Benlik ve İman Arasındaki Mücadele Hakkında

PredAlien

Yeni Üye
Herkese esenlikler olsun. Yaklaşlık 5 yıl önce iman etmiş olan biriyim. Hamdolsun Rabbi tanıdım. Sizlerin anlayışına ve bilgisine sığınarak bir soru yöneltmek istiyorum. Biraz derin bir konu aslında. Beni adeta depresyona sürükleyen bir şey.

İman etmeden önce ateisttim. Cinsel kimliğim olarak da bir Panseksüel'dim. İman edince bunları bırakmak istedim. Uzun zamandır da tövbeme bağlı kaldım. Doğru olanı yapmaya son derece istekli bir haldeydim ve hala öyleyim. Ancak kitabı okudukça ve hala hayatımda (zina olmasa bile) günahların devam ettiğini, eski alışkanlıklarımı özlediğimi görüyor olmak Pavlus'un Romalılar bölümünde söylediği sözün adeta benim için geçerli olduğunu doğruluyor. "Zihnimde Tanrı'nın yasasını onaylıyorum ama benliğimde bambaşka bir yasa görüyorum. Ne zavallı insanım..."

İsa Mesih'i gerçekten ama gerçekten çok seviniyorum. Şu anda karşıma çıksa hem utanç kaplayacak içimi hem de büyük bir sevinç olacak. Ayaklarına kapanırım bana merhamet et diye. Kimliğime karşı verdiğim mücadelem beni son derece yoruyor. Eski hayatıma ait hatırlatıcı en ufak bir unsur bile beni sersemletiyor. Tamam, eyleme geçmiyorum elbette. Fakat düşüncemde bu durum beni depresyona sürüklüyor. Bir yandan benliğimin o baskın arzuları, yani kimliğim var diğer yanda ise Kutsal Kitap'ta okuduklarım. Akıl almaz derecedeki bir zorlukla mücadele veriyorum bu duruma karşı ama gerçekten yoruldum.

İstediğim bir hayatı değil istemediğim bir hayatı yaşıyorum adeta. Düşüncelerim bana bunu söylemeye başladı. Bu durum da umutsuzluğa yol açıyor. Nereye kadar bunun süreceğini sorgulayıp duruyorum. Kendimi sorgulayıp duruyorum. Ben kimim? Neyim? Bir kız arkadaşım da var. Onunla yuva kurmak da istiyorum. Ama günümüz şartlarında bir araya çok zor geliyoruz. Bir yudum sevgi görmeye hasret kaldığımı dile getirebilirim. Belki de çözüm bu olacak. Biraz sevgi görmek olacak. Bilmiyorum. Hiçbir şey bilmiyorum.

Lütfen bana biraz akıl verin. Bir kolumdan benliğim beni çekiyor diğer kolumdan da Tanrı'nın sözü çekiyor. Tanrı korkusu var içimde. Bu korku cehennem korkusu değil, O'nu üzmekten korkuyorum. Ama ben de maalesef çok acı verici bir mücadele ile karşı karşıya kalıyorum.

Gerçekten benim gibi olanlar için hiç umut yok mu? Bir çıkış kapısı yok mu bu durumdan kurtulmam için?
 
Sevgili kardeşim, yazdıkların çok samimi ve ağır bir mücadeleyi gösteriyor. Öncelikle şunu bil: Senin için elbette umut var. Umudun kendi gücünde, duygularını tamamen susturabilmende ya da geçmişini unutabilmende değil; İsa Mesih’in merhametinde ve sadakatindedir.

Romalılar 7’de Pavlus’un anlattığı mücadeleyi hissetmen, senin sahte imanlı olduğunu göstermez. Tam tersine, içinde Tanrı’yı hoşnut etme arzusu, günaha karşı acı duyma ve Mesih’e sığınma isteği varsa, bu Tanrı’nın lütfunun sende çalıştığını gösterir. İmanlı yaşamda eski benlikle yeni yaşam arasında gerçek bir savaş vardır. Bu savaş yorucudur, ama umutsuz değildir.

Şunu ayırmak önemli: Günah isteğinin, eski alışkanlıkların ya da ayartıların zihnine gelmesi ile bunları isteyerek beslemek ve eyleme dökmek aynı şey değildir. Kimliğini önce cinsel geçmişin, arzuların ya da mücadelen belirlemesin. Eğer Mesih’e aitsen, en temel kimliğin şudur: Tanrı’nın lütfuyla bağışlanmış, Mesih’te kabul edilmiş, kutsallaşma yolunda yürüyen bir imanlısın.

Ama bunu tek başına taşımaya çalışma. Sağlıklı bir kilisede güvenilir bir pastörle veya olgun bir imanlıyla yüz yüze konuşmanı çok tavsiye ederim. Bu tür mücadeleler yalnızlıkta büyür; kardeşlik, dua ve ruhsal paydaşlık içinde daha sağlıklı şekilde ilerler.

Bir kız arkadaşın olması veya evlenmek istemen güzel olabilir, ama evlilik tek başına bu mücadelenin çözümü değildir. Sevgiye ihtiyaç duyman çok anlaşılır; fakat en derin sevgi ve güvenceyi önce Mesih’te bulman gerekir. Evlilik, Mesih’in yerini alamaz.

Ayrıca depresyonun ağırlaşıyorsa, günlük hayatını bozuyorsa ya da kendine zarar verme düşünceleri geliyorsa mutlaka bir uzmandan yardım al. Bu iman eksikliği değildir. Tanrı bazen kilise, dua ve Kutsal Kitap aracılığıyla; bazen de doktorlar ve danışmanlar aracılığıyla yardım eder.

Sana özellikle şu ayeti hatırlatmak isterim:

Romalılar 8:1: "Böylece Mesih İsa'ya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur."

Bu, mücadele yok demek değildir. Ama Mesih’te mahkûmiyet yok demektir.

Kısaca: Senin için umut kesinlikle var. Çıkış kapısı, kendini mükemmel hale getirip Tanrı’ya gelmen değil; zayıflığınla Mesih’e sığınman, kilise içinde destek alman ve adım adım kutsallaşma yolunda yürümen. Rab seni asla bırakmaz.
 
Geri
Üst