Bana neler oluyor ve ne yapmalıyım?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan dnzprs
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

dnzprs

Yeni Üye
18 yıl önce Katolik kilisesinde vaftiz olmuş ama sonradan inanmamaya başlamıştım. Bugün aslında kilisenin pek çok öğretisine artık inanmıyorum (günahlı bedene doğmak, evlilik öncesi cinselliğin yasak olması, Meryem'in bakire olması, vs.) Sanki İsa'yı çok seviyorum da Tanrı'yla problemim varmış gibi.

Ancak son birkaç aydır İsa'nın sevgisini o kadar derinden hissediyorum ki sanki beni çağırıyormuş gibi geliyor. Ne yapmam gerektiğini, nereye dönmem gerektiğini bilmiyorum. Yardımcı olursaniz sevinirim.
 
Bu anlattığınız şey hafife alınacak bir şey değil. İçinizde yeniden Mesih’e doğru bir çekiliş, bir arayış ve aynı zamanda ciddi sorular var. Bu durumda size söyleyebileceğim şey, Tanrı’dan uzaklaşmış olmanız, O’nun sizi terk ettiği anlamına gelmez. Rab çoğu zaman insanı tam da böyle huzursuzluk, arayış ve özlem yoluyla kendisine çağırır.

Fakat şunu da açıkça söylemek gerekir: İsa’yı sevmekle Tanrı’yla problem yaşamak birbirinden kolayca ayrılabilecek şeyler değildir. Çünkü İsa yalnızca Tanrı’nın sevgisini gösteren iyi bir öğretmen değildir; O, beden almış Tanrı Oğlu’dur. (Bkz. Yuhanna 14:9)

Yani İsa’yı gerçekten tanımak, Baba’yı da tanımaya başlamaktır. Eğer İsa’nın sevgisi sizi kendisine çekiyorsa, bu aynı zamanda Tanrı’nın sizi kendisine çağırmasıdır.

Burada önemli olan, İsa’yı kendi zihnimizde kurduğumuz şekliyle değil, Kutsal Kitap’ın tanıttığı şekliyle tanımaktır. Çünkü İsa’yı sevdiğimizi söylerken, O’nun kim olduğunu, ne öğrettiğini ve bizi neden kurtarmaya geldiğini de ciddiye almamız gerekir.

Bazı öğretiler size şu an zor geliyor olabilir: günah, insan doğası, cinsellik, Meryem’in bakireden doğumu gibi konular... Bunları bir anda aklınızda tam olarak çözmeniz gerekmiyor. Ama şu soruyu dürüstçe kendinize sorabilirsiniz: “Ben Tanrı’yı kendi düşüncelerime göre mi kabul edeceğim, yoksa Tanrı kendisini bana nasıl açıkladıysa öyle mi tanımak istiyorum?”

Biz Tanrı’yı yargılayan konumda değiliz; Tanrı’nın Sözü bizi aydınlatır, düzeltir ve iyileştirir. Bu bazen rahatlatıcı, bazen de sarsıcıdır. Çünkü Mesih yalnızca bizi teselli etmek için değil, bizi tövbeye ve yeni yaşama çağırmak için de gelmiştir.

Bence şu anda yapmanız gereken şey öncelikle Tanrı’ya bol bol dua edin ve dürüstçe O'nun önüne gelin ve O'ndan isteyin. Uzun, süslü ve belli kalıplarla bir dua etmeniz gerekmiyor. Ancak Tanrı'ya bu içinizdeki konuların tümünü özgürce getirebilirsiniz.

Bunun yanında Kutsal Kitap’ı yeniden okumaya başlayın. Çünkü Tanrı size Kutsal Kitap'ta konuşur. Özellikle Yuhanna Müjdesi’nden başlamanızı öneririm. Çünkü Yuhanna Müjdesi, İsa’nın kim olduğunu, neden geldiğini ve bize nasıl yaşam verdiğini çok açık biçimde gösterir. Okurken şu soruyu sorun: “Bu metin benim düşündüğüm İsa’yı mı doğruluyor, yoksa bana gerçek İsa’yı mı gösteriyor?”

Ayrıca yalnız kalmamanız çok önemli. Sağlam, Kutsal Kitap’a bağlı, Mesih merkezli bir Protestan kilisesiyle görüşmenizi öneririm. İman yalnızca bireysel bir his meselesi değildir; Rab bizi kendi halkının, yani kilisesinin içine çağırır. Orada Tanrı’nın Sözü açıklanır, dua edilir, imanlılar paydaşlıkta bulunurlar. Bu çok önemlidir.

Katolik kilisesinde vaftiz edilmiş olmanız ayrıca önemlidir. Vaftiz, insanın kendi sadakatinden çok Tanrı’nın antlaşma işaretidir. Ancak vaftiz edilmiş olmak, kişinin otomatik olarak yaşayan bir imana sahip olduğu anlamına gelmez. Şimdi ihtiyaç duyduğunuz şey, Mesih’e diri imanla dönmek, O’na güvenmek ve O’nun ardından yürümektir.

Şunu da bilmelisiniz: Hristiyanlığa dönüş, yalnızca “İsa’nın sevgisini hissetmek” değildir. Bu çok değerli bir başlangıç olabilir, ama gerçek iman Mesih’e güvenmek, günahlarımızdan tövbe etmek ve O’nu Rab ve Kurtarıcınız olarak kabul etmektir. İsa bizi olduğumuz yerde karşılar; ama bizi olduğumuz gibi bırakmaz.

Dolayısıyla gerçekten Mesih’e dönmek istiyorsanız, kapı kapalı değildir. Yapılacak en doğru şey, bu çağrıyı ciddiye almak ve O’na doğru adım atmaktır.
 
Geri
Üst