diğer Protestan mezhepleri de Katolik ve Ortodoks kiliselerden ayıran bir özellik; (son zamanlarda forumda çok yaygarasını yaptığım "Sola Scriptura" ilkesini de unutmuş ;) ); bizi ister Protestan gelenekten gelsin, isterse Katolik, Ortodoks ya da Elçisel denilen birlikler içinde yer alsın, tüm diğer Hristiyan topluluklardan ayıran tek bir öğreti var (diğer temel doktrinlerimizin hepsi şu veya bu şekilde, biri bir kilisede, diğeri başka bir kilisede olmak üzere mevcut; örneğin dünya üzerinde sayıları bizden de az olan, Türkiye'de ise hiç temsilcileri bulunmadığını sandığım "Yedinci Gün Baptistleri" ve "Church of God (Tanrı'nın Kilisesi)" topluluklarıyla ikiz sanılabilecek kadar benzeşiyoruz; öyle ki, Church of God resmi sitesinde "Adventistlerden farkımız" niteliğinde bir bölüm açmak ihtiyacı hissetmiş!) bu farklı öğreti de http://www.hristiyanforum.com/forum/...si-t49432.html sayfasında 24 numaralı maddede açıklanan "Göksel Tapınakta Mesih'in Rahipliği**" öğretisidir. Bu öğreti, oradaki özette açıklan(a)mamış olmasına rağmen, göksel tapınaktaki antlaşma sandığı ve dolayısıyla Allah'ın yasasının değişmezliği (19. maddede göksel değil, dünyasal boyutuyla açıklanmış) konusuna yönlendirir, dolayısıyla bütün Adventist öğretisinin belkemiğini oluşturur. Bendeniz de 2001 yılında vaftiz olmuş olmama rağmen, henüz birkaç yıl önce benden daha bilgili birinin bu doktrini biraz daha açmasıyla kafamda soru işareti olan bazı şeyleri kabul ederek, tam anlamıyla "Adventist" olduğumu ifade edebilirim. Ayrıntı isteyenler buradan sorabilir ya da özel mesaj gönderebilir.

Son olarak, yine bu bölümde yer alan Advenitst Yaşam Tarzı (http://www.hristiyanforum.com/forum/...zi-t49433.html) konusuna bir kardeşimizin bıraktığı mesaja istinaden, başka kardeşlerin de kullandığım "Allah" kavramından rahatsız olabileceklerini düşünerek, kişisel duruşumu açıklayan bir yazı yazdığım konunun linkini vermek istiyorum. http://www.hristiyanforum.com/forum/...ost395110.html
(bu arada yukarıda belirttiğim konuda başlığı açan "adventist" kardeşimizin "Allah" kavramını kullanmışken, yine kendi açtığı diğer konularda -mesela http://www.hristiyanforum.com/forum/...si-t49432.html - Yaratıcı'yı neden sadece "Tanrı" kelimesiyle merak etmiyor da değilim :) neyse, şahsen tanıdığım bir kişi, kendisine sorarım! Bendenizin yazılarında/çevirilerinde tarzı, her iki kelimeyi de -Allah ağırlıklı olmak üzere- dengeli olarak kullanmaktır...)


dipnotlar:
*: "Enaniyet" sözcüğü TDK sözlüğünde "bencillik" tanımıyla açıklanıyor, fakat bu, sözcüğün tüm anlamını kapsayan bir tanım değil; zira enaniyet'te bencilliğin yanı sıra bir kendini beğenme, özyeterlilik duygusu ve "tevazu"nun tam zıddı bir anlam da söz konusu :) (bu arada benzer şekilde "tevazu" da salt "alçakgönüllülük" kavramıyla ifade edilemeyecek yan anlamlara sahip ;) )

** Kutsal Kitap'ın ve Yeni Antlaşma'nın dilimizdeki istisnasız tüm çevirilerinde "kâhin" olarak geçen kavramı "Rahip" olarak ifade etmek bendenizin başlattığı, öyle değilse bile fazlasıyla üzerinde durduğu bir kullanımdır. Zira bu kulunuzun biraz bilgi sahibi olduğu (bizdeki gibi kâhin sözcüğü kullanılan Arapça istisna olmak üzere) tüm diğer dillerde (İngilizce, Almanca, Rusça, Grekçe) "Tanrı ile insan arasında aracılık eden din görevlisi"nin adı, gerek Eski Antlaşma'daki tapınak "kâhinliği" düzeni olsun, gerek Katolik ve Ortodoks kiliselerdeki "rahipler/papazlar" olsun, aynı sözcüklerle (priest, der Priester, Священник [svyaşennik], ιερευς [hiereus -Koine] - ιερέας [yereas - modern Yunanca]) ifade edilmekte! Ayrıca http://en.wikipedia.org/wiki/Priest adresinde, sol sütundaki diğer diller linklerinde Türkçe'nin üzerine gelirseniz, sizi "Papaz" maddesine yönlendirecektir; sayfada rahip ile papaz (zaten her zaman olduğu gibi) eş anlamlı olarak kullanılıyor; bir diğer destekleyici argümanım ise, Yeni Antlaşma'yı (Grekçe orijinalinden değil ama, çok sağlam bir çeviri olan Rusça çevirisinden) Gagavuz diline çeviren rahmetli pastörümün "popaz" kelimesini kullanması :) (destekleyici bir tez değil ama, bu "papaz" sözcüğünün bize ve gagavuzlara da Yunanca "παπάς [papas]" sözcüğünden geçtiği çok açık!)


Rabb'in selameti ve lütfu hepinizle birlikte olsun

Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı.

katoliklik ortodoksluk protestanlık kilise barnabas türkler türkiye"İşlemek için elinin bulduğu her ne ise, onu kuvvetinle işle; çünkü gitmekte olduğun ölüler diyarında iş ve düşünce, bilgi ve hikmet yoktur."
Vaiz 9.10mesih peygamber tanrı rab allah kuran yhvh islam muhammed



Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı.

FORUMA ÜYE OLUN! / HRİSTİYAN OLMAK İSTİYORUM / Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı.

Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı. konusuna cevap yazmak için buraya tıklayınız Üyeyseniz öncelikle üye girişi yapınız, üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olunuz.

 






Ece Eliboloğlu, Dipnot Tablet okuyucuları için "7. Gün Adventisleri"ni yazdı. konusuna benzer konular;

Amerikalı rahip: "Türkiye, Amerikalılar için kutsal bir ülkedir" Amerikalı rahip: “Türkiye, Amerikalılar için kutsal bir ülkedir” Türkiye’ye dünyanın her tarafından binlerce turist getiren ve ağırlayan turizm sektörünün temsilcilerinin Türk Amerikan Turizm Konseyi TATC ve Türk Hava Yolları-THY işbirliğinde Los Angeles Westin Hotels & Resorts’da düzenlediği toplantıya Amerikalı turizmciler akın etti. Amerikalı turizmciler Türkiye’yi öğrenmek için Türk turizmcileri soru yağmuruna tuttular. Yapılan görüşmelerde uzun vadeli önemli anlaşmalar yapıldı. TÜRKİYE AMERİKALILAR İÇİN MUKADDES BİR ÜLKEDİR Türkiye’ye en çok turist gönderen seyahat acenteleri aksamaları dile getirirken “Yine de Türkiye Amerikalı için önemli bir destinasyon” dediler. Toplantıda söz alan inanç turizmi yapan Pilgrimage Seyahat Acentesi sahibi Tom Welbers adlı rahip ise “ Türkiye...


Süryani Metropolit: "Süryanice Türkiye için Büyük Zenginliktir" Süryani Metropolit, ‘Süryanice Türkiye için Büyük Zenginliktir’ Süryani Metropolit, ‘Süryanice Türkiye için Büyük Zenginliktir’ Saliba Özmen, “Süryanice eğitimi sadece bizim değil hem Mardin’in, hem de Türkiye’nin ihtiyacıdır. Mardin’de düzenlenen ‘Kültür, Dil ve İnanç: Bir Köprü Olarak Süryani Çalışmaları’ sempozyumunda konuşan süryanilerin Mardin-Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen, “Süryanice eğitimi sadece bizim değil hem Mardin’in, hem de Türkiye’nin ihtiyacıdır. Çünkü M. Ö. 3-4 bin yılına giden bir mazisi var. Şimdi Süryanicenin burada kendi anavatanında okutulması hep bizim için, hem de Türkiye için büyük bir zenginliktir” dedi. Mardin Artuklu Üniversitesi, Avusturya’nın Ankara Büyükelçiliği ve merkezi Avusturya’nın başkenti Viyana’da bulunan ve Katolik...


"İşledikleri günahlar için tövbe edenler" - Yuhanna Fisher İşledikleri günahlar için tövbe edenler... Biri günah işlediyse, Baba’ nın yanında bir avukatımız vardır. İnsanlar uğruna çarmıha çekilen ve ölen Tanrı’ nın Oğlu, günahkarı ceza korkusunun kabusundan kurtarır, güven ve umut kazandırır. İsa Mesih yüce kahinimizdir ve değerli bedeni, tüm insanların kurtuluşu için çarmıhta kurban ettiği adağımızdır. Kurtuluşumuz için akıtılan kanı, eski Yasa’ da olduğu gibi, danaların ve keçilerin değil de kurtarıcı, çok masum kurbanlık İsa Mesih’in kanı idi. Yüce kahinimizin adağını sunduğu tapınak insan eli tarafından değil de yalnızca Tanrı’ nın gücü ile inşa edilmişti. Nitekim O, yalnızca Tanrı’ nın eli ile inşa edilen gerçek tapınak olan, dünyanın önünde kanını akıtmıştır. Fakat bu tapınağın iki kısmı vardı: Biri şimdi konakladığımız...


"Beni anmak için böyle yapın" - Albertus Magnus "Beni anmak için böyle yapın" "Doğal dünya bize Tanrısal kusursuzluklarının şa*hane gösterisini sunuyor, oysa ki açınlamanın dünyası sonsuzca daha büyüktür. Efkaristiya , tüm do*ğaüstü yapıtlar arasında, Tanrısal erdemin yüceli*ğinin ve mucizelerinin özetidir". "Beni anmak için böyle yapın" (Luka 22,19). Burada iki şeyin altını çizmek gerekiyor. İlki, "Böyle yapın" dediğinde, bu gizi kullanma emridir. İkincisi, bizim için ölüme giden Rabbin anısı olmasıdır. "Böyle yapın" diyor. Gerçekten bundan daha yararlı, daha tatlı, da*ha sağlıklı, daha nazik, sonsuz yaşama daha benzer bir emir verile*mezdi. Tüm bu nitelikleri tek tek gözden geçirelim. Her şeyden önce Efkaristiya, tinsel olarak ölü olan için günahların affında yararlıdır ve de tinsel olarak yaşayan için inayetin...


"İnsanoğlu kaybolmuş olanı kurtarmak için geldi" (Mt. 18:11) “İnsanoğlu kaybolmuş olanı kurtarmak için geldi”<o:p></o:p> (Matta 18:11)<o:p></o:p> <o:p> </o:p> Sevgili İnananlar,<o:p></o:p> Günümüzde insanlığın gerçek bir ruhsal aydınlanmaya ihtiyacı vardır. Tanrı’dan uzak bir yaşam süren insan, ekmek, zevk, rahat hayat arayışları içinde boğuşurken yaşamın aslında çayırlardaki otlar gibi çok çabuk kuruyabileceğini unutur. Gerçekten de hayat, bir zamanlar yemyeşil ve taze olan, ama sert rüzgarların dallarını kopartarak kuruttuğu çiçeğe benzer.<o:p></o:p> “Vay başımıza! Çünkü suç işledik… Bizi kendine döndür, ya Rab, ve biz döneriz, eskisi gibi günlerimizi yenile” (Yeremya’nın Mersiyeleri 5:16-21). Kaybolan ve günahkar olan kimdir? Kutsal Kitap Adem ile Havva’nın itaatsizlik nedeniyle günah işlediklerini ve Tanrı’dan uzaklaştıklarını...








HRİSTİYANFORUM @ YOUTUBE
Altyazılı videolarda Türkçe altyazıyı görebilmek için videonun alt satırındaki CC tuşuna basınız





HRİSTİYAN OLMAK
nasıl hristiyan olunur Nasıl Hristiyan Olunur? Hristiyan olmak için neler yapmalısınız? sorularına cevaplar için...

HRİSTİYAN GAZETE
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm etnik kökenlerden, tüm teolojilerden hristiyanlar için haberler, tanıtımlar, duyurular ve arşiv.

HRİSTİYANLIK ARAMA MOTORU
hristiyanlık Tüm mezheplerden, tüm teolojilerden hristiyanlık hakkında makaleler, kitaplar içinde araştırmalar için arama motoru...

İNCİL
incil Tüm Türkçe İncil çevirilerini dipnotlarıyla beraber okuyabilmek ve dinleyebilmek için...

İNCİL .TV
incil Tüm mezheplerden, tüm kiliselerden filmler izlemek için...

Türkçe olarak, Türkiye Hristiyanlık İncil Yahşuah YHVH Tanrı Allah Üçlü Birlik Kuran Muhammed İslamiyet RAB İsa Mesih Hristiyan Katoliklik Ortodoksluk Protestanlık Kutsal Kitap Meryem Ana Kilise Baba Oğul Kutsal Ruh vaftiz iman dua ibadet inanç ruhsal papaz rahip peder papa patrik pastör presbiter katolik ortodoks protestan anglikan luteryen presbiteryen Hristiyan olmak, Türkler, Kürtler, Süryaniler, Asuriler, Keldaniler, Rumlar, Ermeniler, Hristiyanlık ve İncil ile ilgilenenler için bilgiler, chat, sohbet, bedava incil

hristiyan forumincilrab isa mesihhristiyan türkhristiyanlık ve islamiyethristiyanlık ve islamiyethristiyan forumhıristiyanlıkhristiyanlıkincilrab isa mesihhristiyan forumturkish christiansturkish christiansturkish christiansturkish christiansincilhıristiyanlıkrab isa mesih

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
K A P K A N